Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Türkiye’nin on başarılı genci

Türkiye Genç Liderler ve Girişimciler Derneği’nin bu sene 15’incisini düzenlediği ve geleceğin liderlerini keşfetmeyi amaçlayan yarışmada dereceye girenler belli oldu. İşte Türkiye’nin on başarılı genci ve onlara başarının kapısını aralayan projeleri…

Junior Chamber International (JCI) Türkiye Genç Liderler ve Girişimciler Derneği’nin bu sene 15’incisini düzenlediği Ten Outstanding Young Persons (TOYP) Yarışması’na 160 kişi başvurdu. İş dünyası, siyaset, bilimsel önderlik, kültürel başarı, çevre korumacılığı ve ahlaki önderlik, insan haklarına, çocuklara ve dünya barışına katkı, insanlığa ve gönüllü kuruluşlara hizmet, fen ve teknik gelişme, kişisel başarı, tıbbi yenilik ve buluşlar alanlarında ödüller sahiplerine verildi.

JCI Türkiye Genç Liderler ve Girişimciler Derneği tarafından 15’incisi düzenlenen Türkiye’nin On Başarılı Genci Yarışması ödül töreni 2 Ekim Cuma günü İş Sanat Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Türkiye, bu yarışmayla şimdiye kadar katıldığı dünya finallerinde toplam altı kez birincilik elde etti. Yarışmanın kazananları ve onların ağzından projeleri:

Yomi Kastro (İş Dünyası Ekonomi ve/veya Girişimcilik Ödülü)

Mülakat.tv, insan kaynakları süreçlerine yönelik bir video işe alma servisi. Burada yapılan şey, adayların CV tarama aşaması tamamladıktan sonra ofise davet ederek zaman kaybını önlemek. Adayın internet browseri üzerinden kendisine yöneltilen soruları gerçek bir görüşme gibi cevaplaması gerekiyor. Video depolandıktan sonra İK yöneticileri bu adayı değerlendirip daha sonra görüşmeye davet edebiliyorlar. Bugüne kadar videosunu kaydetmiş 100 bin civarı şahıs ve birebir denemiş 450 şirket var. Amerikan şirketleri de buna dahil.

Başak Kale (Siyaset, Hukuk ve Kamu Yönetimi)

AB Konseyi’ne Türkiye, göç ve irtica konularında danışmanlık yaptım. Ayrıca Oxford’un göç merkezinde de çalıştım. Türkiye ve göç konusunda çalışmalarım devam ediyor. Projem Türkiye’den Avrupa’ya eğitimli insan gücü göçünü engellemeyi ve Türkiye’yi bölgesinde akademik bilgi merkezi haline getirmeyi amaçlıyor. Avrupa Komisyonu tarafından tüm aday ülkeler arasında sosyal bilimler alanında finansmana layık görülen tek proje oldu.

F.Elif Genceli Güner (Bilimsel Önderlik)

Doktora için Hollanda Delft Teknik Üniversitesi’ne gitmiştim. Orada düşük sıcaklıkta kristallendirme yapıyorduk. Ben magnezyum sülfatla ilgileniyordum. Literatürde 1837 yılında Alman bir bilim adamı magnezyum sülfatın 12 su molekülü içerdiğini söylemiş, yazmış ve o yıldan beri herkes öyle kabul etmiş. Ama ben bunun yapısını araştırdığımda 11 su molekülü içerdiğini buldum. Bunun mineral olması için dünyanın herhangi bir yerinde saf olarak bulunması gerekiyor. Japonya’da Hokkaido Üniversitesi’nden Antartika buzullarıyla ilgilenen bir grupla ortak çalışma yaptık. Magnezyum sülfat 11 su molekülü içeren yapıyı Antartika buzulunda ve Hokkaido Adası-Saroma Gölü’nde buldum. Mineral olma özelliği taşıyordu ve ona Meridianiite ismi verdik.

Stare Yıldırım (Kültürel Başarı)

Cannes Film Festivali’nde bir Türk gecesi düzenlendi ve Anadolu’nun Kayıp Şarkıları adlı bir filmin türkülerinden oluşan bir konser verildi. Anadolu’daki türkülerin batı enstrümanlarıyla yorumlanmış versiyonlarını, belgeselden görüntülerinle barkovizyonda vererek Cannes’da dünyanın önde gelen sinemacılarına izlettik. Sinemanın içine Türkiye’nin güzelliklerini, özelliklerini katıp tanıtabilirsek işimiz çok daha kolay olur diye düşünüyorum. Konseri organize ettim ve bir süreliğine yürütücü idari yapımcılığını üstlendim.

Obengül Ejder (Çevre Korumacılığı ve Ahlaki Önderlik)

Ben aile ve evlilik terapistiyim. Projelerimden biri madde bağımlılığını önlemeyle ilgili. Öğretmenlerin, velilerin, öğrencilerin eğitilmesiyle ilgili. İkincisi aile içi ilişkiler, iletişim, evlilik, cinsellik gibi konularda eğitimler, ebeveynlerin çocuklarla ilişkilerini düzenleme üzerine bir çalışmaydı. Bine yakın aileye eğitim verildi. Tiyatrocularla psikodrama eğitimi yaptık. Baskıcı ve mükemmelliyetçi aileler, ilgisiz, tutarsız aşırı ilgili aileler ve demokratik aileler hakkında senaryolar yazdım ve tiyatrocular da bunu oynadı. Birçok veliye ulaştık. İnteraktif bir eğitim oldu. Türkiye’de hálá töre cinayetleri işleniyor. Cinselliğe insanların ilgisiz olması dolayısıyla din görevlilerinin, imamların ardından ailelerin bu konularda bilgilendirilmesi üzerine çalışıyoruz.

Rodin Alper Bingöl (İnsan Haklarına, Çocuklara ve Dünya Barışına Katkı)

Engelleri kaldır, benim tez projem olarak başladı. Tezi yazarken kampanyaların faydalarını farkedince hayata geçirmeye karar verdim. Toplumun sahiplendiği bir oluşum haline geldi. Türkiye’de engellilerin karşılaştığı problemlere çözüm bulmaya ve bu çözümleri hayata geçirmeye çalışıyoruz. “Renovatio İstanbul” da bu projelerden biri. Ataşehir Mimoza 4 sitesinin içini her bireyin eşit kullanım haklarının olduğu, eşit erişilebilirliğin olduğu bir alan olarak düzenledik. Rampaları, merdivenleri, hidrolik asansörleri herkesin kullanabileceği bir hale getirdik.

Gülçin Kaya (İnsanlığa ve Gönüllü Kuruluşlara Hizmet)

Projem “Engelsiz Sanat”. Kültürlerarası gençlik çalışmalarında zihinsel engellilere sanat eğitimi vermeyi ve gençlere sosyal sorumluluk bilincini aşılamayı amaçladık. 5 Avrupa ülkesinden gelen gençlerle İstanbul Özürlüler Merkezi’ndeki engellileri bir araya getirdik. Sanat atölyelerinde bir hafta boyunca engellilere sanat eğitimi verildi. Gençlerden de psikolog, sosyolog, sanatçı arkadaşlar gelip engellilere hem eğitim verdiler, hem de ortak bir ürün çıkarmaya çalıştılar. 7 gün sonunda da projeler sergilendi. Bu projeyi şimdi de güzel sanatlar fakültelerinde okuyan öğrencilerle yapacağız. Toplamda 40 öğrenci eğitim verdi, Türkiye’den 10 öğrenci vardı. 120 engelli öğrenciyle çalıştık.

Tolga Kaya (Fen ve Teknik Gelişme)

Titreşimleri kullanarak enerji üretme üzerine yapmaya başladığım çalışma büyük ilgi görmekte. Deprem sonrası hasar tespiti, huzurevleri ve hastanelerde acil algılama sistemi, sınır güvenlik sistemleri gibi birçok uygulaması olacak. Milimetre boyutlarındaki, pil kullanmayan, tamamen kendinden enerji üretimini sağlayan bu mekanik yapının teorik çalışmaları ve tasarımını yaptım. İkinci proje, çeşitli bakterilerin insan vücudunda enfeksiyona yol açmasının nedenlerini daha iyi anlayabilmek üzerine. Amacım özellikle yaşlı hastaların uzun süreli sonda kullanımı sırasında oluşabilen enfeksiyonunu engellemek.

Ali R. Babaoğlan (Kişisel Başarı)

Projem Marro.ws. İnternette herkes birşeyler görüyor, okuyor, beğeniyor ve daha sonra tekrar ulaşmak için o şeyin olduğu adresi bir yerlere kopyalıyor, favorilerine ekliyor. Bu yöntemlerin hiçbirisi bu içeriklere tekrar ulaşılmasını garantilemiyor. O siteye ulaşamayabilirsiniz, dökümanları başka birileri silmiş olabilir… Bir proje geliştirdik. Mesela bir makale okudunuz, istediğiniz kısmı seçiyor ve alana atıyorsunuz. Marro.ws/adınız olarak kaydedip dünyanın her yerinden ulaşabiliyorsunuz. Siz birşeyleri saklıyorsanız, ilgi alanlarınızı anlamaya çalışıyoruz. Mesela sporla ilgili şeyler saklıyorsunuz. Sizin seçtiklerinize göre özelliklerinize uygun başka insanları tanıştırabiliyoruz. İnsanların sakladıkları bilgilerden sosyal ağ kurmasını sağlayan bir proje bu kısaca. Henüz 3 aylık bir proje ve 7.000 aktif üyesi var. Şimdilik İngilizce hizmet veriyor. Türkçe, Arapça, Almanca, Çince, İspanyolca ve İtalyanca da eklenecek.

Ertuğrul Kılıç (Tıbbi Yenilik ve Buluşlar)

Beyin felci ölüm sebepleri arasında 3’üncü sırada geliyor. Sakatlık nedenleri arasında da ilk sırada. Diğer taraftan sakatların ihtiyaçlarına dikkat ettiğinizde rehabilitasyon, doktor bakımı, hemşire masrafları var. Bütün bu harcamaları eklediğinizde en fazla ölüm sebebi olan kalp hastalığından daha fazla masraf çıkarıyor. Çok ağır bir hastalık olduğu için de çevresindeki insanlara da baskı yapıyor. 12 yılı geçkin bir süredir de bu hastalığın nasıl olduğunu anlamaya çalışıyorum. Bu çerçevede 60’a yakın makale yazdım. ABC taşıyıcılar dediğimiz ilaç direnci taşıyıcılar var. Epilepsi ilaçla tedavi edilebilen bir hastalık ama belli bir aşamaya geldikten sonra cerrahiye giriyor. Bunun sebebi ilaç taşıyıcılarıdır, vücudun kendisinde olan taşıyıcılardır. 3-4 yıldır bu taşıyıcıları nasıl manipüle ederek insanları kurtarırız, diye araştırmalar yapıyoruz.

Fatih Demir (Çevre Korumacılığı ve Ahlaki Önderlik JCI Özel Ödülü)

Sağlıklı Tişört” ile Jüri Özel ödülünü aldım. Siparişler hazırlanırken kanserojen madde içermeyen, sağlıklı boyalar kullanılıyor. Ayrıca “Nefes Alabilen Baskı” teknolojisi sayesinde rahatça giyebilecek sağlıklı ürünler ortaya çıkıyor. Bunun yanı sıra engelli gençlerin meslek edinmesi ve kimsesiz çocuklar yararına Tish-o’nun yaptığı çalışmalar da var.

Tuğçe Kılıç (İnsan Haklarına, Çocuklara ve Dünya Barışına Katkı JCI Türkiye Senato Ödülü)

4 sene önce lisede arkadaşlarımla Mayın Tarlalarına Barış Getirdik projesine başladım. 34 ülkeden 600 öğrencinin katıldığı bir yarışmada dünya birinciliği ödülünü aldım. 3 sene sonra mayın konusu gündeme geldi. Sürekli çevre projelerinde gönüllü olarak çalışıyorum. Suriye ile Türkiye sınırındaki mayın tarlalarının temizlenerek organik tarıma açılması konulu bu proje sayesinde JCI Türkiye Senato ödülünü de aldım.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND