Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Yeni trend: topluluk yönetimi

Web teknolojisinin değişmesi online tüketimi de değiştirdi. Tüketici 2.0, online ortamda karşısında bir ’insan’ bulmak istiyor. İşte bu noktada devreye topluluk yöneticisi giriyor. Peki topluluk yöneticisi ne iş yapar…

Web teknolojisinin değişmesi online tüketimi de değiştirdi. Tüketici 2.0, online ortamda karşısında bir ’insan’ bulmak istiyor. İşte bu noktada devreye topluluk yöneticisi giriyor. Peki topluluk yöneticisi ne iş yapar…

TÜKETİCİ 2.0 İLE İLETİŞİMİN YOLU: TOPLULUK YÖNETİMİ

Son zamanlarda hem dijital ajanslar hem de sosyal medyada aktif olan markalar tarafından çok aranan bir kişi var. Topluluk Yöneticisi. Yıldızı yükselen bir iş tanımı evet; ama kafaları karıştırdığı da kesin. Quara.com’da gördüğüm bir soru da marka/müşteri tarafındaki kavram karmaşasını gözler önüne seriyor. “Firmamız için bir PR uzmanını işe almak istiyoruz fakat acaba bu bütçeyi iyi bir topluluk yöneticisine ve sosyal ağlara mı harcasak?”

Soru bu. Bir de cevaplar var tabii. Yazılan cevaplardan kitap yazılırdı aslında ama biz şimdilik dosya konusu yapmakla yetindik. Uzman görüşleri aynı. Halkla ilişkiler ve topluluk yönetimi tanımı dijital ortama gelindiğinde ortak noktalara sahip olsa da, birbiri ile yer değiştiremeyecek kavramlar. Peki bu yıldızı yükselen iş tanımının marka iletişimi içindeki önemi nedir? Gelecekte ne olur?

Community Manager – yani Topluluk Yöneticisi – bir marka etrafındaki online toplulukları yaratan, büyüten ve yöneten kişiye deniyor. Aslında topluluk yönetiminin kabaca tarifi, online araçları kullanarak tüketiciler ile ‘insani’ boyutta iletişim kurmak. Markayı daha canayakın hale getirmek. Kullanılan tabir ‘in a human way…’ Tüketiciler dijital ortamda karşılarında bir ‘insan’ bulmaktan hoşlanıyor. Topluluk yöneticisi öncelikle bunu sağlıyor. Ve bu iş tanımı her geçen gün değerleniyor.

‘Sosyal medya ilanlarının %26’sı Topluluk Yöneticisi pozisyonu ile ilgili”

Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz, sosyal medya ve dijital iletişim alanının son yıllarda kariyer.net’teki artan personel talebiyle de dikkat çektiğini belirtiyor. “Sosyal medya uzmanı, yöneticisi veya danışmanı” adları altında kurumlar sosyal medya süreçlerini yönetecek profesyonellere ihtiyaç duyuyor. 2011 yılında iş tanımında bu terimler geçen 100’e yakın iş ilanı yayınlanmış olduğunu görüyoruz. Bu ilanların %26’sı Topluluk Yöneticisi ile ilgili ilanlardan oluşuyor. Yine de bu talebin henüz sayıca çok fazla bir noktaya ulaşmış olduğunu söyleyemeyiz. Ancak sosyal medyanın gelişimine bakarak talebin artacağını tahmin etmek güç değil. Topluluk yöneticisi pozisyonu kesinlikle yükselen bir trend.”

Topluluk yöneticileri, sosyal medyada iletişimin sadece Facebook ve Twitter hesaplarında ürünlerle ilgili post girmekten öte bir dünyanın olduğunun savunucuları aslında. Aynı zamanda da ispatı. ‘Bir topluluk yöneticisi ne yapar, ne yapmalı?’ sorusunu hem yerli hem de yabancı ajanslara sorduk. Cevaplar birbirinden çok farklı değil. Ortaya çıkan kurallar ise yazınca basit görünüyor.

Topluluk yöneticisi dediğin…

– İş tanımını yapınca kolay gibi görünebilir fakat insani ve kişiler arası iletişim becerileri, çabuk kavrama yeteneği, online alanlarda teknik deneyim, bilgi ve ticari anlayış da gerektirir. Aynı zamanda da PR ve pazarlama içgüdüsü…

– İnsanlar markalarla konuşmaz; insanlarla konuşur. Topluluk yöneticisinin yarattığı diyologlar, firmayı bir sonraki basamağa taşıyacak içgörüler için inanılmaz bir kaynaktır; kaynak olmalıdır.

– İçerik yaratmak tabii ki önemli. Fakat bir de tüketici ile karşılıklı iletişimi sağlayabilecek, onların katılımını sağlayacak içerikler/sorular olmalı.

– Sosyal medyada ne dediğin de önemli, nasıl dediğin de. Markanın hikayesini anlatmalı topluluk yöneticileri. Tüketicilere dokunacak hikayeler… Bu yüzden de hedef kitleyi anlayabilmeli, iyi tanıyabilmeli.

– Genelden çok özelle ilgilenmeli. Spesifik konular, spesifik tartışmalar…

– Gelen yorumlara / fikirlere kopyala-yapıştır cevaplar vermemeli. Kişiye ‘ilgilenildiğini’ hissettirmeli.

– Samimi, dürüst, özgün, kaliteli, yaratıcı içerik ve özveri, topluluk yönetiminin olmazsa olmazlarıdır.

– Atılan her adımın topluluk tarafından nasıl karşılanacağını doğru tahmin edebilmeli, neden olabileceği olumlu-olumsuz tepkiler ve sonuçları (krizler dahil) öngörebilmeli.

– Topluluk yöneticisi biraz ‘diplomatik’ olabilmeli.

İyi bir topluluk yöneticisi olmak iyi bir ev sahibi olmak gibidir

Alex Truby, Sosyal Medya Yöneticisi, FreshNetworks, Londra

İyi bir topluluk yöneticisi olmak iyi bir ev sahibi olmak gibidir. Misafirperver… Öncelikle doğru insanları bulmalısınız. Onları iyi ağırlamanız, kendi evlerinde gibi rahat hissettirmeniz gerekir. İletişim kurmanız gereken kitleyi ayarladığınız zaman artık onları etklileşim içinde tutmalı ve eğlendirmelisiniz. Yararlı ve ilginç diyaloglar oluşturmalısınız. Aynı zamanda insanların birbirini rahatsız etmemesini ve uygunsuz diyaloglar yaratmamasını da sağlamalısınız.

Böyle anlatınca kolay gibi görünebilir fakat topluluk yöneticiliği hiç de kolay bir iş değildir. Herkesin yapabileceği bir iş de değildir ayrıca. İnsani ve kişiler arası iletişim becerileri, çabuk kavrama yeteneği, online alanlarda teknik deneyim, bilgi ve ticari anlayış da gerektirir. Aynı zamanda da PR ve pazarlama içgüdüsü…

Bence topluluk yöneticisinde olması gereken en önemli özellik hedef kitlesini anlayabilmesidir. Bunu sağladığınız zaman iş amacınıza yönelik stratejilerinizi oluşturmanız daha kolay olur zaten.

Vets Now adına Facebook’ta köpek sahipleri için oluşturduğumuz Park Bench sayfası, İngiltere’deki en önemli evcil hayvan sayfalarından biri. Aynı zamanda da İngiltere’de etkileşimi en yüksek olan 3. Ve en aktif olan/kullanılan 9. Facebook sayfası. Social Bakers’ın son raporuna göre etkileşim oranımız 0.57%. 6 ayda sıfır hayran sayısı ve hiç bilinmeyen bir marka adından buralara geldik. Bununla da gurur duyuyoruz tabii. Şu andaki hayran sayımız. 46 bin. Bu gelişim ile tabii ki gurur duyuyoruz.

Sizce gelecekte topluluk yönetimi dijital PR’ın yerini alabilir mi?

Sanmıyorum. İyi bir topluluk yönetimi stratejisi, bir PR stratejisinin sahip olduğu amaçtan ve bakış açısından çok daha fazlasını gerektirir. Evet, PR ajanslarının sosyal medyaya yatkın ve ilgili olmalı gerekir. Tıpkı topluluk yöneticisinin PR becerilerine sahip olması gerektiği gibi. Fakat birinin diğerinin yerini alacağını düşünmüyorum.

Topluluk yönetimi şu an marka iletişiminin en önemli adımlarından biri

Lara Akış Baruh, Wanda Digital Socialist Group Head

Topluluk yöneticisi, markaya ait topluluk alanlarının oluşturulması, içerik geliştirilmesi, orada oluşturulacak iletişimin yönetilmesini yapan kişilerdir. Topluluk yöneticisinin, markaya ve yönettiği topluluğa hakim olmasının dışında sosyal ağların tüm özelliklerini de etkili bir şekilde kullanmayı bilmesi gerek. Biz Wanda Socialist olarak müşterilerimize “Topluluk Yönetimi” hizmeti de veriyoruz. Hatta Socialist tamamen bunun üzerine yapılanmış bir grup. Topluluk yönetimi, şu an marka iletişiminin en önemli adımlarından biri. Dışında kalmak olmaz…

Wanda Socialist olarak öncelikle hangi markaların hangi alanlarda topluluk oluşturması gerektiğine karar veriyoruz. Bu kararlar sonucunda alanları oluşturuyoruz. Bu alanlarda hangi yorumlara ne şekilde tepki vereceğimizin çalışmasını marka temsilcileri ile koordineli bir şekilde yapıyoruz.

Ekibimiz içerisinde markaya en uygun olabilecek kişiyi seçip onu markanın Topluluk Yöneticisi olarak atıyoruz. Sonra bu markanın hedef kitlesini nasıl oluşturacağımıza dair kreatif süreçlere ilerliyoruz.

Marka kesinlikle tüketicilerine reklam yapar yönde yaklaşmamalı

Sürekli ürün iletişimi yapmak doğru bir yöntem değil sosyal mecralarda. Artık tüketici çok bilinçli olduğundan reklamları direkt yoldan kabul etmiyor. Bu yüzden iletişim mutlaka ilgi çekici ama ürünle mutlaka bağlantılı olmalı. Ayrıca kendi hesaplarımız için bizim kendi içimizde belirlediğimiz bir kural var. O da sayfada yapılan her şeyin kreatif yapıda olması. Çünkü topluluk yönetimi her şekilde yapılabilir. Önemli olan bu konuda farklılaşmak ve tam olarak hedef kitlenin ihtiyaçlarına cevap verebilmek. Pazarlama iletişimi kavramı sosyal medyanın devreye girmesiyle büyük bir değişime uğradı. Artık markalar gerçekten tüketicisinin ne istediğini biliyor. Tüketici de artık yanıt bekliyor. Ve iyi yönetilen markalar tüketicilerinde gerçekten olumlu etkiler bırakıyorlar. Eskiden varsayımlar vardı. Şimdi ise gerçekler ve tatmin edilmeyi bekleyen müşteriler var.

Türkiye’nin bu konuda çok ilerlediğini ve birçok ülkeden daha iyi durumda olduğunu düşünüyoruz. Ancak bazı markalara bu işin önemini anlatabilmek daha uzun sürüyor. Sosyal medya ve topluluk yönetiminin önemi ve başardıkları doğru bir şekilde anlatılırsa çok iyi işler çıkabiliyor. Başarı tamamen buna bağlı.

Gelecekte topluluk yönetimi dijital PR’ın yerini alabilir mi?

Topluluk yönetiminde ve dijital PR’da ulaşılmaya çalışılan hedef kitleler çok farklı. Bu iki kavramın birbirinin yerini alacağını düşünmüyoruz. İlerde topluluk yönetimi de dijital PR da kendi alanında detaylanacak ve kendi ara dallarını yaratarak belki de yepyeni iş kolları yaratacak.

Topluluk yönetimindeki en can alıcı nokta alışılagelmiş iletişim modelini bırakmaktır

Philippe Vellozzo, Online İtibar Proje Yönetmeni, Comptoirs du Multimedia, Paris

Topluluk yönetimi; tüketicilerin marka veya kurum ile etkileşime geçiş sürecini ve şeklini operasyonel ve stratejik anlamda yönetmektir.

Topluluk yöneticisi de markanın/kurumun bir veya birden fazla sosyal medya platforumunda gerçek diyaloglar, oyunlar, özel kampanyalar, indirimler, haberler vs üzerinden insanlarla (sadece hali hazırdaki tüketicilerin değil) iletişim kurmasına yardımcı olan ve etkileşim kuran, bu çift yönlü ilişkiyi kolaylaştıran ve yöneten kişidir.

Topluluk yönetimindeki en can alıcı nokta ve gereklilik, alışılagelmiş iletişim modelini bırakmaktır. Tabii ki bunu marka stratejisine uygun bir şekilde yaparak. İnsanlarla iletişim kurmak ve onların marka ile etkişelimi sağlamak sadece bir ‘iletişim’ değildir. Bu planlı bir aksiyondur.

Sizce gelecekte topluluk yönetimi dijital PR’ın yerini alabilir mi?

Bence topluluk yönetimi dijital PR’ın yerini almaz. Olacak olan – daha doğrusu olması gereken şey, PR ajanslarının sosyal medyaya ve özellikle de bloggerlara daha fazla önem vermesi.

‘Topluluk Yöneticisi’ out, ‘Etkileşim Mühendisi’ in

Ali İhsan Altıparmakoğlu, Digitaliz Kurucu ve Yönetici Ortağı

Markaların sosyal ağlar üzerindeki sayfalarında oluşturulan iletişim stratejisine göre içerik girişleri yaparak diyalog başlatan ve bu diyaloğu ilerleten kişi olarak genel bir tanım yapabiliriz topluluk yöneticisi için. Biz, topluluk yöneticisi kavramı yerine “Etkileşim Mühendisi” kavramını kullanmayı tercih ediyoruz. Etkileşim Mühendisliği’nin tanımını ise şu şekilde yapabiliriz; “Özellikle sosyal medyada yürüttüğü iletişim çalışmalarında, dijital dinamikler paralelinde nasıl etkileşim yaratılacağı konusunda yetkinlik sahibi kişi”. Kısacası “Topluluk Yöneticisi” out, “Etkileşim Mühendisi” in. Topluluk Yönetimi yani etkileşim mühendisliği de ajans olarak ana hizmet kalemlerimizin başında geliyor.

Bu anlamda topluluk yönetimi çatısı altında iletişim stratejisinin oluşturulması, etkileşim yaratılması, içerik üretilmesi, marka ihtiyacına göre 7/24 moderasyon, sadakat programı, facebook reklam stratejileri ve raporlama gibi çalışmalar yürütüyoruz. Bunlara ek olarak sosyal müşteri hizmetleri (Social CRM), online itibar yönetimi ve viral projeler de hizmetlerimiz arasında.

İş zor ve pek hata götürmüyor

Samimiyet, özgün, kaliteli ve yaratıcı içerik ve özveri topluluk yönetiminin olmazsa olmazlarıdır. Şunu açıkça ifade etmeliyim bu iş zor ve pek hata götürmeyen bir iş. Markalar, profesyonel ve tecrübeli ekiplerle çalışmalı. Markalar, ancak bu şekilde geçtiğimiz günlerde de yeni örnekleriyle karşılaştığımız sosyal medya krizlerinin önüne geçebilir ve topluluk yönetimi çalışmalarından kaliteli ve efektif bir geri dönüş sağlayabilirler. Topluluk yönetimi ile markalar ete kemiğe bürünüyor. Duygular ve markanın kişiliği ön plana çıkıyor. Marka, topluluğu ile girdiği diyaloglar ile onlara daha yakın olma şansını elde ediyor. Böyle bir şans varken markaların bunu değerlendirmemesi, sadakat programı kapsamında pek de mantıklı olmayacaktır.

Çok güzel işlere imza atan ajanslar ve markalar azınlıkta

Çok güzel işlere imza atan ajanslar ve markalar var tabii ki. Biz de bu çalışma ve projeleri gördükçe mutlu oluyoruz ancak bunların azınlıkta kaldığını görmek de aynı oranda üzücü. Bu durumun üç ana nedeni var bana göre. İlki, sosyal medyanın hem markalar hem de ajanslar tarafından hala yeterince anlaşılamamış olması. Sosyal medya fazlasıyla dinamik bir yapı olduğu için, en önemli önceliklerden biri yeni trend ve teknolojilerin takip edilmesi olmalı. Biz zamanımızın önemli bir kısmını buna ayırıyoruz. İkincisi, “Ne olacak, bizim arkadaş hemen size bir Facebook sayfası açar.” mantığıyla hareket eden şirket ve marka yetkililerinin olması. Bu bakış açısı değişecek, bu değişimde tüm yetkin ajans ve sektörden kişiler olarak sorumluluklarımız var ve bu bağlamda her zaman anlattıklarımızı anlatmaya devam edeceğiz. Üçüncüsü ise, markaların halen dijital ve sosyal medya için yeterli bütçeleri ayırmıyor olması. Sektördeki birçok insanla özellikle genel gidişat hakkında konuşuyoruz , neredeyse hepsinin en çok şikayetçi oldukları konu bu. Tabi ki kimsenin moral bozmasına gerek yok. Zaman geçtikçe, sosyal medyanın önemi yeterince anlaşılmaya başladıkça, bu anlamda da olumlu gelişmeler olacaktır.

Topluluk yönetimi gelecekte dijital PR’ın yerini alabilir mi?

Marka hakkındaki bir gelişme veya projenenin farklı kitlelere ulaştıralabilmesi ve bir prestij çalışması olarak icra edilmesinden dolayı böyle bir öngörümüz yok. Dijital PR, ortaya koyduğunuz bir proje, yeni kampanyanız veya kitlelere duyurmak istediğiniz önemli bir mesajınız olduğunda gelecekte de yapılması gereken çalışmalardan biri olarak değerini koruyacaktır.

Topluluk yöneticisinde bulunması gereken en önemli özellik ‘diplomatik’ olabilmesi

Charlotte Lesage, Topluluk Yöneticisi & Pazarlama Analisti, Synthesio UK

Charlotte Lesage, Topluluk Yöneticisi & Pazarlama Analisti, Synthesio UK, Londra

Topluluk yöneticileri firmaların ya da markaların web üzerindeki elçileridir. Topluluk yöneticisi Twitter, Facebook, blog ve forum gibi birçok platform gözlemler, denetler. Bunun yanı sıra resmi hesapları günceller, pazarlama içeriklerini yayınlar ve ‘ilişkileri’ oluşturur.

Bir topluluk yöneticisinin hem sosyal medyaya çok hakim olması hem de iletişim yeteneklerinin çok iyi olması gerekir ki markanın dijital ortamdaki sözcüsü olabilsin. Bence topluluk yöneticisinde bulunması gereken en önemli özellik biraz ‘diplomatik’ olabilmesi.

Gelecekte topluluk yönetimi dijital PR’ın yerini alabilir mi?

Bu kurumun organizasyon yapısına gore değişir. Benim düşüncem topluluk yöneticisi hayranların, tüketicilerin ve hatta ortakların oluşturduğu toplulukları yönetirken, PR ajansları sadece gazetecilerle/haber portalları ile olan ilişkileri yönetecek.

Topluluk Yöneticisi bir nevi sınıf başkanıdır

Uğur Tuncel, Socrates Agency Yönetici Ortak

Topluluk Yöneticisine kelime anlamı olarak baktığımızda, sosyal platformlarda oluşturulan hesaplardaki içerik girişlerini düzenleyen, girilen post ve yorumların sayfa kurallarına uygunluğunu denetleyen, çizilen strateji doğrultusunda da markayı takipçiler ile konuşturan kişidir. Sınıf başkanıdır bir nevi. Gerektiğinde çok konuşanları tahtaya yazar, herkesin huzuru ve mutluluğu için çalışır; sınıfın içinden biridir ama kendi kimliğini bi kenara atıp bir üst kimliğe ulaşıp başka bir benlikle hareket eder.

Takipçiler ve marka arasındaki anahtar bir rol. Bu rolün ortadan kalkması söz konusu olamaz, farklı dijital iletişim çalışması sürüren ajanslar bu rolü farklı şekillerde adlandırıp başka rollerle kombine ediyorlar. Biz bu rolü çok önemsiyoruz ve bu operasyonu ayrı bir iş tanımı içinde düşünüyoruz. Fakat ayrı olması tabi ki yalnız olduğu anlamına gelmiyor. Söz konusu operasyonlar, stratejik, görsel ve metinsel anlamda desteklendiği bir ekiple sürekli bir koordine halinde gerçekleşir.

İnsanlar markalarla konuşmaz; insanlar insanlarla konuşur

Gerçek ve samimi olunmalıdır. İletişime geçmeye çalışılanların insan olduğu kesinlikle unutmamalıyız. İnsanlar, markalarla konuşmaz; insanlar insanlarla ya da kendi oluş biçimlerine yakın varlıklarla konuşur. Konuşma olduğu zaman, bu diyalog daha büyük organik bir topluluk oluşumuna açılan anahtardır. Firmayı belki de bir sonraki basamağa taşıyacak içgörüler için inanılmaz bir kaynaktır. Bunun yanında yurtdışında büyük firmaların konsantre olmaya başladığı bir konu ise faydacılıktır. Tüketicilere/takipçilere sağlanan fayda ön plana çıkmaktadır. Artık bir su markası gibi çok kategorizasyon olmayan bir üründe “Al ben su satıyorum, sağlıklıdır” demesi çok eskide kalmış bir söylem tarzıdır. Yeni yaklaşımda ise “Ben bu suyu yapıyorum ve eğer içersen Ay’a gitmeyeceksin fakat susuzluğun geçecek. Ama sana hayatının genelinde süregelen bir şekilde nasıl katkı sağlayabilirim” şeklindedir.

Türkiye’de bahsettiğimiz yeni yaklaşımı benimseyen marka sayısı umut verir nitelikte; yine aynı şekilde çalışma kaliteleri de artmaya devam ediyor. Bu hizmeti veren ajanslar da bu süreçte markaların daha doğru konumlanması için profesyonel destek vermeye devam ediyor. Yine umuyoruz ki sürecin öneminin farkındalığı gün geçtikçe artmaya devam edecek.

Gelecekte topluluk yönetimi dijital PR’ın yerini alabilir mi?

Bu sorunun cevabı kavramları nasıl tanımladığınızla ilgili. Topluluk yönetimi operasyon olarak, yapılan dijital PR çalışmaları kapsamında değerlendirilebilir. O yüzden birbirinin yerini alma gibi bir şeyden söz edemeyiz.

Topluluk yönetimi marka yönetiminin olmazsa olmazıdır

Gaye Güzelay, Gri Creative Sosyal Medya & Strateji Yöneticisi

Topluluk yöneticisi; geniş anlamda, sorumlu olduğu şirket veya markanın sosyal medyadaki varlığını temsil eder. Başarı kriteri, yaptığı uygulamalar sonucunda “X markası sosyal medyayı etkin kullanan, sosyal medyada hitap ettiği topluluk ile tam zamanlı, birebir ve eksiksiz iletişim kurabilen, geniş bir topluluk tarafından takip edilen ve hakkında konuşulan bir markadır” algısını yaratmaktır diyebiliriz.

Sosyal medya ile ilgili tüm çalışmalarımızı “Sosyal Medya ve Topluluk Yönetimi” kapsamı dahilinde gerçekleştiriyoruz. Topluluk yönetimi yapılmadan, yani konu bütünüyle ele alınmadan sosyal medya yönetimi sağlıklı ve başarılı olmayacaktır.

Topluluk yönetimi, birçok marka ve şirket yöneticisi için hala yeni bir kavram

Öncelikle attığınız tüm adımların, sosyal medya stratejinize hizmet ettiğinden emin olmanız, planlamalarınızı bu doğrultuda yapmanız gerekiyor. Belirlenen yaklaşım çerçevesinde, sosyal medya dinamiklerine uygun içerik oluşturmak önemli işlerin başında geliyor. Hitap ettiğiniz topluluğun ilgisini çeken, onu oluşturan bireyleri ortak noktada buluşturan, paylaşımlarda bulunmasını sağlayan içerikleri oluşturma yeteneğine sahip olmak gerekiyor. Bu noktada, hitap edilen topluluğun tepki ve davranışlarını eksiksiz takip etmek, yorumlamak ve gerektiğinde bu verilere göre yön belirlemek, yaratıcı aksiyonlar geliştirmek de şart. En kritik alan ise attığınız her adımın – bu gelen detay bir soruya verdiğiniz yanıt da olabilir, başlattığınız geniş kapsamlı bir kampanya da- topluluk tarafından nasıl karşılanacağını doğru tahmin edebilmek, neden olabileceği olumlu-olumsuz tepkiler ve sonuçları (krizler dahil) öngörebilmek olarak ortaya çıkıyor. Bunun için, söz konusu markanın veya şirketin topluluk yönetimi stratejisini belirleyen kişilerin, kitle iletişimi konusunda pratiği bulunan, tecrübe sahibi kişiler olmaları gerekiyor.

Unutulmaması gereken bir olmazsa olmaz da, topluluk yönetiminin 7/24 bir iş olduğudur. Dolayısıyla, tam zamanlı yapılan sosyal medya takibine istinaden; gelen tepkilere, sorulara ve yorumlara yönelik anlık aksiyonlar alınması gerekir.

Bugün marka yönetiminin eksiksiz yapılabilmesi için, topluluk yönetimini de kapsayacak şekilde uygulanması gerekiyor. Dolayısıyla marka yönetimi açısından topluluk yönetimi olmazsa olmaz diye adlandırılabilecek kadar önemlidir diyebiliriz.

Türkiye’de başarılı örneklerin arttığını görüyoruz. Diğer yandan Van depreminin ardından yaşanan malum örnekte olduğu gibi, krize dönüşebilen uygulamalara da rastlıyoruz. Topluluk yönetimi, birçok marka ve şirket yöneticisi için hala yeni bir kavram. Bu noktada ajansların markalar için doğru şekilde yönlendirici olmaları, tüm stratejilerini ve aksiyon planlamalarını çok hassas dengeleri de gözeterek yapmaları gerekiyor.

Topluluk yöneticisi pozisyonu, kesinlikle yükselen bir trend

Yusuf Azoz, Kariyer.net Genel Müdürü

Kurumlar sosyal medyayı iş yapış şekillerine daha fazla entegre etmeye başladıkça, bu pozisyona olan ihtiyaç da şüphesiz artacaktır. Sosyal medya henüz gelişmekte olan bir alan olduğu için bu tanımın da zaman içinde dinamik bir şekilde değişebileceğini, farklı kurumların bu pozisyona farklı sorumluluklar yükleyebileceğini düşünüyorum. Şu an şirketlerin sosyal medya uzmanlarını Pazarlama veya Kurumsal İletişim birimleri içinde istihdam ettiklerini gözlemliyoruz.

Sitemizde yayınlanan ilanlara baktığımızda, bu pozisyonun çerçevesinin genel olarak aşağıdaki sorumluluklarla çizildiğini görüyoruz:

– Online topluluklar karşısında şirketin ve ürünün sesi olmak

– Sosyal medya platformlarında topluluğun isteklerini, sorunlarını yönetmek

– Ürün ile topluluk arasındaki bağı oluşturmak ve yönetmek

– Topluluktan geri bildirim toplayarak bunu şirket içinde gerekli departmanlara iletmek

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND