Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Yürüyen toplantılarla harekete geçin

yürümenin vücuda faydaları, sağlıklı yaşam önerileri, harekete geçmek lazım

Oturmak yeni neslin sigarası haline geldi. Bunu nasıl değiştirebiliriz? Hayatımızda devrimsel değil, ufak tefek değişiklikler yaparak. Herkes günde 8 ila 9 saat arasında oturuyor, ofiste çalışarak oturuyor, toplantı yaparken oturuyor, yemek yerken oturuyor, oturuyor… Uyuduğundan fazla saat hareketsiz bir şekilde oturuyor. Sadece toplantılarınızı yürüyerek yapsanız hayatınızda ne değişir?

Julian Hayes II, Güneydoğu Asya’da geçtiğimiz hafta yayınlanan makalesinde Steve Jobs ve üstün zekalı çok başarılı liderlerin ilginç bir ortak yönünden bahsetmekte. Her biri sağlıklı, yaratıcı, mutlu ve verimli kalmalarının yolunu düzenli yürüyüşlerine bağlamakta.

Steve Jobs ve Mark Zuckerberg’in yürümeyi yoğun iş yaşamlarının içine katmaları yürüyen toplantı konsepti içinde yaşam bulmuş. Ciddi bir konuda konuşması gerekiyorsa, Jobs’ın tercihi yürürken konuşmak olurmuş. Biyografisini yazacak olan Walter Isaacson’u ilk görüşmelerinde yürüyen bir toplantıya çağırdığında o zaman Jobs’ın bu tercihinden bihaber olan Isaacson çok şaşırmış. Oysa, Jobs büyük önem verdiği biyografisini en rahat yürüyerek konuşacağını düşünmüştür.

Fortune 500 şirketlerine büyüme ve strateji üzerine danışmanlık veren Nilofer Merchant’ın TED konuşmasında belirttiği gibi, yürüyerek konuşunca çok fazla şey değişebilir: temiz hava taze, yenilikçi düşüncelerin önünü açar, engelleri fiziksel olarak önümüzden kaldırdığımız gibi, zihnimiz rahatlar, daha net, açık bir şekilde düşünür, aynı netlikte, giderek daha da yaratıcı yönümüzü besleyerek çözümler üretiriz. Uyuşmuş bacaklarımız açıldığı gibi, beynimizdeki engelleri aşmaya eğilimli oluruz, yapıcı oluruz.

Yürüyerek toplanmanın avantajları

Yürürken konuştuğunuzda odağınız konuşulanlardır. Açık havada olduğunuzda, duyularınız açıktır, ofiste ya da toplantı odalarında kapalı kalmanın verdiği ağırlığı üzerinizden kolayca atarsınız. Yürüdüğünüz için aktifsinizdir. Telefonunuzla oynamak veya bilgisayarınızdan email cevaplamak gibi ıvır zıvır işlerle bölünmezsiniz. Konu ciddiyse, işin duygusal bir boyutu varsa, karşınızdakiyle zor konuşacağınızı bildiğiniz bir konuysa, ortam ve tabii yürüyor olmak size yardımcı olacaktır, gözlerinizi kaçırmanıza gerek olmaz, huzursuzluk veya heyecandan elleriniz terlese, kolayca cebinize saklayabilirsiniz. Bir diğer yandan, herkesin yürürken önüne bakması yani konuşulanların doğrudan kulak hizanızda duyulması dikkatinizi yoğunlaştırmanızı kolaylaştırır. Yürüme hızınız ve seçtiğiniz yürüme rotasıyla konuşmaya farklı boyutlar katmanız, verdiğiniz izlenimi değiştirmeniz mümkündür.

Neden yürümeli?

1. Yaratıcılığınız gelişir, odaklanma gücünüz artar

İnsanların çoğu aktifk en daha yaratıcı olurlar. Örneğin, koşarken veya tenis oynarken aklımıza çok iyi fikirler gelir, keşke kağıt kalemim yanımda olsaydı diye içlerinden geçirirler. Bu sırf çoğumuzun deneyimleyip kanıtlayamadığı bir durum değildir, bilimsel çalışmalar da bu tezi destekler. 2014 yılında Stanford Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği bir çalışmada, yürümeye başladıktan hemen sonra katılımcıların yaratıcılığında gelişme görüldüğü saptanmıştır. İçerde de açık havada da yürümenin eşit oranda etkili olduğu gözlemlenmiştir.

Yürüyerek konuşmak odaklanmamıza yardımcı olur çünkü elimizden düşürmediğimiz teknolojileri arkamızda bırakırız ve o ‘an’a konsantre oluruz. Konuştuğumuz kişinin sözlerine, mimiklerine, gerçekten ne demek istediğine odaklanabilir, birbirimizi anlayabiliriz.

2. Sağlıklı ve uzun ömürlü olmanızı sağlar

Sağlığınızı korumak için çaba harcadığınız yaşlara mı geldiniz? Sanırım otuzlarından sonra hepimizin ilgi alanı sağlığımızı korumak. Çoğu zaman çözüm önerisi basit, hem gününüzde kısa zaman alacak hem de fazla efor harcamanıza gerek olmadan yaşam kalitenizi yükseltecek bir aktiviteyle sağlıklı kalmak. Uzmanlara göre, yürüyüş bu aktivitelerin başında gelmekte.

► Günde 20 dakikalık kısa yürüyüşler erken ölüm riskini azaltır

Avrupa genelinde 334 binin üzerinde kadın ve erkeğin katıldığı, European Prospective Investigation into Cancer and Nutrition (EPIC) çalışmasında, 1992 ve 2000 yılları arasında araştırmacılar katılımcıların boy, kilo ve bel çevresi ölçülerini kaydetmiş. Aradan 12 yıl geçtikten sonra ise, katılımcılarla temasa geçilip sağlık durumları takip edilmiş ve 21 bin 438 katılımcının öldüğü ortaya çıkmış. Her gün kısa yürüyüşlerin yararı, çalışmaya katılan tamamen inaktif kişilerle günde ortalama 20 dakika yürüyenler arasındaki ölüm sayılarındaki farkla ortaya çıkmış: Kısa yürüyüşlerle 90 ila 110 kalori yakanların tamamının pasif gruba oranla erken ölüm riskini %16 ila 30 arasında azalttıkları gözlemlenmiş.

►Göğüs kanseri riskini minimize eder

Herhangi bir fiziksel aktivite içinde olmanın göğüs kanseri riskini hafiflettiği araştırmacıların kanıtlamış olduğu bir veri. American Cancer Society’nin çalışmasına göre, haftada yedi ve üzeri saat yürüyen kadınlarda göğüs kanseri görülme riski, üç saat ve daha az yürüyenlere göre %14 oranında daha az görülmekte (kilo problemi veya hormon tedavisi gören göğüs kanseri riski taşıyan kadınlarda bile).

►Eklem ağrılarını hafifletmekte

Birkaç çalışma yürümenin artrit kaynaklı ağrılara iyi geldiğini doğrulamakta. 10 km ve üzeri yürümenin artriti önleyebileceği görülüyor. Yürümek eklemleri korumakta: osteoartrite açık olan diz ve kalça bölgelerinin korunmasında düzenli yürüyüşlerin büyük etkisi olduğu görülmekte.

►Bağışıklık sistemini güçlendirmekte

Yürümek soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklardan korunmanıza yardımcı olmakta. Harvard Tıp Fakültesi’nin yayınladığı makaleye göre, günde 20 dakika yürüyen binin üzerinde kadın ve erkeğin katıldığı çalışma haftada bir kez egzersiz yapanlara kıyasla %43 daha az hastalık izni kullandıklarını göstermekte. Hastalandıkları takdirde de, daha kısa sürede toparlanmaktalar.

3. Zayıflarsınız

Nasıl kilo verebilirim diye düşündüğünüz, yaşam tarzınızı kökünden değiştirecek rejimlere bir türlü ayak uyduramadığınız dönemlerden mi geçiyorsunuz? Yürüyerek, ufak adımlarla sağlıklı bir yaşam tarzına geçebilirsiniz, ille de büyük değişikliklere gerek olmayabilir. Yürümek sadece hayatınıza hareket getirdiği için kilo vermeyeceksiniz. Yürümek egzersizin yanında, kilo alma genini engellediğinden ve tatlı aş ermenizi hafiflettiğinden kilo vermeniz kolaylaşacak.

►Kilo verme genine dur deyin

Harvard araştırmacılarının 12 bin insanda araştırdıkları 32 obezlik geninin günde bir saat yürüyen insanlarda daha az görüldüğü saptanmıştır.

►Tatlı zaafına son

Exeter Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bilimsel çalışmada 15 dakikalık yürüyüşlerin çikolata yeme isteğini baskıladığını ve de yenildiği takdirde yenilen miktarı azalttığını göstermekte. Bir diğer çalışma ise, yürümenin her türlü şekerli yiyecek atıştırma isteğini geçiştirmeye yardımcı olduğunu göstermekte.

4. Keyfiniz yerine gelsin, daha kolay rahatlayın

Sadece fiziksel sağlığınız değil, ruh sağlığınız için de yürümek yararlı. Özellikle de doğada, açık havada yapılan yürüyüşler ruh halimizi iyileştirmekte, dünyaya daha pozitif bakmamızı sağlamakta, stres düzeyimizi azaltmakta. Yürümenin bunca faydasını göz ardı etmeyin. Özel ve profesyonel yaşamınıza mümkün olduğunca yürüme araları koyun. Arkadaşlarınızla kahvaltı öncesi yarım saatlik doğa yürüyüşleri planlayın, iş arkadaşınızla yürüyerek toplanın, yürümeyi hayatınızın rutinine adapte edin. Durmayın, yürüyün!

Kaynak: www.dunya.com

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

İş başvuruma neden geri dönüş alamıyorum?

özgeçmis, iş başvurusu geri dönüş süresi, insan kaynakları, cv

Siz de birçok şirkete özgeçmişini gönderip dönüş alamayanlardan mısınız? O zaman bu makale tam size göre… İşte iyi bir özgeçmiş hazırlamanızı sağlayacak ve özgeçmişinizi görünür kılacak detaylar…

İK uzmanından iş başvurusuna geri dönüş alamamanızın nedenleri

İş arıyorsunuz, ilanlara başvuruyorsunuz ama bir türlü başvurularınıza geri dönüş alamıyorsunuz. CV ve Kariyer Danışmanı, İnsan Kaynakları Profesyoneli Esra Kemer, iş başvurusu sürecinde İK uzmanlarının gözünden adayların yaptığı hataları ve başvurulardaki eksiklikleri anlatıyor.

“Sürekli iş başvurusu yapıyorum neden dönüş olmuyor?” Kâbus gibi günler… İş arayıp duruyorsunuz, ilanlara başvuruyorsunuz ama bir türlü başvurularınıza geri dönüş alamıyorsunuz, mülakata bile çağırılmıyorsunuz. Neden, diye sorup duruyorsunuz kendinize ama bir cevap bulamıyorsunuz.

Bu yazımda amacım kesinlikle iş arayan kesimi eleştirmek ve İK uzmanlarını korumak değil öncelikle bunu belirtmek isterim. Ancak sizler iş başvurusu yaparken diğer dinamikleri de bilirseniz daha bilinçli hareket eder ve kendinizi geliştirip markanızı kuvvetlendirirsiniz. Madalyonunun diğer yüzünü bilmek size fark katacak, gelişmenizi sağlayacaktır.

İK profesyonelleri ve kurumlar İK politikalarında çok mu iyi? Hayır, tabii ki… Her meslekte iyiler ve kötüler var. Kurumun başvurulara geri dönüş politikası farklı olabilir. Benim fikrim ise mutlaka bir şekilde iş başvurusu yapan her adaya geri dönüş yapılması yönünde.

İK tarafında süreç nasıl işliyor?

İK uzmanlarının performansı, açık pozisyonları doğru ve nitelikli profesyoneli bularak hızlı kapatmaları ile ilintili. İlan vermek ve mülakatlar dışında İK profesyonellerinin yürüttüğü başka süreçlerde var belki bilmediğiniz. Bu süreçler;

Açık pozisyona ait yönetici ile iletişimde kalmak,

İlanda yer alan detayların doğru ve eksiksiz olması için personel talep formunun peşinde koşmak,

İlanın yayınlanmasını sağlamak,

Mülakat davetleri yapmak (Gelmeyen adaylardan dolayı kaybettiği vakitte yeniden aday daveti yapmak),

İlana başvurup randevusuz gelen adaylarla görüşmek,

Aday havuzunu oluşturmak üzere CV’leri incelemek gibi…

Peki, İK profesyonelleri iş arama kanallarında iş ilanını yayınlandığında ne oluyor da sizi mülakata çağırmıyorlar? Neden tam da size göre olan ilana ait başvurunuzdan sonra size geri dönüş yapılmıyor bir zahmet? Mülakata çağırılmamanızın birkaç sebebi;

“İlanda X bölgesinde oturan aday” diye belirtilmiş ama hiç alakası olmayan başka bir ilde oturan adaylar başvurduğunda, o adaylar direkt eleniyor. Çünkü ilanda belirtilen şehre servis yoktur yani adayın adresi uygun değildir. Elenirsiniz… Eğer adres değişikliğiniz varsa uygun yedek CV’nizi kullanabilirsiniz.

İlanda işin niteliğine göre mezun olunan okul detayları belirtilir. “Bu okulların birinden mezun olmadım ama bir şansımı deneyim, ne de olsa benim bölüm de istenilen bölümlere yakın” gibi bir düşünceniz olabilir, ama filtreye takılırsınız. Eğer bu farklılığı kapatacak eğitimleriniz-sertifikalarınız var ise mutlaka CV’nizde belirtin, faydalı olur.

Yaş konusu işin niteliğine ve gerekliliklerine göre önemli olabilir İK uzmanları için. Sahada sıcak satış yapan ekibin yaş ortalaması 26 olduğu için ilanda 30 yaşını aşmamış yeni bir çalışan aranıyordur ve bu detay ilanda belirtilmiştir. “Olsun, ben uyum sağlarım” diye 37 yaşında işe başvurursunuz, ancak yine bir filtreleme ile elenirsiniz.

Kariyerinizi aldığınız eğitim ve becerileriniz dâhilinde değiştirmeye karar vermiş olabilirsiniz. Başvurduğunuz iş ile ilgili tecrübeniz yoksa elenirsiniz. Çünkü bu işe daha uygun başka adaylar vardır emin olun, elenirsiniz. Eğer tecrübeleriniz başvurduğunuz işe uygunsa bunu bir şekilde CV’de öne çıkarmalısınız ki mülakat daveti alın. İkna etmelisiniz.

İK uzmanı bir şekilde CV’nizi inceledi, harika haber! Sizinle telefonla iletişime geçecek telefonunuzu arıyor ama telefon numarası kullanılmıyor ya da bir şekilde size ulaşamadı, elenirsiniz. Yedek telefon numarasını arıyor, konudan anlamayan bir kişi açtı ve not almadı; mail attı siz okumadınız. Daha ne yapsın İK uzmanları? CV’de en güzel Facebook profil fotonuz ve karizmatik e-posta adresinizi kullanmıştınız halbuki. Sonra lütfen geri dönüş olmuyor demeyin…

Her CV gönderildiğinde veya ilana başvurduğunuzda mülakata çağrılmayabilirsiniz, çok normal. Filtreler kullandığında eğer bu ve benzeri eksikler varsa CV’niz görüntülenmeyebilir. İK uzmanlarına açık ilanları için yüzlerce hatta binlerce CV geldiğini düşünürsek çok da şaşılacak bir durum değil. İK uzmanının CV’nizin okumanızı sağlamalısınız. Öncelikle CV’niz güncel, sizi ifade edebilmeli ve mutlaka başvurduğunuz işe göre hazırlanmış bir CV olmalı.  Başvuru/ön yazı ile işe uygunluğunuzla ilgili gerekli detayları vererek, uygun olmayan durumları nasıl uygun hale getireceğinizi belirtebilirsiniz. (Adres değişikliği gibi)

Diğer bir konuda İK uzmanlarına gönderilen iş başvurusu ve CV paylaşım e-postaları…

Tam çalışırken yeni posta uyarısı gelir ve e-posta açılır.  İK uzmanları da yoğun bir şekilde çalışıyor, tıpkı diğer profesyoneller gibi. Bomboş veya “Ekteki CV’yi dikkate alır mısınız?” diye yazılmış bir e-posta, ne kadar özenli duruyor bir düşünün…  Başvurulan pozisyon, kariyer hedefi, öz geleceğe dair bir açıklama yazısı, hiçbir şey yok. Gözden kaçabilir mi? Evet, kaçar. Daha şık ve doğru bir şekilde başvuran adayların arkasına geçer mi? Evet, geçebilir mümkün… Tecrübelilerin CV’sinin değerlendirilmesi daha da zor çünkü birden fazla pozisyona uygun olabilir. Bu yüzden İK uzmanları ile iletişime geçerken yazışma kuralları dâhilinde özellikle başvurulan ilan, çalışabilecek pozisyonların belirtildiği bir ön yazı ile gönderilmeli. E-postanız içeriği, sizin özenli bir profesyonel olduğunuzu hissettirir, tavsiyemdir.

Sosyal ağlar nasıl kullanılmalı?

Sosyal ağlarda da “İş arıyorum lütfen yardımcı olun, çok mağdurum. İş bulmamı sağlar mısınız?” içerikli paylaşımlar olabiliyor. İK uzmanı o sırada açık pozisyonu varsa ve unvanınız uygunsa hızlıca ilgilenebilir. Ancak bu tip detay içermeyen paylaşımlar bireysel markanız hakkında ne kadar güçlü bir etki bırakır, tartışılır. Nasıl anılmak istiyorsanız bunu hissettirecek şekilde iletişime geçebilirsiniz. Örneğin, “İş arıyorum ilgilenenlere CV’mi gönderirim” diye düşünmek yerine “X-Y-Z konularında tecrübe sahibiyim, A-B-C gibi yetkinliklerim bulunmaktadır. Bu bilgi ve becerilerimi kullanabileceğim X sektöründe Y pozisyonlarında çalışmak üzere iş arayışım mevcuttur” gibi odaklı bir şekilde duyurmak daha etkili olur.

Bu örnekler daha da artabilir veya kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir. Özetle,

Profesyonel kimliğinizi iyi tanıyın ve iş başvurularınızı hedef ve niteliklerinize göre yapın.

CV’niz mutlaka becerilerinize ve hedefinize göre yedekli olsun. İlana uygun CV ile başvurun.

Eksik, görev tanımlarının ve iletişim bilgilerinin yazılmadığı CV’ler kullanmayın.

İlanları iyi okuyun ve tam olarak iş tanımı ve nitelikleriniz uygunsa başvurun. İşinizi şansa bırakmayın. Güçlü yönlerinizi ve farklılıklarınızı nasıl uygunlaştıracağınızı mutlaka önyazınızda, CV’nizde veya e-postanızda uygun bir dille ifade edin.

E-posta atarken CV’nizi dosya isminde adınız-soyadınız-başvurduğunuz pozisyonun adı ile gönderirken profesyonel kimliğinizi, tecrübelerinizi hangi pozisyonlar ve ilan için değerlendirilmesini istediğinizi belirtin.

Bu ve benzeri detaylar sebebiyle elenip gidebilirsiniz. İK uzmanları da işini yapıyor ve performansını göstermek zorunda ve onları da bir çalışan olarak anlamak gerekir. İK uzmanının gözünden bakarsanız siz de başvurularınızı daha etkili yapabilir ve kendinizi geliştirebilirsiniz. Öncelikle;

CV’nizi güncelleyin ve yedekleyin. Görevleriniz, yetkinlikleriniz gibi hedefe göre eksiksiz olsun.

İlanları daha da dikkatli okuyun ve uygun olanlara başvurun.

Genel önyazınız hazır olsun ve bir de ilana göre önyazınızı güncelleyin.

İK uzmanları CV’nizi ve başvurunuzu aldığına dair geri dönüş yapmalı mı? Evet yapmalı.

Sonuçta hepimiz birer değeriz.

Yazar: Esra Kemer
Kaynak:www.kariyer.net

Okumaya devam et

MAKALE

Nasıl teklif etmeliyim?

ilişkiler, ilginç evlilik teklifleri, evlilik teklifi, evlilik, evlenme teklifi

Evlilik teklifi etmeye mi hazırlanıyorsunuz? Nasıl bir teklifte bulunacağınızı bir türlü bulamıyor musunuz? İşte aklınıza yepyeni fikirlerin gelmesini sağlayabilecek en ilginç evlilik teklifleri…

Dünyanın en ilginç evlilik teklifleri

“Benimle evlenir misin?” sorusunu sormak için on binlerce dolar harcamaya hazır insanlar var

“Benimle evlenir misin?” sorusunu sormak için on binlerce dolar harcamaya hazır insanlara hizmet verecek şirketlerin sayısı giderek artıyor.

Londra’da tarihi bir tiyatroda oyuncular Romeo ve Juliet oyununun provasını yapıyor. Shakespeare hayranı New Yorklu Amanda Lynch ve erkek arkadaşı Andrew Smith provanın tek seyircileri. Enstrümanlar çalıp koro şarkı söylemeye başlayınca Andrew Amanda’nın önünde diz çöküp elini tutarak sorusunu soruyor: “Benimle evlenir misin?”

Bir süre sonra kendisini parmağında elmas bir yüzükle ve aşk mektupları arasında bulan Amanda “En güzel evlilik teklifiydi bu” diyor.

Fakat bu sahneyi düzenlemek için iki aylık plan yapılmış, 25 kişilik oyuncu, müzisyen, koreograf tutulmuştu. Bunları 4000 dolar karşılığında The One Romance adlı organizasyon düzenlemişti.

32 yaşındaki Smith’in diğer kardeşleri de böyle ilginç mekânlarda evlilik tekliflerini yapmış, biri Paris’te Eiffel Kulesi’ni, diğeri New York’ta Eockefeller Centre’ı kullanmıştı bunun için.

Hızla gelişen sektör

Evlilik törenleri sektöründe bu alan yeni gelişiyor denebilir. ABD’de geçen yıl bu sektörde 72 milyar dolarlık harcama yapılmış, evlilik planlama şirketleri bundan 1,2 milyar dolarlık pay almıştı.

Los Angeles’ta 2010’da kurulan The Heart Bandits adlı şirketin sahibi Michele Velazquez, bugüne kadar evlilik teklifi planlaması için kendilerine başvuran 2000 müşteriye dikkat çekerek bunun hızla gelişen bir sektör olduğunu ve müşterilerinin çoğunun erkek olduğunu söylüyor.

Evlilik teklifi için 52 bin dolar harcayan bir müşterisi, New York’ta bir teras bahçesi kiralamış, buradaki havuzun tabanına özel olarak sevgilisinin ve kendi isminin baş harflerini yazdırmış, üç metreye yakın orkide buketi hazırlatmış, pahalı bir çift ayakkabı hediye etmiş, orkestra eşliğinde arkadaşlarına ziyafet çekmişti.

2014’te Londra’da kurulan The One Romance adlı organizatör şirket ise bugüne dek 2000 müşteriye hizmet vermiş.

Sosyal medya etkisi

Şirketin kurucularından Tiffany Wrigth, müşterilerinin romantik fikirlerle gelen, ama her şeyi organize edecek zaman bulamayan zenginler olduğunu söylüyor.

En düşük bütçeli evlilik teklifi 1250 dolardan başlıyor. Ama bir müşterisi 700 şarkıcı ve bazı ünlüleri de içeren organizasyon için 625 bin dolar ödemiş.

Bu aşırılıklarda aşkın etkisi kadar, yaşanan anı sosyal medyada paylaşma güdüsü de yatıyor. Wright, sosyal medyanın evlilik teklifine rekabet özelliği kattığını söylüyor.

Özel sinemada özel film

Geçen yıl İngiltere’nin Kent bölgesinden internet tasarımcısı ve dijital pazarlamacı Anthony Williams şimdi karısı olan o zamanki sevgilisi Dembi’ye özel bir teklif yapmak istemiş.

Londra’nın ünlü Covent Garden semtinde bir otelin restoranında yemek yedikten sonra otel çalışanları onları özel sinema salonunda bir film izlemeye davet etmiş. Işıklar sönüp film başladığında ekranda 48 yaşındaki Anthony çıkmış. Dembi’yi neden sevdiğini anlatmış bir süre.

Sonra müzisyenler ve şarkıcılar girmiş salona ve Anthony’nin teklifi yapacağı ortamı hazırlamışlar. Bu hizmet için 6200 dolar ödemiş.

‘Romantik balon’

Paris’teki ApoteoSurprise adlı şirketin sahibi Nicolas Gerreau bunun “romantik bir balon” olduğunu söylüyor. 2006’dan bu yana 1600 evlilik teklifi organizasyonu yapmış.

Ismarlama teklif hazırlıklarının yanı sıra 30 farklı senaryo seçimi sunuyor müşterilerine ve bunların en az masraflı olanı 300 dolardan başlıyor.

Paris’i Rolls Royce Corniche ile dolaşıp Seine Nehri vadisinde bir malikane terasında yemek yedikten sonra jetlerin gökyüzünde çizeceği kalpleri seyretmeyi içeren bir tören ise 21 bin dolara mal oluyor.

En fazla ilgi gören törenlerden biri de 2100 dolara atların çektiği bir Kül Kedisi Sindirella arabası ile Paris turu, çikolatadan yapılma bir ayakkabı ve Seine Nehri’nde kayık gezisi içeriyor.

“Kadınları ağlatan bir işletme işletiyorum” diyor Gerreau. “Gözyaşı akmazsa işimi eksik yapmış gibi hissediyorum.”

Kaynak:  www.t24.com.tr

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni bir yıl yeni bir sen

yeni yıl kararları, yeni yıl, hedefler, hedef belirleme

Yeni yıl için kendine yeni hedefler listesi yapmayan var mı? Birçoğumuz bu soruya evet yanıtını veriyor. Fakat yılın sonunda hedeflerimizin çoğunu gerçekleştirememiş oluyoruz. Peki, bu konuda ne yapabiliriz? İşte yeni yıl hedeflerinizi gerçekleştirmenize yardımcı olabilecek için öneriler…

Yeni yıl hedeflerini gerçekleştirmek için 8 öneri

Yeni bir yıl, gerçekleştirmek istenen hedefler ve alınacak yeni kararlar için önemli bir fırsat… 2019 yılını geride bırakırken, içinizdeki değişim için harekete geçmeli, kendinize ve hayallerinize güvenmelisiniz. Pes etmek ve umutları ertelemek yerine bazı duygu ve davranışlarınızı anlamlandırılmalısınız.

Uzman Psikolog Olcay Geçgel, ‘yeni yıl kararlarının’ uygulanması ve hedeflerin gerçekleştirilmesi için önerilerde bulundu.

Hedef ve karar için en uygun zaman dilimi yeni yıl

Yeni yılın yaklaştığı günler, pek çok kişi için yaşamına yeni heyecanlar katmak, belirlediği yeni hedeflere ulaşmak ve aldığı kararları uygulamak için bir fırsat oluşturur. Ancak yeni yılın ilk saatleriyle, alınan tüm kararlardan, “basit olarak görülse de” vazgeçilmekte veya bir sebepten ötürü bu planlar ertelenmektedir.

Unutulmamalıdır ki, hedeflere bir günde ulaşmak ya da kararları bir günde gerçekleştirmek mümkün değildir. Bu nedenle pes etmek ya da umutsuzluğa kapılmak yerine tüm programı belirli bir zamana yayarak beklemek ve çaba göstermek gerekir. Aceleci olmadan mantıklı ve planlı yapılan tüm eylemler, kişiyi daha güvenli ve gerçekçi olan hedefe taşıyacaktır.

İçinizdeki sese kulak verin…

Kararlar ve hedefleri gerçekleştirme yolunda bazı önerileri dikkate almak, kişiyi motive ederek başarı şansını artırmaktadır. İçinizdeki değişimle birlikte hedeflerinizi de yakalayabilirsiniz…

Nasıl mı?

1- Hayata karşı davranış ve tutumlarınızın nasıl olacağını netleştirin

Hedefinizi belirlerken cümlelerinizi olumlu bir dille kurmaya özen gösterin. “Bundan sonra ağır tatlılar yemeyeceğim” demek yerine “Bundan sonra sütlü tatlıları daha çok tercih edeceğim” gibi… Pozitif olun!

2- Dün yaşanılan olaylar yüzünden yarını kaybetmeyin

Geçmişte ciddi problemler yaşanmış olabilirsiniz. Fakat geçmişe takılı kalmak bugünü yok saymak demektir. “Evdeki hesap çarşıya uymadığında” büyük hayal kırıklığına uğramak yerine yeni yollar denemelisiniz. Asla vazgeçmeyin!

3- İsteklerinizi somutlaştırın ve onları gözünüzün önünden ayırmayın

Hayaller ve istekler, günün yorgunluğu ile strese yenilip zaman zaman unutulabilir. Hedeflerinizi aksatmamak için bunları somutlaştırın ve herhangi bir kağıda yazıp görülebilecek bir yere asın. Göz önünde bulundurun ki unutmaya fırsat bulamayın!

4- Ütopik hedefler belirlemek yerine gerçekçi olun

Hedeflerinizi, hayatınızda ulaşılamayacak ve sadece bir dilekte kalacak noktalar arasından görmeyin. Her insan yeteri kadar kendinin ve potansiyelinin farkındadır. Bu farkındalık çerçevesinde daha güçlü ve gerçekçi hedefler belirleyin. Bu gerçeğin peşinden gidin!

5- Hedeflerinizi gerçekleştirirken kendinize inanın

Olumlu tutumunuzu her zaman koruyun. Hedeflerinizi, kendinize yakın hissettiğiniz kişilerle paylaşın. Onlarla, gerçekleşeceğine inandığınız hedefler üzerinden konuşun. Umut ettiklerinizi sevdiklerinize anlatmaktan çekinmeyin!

6- Çevrenizden destek alın

Hedeflerinizi gerçekleştirmek ve kararlarınızı uygulamak için ailenizden, arkadaşlarınızdan veya bir psikologdan destek alabilirsiniz. Bu durum tetikleyicidir ve yükü hafifletmek için önemlidir!

7- Önceliğin her konuda kendinize ait olması gerektiğini unutmayın

Herkesten önce kendinizi mutlu etmelisiniz. Bu durumu bencillik olarak düşünmeyin. Çünkü mutlu olan, sağlıklı düşünen kişi sevdiklerini ve çevresini de mutlu edebilir. Işıltınız çevrenize yansır!

Kaynak:  www.indigodergisi.com

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER4 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER10 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER11 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER11 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER11 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER12 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER12 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND