Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Üniversite sınavını ben nasıl kazandım, siz nasıl kazanabilirsiniz?

O üniversite sınavına girdi ve kazandı. Şimdi, büyük sınava hazırlananlara önerilerini yazdı. Her öğrencinin okuması gereken bir makale…

üniversite sınavını nasıl kazanabilirsiniz, üniversite sınavı, sınav başarısı için öneriler

ÜNİVERSİTE SINAVINI BEN NASIL KAZANDIM, SİZ NASIL KAZANABİLİRSİNİZ?

YAZAN: ÖNAL ÖREN
Marmara üniv. Bilgisayar müh.
1. sınıf öğrencisi

ÖSS.Sihirli 3 harften oluşan bir kısaltma.Öğrenci Seçme Sınavı…Türkiye’deki öğrencilerin hayatını şekillendiren en önemli sınav.180 dakika 180 soru.İstatistikler insanın gözünü korkutan cinsten.Sınava giren here 5 kişiden 4ü kazanamıyor!!!

1.5 milyona yakın kişinin girdiği ÖSS 2001’deSayısal alanda Türkiye 1748.si Eşiğırlıkta Türkiye 1656.sı ve Sözel alanda Türkiye 1246.sı oldum.Bunu nasıl mı başardım? Lütfen okumaya devam edin.

ÖSS’ye girecek adaylar için dershane seçimi çok önemli.Belki de en önemlisi.

Ben lise 3’te gideceğim dershaneyi lise 2 deyken seçtim.Bütün dershaneler öğrenciler lise 2 ‘de iken bir seviye tespit sınavı yaparlar.Bu sınavda başarılı olursanız siz lise 3 te iken o dershaneye indirimli hatta bedava bile gidebilirsiniz.

Bu sınavlara ben de girdim ama burada dikkat edilecek husus tek dershanenin sınavıyla kalmamak.Mümkünse bütün dershanelerin sınavlarına girmek gerekir.Soruların kalitesi az çok dershanenin kalitesini de belli eder.Ben dershane seçimimde 4 öğeye dikkat ettim.

Bunlar
• Öğretmen kadrosunun kalitesi
• Sene içinde yapacağı deneme sınavlarının sayısı
• Rehberlik servisinin kalitesi
• Daha önce o dershaneye giden abi ve ablalarımın görüşleri

Kaynak seçiminde öğrenciler sıkça çelişkiye düşmektedir.Çokdeğişik kaynaklar var piyasada.Benim tavsiyem tek bir yayının kaynaklarıyla kalmamak.Çok kaynaktan beslenen bir dere ile tek kaynağı olan bir derenin taşıdığı su miktarını düşünün lütfen.

Her yayın grubunun farklı soru hazırlama mantığı vardır.Hepsinin mantığını kavramak beyninizi değişik şekilde düşünmeye alıştıracaktır.Zamanla sorulara değişik açılardan yaklaşmaya başlayacaksınız ve bu da algılama kapasitenizi arttıracak.İnanın yararını göreceksiniz.
Yukarıdaki derecelerin sahibi ben ne yaptım?

Lise 3 başlamadan önce ben gideceğim dershaneyi seçerek,kaynaklarımı temin ederek yavaş yavaş hazırlığa başlamıştım.Aslında ortaokuldan beri bize ÖSS’ye hazırlandığımızı söylerlerdi ama biz o zamanlar “Leyla” olduğumuz için işin bilincinde değildik.
Ağustos 2001.Sınavın başlamasına 9-10 ay var.Abim her zaman bir işe başlamadan önce hedefimi belirlemem gerektiğini söylerdi.Ben de öyle yaptım.Önce hedefimi belirledim.

Bilgisayar Mühendisi olmak istiyordum.Okul olarak ODTÜ bana daha cazip geliyordu.Artık bir hedefim vardı.ODTÜ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ.Sıra hedefime ulaşmak için yapmam gerekenlerdeydi.ÖSS’ye girmeliydim ama bu ÖSS dedikleri şey neydi tam olarak bilmiyordum.O an yaptığım ilk şey ÖSS’nin ne oldugunu iyice anlamaktı.Kaç soru soruluyor,ne zaman,sınav kaç dakika,hangi dersten hangi konudan kaç soru geliyor;sınavı etkileyen AOÖBP’nı ne,nasıl hesaplanır,yüksek olması için ne yapılmalı gibi soruların cevaplarını netleştirdim.

Okul başlamadan önce okuduğum kitapların bana çok yararı dokundu.Bu kitaplar :Kesintisiz Öğrenme,Başarı Üniversitesi,Yol Aç.

Bunların dışında hangi derse nasıl çalışmak gerektiğini ve test çözme tekniklerini anlatan kitaplar da okudum. Gerçi yukarıdaki kitaplarda da o konulara az çok değinilmişti.
Sezona başlamadan önce bütün konuları ne zaman bitirebileceğimi hesapladım.4.5-5 ay gibi bir zaman alacaktı tüm konuları bitirmem.Geri kalan kısmı da deneme ve test çözmeye ayırıp eksiklerimi giderecektim.

Okul başlamıştı.İlk hafta herkes çılgınlar gibi test çözüyordu.En ufak boşluğu test çözerek değerlendiriyordu herkes.2. hafta herkesin hızı bir anda kesiliverdi.Yavaş yavaş su koymaya başlamıştık.Türk usulü anlayacağınız.
Ders çalışırken konu eksiğimi kapatmaya ayrı bir özen gösteriyordum.İlk önce değişik kaynaklardan konu çalışırdım.Daha sonra çözümlü testleri önce kendim çözer,yapamadıklarım olursa çözümlere bakardım.Daha sonra cevaplı testlere geçerdim.

Elimdeki kaynaklarda o konuyla ilgili olan soruları çözerdim.En son geçmiş yıllarda o konudan gelen sorulara bakardım.Buradaki amacım ÖSS’de soru hazırlayanların o soruyu hazırlarken öğrencinin hangi bilgiyi bilmesini istediğini saptamaktı.Aynı mantık çerçevesinde hazırlanmış birçok soru vardı ÖSS’de çıkmış.Bu da soruları hazırlayanlar değişse bile öğrenciden beklenenin aynı olduğu idi.Bu nokta gerçekten çok önemli bence.

Temel bilgilerde oluşacak eksiklikler ileride çok büyük sorunlara sebep olabilir.Bu yüzden konularla ilgili işinize yarayacağına inandığınız her şeyi bilmeye özen gösterin.

Zaman su gibi akıp geçiyor.Bir de bakmışsınız sınava bir hafta kalmış.Zamanın nasıl geçtiğini anlamayacağınız bir dönemdesiniz.O yüzden zamanınızı boşa harcamayın.ÖSS’ye hazırlanan öğrencileri kendine çeken en büyük tuzak televizyondur.Televizyona küsün 8 ay boyunca ya da çok az izlemeye özen gösterin.

Konu eksiğimi kapatmaya çalışırken bir yandan da okul dersleriyle uğraşıyordum.AOÖBP için yüksek ortalama şarttı ve lise 3 önemli bir yıldı bu ortalama için.Çoğu arkadaşım lise 3 ü pek sallamadığı için düşük puanlar aldılar AOÖBP’ndan.Benim lise 3 ortalamam 5.00 dı.

Her hafta bir ÖSS denemesi çözüyordum.Son haftalar bu sayı 10a kadar çıkmıştı.Bunun çok yararını gördüm.Hem zamanlama konusunda bana yardımcı oldu hem de sınav heyecanımı azaltmak hususunda.

Her sene benim bildiğim 5 tane Türkiye geneli ÖSS deneme sınavı yapılır.Bunların 2si Güven-der,2si Öz-de-bir biri de Tümay tarafından yapılır.(Öztaş’ın da yaptığını duydum ama ben onun sınavlarına girmedim)Bu Türkiye geneli ÖSS deneme sınavları kendi durumunuzu değerlendirmeniz açısından çok önemli.O sınavlara 100binin üstünde aday giriyor .O adaylar içindeki yeriniz sizin hedefinize göre geride olup olmadığınızı belirtir.Benim bu 5 denemedeki yerim hedefimden geri olduğumu söylüyordu ve bu beni daha da hırslandırıyordu.

İyi Sayısal öğrencilerinin sayısal alanda çıkardıkları net sayısı birbirine yakındır.Sayısal öğrencileri birbirlerine farkı Sözel’den atarlar.Bunun tersi de doğrudur.O yüzden sözel derslere gereken önemi vermek gerekir.Ben dershanedeki sözel derslerden kaçmadım.çoğu öğrenci için sözel dersler geyik yapılan,işe yaramaz,girilse de girilmese de fark etmeyen derslerdir.Ama gerçekten çok önemlidir sözel dersler.

ÖSS’ye korkuyla giren çoğu arkadaşımın o sene sınavı kazanamadığına şahit oldum.ÖSS’yi gözde büyütmemek bence çok önemli.ÖSS’nin önemini kavradıktan ve kendinize güvendikten sonra ÖSS’yi istediğiniz kadar küçültebilirsiniz gözünüzde.Sen sınavdan korkacağına bırak sınav senden korksun.

Her sene sınavı TÜBİTAK’ın hazırladığı dedikodusu yayılır.Buna inanmayın.Sınavı TÜBİTAK hazırlarsa sorular zor olur gibi bir korkuya sakın kapılmayın.
Masanın karşısında ya da kolayca görebileceğin bir yerde sana hedefini hatırlatacak bir eşyan olsun.Benim bir posterim vardı.Üstünde ODTÜlü bir öğrenci “Gelecek Benim Ellerimde”diyordu.O poster beni hep gaza getirirdi.
Dershanelerin rehberlik servislerinden iyi yararlanın.Sadece tercih dönemi değil sene içinde de onlarla sık sık görüşün.

Yarış ortamı yaratın demek istiyorum ama siz yaratmasanız da çevrenizde böyle bir ortam yaratan birçok insan olacaktır.Bu noktada en çok dikkat edeceğiniz husus yarış ortamının sizi olumsuz yönde etkilemesine izin vermemek olmalı.Dershanede hocalarınız evde anne babanız sınıfta arkadaşlarınız eşiniz dostunuz herkes illaki sizi birileriyle kıyaslayacaktır.Bu kıyaslanmayı kendi lehinize çevirmeye çalışın aksi takdirde yarışanlar arasında yok olur gidersiniz.

Sizi bir başkasıyla karşılaştırdıklarında sakın karşınızdakini gözünüzde büyütmeyin.Bizim okulun 2.sinin annesi ve benim annem aynı okuldaydı.Lafla dile getirilmese bile arada çocuklar konusunda bir rekabet vardı.Okul 2.si her dersten özel ders alıyordu.Babası biyoloji öğretmeniydi.

Denemelerde 1 yanlış 2 yanlış falan bırakırdı.Okuldan da en yüksek puanı alacak 2. öğrenci o olacaktı.Diğer taraftan ben ne okuldan onun kadar yüksek bir puan alabilecektim ne de çevremde beni onun kadar destekleyen kimseler vardı.Özel ders de almıyordum hani.Tek desteğim ailem ve kendime olan inancımdı.Maça 1-0 yenik başlıyordum anlayacağınız.bütün bunlar beni hırslandırdı.Annemin yüzünde o mutlu ifadeyi görmeyi arzuluyordum hep.İnancımı hiç yitirmedim ve sonunda istediğim olmuştu.Okul 2.sini geçmiştim.Herkes ondan Türkiye’de ilk 100e girecek diye bahsederken o ilk 2000’e bile girememişti.

Sınava hazırlık döneminde bazen can sıkıntısı çok aşırı düzeylere ulaşır.Bu anlarda kendimi tamamen eğlenceye verirdim.Televizyon izler,sahilde dolaşır,halı sahada maç yapar,sinemaya giderdim.Can sıkıntım geçince de eskisinden daha hırslı şekilde derslerimin başına geçerdim.

Bazı arkadaşlarımın günde 500 soru,günde 750 soru hatta 1000 soru çözmeden yatmıyorum dediklerini duyuyordum.Sakın böyle bir hal almayın.Önemli olan kaç soru çözdüğünüz değil olayın mantığını anlayıp anlamadığınızdır.Bu tür şeyler söyleyen insanlardan da uzak durmanızı tavsiye ederim.

İlk dönem bittiğinde sömestır tatilinde kendime 3 günlük bir kafa tatili vermiştim.Daha sonra yine başladım ders çalışmaya.yaptığım planlara göre 1 ay sonra tüm konuları bitirmem gerekiyordu ve öyle de oldu.Son 3 ay ise sadece test ve deneme çözdüm.Günde 2 deneme çözdüğüm günler de oldu.Bu denemelerde yaptığım yanlışlar bana nerelerde eksik olduğumu gösterdi.

Son 1 ay geçmiş dönemlerde çıkmış ÖSS sorularını adeta hatmettim.Amacım soruların hazırlanış mantığını birkez daha gözden geçirmekti.

Sınava 3-4 gün kala ders çalışmayı kestim ve sınava tamamiyle konsantre olmaya başladım.Sınav günü tek düşündüğüm hedefime ulaşmaktı.iyi bir kahvaltı yaptım ve okula gittim.Gözetmenlerden birisi çok sakin görünüyordu ama sınav esnasında pencerelerden birinin çarpmasını önlemek için koşması beni çok heyecanlandırmıştı.

O anki heyecanla en kolay soruyu yanlış yaptım.Sınavdan çıktığımda moralim çok bozuktu çünkü çok gergindim.Sanki hiçbirşey yapamamıştım sınavda ve kitapçık türünü işaretlemeyi unutmuştum.Neyseki daha sonra soruların cevaplarını görünce rahatladım.

Puanlar açıklandığında çok sevinemedim.En kötü derecem Türkiye 1748.liğiydi ama bu puan beni hedefime ulaştırmıyordu.Kazandığım okulu öğrenince iyice şok olmuştum çünkü beklemiyordum.Tercihlerimi Bilgisayar Mühendisliği olarak yapmıştım ama Marmara Üniversitesi’ni beklemiyordum.Neyse olan oldu.

Sağlık olsun

ÖZETLE:
• İyi bir dershane seç
• Çeşitli kaynaklardan beslen
• Yüksek bir hedef belirle
• Sınavın içeriğini öğren
• Neyi nasıl çalışacağını öğren
• Konu eksiğini en kısa zamanda kapat
• Her hafta en az bir deneme çöz
• Türkiye geneli sınavları kaçırma
• ÖSS’yi gözde çok büyütme
• Sayısalcı ise sözel derslere gereken önemi ver
• Eğlenmeye vakit ayır
• Geçmiş yılların ÖSS sorularını defalarca çöz ve soruları hazırlayanların hangi mantıkla soruya yaklaştıklarını anla
• Sınavı TÜBİTAK hazırlayacak söylentisini kale alma
• Hedefini canlı tutacak,sana hedefini hatırlatacak bir eşyaya sahip ol
• Dershanelerin rehberlik servisinden iyi yararlan
• Son birkaç gün ders çalışma
• Başkalarıyla karşılaştırılsa bile kendine olan güvenini ve inancını yitirme
• TV den olabildiğince uzak dur
• Arkadaş tekliflerinin hepsine evet deme
• Not ortalamasını yüksek tut
• Bir yarış ortamı hazırla
• Ne yapıyorsan kendin için yaptığını unutma

Saygılarımla
ÖNAL ÖREN

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

İK bütçesi nasıl oluşturulur?

Manşet, insan kaynakları bütçesi, insan kaynakları, bütçe

İK bütçesi nedir? Nasıl hesaplanır? Bütçe oluşturulurken hangi adımları takip etmek gerekir? İşte yanıtı…

Personel maliyet bütçesi hazırlarken nelere dikkat edilmeli?

Dışarıdan bakıldığında insan kaynakları personeli sadece işe alım yapan ya da özel günlerde masanıza hediye bırakan kişiler gibi görülse de aslında çok daha önemli görevleri vardır. O görevlerden biri de personel maliyet bütçesi hazırlamaktır.

Personel maliyet bütçesi adından da anlaşılacağı üzere çalışanların bordro maliyetleri dahil tüm masraf kalemlerinin yer aldığı belgedir. Çalışanlarınızın masraflarını sıralamak kolay bir iş gibi görünebilir. Ancak bulunduğunuz sektör, çalışana önereceğiniz rol, şirketinizin konumu, çalışana ödemek istediğiniz ya da ödemekle yükümlü olduğunuz ek faydalar gibi pek çok değişkeni göz önünde bulundurmanız gerekir. Bu karmaşık süreci sizin için tamamlayacak bir insan kaynakları departmanınız varsa endişelenmenize gerek yok, ama bu planlamayı yapması gereken sizseniz o zaman bir işletme sahibi olarak üzerinizde zorlu bir görev daha var demektir. Bu noktada personel maliyet bütçesi hakkında dikkat etmeniz gerekenleri birlikte inceleyelim.

Personel Bütçesi Kalemlerinizi Belirleyin

Bordro maliyetleri: Bordro kalemi çalışanların brüt ücretini ve SGK’ya ödediğiniz primleri kapsar. Bütçenizde yer alacak bordro maliyeti bunlar ile sınırlı kalmaz. Maaş dışında çalışanlarınıza ödediğiniz:

• Mesailer,

• Ödenekler,

• Prim, ikramiye, yol ve yemek yardımı, kira ve yakacak yardımı, bayram paketi, erzak yardımı ve benzeri yan haklar,

• Şirket uygulamalarınızda yer alıyorsa çalışanlar için yaptıracağınız özel sigortalar da bordro maliyetinde göz önünde bulundurulması gereken kalemlerdir.

İzin süreleri: Bütçenizde çalışanların hak ettiği yıllık izin, ölüm izni, doğum izni gibi izin sürelerinin de maliyet kalemi olarak yer alması gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu gereğince çalışanların hak ettiği yıllık izinlerin, bulunduğunuz cari yıl içinde kullanılması ve bir sonraki yıla devredilmemesi gerekir. Ancak uygulamaya geçtiğimizde durum farklılık gösterir. Çalışanların kullanmadığı izinler bir sonraki yıla devredilmekte ya da kullanılmayan izin günlerinin ücreti çalışana ödenmektedir. Siz de bu ücreti çalışanlarınıza ödüyorsanız bu tutara maliyetinizde bütçe kalemi olarak yer vermelisiniz.

Tazminat tutarları: Çalışanların işten ayrılması durumunda ödenecek kıdem ve ihbar tazminatlarının da çalışanların kıdemlerine göre hesaplanması ve bütçeye eklenmesi gerekir.

Eğitimler: Çalışanlarınızı göndereceğiniz seminer ya da eğitim programları varsa bunlar da bütçenizde iki farklı maliyet kalemi oluşturacaktır. İlki kişi ilgili günlerde iş yapamayacağı için doğan iş gücü kaybının bordro maliyetidir. Seminer ya da eğitimin ücretleri, konaklama, yemek ve ulaşım gibi maliyetlerin toplamı da ikinci maliyet kalemidir.

Donanımlar: Çalışanlara tahsis edilen cep telefonu, tablet, bilgisayar ya da araba gibi haklara da personel maliyet bütçenizde muhakkak yer verin.

Sabit ve değişken maliyetleri göz önünde bulundurun

Bütçenizi hazırlarken dikkat etmeniz gereken noktalardan biri de bazı maliyetlerinizin sabit, bazılarının ise değişken olmasıdır. Sabit maliyetleriniz, aylık düzenli olarak ödediğiniz ve tutarı değişmeyen kalemlerdir. Her ay ödediğiniz maaş, SGK primleri ve bunlardan doğan vergiler tutarı belli olan sabit maliyetlerdir. Çalışan sayınız değişmediği müddetçe de bu kalem değişiklik göstermez. Aylık cironuza göre satış ekibinize ödeyeceğiniz primler, iş günü sayısına göre ödenen yemek ücretleri de her ay farklılık gösterdiği için bütçenizde değişken maliyetler olarak yer alabilir.

Bütçenizi hazırlarken bu noktaları da ihmal etmeyin

• Geçici personel işe alıyorsanız, bu personelin maliyetini de bütçenize eklemeyi ihmal etmeyin.

• İşe alım ve mülakat sürecinizin de bir maliyeti var ise bunları da bütçenize dahil edin.

• Asgari ücret, AGİ ve vergi yüzdelerinde gerçekleşen olası değişiklikleri de bütçenizi hazırlarken göz önünde bulundurun.

• Şirketiniz için önemli bilgiler yer aldığından personel maliyet bütçenizi şifre ile koruyun ve sadece güvendiğiniz kişilere erişim izni verin.

• Hazırladığınız bütçenin tutarlılığını mutlaka ölçün. Gerçekte harcanan rakamlar ile bütçenizde öngördüğünüz rakamlar arasında dengeyi bulmak şirketinizde bütçeleme konusuna daha fazla önem verilmesini sağlayacak ve emekleriniz boşa gitmeyecektir.

Personel maliyet bütçesini nasıl hazırlayacaksınız?

Excel üzerinde departmanlara göre personel sayısı, norm kadro planlamanız ve personelinizin maliyetine detaylı olarak yer verip, formüller yardımı ile hesaplamalarınızı yapabilirsiniz. Ancak bu işe ayıracak vaktiniz ya da insan kaynakları bilginiz yoksa süreç sancılı bir hale gelebilir.

Bütçeniz olmadan ilerleseniz de gelecekte yapacağınız harcamaları planlayamazsınız. Bu nedenle personel maliyeti bütçesi hazırlama konusunda bir dış kaynaktan yardım almak sizin için faydalı olacaktır. @WRK İnsan Kaynakları, personel maliyet bütçesi hazırlama konusundaki deneyimleri ile şirketinize en uygun danışmanlık hizmetini sunacaktır.

Yazar: Evren Süer
Kaynak: www.medium.com

Okumaya devam et

MAKALE

Doğru adayı doğru işle buluşturmak

seçme ve yerleştirme, mülakat, Manşet, iş hayatı, insan kaynakları

Şirketleri rekabette bir adım önde tutan temel kaynaklardan birisi de yüksek performans sergileme potansiyeli olan insanlarla çalışma fırsatını yakalamaktır. Peki, seçme ve yerleştirme sürecini nasıl daha etkili hale getirebiliriz? İşte sizler için hazırlanmış 10 öneri…

10 maddede etkili seçme ve yerleştirme süreci

Doğru adayı doğru işle buluşturmak İK uzmanlarının öncelikli görevi. “Seçme ve yerleştirme sürecini nasıl daha etkili hale getirebilirim?” diye merak ediyorsanız, İK danışmanı ve eğitmen Tuğba Kaplan’ın size önerileri var…

Seçme–yerleştirme süreci sonunda anlaşılan ve işe başlayan her yeni çalışanın (çalıştığı pozisyonun gerektirdiği tüm teknik beceriye sahip olsa dahi) kuruma ve iş işleyişine alışması en az 3 ay sürer. Bu demektir ki anlaşılan ve işe başlayan yeni çalışanların kurumdan ayrılmaları durumunda pozisyon en iyi ihtimalle hemen doldurulsa da yeni adaydan verim almak için en az 3 ay beklemeniz gerekir. Bu nedenle seçme–yerleştirme sürecinin her aşamasında oldukça dikkatli ve titiz olmakta fayda var.

Etkili bir seçme – yerleştirme süreci için dikkat etmemiz gereken konular aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  1. Adaylara ulaşmak amacıyla ilan açacaksanız, ilan içeriği oldukça önemlidir. Aranan özellikler bölümüne, o işi yapmak için gerekli olan minimum yetkinlikler yazılmalıdır. İlk etapta ne kadar çok adaya ulaşırsanız o kadar iyi olacağından buradaki “minimum” kısmı önemlidir.
  2. Gelen başvurular arasında yetkinlik beklentilerinizi ve ikamet, yaş vb. kriterlerinizi karşılayan tüm adaylarla ön görüşme yapmalısınız. Daha önceki dönemlerde ön görüşmeler sadece yüz yüze yapılırken, teknolojinin etkisiyle günümüzde dijital ortamlarda da yapılabilmektedir.
  3. Yüz yüze görüşeceğiniz adaylara mutlaka görüşme günü, saati, yeri gibi bilgileri önceden iletmelisiniz. Ayrıca görüşmeleri yapacağınız gün için kendi takviminizi de ayarlamalı, adayları bekletmemeli, çok önemli bir sorun olmadığı sürece görüşme saatlerini son anda değiştirmemelisiniz.
  4. Görüşme öncesinde görüşeceğiniz adayın özgeçmişini gözden geçirmeniz önemlidir. Böylece sizin için önemli olabilecek kısımları unutmamış ve atlamamış olursunuz.
  5. Görüşme esnasında adayın beden dilini gözlemlemenizde de fayda var. Fakat bunu “Burnunu kaşıdı, kesin yalan söylüyor” gibi direkt kesin yargılarla sonuçlandırmak sizi yanıltabilir.
  6. Sorularınızı doğru seçmeli ve yapılandırmalısınız. Pozisyonun gerektirdikleri ya da iş işleyişi ile ilgili olmayan sorular sormamalısınız. Ayrıca adayın cevap vermek istemeyebileceği ya da özel yaşamıyla ilgili sorular da sormamalısınız.
  7. Adayların da size sorular sorabileceğini unutmayın. Bu nedenle adaylar tarafından soru sorulduysa aktif bir şekilde dinleyin ve net cevaplar verin. Soru sormayan adaylara da görüşmenin sonlarına doğru soruları olup olmadığını sorabilirsiniz, böylece aklına takılan soruları sormaya çekinen adayların düşüncelerini de netleştirmiş olursunuz.
  8. Seçme – yerleştirme sürecinizdeki aşamaların arasında uzun zaman boşlukları var ise, adaylara ara bilgilendirmeler yapmalısınız. Unutmayın, sizin sürecinizin arayışla devam ettiği gibi, adayların arayış süreçleri de eş zamanlı olarak devam ediyor.
  9. Seçme–yerleştirme sürecinin tüm aşamalarında adaylara nazik davranmalısınız. Örneğin; “Ben stres mülakatı yapıyorum” cümlesine sığınarak adaylara kötü ve kaba davranılmamalıdır. Zaten stres mülakatı dediğimiz kavram da bu değildir.
  10. Sürecin sonucunda mutlaka tüm adaylara olumlu ya da olumsuz dönüş yapmalısınız. Sadece olumlu olan adaya dönüş yapmak etik olmamakla birlikte, diğer adayların netleşmesini de engeller ve imajınızı oldukça olumsuz yönde etkiler.

Son olarak; seçme–yerleştirme sürecinin önemi unutulmamalı, süreç bir bütün olarak sistemli bir şekilde yürütülmelidir.

Yazar: Tuğba Kaplan / İK danışmanı ve eğitmen
Kaynak: www.kariyer.net

Okumaya devam et

MAKALE

Flört şiddeti: İlişkin güvenli değilse ne yapabilirsin?

Manşet, ilişkide şiddet, ilişki, flört şiddeti, flört

Flört şiddeti, ilişkide bir tarafın diğer taraf uyguladığı kontrolcü, müdahaleci, kısıtlayıcı, zarar verici ve yaralayıcı davranışlardır. Peki, sizce bu davranışın sebepleri nelerdir? Böyle bir durumla karşılaştığımızda ne yapmamız gerekir? İşte yanıtı…

Flört şiddeti nedir?

Sevgilin kimlerle görüştüğünü denetliyor mu? Kıskançlığı sevgisinin dışavurumu gibi mi gösteriyor? Sosyal medya hesaplarını kontrol ediyor mu?

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, flörtün yeni yeni başladığı 13-23 yaş döneminde romantik ilişkilerde yaşanan şiddete dikkat çeken ve flört şiddetine dair ipuçları veren bir rehber yayınladı.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın rehberinde flört şiddetine ilişkin şu bilgiler paylaşılıyor:

Flört şiddeti nedir?

Flört şiddeti, sevgilinin sana karşı fiziksel, cinsel, psikolojik, sosyal ve dijital şiddet içeren davranışlarda bulunmasıdır. Sevgilin, sana karşı şiddet göstererek senin üzerinde egemenlik kurmayı, seni kontrol etmeyi ve gücünü göstermeyi hedefler. Flört şiddeti, bitmiş ya da sürmekte olan heteroseksüel ya da homoseksüel ilişkilerde ortaya çıkabilir. 

Fiziksel flört şiddeti 

Fiziksel flört şiddeti, sevgilinin senin bedenine kasıtlı olarak zarar vermesidir. Sevgilinin sana vurması, tokat atması, yumruk atması, bir eşya fırlatması, bıçak ya da silah çekmesi, seni itmesi, tekmelemesi, ısırması, saçını çekmesi fiziksel şiddet örnekleridir. 

Cinsel flört şiddeti 

Cinsel flört şiddeti, sevgilinin seni cinsel birliktelik veya yakınlık yaşamak için zorlaması, cinsellik konusunda “hayır”ı kabul etmemesidir. Sevgilinin istemediğin halde seni öpmesi ve sana dokunması, sen alkol veya madde etkisi altındayken ya da bilincin yerinde değilken seninle cinsel birliktelik kurması, cinsel birliktelik sırasında, öncesinde veya sonrasında sana karşı küçümseyici ve kaba bir tutum sergilemesi, doğum kontrol yöntemlerini kullanmaması veya senin kullanmana izin vermemesi cinsel şiddet örnekleridir. 

Psikolojik flört şiddeti 

Psikolojik flört şiddeti, sevgilinin sende korku uyandıracak, senin kendine olan güvenini ve saygını zedeleyecek biçimde konuşması ve davranmasıdır. Sevgilinin sana isim takması, bağırması, iftira, hakaret veya küfür etmesi, ne yapman ve ne giymen gerektiğini söylemesi, seni başkalarının önünde küçük düşürmesi, tehdit etmesi, kötülemesi ve ismini karalaması, suçlaması, yıkıcı bir biçimde eleştirmesi, “koruma altına alma” bahanesiyle yönlendirmesi, sırlarını başkalarına söylemesi psikolojik şiddet örnekleridir. 

Sosyal flört şiddeti 

Sosyal flört şiddeti, sevgilinin senin sosyal ilişkilerini kısıtlaması, kontrol etmesi ve senin sosyal çevrenden soyutlanmana, yalnızlaşmana neden olacak şekilde davranmasıdır. Sevgilinin ailen veya arkadaşlarınla görüşmene izin vermemesi, kimlerle arkadaş olduğunu kontrol etmesi, “namusunu koruduğunu” söyleyerek erkek arkadaşlarınla konuşmanı yasaklaması, kıskançlık yaparak sosyal ilişkilerini kısıtlamaya çalışması ve kıskançlığı sevgisinin dışavurumu gibi göstermesi, arkadaşlarına zaman ayırdığında seni suçlaması, eleştirmesi veya sana küsmesi, sürekli başkalarıyla flört edip etmediğini araştırması, toplum, aile veya okul karşısında seni “utandırmak” ya da “rezil etmekle” tehdit etmesi sosyal şiddet örnekleridir.

Dijital flört şiddeti  

Dijital flört şiddeti, sevgilinin teknolojik araçları seni kontrol etmek için kullanması, bu araçlar aracılığıyla seni tehdit etmesidir. Sevgilinin sosyal medya hesaplarının şifrelerini istemesi ve kontrol etmesi, sosyal medyada kimlerle arkadaş olabileceğine karar vermesi, resim ya da video göndermek için seni zorlaması, telefonunu veya bilgisayarını karıştırması, sürekli mesaj atması ve hızlı bir yanıt beklemesi dijital şiddet örnekleridir. 

Israrlı takip (Stalking) 

Israrlı takip, ayrıldığın ya da halen birlikte olduğun sevgilinin seni sürekli izlemesi ve takip etmesidir. Takip davranışı, sende korku uyandırmayı, sana gözdağı vermeyi ve güvencesiz hissettirmeyi hedefler. Eski sevgilinin haber vermeden veya davet edilmeden evine  ya da okuluna gelmesi, gittiğin yerlerde karşına çıkması, sürekli hediye veya çiçek alması veya göndermesi, arkadaş çevrenle iletişim kurması ve seninle ilgili bilgi almaya çalışması, senin eşyalarına zarar vermesi ısrarlı takip davranışı örnekleridir. 

İlişkin güvenli değilse ne yapabilirsin?

Sevgilinden farklı fikirlere, isteklere, önceliklere sahip olabilirsin. Her ilişkide farklılıkların ortaya çıkması, anlaşmazlıkların olması doğaldır. Önemli olan bunları nasıl çözdüğünüzdür. Eğer bir farklılık ya da anlaşmazlık karşısında herhangi bir şiddet türüyle karşılaşıyorsan, güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için şunları yapmayı deneyebilirsin: 

  • Şiddeti tanıman ve şiddet için kendini sorumlu görmemen çok önemli. Şiddetin sorumlusu sen değilsin!
  • Şiddeti normal bir davranış olarak kabul etmemen çok önemli. Aklından “bunu hak ettim”, “herkesin sevgilisi böyle davranıyor” gibi düşünceler geçebilir. Kendinden şüphe etme! Unutma, haklı şiddet yoktur!  
  • Sevgilinin, şiddeti bir problem olarak görüp görmediğini araştır. Sevgilin seninle güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için çabalıyor mu? Şiddetsiz bir ilişki kurmak için işbirliği yapıyor mu? 
  • Güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için kurallar koyarak sınırlarını koruyabilirsin. Kuralları koymak, hangi tür davranışları kabul etmeyeceğini söylemek ve bu kurallara uymadığında ondan uzaklaşmak ya da ayrılmak senin güvende olmanı sağlayacak bir adımdır. Bu sayede şiddetsiz, güvenli, eşit ilişkiler kurabilirsin. 
  • Herhangi bir şiddet türüyle karşı karşıya kalıyorsan, şiddet durmadan güvende olamazsın. Sevgilin şiddeti bir problem olarak görmüyorsa ve şiddeti durdurmak için herhangi bir adım atmıyorsa, ilişkiden uzaklaşmalısın. Onu değiştirmeye çalışma. Unutma, şiddeti durdurmak onun sorumluluğu. Eğer o şiddeti durdurmazsa, şiddet artarak devam edecektir. Kendini korumalı ve ilişkiden çıkmalısın.  
  • Sevgilinden ayrılmayı düşündüğünde “Bana çok iyi davrandığı oluyor”, “Her zaman böyle sinirli değil”, “Aslında beni çok seviyor” gibi düşüncelere kapılabilirsin. Yalnız kalmaktan korkuyor olabilirsin. Daha önce ayrılmayı deneyip onu affetmiş olabilirsin. Onun istediği gibi biri olmaya çabalıyor olabilirsin. Onunla ileride çok iyi bir ilişki kurabileceğini umut ediyor olabilirsin. Bu durumda şiddet döngüsüne girmişsin demektir. Şiddet döngüsünü tanımalısın. 
  • Yakın gördüğün, seni yargılamayacağını düşündüğün bir yetişkinden yardım isteyebilirsin. Yaşadıklarını paylaşmak ve konuşmak, seni güçlendirir. 
  • Unutma, şiddet varsa, sevgi yoktur.
Kaynak: www.t24.com.tr

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER10 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND