Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Zengin kısmet bulma rehberi!

Kendinizi geliştirmek, sonra başarılı olmak, en sonunda da lüks bir hayat yaşamak istiyorsanız ancak fazla da zora gelemiyorsanız, ruhunuz sıkı çalışmaya yatkın değilse o zaman altın kurala uyun: zengin koca bulun! Peki ama nasıl? Gerçekten işe yarayabilecek bir rehber bulduk!

zenginlik için altın tüyolar, zengin olmak, zengin kısmet bulma yolları

MAKALEDEN ÖNCE OKUYUNUZ:

Kendinizi geliştirerek başarılı olmak mümkün ama bunun için çok çalışmak gerekiyor.

Sırt üstü yatarak başarılı olmak da maalesef mümkün değil ama üzülmeyin zengin olmak mümkün!

Eğer “sırt üstü yatarak” zengin olmak istiyorsanız, aşağıdaki rehber tam size göre. Bu konulardan uzman bir editör tarafından hazırlandı.

Bir de “İzmir Büyücüleri” adlı kitabı okudunuz mu kim tutar sizi? Bu kitabın yazarı zengin koca bulmuş ve bunun yollarını kitabında anlatıyor. Yazarın temel tezi şu “eskiden param yoktu. Sürekli çalışmaktan kitap okuyamıyordum. şimdi zengin koca buldum, o çalışıyor ben kitap okuyorum!!!”

BÜLENT CANKURT
GÜNAYDIN

Her genç kızın rüyasını zengin bir erkekle evlenmek süslüyorsa da günümüzde bunun tam tersi de geçerli. Yani hem kızlar hem de erkekler artık zengin bir eş bulup hayatının kalan kısmını rahat yaşamanın peşinde koşuyor. Ama ne var ki, “davul bile dengi dengine” atasözümüzün de ortaya koyduğu gibi, zengin eş bulmak o kadar da kolay değil.

Fakat insanın kafasına koyup da yapamayacağı hiçbir şey yoktur! Yeter ki, biraz araştırmacı, azimli ve akıllı olunsun! Yani evlenme potansiyeli taşıyan zengin ve bekar erkekler/kızlarla nerede, nasıl tanışılır bilmek gerekir. Onların ayağınıza gelmesini beklerseniz evde kalırsınız, o yüzden sizin onun peşinden gitmeniz gerekiyor. İşte benden, iyi bir nasip hayaliyle yanıp tutuşan kızlara ve erkeklere altın değerinde tüyolar! Zengin eş tavlayabilmeniz için en doğru alternatifler…

DÜGÜNLER
Düğünlerde herkes duygusal olur. Bütün bekarlar kendilerini yalnız hissedip, biraz da alkolün de etkisiyle yeni aşklara yelken açarlar. Çırağan ve Swissotel”deki düğünler, istediğiniz formasyonda bir potansiyel bulmak için çok uygun. Unutmayın; düğüne davetli olmanız gerekmiyor. Kız tarafı erkek tarafının, erkek de kız tarafının misafiri zanneder. O curcunada, kimse “kim bu?” demeyecektir.

PLANET HEALTH CLUB VE MAYA SPORT CENTER
Spor salonları tanışmak için en ideal mekanlardandır. Aynı derse girmek ya da yandaki koşu bandına tüneyip “yeni mi başladın?” türünden muhabbetlerle temeli atılan ilişkilerin evliliğe kadar gittiği görülmüştür; Serdar Bilgili-Ebru İpekçi çiftinde olduğu gibi Gerçi sonradan boşandılar)… Ancak yıllık ücreti bin 100 dolar olan Planet”e verecek o kadar paranız yoksa da canınızı sıkmayın. Dersine göre değişen 40-50 dolarlık saat ücretini ödedikten sonra da Planet”in içinde gönül rahatlığı ile dolaşabilir, o kadar parayı feda eden adaylarla aynı havayı soluyabilirsiniz. Evlilik çağındaki en çok bekarı Maya Sport Center ve Planet”te bulacağınız kesin. Ancak üçüncü bir ihtimal için de Hillside Trio Healt Center”ı unutmamak lazım.

TAYLAN KÜMELİ”NİN OFİSİ
Ünlüleri zayıflatan kadın olarak son bir yıldır büyük sükse yapan Taylan Kümeli”nin Nişantaşı”ndaki ofisi, zengin bir eş bulmak için en uygun yerlerden biri. Kilo sorunu olanlar -ki bu paralı olanların yüzde 90”ı oluyor- soluğu Kümeli”nin ofisinde alıyor. Tabii burada biraz da şans lazım; kilolu prens ya da prensesinizle randevu saatlerinizin çakışması gerekiyor. Böylece güveni yıkılmış, şişmanlık kompleksi olan bir para makinesiyle burun buruna gelmeniz an meselesi!

KEMER COUNTRY
Kemer Country”de golf oynamak veya ata binmek en önemli aktivitelerdendir. İkisine de ilgi duyanlar sizin alanınıza giriyor. Zaten bu işe bir burnunuzu soktunuz mu, bir anda herkesle tanışıveriyorsunuz. Herkes herkesi tanıyor. Kısa zamanda kimin daha çok parası olduğu ortaya çıkıyor. Böylece listenizi daraltmanız da kolaylaşıyor. Maslak”taki İstanbul Golf Kulübü ve Atlı Spor Kulübü de, Kemer Country”nin iyi alternatifleri. Atçı ya da golfçü olmak için hiçbir malzemeye ihtiyacınız da yok; uygun fiyatlara hepsini kiralamak mümkün.

OTO GALERİİLERİ
Borusan ya da Arsel gibi sadece lüks otomobiller satan bir oto galerisine acil olarak gidin. Parmağında yüzük olmayan karşı cins bir müşteriye arabalarla ilgili sorular sorun ya da yorum yapın. Katalog ve arabalar arasına gömüldüğünüz dakikaları paylaşınca 40 yıldır tanışıyor gibi hissedeceksiniz.

UNISEX KUAFÖRLER
Kadın-erkek karışık bütün kuaförler tanışmaya uygundur. Akmerkez MOS, Nişantaşı Hakan Köse ve Diba”nın nimetlerinden yararlanabilirsiniz. Şüphesiz bu kuaförlerin en piyasa olanı Maya Uptown”daki Erdem Kıramer. Havadan sudan konularla, hedefle diyalog kurabilirsiniz. Bir de bluetooth”lu telefonunuz varsa yaşadınız. Aynı özelliğe sahip o mekandaki bütün telefonlara mesajınızı gönderebilirsiniz.

BUZ BAR
İstanbul”un popüler mekanlarından biri olan Buz”da da potansiyel ”yağlı” bir partner bulma olasılığınız çok yüksek. Ancak mekana bu amaçla gidiyorsanız, kesinlikle hafta ortasını tercih etmelisiniz. “Buz Yalnızları” olarak da anılan, ciddi bir potansiyel sizleri bekliyor olacak. Hafta ortası mekanı şereflendirdikten sonra maharetinizi konuşturmak artık size kalıyor.

UÇAK VE HAVALİMANLARI
Uçakta tanımadığınız kişilerle sohbet etmek yerine uyumayı tercih ediyorsanız, ne fırsatlar teptiğinizin farkında bile değilsiniz demektir. Uçakta yan yana oturanlardan da, arka arkaya tuvalet sırası bekleyenlerden de evlenenler olmuştur. Bir rivayete göre merhum Mehmet Sabancı ile Zeynep Sabancı, aynı okulda okumalarına rağmen uçakta tanışmıştır. Tabii ”business class” tercih sebebi… Bu arada Ayşe Arman”ın neredeyse tüm sevgililerini ve şimdiki kocasını da havalimanında bulduğunu da hatırlatmadan geçmeyelim…

CENAZELER
Düğünler kadar cenazeler de insanların en hassas, en duygusal oldukları zamanlardır. Bu yüzden bir desteğe, karşı cinse ihtiyaç duyarlar. Hatırlarsanız Hakan Uzan ile Özlem Kızılkaya”nın bile, Varan”ın patronunun cenazesinde tanıştıkları çıkmıştı gazetelerde. Ufak bir hatırlatma; en havalı cenazeler Teşvikiye Camii”nden kalkar.

YAZIN TÜRKBÜKÜ KIŞIN ULUDAG
Tatil yörelerinde de potansiyel kısmetinizi bulma oranınız çok yüksek. Tabii bunu bir ”tatil aşkı”ndan sürekli bir ilişkiye dönüştürebilmek de size bağlı. Yaz mevsiminde sosyetiklerin hücum ettikleri Bodrum Türkbükü, kış mevsiminde ise Uludağ potansiyeli en yüksek yerler. Türbükü beach”lerinde dip dibe güneşlenirken ya da wakeboard yaparken, Uludağ”da da kayakta ya da teleski”de tanışmak çok kolaydır.

INTERNET SİTESİ “YONJA” DA BİR ALTERNATİF
Devir teknoloji devri olunca, müstakbel kısmetinizi internet”ten bulma şansınız da var tabi. Hatta Türkiye”nin ünlü ve zengin ailelerine mensup binlerce genç, artık sevgililerini sanal çöpçatan sitesi www.yonja.com”dan seçmeye başladı bile. Yapmanız gereken tek şey, siteye üye olan birisini bulup, özelliklerinizi ve fotoğraflarınızı sitede yayınlatabilmek.

AMERİKAN HASTANESİ
Hastane kadar önemli bir yeri böyle bir amaç için kullanmak ayıp diye düşünebilirsiniz. Ancak unutmayın memleketin en güzel/yakışıklı doktorları ve hasta yakınları hep Amerikan Hastanesi”nde toplanıyor. Özellikle Divan Pub, hastanede hiç yakınınız ya da işiniz olmasa bile, gidilecek en piyasa yer. 10 YTL”ye bir sandviç kemirip, telkine muhtaç hasta yakınları ile yakınlık kurabilir ya da doktorları motive edebilirsiniz.

PAPERMOON
Akmerkez”in altındaki Papermoon, işadamlarının ve bankacıların favorisidir. Özellikle öğle yemeklerindeki potansiyeller, tanışma şansınızı artırır. Yalnız, adam başı en az 60 YTL”yi gözden çıkarmanız gereken Papermoon”da fiyatlar biraz pahalıdır. Bütçenizi aşıyorsa yemekten uzak durmakta fayda var. 15-20 YTL”ye elinizde bir kadehle bar tarafında saatlerce durabilirsiniz.

BEBEK SAHİLİ BELGRAD ORMANI
Orman deyince Türk filmlerinde bileğini burkanlar, koşarken arabanın önüne atlayanlar geliyor akla. Ancak Belgrad Ormanı”nda köpekleriyle dolaşan o kadar çok potansiyel var ki. Hatta köpek sayısı arttıkça, daha zengin oldukları sonucuna varmak da mümkün. Aynı şey Bebek sahili için de geçerli. Ya ormana ya da sahile birkaç hafta üst üste aynı gün ve saatte giderek önce aşina olacak, sonra da ister bileğinizi burkmuş gibi yapacak, ister doğrudan muhabbete gireceksiniz.

MAYADROM VE RITZ CARLTON”UN SİNEMALARI
Sinemaya tek başınıza gidip de filmin başlamasını beklerken ya da arada, sizin gibi yalnızlığı seçmiş bir karşı cinsle tanışmanız çok mümkün. Sinema biletleri 22,50 YTL olsa da, Ritz Carlton Shop & Miles Movie Theater”ın girişindeki bar böyle tanışmalar için bulunmaz birfırsat. Miller Afm Mayadrom”un girişinde diğer bütün sinemalar gibi basit bir büfe olsa da, sonuçta 6 YTL”ye film izlemek dururken 22 YTL”ye aynı filmi seyrettiğiniz için önemli bir ortak noktanız oluyor ve konuşmaya sıfırdan başlamıyorsunuz.

Hedefi vurmak için altın tüyolar

* Papermoon ya da Buz gibi, havalı simaların tercihi mekanların çalışanlarıyla iyi geçinmek şart. Hatta bazı garsonları ve valeleri bahşişe bağlayıp, hedef listenizden birileri geldiğinde size SMS yollamalarını sağlayabilirsiniz. Hemen hazırlanıp, anında kendinizi oraya atıp, hedefinize göz süzüp, naz yapabilirsiniz. Orada olduğu haberini alıp da koşa koşa geldiğiniz kimse anlamayacaktır.
* Alışveriş sırasında tavlayacağınız kadın ya da erkeğin hangi mağazalara girip çıktığına, neler aldığına dikkat etmek şart. Hedef erkekse, kuyumcudan çıkıyorsa ve her yerinden altınlar sarkan bir kıro değilse, büyük ihtimal evlidir. Yani olay yerinden uzaklaşmakta fayda var. Hedef kadınsa, çocuklar veya erkekler için alışveriş yapıyorsa da aynı durum geçerli. Daha çok hem kadın, hem erkek giysileri satan mağazaları tercih edin.
* Bazı meslekler bu uğurda diğerlerine göre daha şanslıdır. Emlakçılar, lüks oto galerilerinde çalışanlar, patron sekreterleri ya da asistanları ve lüks mağazalardaki satış elemanları… Patronlar ya da çalıştığınız şirketin müşterileri kaçırmamanız gereken fırsatlardır.

Yazar: Bülent Cankurt
Kaynak: www.sabah.com.tr

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

Kahvaltılı sabahlar, başarılı yarınlar!

sağlıklı çocuk kahvaltıları, okula giden çocuğun kahvaltısı, okul başarısı, Manşet, kahvaltı tabağı

Çocukların okul başarısını önemli ölçüde etkileyen kahvaltı nasıl olmalı? Hangi besinleri kahvaltıda mutlaka tüketmeliyiz? İşte Diyetisyen İzan Işık’tan dengeli ve sağlıklı kahvaltı önerileri…

Kahvaltı, okul başarısını olumlu etkiliyor

Diyetisyen İzan Işık, sağlıklı ve dengeli bir kahvaltının, eğitim başarısını etkilediğini, matematik problemleri çözme becerisini, okuma ve dinleme esnasında daha iyi anlamayı söyledi.

Diyetisyen İzan Işık, kahvaltının gece boyu süren açlığın sonunda vücut için gerekli ilk enerji kaynağı olduğunu belirterek, “Gece açlığında düşen kan glikozunun dengelenmesini sağlayan kahvaltı, bilişsel ve fiziksel performansın devamı için son derece önemli. Kahvaltı, glikojen (enerji) depolarını doldurur ve metabolizmayı çalışmaya başlatır” dedi. İzan Işık, MAT-FEN Eğitim Kurumu lise seviyesindeki öğrencilerine yönelik kahvaltı konulu beslenme eğitiminde konuştu. Eğitimde, gençlere örnek kahvaltı da sunuldu.

Kahvaltı okul başarısını etkiler

Sağlıklı ve dengeli bir kahvaltının, eğitim başarısını etkilediğini, matematik problemleri çözme becerisini, okuma ve dinleme esnasında daha iyi anlamayı sağladığını, hafızayı geliştirdiğini, derslerde konsantrasyonu sağladığını vurgulayan İzan Işık, bunun yanında derslere geç kalmayı önleme ve devamsızlığı azaltmaya da yaradığını anlattı. İzan Işık kahvaltının duygu durumuna etkisinin de bilindiğini belirterek, “Kahvaltı ile duygu durumları arasında da bir ilişki bulunmaktadır. Düzenli kahvaltı yapan çocuk ve adölesanlar yaşama daha pozitif bakmakta, daha az negatif duyguya sahip olmaktadırlar” diye konuştu.

6-12 ve 12-18 yaş dönemi bireylerin kahvaltı ve genel olarak sağlıklı beslenme konusunda alışkanlığı kazanmasının, gelecekte hastalıklardan korunmasına katkı verdiğine işaret eden İzan Işık, “Bu dönemler fizyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimin hızlı olduğu, yaşam boyu devam edebilecek davranışların büyük ölçüde oluştuğu, bilgi almaya ve alışkanlık kazanmaya en uygun oldukları ve yetişkinlik hastalıklarının gelişimi açısından ise en riskli dönemlerdir. Çocuklarda ve adölesanlarda (12-18 yaş) kahvaltı öğününün atlanması oldukça yaygın görülüyor. Kahvaltı öğününü atlayan adölesanlar arasında, bu oranın kızlarda erkeklere göre daha fazla olduğu biliniyor. Kahvaltı öğününün atlanmasının temel nedenleri zaman yetersizliği, sabah iştahın olmaması ve adölesanların vücut ağırlıkları hakkında duydukları endişe nedeniyle besin alımını sınırlamak istemeleridir” bilgisini verdi.

Kahvaltı yapmak yetişkinlikte obezite riskini azaltıyor

Diyetisyen İzan Işık, bazı gençlerin kahvaltıyı kilo alma endişesiyle atlamasına karşılık, kahvaltı yapmanın yetişkinlikteki obezite riskini azalttığını da vurgulayarak, “Kahvaltıyı atlayan veya yeterli ve dengeli bir kahvaltı öğünü tüketmeyen çocuk ve 12-18 yaş arasındaki bireylerde ilerleyen yıllarda obezite görülme oranın daha fazla. Total kolesterol, LDL kolesterol ve insülin düzeylerinin yüksekliği ile ilişkili olduğunu, bireylerin yetişkinlik döneminde tip 2 diyabet, kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, metabolik sendrom ve osteoporoz risklerinin daha yüksek” bilgisini verdi.

Ailelere uyarı

Ailelerin kahvaltıya yönelik tutumlarının çocukların ve adölesan çağdaki (12-18 yaş) gençlerin davranışlarını etkilediğine işaret eden İzan Işık, evde kahvaltı hazırlanmaması ve kahvaltıda gerekli olan besinlere yer verilmemesinin çocuk ve gençleri kahvaltıdan uzaklaştırabildiğini anlattı. İzan Işık, “Adölesan bireylere aileleri tarafından sağlıklı beslenme konusunda yol gösterilmeli, kendi besin alımlarını düzenleyerek yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarının gelişimi desteklenmelidir”  diye konuştu.

İyi bir kahvaltı nasıl olmalı?

Öğrencilere kahvaltı tavsiyelerinde de bulunan Diyetisyen İzan Işık, iyi bir kahvaltının günlük enerji ihtiyacının yüzde 20-25’ini karşılaması gerektiğini belirtti. Dört temel besin grubu olan süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri, tahıl grubu ve sebze meyve grubunu içermesi gerektiğini belirten Diyetisyen Işık, mevsiminde taze meyve ve sebzeleri de önerdi. İzan Işık, örnek bir kahvaltıyı şöyle sıraladı:

“1 bardak süt, 1 yumurta, 1 dilim beyaz peynir, 2 ceviz veya 5 adet zeytin, 1 avuç yeşillik, söğüş doğranmış mevsim sebzeleri, 1 tatlı kaşığı ölçü ile bal veya ev yapımı reçel, 2-3 dilim tam tahıllı ekmek şeklinde hazırlanmış bir kahvaltı yaklaşık 500 kilokalori (kcal) enerji içerir ve aynı zamanda bireye tüm besin gruplarını sağlamış olur”

Öğrencilerin kahvaltıya bakışında olumlu değişiklik oldu

Bilgilendirme öncesi ve sonrasında tutum ve düşünceye yönelik yapılan kısa ankette de, MAT-FEN öğrencilerinin kahvaltıya yönelik tutumlarında olumlu değişiklik gözlendi.  Kahvaltısını artık atlamayacağını söyleyenler yüzde 43,4’ten yüzde 60,8’e yükseldi.

Kaynak: www.dunya.com

Okumaya devam et

MAKALE

Dikkatimizi artırmak için neler yapmalıyız?

psikoloji, odaklanma, dikkati artırma yöntemleri, dikkat problemi, dikkat

Etkili ve verimli çalışabilmek için iyi odaklanmamız gerekir. Fakat zor ve sıkıcı işlerle uğraşırken bu pek kolay olmuyor. Neyse ki bilim dikkati geliştiren kolay ve etkili yollar keşfetti. İşte o 5 bilimsel çözüm…

Dikkati geliştirecek 5 yöntem

Zor veya sıkıcı bir işe yoğunlaşmaya çalışanlar bunun ne kadar zor olduğunu bilir. Ama dikkati artırmayı sağlayan bazı bilimsel çözümler de var.

Yaptığımız işe daha iyi konsantre olmak için yapmamız gerektiğini sandığımız şeylerin çoğu beynimizin doğal işleyişine aykırıdır. Peki, daha fazla verim almak için, dikkat konusundaki araştırmalardan neler öğrenebiliriz?

1. Zihni dağıtmak

Yaptığınız iş üzerinde yoğunlaşmakta güçlük çekiyorsanız kısa süreliğine zihninizi dağıtacak başka bir şeye yönelmek en iyi yöntemlerden biridir.

Psikologlar zamanımızın yaklaşık yüzde 50’sini uğraştığımız işten farklı şeyler düşünerek geçirdiğimizi söylüyor. O halde zihni dağıtmak beynin daha iyi çalışmasına yardımcı olabilir.

Beyne baktığımızda, konsantrasyonun neden bozulduğunu anlayabiliriz. Konsantre olmak için beynin bazı bölgeleri arasında iyi bağlantılar kurulması gerekir.

Zamanımızın yarısını hayal kurarak geçiriyorsak bunun vaktini kendimizin belirlemesi daha yararlı olabilir.

Beynin ön kısmındaki kıvrımlardan oluşan frontal korteks, dikkat dağıtan şeylere karşı direnmeyi ve daha eğlenceli şeylerle uğraşmaya yönelten doğal içgüdümüzü kontrol etmeyi sağlar.

Bu bağlantıları çalışır halde tutmak için, özel bir şeyle uğraşmadığımızda beynin aktif olan kısımlarından daha fazla enerji gerekir. Ama kaçınılmaz olarak gün içinde bu enerji tükenip yorulduğumuzda, dikkatimiz dağılır, aklımız başka şeylere kaymaya başlar.

Eğer bu durum zaten yaşanacaksa bunun vaktini en uygun ana ayarlamak neden mümkün olmasın?

Harvard Üniversitesi’nde psikolog Paul Seli, zihnin dağılması konusunda kasıtlı ve kazara dağılma ayrımı yapıyor. Yapılan işi olumsuz etkileyen işte bu kazara zihin dağılmasıdır.

Oysa bu zamanı kendisi belirleyenler daha az zarar görür. Bilerek ve planlayarak zihni dağıtacak bir şeylere yönelmenin yararı olabilir.

“Uğraştığınız işle ilgisi olmayan başka bir konuyu düşünün, örneğin kafanıza takılan başka bir sorunu çözmeye çalışın, sonra da asıl işinize dönün” tavsiyesinde bulunuyor Seli.

İş dışındaki başka bir konuyu düşünmesi için zihninize izin vermek, hem aklın başka şeylere kayması sırasındaki suçluluk duygusunu hem de bu kaymaya neden olan ve zihni meşgul eden konuları gidermiş olacaktır.

İşyerinde şaka ortamına izin vermek verimliliği artırabilir. Bunun bir yolu da kedi videoları izlemek olabilir mi?

2. Boş boş dolanmak

Komik kedi videolarının dikkat dağıttığı düşünülür, ama bazı psikologlar bunların bizi işimize devam etmemizi sağlayacak kıvama getirebileceğine inanıyor.

İşinizi ne kadar seviyor olsanız da zor bir işe yoğunlaşmak irade ister. İrade gücünü artırmanın bir yolu da gülmekten geçer. Yapılan araştırmalar, zor bir bilmece üzerinde kafa yorma konusunda, komik bir video izleyen kişilerin, rahatlatıcı ama komik olmayan video izleyenlerden daha uzun süre çaba gösterdiklerini ortaya koydu. Bu nedenle işyerlerinde daha şakacı bir ortamın teşvik edilmesini savunanlar var.

Avustralya Üniversitesi’nde liderlik araştırmaları uzmanı David Cheng’e göre, “Ekibiniz için eğlenme kültürü yaratmak, onları güldürecek komik bir video bulup izletmek iş verimliliğini artırır. Bu elbette gün boyunca kedi videoları izlemek anlamına gelmiyor, ama özellikle yorgun hissedilen anlarda, arada bir fırsat yaratarak şakalaşıp gülmek gerekir.”

3. Düzen değil karmaşa mı?

Daha iyi konsantre olmak için, dikkat dağıtacak tüm dış etkenlerden arınmak gerektiği düşünülür. Oysa başka bir teoriye göre tersini yapmak gerekir.

Belli düzeyde karmaşanın yoğunlaşmaya yararı olabileceği söyleniyor.

Londra’daki UCL Üniversitesi’nden psikolog Nilli Lavie 1995’te ‘Yükleme Teorisi’ni gündeme getirdi. Buna göre, beynimizin dış dünyadan alıp işleme koyabileceği bilgi sınırlıdır. Bu kapasite dolduğunda, beynin dikkat sistemi devreye girerek neye konsantre olacağına karar verir.

Lavie’nin deneyleri, temiz, düzenli ve sessiz ortamlardan ziyade dağınık ve karmaşık ortamlarda çalışmak daha verimli olabilir. Algı bölgeleri tümüyle dolduğunda beynimiz tüm enerjisini en önemli işe yoğunlaştırır. Dikkat dağıtıcı etkenleri devre dışı bırakır.

Ancak bunu uygularken dikkat dağıtıcı doğru faktörleri bulmak ve enerjimizi tüketecek seviyeye çıkmasına izin vermemek önemlidir. Düzenli görsel ve müzikli araçları devreye sokup bu işi kolaylaştırmak için ommwriter veya focus@will gibi bazı uygulama programları geliştirilmiş olsa da bunlar bilimsel araştırmalarda sınanmış olmadığından bir radyo da aynı işi görebilir.

Burada önemli olan, beynin başka yerde stimülasyon aramasına fırsat vermeyecek doğru dengeyi bulmaktır. Çoğu insan neyin daha iyi işe yarayacağını deneme yanılma yoluyla bulabilir. Ama dikkat dağıtıcı etkenleri ortadan kaldırmak yorucu olabileceğinden, hafiften başlayarak bu yönteme başvurulabilir.

Öğle arasında dışarı çıkıp parkta egzersiz yapmak dikkati yenilemeyi sağlar.

4. İşe ara vermek

İşiniz başınızdan aşkın olduğunda işe ara vermek aklınıza bile gelmeyebilir. Fakat bu şekilde daha fazla iş yapmanın mümkün olduğunu gösteren çok sayıda veri bulunuyor.

Önemli olan, ne zaman, ne kadar süreyle işe ara verileceği ve bu sırada ne yapılacağıdır.

Araştırmalar, konsantrasyon sınırının 90 dakika olduğunu gösteriyor. Bundan sonra 15 dakikalık ara almak gerekiyor.

Birkaç saniyelik mini araların bile işe yaradığını gösteren çalışmalar var. Ama bu sırada pencereden dışarı bakmak yerine, zihin aritmetiği gibi daha yoğun bir egzersize başvurmak yararlı olacaktır.

İşe ara verdiğinizde fiziksel egzersiz yapmanın, ardından kafein içeren kahve gibi bir içecek içmenin de beyni güçlendirdiği görülmüştür. Bunları dışarıda bir parkta yapmak daha etkili olacaktır.

Başka bir seçenek de meditasyon olabilir. Meditasyon konusunda tecrübeli olanlar dikkatleri üzerinde daha iyi kontrol sahibi olduğu gibi, ne zaman ara vermeleri gerektiğini de daha iyi bilir.

Bütün bunları zaman kaybı olarak görüyorsanız bir fincan kahve ile kafein yüklemesi yapmak da kısa vadeli olarak hafızayı, reaksiyon ve dikkat süresini artırır.

Egzersiz yapamayanlar için kafein de kısa süreli bir çözüm olarak dikkati yenileyebilir.

5. Fazla zorlamayın

Uzun süreli konsantre olmak gerektiğinde, kısa süreli bir yoğunlaşma dönemlerinin ardından kısa araların alınmasının daha verimli olduğu gözlendi.

Boston Dikkat ve Öğrenim Laboratuvarı’nda yapılan beyin taramalarında, uzun süre konsantre olmaya çalışanların, kısa süreli yoğunlaşma ve kısa ara, ardından yeniden yoğunlaşma şeklinde bir yöntem izleyenlerden daha fazla hata yaptığı görüldü.

Aynı şekilde Amsterdam Vrije Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada da, sürekli konsantre olmaktansa kısa süreli ara verip başka bir konuda düşünmenin dikkati daha artırdığı görüldü.

Beyin hakkındaki bilgimiz arttıkça stresin konsantrasyona zarar verdiğini daha net görüyoruz. Bu nedenle sakinleşmek için ara almak, kontrolü yeniden ele geçirmek ve daha verimli çalışmak için de önemlidir.

Yazar:  Caroline Williams 
Kaynak: www.bbc.com

Okumaya devam et

MAKALE

İyi yaşamak için iyi uyuyun!

yetersiz uykunun zararları, yetersiz uyku, uykunun önemi, uyku düzensizliği, bağışıklık sistemi

Sağlıklı bir yaşam için uyku düzenine ihtiyacımız var. Eğer yeterince uyuyamazsak vücudumuz bu duruma tepki gösterir. Buna bağlı olarak da hem fiziksel hem psikolojik hastalıklar meydana gelir. İşte yetersiz uykunun vücuda olumsuz etkileri…

Az uyku kısa ömür demektir

Rutin olarak gecede beş saat uyuyanların ani ölme riski, yedi ila dokuz saat uyuyanlara oranla yüzde 65 daha fazladır

Kalkınmış ülkelerdeki yetişkinlerin üçte ikisi, sağlıklı yaşam için şart olan sekiz saatlik gece uykusunu alamamaktadır.

Üçte biri ise kronik uykusuzluk çekmektedir.

Yetersiz uyku, kişinin Alzheimer hastalığına yakalanmasına en fazla etki yapan unsurdur.

İnsan beyninde harikulade bir temizlik sistemi bulunmaktadır. Bu sistem insan derin uykuda iken yüksek viteste çalışmaya geçer. Alzheimer’le ilişkisi olan beta amyloid adlı yapışkan, zehirli proteini, beyinden temizler.

Yeterli uyku uyuyamayanlar bu temizlik faaliyetinden mahrum kalırlar.

Yetersiz uyku ile geçen her gece, mürekkep faizle alınan kredi gibi, Alzheimer riskini artırır.

Rutin olarak gecede altı saatten az uyumak, bağışıklık sistemini olumsuz etkiler ve kanser riskini önemli ölçüde artırır.

Yetersiz uyku, bu sadece bir haftada iki üç saat daha az uyumak bile olsa, kan şekeri düzeyini o kadar çok olumsuz etkiler ki, şeker hastalığının eşiğindeki değerlere sahip olur insan.

Kısa uyku, kalp damarlarının tıkanma ve kırılganlaşma olasılığını çoğaltır ve bu da damar hastalıklarına, beyin kanamasına ve kalp krizine giden yoldur.

Uyku bozukluğunun depresyon, anksiyete ve intihar eğilimi gibi ruh durumları ile de sıkı bir bağlantısı vardır.

O kadar ki, son 20 yılda yapılan araştırmalarda, uykunun normal seyrinde olduğu bir psikolojik bozukluk bulunamamıştır.

Özetlemek gerekirse, ne kadar az uyursanız o kadar az yaşarsınız:

Yakın bir zaman önce yapılan araştırmalara göre, rutin olarak gecede beş saat uyuyanların ani ölme riski, yedi ila dokuz saat uyuyanlara oranla yüzde 65 daha fazladır.

Uyku sağlıklı yaşam için o kadar önemlidir ki bazı bilim insanları, doktorların hastalarına (uyku hapı olmaksızın) iyi bir gece uykusu “reçete” etmeleri için kampanya başlattı.

Yukarıdaki bilgileri Matthew P. Walker adlı İngiliz bilim insanının, neredeyse kelimesi kelimesine, bir yazısından aldım.

Walker, Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesi’nde, nöroloji ve psikoloji profesörüdür. Araştırmalarının odağı, uykunun insan sağlığı ve hastalıklar üzerindeki etkileridir.

Neden Uyuyoruz* adlı kitabı dünyanın birçok ülkesinde best-seller oldu.

Walker’in dolu dolu uyumak ile spor arasındaki ilişki konusunda da ilginç tespitleri var.

“Yasal en etkin performans artırıcı doping, uykudur ama bundan çok az insan faydalanır” diyor.

Sekiz saatten -özellikle altı saatten- az uyuyanlarda, şu meydana gelir:

Fiziki bitmişlik hâline yüzde 10 ile 30 arasında daha hızlı ulaşılır, aerobik performans da aynı oranda düşer.

Adale gücü azalır.

Gecede dokuz saat yerine, beş ila altı saat uyumak, bir sezon boyunca sakatlanma ihtimalini yüzde 200 artırabilir.

*

İyi uykular!

Yazar: Metin Münir
Kaynak:  www.t24.com.tr

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

TREND