Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Zam istemenin incelikleri

İyi bir zammı hak ettiğinizi düşünüyorsunuz. Ama patronunuza neler söyleyebileceğiniz konusunda net değilsiniz. İşte size birkaç tüyo…

İyi bir zammı hak ettiğinizi düşünüyorsunuz. Ama patronunuza neler söyleyebileceğiniz konusunda net değilsiniz. İşte size birkaç tüyo…

Patrondan nasıl zam istenir? 

Zam istemenin çeşitli yolları var; patrona yazmak, arkadaşlarınız arasında zammı konuşup patronun kulağına gitmesini beklemek, yüz yüze konuşmak, ima etmek, önceden randevu istemek, onu istifa etmekle tehdit etmek gibi. Uygulanacak yöntem kişiden kişiye değişirken, bu biraz da patronunuzla aranızdaki ilişkiye bağlı. Uzmanların sıklıkla önerdiği yöntem, zam istemeden önce iyice hazırlanılması ve bu iş için randevu alınıp, patronun karşısına hazırlıklı şekilde çıkılması. İşte zam talebi öncesi uygulanabilecek bazı stratejiler…
 
Önce bilgi toplayın 
Zam istemeyi kafanıza koydunuz; önce bir araştırın, sizin sektörünüzde aynı işi yapanların maaşlarının ne olduğunu öğrenin, küçük çaplı bir araştırma yaparak piyasada bu işi yapanların hangi aralıkta maaş aldığını öğrenin. Böylelikle talebinizin gerçekçi olup olmadığını tartın.
 
Gerekçelerinizi hazırlayın 
Söze pat diye “Paraya ihtiyacım var” diyerek başlamak hiç doğru olmaz, bu zammı neden hak ettiğinizi, şirkete kazandırdıklarınızı delilleriyle birlikte anlatmaya hazır olun. SecretCv.com Genel Müdürü Okan Tütüncü, “Şirkette ne kadar kilit pozisyonda bulunduğunuzu ve şirkete kattığınız değeri göz önünde bulundurun. Maaş zammı pazarlığı yaparken elinizdeki en büyük kozlardan biri bu” diyor.
Şirkete kattığınız değer, kazandırdığınız para, müşteri memnuniyeti, geliştirdiğiniz ürün veya hizmetler, geliştirdiğiniz çözüm önerileri, gönüllü olarak çalıştığınız ekstra saatleri belirterek, zam istediğinizi gerekçelendirebilirsiniz. Başarılarınızdan bahsederken kısa ve öz olun, patronunuzu sıkmamaya gayret edin. “Ben bir numarayım”, “mükemmelim” tarzında ifadeler kullanmayın, itici görünmeyin.
 
Pozitif kalın 
Yenibiris.com’un maaş zammı konusundaki tavsiyeleri ise, başka bir önemli noktaya işaret ediyor. Zam isterken yönetim, iş arkadaşları, koşullar vs. gibi konularda mızmızlık etmek, çekiştirmek doğru değil. Eğer endişeleriniz, şikayetleriniz varsa kibarca söyleyin ve çözüm önerilerinizi dile getirin.
Kendinize daima patronun neden size zam yapması gerektiği sorusunu sorun. Bu onun için neden iyi veya kötü? Tartışma sırasında bir çalışana zam yapma konusunda patronunuzun ilgisini en çok neyin çekeceğini belirleyin. Daha çok müşteri mi, daha yüksek performans mı veya daha fazla verimlilik mi, hangisi onun ilgisini daha çok çekecektir? Hangisi onun için bir zammı hak ettirir? Patronun karşısında ezik durmayın, yaptığınız işlerin, başarılarınızın farkında olduğunuzu ona hissettirin. Özgüveninizin ve kararlılığınızın ne kadar yüksek olduğunu gösterin ama abartmayın.
 
Zamanlamanın doğru olduğundan emin olun 
Maaş zamları ve artış zamanları söz konusu olduğunda büyük resme odaklanın. Eğer şirkette işten çıkarmalar yapılıyorsa bu zam istemek için hiç uygun bir zaman değil.
 
“Hayır” kelimesine hazırlıklı olun 
Eğer patronunuz zam isteğinize “hayır” derse, pes etmeyin. Zammı hak etmek için ne yapmanız gerektiğini sorun, böylece kararlı olduğunuzu göstermiş olacaksınız. Eğer zam alamadıysanız, “o zaman giderim” tarzında patronu tehdit etmeden önce iki kez düşünün, bunun geri dönüşü olmaz. Ne kadar değerli olursanız olun, kendinizi bulunmaz Hint kumaşı sanmayın. Baktınız, beklediğiniz zam yapılmıyor; yan haklar, performansa dayalı prim, ek ödemeler konusuna değinmeye başlayın.
 
İşe girerken pazarlığa dikkat edin
Ücret zamları, genellikle enflasyonun gerisinde kalır. Bu nedenle, yeni bir işe girerken sizi tatmin edecek bir ücretle başlamak en önemli noktadır. Peki, yeni bir iş için pazarlık ederken nelere dikkat etmeli? İşte birkaç tüyo…
 
Ne istediğinizi iyi bilin 
Uzmanlara göre pazarlık masasına oturmadan önce her şeyi gözden geçirin çünkü bu süreçte konuşulmayacak konu yok gibi bir şey. Daha fazla paranın size mutlu edeceğine karar vermeden önce ihtiyaçlarınızı ve karşı tarafın sunduğu olanakları dikkatlice gözden geçirin.
 
Değerinizin farkında olun 
Bir iş görüşmesine gittiğinizde o şirkete yapacağınız katkıları somutlaştırmak adına sizi farklı kılan özelliklerinize odaklanın. Bu size mülakat sırasında daha fazla özgüven verecektir. Sektör ve şirket hakkında detaylı bilgi edinin. Başvurduğunuz pozisyon ve şirket hakkında bilgi sahibi olmak, pazarlık masasında size güçlü bir vizyon katacaktır. Nihayetinde bilgi gücün ta kedisidir.
 
Şansınızı zorlayın 
Manpower Türkiye Genel Müdürü Reha Hatipoğlu, maaş pazarlığıyla ilgili tüyo verirken, çalışanlara “Şansınızı sınırlı olarak deneyebilirsiniz. Ana prensipte işi kabul edebilir fakat mevcut işinizi bırakmayı kolaylaştıracak bazı konularda destek isteyebilirsiniz. Bu aşamada en çok kullanılabilecek yöntem, izin günleriniz üzerinden pazarlık yapmak ve bir seferlik imza parası (signing bonus) istemek olabilir. Bu konular önerilen maaşınızı direkt etkilemese de, yıllık kazancınıza olumlu yansıyacak kalemlerdir” diyor.
 
Sizi mutlu edecek noktalara odaklanın 
Hatipoğlu işe girmek üzere olanlar için “Pazarlık noktasında şansınızı en çok zorlayabileceğiniz noktadasınız” diyor. İşe ilgili pozisyonun maaş bandını esnetmekle başlanıp, garanti prim pazarlığına kadar devam edilebileceğine dikkat çekiyor. “Buradaki en önemli soru şudur. Hangi şartlar değişirse, ben ilgili pozisyona daha sıcak bakarım? Kişiden kişiye değişecek olan cevaba göre, maaş pazarlığına ilave olarak yan haklar ve izinler konusunda ve hatta işin içeriği konusunda bile pazarlık yapabilirsiniz. Önemli olan sizin mutluluğunuz” diyor.
 
Yan hakları değerlendirin 
Ücret artış politikaları son dönemde, performans ve yaşam maliyetindeki artış birlikte dikkate alınarak belirleniyor. Ekonomik istikrardaki artış ve enflasyon seviyelerinin düşmesi sebebiyle performansa dayalı değişken ücret yönetimi giderek daha fazla benimseniyor. Şirketler çalışanlara zam yapmak yerine sağlık sigortası, bireysel emeklilik paketleri, kira yardımı, gıda çeki, tatil paketleri, araç temini, eğitim yardımı gibi yan haklar veriyorlar. Yüksek performans gösteren çalışanlara ciddi oranlarda zam vermek, unvan artışıyla ödüllendirmek de yine son dönem trendler arasında. Bir çalışanın işverenin bu taktiklerini yakından takip etmesinde fayda var.
 
Kişisel algılamayın 
“İş dünyasında duygulara yer yoktur” söylemi her ne kadar klişe olursa olsun bir iş görüşmesinde oynadığınız rol ile kişisel değerlerinizi karıştırmayın.
 
Sözlü vaatlerden çok, yazılı belgelere güvenin Birçok uzmana göre yazılı kontrat olmazsa olmaz. Eğer bunun sağlanmadığı bir konumdaysanız işverenin size sunduğu fırsatları tekrar gözden geçirmeli, hazırlanan sözleşmeyi imzalamadan önce ise dikkatlice okumalısınız.
 
İşe muhtaçsanız şansınızı fazla zorlamayın 
İş görüşmesine gittiğinizde bu işe girmeye muhtaçsanız, şansınızı hiç zorlamayın! İşi kabul edin ve performansınızı en üst seviyede tutun. Pazarlık için daha sonra, performansınızı ortaya koyduğunuz oranda şans gelecektir. Çalışmamaya ne kadar daha dayanabilirsiniz? Soru işaretleriniz sadece finansal sebeplerden dolayı mı? Elinizdeki diğer alternatifler size ne kadar güven veriyor? Bu soruların cevapları sizin pazarlık stratejinizi belirleyecektir.
 
Eğer kararınızı sadece finansal teklif belirleyecekse ve kendinize güveniyorsanız, altı ay sonra paketin tekrar gözden geçirilip, geçirilemeyeceğini sorabilirsiniz. Zam dönemi ve oranları belki fikrinizi değiştirebilir. Eğer soru işaretleriniz işin içeriğiyle ilgiliyse, ne kendi vaktinizi boşa harcayın, ne de firmanın vaktini.

 

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et

MAKALE

Podcast yapmak cesaret istiyor

Podcast son dönemde özellikle gençler arasında hızla yayılıyor. Bunda gencin özgürlüğüne imkan tanıması hiç kuşkusuz önemli bir faktör. Ancak podcast üretimi yapan uzman sayısı yeterli değil. Bunun en önemli nedeni ne olabilir?

Podcast yapmaya başlamaktan neden çekiniyoruz?

Kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen bazı şeyler var…

Podcast’ler dünyada her geçen gün artmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük podcast ağı olan Podfresh’in bile şimdiden çeşitli kategorilerde 100’e yakın yayını bulunuyor. Yalnızca ABD’de, nüfusun yüzde 75’i “podcast”in ne demek olduğuna aşina durumda. Ekim 2020 itibariyle ise 1,5 milyonun üzerinde podcastin olduğunu söylemek biraz ütopik gelse de gerçek bu.

Her gün başlanan yeni podcastler, kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen ve başlamaktan alıkoyan bazı yanlış yanlış bilinen şeyler var. Bu yazımda biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.

Podcast bir iş modelidir

Aslına bakarsanız podcast’ten hemen bir gelir elde etme beklentisi büyük bir hata ve orta vadede motivasyon düşürebilen bir şey. Çünkü Türkiye’de henüz yeni yeni büyüyen, ilginin fazla olduğu ancak reklam modellerinin henüz tam oluşturulmadığı bir ortam söz konusu. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki, ürettiğimiz her türlü içerik, yaratmamız gereken bir pazarlama planının da parçası olmalı ve o doğrultuda bir strateji üretilmeli. Podcast yayınlarını yaymanın sadece içerik pazarlamasıyla bittiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Birçok platformda çok sayıda niş podcastin olduğu bir arenada, bunu bir işe çevirme düşüncesinden önce içeriğimizi iyi oluşturmayı düşünmek daha yerinde olacaktır. Çünkü salt gelir eldetmekten ziyade podcastimizi aynı zamanda kendimize bir network oluşturmak için de kullanacağız ve podcastimizi de bu network dinleyecek. 

Profesyonel bir stüdyo olmadan başlanmaz

Ben şahsen podcastlerime ufacık bir odada, sesimdeki yankıyı kesmek için üzerime battaniye örterek başladım. Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen de hâlâ evimden yayın yapmaya devam ediyorum. Yayıncı adaylarının, profesyonel bir stüdyoya ihtiyaç duyacaklarını, stüdyo sesi olmadan podcast olmayacağını düşünmeleri ve bunun harekete geçmelerini engellemesi, acilen aşılması gereken bir konu.

Peki benim yaptığım podcastler süper kaliteli mi? Elbette evde sınırlı imkanlarla alınan herhangi bir kaydın stüdyo gibi olması imkansız ama zaten sorun burada başlıyor. Neden başlangıçta stüdyo kalitesinde bir yayın yapma zorunluluğu hissedeyim ki? Her şeyden önce içeriğimiz ve sürdürülebilirliğimiz çok daha önemli olgular. Bana soracak olursanız podcast yayınlarını benzersiz kılan şeyler, içerdiği samimiyet. Yani bir ev ortamında, belki çayınızı koyarken çıkan ses, belki arkanızdan gelen bir kedi. Nerede olursanız olun, telefon kulaklığına bile sahipseniz (ki Podfresh’te kulaklıklarla yapılan çok güzel yayınlar var) başlayın.

Podcast yapmak aşırı pahalı

Diğer bir yanlış düşünce de, ekipman fetişisti olup podcast yapmaya başlamak için pahalı ve kaliteli mikrofonlara sahip olmamız gerektiği. Örneğin, 3000 TL’ye çok kaliteli bulduğunuz ve profesyonellerin önerdiği bir mikrofon var ve almak istiyorsunuz. Durun, almayın! Bunun yerine 150 liraya bir yaka mikrofonu, aylık 50 TL’ye yayınlarıma değer katacak bir podcast barındırma platformu (ki artık size Spotify kataloğundan dilediğiniz müziği kullanma imkanı sağlayan Anchor varken ona bile ihtiyaç olmayabilir) ve 20 liraya podcastime sesli tanıtımlar yapabileceğim bir uygulama alırsam, erken dönemde yapacağım 3000 TL’lik bir mikrofondan daha mantıklı ve yayınıma değer katacak bir harcama yapmış olurum.

Demem o ki, Podcaste başlamak pahalı ve maliyetli değil. Bilgisayar ya da telefonunuzdaki ses kayıt düğmesine basın, telefonunuzun kulaklığını takın ve içeriğinizi oluşturun.

Dinleyici bulmak için ünlü olmak gerek

1,5 Milyon podcast yayını, daha fazla sayıda yayıncı, daha fazla sayıda da dinleyici var. Herhalde bu rakamların hepsi ünlü değil. Bu arada yayıncı adaylarının gözlerinin korkmasına hak veriyorum. Belki konuşmak istediğiniz konuyla alakalı onlarca podcast vardır ve endişe duyuyorsunuzdur. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, her podcast birbirinden parmak izlerimiz gibi farklı. Herkes niş bir yayın yapmaya çalışıyor ve konunun genelinden uzaklaşıp ister istemez spesifikleşiyorlar. 

Anlattığınız hikaye ve inşa ettiğiniz içeriğiniz sizin her şeyiniz. Yayınınız başka podcastlerin konusunu andıracak gibi görünse de, mutlaka kendinizden katacağınız şeylerle farklılaşacaktır. Kişisel deneyimler ve insan hikayeleri her şeyi değiştirir. Dinleyici olarak iki aynı nüanstaki podcast programından ayrı ayrı kendime kattığım birçok şey var. Eğer platformlarda var olan podcastler sizi podcaste başlamaktan alıkoyuyorsa, masada herkese bir sandalye olduğunu bilmenizde fayda var. 

Her şey kusursuz olmalı

Bir felaket olan ilk podcast bölümüme buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sesimin yetmediği, tonlamalarımın ise anlamsız olan bu bölümü çekerken ne kadar zorlandığımı ve onlarca kez baştan kayıt aldığımı hâlâ hatırlıyorum. Ancak sonuç itibariyle içeriğimi dünyaya yaymak istediğim için “yayınla” butonuna bastım. Sadece biz değil, dünyaca ünlü podcasterların da ilk yayınlarına baktığınızda kusursuz olmadıklarını görüp kervanın her zaman yolda düzüleceğini anlayabilirsiniz. Kimse mükemmel değil, olamaz da. Podcastinizin daha ilk bölümden mükemmel olması gerekmiyor. Açıkçası geliştikçe her zaman yeni şeyler öğreneceksiniz ve bir önceki bölümünüzü beğenmeyeceksiniz. Gereksiz mükemmelliyetçilik sizi engelleyen bir şey ise, bunu önemsememek en güzeli.

Bitirirken…

Yanlış bildiğimiz şeyler bizi bir şeylere başlamaktan, düşüncelerimizi yaymaktan ve başkasının hayatına bir şeyler katmaktan her zaman alıkoyan bir şey. Eğer profesyonel bir stüdyo yüzünden podcast yapmaya başlamıyorsanız bir hayalinizden vazgeçmiş olacaksınız. Ürettiğiniz içeriğin nerede, kimi ve nasıl etkileyeceğini, ne gibi izler bırakacağını bilemezsiniz. İnsanlara temas etmek ve dokunmak güzeldir. Yeter ki en başında belirttiğim süreklilik ve içerik gibi doğru şeylere odaklanalım.

Kaynak: T24
Yazar: İlkan AKGÜL

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND