Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Sunumlarda fark yaratmanızı sağlayacak 5 alternatif

Sunum demek artık Powerpoint demek değil. Çok daha farklı teknolojileri kullanmak, insanları her defasında etkilemek ve yenilikçi biri olduğunuzu çevrenize kanıtlamak gerek. Eğer bunu yapamazsanız yerinizde sayıyorsunuz. Herkes yerinde saysa yine sıkıntı yok ama kötü haber: kimse yerinde saymıyor. Herkes koşuyor. İşte size sunumlarınızda fark yaratmanızı sağlayacak 5 yeni teknolojik öneri…

sunum taktikleri, prezi, powtoon, keynote, haıku deck, emaze

Sunum demek artık Powerpoint demek değil. Çok daha farklı teknolojileri kullanmak, insanları her defasında etkilemek ve yenilikçi biri olduğunuzu çevrenize kanıtlamak gerek. Eğer bunu yapamazsanız yerinizde sayıyorsunuz. Herkes yerinde saysa yine sıkıntı yok ama kötü haber: kimse yerinde saymıyor. Herkes koşuyor. İşte size sunumlarınızda fark yaratmanızı sağlayacak 5 yeni teknolojik öneri…

Sunum yaparken nasıl ezber bozarsınız? En iyi 5 Powerpoint alternatifi

Eskiden, teknoloji bu kadar hayatımızın içinde değilken, fark ettiniz mi bilmiyorum ama, bir şekilde çalışanlar kalabalığın arasında yuvarlanıp gidiyordu. Elimizde yaptığımız işi farklılaştıracak teknoloji, o teknolojinin bize sağladığı fırsatlar ve imkanlar yoktu. Mesela sunum konusunu ele alalım, sunumdan anladığımız kalkıp elde kalem, arkada sunum kağıdı yazıp çizmek ve bir yandan da meramımızı anlatmaktı. Kimse bizden daha fazlasını beklemiyordu, çünkü daha fazlasının mevcut olmadığını biliyordu, hesap makinasıyla sunum yapacak değildik.

O zamanları yaşamış gibi anlattım ama,ben o zamanlarda yaşayacak kadar şanslı hiç olamadım. Ben direkt teknolojinin tam ortasına doğmuş bir yeni kuşağım. Bizim dönem, geçmişle kıyaslandığında bu kadar ‘rahat’ değil. Herkes bir şekilde teknolojiyle iç içe, sürekli yeni yazılımlar, imkanlar ve fırsatlar çıkıyor.  Yani, Prezi’nin, Emaze’in hüküm sürdüğü bir ortamda Powerpoint’le sunum yaparak fark yaratamıyorsunuz.

Ben de bunu düşünerek, geçmişimde ve hala fark yaratmak için kullandığım (ve bu görevi %100 yaptığına emin olduğum) en iyi 5 Powerpoint alternatifini yazdım. Buyrun:

1. Prezi

Muhtemelen Prezi’yi artık duymayan kalmadı ama sunum programı alternatiflerini sıralarkenPrezi’yi birinci sıraya koymazsam ona olan gönül borcumu ödeyemem. Geçmişte benim için çok çok önemli bir mülakatı kendisinin sunum olayına getirdiği inanılmaz yenilikçi bakış açısıyla başarılı bir şekilde atlatmışlığım var. Üstelik sadece bu da değil, onlarca iş toplantısını, onlarca performans görüşmesini Prezi sayesinde normalde bitireceğim noktadan çok daha önde bitirdim. Hala da kullanıyorum.

Prezi’nin özelliği, yumuşak slide geçişleriyle ve zoomin-zoomout özellikleriyle sunumunuzu bir hikaye şekline getirmenize imkan sunabiliyor olması. Kullanımı çok kolay, harika bir rehber eşliğinde 1-2 saatte güzel sunumlar hazırlayabilecek kıvama geliyorsunuz. Kısıtlı da olsa 3 boyutlu sunumlar hazırlamanıza da imkan sunan Prezi, Powerpoint’ten sonra en sık kullanılan sunum programı olma özelliğine sahip. Ancak aklınızda bulunması gereken bir kaç nokta var. Prezi online tabanlı bir program, eğer para verip Prezi Desktop (masaüstü versiyon) indirmezseniz, sunum yaptığınız mekanda mutlaka bir internet bağlantısı gerekli. Bir de şunu hatırlatayım, paralı üye olmazsanız, sunumunuz google’da indexleniyor, yani bu şu demek, tüm sunumunuz ilgili aramalarda herkesin görebileceği bir şekilde ortaya çıkabiliyor.

Adres: http://www.prezi.com

Aşağıda Prezi ile yapabileceğiniz örnek bir sunumun videosunu izleyebilirsiniz:

2. Haiku Deck

Haiku Deck son zamanlarda keşfettiğim, bir kaç kere kullandığım, ileride daha çok şans vereceğim bir sunum programı. Ancak şu ana kadarki kullanımım dikkate alındığında, gayet tatmin edici bir performansı var. Özelliği, dünyanın en basit, temiz ama etkileyici sunumlarını hazırlayabiliyor olmanız. Yani aslında sunumda Apple’ın da takip ettiği “minimalist tasarım” ilkesini gözetiyor. Ekstra bir bilgiye gereksinim duymadan, online arayüzü açar açmaz size adım adım istediğiniz sunumu hazırlıyor. Kesinlikle çok kolay ve hızlı. Sunumunuz eğer detaylı değilse, ana başlıkları sunacak, gerisini konuşarak anlatacaksanız harika bir araç. Aşağıda Haiku Deck’in kullanım videosunu bulabilirsiniz, en azından size uygulama hakkında bir fikir verecektir.

Adres: http://www.haikudeck.com

3. Emaze

Emaze’i ilk olarak bir önceki şirketimde yöneticimin yaptığı bir sunum ile tanıdım. O zamanlar sunum programı alternatifi olarak tek bildiğim Prezi’ydi ve bununla övünüyordum çünkü henüz Prezi popülerleşmemişti. Çoğu girdiğim ortamda sadece ben kullanıyordum ve havam oldukça yerindeydi. Ancak Emaze’i kullanan yöneticimle konuştuğumda onun Prezi’yi çoktan eskittiğini ve Emaze’e geçtiğini öğrenip oldukça şaşırmıştım. Bana sorarsanız ben hala Prezi’ciyim ama Emaze de son zamanların popüler sunum programı. Mantığı aslında Prezi ile aynı, zoomin-zoomout denklemi içerisinde, hafif 3 boyutu da katarak size sunumunuzu bir hikaye şeklinde anlattırıyor. Ancak daha kompleks templateleri ve özellikleriyle Prezi’nin bir adım daha önüne geçiyor. Aşağıdaki videoyu izleyin, etkilenirseniz linke tıklayıp kendi denemelerinize başlayın:

Adres: http://www.emaze.com

4. PowToon

PowToon da son zamanlarda bir kaç yerde okuduğum ama hiç kullanma fırsatı bulamadığım bir sunum programı. Sadece bu yazıya eklemeli miyim eklememeli miyim diye bir kere üye oldum ve küçük bir sunum hazırladım. Beni ikna etti, diğerlerine göre daha renkli, daha animasyonlu sunumlar hazırlamanıza imkan veren PowToon’u, çok ciddi iş toplantılarında kullanamayabilirsiniz belki ama bu program tam yıl sonu motivasyon toplantıları için ideal.Aşağıdaki videodan detaylarını izleyebilir, sitesinden üye olup deneme sunumu hazırlayabilirsiniz.

Adres: http://www.powtoon.com

5. Keynote

Kötü haber, bu sunum programını kullanmak için bir Apple ürününe sahip olmanız gerekiyor, iyi haber, artık Apple ürününe sahip olmayan çalışan sayısı neredeyse çok az. Keynote, MAC sahiplerinin bile –nedense– çok nadir kullandığı ama aslında oldukça etkili bir sunum aracı. Kabul, Keynote’u diğerlerinden ayıran inanılmaz özellikler yok ancak Keynote ile sunum hazırlamak diğerleriyle sunum hazırlamaktan çok daha kolay. Yani güzel ve basit bir kullanıcı arayüzü var. Sıkıntıları ise, bahsettiğim gibi, Apple ürünleri dışında herhangi bir bilgisayarda çalışmaması. Ancak sunumlarınızı Powerpoint formatına çevirebiliyorsunuz. Tek kaybedeceğiniz bir kaç font olacak, gerisi aynen duruyor. 

Kaynak: www.kozanbtr.blogspot.com

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

Para insanı nasıl değiştiriyor?

para ve insan, para insanı değiştirir mi, para, Manşet, araştırmalar

Çok para insanı değiştirir mi? Zenginlerin daha cimri ve az güvenilir olduğunu gösteren araştırmalar ne kadar doğru? İşte konuyla ilgili yapılan bir araştırmanın tüm detayları…

Bilimsel olarak araştırıldı: Para insanı bozuyor mu?

Kişinin varlık seviyesi arttıkça merhamet ve empati duygularının azaldığı, kişisel çıkar düşüncesinin ise arttığı doğru mu?

Üniversitelerin popüler konuları inceleyerek sosyal yaşantımıza ışık tuttuklarını bilirsiniz. Hayatınızda en az bir kere duyduğunuz ya da sorduğunuz bir konu üzerine Univercity of California Berkeley Üniversitesi’nde de bir grup uzun süren bir araştırma yaptı. Üniversite zengin olmanın insan üzerindeki etkilerini araştırdı ve “Para karakteri bozar mı?” sorusu deneklerle test edildi. Peki, burada ‘bozmaktan’ kasıt nedir? Amerika’daki çalışmada, insanların çok para karşısında davranışlarının değişip değişmediği araştırıldı. Paranın kurallara uyma, nazik olma ya da saygılı davranma gibi davranışları etkileyip etkilemediği incelendi. Sonuçlara bakalım…

Çalışmada önce deneklere Monopoly oynatıldı. Emlakçılık konulu ve zarla oynanan bu oyunda, tıpkı gerçek hayattaki gibi çeşitli yerler satın alarak; kiralama, inşa etme gibi ticari faaliyetlerde bulunup ekonomik olarak güçlü olmaya çalışırsınız.

Oyun bittikten 15 dakika sonra…

Oyuncuların bir bölümü yazı tura atarak, yani tesadüfi biçimde seçilerek, diğer oyunculara göre bazı avantajlara sahip oldu. Oyuna yaklaşık iki kat daha fazla parayla başladılar. Zengin seçilen oyuncular iki zar atarken, diğerleri ise tek zarla kaldı. Ve doğal olarak oyunu zengin başlayanlar kazandı. Gelelim oyun süresince gözlemlenen davranışlara… Zengin oyuncular piyonlarını oyun

tahtasına adeta vurarak ilerletti. Masadaki tabaktan daha çok kraker yediler. Abartılı başarı tepkileri gösterdiler. Fakir oyuncuya kaba ve duyarsız davranmaya ve sürekli ne kadar iyi oynadıklarını ifade etmeye başladılar.

İşin daha da ilginci ise, oyunun başında tamamen rastgele olarak zengin seçilenler, bunu bilmelerine ve oyunun hileli olduğunun açık olmasına rağmen, oyun bittikten 15 dakika sonra; nasıl başarılı olduklarını, mülkleri nasıl aldıklarını, kazanma şekillerini uzun uzun anlattılar. Yani onları başarılı hale getiren çift zar atma durumunu tamamen gözardı ettiler.

“Tüm zenginler böyledir” demek doğru değil

Başka bir deneyde; deneklere 10 dolar verilerek, isterlerse bu parayı yabancılarla paylaşabilecekleri ve bu yabancıların bir daha karşılarına asla çıkmayacağı söylendi. Yıllık kazancı 25 bin dolar olan katılımcılardan paralarını başka bir kişiyle paylaşanların sayısı, yıllık kazancı 150 bin dolar ve üstü olan katılımcıların sayısına göre yüzde 44 oranında daha fazla oldu.

Ama benim favorim, arabalar üzerinde yapılan çalışma… Araştırmacılar sokağa çıktı ve araçlarının değerine göre insanların davranışlarını inceledi.

Amerika’da yaya geçidinde yayaların geçiş üstünlüğü vardır. Yapılan çalışmada bu kural kullanıldı. Bir yaya geçidinde karşıdan karşıya geçer gibi yapan bir yayaya kimlerin yol verip vermediği incelendi. Günlerce yapılan denemelerde ucuz aracı olan sürücülerinin yasayı çiğnemediği; pahalı araç sürülerinin yarısının ise yasayı çiğnediği görüldü.

Daha birçok çalışma ve deney yapan ekibin bulgularına göre, varlıklı bireyler müzakerelerde yalan söylemek, iş yerinde kasadan para çalmak gibi etik olmayan davranışları onaylamaya ve rüşvet almaya daha yatkın. Kişinin varlık seviyesi arttıkça merhamet ve empati duygularının azaldığı ve kişisel çıkar düşüncesinin arttığı da bir başka sonuç.  Ancak “Tüm zenginler böyledir” demek doğru değil. Paul Piff’e ait bu çalışmanın detaylarını kişisel web sitesinde detaylı inceleyebilirsiniz.

Kaynak: www.milliyet.com.tr

Okumaya devam et

MAKALE

Uykuya dalarken düşme hissi yaşıyor musunuz?

uykuya dalarken düşme hissi, uyku, hipnik seğirme

Tam uykuya dalarken birden düşme hissine kapılıp vücudumuzun silkindiğini çok görmüşüzdür. Peki, bu his neden oluşur? Bu hissi yaşayanlar ne yapmalı? İşte yanıtı…

Uykuya dalarken düşme hissi neden oluşur?

Tam uykuya dalarken birden düşme hissine kapılıp vücudumuzun silkindiğini çok görmüşüzdür, ama neden?

Tam uykuya dalarken birden düşme hissine kapılıp vücudumuzun silkindiğini çok görmüşüzdür. Oldukça yaygın olan bu hisse beyindeki iki bölgenin kontrol çatışması neden oluyor.

Bunu bir rüyanın parçasıymış gibi algılıyorsak boşlukta düşüyormuş hissi oluşur; buna hipnik seğirme denir. Beynimiz uyku için çevreyle bağlantısını keserken ortaya çıkan bir çatışmanın göstergesidir bu.

Uykuda vücudumuz felç olmuş gibidir ve dış dünyadaki olaylara duyarsız hale geliriz. Ama kas kontrolümüz düğmeye basılmışçasına durmaz.

Beynimizde adlı bölge nefes alma gibi temel fonksiyonları kontrol eder ve tetikte olma duygusunu hissettirir bize.

Öte yandan görmeyle ilgili (optik sinir önündeki bölge) ise yorgunluğu düzenler.

Uykuya dalma sırasında retiküler aktivasyon sistemi vücudumuzun kontrolünü elden bırakırken ventrolateral çekirdek denetimi ele alır. Bu yavaşça kısılan bir lamba düğmesi gibidir, ama her zaman pürüzsüz işlemeyebilir.

Uyanıklığı sağlayan enerji kalıntıları ani yükselişe geçtiğinde seğirme hareketleri görülür. Fakat bunun nedeni tam olarak bilinmiyor. Hızlı göz hareketlerinin tersine bu seğirmelerin rüya gören beyinle bir ilgisi yoktur. Bundan ziyade günün son kalıntıları gibidir.

‘Patlayan kafa sendromu’ adı verilen ve insanın kafasının içinde bomba patlıyormuş gibi sesler duymasına neden olan tuhaf rahatsızlıkta da benzer belirtiler görülür. Beynin uyanık ve uykuya geçen kısmı arasında bir kontrol mücadelesi vardır ve bu şimşek çakması gibi ışıklar görmeye ve yüksek sesli patlamalar duymaya neden olur.

Bazı ileri vakalarda bu olgu aşırı uykusuzluğa ve hatta bedenin bilinmez güçler tarafından ele geçirilmesi iddialarına bile neden olmuştur.

Fakat genel olarak burada endişe edilecek bir durum yoktur. Uykuya dalma anında ortaya çıkan ilginç bir çatışma halinden ibarettir.

Kaynak: www.t24.com.tr

Okumaya devam et

MAKALE

Kağıt kesiği neden canımızı çok yakar?

Manşet, kağıt kesiği nasıl geçer, kağıt kesiği, evrim ağacı

Ufacık bir kağıt kesiği canımızı beklediğimizden çok daha fazla acıtır. Peki, bunun nedeni nedir? İşte www.evrimagaci.org yazarlarından Çağrı Mert Bakırcı açıklıyor…

Kağıt Kesiği Neden Çok Acıtır?

Standart bir A4 kağıt ortalama 0.05 milimetre kalınlığa sahiptir. Standart bir tıraş bıçağı 0.23 milimetre kalınlığa sahiptir. Bir tıraş bıçağının kestiği yaranın acısı anlaşılır; ancak ondan 5 kata kadar daha ince olan kağıdın, kimi zaman arkasında hiç kanama izi bile bırakmaksızın açtığı yaralar neden bu kadar fazla acır? 

Normalde bir kağıt, insan derisini kesebilmek için fazlasıyla yumuşaktır. Belli bir keskinliğe ulaşmak için, belli bir sertliğin de olması gerekir. Fakat kağıdı bu kadar kesici yapan, aşırı ince olmasıdır. Kesiği açan kenarın yüzey alanı çok küçük olduğu için, çok yüksek basınç uygulayabilir. Bu basınç, deri katmanını yararak “kesik” dediğimiz olaya neden olan kuvvet dağılımıdır. Basınç, uygulanan kuvvetin yüzey alanına bölümüdür. Dolayısıyla çok küçük yüzey alanı (örneğin kağıdın kestiği incecik kenarın yüzey alanı), çok yüksek basınç anlamına gelir.

Kağıt kesikleri genellikle büyük bir kağıt grubu içerisinden, tek bir kağıdın ayrılması sonucu oluşur. Yani tek bir kağıt ile elinizi kesmeniz çoğu zaman zordur. Bunun nedeni, tek bir kağıdın gerekli kuvveti kesiği açma süresi boyunca uygulayamayacak kadar esnek ve yumuşak olmasıdır. Yani kağıdın kenarı elinizi kesmeye çalışsa da, yarığı açamadan hemen bükülecektir. Fakat yeni açılmış bir kağıt destesi (kimi zaman “kağıt topu” olarak bilinir) içerisinden kıvrılarak ayrılan tek bir kağıt, destenin geri kalanından güç alarak bükülmeden durabilir. Bu da, kağıdın parmağınızı kesebilmesini sağlayacak kuvvetin yeterince uzun süre uygulanabilmesine izin verir.

Gelelim acının nedenine… Parmaklarımızın ucunda aşırı fazla sayıda nosireseptör adı verilen acı algılayıcı sinir ucu bulunur. Bir kağıt kesiği, bu sinirlerin çok fazlasını aynı anda uyarabilecek kadar geniştir. İncecik kesik kanamaya neden olmadığı için, bu sinirlerin ucu, havaya temas edecek şekilde açıkta kalır. Yani yarıktan dışarı doğru bakan reseptörler, sürekli dış ortama maruz kalır. Kağıt kesiklerinin o sinir bozucu acısı bu reseptörlerin açık hava nedeniyle sürekli beyne sinyal göndermesinden kaynaklanır.

Kimi zaman derin kağıt kesikleri de görülür. Bunlar, daha uzun bir yüzey boyunca olan, daha derin kesiklerdir. Bunlar kimi zaman dışarıya hafifçe sızan, çoğu zamansa yarığın içerisinde biriken kanamalara neden olur. Kesik sırasında kağıdın yüzeyinde ve fiberleri içerisinde bulunan koruyucu kimyasallar (örneğin beyazlatıcılar), vücuda geçer. Bu kimyasalların yakıcı etkisi, beynimizde acı olarak algılanır. Bu da, kağıt kesiklerinin neden olduğu acının yaygın görülen ikinci bir nedenidir.

Tüm yaralar gibi, kağıt kesikleri de temizlendikten sonra yara bandıyla kapatılabilir. Fakat yine de, yarık boyunca parmak etinin iki tarafının sürekli farklı hızlar ve yönlerde oynayabiliyor olması, rahatsız edici acının uzun sürekli bir şekilde devam etmesine neden olacaktır. Çoğu zaman yara 2-3 gün içerisinde tamamen iyileşir ve acı kaybolur.

Yazar: Çağrı Mert Bakırcı
Kaynak:  www.evrimagaci.org

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER11 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND