Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Yaşadıklarımızdan çıkarılacak 20 ders

Hayatın anlamını sorgularken hangimiz yakalamadık ki kendimizi… Oysa hayatın anlamı kadar hayattan öğrendiklerimizi de sorgulamamız gerekir. Çünkü hayat tecrübesi en iyi öğretmendir! İşte deneme yanılma yöntemi ile zaman kaybetmek istemeyenler için hayattan öğrenilebilecek 20 ders…

yaşadıklarımızdan çıkarılacak dersler, kişisel gelişim, andrew galasetti

Hayattan Öğrenilecek 20 Önemli Ders

 

Andrew Galasetti imzasıyla internette yayınlanan bu yazı “Keşke bunları önceden bilseydim” diyeceğiniz konularda önerilerde bulunuyor.

Kimbilir kaç defa duymuşsunuzdur, insan en sağlam dersleri yaşarken alır. Hayat tecrübesi en sağlam öğretmendir.
Geçen yıl bir arkadaşım yazdığı makalesinde “Keşke bunları daha önceden bilseydim” başlığı altında uzunca bir liste yayınladı. Ben de düşündüm ki gerçekten de hayatta en çok işe yarayacak bilgileri kitaplardan veya internetteki bloglardan değil bizzat hayatın kendisinden alırsınız.
Elbette bir takım internet sitelerinden veya gazete köşelerinden bir takım bilgi kırıntıları da toplamak mümkün. Ama o kırıntıları kullanıp da yararlı işler yapmak tamamen bize kalıyor. Eğer önemli bir bilgiyi elde etmek için önce başarısızlığa uğramak lazımsa, ne yapalım öyle olsun.

 

Kendi tecrübelerimle öğrendiğim ve samimiyetle inandığım 20 şeyi aşağıda yazdım. Sizin listenizdeki 20 madde belki tamamen farklıdır veya belki sizin listenizde sadece 5 madde vardır, önemli değil. Asıl önemli olan şudur ki sizin bilgileriniz de sizin kendi hayatınızdan, kendi hatalarınızdan ve kendi başarısızlıklarınızdan geliyor. O bilgileri ihmal edecek olursanız, hayatın dikenli yollarında çekecek daha çok çileniz var demektir.

1. FIRSATLARI SİZ YARATMALI VE KOVALAMALISINIZ: 

Fırsatlar çok nadiren kendisini aramayan birilerinin kapısını çalar. Fırsatları siz yaratmalı ve kendiniz aramalısınız. İnisiyatifi ele alıp işleri sizin yürütmeniz ve kapıları sizin açtırmanız gerekecektir.

2. OLUMSUZ DÜŞÜNCE SİZE SADECE DAHA FAZLA OLUMSUZLUK GETİRİR: 

Olumsuz düşüncelere odaklandığınızda bütün görüp göreceğiniz nimet olumsuzluğun kendisi olacaktır. Hayatta olumlu şeyleri aramazsanız, olumlu şeyler başınıza gelse bile siz onun sadece olumsuz yanlarını görebiliyor olabilirsiniz.

3. BULUNDUĞUNUZ KONUM, SİZİN NELER YAPABİLECEĞİNİZİ BELİRLEMEZ: 

Evsiz biri de olsanız, konaklarda da yaşasanız, zengin veya fakir de olsanız veya hatta üniversiteden tam notla mezun da olsanız veya sınıfta kalmış olsanız bile; bunların gelecekte bir etkisi yoktur. Bu görüş açısını destekleyecek çok fazla sayıda başarı öyküsü vardır. Eğer azminiz ve yeteniğiniz varsa ulaşamayacağınız nokta yoktur. Kendi sınırlarınızı ve ufkunuzu siz kendiniz tayin edersiniz.

4. BAŞKALARINA YARDIMCI OLAMIYORSANIZ, KENDİNİZE DE FAYDANIZ YOKTUR: 

Sadece başkaları için kapıyı tutmak veya buna benzer basit bir jest bile olsa sizin hayatınızda mucizeler yaratır. Hem kendinizi harika hissedecek hem de yaptığınız iyilik hayat yolunda bir şekilde size geri dönecektir, siz farketseniz de farketmeseniz de… Başkalarına yardım etmiyorsanız, onlar da size yardım etmeyeceklerdir ve aslında yardım etmeleri de gerekmiyor demektir.

5. KİŞİSEL TUTKUNUZU TAKİP EDİN, PARA DA SİZİ TAKİP EDECEKTİR: 

Tutkunuz varsa ve işinizi yaparken keyif alıyorsanız ben buna “iş” demem. O işte yeni bir şeyler yaratmak için odaklanın ve daha fazla tutkuyla davranırsanız eninde sonunda para size gelecektir. Eğer sadece paraya odaklanırsanız, para size gelmeyecektir çünkü siz sadece miktara odaklanmışsınız demektir, kaliteye değil.

6. KENDİNİZDEN KEYİF ALIN: 

Mümkün olduğunca hoşça vakit geçirin, herşeyi ciddiye almayın. Endişelerinizi kenara itin ve keyifli şeyleri yakınınıza çekin.

7. EĞER KOLAY OLSAYDI HERKES YAPARDI: 

İşte bu yüzden “çabucak zengin olma” reçetelerinin hiçbiri işe yaramaz. Eğer bu kadar kolayu ve çabuk yoldan zengin olmam mümkün olsa o zaman herkes milyoner olurdu. Para kazanmak ve size verilen görevi başarmak sıkı çalışmayı gerektirir ama harcadığınız çabaların karşılığını en sonunda alırsınız.

8. PLANLI OLMAK İYİDİR AMA SPONTAN OLMAK DA İYİDİR: 

İş hayatında ve özel hayatta geleceği planlamak önemlidir ama bu planı çabucak değiştirebilecek durumda olmak da önemlidir. Bazen çeşitli insanlar ve olaylar planlarınızla sizin aranıza girecektir, işte o yüzden yeri gelince planlarınızı değiştirmeniz veya iptal etmeniz gerekecektir. Arada bir spontan olun, o zaman hayat çok daha ilginçleşecektir.

9. PEK ÇOK YETENEĞİNİZ VAR: 

Yetenekli bir atlet veya müzisyen olabilirsiniz ama belki de sizin bilmediğiniz on tane daha yeteneiğiniz olabilir. İnsanlar iyi yapabildikleri bir şey bulunca genellikle ona odaklanırlar ve daha başka hangi alanlarda yetenekleri olabileceğini düşünmezler.

10. ÖDÜL ALMAKSIZIN SIKI ÇALIŞMAYIN: 

Eğer hayat yolunda kendinize iyi davranmıyorsanız, rüyalarınız gerçekleştirmek için sıkı çalışmanın anlamı nedir? Büyük veya küçük başardığınız her zorluğun uygun bir ödlü olmalıdır, bir günlük tatil veya bir dilim kek gibi…

11. PARA MUTLULUK GETİRMEZ: 

Dediğim gibi, peşinde koştuğunuz asıl amaç para olmamalı ama para kazandığınız zaman bir şeyleri başarmış olduğunuzu bilirsiniz. Bunu bilmek de güzel bir histir ve size mutluluk verir çünkü kendi istediklerinizi yapacak daha fazla zaman ve özgürlük kazandığınızı da bilirsiniz.

12. BAŞKA BİRİNİN BAŞINA HER ZAMAN DAHA KÖTÜSÜ GELMİŞTİR: 

Bazen kötü bir gün geçirmişsinizdir ama kötümserliğe kapılmadan önce durun ve düşünün, her gün sizden daha kötü bir gün geçirmiş milyonlarca insan var şu dünyada.

13. BAŞKALARINA İHTİYACINIZ VAR: 

Elinizden geldiğince dost kazanın, arkadaş edinin. Ve asla köprüleri yakmayın. Başarı için başka insanlara ihtiyacınız olacaktır.

14. AÇIK FİKİRLİ OLMAK, DAHA FAZLA BİLGİ EDİNMENİN ANAHTARIDIR: 

Dünya hakkında daha fazla şey öğrenmek için açık fikirli olmanız gerekir. Herşeye bir şans verin.

15. BAŞARISIZLIK ÇOK İYİDİR: 

Başarıya giden en önemli adım değilse bile en önemli adımlardan biri başarısızlıktır. En azından bir kere başarısızlığa uğramanız şarttır ama bir kaç defa başarısızlığa uğrarsanız daha iyidir. Başka türlü öğrenmeniz mümkün olmayan bir sürü şeyi başarısızlıklarınızdan öğrenirsiniz. Ve bir gün nihayet başarıya ulaştığınızda bunun değerini daha iyi anlayacaksınız.

16. PEK ÇOK İNSAN GERÇEKTEN İYİDİR: 

Bu gerçeği çok yakınlarda farkettim. Pek çok insan iyidir ama bunu yabancılara pek göstermezler. Siz onları tanıdıkça ve onlar da sizi tanıdıkça muhtemelen ne kadar iyi insanlar olduklarını göreceksiniz.

17. SÖZLER VE DÜŞÜNCELER HERŞEYİ KONTROL EDER: 

Söylediğiniz veya düşündüğünüz şeyler eninde sonunda gerçekleşir. Başarısız olacağınızı söylerseniz başarısız olursunuz çünkü bunun gerçekleşmesi için nasıl olsa bir yol bulacaksınız demektir. Başarılı olacağınızı söylerseniz de aynı şey olur, bunu gerçekleştirmek için nasıl olsa bir yol bulursunuz.

18. BAKIŞ AÇINIZI GERÇEKLİĞİN TA KENDİSİDİR: 

Bir olayı veya durumu nasıl görüyorsanız, o da öyle var olur. Bir şeyi trajik veya olumsuz olarak görüyorsanız, onun sizin için anlamı odur. Eğer bir şeyi heyecan verici ve olumlu olarak görüyorsanız, o zaman onun sizin için anlamı da öyle olacaktır.

19. İLHAM VE MOTİVASYON HER YERDEDİR: 

Nerede olduğunuzun hiç önemi yok, orada mutlaka size ilham vercek veya sizi motive edecek bir şeyler vardır. Çok uzaktaki bir ülkede savaşa girmiş ve kendidinizi korkunç şartlar bulmuş olabilirsiniz ama gene de orada sizi hayatta tutacak ve daha iyi bir şeyler için çabalamanızı sağlayacak bir şeyler olacaktır. Size düşense o sebebi görüp tanımak ve asla kaybetmemektir.

20. DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİRSİNİZ: 

Her bir insanın doğrudan veya dolaylı olarak dünyayı değiştirebilme gücü vardır. Kendi hayatınızı değiştirdiğinizde doğrudan veya dolaylı olarak dünyayı da değiştirmiş olursunuz. Kendi hayatınızı veya etrafınızdaki insanların hayatını değiştirdiğinizde dünyayı değiştirmişsiniz demektir. Yaptığınız küçük şeylerin dünyada büyük etkileri olabilir.

Yazar: Durmuş Odabaşı
Kaynak: www.haberturk.com

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

Petrol baronunun hayatı kitap oldu

petrol sanayisi, modern oligark, Kalust Sarkis Gülbenkiyan, bay yüzde beş

Sadece yüzde beş hisse ile petrol baronu oldu. Finansal boşlukları fırsata çevirerek servet sahibi oldu. Peki bunları nasıl başardı? İşte dünyanın en zengin insanı olarak ölen Gülbenkiyan’ın hayatı…

Kalust Sarkis Gülbenkiyan: ‘Bay yüzde 5’ lakaplı Üsküdarlı Ermeni iş insanının hikâyesi

Petrol baronu, 1955 yılında dünyanın en zengin insanı olarak ölmüştü

Petrol baronu Üsküdar doğumlu Osmanlı Ermenisi Kalust Sarkis Gülbenkiyan, 1955 yılında dünyanın en zengin insanı olarak ölmüştü. Osmanlı topraklarında bulunan petrol yatakları için imzalanan kontratlardan aldığı komisyonlar nedeniyle ‘Bay yüzde 5’ lakabıyla bilinen Gülbenkiyan’ın hayatı kitap oldu.

Gülbenkiyan’ın hikayesi ve servete kavuşması Jonathan Conlin’in “Bay Yüzde Beş: Dünyanın en zengin adamı Kalust Gülbenkiyan’ın pek çok hayatı” isimli kitabında anlatılıyor.

İstanbul’da doğan Gülbenkiyan öldüğü 1955 yılında modern dönem değerlerine göre 5 milyar sterlinlik servetiyle dünyanın en zengin kişisiydi.

Londra’da Kings College üniversitesinden mezun olan Gülbenkiyan bir Bakü ziyaretinde petrolün önemini kavrayarak Osmanlı’nın Asya’daki tüm topraklarında çıkan petrol kaynakları için yüzde 5’lik hisse garantiledi.

Gülbenkiyan daha 19 yaşındayken hayatının ilk petrol sahasını o zamanlar Rusya İmparatorluğu sınırları içerisinde bulunan Bakü’de görmüştü. Petrolün büyük bir devrim başlatacağını öngören Gülbenkiyan, Orta Doğu’da geliştirdiği ilişkiler ağı sayesinde Osmanlı İmparatorluğu’nun Asya kıtasındaki topraklarında bulunan petrol sahaları ile ilgili imzalanan tüm kontratlardan yüzde 5 komisyon alabileceği bir anlaşmaya imza attı.

Birinci Dünya Savaşı öncesinde imzalanan bu anlaşma o dönemde pek de önemli görünmüyordu. Gülbenkiyan yıllarca bu hisseye sahip olmayı sürdürmek için uğraştı. 1950’lilere geldiğinde dünyanın en zengin petrol sahalarından yüzde 5’lik hisse oldukça büyük bir miktara denk geliyordu.

Jonathan Conlin, kitabında Gülbenkiyan’ın çok da sevilen biri olmadığını yazıyor. Tüccarlık yetenekleri yüzünden pek çok kişiyle anlaşmazlık içine girmiş.

Sovyetler Birliği’nin sermaye sıkıntısına düşmesini fırsat bilerek birinci sınıf bir sanat koleksiyonu da yaratmış.

Gülbenkiyan 1880’li yıllarda şiddet olayları ve Osmanlı içerisindeki karışıklıklar nedeniyle İstanbul’dan ayrılmak zorunda kalmıştı. Londra’da eğitime başladıktan sonra İngiliz vatandaşlığına geçer ve aile şirketini de yavaş yavaş terk etmişti.

Modern Oligark

Gülbenkiyan sanat koleksiyonunu İngiltere ve Fransa’da korurken İkinci Dünya Savaşı’nda tarafsız bir diktatörlük olan Portekiz’e yerleşti ve savaşı kazanan tarafta olmaya çalıştı.

Gülbenkiyan neredeyse her ülkede üst düzey bağları bulunan bugünün terimiyle modern bir oligark olarak yaşamıştı. Gülbenkiyan’ın sınır tanımayan azmi, İngiliz okullarına giden çocukları ve off-shore ticari çıkarlarıyla aslında geçmiş bir küreselleşme çağının ürünü.

Gülbenkiyan kurumsal yapıları kullanarak mülk sahibi oldu, vergi ödememek için kendisinin ve ailesinin ülkeler arasındaki sermaye hareketlerini idare etti.

1931 yılına gelindiğinde Gülbenkiyan’ın serveti 4,6 milon sterlini aşıyordu. Ancak elindeki hisseleri ve borç senetlerini Liechtenstein’da kurduğu bir şirkette tuttuğundan o yıl sadece 100 İsviçre Frankı vergi ödemişti.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra sermaye kontrolünün gelmesi ve ülkelerin sosyal devlet yapılanmasına geçmesiyle küresel anlamda vergiden kaçanlara hoşgörü gösterilmemeye başlandı. Bu yüzden Gülbenkiyan Portekiz’i faaliyetlerinin merkezi haline getirmeye karar verdi. Vergi düzenlemeleri nedeniyle sanat galerilerini de Londra ya da ABD’ye değil, Portekiz’e taşıdı.

Bugün Gülbenkiyan’ın sanat vakfı Avrupa’da en büyük hayırsever kurumlarının başında geliyor.

Ortadoğu’nun büyük güçleriyle aynı masada oynayan, dünyanın finans mimarisinin boşluklarından faydalanan, servete kavuşan ve lüks içinde yaşayan Bay Yüzde 5, Gülbenkiyan geçmiş zaman için eşsiz bir yetenek olabilir ama onun bugün ekonomik sahnedeki varisleri pek de farklı değil.

Kaynak: www.t24.com.tr

Okumaya devam et

MAKALE

Jordanizm: Michael Jordan Başarı Koçunuz Olsaydı?

Jordanizm

“Hayatım boyunca 9000’den fazla şut kaçırdım. Nerdeyse 300 maç kaybettim. 26 kere ‘maçı kazandıracak son şut’u atma hakkını bana verdiler ama kaçırdım! Hayatımda tekrar, tekrar ve tekrar başarısız oldum.’ Ve işte bu yüzden başardım.”

–Michael Jordan

MJ başarı koçunuz olsaydı, size neler önerirdi?

mümin sekman, Manşet, kitap önerisi, kitap, jordanizm, Günter Soydanbay
Jordanizm

Michael Jordan. Basketbolun efsane ismi. Nereden başladı, nereye geldi, nasıl yükseldi? Hayallerini adım adım nasıl gerçekleştirdi? Zorlukları aşmak için neler yaptı? Geleceğine nasıl hazırlandı? Kendini motive etmek için nelere başvurdu? Kariyer konsantrasyonunu nasıl korudu?
Nasıl bir ailede doğdu, nasıl bir aile kurdu? Çocukluk hayali neydi? Hayalini gerçekleştirince neler hissetti? Başarılı kalmak için neler yaptı? Yerinde olmak isteyenlere neler önerdi? En iyi versiyonunu bulmak için kendini nasıl geliştirdi? Kişisel markasını nasıl oluşturdu? Başarısını paraya çevirmek için neler yaptı? Performansını maksimumda tutmak için neleri denedi? Yıkıcı eleştirileri yükseltici kaldıraçlara nasıl çevirdi? Uzmanlar onun başarısını nasıl yorumladı? MJ’nın başarı zekâsını hayallerinizi gerçekleştirmek için nasıl kullanabilirsiniz? O sizin yerinizde
olsaydı, hangi durumda ne yapardı? Başarı koçunuz olsaydı, size neler önerirdi? Tüm bu soruların cevabını Jordan’ın dünyasında beraber arayacağız.

‘Büyük hayranı’ Günter Soydanbay yazdı, Türkiyenin başarı uzmanı Mümin Sekman yorumladı. Ortaya harika bir başarı biyografisi çıktı.

İşte Jordanizm!

Kitabı incelemek için tıklayınız.

Okumaya devam et

MAKALE

Her şeyi bilen Google hakkında bilmiyor olabilecekleriniz

Manşet, google'lamak, google'da gizlilik, google hakkında bilinmeyenler, google

Google aradığımız her sorunun cevabını biliyor. Hatta bazen neyi aramak istediğimizi bile bizden iyi biliyor. Peki biz Google hakkında ne kadar çok şey biliyoruz? İşte Google hakkında bilmiyor olabileceğiniz 10 şey…

Google 20 yaşında: Hakkında bilmiyor olabileceğiniz 10 şey

Google’dan önceki hayatı anımsıyor musunuz? Acilen bir bilgiye ulaşmanız gerektiğinde ne yapıyordunuz?

Bir kelimenin doğru yazılışı, bir restorana nasıl gidileceği, özel ürünler satan bir dükkan ya da bir dağın kıyısındaki çok bilinmeyen bir gölün adı. Her ne arıyor olursanız olun ilk yapacağınız şey Google’lamak.

Forbes’un verilerine göre Google’da her saniye ortalama 40 bin arama yapılıyor. Bu, günde 3,5 milyar arama anlamına geliyor.

Bu süreçte dünyanın en popüler arama motoru, arama motorunun çok daha ötesinde bir şeye; bir reklam platformuna, iş modeline ve durmak bilmeyen bir kişisel bilgi toplayıcısına dönüştü.

Evet, Google’de yaptığımız her aramayla şirket tercihlerimiz ve alışkanlıklarımız hakkında biraz daha çok şey öğreniyor. Peki, siz Google’ı ne kadar biliyorsunuz?

İşte Google hakkında sizi şaşırtabilecek bazı bilgiler.

1. Adı

“Google nedir?” diye sorabilirsiniz. Bir zamanlar hiç bir anlamı yoktu.

Google aslında ardından 100 sıfır gelen 1 rakamını tanımlamak için kullanılan matematik terimi “googol”un yanlış yazılmış hali.

Şirketin ilk günlerinde bir yazılım mühendisinin ya da öğrencinin kelimeyi yanlış yazdığına dair doğruluğu biraz şüpheli hikayeler var.

Hikayelere göre hatalı yazım kabul görünce bu hali artık yapıştı.

2. ‘Backrub’ (Sırt masajı)

Google’ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin aslında Google’ın adını ‘Backrub’ koymuştu.

‘Sırt masajı’ anlamına da gelen kelimenin bu bağlamda masajla bir ilgisi yok. ‘Backrub’ bir internet sitesine, başka bir internet sitesinin verdiği link anlamına gelen backlinklere göre sayfaları bulma ve sıralama sistemine verilen ad.

3. Dengesiz

Google’da her şey hep iş demek değil. Şakacılık da var.

Türkçe “çarpık, eğri” anlamına gelen “askew” kelimesini Google’layıp kendiniz görün.

4. Keçiler

Google yeşil girişimleri desteklediğini söylüyor ve bunlardan biri de çim biçme makineleri yerine, keçilerin hizmetine başvurmak.

Google’ın California’daki büyük genel merkezindeki bahçelerin sık sık bakıma ihtiyacı var ve bu çevredeki çimlerle karnını doyuran 200 kadar keçi görmeniz mümkün.

5. Büyüyen bir şirket

GMail, Google haritaları, Google Drive ve Google Chrome’u yaratan Google 2010’dan bu yana ortalama her hafta bir şirket satın alıyor.

Belki bilmiyor olabilirsiniz ama Android, Youtube, Waze ve AdSense aslında Google’ın.

6. Doodle’lar (Çiziktirmeler)

Google’ın ilk doodle’ı, yani çiziktirmesi 30 Ağustos 1998’de bir “Ofis dışındayız” mesajı olarak düşünüldü. Google’ın açılış sayfasındaki logosunun ikinci o harfinde yanan bir çöp adamdı.

Larry ve Sergey Nevada’daki Burning Man Festivali’ne gidiyorlardı ve kullanıcıların teknik sorunlarıyla ilgilenemeyecekleri mesajını vermek istiyorlardı.

Daha sonra doodle’lar önemli günler ve kişiler için kullanılan bir Google geleneği oldu.

7. Kaçırılmış bir fırsat olarak Google

Larry ve Sergey 1999’da Google’ı bir milyon dolara satmaya çalıştı, ancak fiyatın daha da düşürülmesine rağmen alıcı çıkmadı. Google’ın şu anki değeri 300 milyar dolardan fazla. Birileri çok pişmanlık duyuyor olmalı.

8. Şirketin düsturu

Şirketin başlangıçtaki düsturlarından biri “Habis olma”.

Google’ın bu düstüra bağlı kalıp kalmadığına siz karar verin.

9. Yiyecek önemli, hem de çok

Forbes’a göre Google’ın kurucularından Sergey Brin, daha en başta Google ofislerinin yiyecekten 60 metreden daha uzak olmamasına karar verdi.

Şirketin ilk günlerinde daha mütevazı yiyecekler verilmesine karşın, şu anda Google çalışanları en kaliteli yiyeceklere ve kahvelere sahip.

10. Google’ın en iyi dostu

Google çalışanları, hatta yeni işe başlayanlar bile köpeklerini işe getirmekte özgür. Ancak ofiste nasıl davranacakları ve tuvalet konusunda eğitimli olmaları şartıyla.

Kaynak: www.bbc.com

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

TREND