Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

‘Torba’dan sosyal haklar çıktı

Torba Yasa, çalışma hayatını düzenleyen önemli maddeler içeriyor. Yasanın içinde izinlerden terfilere kadar pek çok konuyla ilgili düzenlemeler mevcut. İşte ’Torba’dan çıkan sosyal haklar…

ücretli izin hakkı, torba yasa, sosyal haklar, mazeret izinleri

Çalışma hayatına birçok kolaylık getiren Torba Yasa, çalışanlara hastalık, kaza, psikolojik rahatsızlık, doğum, ölüm, yakınların tedavisi gibi durumlarda daha fazla ücretli izin hakkı tanıyor

Çalışanların hayatında neler değişti?
*Sigorta kapsamı genişledi
*Yeşil kart askıya alınıyor
*Kamuya ’yıldız CEO’ transferi başlıyor
*Patrona prim desteği geliyor
*Garantili iş dönemi bitti
*Müdürlere zam çıktı
*Sağlık izinleri artırıldı
*İşçi-memur eşitlendi
*Kadının yüzü güldü
*Çocuk yardımı arttı
*Anneye bakma izni geldi
*Taşlama işçisine “özel” maaş bağlanıyor
*Memurlara özgürlük geliyor
*Fişleme dönemi kapandı
*Dayak yiyen polise özel izin veriliyor
*Uzman sayısı artıyor
*Belediye işçilerine nakil imkanı tanınıyor
*Denetmen sayısı artıyor
*310 bin kişiye emeklilik şansı veriliyor
*Patronların prim borcu yapılandırılıyor

Tarihi “barış” yasası ile devletin alacakları yeniden yapılandırılırken, çalışma hayatının kitabı da adeta yeniden yazıldı. Yeni yasa ile çalışanlara önemli kazanımlar getirilirken öğrenciden memura, ev kadınlarından esnafa, işçiden patrona kadar geniş yelpazede önemli adımlar atıldı. Torba Yasa’yla yürürlüğe giren Cumhuriyet tarihinin en büyük vergi ve alacak barışı, yediden yetmişe tüm vatandaşları kapsıyor. Yapılandırmaya giren vatandaşlara yüzde 50’yi geçen indirimler, 36 taksit gibi fırsatlar sunan yasa kapsamında işçi, emekli, işveren, sanatçı, sporcu gibi birçok kesimin hayatını kolaylaştırıcı fırsatlar bulunuyor. İşte tüm detaylarıyla çalışma hayatı başta olmak üzere günlük hayatımızı değiştirecek bazı düzenlemeler…

310 bin kişiye emeklilik şansı
Bağ-Kur prim borcunu kapatan 310 bin kişiye emeklilik yolu açılıyor. Toplam 272 bin kişinin prim borcunu yatırmadığı için sigortalılığı durdurulmuş durumda. (5 yıl boyunca prim yatırılmadığında sigorta durduruluyor) Bunların sigortası aktif hale geldiğinde yaşları da dolduğu için emekli olabilecek. Ayrıca sigortalılığı devam edip de prim borcu bulunan 40 bin kişi ile birlikte 312 bin kişi borçlarını yapılandırarak emekli olabilecek.

Sağlık izinleri artırıldı
Psikolojisi bozulan, kanser, verem gibi hastalıklara yakalanan memurlar 18 aya kadar ücretli izin kullanabilecek. Kaza geçiren, saldırıya uğrayan, meslek hastalığına yakalanan memur iyileşinceye kadar izinli sayılacak. Sendika üyesi kamu görevlilerine 3 ayda bir 45 lira toplu görüşme primi ödenecek.

Şimdi yapılandırma zamanı!
Vergi, prim barışından yararlanmak isteyenlerin en geç 2 Mayıs 2011’e kadar başvuruda bulunması gerekiyor. Vergi borcu nedeniyle haciz gelen işverenler de nefes alacak. Yapılandırma için başvuranların hacizleri durdurulacak.

Sözleşmeli çalışanlar yaşadı
Yıllardır aile yardımından mahrum edilen 300 bin sözleşmeli personelin mağduriyeti giderildi. İlk kez eşi çalışmayan sözleşmeli memura aylık 113 lira aile yardımı ödenmesi karara bağlandı. İkisi 6 yaş üstü, ikisi 6 yaş altı dört çocuğu olan sözleşmelinin bu ay alacağı maaş farkı 609 lirayı bulacak. Yaklaşık 400 bin sözleşmeli personel, hizmet sözleşmesi için ödediği yıllık 150 liralık Damga Vergisi’nden muaf olacak.

Memurlar yaşadı
Yasa yaklaşık 2.5 milyon memurun yaşamını değiştiren düzenlemeler getirdi. Buna göre memurun yıllık veya mazeret izninde sosyal yardımlarına dokunulmayacak. Devlet Personel Başkanlığı bünyesinde memur bilgi sistemi oluşturulacak.

İşçi-memur eşitlendi
Yasa kapsamında işçiler de memur statüsüne kavuşturuldu. Artık işçiler de ücretsiz izin kullanabilecek. Erken doğum yapan kadın işçiye de doğum öncesi izin kullandırılacak.

Fişleme dönemi kapandı
Memurlar, kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolacak. Her memur için bir özlük dosyası tutulacak. Artık siyasi görüşleri nedeniyle “fişleme” tarihe karışacak. Yasada başarılı olan memurlara verilen ödül miktarı da günün şartlarına göre yeniden düzenlenerek teşvik edici hale getiriliyor.

Uzman sayısı artacak
Bazı kamu kurumlarına sözleşmeli uzman ve uzman yardımcısı çalıştırma hakkı tanınıyor. Yüksek Öğretim Denetleme Kurulu oluşturulacak. Yurt dışında görev alacak görevlilere yabancı resmi kurumlarda 10 yıla, uluslararası kuruluşlarda ise 21 yıla kadar ücretsiz izin alma imkanı sağlanacak.

Sigorta kapsamı genişledi
Stajyer, üniversitelerde kısmi zamanlı çalışan öğrenciler, yabancı uyruklu öğrenciler, İŞKUR’un açtığı meslek edinme kurslarına katılanlar genel sağlık sigortası kapsamına alındı.

Yıldız CEO transferi başlıyor
Özel sektörde başarılı CEO’ları kamuya transfere ikna edebilmek için sosyal olanaklar artırılıyor. Kamuda müsteşar, müsteşar yardımcılığı, genel müdür gibi bazı üst düzey görevlere atanacak CEO’ların özel sektörde geçirdiği hizmet süresi de dikkate alınacak. İlk etapta 90 CEO transfer edilecek.

Bankamatik memura geçit yok
Aylıksız izin süresinin bitiminden önce mazeret gerektiren sebebin ortadan kalkması halinde, 10 gün içinde göreve dönülmesi zorunlu olacak. Ücretsiz izin süresinin bitiminde veya mazeret sebebinin kalkmasını izleyen on gün içinde görevine dönmeyenler, memuriyetten çekilmiş sayılacak. Muvazzaf askerliğe ayrılan memurlar askerlik süresince görev yeri saklı kalarak ücretsiz izinli sayılacak.

Belediye işçilerine nakil
İl özel idareleri ile belediyelerdeki (bağlı birimler hariç) ihtiyaç fazlası kadrolu işçiler Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü taşra teşkilatına atanacak. Bu işçiler, 1 Ağustos 2011’den sonra nakledilecek. Sözleşmeli personelin “sendikaya üye olamayacağı” yönündeki hüküm yürürlükten kaldırıldı.

Taşlama işçisine “özel” aylık
Slikozis hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücünün en az yüzde 40’ını kaybettiği belgelenen kişilere diğer şartlar aranmaksızın SGK’dan maaş bağlanacak.

Patrona prim desteği İstihdam
yaratan patrona her türlü kolaylık gösterilecek. 31 Aralık 2015 tarihine kadar ilk defa işe alınacak her bir sigortalı için özel sektör işverenine sigorta primi desteği getiriliyor. Daha önce sigorta kapsamında olan, ancak işini kaybedenlerin işe alınması durumunda bu kişilerin vasıflarına göre belirli sürelerle sigorta primi desteği sağlanacak.

Çocuk yardımı arttı
Aile yardımı ödemesinde 2 çocuk sınırlaması kaldırıldı. Sendika üyesi kamu görevlilerine 3 ayda bir 45 lira toplu görüşme primi ödenecek. Sözleşmeli personel de memurlar gibi aile yardımından faydalanabilecek.

Denetmen sayısı artıyor
Sosyal Güvenlik Kurumu taşra teşkilatında memur kadrosunda olmayan sosyal güvenlik denetmeni çalıştırabilecek. Şu anda sosyal güvenlik kontrol memuru olarak çalışanlar sınavda başarılı olmaları halinde bu kadrolara atanabilecek.

Yeşil kart askıya alınıyor
Yeni uygulama ile birlikte sigortalı işe başlayanların yeşil kartları askıya alınıyor. Sigorta hakkı sona erdiğinde, kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yeşil kart sahipliği devam edecek.

Garantili iş dönemi bitti
Artık devlette “garantili iş” dönemi sona eriyor. İşini aksatan, çalışmayan, vatandaşa kötü muamele eden memurlar uyarılacak, gerekli durumlarda işine son verilecek. Torba Yasa ile disiplin cezası alan aday memurların görevine yetkili amirin onayıyla son verileceği hüküm altına alınıyor. Yasal düzenlemeler geriye yürümediği için bugüne kadar disiplin cezası alanların görevine son verilemeyecek.

Kadının yüzü güldü
Kadın memura toplam 16 haftalık doğum izni verilecek. Çoğul gebelikte buna iki hafta daha eklenecek. Süt izni süresi de artırılacak. Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu evlat edinen memur 24 aya kadar ücretsiz izin kullanabilecek.

Dayak yiyen polise özel izin
Memurlara görevlerinden dolayı saldırıya ve kazaya uğramaları halinde verilen izinlerden sonra sağlık kurulu raporuyla belgelemeleri halinde 18 aya kadar ücretsiz izin verilebilecek.

Müdürlere zam çıktı
Personelinden düşük ücret alan müdürlere de zam yapılacak. Böylece 6 bin 500 yöneticinin maaşı yaklaşık 560 lira artıyor. “Eşit işe eşit ücret” ilkesi kapsamında başlatılan ek ödeme uygulaması ile 2008’de döner sermaye ve benzeri gelir elde etmeyen personele ek ödeme zammı getiriliyor. Mühendis ve benzeri teknik hizmet sınıfındaki personelin ücretlerinde iyileşme sağlanıyor. Kamu İktisadi Teşebbüsleri’nde (KİT) yönetici pozisyonunda çalışan 1 sayılı cetvele tabi personel ise bunun dışında tutulmuştu. Bu nedenle yönetici konumundaki çok sayıda yöneticinin maaşı, personelinden daha düşük hale gelmişti. İki yıldır tartışılan bu sorun da nihayet çözülmüş oldu.

Yazar: Hazal Ateş
Kaynak: www.haber7.com

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Para insanı nasıl değiştiriyor?

para ve insan, para insanı değiştirir mi, para, Manşet, araştırmalar

Çok para insanı değiştirir mi? Zenginlerin daha cimri ve az güvenilir olduğunu gösteren araştırmalar ne kadar doğru? İşte konuyla ilgili yapılan bir araştırmanın tüm detayları…

Bilimsel olarak araştırıldı: Para insanı bozuyor mu?

Kişinin varlık seviyesi arttıkça merhamet ve empati duygularının azaldığı, kişisel çıkar düşüncesinin ise arttığı doğru mu?

Üniversitelerin popüler konuları inceleyerek sosyal yaşantımıza ışık tuttuklarını bilirsiniz. Hayatınızda en az bir kere duyduğunuz ya da sorduğunuz bir konu üzerine Univercity of California Berkeley Üniversitesi’nde de bir grup uzun süren bir araştırma yaptı. Üniversite zengin olmanın insan üzerindeki etkilerini araştırdı ve “Para karakteri bozar mı?” sorusu deneklerle test edildi. Peki, burada ‘bozmaktan’ kasıt nedir? Amerika’daki çalışmada, insanların çok para karşısında davranışlarının değişip değişmediği araştırıldı. Paranın kurallara uyma, nazik olma ya da saygılı davranma gibi davranışları etkileyip etkilemediği incelendi. Sonuçlara bakalım…

Çalışmada önce deneklere Monopoly oynatıldı. Emlakçılık konulu ve zarla oynanan bu oyunda, tıpkı gerçek hayattaki gibi çeşitli yerler satın alarak; kiralama, inşa etme gibi ticari faaliyetlerde bulunup ekonomik olarak güçlü olmaya çalışırsınız.

Oyun bittikten 15 dakika sonra…

Oyuncuların bir bölümü yazı tura atarak, yani tesadüfi biçimde seçilerek, diğer oyunculara göre bazı avantajlara sahip oldu. Oyuna yaklaşık iki kat daha fazla parayla başladılar. Zengin seçilen oyuncular iki zar atarken, diğerleri ise tek zarla kaldı. Ve doğal olarak oyunu zengin başlayanlar kazandı. Gelelim oyun süresince gözlemlenen davranışlara… Zengin oyuncular piyonlarını oyun

tahtasına adeta vurarak ilerletti. Masadaki tabaktan daha çok kraker yediler. Abartılı başarı tepkileri gösterdiler. Fakir oyuncuya kaba ve duyarsız davranmaya ve sürekli ne kadar iyi oynadıklarını ifade etmeye başladılar.

İşin daha da ilginci ise, oyunun başında tamamen rastgele olarak zengin seçilenler, bunu bilmelerine ve oyunun hileli olduğunun açık olmasına rağmen, oyun bittikten 15 dakika sonra; nasıl başarılı olduklarını, mülkleri nasıl aldıklarını, kazanma şekillerini uzun uzun anlattılar. Yani onları başarılı hale getiren çift zar atma durumunu tamamen gözardı ettiler.

“Tüm zenginler böyledir” demek doğru değil

Başka bir deneyde; deneklere 10 dolar verilerek, isterlerse bu parayı yabancılarla paylaşabilecekleri ve bu yabancıların bir daha karşılarına asla çıkmayacağı söylendi. Yıllık kazancı 25 bin dolar olan katılımcılardan paralarını başka bir kişiyle paylaşanların sayısı, yıllık kazancı 150 bin dolar ve üstü olan katılımcıların sayısına göre yüzde 44 oranında daha fazla oldu.

Ama benim favorim, arabalar üzerinde yapılan çalışma… Araştırmacılar sokağa çıktı ve araçlarının değerine göre insanların davranışlarını inceledi.

Amerika’da yaya geçidinde yayaların geçiş üstünlüğü vardır. Yapılan çalışmada bu kural kullanıldı. Bir yaya geçidinde karşıdan karşıya geçer gibi yapan bir yayaya kimlerin yol verip vermediği incelendi. Günlerce yapılan denemelerde ucuz aracı olan sürücülerinin yasayı çiğnemediği; pahalı araç sürülerinin yarısının ise yasayı çiğnediği görüldü.

Daha birçok çalışma ve deney yapan ekibin bulgularına göre, varlıklı bireyler müzakerelerde yalan söylemek, iş yerinde kasadan para çalmak gibi etik olmayan davranışları onaylamaya ve rüşvet almaya daha yatkın. Kişinin varlık seviyesi arttıkça merhamet ve empati duygularının azaldığı ve kişisel çıkar düşüncesinin arttığı da bir başka sonuç.  Ancak “Tüm zenginler böyledir” demek doğru değil. Paul Piff’e ait bu çalışmanın detaylarını kişisel web sitesinde detaylı inceleyebilirsiniz.

Kaynak: www.milliyet.com.tr

Okumaya devam et

MAKALE

Uykuya dalarken düşme hissi yaşıyor musunuz?

uykuya dalarken düşme hissi, uyku, hipnik seğirme

Tam uykuya dalarken birden düşme hissine kapılıp vücudumuzun silkindiğini çok görmüşüzdür. Peki, bu his neden oluşur? Bu hissi yaşayanlar ne yapmalı? İşte yanıtı…

Uykuya dalarken düşme hissi neden oluşur?

Tam uykuya dalarken birden düşme hissine kapılıp vücudumuzun silkindiğini çok görmüşüzdür, ama neden?

Tam uykuya dalarken birden düşme hissine kapılıp vücudumuzun silkindiğini çok görmüşüzdür. Oldukça yaygın olan bu hisse beyindeki iki bölgenin kontrol çatışması neden oluyor.

Bunu bir rüyanın parçasıymış gibi algılıyorsak boşlukta düşüyormuş hissi oluşur; buna hipnik seğirme denir. Beynimiz uyku için çevreyle bağlantısını keserken ortaya çıkan bir çatışmanın göstergesidir bu.

Uykuda vücudumuz felç olmuş gibidir ve dış dünyadaki olaylara duyarsız hale geliriz. Ama kas kontrolümüz düğmeye basılmışçasına durmaz.

Beynimizde adlı bölge nefes alma gibi temel fonksiyonları kontrol eder ve tetikte olma duygusunu hissettirir bize.

Öte yandan görmeyle ilgili (optik sinir önündeki bölge) ise yorgunluğu düzenler.

Uykuya dalma sırasında retiküler aktivasyon sistemi vücudumuzun kontrolünü elden bırakırken ventrolateral çekirdek denetimi ele alır. Bu yavaşça kısılan bir lamba düğmesi gibidir, ama her zaman pürüzsüz işlemeyebilir.

Uyanıklığı sağlayan enerji kalıntıları ani yükselişe geçtiğinde seğirme hareketleri görülür. Fakat bunun nedeni tam olarak bilinmiyor. Hızlı göz hareketlerinin tersine bu seğirmelerin rüya gören beyinle bir ilgisi yoktur. Bundan ziyade günün son kalıntıları gibidir.

‘Patlayan kafa sendromu’ adı verilen ve insanın kafasının içinde bomba patlıyormuş gibi sesler duymasına neden olan tuhaf rahatsızlıkta da benzer belirtiler görülür. Beynin uyanık ve uykuya geçen kısmı arasında bir kontrol mücadelesi vardır ve bu şimşek çakması gibi ışıklar görmeye ve yüksek sesli patlamalar duymaya neden olur.

Bazı ileri vakalarda bu olgu aşırı uykusuzluğa ve hatta bedenin bilinmez güçler tarafından ele geçirilmesi iddialarına bile neden olmuştur.

Fakat genel olarak burada endişe edilecek bir durum yoktur. Uykuya dalma anında ortaya çıkan ilginç bir çatışma halinden ibarettir.

Kaynak: www.t24.com.tr

Okumaya devam et

MAKALE

Kağıt kesiği neden canımızı çok yakar?

Manşet, kağıt kesiği nasıl geçer, kağıt kesiği, evrim ağacı

Ufacık bir kağıt kesiği canımızı beklediğimizden çok daha fazla acıtır. Peki, bunun nedeni nedir? İşte www.evrimagaci.org yazarlarından Çağrı Mert Bakırcı açıklıyor…

Kağıt Kesiği Neden Çok Acıtır?

Standart bir A4 kağıt ortalama 0.05 milimetre kalınlığa sahiptir. Standart bir tıraş bıçağı 0.23 milimetre kalınlığa sahiptir. Bir tıraş bıçağının kestiği yaranın acısı anlaşılır; ancak ondan 5 kata kadar daha ince olan kağıdın, kimi zaman arkasında hiç kanama izi bile bırakmaksızın açtığı yaralar neden bu kadar fazla acır? 

Normalde bir kağıt, insan derisini kesebilmek için fazlasıyla yumuşaktır. Belli bir keskinliğe ulaşmak için, belli bir sertliğin de olması gerekir. Fakat kağıdı bu kadar kesici yapan, aşırı ince olmasıdır. Kesiği açan kenarın yüzey alanı çok küçük olduğu için, çok yüksek basınç uygulayabilir. Bu basınç, deri katmanını yararak “kesik” dediğimiz olaya neden olan kuvvet dağılımıdır. Basınç, uygulanan kuvvetin yüzey alanına bölümüdür. Dolayısıyla çok küçük yüzey alanı (örneğin kağıdın kestiği incecik kenarın yüzey alanı), çok yüksek basınç anlamına gelir.

Kağıt kesikleri genellikle büyük bir kağıt grubu içerisinden, tek bir kağıdın ayrılması sonucu oluşur. Yani tek bir kağıt ile elinizi kesmeniz çoğu zaman zordur. Bunun nedeni, tek bir kağıdın gerekli kuvveti kesiği açma süresi boyunca uygulayamayacak kadar esnek ve yumuşak olmasıdır. Yani kağıdın kenarı elinizi kesmeye çalışsa da, yarığı açamadan hemen bükülecektir. Fakat yeni açılmış bir kağıt destesi (kimi zaman “kağıt topu” olarak bilinir) içerisinden kıvrılarak ayrılan tek bir kağıt, destenin geri kalanından güç alarak bükülmeden durabilir. Bu da, kağıdın parmağınızı kesebilmesini sağlayacak kuvvetin yeterince uzun süre uygulanabilmesine izin verir.

Gelelim acının nedenine… Parmaklarımızın ucunda aşırı fazla sayıda nosireseptör adı verilen acı algılayıcı sinir ucu bulunur. Bir kağıt kesiği, bu sinirlerin çok fazlasını aynı anda uyarabilecek kadar geniştir. İncecik kesik kanamaya neden olmadığı için, bu sinirlerin ucu, havaya temas edecek şekilde açıkta kalır. Yani yarıktan dışarı doğru bakan reseptörler, sürekli dış ortama maruz kalır. Kağıt kesiklerinin o sinir bozucu acısı bu reseptörlerin açık hava nedeniyle sürekli beyne sinyal göndermesinden kaynaklanır.

Kimi zaman derin kağıt kesikleri de görülür. Bunlar, daha uzun bir yüzey boyunca olan, daha derin kesiklerdir. Bunlar kimi zaman dışarıya hafifçe sızan, çoğu zamansa yarığın içerisinde biriken kanamalara neden olur. Kesik sırasında kağıdın yüzeyinde ve fiberleri içerisinde bulunan koruyucu kimyasallar (örneğin beyazlatıcılar), vücuda geçer. Bu kimyasalların yakıcı etkisi, beynimizde acı olarak algılanır. Bu da, kağıt kesiklerinin neden olduğu acının yaygın görülen ikinci bir nedenidir.

Tüm yaralar gibi, kağıt kesikleri de temizlendikten sonra yara bandıyla kapatılabilir. Fakat yine de, yarık boyunca parmak etinin iki tarafının sürekli farklı hızlar ve yönlerde oynayabiliyor olması, rahatsız edici acının uzun sürekli bir şekilde devam etmesine neden olacaktır. Çoğu zaman yara 2-3 gün içerisinde tamamen iyileşir ve acı kaybolur.

Yazar: Çağrı Mert Bakırcı
Kaynak:  www.evrimagaci.org

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER11 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND