Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Yarının meslekleri ne olacak?

Yetenek ve ilgilerine uygun meslek seçen bireylerin işlerini severek yaptıklarını ve mesleki başarılarının her gün biraz daha arttığını,buna dayalı olarak daha verimli ve mutlu bir yaşam sürdürdüklerini görüyoruz.Bu konuda doğru karar verebilmek için meslekleri ve kendinizi iyi tanımalı, seçeceğiniz mesleğin kendinize uygunluğunu ölçmelisiniz.

Yetenek ve ilgilerine uygun meslek seçen bireylerin işlerini severek yaptıklarını ve mesleki başarılarının her gün biraz daha arttığını,buna dayalı olarak daha verimli ve mutlu bir yaşam sürdürdüklerini görüyoruz.Bu konuda doğru karar verebilmek için meslekleri ve kendinizi iyi tanımalı, seçeceğiniz mesleğin kendinize uygunluğunu ölçmelisiniz. 

Geleceğin Meslekleri Nelerdir?

Yönetim Bilişim Uzmanı

Günümüzde bilgisayarın evlerimize, hatta ceplerimize kadar girdiği düşünüldüğünde bilişim ve ağ sistemlerinin çalışması sırasında karşılaşılan aksaklıkların giderilmesi noktasında teknolojideki gelişmelerin izlenmesi, donanım ve yazılımların güncel verilerine ulaşılması önemlidir. Bilginin eskiye oranla daha kapsamlı olması, çağdaş yöntem ve araçlarla işlenmesi zorunluluğundan dolayı bölüm mezunlarına giderek artan bir gereksinim vardır.

Endüstri Mühendisliği

Hem iyi bir mühendislik hem de yönetim eğitimi alan endüstri mühendislerine ürünün hammaddeden eşyaya dönüşme sürecinde zaman ve kullanılacak iş gücünün belirlenmesi, işletmenin devamlılığının sağlanmasında kısa, orta ve uzun vadedeki hedeflerin belirlenmesi ve uygulamaların planlanmasında ihtiyaç vardır.

Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği İlişkileri Uzmanı

Avrupa Birliği’nin oluşum süreci, üye ülkelerin birlikten beklentileri, birliğin kurumları ve politikaları ile genişleme sürecine hakim ve Türkiye ile AB arasında ilişkilerin başlangıcından bugüne kadar gelinen gelişim süreci ve ilişkilerin bugün vardığı düzey ve devamlılığı konusunda eğitim alan uzmanlara; Türkiye’nin 14 Nisan 1987 ‘de Avrupa Birliğine tam üyelik başvurusu, Türkiye’nin 6.3.1995 tarihli, 1/95 ve 2/95 sayılı ortaklık konseyi kararları doğrultusunda, Avrupa Topluluğu ile 1.1.1996 tarihinden itibaren Gümrük Birliğine girmesinden sonra artan ihtiyaç 2004 yılında başlayan tam üyelik müzakereleri ile tavan yapmıştır.

Uluslararası Finans … Uluslararası Ticaret Uzmanlığı

Dünya ekonomisindeki gelişmelere bakıldığında refahın kaynağının; mal, hizmet ve sermaye hareketleri olduğu görülmektedir. 20. yüzyılda sanayileşme çağını tamamlayan dünyamız, 21. yüzyıl ile birlikte bilgi çağını kucaklamaktadır. Artık rekabet küreselleşmiş, mesafeler kısalmış, tüm dünyada konu ve kuralları bilmek, öğrenmek ve paylaşmak ön plana geçmiştir. Uluslararası gelişmeler, refahın artması yolunun ticaretten geçtiğini göstermektedir. Uluslararası gelişmeleri izleyen, bunu ülke çıkarları ile birleştiren, küresel rekabete açık, büyük düşünen, ülkemizin potansiyelini değerlendirirken uluslararası rekabette ön plana geçilmesini hedefleyen uzmanlara ihtiyaç giderek artmaktadır.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanlığı

Hareket ve fonksiyonların çeşitli nedenlerle tehdit edildiği durumlarda kişinin bağımsız hareket edebilme vesağlıkla ilgili yaşam kalitesini artırmasında fizik tedavi uzmanlarının uygulamaları önem kazanmıştır. Bu sayede kişinin toplumsal yaşamdan kopmaması, en azından günlük yaşantısına devamı sağlanmış olacaktır.

Elektronik Haberleşme Mühendisliği

Hayal dünyamızı zorladığını düşündüğünüz o bilim kurgu filmlerinin gerçekleştiğini fark ettiğimiz bu bilgi çağında iletişim sektöründeki gelişmelerin sınırları ortadan kaldırdığını görmekteyiz. Dünyadaki uzak mesafe fiber-optik haberleşme sistemleri, uydu televizyon sistemleri, cep telefonları, dünya üzerinde enlem ve boylamdan yararlanarak yer tespiti yapan cihazlar ve bir bölgeden başka bir bölgeye bilgi gönderen teknolojilere bakıldığında bu tesislerin kesintisiz üretim yapmaları, bakımlarının yapılması, yenilenmeleri ve geliştirilmeleri gerektiği düşünüldüğünde bu alanda uzman mühendislere ihtiyaç giderek artacaktır.

Mekatronik Mühendisliği

İnsanoğlunun yaşadığımız kolaylıkların giderek artması için teknolojiden beklentilerinin had safhaya ulaştığı gözlenmektedir. Yaşamımızı kolaylaştıran teknoloji ürünlerininse daha karmaşıklaşmakta ve bu ürünün tasarımından kullanım aşamasına kadar disiplinler arası bir çalışma sonucu ortaya çıktığını görmekteyiz. O yüzden de makine, elektrik, elektronik disiplinlerinin birlikte sunulduğu mekatronik alanından mezun uzmanlara da bu süreçte ihtiyaç artmıştır.

Moleküler Biyoloji ve Genetik … Biyoteknoloji Uzmanı

Teknolojik gelişmelerin tıp alanına yansımaları gözlendiğinde dijital gen haritaları ve tek gen üzerinden bilgi alınarak yazılacak kodların çeşitli hastalıkların tedavi sürecini belirleyeceği ve bu uygulamaların da insan sağlığının devamı ve niteliğinin artmasıyla sonuç vereceği hesap edildiğinde bu bölüm mezunlarının önemi ortaya çıkmaktadır. Ayrıca özellikle günümüzde genetiğiyle oynanmış besin maddelerinin insan sağlığını bozduğu haberleri sıkça duyulurken tarım ve hayvancılıkta istenilen özelliklerdeki ürünlerin elde edilmesinde, mikroplara ve böceklere karşı dirençli olacak şekilde geliştirilmiş bitki çeşitlerinin oluşturulması gibi pek çok alanda yine genetik mühendislerine ihtiyaç duyulacaktır. Özellikle gelişmiş ülkelerde moleküler düzeyde ve biyoteknolojide genetik mühendisliği tekniklerinin gelişmeleri 21. yüzyılın “biyoloji çağı” olacağı görüşünü yaygınlaştırmaktadır.

Psikoloji

Teknolojik gelişmelerin insan yaşamını kolaylaştırmasının yanında bazı olumsuz etkilerinin de olduğu ve giderek karmaşıklaşan günlük yaşantıya uyum sürecinde bazı aksaklıkların görüldüğü açıktır. Sanal arkadaşlıkların artması ve bilgiye her yerden ve her an ulaşılabilmekte olması insanların sosyal diyaloglarında azalmalar yaratmaktadır. Bu, kişilerin güven ve yalnızlık duygusuyla karşı karşıya kalmalarına neden olmaktadır. Ayrıca hızlı ilerlemelerle kuşaklar arası anlayış farkının giderek arttığı gözlenmektedir. Birbirinin dilinden anlamayan kişilerin sayısında çoğalma, anlayış farkının da bu kişiler arasında çatışma yaşanmasına neden olduğu bir gerçektir. Modern insanın karmaşık sosyal ilişkileri ve kendi ile kurduğu olumlu diyalogları sağlaması, toplumdan izole yeni nesillerin artmaması, mutlu olan ve mutlu edebilen bireylerin sayısının artması için yardımcı tampon mekanizma psikologlarca sağlanacağından psikoloji insan var oldukça değerini koruyacak ve değeri daha da artıracaktır.

Görsel İletişim Tasarımı

Günümüzde bir fikir, bir hizmet ya da bir ürünü meydana getirmek kadar, onun bilinirliğini sağlamak da öncelikli zorunluluklardan biri haline gelmiştir. Kurum ve kuruluşların zihnindeki imgesini etkili ve kalıcı şekilde oluşturmakla yükümlü, hedef kitleyi saptayan, yeni iletişim kanalları keşfederek yeni anlatım dilleri oluşturan, bunları kurumsal kimliğin tutarlı bütünlüğü içinde etkili bir biçimde kullanan uzman kişilere ihtiyaç giderek artmaktadır.

Yazılım Mühendisliği

Bilişim ve ağ sistemlerinin çalışması sırasında karşılaşılan aksaklıkların giderilmesi; bilgilerin depolanması ve hızlı bir şekilde paylaşılması noktasında teknolojideki gelişmelerin izlenmesi, donanım ve yazılımların güncel verilerine ulaşılması önemlidir. Güncel verilerin oluşturulması, talebin azaldığı donanımların eksiklerinin belirlenmesi ve talepleri karşılayacak yeni verilerin hazırlanması konusunda yazılım mühendislerine ihtiyaç vardır.

Tıp

Teknolojik ve bilimsel alanda ilerlemelerin insanların yaşam süresinin artmasına, daha sağlıklı ve nitelikli yaşam koşullarının oluşturulmasına katkı sağlaması gerekir. Tıp alanında ileri teknoloji ürünlerinin kullanımıgiderek artmaktadır. Özellikle tedavi süresinin kısaltılması, bedenin en az tahribatla tedavi sürecini tamamlaması ve kişinin sağlığına kavuşması için günümüzde, nano boyutta fonksiyonel olabilen robotlar tasarlanmaktadır. Bu robotlar insan vücudu içerisinde hasarlı organı onarabilecek şekilde kodlanmakta, kodlandığı işlevi de damar içinde gerçekleştirmektedir. İnsanların sağlığını koruma ve geliştirme, hastalık ve sakatlıklarını iyileştirme alanında çalışacak sağlık personellerine ihtiyaç hep vardır ve olmaya da devam edecektir.

Metalurji ve Malzeme Mühendisliği

Metalurji ve malzeme mühendisleri hammadde üretimini, malzemenin sentezlenmesini ve işlenmesini, ürüntasarımını, geliştirilmesini ve üretimini ve ömrünü tamamlamış malzemelerin geri kazanımını kapsayan tüm aşamalarda yer almaktadırlar. Günümüzde bilhassa stratejik malzemelerin üretiminde (bio-teknoloji, , yarıiletken teknolojileri, elektro seramikler, sensörler, yeni enerji kaynakları (bor ve türevleri, Hidrojen), elektronik malzemeler, foto-iyonik malzemeler, Nükleer malzemeler ve teknolojiler, polimerik ve seramik esaslı membran teknolojileri, vs..) çok büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Metalurji ve malzeme mühendisliği bölümü kimya, makine, inşaat, uzay-uçak, elektrik-elektronik, çevre ve tıp alanlarına yayılmış çok disiplinli bir bilim ve teknoloji dalı olarak gelişmesini sürdürmekte ve verimlilik, enerji ve hammadde üçlüsü ile uyum içinde olan üretim süreçlerinin sektöre kazandırılmasında önemli rol oynamaktadır.

Ülkemizde uzman personele duyulan ihtiyaç kadar yardımcı personele yani ara elemana da ihtiyaç vardır. Teknoloji ürünlerinin kullanımıyla ilgili sıkıntılar çıktığında aksaklıkların giderilmesi için görev alacak teknisyenlere ihtiyacımız olacaktır. Ürünün ya da hizmetin kullanılabilir hale getirilmesinde çalışan uzman sayısı bu ürün veya hizmetin piyasaya çıktığında kullanan insan sayısından azdır. Tüketicilerin fazlalığı nedeniyle çıkan aksaklıkları giderecek kadar mesleki eğitim almış kişilere de sektörde fazlaca ihtiyaç vardır. Bu ihtiyacın karşılanması yönünde eğitim veren önlisans programlarından bazıları şunlardır: Otomotiv, endüstriyel elektronik, dış ticaret ve Avrupa birliği, elektrik, iklimlendirme ve soğutma, makine, mekatronik, harita kadastro, sigortacılık, bilgisayar teknolojisi ve programlama vb. gibi. Türkiye sosyal yapısı gereği kendi kişisel ilgi ve yeteneklerinin farkında, alan bilgisi tam, gelişmelere açık, çabuk ulaşıp çabuk uygulayabilen uzmanlara her zaman ihtiyaç duyacaktır.

 

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND