Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Ünlülerin zorlu başarı hikayeleri

Şimdi okuyacağınız başarı öykülerinin ortak noktası kahramanlarının “yıldızlar ligine” çoktan yükselmiş olması oluşturuyor… Tabii bir de bu noktaya gelmek için her şeyi riske atmanın yanı sıra her türlü güçlüğe göğüs germelerini de gözden kaçırmamak gerekir…

Ünlülerin zorlu başarı hikayeleri

Şimdi okuyacağınız başarı öykülerinin ortak noktası kahramanlarının “yıldızlar ligine” çoktan yükselmiş olması oluşturuyor… Tabii bir de bu noktaya gelmek için her şeyi riske atmanın yanı sıra her türlü güçlüğe göğüs germelerini de gözden kaçırmamak gerekir…

25 Zorlu Başarı Hikayesi

Şans her zaman önemli bir etkendir ama asıl karşılığını milyon dolarlar şeklinde alabileceğiniz şey sıkı çalışmadır. Günümüzde yeni yeni ortaya çıkan endüstri destekli ergen yetenekleri unutun, bu yıldızlar şimdi oldukları yere gelmek için herşeyi riske attılar, bir çok zorluğa göğüs gerdiler ama sonunda başardılar. Ünlülerin zorlu başarı hikayelerine bir göz atalım…

Lady Gaga

“Ailemi terk ettim. Bulabildiğim en ucuz apartmanı kiraladım. Birileri beni dinlemeye başlayana kadar b*ktan başka bir şey yemedim.” Bu söz şuan Lady Gaga olarak tanıdığımız yıldızın hayatinin sanat okulunu bırakıp müzik kariyerinin pesine düştüğü bölümünü çok iyi özetliyor.

Amber Riley

Glee’den tanıdığımız yıldız American Idol tarafından geri çevrilmekten çok mutlu olduğunu açıkladı. “Eğer geri çevrilmeseydim ne kendimi zorlamaya çalışırdım ne de kapasitemin sınırlarına ulaşabilirdim” diyen yıldız diziyi bırakın Beyaz Saray’da bile şarkı söyledi. Her şeyin onun için iyi gittiğini söyleyebiliriz.

Simon Cowell

Simon Cowell denen adamın 29 yaşına kadar ailesiyle yaşadığını biliyor muydunuz? Bu ona bir engel olmamış olacak ki 2002’de kurduğu plak şirketi Syco Music bir kaç başarılı ‘transferle’ şuan olması gereken yerde – Columbia Records ve Sony BMG ‘nin bir parçası şuan.

Shia LeBeouf

Babası hiç bir düzenli işte çalışamayan bir Vietnam gazisi annesi ise bir sanatçı. Zaten bu ikilinin birlikteliği de pek uzun sürmemiş parasal sıkıntılardan dolayı yollarını ayırmışlar. Başarı hikayesine sarı sayfalardan bulduğu bir ilanı arayıp olmayan menajerinin taklidini yaparak, kendinden üçüncü tekil şahıs yoluyla bahseden LeBeouf şuan büyük bir yıldız.

Mark Wahlberg

Jennifer Aniston, Leonardo DiCaprio ve Alec Baldwin gibi oyuncularla aynı filmlerde gözükmeye başlamadan önce Mark sokakta hayatta kalma savaşı veriyordu. Hırsızlık yapan ve uyuşturucu satan oyuncu en dibi cinayete teşebbüsten 45 gün hapis yatınca gördü ama bunların hiçbiri onu yıldırmadı.

Harrison Ford

İlk filmi ‘Dead Heat on a Marry-Go-Round’ çekimlerinin hemen ardından stüdyo sorumlusunun “Sende ışık yok çocuk.. Sende yok.. Şimdi çık dışarı” sözleriyle karşılaşan Harrison Ford herhalde Indiana Jones olurken bunu pek kafaya takmamış.

Oprah Winfrey

Oprah bir televizyon kanalı tarafından televizyon için uygun olan ölçülerin üzerinde olduğu gerekçesiyle sunuculuk işinden atılmış. Bugün Oprah istese o kanalı satın alıp kendi oyun bahçesi yapabilir.

Marilyn Monroe

Seks sembolü olmadan önce Marilyn Monroe’ye bir modellik ajansı görevlisi şöyle demiş; “Sekreterlik öğrensen iyi olur yada git evlen.”

Elvis Presley

Şuan dünyada kendini tanımayan insanın olmadığını düşünsek de 1954’de Elvis Presley bir hiç kimseydi. Grand Ole Opry’deki ilk performansının ardından işten atılan Elvis’e mekanın menajeri kamyon sürmeye geri dönmesini tavsiye etmişti.

Hillary Scott

Hillary iki kere Amaerican Idol seçmelerine katıldı, ikisinde de geri çevrildi. “Jürilerin önüne hiç çıkamadım. Prodüksiyon asistanları ve stajyerlerinin önünde söyledim şarkımı ama olmadı.” diyen şarkıcı aldığı Grammy’lerle onu geri çevirenlere gününü göstermiştir herhalde.

Walt Disney

Disney adını duymadan çocuk olmuş olanımız var mı? Disney şuan milyon dolarlık yapımlar ve eğlence parklarıyla bir endüstri devi ama Walt Disney bile zor günlerden buraya geldi. Çizerlik yaptığı bir gazeteden yeteri kadar yaratıcı olmadığı ve hiç iyi fikirlerle gelmediği gerekçesiyle atılmıştı.

Nicole Scherzinger

Seksi yıldız Pussycat Dolls’a katılmadan önce danseden bir diş fırçasını canlandıracağı bir diş macunu reklamı seçmesinde reddedilmiş. Onu reddeden şahsı gönülden kutluyoruz.

Mark Zuckerberg

Okulu bırakan en milyoner insanlardan biri de Mark Zuckerberg. Harvard’da öğrencilerin birbirinin çekiciliğini karşılaştırdığı FaceMash sitesiyle başlayan macera dünyanın en büyük networkü olan Facebook’a kadar gitti.

Oliver Stone

Ünlü yönetmen Yale Üniversitesini bıraktı, kitabı yayıncılar tarafından reddedildi ve Vietnam’a İngilizce öğretmenliği yapmak iç’in atandı ve hatta Amerikan ordusuna alındı. Sonrada gitti ve birçok Oscar’lı savaş filmi yaptı.

Michael Jordan

Üniversitenin ilk senesinde basketbolu deneyen efsanevi oyuncu o zamanlar kısaydı ve takıma giremedi. Bir kaç senelik çok sıkı çalışmanın ve 10 santim daha uzamanın sonunda NBA yıldızı olma yoluna çoktan girmişti bile. Kariyerinin sonunda ise gelmiş geçmiş en iyi basketbol oyuncusu ünvanını taşıyor olacaktı.

Jerry Seinfield

Jerry bir komedi kulübünde sahneye ilk kez çıktı, dona kaldı ve yuhalandı. Sonraki akşam geri gitti bütün setini bitirdi ve seyirciyi kahkahaya boğdu. Sonrasında ise 200 milyon dolarlık anlaşmalarla kendi TV şovu Seinfield’ı yapmaya başladı.

Colbie Caillat

American Idol’a katılıp geri çevrilen sonrasında da Grammy alan yıldızlardan biri de Colbie. Zaten oda bu durumdan mutlu; “Hazır değildim, Utangaçtım, Heyecanlıydım. En iyisi değildim. Bu yüzden beni seçmedikleri için mutluyum”.

The Beatles

Tartışmasız dünyanın en başarılı müzik grubu olan the Beatles bile bir plak şirketi tarafından reddedilmişti. “Tarzınızı sevmedik ve gitar müziğinin pek de geleceği yok” diyen yapımcılar grubun sonraki başarısını gördükten sonra her gün kan ağlıyorlardır büyük ihtimalle.

J.K. Rowling

Bütün dünyanın okuduğu Harry Potter serisinin yazarı düzinelerce yayıncı kuruluş tarafından geri çevrildi. Şimdi hepsi çok üzülüyordur.

50 Cent

50 Cent’de hayata kaymaklı yerinden başlamayanlardan, daha 12 yaşında uyuşturucu satmaya başlayan ve 9 kurşunla vurulmasına rağmen hayatta kalan yıldızın geri dönüşü mükemmel oldu. Şuan o dünyanın en çok kazanan rapçilerinden bir tanesi.

Richard Branson

Şuan yaklaşık 4.2 milyar dolar serveti olan birinin 16 yaşında okuldan kötü akademik performansı ve disleksisi nedeniyle okuldan atıldığını kim tahmin edebilirdi ki? Daha gençlik yıllarında ‘Student’ adlı bir dergiyle iş hayatına giren Branson hiç arkasına bakmadan ilerledi ve Virgin imparatorluğunu kurdu.

Jim Carrey

Jim Carrey’de genç yaşta okulu bırakanlar kervanından. 16 yaşında okulu bırakıp komedi kariyerinin peşine düşen ünlü komedyen Living Colour’daki rolüyle parayı vurana dek çok yol kat etti.

 Katty Perry

Katty Perry bir gecede yıldız olmadı. 15 yaşında ilahi-rock yaptığı ilk albümüyle müzik piyasasına adım atan yıldız Hristiyan müzik piyasasında tutunamadı ve 2001’de plak şirketi ona çıkışı gösterdi. 17 yaşında Los Angeles’a taşınan yıldız iki plak şirketinden daha aynı tepkiyi aldı. Kendi şarkılarını kaydetmeye başlayan güzel şarkıcı ‘Yeni Kelly Clarkson’ olmayı reddetti ve her zaman ‘İlk Katty Perry’ olmaya çalıştı. Hikayeden çıkarılacak ders – Başkası değil kendiniz olun.

Steven Spielberg

Spielberg tam tamına üç kere bir film okulu tarafından reddedildi. Sonra girdiği başka bir okuldan da yönetmen olmak için ayrıldı. 30 sene ara verdiği okuluna ise geri dönüp diplomasını almayı unutmadı.

Jay-Z

Asil adi Shawn Carter olan unlu rapçi hayata adete bir sıfır yenik başlamış. Brooklyn’de sosyal konutlar da yaşamına başlayan yıldız, 11 yaşında uyuşturucu satmaya başlar. Bir sene sonra ise yüzüğünü çalan uyuşturucu bağımlısı kardeşini vurur. “Hayatım bitti sandım. Sonsuza dek hapishanede kalacağım dedim kendime” diyen rapçi ise şuan Hip-Hop dünyasının en çok kazananlarından biri.

Kaynak: www.milliyet.com.tr

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et

MAKALE

Podcast yapmak cesaret istiyor

Podcast son dönemde özellikle gençler arasında hızla yayılıyor. Bunda gencin özgürlüğüne imkan tanıması hiç kuşkusuz önemli bir faktör. Ancak podcast üretimi yapan uzman sayısı yeterli değil. Bunun en önemli nedeni ne olabilir?

Podcast yapmaya başlamaktan neden çekiniyoruz?

Kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen bazı şeyler var…

Podcast’ler dünyada her geçen gün artmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük podcast ağı olan Podfresh’in bile şimdiden çeşitli kategorilerde 100’e yakın yayını bulunuyor. Yalnızca ABD’de, nüfusun yüzde 75’i “podcast”in ne demek olduğuna aşina durumda. Ekim 2020 itibariyle ise 1,5 milyonun üzerinde podcastin olduğunu söylemek biraz ütopik gelse de gerçek bu.

Her gün başlanan yeni podcastler, kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen ve başlamaktan alıkoyan bazı yanlış yanlış bilinen şeyler var. Bu yazımda biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.

Podcast bir iş modelidir

Aslına bakarsanız podcast’ten hemen bir gelir elde etme beklentisi büyük bir hata ve orta vadede motivasyon düşürebilen bir şey. Çünkü Türkiye’de henüz yeni yeni büyüyen, ilginin fazla olduğu ancak reklam modellerinin henüz tam oluşturulmadığı bir ortam söz konusu. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki, ürettiğimiz her türlü içerik, yaratmamız gereken bir pazarlama planının da parçası olmalı ve o doğrultuda bir strateji üretilmeli. Podcast yayınlarını yaymanın sadece içerik pazarlamasıyla bittiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Birçok platformda çok sayıda niş podcastin olduğu bir arenada, bunu bir işe çevirme düşüncesinden önce içeriğimizi iyi oluşturmayı düşünmek daha yerinde olacaktır. Çünkü salt gelir eldetmekten ziyade podcastimizi aynı zamanda kendimize bir network oluşturmak için de kullanacağız ve podcastimizi de bu network dinleyecek. 

Profesyonel bir stüdyo olmadan başlanmaz

Ben şahsen podcastlerime ufacık bir odada, sesimdeki yankıyı kesmek için üzerime battaniye örterek başladım. Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen de hâlâ evimden yayın yapmaya devam ediyorum. Yayıncı adaylarının, profesyonel bir stüdyoya ihtiyaç duyacaklarını, stüdyo sesi olmadan podcast olmayacağını düşünmeleri ve bunun harekete geçmelerini engellemesi, acilen aşılması gereken bir konu.

Peki benim yaptığım podcastler süper kaliteli mi? Elbette evde sınırlı imkanlarla alınan herhangi bir kaydın stüdyo gibi olması imkansız ama zaten sorun burada başlıyor. Neden başlangıçta stüdyo kalitesinde bir yayın yapma zorunluluğu hissedeyim ki? Her şeyden önce içeriğimiz ve sürdürülebilirliğimiz çok daha önemli olgular. Bana soracak olursanız podcast yayınlarını benzersiz kılan şeyler, içerdiği samimiyet. Yani bir ev ortamında, belki çayınızı koyarken çıkan ses, belki arkanızdan gelen bir kedi. Nerede olursanız olun, telefon kulaklığına bile sahipseniz (ki Podfresh’te kulaklıklarla yapılan çok güzel yayınlar var) başlayın.

Podcast yapmak aşırı pahalı

Diğer bir yanlış düşünce de, ekipman fetişisti olup podcast yapmaya başlamak için pahalı ve kaliteli mikrofonlara sahip olmamız gerektiği. Örneğin, 3000 TL’ye çok kaliteli bulduğunuz ve profesyonellerin önerdiği bir mikrofon var ve almak istiyorsunuz. Durun, almayın! Bunun yerine 150 liraya bir yaka mikrofonu, aylık 50 TL’ye yayınlarıma değer katacak bir podcast barındırma platformu (ki artık size Spotify kataloğundan dilediğiniz müziği kullanma imkanı sağlayan Anchor varken ona bile ihtiyaç olmayabilir) ve 20 liraya podcastime sesli tanıtımlar yapabileceğim bir uygulama alırsam, erken dönemde yapacağım 3000 TL’lik bir mikrofondan daha mantıklı ve yayınıma değer katacak bir harcama yapmış olurum.

Demem o ki, Podcaste başlamak pahalı ve maliyetli değil. Bilgisayar ya da telefonunuzdaki ses kayıt düğmesine basın, telefonunuzun kulaklığını takın ve içeriğinizi oluşturun.

Dinleyici bulmak için ünlü olmak gerek

1,5 Milyon podcast yayını, daha fazla sayıda yayıncı, daha fazla sayıda da dinleyici var. Herhalde bu rakamların hepsi ünlü değil. Bu arada yayıncı adaylarının gözlerinin korkmasına hak veriyorum. Belki konuşmak istediğiniz konuyla alakalı onlarca podcast vardır ve endişe duyuyorsunuzdur. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, her podcast birbirinden parmak izlerimiz gibi farklı. Herkes niş bir yayın yapmaya çalışıyor ve konunun genelinden uzaklaşıp ister istemez spesifikleşiyorlar. 

Anlattığınız hikaye ve inşa ettiğiniz içeriğiniz sizin her şeyiniz. Yayınınız başka podcastlerin konusunu andıracak gibi görünse de, mutlaka kendinizden katacağınız şeylerle farklılaşacaktır. Kişisel deneyimler ve insan hikayeleri her şeyi değiştirir. Dinleyici olarak iki aynı nüanstaki podcast programından ayrı ayrı kendime kattığım birçok şey var. Eğer platformlarda var olan podcastler sizi podcaste başlamaktan alıkoyuyorsa, masada herkese bir sandalye olduğunu bilmenizde fayda var. 

Her şey kusursuz olmalı

Bir felaket olan ilk podcast bölümüme buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sesimin yetmediği, tonlamalarımın ise anlamsız olan bu bölümü çekerken ne kadar zorlandığımı ve onlarca kez baştan kayıt aldığımı hâlâ hatırlıyorum. Ancak sonuç itibariyle içeriğimi dünyaya yaymak istediğim için “yayınla” butonuna bastım. Sadece biz değil, dünyaca ünlü podcasterların da ilk yayınlarına baktığınızda kusursuz olmadıklarını görüp kervanın her zaman yolda düzüleceğini anlayabilirsiniz. Kimse mükemmel değil, olamaz da. Podcastinizin daha ilk bölümden mükemmel olması gerekmiyor. Açıkçası geliştikçe her zaman yeni şeyler öğreneceksiniz ve bir önceki bölümünüzü beğenmeyeceksiniz. Gereksiz mükemmelliyetçilik sizi engelleyen bir şey ise, bunu önemsememek en güzeli.

Bitirirken…

Yanlış bildiğimiz şeyler bizi bir şeylere başlamaktan, düşüncelerimizi yaymaktan ve başkasının hayatına bir şeyler katmaktan her zaman alıkoyan bir şey. Eğer profesyonel bir stüdyo yüzünden podcast yapmaya başlamıyorsanız bir hayalinizden vazgeçmiş olacaksınız. Ürettiğiniz içeriğin nerede, kimi ve nasıl etkileyeceğini, ne gibi izler bırakacağını bilemezsiniz. İnsanlara temas etmek ve dokunmak güzeldir. Yeter ki en başında belirttiğim süreklilik ve içerik gibi doğru şeylere odaklanalım.

Kaynak: T24
Yazar: İlkan AKGÜL

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND