Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Yükselen değer: koçluk!

YAŞAM KOÇLUĞU son dönemin yaygınlaşan bir mesleği…Bu meslek hakkında çok şey öğreneceksiniz!

YÜKSELEN DEĞER: KOÇLUK!

Kaynak: Tempo dergisi

Geçmişi 15 yıl olan `coaching mesleği, iş hayatında giderek önem kazanıyor. İş dünyasının koçları yöneticilere taktik veriyor, yönlendiriyor, motive ediyor.

Verimliliği, diğer insanları etkileme, onlarla daha etkili çalışma kapasitesini artırıyor. Kişinin potansiyelini açığa çıkararak performansını artırmasına destek oluyor.

Lloyd Denton, Hande Yaşargil

İngilizcede `mentoring, coaching, çalışan insanlara yol göstermek, danışmanlık ve terapi arasında odaklanan bir iş. Mentor Executive Coachingin kurucusu Hande Yaşargilin de Türkiyedeki tek koçluk şirketi olan Mentoru isim olarak seçişi tesadüf değil!
Hande Yaşargil ve Amerikalı ortağı Lloyd Denton, “İş hayatında hazır reçetelerin, sihirli formüllerin, çok kısa sürede etkisini gösteren dâhiyane çözümlerin olmadığı artık biliniyor.

Kendinizde, ekibinizde, işinizde bir değişim ve gelişim istiyorsanız, bunun için mutlaka zaman ve bireysel emek harcamanız gerekiyor. Koçluk, birebir çalışma yöntemiyle bu değişimin planlı, derin ve kalıcı olarak gerçekleşmesini sağlayan dünyadaki en etkili yöntemlerden diyerek başlıyorlar konuşmaya…

Executive coaching nedir?

Hande Yaşargil: Sporculuktaki koçlukta taktik verme, yönlendirme, motive etme vardır; biz bunu iş dünyasında yapıyoruz. Birebir yönetim danışmanlığı diye çevirmek de mümkün.

Bu konudaki eğitiminiz ne?

H.Y: İÜ Psikoloji mezunu bir psikoloğum. Bunun üzerine İnsan Kaynakları Yönetiminde yüksek lisanslıyım. Sekiz yıl insan kaynakları konusunda aktif bir şekilde çalıştım. En son DBR İnsan Kaynakları Direktörü ve İcra Kurulu Üyesiydim. Çalışırken de Amerikada bir enstitüde kısa terapilerin iş hayatında kullanılmasıyla ilgili bir sertifikasyon programına katıldım. “Bu işi en iyi nasıl yapabilirim diye düşündüğümde, iki alanı birleştirmeye karar verdim.

Koçluk yaparken terapi de yapmış mı oluyorsunuz?

H.Y: Aslında koçluk yapmak, terapi yetkinliklerinin küçücük bir parçası. Bu, bütün terapistler koçluk yapabilir anlamına gelmiyor. Çünkü iş alanında koçluk yapacaksan iş hayatını bilmen gerekir.

Yani diğer koçlardan farkınız var…

H.Y: Evet. Çünkü insanları sadece genel müdür şapkasıyla görmek zorunda değilim. O şirkete neler katabileceğini görmek için geçmişine bakabilirim. Bunu takip edebilecek yetkinliğim var.

Yöneticilere koçluk yapmanın faydası ne?

H.Y: Yönetici seviyesindeki insanların aldıkları her bir kararın şirkete çok büyük bir maliyeti, riski ve etkileme süresi var. Bir yöneticinin aldığı kararın o şirketi etkileme süresi, 3-5 yıl arasında; o yönetici ertesi gün işten ayrılsa bile! O nedenle maddi ve stratejik zararı azaltmak için yardım almaları iyi olur. Yönetici olabilmek için aldıkları eğitimler yadsınamaz; ancak alışkanlıkları da var. Bilgilerini ne kadar hayata geçirebiliyorlar? Karar alırken bilgilerini taze tutmalarını sağlıyoruz. En önemlisi, liderlik özelliklerini daha fazla kullanmalarına katkıda bulunuyoruz.

Lloyd Denton: Şirketler, çok büyük paraları yöneten yöneticilerle çalışıyorlar. Dolayısıyla koçlarla çalışmaları, oldukça fazla para tasarruf etmelerine sebep olabilir! Biz, insanlara ne düşünmeleri gerektiğini değil, bizimle birlikte düşünmelerini söylüyoruz.

Amerikada neden çok fazla koç var?

L.D: İş hayatındaki rekabet arttıkça insanlar, hem psikolojik hem de iş hayatında destek alabilecek uzmanlara ihtiyaç duydular. Böylece koçluk doğdu. Ancak İngiliz bir psikiyatr, bu işin Amerikada hızla popüler hale gelmesinin tehlikesi hakkında Harvard Business Reviewda makale yazdı.

Çünkü psikiyatri eğitimi olmayanlar da bu işi yapabiliyor. Herkesin karanlık noktaları vardır ve bu, bir psikolojik hastalıktan kaynaklanıyor olabilir. Bu noktada bir koça değil, terapiste gitmelisiniz.

Siz, Türkiyede bilinen ilk koçluk şirketisiniz. Koçluk için geleceğin mesleği denebilir mi?

H.Y: Harvard Business Reviewa göre, Amerikada şu an 10 bin koç var; 5 yıl içinde bu rakamın 50 bine çıkması bekleniyor. Yani talep çok fazla. Geleceğin mesleği denebilir. Ama bence Türkiyede sınırlı sayıda yapılacaktır. Terapi, danışmanlık daha yeni kavramlar; koçluğun pazarı yavaş yavaş oluşacaktır. Herkesin kalitesi ve başarısını zaman gösterecektir. Suiistimale çok açık bir konu.

Kimler koçluk yapabilir?

H.Y: Etiğe saygılı olmak, danışanı kollamak, iş ahlakını en yüksek seviyede tutmak gerekli. Üst düzey yöneticilikle ilgili bilgisi ve iş tecrübesi olmalı. Psikolojiyle ilgili olarak `popüler bilgiden daha fazlasına sahip olmalı. Sadece iş tecrübesi ya da psikoloji bilgisi yetmez. Biz, disiplinlerarası çalışıyoruz. Böylece her iki alanı da birleştirebiliyoruz.

Kimlere koçluk almalarını öneriyorsunuz?

H.Y: Üst düzey yöneticilere sürekli kendilerini geliştirme aracı olarak; yönetimde yeni görev alan birine hata yapmaması ve danışması için; şirket içinden birine daha üst düzey bir görev verileceğinde; performans azalmasında ve şirketlere lider yetiştirmede koçluk almalarını tavsiye ederim.

Ne kadar zamanda, ne vaat ediyorsunuz?

H.Y: Minimum 4 ay, 16 seanslık kontrat yapıyoruz. Genelde haftada 1 gün, 1-2 saat buluşuyoruz. Biz, destek olmayı vaat ediyoruz.

Kıvanç Ersöz (E&E Danışmanlık)

Önümüzdeki yıllarda popüler olacağı kesin!

Koçluk nedir sizce?

Bireysel gelişim programıdır. Aslında firmamız, kariyer danışmanlığı yapıyor. Koçluk da o şemsiyenin altında. İlgi ve bilgi sahamıza giriyor. Potansiyel insanların gelişimlerini hızlandırmak için kullanılan birebir destek programı. Onun başarısı için destek vermektir. 360 derecelik aynalı bir odadayız aslında. Birtakım testlerle kişinin kendini değerlendirmesini sağlıyoruz.

Nasıl koç olunur?

Temsilcisi olduğumuz şirket DBM, dünyanın en büyük kariyer danışmanlığı şirketlerinden. Beni, 5-6 ay önce Amerikada ve İngilterede eğitime gönderdiler. Kişinin kendini tanıması ve yönlendirmesiyle ilgili eğitimim ise 5 yıllık. Ancak koçluğun seviyeleri var. Ben şu an, talep olan, orta ve üst düzey yöneticiler için koçluk yapıyorum.

Koçun görevi nedir?

Bir fabrika mühendisine fabrika müdürlüğü verilecektir. Ama bilmediği bir daldır. Bunun için fabrika müdürlüğü yapmış bir koç bulunur. Yani dünyada işleyiş böyle. Üst seviyeye atanan insanın yanına, bu işi yapmış bir danışman buluyorsunuz. Böylece kişinin gelişimi hızlanıyor; co-pilot gibi. Bir de davranışsal olgunluk var. Genç orta kademe yöneticilerde potansiyel görülüyor, ama insan ilişkilerinde, ikna becerilerinde, liderlik özelliklerini kullanmada sorun olabiliyor. 3-6 ay içinde koçları sayesinde davranışsal olarak olgunlaşıyorlar. Çok iyi bir elemansın, ama karizman eksik? Bu nerede satılır ki? Hiçbir yerde! Ama koçu ona görevler verip kontrol ederek bunu başarabilir.

Sonuçta ne oluyor?

Hayata ve olaylara bakış açınız değişiyor. Daha olgunlaşıyor, insanlara ve olaylara daha pozitif bakıyorsunuz. Verimlilik, diğer insanları etkileme, onlarla daha etkili çalışma kapasiteniz artıyor. Bunlar da kişinin liderlik vasfını geliştirmiş oluyor.

Kimlere koçluk yapıyorsunuz?

Orta ve üst düzey yöneticilerle, direktör altı kişilerle verimli direktör olmaları için çalıştım.

Sizce bu, geleceğin işi mi?

Dünyadaki geçmişi 10 yılı aştı. Ama geleceğin işi olduğundan çok emin değilim. Doktorluk gibi bir şey; yanlış kişiler tarafından yapılırsa zarar verebilir. Yeterli eğitim ve tecrübe şart. Ama önümüzdeki yıllarda popüler olacağı kesin. Çünkü kriz sebebiyle piyasada çok sayıda işsiz üst düzey yönetici var. Onlar, `danışmanlık ve `koçluk yapacaklar. Aslında Türkiye için çok başarılı bir girişim olabilir. Çünkü pozitif bakış açısına sahip şirketler daha kârlı ve daha mutlu olur.

MURAT TOKTAMIŞOĞLU NE DİYOR?

Yaşam koçluğu kavramının içi boşaltılmasın

Koçluk nedir sizce?

Koçluk, kontrol etmek ve yönetmek değildir. Bir süreçtir. Bu süreçte koç, birey ve kurum için doğru olabilecek seçenekleri sunan, yanlış olduğunu düşündüğü konularda fikir belirten, fakat son kararı kişiye bırakan bir kolaylaştırıcı, ayna tutucudur. Kısaca koçluk, potansiyeli maksimize etmektir.

Danışmanlıktan farkı nedir?

Koç ve kişinin birebir çalışması ve sadece ihtiyaç duyulan zamanlarda değil, uzun vadede sürekli olarak uygulanan bir program olmasıdır.

Sizin yaptığınız yaşam koçluğunun farkı nedir?

Dünyada son 5 yılın en hızlı büyüyen sektörü diyebileceğimiz `Life Coaching-Yaşam Koçluğu değişen yaşam tarzı içinde, hayatın zorunlu kıldığı ihtiyaçları karşılamaya çalışan bireylerin yaşamlarını kendi istek, yetenek ve ihtiyaçlarına odaklı hedefleri doğrultusunda en iyi şekilde yaşamalarına yönelik ışık tutmayı hedefleyen bir uzmanlık dalı. Bir anlamda, kişinin iş ve özel hayatı arasındaki dengenin korunarak yaşamın daha mutlu, coşkulu, inançlı ve heyecanlı sürdürülmesi için kariyer planıdır.

Yaşam koçluğu nasıl yapılıyor?

Doğru cevaplardan önce doğru sorular sorularak. Ama cevapları koç değil, kişi bulur. Geçmişten bugüne nasıl gelindiğinden daha çok, gelecekte kişinin nerede olmak istediğiyle ilgilenilir. Koçlukta, terapistlerin günlük hayatın getirdiği problemler ve stres yaşayan insanların üzerinde uyguladıkları çözüm odaklı teknikler benzeri yaklaşımlar kullanılabiliyor. Ancak yaşam danışmanlığı, insanların içini dökeceği, ağlama duvarı ya da psikolojik sorunlar için çözüm değildir.

Yaşam koçluğunun ne gibi ilkeleri var?

Etik ve gizlilik ilkelerine bağlılık şart. Danışan-danışman ilişkisi, karşılıklı güvene dayalı bir anlaşmadır.

Kimler yaşam koçu olabilir?

Amerikada bu konuda sertifika programları veren pek çok kuruluş var. Katılımcılarla ilgili bir sınırlama getirilmiyor; ama doktorlar, avukatlar, kariyer yöneticileri, psikolog ve rehberlik uzmanları gibi konusunda uzman kişiler eğitimlere katılıyor.

Siz nasıl bir eğitim aldınız?

Ben, tıp doktoruyum. Aldığım pratik ve teorik eğitimlerde psikoloji, fizyoloji, anatomi, psikiyatri, nöropsikoloji de yer alıyor. 1992de doktorluğa paralel başlayan eğitimci ve danışmanlık kimliğim içinde de birlikte çalıştığım yönetici ve çalışanlara yönelik düzenlediğim eğitim ve danışmanlık içerikleri, gözlem ve tecrübeler; iş hayatındaki yönetici ve çalışan kimliğimle edindiğim 12 yıllık iş hayatı deneyimlerimin önemli katkısı oldu. Ayrıca yurt içi ve dışında katıldığım iletişim, yönetim, liderlik, NLP, takım çalışması ve işletme programlarında da teorik bilgimi geliştirdim.

Bir koç için en önemlisi, yaşam ve iş tecrübesinin olmasıdır. Benim yönetim ve iletişim danışmanı ve eğitimci kimliğim, 50nin üzerinde kurum ve binlerce kişiyle yürüttüğüm eğitimlerin, burada paylaştığım sorunların çözüm üretmemde önemli katkısı olmuştur. Konu insan olunca bir koçta doğruluk, dürüstlük, açık ifade yeteneği, empati ve kendine güven aranan başlıca özelliklerdir.

Hızla yayılan bu kavram için düşünceniz ne?

Kavramın yayılması önemli, ama içinin boşaltılmaması, doğru kişilerin seçilmesi gerekiyor. Yaşam koçluğunun gelecekte Türkiyede çok önemli bir yerinin olacağını düşünüyorum. Amerikada 1990lı yılların ikinci yarısından itibaren yaygın olarak uygulanan `yaşam koçluğu 2000li yılların, geleceğin kuşağının yaşam stilinde önemli yer bulacaktır. Bu kavram, İngilterede de hızla yayılıyor. Bill Clinton, Andre Agassi gibi birçok ünlü, yaşam koçlarından destek alıyor.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND