Sosyal Medya Hesaplarımız

MÜMİN SEKMAN

Mümin Sekman: “Beyin içi seyahatname kitabı” yazdım!

Mümin Sekman “Her Şey Beyinde Başlar” adlı son kitabını ilk defa Tuluhan Tekelioğlu’na anlattı.Sekman şunları söyledi: “Bu kitap, beyni içeriden dikizlemek için yazıldı!”, “akıl zekanın menejeridir, akıl bir fırsat eşitliğidir”, “Dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz, buna karşılık BM insani gelişmişlik raporuna göre 83. sıradayız. Yani ekonomimiz kendimizden daha çok gelişmiş!”

nasıl daha iyi çalıştırılır?, mümin sekman oku, mümin sekman kitapları, mümin sekman, her şey seninle başlar )+, her şey beyinde başlar: beyin nasıl çalışır, her şey beyinde başlar kitapyurdu, her şey beyinde başlar kitap özeti kısa, her şey beyinde başlar beyinde biter, her şey beyinde başlar, beyinde başlar kitap, beyin

“Akıl, zekanın dağılımındaki adaletsizliği düzeltmek için bir fırsat eşitliğidir.” Kişisel gelişim uzmanı Mümin Sekman’ın yeni kitabı Her Şey Beyinde Başlar, ’aklımızı başımıza toplamak’ için ipuçları sunan renkli bir kılavuz.

Kitap pazartesi çıkıyor ve ilk baskı 100 bin olacak. Kapağını, Hollywood filmlerinin afiş tasarımını yapan Emrah Yücel yapmış. Mümin Sekman’ın bundan beş yıl önce çıkan Her Şey Seninle Başlar adlı kitabı bugüne kadar 800 bin adet satmıştı.

Sekman, aşk hayatımıza, sağlığımıza, insan ilişkilerine yön veren, bilinçli ya da bilinçsizce hayatımızı şekillendiren, bizi biz yapan beynimizi deşifre ederken şöyle diyor: “Bu kitap, beyni içeriden dikizlemek için yazıldı!”
Tuluhan tekelioğlu

MÜMİN SEKMAN SÖZLERİNDEN ÖZETLER

* Düşünceler kafamızın içinde saniyede 120 metre hızla dolaşıyor. Yani saatte 400 kilometre hızla şeytanlık düşünebiliyoruz!

* Türk insanının beyninin ne kadarını kullandığının ölçüsü belli. Dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz, buna karşılık BM insani gelişmişlik raporuna göre 83. sıradayız. Yani ekonomimiz kendimizden daha çok gelişmiş! Beyin temelli bir kalkınma modeline ihtiyacımız var.

* Beynimiz çalışırken, yaklaşık 20 vatlık bir elektrik enerjisi üretiyor.
Etkilendiği birine karşı “Senden elektrik aldım,” demek, beyin dili ve edebiyatına uygun!

* Ortalama insan beyni 1.4 kilogram, bunun da yüzde 80’i sudan oluşuyor.
Geriye kalan yüzde 20’lik katı kısmın ağırlığı yaklaşık 280 gram! Yani bir insanın hayatta ne olacağına ya da ne olamayacağına karar veren 280 gramlık bir parça.

* Hayattaki bütün karışıklıklar beyinde başlıyor. Kafan karışıksa hayatın da karışık olur. Hayatını kontrol altına almak istiyorsan, kafanı kontrol altına alman gerekiyor.

RÖPORTAJ: TULUHAN TEKELİOĞLU

– Kitabın içinde iki türlü veri var, ’beyin nasıl çalıştırılır’ ve ’beyin nasıl daha iyi çalıştırılır’… Türk insanı beynini iyi çalıştıramıyor mu sizce?

– Trafikte nasıl otomobil kullanıyorsak, beynimizi de o şekille kullanma eğilimindeyiz. Her şeyin başı beyin ve hayatımız onun içinden geçiyor. Mutluluk, başarı, huzur beyinde başlıyor. İyi şeyler olduğu kadar, kötü şeyler de beyinden geliyor. Hayatımızın ana kumanda masası beynimizde ama beynimizin nasıl çalıştığını bilmediğimiz için onu kullanıcı hatasına bağlı olarak bozuyoruz.

– Nedir temel kullanıcı hataları?

– En temel hata, beyni kullanım kılavuzuna uygun bir şekilde çalıştırmamamız, çünkü nasıl çalıştığını biz de bilmiyoruz. Kafamızın içinde kafasına göre çalışıyor! Otomobil alıyoruz, onun nasıl çalıştığını öğrenmek için kursa gidiyoruz, ama beynin nasıl çalıştığını öğrenmek için herhangi bir eğitim almıyoruz. Oysa otomobili kullanan da beynimiz! Üstelik hayat bizi zorluyor, biz de beynimizi zorluyoruz. Beynin nasıl çalıştığını bilmeden çok fazla zorlayarak çalıştırdığımız için beynimiz bozuluyor. Bu da dilimize vuruyor. ’Kafayı yemek’, ’kafayı çekmek’, ’kafasında sigortalar atmak’… Zorlandıkça kafamızda kayış kopuyor!

– Beyin nasıl bozulur?

– Hafızamızda sorunlar yaşayabiliyoruz, konsantrasyon bozukluğu inanılmaz derecede yaygın. Dikkati toplama ve bir konuya odaklanma süresi gittikçe azalıyor. Duru düşünme yeteneğimizi neredeyse kaybettik. Kafamız karışık. Kafamız karışık olduğu için kalbimiz de karışıyor. Aklı ve duyguları karışık insanların değerleri de, mantığı da karışık olur. Bulanık bir beyinle yaşıyoruz. Zihnimizin içi parçalı bulutlu. Birçok insanda anlık psikoloji ile yaşama eğilimi arttı. Bu da mutluluk ve başarıyı olumsuz yönde etkiliyor.

– Beynimizi kontrol etmek kendi elimizde mi?

– Çok önemli oranda evet. Bunun için beynin çalışma mekanizmasını iyi öğrenmek gerekiyor. Nasıl çalıştığını bilmediğin şeyi kontrol edemezsin, kontrol edemediğin şeyi yönetemezsin, yönetemediğin beyin seni istediği gibi yönetir! Kitabın temel noktalarından biri bu. Hayatta bütün karışıklıklar kafada başlıyor. Kafan karışıksa hayatın da karışık olur. Hayatını kontrol altına almak istiyorsan, kafanı kontrol altına alman gerekiyor. Onun için kitabın sloganı ’Aklını başına toplama kılavuzu’.

– Peki sizi şaşırtan şey ne oldu, beyni incelerken?

– Ortalama insan beyni 1.4 kilogram, bunun da yüzde 80’i sudan oluşuyor. Bu durumda geriye kalan yüzde 20’lik katı kısmın ağırlığı yaklaşık 280 gram! Yani bir insanın hayatta ne olacağına ya da ne olamayacağına karar veren 280 gramlık bir parça. Ne düşündüğümüzü, ne hissedeceğimizi, nasıl konuşacağımızı, üniversite sınavındaki puanımızı beyin belirliyor. Bir de nöronların, yani beyin hücrelerinin çalışması konusu var. Soyut düşünceler, mikroskopta gözlenebilen hücrelerin içinde dolaşıyor. Düşünceler ete kemiğe bürünüp hücre oarak görünüyor! Fizik ile metafizik, ruh ve madde iç içe. Örneğin ilkokul öğretmenimizin yüzünün resmi, yediğimiz biftekten aldığımız bir besinin üzerine kayıt edilebiliyor. Beyin, evrenin dekoderi gibi. Kafamızın içinde 100 milyar hücre var. Her biri 10 bin tanesiyle bağlantı kurarak çalışıyor. Düşünceler kafamızın içinde saniyede 120 metre hızla dolaşıyor. Yani saatte 400 kilometre hızla şeytanlık düşünebiliyoruz! Dünyayı geliştiren de, gerileten de bu düşünme santrali. Kitapta bir şeyi hatırlatmak istiyorum: Beyin bedava! Kafamızda nükleer başlıklı bir silah var ve biz hâlâ elimizde sapan olmadığı için söyleniyoruz. Beyin çok önemli bir iş yaptığı için başımızın üstünde yeri var!

Aşkın kaynağı kalp değil beyin

“Mesela aşk deyince kalp akla geliyor, oysa aşkın kaynağı beyindir. Aşk bir beyin fonksiyonudur. Aşk beyinde başlar, beyinde biter. Beyindeki korteks dediğimiz bölge ile limbik sistem kimi seveceğimizi ve ne kadar seveceğimizi belirler. Beynin talimatlarıyla çarpan kalp, aşkta sadece bir memur durumunda. Karar alıcı beyin ama bizler hâlâ Sevgililer Günü’nde kalp çiziyoruz. Dünyayı hâlâ düz sanmak gibi bir şey bu.”

– Peki Türk insanı beyninin ne kadarını kullanıyor?

– Türk insanının beyninin ne kadarını kullandığının aslında ölçüsü belli. Ekonomimiz dünyanın 17. büyük ekonomisi, buna karşılık BM’nin insani gelişmişlik raporuna göre, 2010 yılında 83. sıradayız. Yani ekonomimiz kendimizden daha çok gelişmiş! Bu sadece politikacıların çözebileceği bir sorun değil. Bu, beyin temelli kalkınma ihtiyacımızı gösteriyor. Beyni bir oda gibi düşünürsek, Türk insanı o odanın penceresinden dışarı bakıyor. Ben o pencereden içeri bakmasını, evin içini düzenlemesini sağlamaya çalışıyorum. Yani hep aklımızı kullanarak dış dünyayı anlamaya çalışıyoruz, ama aklımızın nasıl çalıştığını bilmediğimiz için dış dünyayı belli bir sapmayla algılıyoruz.

– Zeka ile aklı nasıl ayırıyorsunuz?

– Beyni bir otomobile benzetirsek, zeka otomobilin beygir gücüne benziyor. Akıl ise arabanın direksiyonundaki şoför gibi. Bilgi ise arabanın üzerinde gittiği yoldur. Zeka yaklaşık yüzde 80 oranında doğuştan geliyor. Yani sonradan geliştirilme oranı yüzde 20 kadar. Buna karşılık aklımızın yüzde 100’ünü ve daha da fazlasını geliştirebiliriz. Bu anlamda akıl en büyük imkandır. Akıl bir fırsat eşitliğidir. Zeka doğuştan eşit dağılmaz ama akıl zekanın dağılımındaki adaletsizliği düzeltmek için bir fırsat eşitliğidir! Akıl zekanın menajeri gibidir, onu yönetir.

– Bu kitaptan yola çıkarsak her zeki insanın başarılı olamayacağı anlaşılıyor. Peki beyin esnekliği zamanla azalıyor mu?

– Yakın zamana kadar insan beyninde temel devrelerin 20’li yaşlara kadar oluştuğu ve sonradan değişmediği düşünülüyordu. Yeni beyin araştırmaları, beynin nöroplastisite özelliğini ortaya koydu. Bu da, yoğrulabilirlik, kendi kendini şekillendirme esnekliğine sahip olmak demek. Beynimizin bu özelliğini ömür boyu koruduğu yeni araştırmalarla kanıtlandı. Bunun tek istisnası olarak, yaşa bağlı olan birkaç kritik beceri var. Mesela üç yaşına kadar ana dilinin dışında hiçbir dil duymamışsa biri, daha sonra yabancı dil öğrenebiliyor ama o dili mutlaka aksanlı konuşuyor. Birkaç kritik motor beceriyi bir yana bırakacak olursak beyin yaşadıkça öğrenebilme kapasitesine sahip.

Neden bu kitap için aşk çocuğu diyorsunuz? Önceki kitabınız Her Şey Seninle Başlar’a haksızlık olmuyor mu?

– Çocukluğumdan beri insan beynine, tutkulu bir ilgim var. Beynin içinde görkemli bir güç ve derin bir gizem olduğuna inanıyorum. Derin bir merakla araştırma yaptım ve bunu insanlarla paylaştım. Bugüne kadar kitap yazarken bir uzman, danışman pozisyondaydım. Bu kitapta kaşif modundayım. Onun için sanırım üslup olarak en tevazulu kitabım bu oldu. Evliya Çelebi gibi düşündüm. Evliya Çelebi, insan beyni içinde seyahat etme imkanı bulsaydı neler görür, neler not alır, neler anlatırdı? Bu bir beyin içi seyahatname kitabı! Kendi beyninin nasıl çalıştığını öğrenmek isteyenler için. Bir de beyin haftası konusu var. Bir kampanya başlattık, 13-19 Mart tarihlerini Beyin Haftası olarak kutluyoruz. Aklımızı başımıza getirinceye kadar eylemlerim devam edecek!

– Peki beyin gücünü kullanmamanın bir zararı var mı? Kötü şeyler de beyinden geliyor…

– Evet, hedefsiz keskin zeka küpüne zarar verir! Beyin gücü ya inşa eder ya da döner sahibini tahrip eder. Kafanızın içinde bir buldog besliyorsanız, ona sık sık kemik atmanız gerekiyor! Eğer beyninize tutku ile peşinde koşacağı bir hedef göstermezseniz, dönüp sahibinin psikolojisini bozabiliyor, ruh durumunu dengesizleştirebiliyor. Yani zeki insanların bir hedef belirleme mecburiyeti zeki olmayanlara göre daha yüksek.

– Kitapta en ilginç bölümlerden biri beslenmeyle beyin ilişkisi….

– Beynin gelişmesinde dört önemli şey var: Genler, çevre, eğitim ve beslenme. Genler, gelişme limitini belirliyor. Yaşam çevresini, fiziksel ve sosyal çevre diye düşünmek lazım. Sosyalleşme beyin için çok önemli. Beyin biyolojik yapılı olsa da sosyal etkileşimle son halini alıyor. Beyin bilimleri literatürünü taradıktan sonra, çok gezenin de çok okuyan kadar akıllı olabileceğine ikna oldum! Beyin, zeki, çevik ve sosyalleşmeyi seven hücreleri destekliyor. Üçüncü önemli kriter de kişinin eğitimi. Verilen eğitimi şeçemiyoruz ama neyi öğreneceğimizi seçebiliyoruz. Son kritik faktör de beslenme. Beyin biyolojik yapılı bir organ olduğu için, yediğimiz her şey beynimizdeki kimyasal yapı üzerinden ne hissedeceğimizi ve ne düşüneceğimizi etkileyebiliyor.

– Mesela?
– Mesela hamur işlerini bol miktarda yersek, bir süre sonra beyniniz de hamurlaşacaktır! Somon gibi yağlı balıklar, ceviz, siyah üzüm çekirdeği beyin dostu gıdalar. Günde bir buçuk litreye yakın su içmek gerekiyor. Beyin susuz kaldığı zaman düşünceler dağılıyor ve depresyon oluşuyor. ’Beynimiz sulanıyor’ diyoruz ama aslında beynimiz kuruyor! Beyin, elektriksel, kimyasal ve entelektüel boyutu olan bir organ. Biz genelde düşüncesel ve entelektüel bölümünü biliyoruz, oysa yediklerimiz beynin kimyasını etkiliyor, kimya da düşüncelerimizi.

Tuluhan Tekelioğlu/ Sabah

İNTERNETTEN KİTABI ALMAK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKE TIKLAYABİLİRSİNİZ.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MÜMİN SEKMAN

BÜYÜK BAŞARI ARAŞTIRMASI: BAŞ+ARI PETEĞİ!

BÜYÜK BAŞARI ARAŞTIRMASI: BAŞ+ARI PETEĞİ!

İnternette başarıya dair kaliteli içerik arıyorsunuz ama bir türlü bulamıyorsunuz değil mi? Çıkan içeriklerin çoğunun “çöp” olması sizi de yoruyor mu? Cevabınız “evet”se, sizin yeriniz bizim yanımız. Size güzel bir haberimiz var.

Başarı üzerine Türkiyenin en kapsamlı araştırma projesini başlatıyoruz. Büyük bir idealimiz var: Başarıyla ilgili tüm kaliteli kaynakları tek bir yere toplamak!

Biliyorsunuz, başarı kelimesi “baş” ve “arı” hecelerinden oluşur. “Başarı” üzerine “arı” gibi çalışacağımız bir projenin adı: Baş+Arı Peteği!

Hedefimiz net: Başarıyla ilgili en yararlı kaynakları tek bir yerde toplayıp herkesin kullanımına açmak. Kendi tüketeceğimiz içeriği üreteceğiz. Kullanışlı, güvenilir ve kaliteli içerik ihtiyacımızı kendimiz gidereceğiz.

Peki bunu nasıl yapacağız? Sistemimiz nasıl çalışacak? Başarıyla ilgili en kritik soruların cevabını, farklı kaynaklarda ve kanallardan gönüllülerimiz aracılığıyla bulacağız. Bu ham cevapları uzman editörlerimiz analiz edecek, sınıflandıracak ve  işleyecek. Metnin en son hali, bizzat ben düzelteceğim. Çıkan metinleri hep beraber kendimizi geliştirmek için kullanacağız.

Üzerinde birlikte çalışmak için kocaman bir “Başarı Peteği” hazırladım. Bu petek bizim çalışma çerçevemizi oluşturacak. Sizden beklentimiz ne? Arı gibi peteğin içine polen toplamanız! Nasıl mı? İnternette “arı” gibi dolaşıp, işe yarar, güzel ve vitaminli bilgileri (yani “baş+arı polenlerini”) toplamanızı rica edeceğiz. Bunlar başarıyla ilgili makale, video, belgesel, oyun, twit, karikatür, kitap, GIF veya TED konuşması olabilir. Bu “polenler”  uzman ekimizce işleyerek tüketebilir hale gelecek.

Sizden tam olarak ne bekliyoruz? Aşağıda başarıya dair sorularımızı bulacaksınız. Bunlar bizim peteğimiz. Bunların cevaplarını internet üzerinde, okuduğunuz kitaplarda, kütüphanenizde araştırıp,  bulduğunuz bilgileri “sizden istenen şekilde” girmenizi rica edeceğiz.

Çalışkan, istikrarlı, akılcı polen toplayıcılarımızla ileride yüz yüze bir araya geleceğiz. Bu araştırma projesi, yeni yazar adaylarını keşfetmek için de bir araç olacak.  “Amatör bir ruhla ama profesyonel bir tarzda” çalışmanızı öneriyoruz. Başarınızı izliyor olacağız.

Türkiye’nin en büyük başarı araştırmasının parçası olmaya hazırsanız, başlayabiliriz. Tüm cevapları tek seferde girmeniz mümkün olmadığı için her gün bir cevap girebilirsiniz. Önemli olan her gün en az bir miktar bilgi girmek. İstikrarlı çaba tek günlük kahramanlıktan daha önemli.

Sorular aşağıdaki adreste, cevaplar her yerde. Tıpkı bir şarkıda söylendiği gibi,

“Seher yeli çık dağlara, başarı poleni topla bizim için:)”

Baş+Arı peteğine ulaşmak için tıklayın:

www.kigem.net

MÜMİN SEKMAN

BAŞARI ARAŞTIRMA EKİBİ

Okumaya devam et

MÜMİN SEKMAN

Kapalı akıllılar, gelişim odaklılar ve başarı merkezliler!

Mümin Sekman makaleleri, mümin sekman, Manşet
Mümin Sekman

Etrafıma bakınca üç tür(k)lü insan görüyorum:

1-Kapalı akıllı insanlar
2-Gelişim odaklı insanlar
3-Başarı odaklı insanlar

Bu üç zihniyet yapısını kısaca özetlemek isterim.

1-Kapalı akıllılar, yeni şeyler öğrenmeye dirençli kesimlerdir. Azgelişmiş olan ve gelişmeye kapalı olan bu kitle; rutinler, gelenekler ve yerleşik kalıpların tekrarı üzerine kurulu bir hayat yaşar. Değişime, yeniliğe ve öğrenmeye dirençlidirler. Gelecekten çok geçmiş odaklı olurlar. Gelişime uyum sağlamak için sürekli yeni şeyler öğrenmek zorunda kalmaktan hoşlanmazlar. Belgesel yerine dizi, fikir kitabı yerine roman, gerçekler yerine hayalleri severler. Gurur duyacakları kişisel kabiliyetleri olamadığı için, seçmedikleri kimlikler üzerinden övünürler. “Sabit zihniyetli” insanlardır. 20 yıl sonra görseniz, aynı şeyleri anlatırlar. Gelişim karşıtı tutumlarını, “özünü korumak” argümanıyla savunurlar. Düşünmeyi hiç sevmediklerinden, bütün fikirleri “kulaktan dolma” sözlerin kombinasyonundan ibarettir. Hemen her toplumda en kalabalık kesim bunlardır.

2- Gelişim odaklılar ise, farklı deneyimlere yatkın, beyin hücreleri yerinde duramayan, kalıplarını yenilemeyi seven, açık akıllı insanlardır. Kapalı akıllıların beyni göl gibidir, gelişim odaklılarınki ise akışkan bir akarsuya benzer. Merak duyguları, yenilik istekleri ve öğrenme iştahları yüksektir. Sürekli daha farklı ve daha iyinin arayışındadırlar. Monotonluktan, rutinlerden, tekrarlı basit işlerden hiç hoşlanmazlar. Kapalı akıllıların cenneti, gelişim odaklıların cehennemidir:) Tabi tersi de doğru. Gelişim odaklıların çoğu vadilerin ve yamaçların keşfedilmeye değer güzel yerlerini arar. Gelişim odaklılar ikiye ayrılır; sürekli farklı deneyim arayışındaki yatay gelişim odaklılar ve gelecekte olmak istediği yere göre gelişen dikey gelişim odaklılar.Gelişim odaklıların çoğu yatay gelişim odaklıdır. Çok azı ise “dikey gelişim” yani, “başarı” odaklıdır. Dikeyler, zeka ve çabalarına göre, zaman içinde başarı odaklı zihniyete geçerler.

3- Başarı odaklılar; varoluşunu skor tabelasına dayandıran, hem kendi hem başkalarıyla yarışmayı seven, mücadeleci ve rekabetçi, sonuç odaklı, sosyal statüye ve karşılaştırmalı üstünlüklere önem veren insanlardır. ‘Alanında en iyi olmak’ üzerine kurulu bir dünyaları vardır. Bunlar için başarı geçici bir mecburiyet değil, yaşam biçimidir. Başarı merkezliler gelecek odaklıdır. İlerlemeyi niyetler ve faliyetlerler üzerinden değil sonuçlarla ölçerler. Mümkün olanın en iyisini görecek kadar idealist, mevcut zemini çok iyi tarayacak kadar gerçekçi bir bakışları vardır. Gelişmek için gelişmezler, profesyonel amaçlarına göre kendilerini geliştirirler.

Gelişim odaklılar ile başarı odaklıların en büyük farkı nedir? Gelişim odaklılar, kendini geliştirmeyi araç değil amaç olarak görürler. Bir gün yoğa kursuna giderler, diğer gün resim kursuna. “Kendine bir şey katan” her etkinliği denerler ama kafalarında büyük ve berrak bir başarı vizyonu yoktur. Tek bir amaca göre gelişmeyi çok önemsemez ve “daraltıcı” bulurlar. Başarı odaklılar için, gelişmek amaç değil araçtır. Kendilerini geliştirerek net bir başarı noktasına ulaşmak isterler. gelişimden anladıkları, bir işte en iyi olmak ve o işi en iyi şekilde yapabilmek için gerekli bilgi, beceri, tutum setini kazanmaktır.

Bir insanın gelecekte hangi ligde olacağını bu üç paradigmadan hangisinin baskın olduğundan anlayabilirsiniz. Mesela orta sınıflar genellikle gelişim odaklıdır. Gelişim odaklılar genellikle orta sınıfta kalır. Beynimizdeki baskın paradigma nerede olacağımız kadar nerede kalacağımızı da gösterir. Peki bu düşünme biçimlerine mahkum muyuz? Birinden diğerine geçmek mümkün ama kolay değil. Çünkü her mentalite kendini besler. her zihniyet, kendini doğrulayan verilere odaklanır ve onu güçlendiren gerçekleri süzer. Bu nedenle zihniyetler arası geçiş mümkündür ama kolay değildir.

İlk adım? En hızlı, kolar ve erişilebilir yol o zihniyetteki insanların kitaplarını okumaktır. Kitaplar insanların zihin haritalarını kapsamlı ve sistemli bir şekilde ortaya koyar. Onun gibi olmadan, onun gözünden dünyaya bakmanın yolu, kitap okumaktır.

Mümin Sekman

Kaynak: www.medium.com

Okumaya devam et

MÜMİN SEKMAN

Mümin Sekman TEDx Konuşması Yayınlandı!

tedx, mümin sekman tedx konuşması, mümin sekman, Manşet, kişisel gelişim, her şey seninle başlar )+

Kigem Akademi kurucusu Mümin Sekman’ın bir süredir beklenen TEDx konuşması yayınlandı. Yazar konuşmasında Her Şey Seninle Başlar kitabından bir bölüm ve birkaç yeni başarı hikayesi anlatıyor. TEDx İzmir’in organize ettiği konuşmayı, etkinliğe katılan 2500 kişi de dinlemişti. 

Youtube’daki 15 milyon takipçili TEDX TALKS global sayfasında yayınlanan konuşmanın sunumu şöyle yapılıyor. 

Başarı(sızlık) Yazılımımız Nasıl Çalışıyor? | Mümin Sekman | TEDxIzmir

Neden bazı insanlar diğerlerinden daha başarısız olur? Başarısız olmak öğrenilmiş midir, yoksa başa gelen bir talihsizlik midir? Sürekli ve sistematik başarısızlığın sırrı nedir? Beynimizdeki başarısızlık bilgisinden kurtulmak ve başarıyı en başından doğru bir şekilde öğrenmek mümkün müdür? Başarı hakkında bildiklerimiz ne kadar başarılı? 

Başarıya erişim imkanının demokratikleşmesi, yoğun bir mesleki rekabeti de beraberinde getirdi. Artık hepimizden başarı beklentisi artıyor. Başarı çağımızın yükselen değeri. Başarı araştırmaları yaygınlaşıyor. Beyin bilimlerindeki ilerleme, başarısızlık ve başarının doğasına dair bildiklerimizi derinleştirdi. 

20 yılı aşkın süredir başarı üzerine düşünen, başarı üzerine konuşan ve başarı kitapları yazan Mümin Sekman, bu konuşmasında şu soruya cevap arıyor: “Sürdürülebilir başarısızlık: Başarı hakkında bildiklerimiz bu kadar arttığı halde, neden insanların çoğu başarısız kalmaya devam ediyor? ”  

Başarı uzmanı ve yazar Mümin Sekman İstanbul’da doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Hukuk alanında hiç kariyer yapmadı. Başarı araştırmalarına yöneldi. İnsanın hayat başarısı üzerine 21 yıl içinde 21 kitap yazdı. “Magnum Opus”u olan “Her Şey Seninle Başlar” kitabı, 1,200,000 baskıya ulaşarak türünde Türkiye rekoru kırdı. 

Sekman, Türkiye’de “kişisel gelişim uzmanı” titrini tanımlayan ve kullanan ilk insandır. Bir dönem “Çocuklar Duymasın” dizisinin de senaryo danışmanlığını yapmıştır. İlk kişisel gelişim portalı olan kigem.com‘un kurucusudur. 

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER3 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER4 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER4 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER4 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER5 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER5 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER5 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND