Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Uyku kalitenizi nasıl arttırabilirsiniz?

Günümüzün 3’te biri uyumakla geçiyor. Ve bir çoğumuzun da uyku kalitesi yüksek standartlarda değil. Bu durum ise gün içinde enerjimizin düşmesine sebep oluyor. Peki daha kaliteli bir uyku için neler yapılabilir?

uyku periyotları, uyku kalitesi, en verimli uyku saatleri

Günümüzün 3’te biri uyumakla geçiyor. Ve bir çoğumuzun da uyku kalitesi yüksek standartlarda değil. Bu durum ise gün içinde enerjimizin düşmesine sebep oluyor. Peki daha kaliteli bir uyku için neler yapılabilir?

Uyku kalitenizi arttırmak için uygulayabileceğiniz pratik öneriler

Bir çoğumuz için her gece yeterince uyuyabilmek mümkün değil. Günlük uyku ihtiyacının yeterli miktarda karşılanmış olmasının gün içindeki performansımıza olan etkisi tartışılmaz, fakat son zamanlarda yapılan araştırmalar uykunun miktarından çok kalitesinin önemli olduğunun altını çiziyor.

Life Hacker’da uyku uzmanlarının yardımıyla, bilimsel çalışmalar da baz alınarak kaliteli bir gece uykusunu belirleyen kriterlere yer verilmiş. Uplifers olarak bu kriterleri ve kaliteli bir uyku için yapılması gerekenleri sizler için derledik.

Her şeyden önce ihtiyaçlarınızın ve problemlerinizin iyi saptanması gerekiyor. Kaç saat uykunun bünyeniz için yeterli olduğunu bilmeniz ilk etapta çok önemli.

Her birey üretken olabilmek ve hayatını sürdürebilmek için farklı miktarlarda uykuya ihtiyaç duyar. Her yerde bahsedilen ‘8 saat kuralı’ her birey için farklılık gösterir ve ortalama bir rakamdır.

Neden daha kaliteli bir uyku, daha uzun süreli bir uykudan daha önemlidir?

Hepimiz az uyumanın bünyemiz için zararlı ve tehlikeli olduğunu biliyoruz ancak araştırmalar, ihtiyacımız olan zamandan daha fazla süre uyumanın da aynı problemlere yol açabileceğini söylüyor.  Psychosomatic Research (Psikosomatik Araştırmalar) Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmanın sonuçlarına göre, dinlenmiş ve zinde hissetmek için uzun süre uyumaktan çok kaliteli uyumak önemli.

Peki, kaliteli bir uyku düzenine sahip olmak için nereden ve nasıl başlamak gerekiyor?

Öncelikle uyku saatlerinizi sürekli değiştirerek sizin için en uygun olan uyku saatini belirlemeniz gerekiyor.  Gün içinden uyumak için ayırabileceğiniz 8 saatiniz olsa bile, bu süreyi yatakta dönerek ya da belirli aralıklarla uyanarak geçirmiş olmanızın size hiç bir getirisi olmaz.

Uykuyla ilgili kötü alışkanlıklarınızdan kurtulabilmek için yatağa daha erken girmeyi deneyin. Tıpkı kilo vermek için ilk zamanlar spor salonuna gidip, saatlerinizi harcamanıza rağmen kilo verememeniz ancak zamanla çalışma düzeninizi oturtarak daha az saatte daha fazla kalori yakmanız gibi; ilk etapta yatağa erken girip probleminizin ne olduğunu saptamak ve alışkanlıklarınızı değiştirmek işinize yarayacaktır. Yatakta geçirdiğiniz zamanı optimize etmeyi başardığınızda, çok daha etkili sonuçlar aldığınızı göreceksiniz.

Daha iyi ve kaliteli bir uyku için dikkat edilmesi gereken noktalar

Kaliteli bir uykuya sahip olmak için dikkat edilmesi gereken 3 ana nokta vardır:Hazırlık aşaması,  uyunacak yer ve zamanlama. Stanford Üniversitesi uyku laboratuvarında doktor olan Dr. Nitun Verma, uyku kalitesini arttırabilmek için şu noktalara dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor;

Uykuya hazırlanma

  • Düzenli olarak egzersiz yapın. Öğle saatlerinde spor yapmak, akşam saatlerinde daha kolay uykuya dalmanıza yardımcı olur. Geceleri yatmadan önce egzersiz yapmak ise bu durumun  tam tersi bir etki yaratacaktır.
  • Alarm tonunuz hafif ve yumuşak bir ses olsun. Çok yüksek seste çalan ve rahatsız edici alarm tonları daha fazla yapay ses içerdiği için uyuduğunuz uykunun kalitesini düşürür. Bu nedenle daha doğal ve hafif sesleri alarm tonu olarak seçmeye özen gösterin.
  • Alkol, kafein ve sigaradan uzak durun. Alkol ve sigara rahatlamanıza ve daha kolay uykuya dalmanıza yardımcı olabilir ancak uykunuzun bölünmesine neden olarak uyku kalitenizi düşürürler. Kafein ise hepimizin bildiği gibi uyarıcı olduğu için uyku süremizi kısaltır ve uykuya geçişimizi zorlaştırır.
  • Ekran karşısında geçirdiğiniz zamanı azaltın. Yapılan araştırmalar, elektronik aletlerin uyku dengemize zarar verdiğini gösteriyor. Dr. Verma, yatmadan 1-2 saat öncesinde tüm elektronik aletleri kapatmamızı öneriyor. Telefon, bilgisayar ya da tablet ekranlarından yayılan ışıklar, beynin algılamasını etkileyerek gecenin ikisinde gündüz 2’ymiş gibi yanılsamalara neden olabilir. Bu nedenle ışıklı bir ekrana baktıktan sonra uyuduğunuzda, yeterince kaliteli ve yeterli bir uyku uyumamış olursunuz.
  • Uyumadan önce meditasyon yapın. Hayal kurmak, hayalinizi kafanızda canlandırmak ya da gecenin ortasında uyandığınızda nefes alıp vererek kendinizi rahatlatmak, daha kaliteli bir uyku uyumanıza yardımcı olacaktır.

Uyunacak yerin hazırlanması

  • Yatağınızın gerçekten rahat olup olmadığını kontrol edin. Zamandan tasarruf etmenizi sağlayacak ve sağlığınız için önem taşıyan bir konuda harcama yapmaktan çekinmeyin. Aynı şekilde yastığınızın ve çarşaflarınızın da rahat ve temiz olduğundan emin olun.
  • Sıcaklığı ayarlayın. Yapılan araştırmalar yetişkin bir bireyin uyurken oda ısısının 15-20 derece arasında olması gerektiğini söylüyor.
  • Işığın kapalı olmasına dikkat edin. Daha önce de belirttiğimiz gibi, yapay ışıklar beynin dengesini bozarak gece ve gündüz kavramlarını karıştırmanıza neden olur.

ZamanlamaUykunun hayatımız için ne kadar önemli olduğunu ve yeterli uyumamız gerektiğini biliyoruz, ancak kaliteli bir uyku için, her gün aynı saatte yatmaya ve aynı saatte kalkmaya özen göstermelisiniz. Uyku döngünüzün sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için vücudunuzu düzenli olarak bu döngüye alıştırmanız gerekiyor.

Bu nedenle hafta sonları geç uyanmayı ya da geç yatmayı hayatınızdan çıkarmalı ve haftanın her günü aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmaya daha fazla özen göstermelisiniz. Aksi taktirde vücudunuzun yaşayacağı etki, jet-lag etkisiyle aynı derecede zararlı olacaktır.

Uykuya hazırlık, yatılacak yer ve zamanlama kaliteli bir uyku için en gerekli olan faktörlerdendir. Bu maddelere dikkat ettikten sonra uyku düzeninizdeki ve uykunuzun kalitesindeki değişiklikleri fark edeceksiniz.

Eğer tüm maddeleri uyguladıktan sonra hala uyku konusunda problem yaşıyorsanız mutlaka bir uyku uzmanıyla görüşmenizde fayda olacaktır.

Kaynak: www.uplifers.com

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Para insanı nasıl değiştiriyor?

para ve insan, para insanı değiştirir mi, para, Manşet, araştırmalar

Çok para insanı değiştirir mi? Zenginlerin daha cimri ve az güvenilir olduğunu gösteren araştırmalar ne kadar doğru? İşte konuyla ilgili yapılan bir araştırmanın tüm detayları…

Bilimsel olarak araştırıldı: Para insanı bozuyor mu?

Kişinin varlık seviyesi arttıkça merhamet ve empati duygularının azaldığı, kişisel çıkar düşüncesinin ise arttığı doğru mu?

Üniversitelerin popüler konuları inceleyerek sosyal yaşantımıza ışık tuttuklarını bilirsiniz. Hayatınızda en az bir kere duyduğunuz ya da sorduğunuz bir konu üzerine Univercity of California Berkeley Üniversitesi’nde de bir grup uzun süren bir araştırma yaptı. Üniversite zengin olmanın insan üzerindeki etkilerini araştırdı ve “Para karakteri bozar mı?” sorusu deneklerle test edildi. Peki, burada ‘bozmaktan’ kasıt nedir? Amerika’daki çalışmada, insanların çok para karşısında davranışlarının değişip değişmediği araştırıldı. Paranın kurallara uyma, nazik olma ya da saygılı davranma gibi davranışları etkileyip etkilemediği incelendi. Sonuçlara bakalım…

Çalışmada önce deneklere Monopoly oynatıldı. Emlakçılık konulu ve zarla oynanan bu oyunda, tıpkı gerçek hayattaki gibi çeşitli yerler satın alarak; kiralama, inşa etme gibi ticari faaliyetlerde bulunup ekonomik olarak güçlü olmaya çalışırsınız.

Oyun bittikten 15 dakika sonra…

Oyuncuların bir bölümü yazı tura atarak, yani tesadüfi biçimde seçilerek, diğer oyunculara göre bazı avantajlara sahip oldu. Oyuna yaklaşık iki kat daha fazla parayla başladılar. Zengin seçilen oyuncular iki zar atarken, diğerleri ise tek zarla kaldı. Ve doğal olarak oyunu zengin başlayanlar kazandı. Gelelim oyun süresince gözlemlenen davranışlara… Zengin oyuncular piyonlarını oyun

tahtasına adeta vurarak ilerletti. Masadaki tabaktan daha çok kraker yediler. Abartılı başarı tepkileri gösterdiler. Fakir oyuncuya kaba ve duyarsız davranmaya ve sürekli ne kadar iyi oynadıklarını ifade etmeye başladılar.

İşin daha da ilginci ise, oyunun başında tamamen rastgele olarak zengin seçilenler, bunu bilmelerine ve oyunun hileli olduğunun açık olmasına rağmen, oyun bittikten 15 dakika sonra; nasıl başarılı olduklarını, mülkleri nasıl aldıklarını, kazanma şekillerini uzun uzun anlattılar. Yani onları başarılı hale getiren çift zar atma durumunu tamamen gözardı ettiler.

“Tüm zenginler böyledir” demek doğru değil

Başka bir deneyde; deneklere 10 dolar verilerek, isterlerse bu parayı yabancılarla paylaşabilecekleri ve bu yabancıların bir daha karşılarına asla çıkmayacağı söylendi. Yıllık kazancı 25 bin dolar olan katılımcılardan paralarını başka bir kişiyle paylaşanların sayısı, yıllık kazancı 150 bin dolar ve üstü olan katılımcıların sayısına göre yüzde 44 oranında daha fazla oldu.

Ama benim favorim, arabalar üzerinde yapılan çalışma… Araştırmacılar sokağa çıktı ve araçlarının değerine göre insanların davranışlarını inceledi.

Amerika’da yaya geçidinde yayaların geçiş üstünlüğü vardır. Yapılan çalışmada bu kural kullanıldı. Bir yaya geçidinde karşıdan karşıya geçer gibi yapan bir yayaya kimlerin yol verip vermediği incelendi. Günlerce yapılan denemelerde ucuz aracı olan sürücülerinin yasayı çiğnemediği; pahalı araç sürülerinin yarısının ise yasayı çiğnediği görüldü.

Daha birçok çalışma ve deney yapan ekibin bulgularına göre, varlıklı bireyler müzakerelerde yalan söylemek, iş yerinde kasadan para çalmak gibi etik olmayan davranışları onaylamaya ve rüşvet almaya daha yatkın. Kişinin varlık seviyesi arttıkça merhamet ve empati duygularının azaldığı ve kişisel çıkar düşüncesinin arttığı da bir başka sonuç.  Ancak “Tüm zenginler böyledir” demek doğru değil. Paul Piff’e ait bu çalışmanın detaylarını kişisel web sitesinde detaylı inceleyebilirsiniz.

Kaynak: www.milliyet.com.tr

Okumaya devam et

MAKALE

Uykuya dalarken düşme hissi yaşıyor musunuz?

uykuya dalarken düşme hissi, uyku, hipnik seğirme

Tam uykuya dalarken birden düşme hissine kapılıp vücudumuzun silkindiğini çok görmüşüzdür. Peki, bu his neden oluşur? Bu hissi yaşayanlar ne yapmalı? İşte yanıtı…

Uykuya dalarken düşme hissi neden oluşur?

Tam uykuya dalarken birden düşme hissine kapılıp vücudumuzun silkindiğini çok görmüşüzdür, ama neden?

Tam uykuya dalarken birden düşme hissine kapılıp vücudumuzun silkindiğini çok görmüşüzdür. Oldukça yaygın olan bu hisse beyindeki iki bölgenin kontrol çatışması neden oluyor.

Bunu bir rüyanın parçasıymış gibi algılıyorsak boşlukta düşüyormuş hissi oluşur; buna hipnik seğirme denir. Beynimiz uyku için çevreyle bağlantısını keserken ortaya çıkan bir çatışmanın göstergesidir bu.

Uykuda vücudumuz felç olmuş gibidir ve dış dünyadaki olaylara duyarsız hale geliriz. Ama kas kontrolümüz düğmeye basılmışçasına durmaz.

Beynimizde adlı bölge nefes alma gibi temel fonksiyonları kontrol eder ve tetikte olma duygusunu hissettirir bize.

Öte yandan görmeyle ilgili (optik sinir önündeki bölge) ise yorgunluğu düzenler.

Uykuya dalma sırasında retiküler aktivasyon sistemi vücudumuzun kontrolünü elden bırakırken ventrolateral çekirdek denetimi ele alır. Bu yavaşça kısılan bir lamba düğmesi gibidir, ama her zaman pürüzsüz işlemeyebilir.

Uyanıklığı sağlayan enerji kalıntıları ani yükselişe geçtiğinde seğirme hareketleri görülür. Fakat bunun nedeni tam olarak bilinmiyor. Hızlı göz hareketlerinin tersine bu seğirmelerin rüya gören beyinle bir ilgisi yoktur. Bundan ziyade günün son kalıntıları gibidir.

‘Patlayan kafa sendromu’ adı verilen ve insanın kafasının içinde bomba patlıyormuş gibi sesler duymasına neden olan tuhaf rahatsızlıkta da benzer belirtiler görülür. Beynin uyanık ve uykuya geçen kısmı arasında bir kontrol mücadelesi vardır ve bu şimşek çakması gibi ışıklar görmeye ve yüksek sesli patlamalar duymaya neden olur.

Bazı ileri vakalarda bu olgu aşırı uykusuzluğa ve hatta bedenin bilinmez güçler tarafından ele geçirilmesi iddialarına bile neden olmuştur.

Fakat genel olarak burada endişe edilecek bir durum yoktur. Uykuya dalma anında ortaya çıkan ilginç bir çatışma halinden ibarettir.

Kaynak: www.t24.com.tr

Okumaya devam et

MAKALE

Kağıt kesiği neden canımızı çok yakar?

Manşet, kağıt kesiği nasıl geçer, kağıt kesiği, evrim ağacı

Ufacık bir kağıt kesiği canımızı beklediğimizden çok daha fazla acıtır. Peki, bunun nedeni nedir? İşte www.evrimagaci.org yazarlarından Çağrı Mert Bakırcı açıklıyor…

Kağıt Kesiği Neden Çok Acıtır?

Standart bir A4 kağıt ortalama 0.05 milimetre kalınlığa sahiptir. Standart bir tıraş bıçağı 0.23 milimetre kalınlığa sahiptir. Bir tıraş bıçağının kestiği yaranın acısı anlaşılır; ancak ondan 5 kata kadar daha ince olan kağıdın, kimi zaman arkasında hiç kanama izi bile bırakmaksızın açtığı yaralar neden bu kadar fazla acır? 

Normalde bir kağıt, insan derisini kesebilmek için fazlasıyla yumuşaktır. Belli bir keskinliğe ulaşmak için, belli bir sertliğin de olması gerekir. Fakat kağıdı bu kadar kesici yapan, aşırı ince olmasıdır. Kesiği açan kenarın yüzey alanı çok küçük olduğu için, çok yüksek basınç uygulayabilir. Bu basınç, deri katmanını yararak “kesik” dediğimiz olaya neden olan kuvvet dağılımıdır. Basınç, uygulanan kuvvetin yüzey alanına bölümüdür. Dolayısıyla çok küçük yüzey alanı (örneğin kağıdın kestiği incecik kenarın yüzey alanı), çok yüksek basınç anlamına gelir.

Kağıt kesikleri genellikle büyük bir kağıt grubu içerisinden, tek bir kağıdın ayrılması sonucu oluşur. Yani tek bir kağıt ile elinizi kesmeniz çoğu zaman zordur. Bunun nedeni, tek bir kağıdın gerekli kuvveti kesiği açma süresi boyunca uygulayamayacak kadar esnek ve yumuşak olmasıdır. Yani kağıdın kenarı elinizi kesmeye çalışsa da, yarığı açamadan hemen bükülecektir. Fakat yeni açılmış bir kağıt destesi (kimi zaman “kağıt topu” olarak bilinir) içerisinden kıvrılarak ayrılan tek bir kağıt, destenin geri kalanından güç alarak bükülmeden durabilir. Bu da, kağıdın parmağınızı kesebilmesini sağlayacak kuvvetin yeterince uzun süre uygulanabilmesine izin verir.

Gelelim acının nedenine… Parmaklarımızın ucunda aşırı fazla sayıda nosireseptör adı verilen acı algılayıcı sinir ucu bulunur. Bir kağıt kesiği, bu sinirlerin çok fazlasını aynı anda uyarabilecek kadar geniştir. İncecik kesik kanamaya neden olmadığı için, bu sinirlerin ucu, havaya temas edecek şekilde açıkta kalır. Yani yarıktan dışarı doğru bakan reseptörler, sürekli dış ortama maruz kalır. Kağıt kesiklerinin o sinir bozucu acısı bu reseptörlerin açık hava nedeniyle sürekli beyne sinyal göndermesinden kaynaklanır.

Kimi zaman derin kağıt kesikleri de görülür. Bunlar, daha uzun bir yüzey boyunca olan, daha derin kesiklerdir. Bunlar kimi zaman dışarıya hafifçe sızan, çoğu zamansa yarığın içerisinde biriken kanamalara neden olur. Kesik sırasında kağıdın yüzeyinde ve fiberleri içerisinde bulunan koruyucu kimyasallar (örneğin beyazlatıcılar), vücuda geçer. Bu kimyasalların yakıcı etkisi, beynimizde acı olarak algılanır. Bu da, kağıt kesiklerinin neden olduğu acının yaygın görülen ikinci bir nedenidir.

Tüm yaralar gibi, kağıt kesikleri de temizlendikten sonra yara bandıyla kapatılabilir. Fakat yine de, yarık boyunca parmak etinin iki tarafının sürekli farklı hızlar ve yönlerde oynayabiliyor olması, rahatsız edici acının uzun sürekli bir şekilde devam etmesine neden olacaktır. Çoğu zaman yara 2-3 gün içerisinde tamamen iyileşir ve acı kaybolur.

Yazar: Çağrı Mert Bakırcı
Kaynak:  www.evrimagaci.org

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER11 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND