Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Ünlülerden çıkarılacak kariyer dersleri

Başarıları da başarısızlıkları da tıpkı hayatlarının her ayrıntısı gibi göz önünde. Kimi zaman alkış, kimi zaman eleştiri yağmuruna tutuluyorlar. Milyonlarca kişi onları rol model olarak kabul ediyor. İşte dünyaca ünlü isimlerin kariyer hikayeleri ve bu hikayelerden çıkarılması gereken dersler…

İster hayran olun ister nefret edin ama inkâr edemezsiniz: Angelina Jolie, Barack Obama, Madonna, Britney Spears, Kate Moss, George Lucas ve Oprah Winfrey gibi isimlerin ağız sulandıran parlak kariyerleri ve dünya kadar paraları var. Kimi ticari zekâsıyla, kimi iniş-çıkışlarıyla, kimi hırsıyla, kimisi de başarıdan ziyade nedamet ve “Yıkılmadım ayaktayım” hikayeleriyle örmüş kaderini. Dünyaca ünlü isimlerin hayatta aldıkları dersleri, kariyer hikayelerini, dönüm noktalarını ve başarı sırlarını monster.com yorumladı.

Aman, bu sloganlara kulak kesilin, gerisi rahmetli Sakıp Sabancı’nın söylediği gibi basit: Çok çalışmak, çok çalışmak, çok çalışmak…

KATE MOSS
Özel hayatında tedbirli ol ve yasal sınırlar içinde kal

İngiliz süpermodel 90’lardan beri moda dünyasının en çok talep edilen yüzü. Giyim tarzı da milyonlarca kişi tarafından taklit ediliyor. Ancak tüm başarısına rağmen neredeyse İngiltere’deki tüm pejmürde adamlarla, ayrıca çapkın ve uyuşturucu müptelası Pete Doherty ile fırtınalı bir ilişki yaşadı. 2005’te kokain kullanırken çekilen fotoğrafları Daily Mirror’a yansıdı. Söylentilere göre Doherty’nin arkadaşlarından biri cep telefonuyla çektiği resmi gazeteye göndermiş. Uyuşturucu moda dünyasında yeni değil. Ancak Moss hayatı boyunca uyuşturucu kullanmadığını iddia ettiği için kokain fotoğrafları kariyerine zarar verdi. Pek çok bol sıfırlı anlaşmayı kaçırdı ve kısa bir süreliğine de olsa, rehabilitasyona gitmesi gerekti.

MADONNA
Kendini sık sık yenile, daima yeni kal

80’lerde ilk kez spot altına çıktığından beri kendini durmadan yeniledi. Bir dönemin bakire Evita’sı, 2005’te gerçek disko kraliçesi olduğunu kanıtladı. Albümlerinde farklı şeyler denedi ve hep modern olmaya çalıştı. Yeniden doğmak kariyerinin odak noktası. Ve sahneye ilk çıkışından bu yana 30 yıl geçmesine rağmen halen müzik endüstrisinin divası. Madonnavari değişimler sıradan ölümlüler için faydasız ya da gerçekdışı olabilir. Ama çıkarılması gereken çok önemli bir ders var: İyi bir konuma gelebilmek için yenilenmek ve yetenekleri günün ötesine taşımak çok önemli.

JOE BIDEN
Konuşmadan önce düşün

ABD’nin umursamaz başkan yardımcısı Joe Biden’ın gafları yüzünden fena bir şöhreti var. Konuşmalarında ayarı kaçırıp, diğer politikacılarla ilgili hoş olmayan sözler sarf etti. Ancak Barack Obama rahatsızlığını açıkça belirttiğinden beri daha dikkatli davranıyor. Herkes hata yapar ancak umursamaz davranmamalı ve uygunsuz zamanlarda espri, özellikle de kötüsünü, yapmamalısınız. Konuşmadan önce düşünmeye özen gösterin, ki işyerinizde Joe Biden olarak anılmayın.

KIM KARDASHIAN
Çevrenizi genişletin

Uzun süre Paris Hilton’un en yakın arkadaşı olarak tanındı. Şu an kendine ait bir reality şovu ve ev yapımı porno kasedi var. Aynı zamanda O.J. Simpson’un rahmetli avukatı Robert Kardashian’ın öz, Amerikalı ünlü sporcu Bruce Jenner’ın da üvey kızı. Tanıdıklarınız sayesinde milyonlar kazanmanız adil mi? Tabii ki değil. Ama torpil de sadece eğlence dünyasına özgü değil. Pek çok insan tanıdıkları sayesinde iş bulur. Bu insanlar size milyonlar kazandırmasalar da iş bulmanıza ve kariyerinizde ilerlemenize yardımcı olabilir.

SIMON COWELL
Sevilmemek bazen işine de yarar

American Idol yarışmasının jüri üyelerinden Cowell kötü şöhretiyle tanınıyor ve yılda 34 milyon dolar kazanıyor. Bu rakamın önümüzdeki sene 144 milyon olabileceği söyleniyor. Diğer jüri üyelerinden Paula Abdul yarışmacıları uzun uzadıya överken ve Kara Dioguardi soyunurken, Cowell her şeyi açık açık söylüyor. Ondan hoşlanmamasına rağmen, izleyiciler fikirlerine daha çok saygı duydu. Cowell’ın yorumları yarışmacıların oylarına yansıdı ve elenmelerinde büyük rol oynadı. Simon dobra olmanın önemini öğretti.

OPRAH WINFREY
Güçlü bir marka yarat

Güçlü ve modern markası sayesinde milyarlarca dolarlık bir imparatorluk kurdu. Kaliteli magazinciliği sayesinde ödüllere boğulmakla kalmadı, en zengin Amerikalılar listesinde 165. sırada yer aldı. Talk şov formatını yeniden biçimlendirdi. Ünlülerle, uzmanlarla ve sıradan insanlarla yaptığı röportajlarda olaylara tarafsız değil, kendi tarzında yaklaştı. Kişisel problemlerini, mücadelelerini ve maceralarını da paylaştı. Amerikalı kadınlar mutfak işlerinde de dini konularda da ona yüzde 100 güveniyor. Dokuz yaşında tecavüze uğradığı ve 14’ünde hamile kalıp düşük yaptığı söylenen siyah bir kadın için, geldiği nokta olağanüstü ilham verici.

SUSAN BOYLE
Rüyalar gerçek olabilir

Doğduğunda yeterince oksijen alamadığı için öğrenme yetileri gelişemedi, hep bir çocuk gibi davranıldı. Çok yaşlı olduğunu düşündüğü için, az daha İngiltere’deki yetenek yarışmasına katılmayacaktı. Dinleyenleri ağlatan melek gibi sesine tezat görünümü yüzünden ona “Kıllı Melek” ismi takıldı. Yarışmadan ikinci çıkmasına rağmen büyük şöhrete kavuştu. Hayatta daima ikinci bir şans olduğunun kanıtı gibi.

MARTHA STEWART
Suç işlemek kariyerin sonu değil

1960’ta Columbia Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra kariyerine başarılı bir borsacı olarak başladı. Ardından Connecticut’ta bir yemek firması kurdu, bir çiftlik evini restoran haline getirdi. Sonraki adımıysa ismini taşıyan bir markayla Amerika’nın domestik kraliçesi olmaktı. 2004’te mali müfettişlere yalan söylediği için 5 ay hapis yattı. Bu olay kariyerinin sonu olabilecekken, işlerini hızla toparladı. Şirketi 2006’dan beri yeniden kâra geçti.

ANGELINA JOLIE
Fedakârlık başarmaktan daha önemli olabilir

Kimilerine göre dünyanın en ünlü kadın oyuncusu. Son 10 yılda pek çok büyük filmde oynadı. Öyle ya da böyle, bu filmlere bir şekilde damgasını vurdu. Bir megastar olmasına rağmen kendinden başkalarını da umursadı. Yardıma muhtaç çocukları evlat edindi, dünyanın en ücra köşelerindeki mülteci kamplarını ziyaret etti ve ününe ün kattı. Markasını değerli bir hale getirdiği takdirde bazı kusurların göz ardı edilebileceğini öğretti.

Barack Obama
Tecrübesizlik başarılı olamayacağın anlamına gelmez

Rakipleri Hillary Clinton ve John McCain’den daha az tecrübeli olduğu su götürmez bir gerçekti. Yine de Obama’nın ABD Başkanı olabilmek için yaptıklarını her meslekten insan hatırında tutmalı. Zirveye ulaşmak isteyenler genellikle klasik bir yol tutturur ve deneyim kazanarak adım adım ilerler. Obama gibilerse en tepeye daha kısa zamanda ulaşmak için gerekli yeteneklere sahiptir ve rakiplerini sollar! Sizin pozisyonunuzda çalışanlardan daha iyi olduğunuzu düşünüyorsanız başka bir yerde iş arayın. Daha büyük firmaları nasıl ileriye götürebileceğinizi düşünün. Büyük düşünmek oyunun kurallarını değiştirebilir. Kendinizi küçümsemeyin ve güvenin.

CHRISTIAN BALE
Sinirlerine hâkim ol

Terminatör filminin devamının çekildiği sette sinirlerine hâkim olamadı, yönetmen Shane Hurlbut’a bağırıp çağırdı. Bu hırçın hareketleri Youtube’da milyonlarca kez tıklandı. Seksi oyuncu unvanı, yerini “öfkesini kontrol edemeyen”e bıraktı. Çalışırken öfkelenmek alışılmadık ve beklenmedik bir şey değil. Ama sinirlenip tansiyonunuzu oynatmak, yalnızca ününüze değil, sağlık ve mutluluğunuza da zarar. Ayrıca Bale’inki gibi öfkeli hareketler kolay kolay unutulmaz.

BRITNEY SPEARS
Geri dönebilirsin ama uzun ve zor olabilecek bir sürece hazırlıklı ol

Son 5 yıl onun için zor geçti. Eski eşi ve annesi yüzünden sıkıntılar yaşadı, uyuşturucu bağımlılığını yenmek ve kilo vermek için uğraşırken şöhretini kaybetmeye başladı. 2007 MTV ödüllerinde uyuşturucu etkisi altında sahneye “kafası iyi” çıkması çok eleştirildi. Bütün bunlara rağmen iki yıl sonra sahnelere dönmeyi başardı. Belki eski saygınlığını kazanamadı ama en azından artık medyanın kendisiyle dalga geçmesine izin vermiyor. Son albümü başarılı oldu ve eski vücuduna kavuştu.

GEORGE LUCAS
Risk almaktan korkma

Star Wars ve Indiana Jones filmlerinin yaratıcısı Lucas, yönetmenlerin çoğunun hayalindeki sinema okuluna gitti. Warner Bros’da staj yaptı. Risk almaktan hiç ama hiç korkmuyordu ve cesaretini yaratıcılıkla birleştirip milyar dolarları aşan bir servet elde etti. Daha kariyerinin başındayken, yönetmenliğini üstlendiği Star Wars’un devam filmlerinin tüm haklarının kendisine devredilmesi karşılığında 500 bin dolarlık bir maaş kesintisini kabul etti. Filmin finansmanının büyük bir bölümünü ve devam filmlerinin masraflarını karşıladı. Akıl almaz derecede kârlı bir yatırım değil mi?

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Spor Dünyasından Resimli Şampiyon Sözleri

spor dünyası sözleri, şampiyonluk, şampiyon sözleri mümin sekman, şampiyon sözleri kitap, şampiyon sözleri, şampiyon

Şampiyon Sözleri Mümin Sekman tarafından yazıldı. Dünya şampiyonlarının hayat ve sporda başarı üzerine 1250 tavsiyesinin bulunduğu Şampiyon Sözleri kitabından sizler için en güzel ve motivasyon sağlayıcı sözleri seçtik.

Zorlu Zamanlarda Motivasyonu Arttıran Fikirler!..

ŞAMPİYON SÖZLERİ ARKA KAPAK YAZISI

Zorlu Zamanlarda Motivasyonu Arttıran Fikirler!..

SPOR DÜNYASINDA BAŞARILI OLMAK

Pes etmeyi bir kez öğrendin mi alışkanlığa dönüşür.

Vince Lombardi

Kan, ter ve saygı. İlk ikisini verir, sonuncuyu kazanırsın.

Dwayne Johnson

Yapmadığın atışları asla sayıya çeviremezsin.

Larry Bird

Zayıf olana herkes acır, “kıskanılmak” ise çabayla kazanılır.

Arnold Schwarzenegger

Olduğun yerden başla. Elindekini kullan. Yapabildiğini yap.

Arthur Ashe

Bir olimpiyat şampiyonu, size birebir başarı koçluğu yapsa ne kazanırdınız? 

Lazer gibi odak, çelikten bir irade ve ateşli motivasyon! 

Dünya şampiyonlarının hayat ve sporda başarı üzerine 1250 tavsiyesi bu kitapta. Şampiyonlar şöhret, servet, kudret, marifet, zafer ve hezimet üzerine hayat dersleri veriyor. Hayatın zorlu “unvan maçları”na çıkarken, mücadele gücünüzü artıracaklar. 

Bu kitap şampiyon sporcular kadar, işinin şampiyonu olanlar için. Hayatın olimpik mücadelesinde yarışan CEO’lar, TUS adayı doktorlar, genç girişimciler veya üniversite adayları “zorlu zamanlarda güçlendiren fikirler” bulacak.

“Yetenek yoksulun servetidir,” der John Wooden. Yeteneği şöhrete, şöhreti servete, serveti kudrete, kudreti de daha büyük başarıya çevirmenin sistemini keşfedeceksiniz. 

Şampiyonluk bir zihin durumudur. Kazanmak için oynamak bir dünya görüşüdür. İnsan kendi hayatının şampiyonu olabilir. İçinde ve işinde “şampiyon zihniyeti inşa etmek” isteyenlere en kapsamlı kaynak…

Kitapta Muhammed Ali’den Pele’ye, Tiger Woods’tan Michael Jordan’a, Katarina Witt’ten Bruce Lee’ye, Roger Federer’den Ronaldo’ya alanın en iyileri kişisel sırlarını ve profesyonel sistemlerini anlatıyor. Çoğu kazanma taktiği Türkçeye ilk kez çevrildi. Türkiye’nin “başarı yazarı” Mümin Sekman da efsanelerin başarı sistemini analiz etti.

Hayatı bir şampiyon gibi yaşamak isteyenler ve şampiyonluktan başka bir hayat düşünemeyenler için… Daha ileriye, daha yükseğe, daha güçlü ve daha hızlı!

Okumaya devam et

MAKALE

Evlat edinilen çocuklar ve güvenli bağlanma süreci

yakın ilişkiler, evlat edinme, evlat edinilen çocuklar, çocuk, bağlanma

Evlat edinilen çocuklar, diğer çocukların uğraşmak zorunda kalmayacağı deneyimler yaşıyorlar. Bu deneyimler, evlat edinilen çocuklarda kaygı veren davranışlara yol açabilir. Peki, bu durumu nasıl baş edebiliriz? İşte yanıtı…

Evlat Edinilen Çocuklarda Bağlanma

Bağlanma teorisini ortaya atan John Bowlby’e göre bir çocuğun birine bağlanması; korktuğu, yorgun ya da hasta olduğu durumlarda özel olarak o kişinin yakınında ve o kişiyle iletişim içinde olmak istemesi anlamına geliyor1. Çocukların bağlanma stilleri güvenli, güvensiz (kaygılı veya kaçınmacı) ve düzensiz-güvensiz olmak üzere üçe ayrılıyor1. Ebeveynlerine güvenli bağlanan çocuklar, hem etraflarındaki dünya üzerinde bir etkileri olduğuna dair kendilerine hem de kişilerarası ilişkilerinde ebeveynlerine güveniyorlar1. Bu sayede problem çözme yeteneklerine daha fazla güvenen çocuklar, daha özgür bir biçimde dünyayı keşfedebiliyorlar1. Buna karşılık güvensiz bağlanan çocuklar gelişimleri boyunca bu keşif süreçlerini güvenle gerçekleştiremedikleri için daha fazla sorun yaşayabiliyorlar. Özellikle düzensiz-güvensiz bağlanan çocuklarda davranış bozuklukları ve psikopatoloji görülme olasılığı daha yüksek oluyor1.

Yapılan araştırmalarda evlatlık çocuklarda daha sık güvensiz ve düzensiz-güvensiz bağlanma stilleri, ideal olmayan çocuk-ebeveyn ilişkileri, tepkisel bağlanma bozukluğu ve rastgele arkadaşlık davranışları olduğu görülüyor1, 3, 4, 5. Evlat edinilmiş çocukların arasında güvensiz-düzensiz bağlananların fazla olmasına aslında bu grupta yetimhanede yetişmiş çocukların sayısının daha çok olması sebep oluyor. Çünkü yetimhanelerden çıkmış evlatlık çocuklar, çok küçük yaşta biyolojik ebeveynlerinden ve yetimhanede karşılaştıkları bakıcılardan sürekli ve sık sık ayrılmak zorunda kalıyorlar1, 4. Temel ebeveyn bakımından yoksun kalmanın getirdiği stres, çocukların beyinlerinin stresle baş etmeyi sağlayan bölümünün diğer çocuklarınkine göre daha farklı çalışmasına ve strese uygun tepki verilmesini sağlayan kortizol hormonunun daha az salgılanmasına sebep oluyor8. Bu işlevsel farklılıklar, çocuklarda zihinsel hastalıklar görülmesine ya da strese yeterince uygun tepki veremedikleri için gençliklerinde daha riskli davranışlar sergilemelerine yol açabiliyor8.

Yetimhaneden çıkıp evlat edinilen çocuklarda yeni ebeveynlerle bağlanmanın oluşabilmesi ve çocukların işlevselliklerinde buna bağlı olumlu gelişmeler görülebilmesi için çocuk ile ebeveyn arasındaki ilişkinin çocuğun önceki bakıcılarıyla olan ilişkisinden farklı olarak stabil, tutarlı ve kaliteli olması gerekiyor. Yapılan bir araştırmada hayatlarının ilk yıllarını yetimhanede sık sık bakıcı değiştirerek geçirmiş çocukların -en uzunu dokuz ayda olmak üzere- %40’ının ilk 3 ay içinde yeni ebeveynlerine bağlandıkları görülüyor5. Ancak çocuklarda bu şekilde bağlanma davranışlarının gözlenmesi, bağlanma stillerinin kesin olarak güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Romanya’daki yetimhanelerde yetiştikten sonra evlat edinilmiş çocuklarla yapılan bir araştırmada, Kanadalı çocuklar ve dört aylıktan önce evlat edinilmiş çocuklara kıyasla araştırılan grubun belirgin bir kısmının yeni ebeveynlerine daha güvensiz bağlandıkları ortaya çıkıyor6. Bu durum elbette çocukların evlat edinilmeden önce karşılaştıkları, bakıcılar tarafından ihmal edilmek gibi kötü deneyimlere oldukça bağlı.

Yetimhanedeki koşullardan ötürü güvensiz bağlanmaya yatkın olan bu çocukların yeni ebeveynleriyle güvenli bir bağ kurmaları zor görünüyor ancak imkansız değil. Bowlby’ye göre çocukların hayatlarındaki ilk beş yılda karşı karşıya kaldıkları ebeveynlik davranışlarının hassasiyetindeki değişimler, çocukların bağlanma stillerinde ve dünyaya bakış açılarında iyi yönde bir değişim sağlayabiliyor4. Yapılan araştırmalarda bir yaşından önce evlat edinilen çocukların biyolojik ebeveynleriyle yetişen çocuklarla aralarında bağlanma stilleri açısından kayda değer bir fark olmadığı görülüyor4, 6. Genel olarak, evlat edinilme yaşı ile bağlanma stilinin iyi yönde değişmesinin zorluk seviyesinin paralel gittiği düşünülüyor2. Bu duruma sebep olarak bir yaşından küçük çocukların yetimhanelerin kötü şartlarına uzun süre maruz kalmadan ve henüz bağlanma sistemleri gelişmekteyken yeni ebeveynleri tarafından bakım görmeye başlamaları görülüyor6. Ancak aynı paralellik düzensiz-güvensiz bağlanma stiliyle evlat edinilme yaşı arasında bulunmuyor, yaştan bağımsız olarak düzensiz-güvensiz bağlanma stili genellikle yoğun bir şekilde kötü muameleye maruz kalma sonucu oluştuğu için değişmesi de daha zor oluyor4.

Bu istisna göz ardı edildiğinde, evlatlık edinilen çocukların, biyolojik ebeveynleri tarafından yetiştirilen çocuklar gibi bağlanma stillerinin onları evlat edinen anneleriyle oldukça benzer olduğu görülüyor7. Yapılan uzun soluklu bir çalışma da erken ve orta çocukluk dönemlerinde annelerin çocuklarına gösterdiği hassas davranışların çocukların erken yetişkinliklerindeki bağlanma algıları üzerinde olumlu etkisi olduğunu ortaya koyuyor3. Bunun yanı sıra aslında ebeveynlerden en az birinin bile güvenli bir dünya görüşüne (state of mind) sahip olması, çocukların evlat edinilmeden önce yaşadığı travma ve mahrum kalmışlığa karşı koruma görevi görebiliyor7. Yani her ne kadar bağlanma stillerinin güvenliye dönmesi zor gibi görünse de geç evlat edinilen çocukların bile kurumların bakımı altından çıkıp sabit, korumacı ve ilgi gösteren bir aile tarafından bakım görmeleri sosyal ilişkilerinden bilişsel kapasitelerine ve zihinsel sağlıklarına kadar hayatlarının birçok alanındaki gelişimlerinde olumlu etkiler yaratıyor.

Yazan: Rengim Lal Kılavuz
Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök
Kaynak: www.yakiniliskiler.com

Okumaya devam et

MAKALE

Müşteri memnuniyeti için öneriler

satın alma deneyimi, satın alma, pazarlama, müşteri, marka

Markalar müşterilerine iyi bir satın alma deneyimi yaşatmayı hedefler. Fakat maalesef bu konuda başarılı olan pek az şirket var. Peki, bu durum tam tersine nasıl çevrilir? İşte yanıtı…

İyi Müşteri Deneyimi Yaşatmak Neden Çok Zor?

İnsanın bir markayla ilişkisi sadece o ürünü kullandığı zaman yaşadıklarından ibaret değildir. Bilgi edinmek için internetten yaptığı araştırmalarla başlayan süreç; çağrı merkezi görevlileriyle konuşmalar, satın alma sırasında satıcıların tavırları ve satın alma yolculuğu sonunda yaşadıklarının toplamından oluşan bir marka deneyimidir.

Kısacası müşteri ve marka arasındaki ilişki bu “gerçeklik anlarında” yaşanan tüm adımları içerir.

Rekabetin gerisinde kalmamak için şirketlerin bu gerçeklik anlarının her birini incelemesi ve satın alma yolculuğunun her aşamasını müşteri için kolaylaştırması gerekir. Bunun için insanların motivasyonlarını, yapmak istediklerini anlayıp sonra da markayla ilişkiye girdiklerinde yaşadıkları zorlukları giderecek çözümler üretmesi lazımdır.

Bugün -maalesef- büyük şirketlerin birincil sorunu müşterilerin gerçekten ne istediklerini anlayamamalarıdır. Satın alma deneyimini iyileştirmek için bir araya gelen yöneticiler, çoğu zaman empati güçlerini kaybederler. Tüketicilerin de kendileri gibi insan olduğunu unuturlar. Çamaşır makinesi üreten bir şirket yöneticisi müşteri deneyimine odaklanmak yerine satış noktalarında yaşanan şirket sorunlarına odaklanır. Oysa her marka yöneticisi, günlük hayatta bir başka markanın tüketicisidir. Özel hayatında; o da yaptığı alışverişten şikâyet eden, aldığı ürünün fiyatından yakınan, gereğinde memnun kalmadığı ürünü iade eden olağan bir müşteridir. Fakat yönetici şapkasını giyip kurumsal bir kimliğe büründüğünde düşünceleri ve davranışları değişir. Müşterilerinin çamaşır yıkamakla ilgili gerçek sorunlarını çözmek yerine sosyal projeler üretmeye, toplumsal konulara duyarlılık kisvesi altında konu dışı alanlara kafa yormaya başlar. Tüketicinin bugünkü ihtiyaçlarını çözmek yerine ilgisiz konulara öncelik verir. Kendi kişisel hedeflerine veya kendi departmanının önceliklerine odaklanır.

Benzer şekilde müşteri deneyimini iyileştirmek için uluslararası danışmanlık şirketlerine büyük projeler yaptıran şirketler bile çoğu zaman kendi tüketicilerinin (müşterilerinin) ihtiyaçlarına yalın çözümler üretmek yerine mevcut sorunları daha da karmaşıklaştırırlar.

Oysa tüketiciler markaların vaat ettiklerini hakkıyla yerine getirmesini beklerler.

Dijitalleşmeyle, bugün pazarlama disiplini bir evrim geçiriyor. Satın alacağı ürünü internetten iyice araştıran, tüketici yorumlarını didik didik okuyan yeni nesil müşteriler markaların önüne farklı taleplerle gelmekte. Bütün şirketlerin bu talepleri iyi anlamaları, analiz etmeleri ve bunlara çözüm üretmeleri şart. Aksi takdirde bugünün insanına zorla iteleyerek ürün veya hizmet satmak mümkün değil.

Son yıllarda hayatımıza giren Inbound Pazarlama, modern insanın beklentilerine karşılık veren bir felsefeyi benimser. Yaklaşımı, dijital ortamda edindiği bilgi ile güçlenen modern müşterinin (tüketicinin) yapmak istediğini anlamak ve ona yol göstermektir. Inbound Marketing felsefesi eski usul yöntemler kullanarak, ısrarla bir ürün veya hizmeti zorla satmaya çalışan pazarlama anlayışının tam tersidir.

Inbound Marketing’in hedefi, markayı insanlara itelemek yerine onları markaya çekmek ve gönüllü bir şekilde markadan alışveriş yapmalarını sağlamaktır.

Inbound Pazarlama yöntemini uygulamak isteyen yöneticilere önerilerim şunlardır:

  • Markanın odağına insanı koy. Onun ne yapmak istediğini, amacını anla. Tüketicilerini veya müşterilerini “persona”lar ile tanımlayabilir, onları segmentlere ayırabilirsin ama unutma ki her biri senin benim gibi gerçek birer insandır. Dolayısıyla markanın müşterisinin önce insan sonra tüketici olduğu hatırla.
  • İnsanlar her gün kendilerine zorla bir şeyler satmaya çalışan yapışkan satıcılardan bıktı. Bu nedenle Web sitene ya da mağazana gelen insana hemen satış yapmaya çalışma. Onun ihtiyaçlarını anlayabilmek için sorman gereken bütün soruları sor. Ona bilgi vermekte cömert ol. Kendini bir satıcı gibi değil, o insana yardım etmek için görevlendirilmiş bir yetkili gibi gör.
  • Alışveriş yapan her insanı tedirgin eden birçok konu vardır. Yanlış ürüne veya hizmete para harcamak, verdiği karardan dönememek, satın aldıktan sonra markanın ilgisiz kalacağından endişe etmek… Bunlar insanların “acı noktalarıdır”. Her sektörde insanların markalardan alışveriş yaparken karşı karşıya kaldıkları sayısız acı noktası vardır. Kendi markan için bunların hepsini listele ve bunlara çözüm üret. Bugün Amazon, insanların bütün acı noktalarını çözdüğü için dünyada 1 numara olmuştur.
  • Eğer böyle davranırsan insanlar senin markana güven duyacak ve alışveriş yapmaya gönüllü olacaklardır. Markanı kendilerine zorla satış yapmaya çalışan diğer markalardan ayrı bir yere konumlayacaklardır.
  • Satın alma yaptıktan sonra senin markanla ilişkiye devam edecekler, kendi çevrelerine markanı tavsiye edeceklerdir.
  • Bütün bunları hayata geçirmek ve insanlara iyi bir alışveriş deneyimi yaşatmak için dijital teknolojileri hakkıyla kullan.

Dijital çağda istediği bilgiyi edinebilen, önünde sayısız seçenek olan, istediği markadan alışveriş yapabilen modern insana hitap edebilmek, onu markana çekebilmek, onun aklını ve gönlünü kazanabilmek, onun senin markandan can-ı gönülden alışveriş yapmasını sağlamak için gerekli dijital dönüşümü gerçekleştir.

Bu dijital dönüşümü gerçekleştirmeyen markaların bugünün dünyasında iyi bir alışverişçi deneyimi yaşatmaları ve ayakta kalmaları mümkün değil.

Yazar: Temel Aksoy
Kaynak: www.temelaksoy.com

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND