Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Türk girişimcilerden küresel başarı öyküleri

Dünyanın farklı bölgelerinde, farklı sektörlerde başarıyı yakalayan Türk girişimcilerin öyküleri bir araya geldi. Japonya’ya baklava sevdiren de var, Karayipler de maden çıkaran. İşte dünyadaki Türk girişimcilerin kısa ve öz başarı öyküleri…

DÜNYADAKİ TÜRK GİRİŞİMCİLERDEN KISA VE ÖZ BAŞARI HİKAYELERİ 

Geçen yıl düzenlenen ve Dünya Türk İş Konseyi (DTİK)’in en önemli faaliyetlerinden biri olan Dünya Türk Girişimciler Kurultayı’nda kısa ve öz bir şekilde başarı hikayelerinden bahsedilen girişimcileri bilginize sunalım dedik. İşte Dünyadaki bazı Türk girişimcilerinden kısa ve öz başarı hikayeleri..

Japonlara Baklavayı Sevdirdi – Soner ÖNER / Japonya

Japonya sevgisiyle tatil amacıyla gittiği ülkede kalarak orada kendi şirketini kuran Soner Öner adlı girişimci, Japonya’da gıda sektörünün en çok tercih edilen isimlerinden biri oldu. Öner Türkiye’den zeytin, zeytinyağı, baklava, salça, reçel gibi ürünler ithal ederek Japon pazarına sunuyor.

Soner Öner Japonya’daki başarısını şöyle anlatıyor: “Türkiye’den gıda ithalatı yapıyoruz. Tamek, Orkide Yağları, Rapunzel, Yörsan, Güllüoğlu, Bahçıvan, Ladin Reçelleri’nin temsilciliğini yapıyoruz. Türk ürünlerine Japonya’da büyük ilgi var. Baklava, zeytin, peynir, incir, üzüm, salça, zeytinyağı satıyoruz. Şirketimin adı Baharu ve şirketi sıfırdan ben kurdum. Japonlarla iş yapmak ve onlara alışık olmadıkları gıdalar satmak dünyanın en zor işlerinden biridir, ama biz 11 yıldır bunu başarıyoruz. Süpermarketlere Türk ürünlerini satıyoruz. Ben 11 yıldır buradayım. Çocukluğumdan beri Japonya ve Japonlara ilgim vardı. Ben de oradaki iş imkânlarını araştırmaya başladım. 2 haftalığına buraya geldim ve 11 ay dönmedim. Japonca kursuna gittim. Daha sonra üniversiteyi burada bitirdim.”

Fas’ta Başladı Sırada Fildişi Sahilleri Var – Fatih YILMAZ / Fas

Fatih Yılmaz Fas’ta Türk insanının girişimci ruhunu temsil ediyor. Temizlik, kozmetik ve tekstil sektörlerinde faaliyet gösteren Yılmaz, yakında Fildişi Sahilleri’ne de yatırım yapacak.

Fatih Yılmaz “Neden Fas” sorusuna şöyle cevap veriyor: “2002 yılında Fas’a ilk geldiğimde ticari anlamda Fas’ta ciddi eksiklikler olduğunu gördüm. Ülkenin insanları, doğal yapısı ve iklim özellikleri, ülkenin ihtiyaçları burada iş yapmamızı tetikleyen en önemli unsurlar oldu Temizlik, kozmetik ve tekstil olmak üzere üç ana sektördeyiz. 2005′de temizlik ve kozmetik üretime geçtik. 2008′de tekstil-hazırgiyim sektörüne girdik. Aynı zamanda Fas ve Türk firmalarına danışmanlık hizmeti veren firmamızın 500′ü aşkın Faslı firmayla ciddi irtibatı var.”

Küba’daki Tek Türk Firması – Ömer GİRAY / KÜBA

Küba’daki tek Türk firmasının sahibi Ömer Giray ise ülkenin ithalatına ve ihracatına yön veriyor.

Giray Küba’da bulunma nedenini şöyle açıklıyor: “Latin Amerika’nın abisi durumundaki Küba’da henüz Türk firmalarının bulunmaması, ileride potansiyel bir ekonomi olacağına inancımız ve insanlarına karşı olan sevgi ve güvenimizden dolayı buradayız. Firmamız Küba’daki ilk ve tek Türk şirketi. 4 yıldır Havana’dayız. Her iki ülke arasındaki ticarette dolaylı veya direk olarak yüzde 95 katkı sağlıyoruz. Mevcut ihracatın ve ithalatın neredeyse tamamını bizim firmamız gerçekleştiriyor. Bunun dışında Havana her yıl gerçekleştirilen Havana International Fuarı Expo Cuba’da Türk pavyonunu 3 yıldır organize ediyoruz.”

Monako’nun En Büyük Şövalye Nişanını Aldı – Dr. İlhami AYGÜN / Monako

Monako’da uzay antenleri, uydular üzerine çalışan Dr. İlhami Aygün, çalışmalarından dolayı ülkenin en büyük şövalye nişanıyla ödüllendirildi.

Türk girişimcisini Monako’da temsil eden Dr. İlhami Aygün uzay sistemleri üzerine çalışıyor. Aygün başarılı çalışmalarını şöyle anlatıyor: “Şirketimiz uydu, uzay konusunda entegre telekomünikasyon hizmetleri veriyor. 1991′de Fransız devlet kurulusu Aerospatiale şirketinin Telekom uyduları bölümünde direktör olarak çalışmaya başladım. Türkiye’nin Turksat uyduları dahil Avrupa ve Ortadoğu’da birçok ülkenin uydu sistemlerini dizayn edip, üretim sorumlusu ve yörüngeye fırlatımı sırasından Fransızlar adına “Chef de Mission” görevlerinde bulundum. Newyork Bilimler Akademisi’ne kabul edildim. 2007′de Monako’nun en üstün şövalye nişanı “Chevalier de Ordre de St. Charles” ile ödüllendirildim.”

Tunus’taki Türk Lokumu – Çetin KARAÇOBAN / Tunus

Çetin Karaçoban Tunus’ta Türk lokumu ve şekerleme ticareti yapıyor. Rusya’ya ihracat yapıyor. Başarılı girişimcinin ‘Beybaba Loukoum Turque’ adlı kendi markası var.

Tunus’a ateşe olarak giden Çetir Karaçoban, girişimci ruhunu emekli olduktan sonra harekete geçirmiş. Karaçoban başarı hikâyesini şöyle anlatıyor: “2001 yılından bu yana lokum, nugat ve şekerleme ticareti yapıyorum. İç pazarda Beybaba Loukoum Turque markamızla yer edindik. Rusya’ya ihracat yapıyoruz. Tunus’a ilk defa 1996 yılında ateşe olarak geldim ve üç yıl çalıştım. Bu arada yaptığım araştırmada bu sektördeki eksikliği fark ettim. Görevim sona erinci sektöre girdim ve şu ana kadar geçen süredeki çalışmalarımızdan çok memnunum.”

Amerikalılara Kredi Notu Veriyor – Yaşar DAĞLAR / ABD

Dünyanın finans merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nde kişisel kredi raporu, kurumsal kredi raporu, ev kredisi veren Yaşar Dağlar aynı zamanda Amerika’nın 50 eyaletinde firma kuruyor.

Temiz Kredi adlı şirketiyle dünya finans sektörünün kalbinde Türk girişimcisini temsil eden Yaşar Dağlar anlatıyor: “Finans sektöründe kimlik hırsızlığı, kişisel kredi raporu ve skoru, kurumsal kredi raporu, mortgage, ev kredisi ve loan modification diye tanımladığımız ev kredilerinin tekrar yapılanması üzerine hizmet veriyoruz. 50 eyalette firma kurulmasına yönelik hizmet veriyoruz. Amerika’ya üniversite eğitimi için geldim. Önce halı temizleme firması kurdum. ABD’deki Türk firmalarıyla ilgili bir projede müdür olarak görev yaptım. Daha sonra New Jersey’de “Temiz Kredi” firmasını kurdum. Uzun süreler bu ülkede yaşamam, ABD’deki yaşam standartlarını ve koşullarını bilmemden dolayı burada iş yapmaya karar verdim. Türkler için yurt dışında, özellikle Amerika’da ‘iş yapmanın zorlukları’ diye bir kavram olduğunu sanmıyorum.”

Karayipler Pazarı Ona Emanet – Tanal Mete AKÇAYLI / Karayipler

Hem iş adamı hem de fahri Başkonsolos olan Tansal Mete Akçaylı, kurucusu ve CEO’su olduğu CSS şirketi ile Karayipler ve Barbados’da Türk rüzgârı estiriyor.

Akçaylı başarı öyküsünü şöyle anlatıyor: “Taahhüt ve servis sektörlerinde çalışıyorum. Türkiye’nin St. Vincent ve Grenadines Fahri Başkonsolosuyum. Sahibi ve ortağı olduğum birkaç şirket var. Aynı zamanda Barbados menşeli bir CSS adlı bir firmanın kurucusu ve CEO’suyum. Firmanın iki konusu var. Birincisi; yangın, güvenlik, otomasyon ve havalandırma sistemlerinin taahhütlerini yapmak, ikinci ise kapı, kilit, aksesuarları, banyo ve mutfak ürünlerini toptan pazarlamak. CSS özellikle ticari inşaat sektörüne yönelik bir firma. CSS Karayipler’de 12 ülkede faaliyette ve kendi sektörünün en tanınan firmalarından biri.

İkinci şirketim IMT (International Management and Trust), Dominik, St. Vincent ve Barbados’da ofisleri bulunan, off-shore danışmanlık, şirket kurulumu ve yönetim servisleri veren ayrıca Dominik’in ekonomik vatandaşlık işlemlerini yapan bir firma. IMT firmasının yönetim kurulu başkanıyım. Bir diğer şirketim Integral Systems de Barbados menşeli. Türkiye den Karayip adalarına ihracat yapmak isteyen firmalara danışmanlık hizmeti veriyor. Bu hizmetler arasında ürünlerin karayip piyasasına uygunluğu, piyasa araştırması, distribütörlüklerin bulunması gibi hizmetler sunuyor. Karayipler inşaat, yapı malzemeleri, yiyecek, içecek, turizm ile beraber küçük servis işletmeleri, mağazacılık gibi fırsatlar mevcut. Türk işadamları hızlı, pratik kolay çözüm üretiyor. Kurultay çok iyi bir adım, umarım hep beraber bu fikri, pozitif uygulamalarımızla verimli ve sürekli hale çevirebiliriz.”

Uzakdoğu’dan Amerika’ya ve Afrika’ya İhracat Yapıyor – Halit Özkan YÜKSEL / SİNGAPUR

Çin’den Avrupa’ya, Türkiye’den Afrika’ya pek çok ürünü ihraç eden Halit Özkan Yüksel, Türkiye’den mal alıp başka ülkeler satmak istiyor.

Yüksel Uzakdoğu’da gerçekleştirdiği çalışmalarını şöyle aktarıyor: “Firmamızı 2005 yılında kurduk. İşe Türk firmalarına danışmanlık, acentelik yaparak başladık. Uzun zaman Uzak Doğu’da yaşayan birisi olarak Malezya, Endonezya Çin bildiğim bir coğrafya idi. Kendi şirketimizi kurmadan önce de öğrencilik yıllarında başladığımız tercümanlık, danışmanlık hizmetlerini meslek olarak yürütmeye karar verdim. Birçok sektörde acentelik, aracılık hizmetimiz oldu. Bu arada da bizim de kendi ürünümüz, markamız olmalı diyorduk son birkaç yıldır. Sonunda Avrupa’da özellikle çok kullanılan, tüketilen alüminyum folyo işine girdik. Şu anda Çin’de yaptırdığımız ürünleri Almanya, İsveç, Danimarka, Hollanda ve Belçika’ya satıyoruz. 1998 yılından bu yana Singapur’dayım. Daha önce yerel firmalarda çalıştım. Singapur’un bir geçiş limanı, ticaret merkezi olması, bilgi ağının çok iyi olması ticari bağlamda bir referans olması bizi burada kalmaya ve ticaret yapmaya sevketti.

Türkiye’den mal alıp başka ülkelere satmak istiyoruz. Bunda da Singapur’un uluslararası ticaret ağından çok faydalanıyoruz. Şu anda Türkiye’den Afrika’ya makarna ihraç etmeye başladık. Özellikle her şeyi dışardan ithal eden bir ülke olarak gıda ürünleri bir fırsat olabilir Türk firmaları için. Singapur’da üretim hemen hemen yok denecek kadar az. Su, meyve suyu, gıda ürünlerinin tamamı dışardan ithal ediliyor. Türk firmaları bu konuda Uzakdogu’ya açılabilirler.”

Kolombiya’dan Maden Çıkıyor, Dünyaya Satıyor – Gökhan KANTARCIGİL / Kolombiya

Kolombiya’da özellikle inşaat sektörü için büyük fırsatlar olduğunu öne süren Gökhan Kantarcıgil, bölgenin gelişmekte olan Kolombiya’nın fırsata çevrilebileceğini ekliyor.

Madencilik sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Bölge ülkeleri, Avrupa ve Türkiye’de termik santral ve çimento fabrikalarına termik kömür tedarik ediyoruz. Şirketimiz Kolombiya’da 2008 Eylül’ünden itibaren faaliyet gösteriyor. Bogota’da ofisimiz var. Şu anda kendimize ait bir maden yok ancak kendi madenimizi açacağız, araştırıyoruz. Kolombiya yeraltı kaynakları bakımından çok zengin bir ülke. Ülkenin en büyük ihraç kalemi kömür. Yabancı sermaye çekmeye başladılar. Hem Atlantik hem de Pasifik okyanusuna kıyısı olması nedeniyle farklı coğrafyalara hitap edebiliyor. Biz de dünyadaki enerji hammaddesi ihtiyacının daha da artacağını düşünerek Kolombiya’nın ülke potansiyeli yüksek ve bakir olduğu için bu ülkeye yatırım yaptık. Globalleşen dünyada aslında ülkeler bazında zorluklarda benzerlik göstermeye başladı. Eğer ülkede yerel olarak ilişkileriniz güçlü değilse ve dilini bilmiyorsanız hangi ülkede iş yaptığınız çok farketmiyor.

Kolombiya son 6 yıldır ciddi bir ekonomik hamle içinde. Bizim sektörümüz olan madencilik bunlardan biri. Özellikle Çin, Japonya, Kore gibi ülkelerin şirketlerinin Latin Amerika’da çok faal olarak bu konuda çalıştıklarını görüyoruz. Türkiye’nin enerji hammaddesi bakımından fakir bir ülke olduğu düşünülürse Kolombiya çok öne çıkıyor. Bunun dışında ülkede önümüzdeki 5 sene içinde 30 milyar dolara yakın alt ve üst yapı yatırımları yapılacak. Otoyollar, havalimanları, limanlar yapılacak. Türkiye’deki inşaat şirketleri için büyük fırsatlar var. Tarım ve hayvancılık yapmak isteyenler için de iyi fırsatlar barındırıyor. Kolombiya aslında 45 milyonluk gelişen nüfusu ile pek çok alanda iyi bir pazar. Türk şirketleri son yıllarda ihracat hamlesi içinde. Ancak bunun kalıcı olması pazarın içinde sürekli olmak ile mümkün. Gelişmiş ülkelerin yıllar önce yaptığını biz bugün yapmaya başladık. Ama hızlı öğreniyoruz. Türk şirketlerinin pratik ve hızlı servisi pazarda kalıcı olmalarını sağlıyor. Türk işadamları için Türkiye’de aynı işi yapan bin şirket olacağına herhangi bir ülkede bu işi yapan ilk şirket olmak büyüme açısından büyük avantaj sağlayacaktır. Dünya Türk Girişimciler Kurultayı çok iyi bir organizasyon. İşadamlarının birbirini tanıması ve Türkiye merkezli daha büyük ticaretlerin yapılmasını sağlayacaktır. Aynı zamanda farklı bir ülkede başarılan bir iş bizim açımızdan da örnek olacaktır.”

Dünya Türk İş Konseyi hakkında detaylı bilgi ve projeleri için www.tdik.gov.tr adresini ziyaret edebilirsiniz. Ülkemizi başarıyla temsil eden Türk girişimcilerimizi tebrik ediyor, haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve biligisine sunuyoruz.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et

MAKALE

Podcast yapmak cesaret istiyor

Podcast son dönemde özellikle gençler arasında hızla yayılıyor. Bunda gencin özgürlüğüne imkan tanıması hiç kuşkusuz önemli bir faktör. Ancak podcast üretimi yapan uzman sayısı yeterli değil. Bunun en önemli nedeni ne olabilir?

Podcast yapmaya başlamaktan neden çekiniyoruz?

Kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen bazı şeyler var…

Podcast’ler dünyada her geçen gün artmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük podcast ağı olan Podfresh’in bile şimdiden çeşitli kategorilerde 100’e yakın yayını bulunuyor. Yalnızca ABD’de, nüfusun yüzde 75’i “podcast”in ne demek olduğuna aşina durumda. Ekim 2020 itibariyle ise 1,5 milyonun üzerinde podcastin olduğunu söylemek biraz ütopik gelse de gerçek bu.

Her gün başlanan yeni podcastler, kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen ve başlamaktan alıkoyan bazı yanlış yanlış bilinen şeyler var. Bu yazımda biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.

Podcast bir iş modelidir

Aslına bakarsanız podcast’ten hemen bir gelir elde etme beklentisi büyük bir hata ve orta vadede motivasyon düşürebilen bir şey. Çünkü Türkiye’de henüz yeni yeni büyüyen, ilginin fazla olduğu ancak reklam modellerinin henüz tam oluşturulmadığı bir ortam söz konusu. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki, ürettiğimiz her türlü içerik, yaratmamız gereken bir pazarlama planının da parçası olmalı ve o doğrultuda bir strateji üretilmeli. Podcast yayınlarını yaymanın sadece içerik pazarlamasıyla bittiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Birçok platformda çok sayıda niş podcastin olduğu bir arenada, bunu bir işe çevirme düşüncesinden önce içeriğimizi iyi oluşturmayı düşünmek daha yerinde olacaktır. Çünkü salt gelir eldetmekten ziyade podcastimizi aynı zamanda kendimize bir network oluşturmak için de kullanacağız ve podcastimizi de bu network dinleyecek. 

Profesyonel bir stüdyo olmadan başlanmaz

Ben şahsen podcastlerime ufacık bir odada, sesimdeki yankıyı kesmek için üzerime battaniye örterek başladım. Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen de hâlâ evimden yayın yapmaya devam ediyorum. Yayıncı adaylarının, profesyonel bir stüdyoya ihtiyaç duyacaklarını, stüdyo sesi olmadan podcast olmayacağını düşünmeleri ve bunun harekete geçmelerini engellemesi, acilen aşılması gereken bir konu.

Peki benim yaptığım podcastler süper kaliteli mi? Elbette evde sınırlı imkanlarla alınan herhangi bir kaydın stüdyo gibi olması imkansız ama zaten sorun burada başlıyor. Neden başlangıçta stüdyo kalitesinde bir yayın yapma zorunluluğu hissedeyim ki? Her şeyden önce içeriğimiz ve sürdürülebilirliğimiz çok daha önemli olgular. Bana soracak olursanız podcast yayınlarını benzersiz kılan şeyler, içerdiği samimiyet. Yani bir ev ortamında, belki çayınızı koyarken çıkan ses, belki arkanızdan gelen bir kedi. Nerede olursanız olun, telefon kulaklığına bile sahipseniz (ki Podfresh’te kulaklıklarla yapılan çok güzel yayınlar var) başlayın.

Podcast yapmak aşırı pahalı

Diğer bir yanlış düşünce de, ekipman fetişisti olup podcast yapmaya başlamak için pahalı ve kaliteli mikrofonlara sahip olmamız gerektiği. Örneğin, 3000 TL’ye çok kaliteli bulduğunuz ve profesyonellerin önerdiği bir mikrofon var ve almak istiyorsunuz. Durun, almayın! Bunun yerine 150 liraya bir yaka mikrofonu, aylık 50 TL’ye yayınlarıma değer katacak bir podcast barındırma platformu (ki artık size Spotify kataloğundan dilediğiniz müziği kullanma imkanı sağlayan Anchor varken ona bile ihtiyaç olmayabilir) ve 20 liraya podcastime sesli tanıtımlar yapabileceğim bir uygulama alırsam, erken dönemde yapacağım 3000 TL’lik bir mikrofondan daha mantıklı ve yayınıma değer katacak bir harcama yapmış olurum.

Demem o ki, Podcaste başlamak pahalı ve maliyetli değil. Bilgisayar ya da telefonunuzdaki ses kayıt düğmesine basın, telefonunuzun kulaklığını takın ve içeriğinizi oluşturun.

Dinleyici bulmak için ünlü olmak gerek

1,5 Milyon podcast yayını, daha fazla sayıda yayıncı, daha fazla sayıda da dinleyici var. Herhalde bu rakamların hepsi ünlü değil. Bu arada yayıncı adaylarının gözlerinin korkmasına hak veriyorum. Belki konuşmak istediğiniz konuyla alakalı onlarca podcast vardır ve endişe duyuyorsunuzdur. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, her podcast birbirinden parmak izlerimiz gibi farklı. Herkes niş bir yayın yapmaya çalışıyor ve konunun genelinden uzaklaşıp ister istemez spesifikleşiyorlar. 

Anlattığınız hikaye ve inşa ettiğiniz içeriğiniz sizin her şeyiniz. Yayınınız başka podcastlerin konusunu andıracak gibi görünse de, mutlaka kendinizden katacağınız şeylerle farklılaşacaktır. Kişisel deneyimler ve insan hikayeleri her şeyi değiştirir. Dinleyici olarak iki aynı nüanstaki podcast programından ayrı ayrı kendime kattığım birçok şey var. Eğer platformlarda var olan podcastler sizi podcaste başlamaktan alıkoyuyorsa, masada herkese bir sandalye olduğunu bilmenizde fayda var. 

Her şey kusursuz olmalı

Bir felaket olan ilk podcast bölümüme buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sesimin yetmediği, tonlamalarımın ise anlamsız olan bu bölümü çekerken ne kadar zorlandığımı ve onlarca kez baştan kayıt aldığımı hâlâ hatırlıyorum. Ancak sonuç itibariyle içeriğimi dünyaya yaymak istediğim için “yayınla” butonuna bastım. Sadece biz değil, dünyaca ünlü podcasterların da ilk yayınlarına baktığınızda kusursuz olmadıklarını görüp kervanın her zaman yolda düzüleceğini anlayabilirsiniz. Kimse mükemmel değil, olamaz da. Podcastinizin daha ilk bölümden mükemmel olması gerekmiyor. Açıkçası geliştikçe her zaman yeni şeyler öğreneceksiniz ve bir önceki bölümünüzü beğenmeyeceksiniz. Gereksiz mükemmelliyetçilik sizi engelleyen bir şey ise, bunu önemsememek en güzeli.

Bitirirken…

Yanlış bildiğimiz şeyler bizi bir şeylere başlamaktan, düşüncelerimizi yaymaktan ve başkasının hayatına bir şeyler katmaktan her zaman alıkoyan bir şey. Eğer profesyonel bir stüdyo yüzünden podcast yapmaya başlamıyorsanız bir hayalinizden vazgeçmiş olacaksınız. Ürettiğiniz içeriğin nerede, kimi ve nasıl etkileyeceğini, ne gibi izler bırakacağını bilemezsiniz. İnsanlara temas etmek ve dokunmak güzeldir. Yeter ki en başında belirttiğim süreklilik ve içerik gibi doğru şeylere odaklanalım.

Kaynak: T24
Yazar: İlkan AKGÜL

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND