Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Sözsüz iletişimin incelikleri

Siz konuşmasanız da “yaptıklarınız” sizi ifade ediyor. Sözsüz iletişimde neyin anlamı nedir? Bir kitap özeti…

vücut hareketleri, sözsüz iletişim, sosyal hayat, ken kooper, jestlerin yorumlanması, işyerinde sözsüz iletişim, iletişim ve iş hayatı, göstergeler

Genel Değerlendirme:

“İletişimde yepyeni bir boyut keşfedildi: Vücut Dili! Bilim adamları, sesin, jest ve mimiklerin, tavırsal iletişim de sözden çok daha etkili olduğunu söylüyorlar. Artık bu dili siz de kullanabilirsiniz. Böylece başkalarını yalnız sözlerinizle değil, vücut dilinizle de etkileyecek, söylenenlerden değil, söylenmek istenilenlerden haberdar olacaksınız.”

Kitapta, insan ilişkilerinde ve yönetimde vücut dilinin nasıl kullanılacağı, insanların kullandığı vücut dilinin nasıl kullanılacağı, insanların kullandığı vücut dillerini anlamayı ve ona göre hareket etmeyi anlatıyor. Günlük hayattan da yaşanmış örnekler veriyor.

Kitabın Artıları:

İnsan yönetiminde vücut dilinin kullanılması hususunda nadide bir eser. Yazar konuyu bütün yönleriyle çok profesyonel bir şekilde ele almış.

1. İLETİŞİM VE İŞ HAYATI:

A) İletişimi dört kavramla anlarız:

1. Kişiye değil kişiyle iletişim kurarız: Kızını döven anne misali

2.İletişim ve bilgi ayrı şeylerdir ; biri eylem, birisi içeriktir.

3.İletişimin tekrarlanamaz oluşu: Elbiseyi beğenmeyen koca örneği. Konuşulanlarla yüzümüzün görünümü arasındaki uygunluk. Demek ki fıtri olmadan inandırıcı olunamaz.

4.Mesajı bütünüyle dikkate almamız: Eline ağzına kapatan adam yalan söyler

B) Kontrol Listesi Yaklaşımı:

Sözsüz iletişim üç kontrol listesiyle olur.

1. Vücudun konumu ve durumu

2. Göstergeler

3. Vücut hareketleri

İnsanlar 750 kelimeyle düşünür 150 kelimeyle konuşurlar. % 80 düşünme kapa-sitesiyle muhatabı iyice dinleyip inceleyebilir.
Başarıda vücut % 60, ses % 30, kelimeler % 10 etkilidir.
Vücudunuz gayenizin, sesiniz ise öneminizin göstergesidir. Hesap yapan at misali
2.VÜCUDUN BAĞLANTILII KONUMU:

Burada 3 kavram araştırılıyor.

A. Proksemik (Yaklaşmak) B. Göstergeler C. Kinezik (Hareketler)

1.Egemenlik Alanı: İlişkilerimizin ölçüsünü belirleyen dört alan vardır:

Mahrem, Sosyal, Kişisel, Genel

Mahrem Alan: 45 cm’ye kadar olan alandır. Buraya yaklaşılması insanları çok rahatsız eder. Asansördeki gibi.

Kişisel Alan: 30 – 75 cm arasıdır. Çok samimi olmadıkça kullanılmaz.

Sosyal Alan: 120 – 210 cm arasıdır. Araya masa vb. engel konur.

Genel Alan: Üç metre ve daha fazladır. Kütüphanede boş yer denemesi.

Egemenlik alanının kontrolü için bürolar ve salonlar dizayn edilebilir.
Dar yerlerde dinleyiciler tartışmacı ve zor kontrol edilir olur. Toplantı kısa olur.
Geniş yerlerde zıtlıklar az olur.
Sizi kontrol etmek isteyenden uzak, etki edeceğinize ise yakın durun.
2.Yüksekliğin Gücü: İri yarı olanlar %12 daha ücretli işe girebiliyormuş.

3.Yürüyüş Biçimi: Lider bir adım önde yürür. (Sünnet yürüyüş tarzı heybetlidir.) Kuran da yürüyüşe önem verir.

4.İrilik: Yine de ufak tefek de olsa sesini yükseltmemek ve acele karar vermemek heybet kazandırır.

5.Oturma Dinamiği: XX ® İşbirliği X ® Konuşma X® Rekabet X ® İletişimsiz XOX

Masaların durduğu yere göre kişilik. Sırtı kapıya veya duvara dönük olma.
Dikkatli dinleyiciler önde, sonra ortada, en son yan ve arkalarda oturur.
Toplantılarda oturulan yeri, “yıldız ve kalleşi” iyi belirlemek lazım. Yıldız oradaki en popüler olan, kalleş de sizi sonradan tenkit edecek olandır. Bu iki tip nasıl olursa herkes olur.
6.Büro Görgüsü: Kimliksiz insanlar garson, tamirci, sekreter vb. toplantıları bölemez.

3.GÖSTERGELER:

Kişilerin eşyaları, aksesuarları ve çevrelerini incelemek. Sürekli göstergelere dikkat etmeli. Tablo, araba vb.

Geçici Göstergeler: Giyim kuşam, hava durum vb. Her insan için günün iyi veya yorgun zamanları olabilir. Kişiler gece veya gündüz insanı mı dikkat etmeli.

Anlık Göstergeler: Personel görüşemediği müdür ve bir kavanoz şeker. Telefona mahkum olmayıp kısa kesme. Anlatılacak şey için iyi bir zaman seçme.

Kişisel Göstergeler: Evler ve büroların insan şahsiyetini aksettirecek şekilde döşendiğini örneklerle anlatıyor. Asılan tablolardan masaüstü eşyaları ve kitaplarına kadar herşey şahsiyet ifade eder.

1.Fiziki Görünüm: Hırslı, atak, efendi vb. Başarı için giyim stilleri. Bedenin durumu da insan hakkında bilgi verir. Sohbetten önce aynada kendinize çeki düzen verin.

4.VÜCUT HAREKETLERİ:

Gövde, Baş, Poz, Eller, Bacaklar.

İnsanlarla yüzyüze bakmakla omuz üstünden bakmanın farkı vardır.

Baş: Öne eğikse uysal, arkaya doğruysa kibir, konuşana doğru tasdik. Sorulan soruya hemen değil bekleyip cevap vermeli. İnsanlar «burnu havada olandan»nefret ederler.
Yüz İfadeleri: Tebessüm kalpten gelmeli. Dar alın teklifsiz, geniş alın güvenlidir.
Gözler: Dinlerken gözlere bakın, başka tarafa bakmaktan korkmayın, bu normaldir. Fıtri olmak önemli.
Dudaklar: Nötr yüzlü veya mütebessim olanlar daha çok sevilir.
Ten: İnce derili insanlar duyarlı nazik, kalın derili olanlar kontrollü, inatçı ve samimidir. Rahat yaklaşabilirsiniz. Gergin bir deri güç işareti, yumuşak mülayimdir.
Saç Stilleri: Kısa saç tutucu, asker tıraşı çok tutucudur. Saç ne olursa olsun dağınık olmamalı ve zarif görünmelidir.
Poz:

Eğilmek: Ezilmiş, güvensiz, yenik suçlu, korkak, utangaç.
Geriye Kaykılmak: Öfkeli, kavgacı, duygusuz, despot, güçlü, emin, kararlı.
Yükselmiş Omuzlar: Gergin, endişeli.
Kare Biçimi Omuzlar: Güçlülük ve sorumluluk gösterir.
Eller: Parmak, avuç içi, kenarı ve üstü. Elin kenarı ile sert, dışı ile canlılık, içi güven, yumruk güç gösterir. Koldaki saat bile ses yapmamalıdır.

Ayaklar: Rahat ve açık durmalı. Sağ ayak biraz önde olmalı.

Hülasa: İlmi sima diyebileceğimiz sadece kısa bir kanaat veren şu ana kadarki bilgiler şahsın kültürü, siması, inancı, sosyal konumu, genel durumu vb. külli bir bakış açısıyla ele alınmalı, insanlar hakkında davranışlarla fikir edinip, genel durumuyla hüküm vermelidir ki, hata payı az olsun.

5.JESTLERIN YORUMLANMASI:

Sağır ve dilsizler alfabesi, dalgıçların ellerle anlaşması, otostop ifadesi, nanik hareketi hep bir dildir.

Dokunma: Bir saatlik konuşmada dokunma sayıları. San Juan:180 Paris:110 Cainesuille, Florida: 2 Londra: 0 çünkü burada vücut tabu sayılıyor. Yabancıların kazara dokunmasının bile ne kadar rahatsız ettiği bedihidir. Dokunma tarzları sinirliliği, güvensizliği, sabırsızlığı da belirtir.
Bekleme: Bahşiş, dua, karateci vb. konsantre anları farklıdır.
Gerilim: Yumruğu masaya vurma, enseyi ovma, alnı ovma, gözleri ovuşturma, tırnak kemirme, iç çekme, bıyık yolma, yüz sıvazlama vb.
Şüphecilik: Yüzü kaşıma, kolları çapraz bağlama. Özellikle kolları çapraz bağlama kapalılık, ilgisizlik ve tedirginlik ifade eder.
Sinirlilik: Masada davul çalma, şekil karalama, kağıt yırtma, anahtarlık şıkırdatma, ıslık çalma, kravat düzeltme, saç düzeltme vb.
Kendine Güven Ve Üstünlük: Gerinmek, parmakları birleştirmek (örümcek gibi), elleri beline veya arkasına koyma.
Hakaret Ve Öfke: Nanik, dandik, bılı bılı vb.
Hülasa: Bütün bunlar iyi bir gözlemci için muhataba ne konuşacağını, ne kadar, nasıl ve kaç dakika konuşacağını gösteren delillerdir.

6. İŞYERİNİZDE SÖZSÜZ İLETİŞİM:

Asansör gerginliği – Selamlaşmada kaş önce az, sonra fazla yukarı kalkar, bu tanıma emaresidir. İsimleri unutmadan hitabetmek, el sıkışmak ve canlı bir şekilde göze bakarak tebessümle yapmak çok önemlidir. Yalnız hemen gözlerimizi dikmeden muhatabımızın bizi incelemesi için biraz zaman tanımak lazımdır (3-5 saniye). Eller soğuk ve terli olmamalıdır.

Konuşma:

Konuşma sırasını almak, muhatabı anlayıp, konuyu bitirmesini beklemek çok önemlidir.
Muhatabı dinlerken iyice bitirdiğine emin olmadan konuşmamalı, hemen cevap hazırlayıp, konuşma biter bitmez devreye girmemeli, insanlar sözlerini bitirmeden pozisyon değiştirmez ve başka yere bakmazlar.
Kontrollü konuşan insanda hafif bir tebessüm olur. Konuşmaya çok arzulu olmamalı muhatabı anladığımızı mutlak vurgulamalı, beklemeliyiz.
İyi bir konuşmacının muhatabı farkında olmadan hareketleri taklit eder.
Sunuş:

Başlamadan önce muhataplarla ısınma dönemi olmalı, konuşurken bütün dinleyicileri taramalı, herkes onunla konuşuyormuş hissine kapılmalı, çok bakmak rahatsız eder, 5 m. uzaktan 15-20 kişi kendilerine bakılıyor zanneder.
Kürsüye sıkı sıkı yapışmamalı. Dinlenilmemenin emaresi gönüllü bulamamaktır.
Ayağı titretme, yere vurma, donuk, ciddi ifadeler vb sıkılma emareleri. Uyutmamalı.
Büro, resmi toplantı, gayri resmi toplantı salonları özel dizayn edilmeli.
Hülasa: Nerede olursa olsun muhatapların hal dilini okuyabilmeli, sözünü kesmeden ve anlayarak, biter bitmez hemen söze girmeden bekleyerek dinlemeye alışılmalıdır.

7.SOSYAL HAYAT:

İnsanların davranışları kendilerini ele verir. Uçakta, otobüste, lokantada, alışverişte tavır ve davranışlar ayrı bir dikkat ve hassasiyet gerektirir. Neticesinde kul hakkı söz konusudur.

Lokantaların koltuğu az rahat yapılırsa çabuk boşaltma imkanı olur. Giyim mağazalarında en iyi ve kaliteli mallar en sona bırakılır ta ki yol üzerinde müşteri bir şeyler daha alabilsin. Toplu yerlerdeki satış tuzaklarına DİKKAT şarttır.
8.ETKILI BIR SES GELIŞTIRME:

1.Gerçeği söyleyen, kalpten gelen ses samimi ve rahattır.

2.Kendi iç problemlerini aşamayanlar inandırıcı olamazlar. (H. E. etkileyiciliği)

Ses Şifreleri: Düşünerek, “eee” veya “mmm” demeden konuşmak akıcı ve etkileyicidir. Şey ve yaniyi terk ettirmenin yollarını bulmalı. Duygularımızı gizlemeye çalışırken sözcükleri karıştırırız.

Sesin Tonu: Fazla bağırma, sesi düşürme, vurgulara dikkat, içten olma, ses yüksekliği, rezonansı önemlidir, tempo önemlidir. 150 kelime yerine 30-40 = M. Yılmaz. Sadece güçlü ve saygın insanlar yavaş ve düşük ses tonuyla konuşmaya cesaret edebilirler. Sesin tonu, yüksekliği konuya ve duruma göre değişken olmalıdır. İyi seçilmiş duraklamalar vücut tavırlarıyla desteklenirse etkili olur. İnandırıcı konuşma mesajın hızı ve akıcılığıyla sağlanır (Sünnet olan tane tane anlaşılır konuşmaktır. Üstadımızın belagatta anlattığı üslüplar da dikkate alınmalı). Konuşma ve ses tonunu birilerine tenkit ettirip veya banda alıp geliştirebiliriz.

Hülasa: Vazifesi hitabet ve tebliğ olan bu cemaatin her ferdi sünnetteki hitap tarzını, canlı mübelliğ hocamızı örnek alarak inceleyip kendi konuşma tarzını (ama mutlaka ihlas ve samimiyete dikkat ederek) geliştirmelidir.

Kitabın devamında Kennedy-Nixon-Carter-Ford tartışmalarını mukayeseli olarak anlatıyor.

Davranışların tutarlı, mantıklı, kendimizden, taklitsiz, çevreye karşı dikkatli, rahatsız etmeden, mütecessis, nazik, muhatabı anlayarak, üç düşünüp bir konuşarak, vakarlı ve sevimli vb. bir çizgiye oturtabilmelisiniz.
Kendimiz hakkındaki müspet bakışlara “ fihi nazar “ deyip eksiklileri öğrenmeye ve değiştirmeye çalışmalıyız.

Şahıs, ev, çevre hep düzenli tertipli olmalı, imajımızın halden ziyade makamımızı temsil etmesine dikkat etmeliyiz. İnsanların güven ve bağlılığını kazanmaya, kendimiz gibi olmaya, kendimizi davamıza adamaya, iç problemleri hallederek tutarlı fikirlerle insanlara yardıma koşmaya azimli olmalıyız.
EK 1. Power dergisi eki olan “Kendinizi Nasıl Yönetirsiniz? (John Walsh)” isimli kitabın 84 shf özeti.

Karar alırken basit ve güveniliri aramak yerine birden fazla ve istişareyle karar almalı.

Daha makul öneriler getirildiğinde kararlarınızı değiştirebilmelisiniz.
İyi yöneticiler her işten sorumludurlar ama en az karar verirler. Taksim-ül Amal, mesai tanzimi ve iş takibi iyi yapılmalı.
İyi idareci daha büyük yeni ve atılımcı kararlar alırken, basit ve rutin kararları alta bırakır.

Personel karar alıp, iş yapacak, başarılı olacak işte tavzif edilmeli.
İnsanlar niyet ve eylemi karıştırırlar. Alınan kararları takip edecek bir kişi mutlaka olmalıdır.

İcraatın safhalarını takip edecek rapor sistemi olmalı, vaatlerden çok teslim tarihleri ve sonuçla ilgilenilmelidir.

Kriz dönemlerinde yanlış bile olsa hızlı karar almalı ki kriz yayılmasın.
Önemli detay veya kozu en sona saklayın. Tam yeri gelince söyleyin.
Bir cemaatte hizipler oluşur, bazıları icraate katılmaz, sorunlar değil kişiler eleştirilirse, sorumluluklar savsaklanırsa ekibin çalışma problemleri var demektir.

Çözüm olarak yeni bir planlama, yakınlık-anlayış vb. yollar denenmeli.
İdarecinin altında karar alabilen bir fikir heyeti olmalı, problemleri çözmeli.
Anlayış göstermek kalbe girmenin en iyi yoludur. Dinlediğinizi “hımm” falan diyerek, bütün bedeninizle yönelerek yer yer muhatabı anladığınızı gösteren sorular sorarak ispat edin. Dinleyemeyecekseniz mutlaka yazılı rapor alın.
İyi bir dinleyici mütehammil, başka şeyle uğraşmaz ve düşünmez, anlamaya çalışır, hemen karar vermez, yüzüne bakar, konudan sapmaz. Dinlemezseniz dinlenmez-siniz.

Kötü bir toplantıda gereksiz kişiler vardır, altı kişiden fazlası karar almaya çalışı-yordur, bazıları hiç katılmıyor öneri getirmiyordur, istenilen şeyler sonraki toplantılara erteleniyordur, takip edecek kişi görevlendirilmiyordur, telefonlar açıktır, masa yuvarlaktır. Toplantıya geç kalmalarla gereksiz uzamalar oluyordur.

Resmi veya uzun toplantı yerine hızlı karar alan alt gruplar verimlidir.
Beyin Fırtınası:

1. Buluşlar yapılan yarı saygılı yarı resmi bir ortam oluşur

2.Hiçbir görüş eleştirilmez

3. Yeni fikirler teşvik görür

4. Yönetici teşvikçi ama baskıcı değildir

5. Herkes ciddi-az ciddi fikir öne sürmeli

6. Herkes sırasıyla konuşmalı

7. Fikirler tartışılıp, elenip, seçilmeli

Yönetici üzerindeki istişare yükünü dağıtmalı, bazı toplantılara altları göndermeli.

Toplantının sonuçlanması için yöneticinin biraz cesur ve patavatsız uzlaştırıcı olması lazımdır.

İnsanlar bitiş saati belli olmayan, aktif katılımları sınırlı olan, kendilerini ilgilendiren gündem sayısı az olan, gündem maddelerinin görüşme süresi belli olmayan, ruzname maddeleri ehemmiyet sırası belli olmayan toplantılara geç gelirler. Baş:18.27 Bit: 23.02. diye hassas saatler belirlenmeli.
Yönetici:

1. Gündemi sunmalı

2. Maddeleri takip etmeli

3. İşleyişi kontrol etmeli

4. Gevezeliği, önyargıyı ve ikili diyalogları önlemeli

5. Karşıt görüşleri özetlemeli

6. Sonraki toplantıya kadar etkin çözüm önermeli.

Yönetici bir psikolog gibi anlayışlı ve adil olmalı. Fikirlerden etkilenmeli, kabul etmeli, evet diyebilmeli, tartışma isteyenleri dengeleyebilmeli. Herkesin bir reyi olmalı.

Toplantıda en başarılı kişi duygu ve tepkilerini kontrol edendir, ses tonu iyi ayarlanmalı ve gerektiği kadar az ve öz konuşulmalıdır.

Fonksiyonunuz olmayan ve ilgisiz konularda izin alıp ayrılabilmelisiniz.
Tahrik edici cümle, davranış, fikirleri takmayın, şövenist olmayın.
İyi bir iletişim için hemen konuya girin, nedenleri izah edin, ne yapılacağını, planınızı aktarın, beklentilerinizi söyleyin. Yazı ve söz açık, basit, mantıklı ve öz olmalıdır.
Çalıştığınız insanların doğum, ölüm, hastalık vb. anlarını iyi takip edin.
İyi Bir Konuşma:

1. Makale üslubuyla olmaz, akıcı olmalı

2. Fazla edebi ve şatafatlı olmamalı

3. Kısa cümleler ve örnekler olmalı

4. Netlik ve üslubun çekiciliği

5.Kağıttan okumamak

6. Hızlı konuşmamak

İyi Bir Yazı:

1. Ne tür bir yazı olduğu belli olmalı

2. Başlıklar ve içindekiler olmalı üst ve alt

başlıklar olmalı

4. Cümleler kısa, öz, açık olmalı

5. Noktalama işaretleri düzgün olmalı

6. Paragraflar kısa olmalı

7. Genelleme yapılmamalı

8. Sonuçlar net ifade edilmeli.

SÖZSÜZ İLETİŞİM
Yazarı : Ken KOOPER
Kaynak: www.milligazete.com.tr

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

İK bütçesi nasıl oluşturulur?

Manşet, insan kaynakları bütçesi, insan kaynakları, bütçe

İK bütçesi nedir? Nasıl hesaplanır? Bütçe oluşturulurken hangi adımları takip etmek gerekir? İşte yanıtı…

Personel maliyet bütçesi hazırlarken nelere dikkat edilmeli?

Dışarıdan bakıldığında insan kaynakları personeli sadece işe alım yapan ya da özel günlerde masanıza hediye bırakan kişiler gibi görülse de aslında çok daha önemli görevleri vardır. O görevlerden biri de personel maliyet bütçesi hazırlamaktır.

Personel maliyet bütçesi adından da anlaşılacağı üzere çalışanların bordro maliyetleri dahil tüm masraf kalemlerinin yer aldığı belgedir. Çalışanlarınızın masraflarını sıralamak kolay bir iş gibi görünebilir. Ancak bulunduğunuz sektör, çalışana önereceğiniz rol, şirketinizin konumu, çalışana ödemek istediğiniz ya da ödemekle yükümlü olduğunuz ek faydalar gibi pek çok değişkeni göz önünde bulundurmanız gerekir. Bu karmaşık süreci sizin için tamamlayacak bir insan kaynakları departmanınız varsa endişelenmenize gerek yok, ama bu planlamayı yapması gereken sizseniz o zaman bir işletme sahibi olarak üzerinizde zorlu bir görev daha var demektir. Bu noktada personel maliyet bütçesi hakkında dikkat etmeniz gerekenleri birlikte inceleyelim.

Personel Bütçesi Kalemlerinizi Belirleyin

Bordro maliyetleri: Bordro kalemi çalışanların brüt ücretini ve SGK’ya ödediğiniz primleri kapsar. Bütçenizde yer alacak bordro maliyeti bunlar ile sınırlı kalmaz. Maaş dışında çalışanlarınıza ödediğiniz:

• Mesailer,

• Ödenekler,

• Prim, ikramiye, yol ve yemek yardımı, kira ve yakacak yardımı, bayram paketi, erzak yardımı ve benzeri yan haklar,

• Şirket uygulamalarınızda yer alıyorsa çalışanlar için yaptıracağınız özel sigortalar da bordro maliyetinde göz önünde bulundurulması gereken kalemlerdir.

İzin süreleri: Bütçenizde çalışanların hak ettiği yıllık izin, ölüm izni, doğum izni gibi izin sürelerinin de maliyet kalemi olarak yer alması gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu gereğince çalışanların hak ettiği yıllık izinlerin, bulunduğunuz cari yıl içinde kullanılması ve bir sonraki yıla devredilmemesi gerekir. Ancak uygulamaya geçtiğimizde durum farklılık gösterir. Çalışanların kullanmadığı izinler bir sonraki yıla devredilmekte ya da kullanılmayan izin günlerinin ücreti çalışana ödenmektedir. Siz de bu ücreti çalışanlarınıza ödüyorsanız bu tutara maliyetinizde bütçe kalemi olarak yer vermelisiniz.

Tazminat tutarları: Çalışanların işten ayrılması durumunda ödenecek kıdem ve ihbar tazminatlarının da çalışanların kıdemlerine göre hesaplanması ve bütçeye eklenmesi gerekir.

Eğitimler: Çalışanlarınızı göndereceğiniz seminer ya da eğitim programları varsa bunlar da bütçenizde iki farklı maliyet kalemi oluşturacaktır. İlki kişi ilgili günlerde iş yapamayacağı için doğan iş gücü kaybının bordro maliyetidir. Seminer ya da eğitimin ücretleri, konaklama, yemek ve ulaşım gibi maliyetlerin toplamı da ikinci maliyet kalemidir.

Donanımlar: Çalışanlara tahsis edilen cep telefonu, tablet, bilgisayar ya da araba gibi haklara da personel maliyet bütçenizde muhakkak yer verin.

Sabit ve değişken maliyetleri göz önünde bulundurun

Bütçenizi hazırlarken dikkat etmeniz gereken noktalardan biri de bazı maliyetlerinizin sabit, bazılarının ise değişken olmasıdır. Sabit maliyetleriniz, aylık düzenli olarak ödediğiniz ve tutarı değişmeyen kalemlerdir. Her ay ödediğiniz maaş, SGK primleri ve bunlardan doğan vergiler tutarı belli olan sabit maliyetlerdir. Çalışan sayınız değişmediği müddetçe de bu kalem değişiklik göstermez. Aylık cironuza göre satış ekibinize ödeyeceğiniz primler, iş günü sayısına göre ödenen yemek ücretleri de her ay farklılık gösterdiği için bütçenizde değişken maliyetler olarak yer alabilir.

Bütçenizi hazırlarken bu noktaları da ihmal etmeyin

• Geçici personel işe alıyorsanız, bu personelin maliyetini de bütçenize eklemeyi ihmal etmeyin.

• İşe alım ve mülakat sürecinizin de bir maliyeti var ise bunları da bütçenize dahil edin.

• Asgari ücret, AGİ ve vergi yüzdelerinde gerçekleşen olası değişiklikleri de bütçenizi hazırlarken göz önünde bulundurun.

• Şirketiniz için önemli bilgiler yer aldığından personel maliyet bütçenizi şifre ile koruyun ve sadece güvendiğiniz kişilere erişim izni verin.

• Hazırladığınız bütçenin tutarlılığını mutlaka ölçün. Gerçekte harcanan rakamlar ile bütçenizde öngördüğünüz rakamlar arasında dengeyi bulmak şirketinizde bütçeleme konusuna daha fazla önem verilmesini sağlayacak ve emekleriniz boşa gitmeyecektir.

Personel maliyet bütçesini nasıl hazırlayacaksınız?

Excel üzerinde departmanlara göre personel sayısı, norm kadro planlamanız ve personelinizin maliyetine detaylı olarak yer verip, formüller yardımı ile hesaplamalarınızı yapabilirsiniz. Ancak bu işe ayıracak vaktiniz ya da insan kaynakları bilginiz yoksa süreç sancılı bir hale gelebilir.

Bütçeniz olmadan ilerleseniz de gelecekte yapacağınız harcamaları planlayamazsınız. Bu nedenle personel maliyeti bütçesi hazırlama konusunda bir dış kaynaktan yardım almak sizin için faydalı olacaktır. @WRK İnsan Kaynakları, personel maliyet bütçesi hazırlama konusundaki deneyimleri ile şirketinize en uygun danışmanlık hizmetini sunacaktır.

Yazar: Evren Süer
Kaynak: www.medium.com

Okumaya devam et

MAKALE

Doğru adayı doğru işle buluşturmak

seçme ve yerleştirme, mülakat, Manşet, iş hayatı, insan kaynakları

Şirketleri rekabette bir adım önde tutan temel kaynaklardan birisi de yüksek performans sergileme potansiyeli olan insanlarla çalışma fırsatını yakalamaktır. Peki, seçme ve yerleştirme sürecini nasıl daha etkili hale getirebiliriz? İşte sizler için hazırlanmış 10 öneri…

10 maddede etkili seçme ve yerleştirme süreci

Doğru adayı doğru işle buluşturmak İK uzmanlarının öncelikli görevi. “Seçme ve yerleştirme sürecini nasıl daha etkili hale getirebilirim?” diye merak ediyorsanız, İK danışmanı ve eğitmen Tuğba Kaplan’ın size önerileri var…

Seçme–yerleştirme süreci sonunda anlaşılan ve işe başlayan her yeni çalışanın (çalıştığı pozisyonun gerektirdiği tüm teknik beceriye sahip olsa dahi) kuruma ve iş işleyişine alışması en az 3 ay sürer. Bu demektir ki anlaşılan ve işe başlayan yeni çalışanların kurumdan ayrılmaları durumunda pozisyon en iyi ihtimalle hemen doldurulsa da yeni adaydan verim almak için en az 3 ay beklemeniz gerekir. Bu nedenle seçme–yerleştirme sürecinin her aşamasında oldukça dikkatli ve titiz olmakta fayda var.

Etkili bir seçme – yerleştirme süreci için dikkat etmemiz gereken konular aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  1. Adaylara ulaşmak amacıyla ilan açacaksanız, ilan içeriği oldukça önemlidir. Aranan özellikler bölümüne, o işi yapmak için gerekli olan minimum yetkinlikler yazılmalıdır. İlk etapta ne kadar çok adaya ulaşırsanız o kadar iyi olacağından buradaki “minimum” kısmı önemlidir.
  2. Gelen başvurular arasında yetkinlik beklentilerinizi ve ikamet, yaş vb. kriterlerinizi karşılayan tüm adaylarla ön görüşme yapmalısınız. Daha önceki dönemlerde ön görüşmeler sadece yüz yüze yapılırken, teknolojinin etkisiyle günümüzde dijital ortamlarda da yapılabilmektedir.
  3. Yüz yüze görüşeceğiniz adaylara mutlaka görüşme günü, saati, yeri gibi bilgileri önceden iletmelisiniz. Ayrıca görüşmeleri yapacağınız gün için kendi takviminizi de ayarlamalı, adayları bekletmemeli, çok önemli bir sorun olmadığı sürece görüşme saatlerini son anda değiştirmemelisiniz.
  4. Görüşme öncesinde görüşeceğiniz adayın özgeçmişini gözden geçirmeniz önemlidir. Böylece sizin için önemli olabilecek kısımları unutmamış ve atlamamış olursunuz.
  5. Görüşme esnasında adayın beden dilini gözlemlemenizde de fayda var. Fakat bunu “Burnunu kaşıdı, kesin yalan söylüyor” gibi direkt kesin yargılarla sonuçlandırmak sizi yanıltabilir.
  6. Sorularınızı doğru seçmeli ve yapılandırmalısınız. Pozisyonun gerektirdikleri ya da iş işleyişi ile ilgili olmayan sorular sormamalısınız. Ayrıca adayın cevap vermek istemeyebileceği ya da özel yaşamıyla ilgili sorular da sormamalısınız.
  7. Adayların da size sorular sorabileceğini unutmayın. Bu nedenle adaylar tarafından soru sorulduysa aktif bir şekilde dinleyin ve net cevaplar verin. Soru sormayan adaylara da görüşmenin sonlarına doğru soruları olup olmadığını sorabilirsiniz, böylece aklına takılan soruları sormaya çekinen adayların düşüncelerini de netleştirmiş olursunuz.
  8. Seçme – yerleştirme sürecinizdeki aşamaların arasında uzun zaman boşlukları var ise, adaylara ara bilgilendirmeler yapmalısınız. Unutmayın, sizin sürecinizin arayışla devam ettiği gibi, adayların arayış süreçleri de eş zamanlı olarak devam ediyor.
  9. Seçme–yerleştirme sürecinin tüm aşamalarında adaylara nazik davranmalısınız. Örneğin; “Ben stres mülakatı yapıyorum” cümlesine sığınarak adaylara kötü ve kaba davranılmamalıdır. Zaten stres mülakatı dediğimiz kavram da bu değildir.
  10. Sürecin sonucunda mutlaka tüm adaylara olumlu ya da olumsuz dönüş yapmalısınız. Sadece olumlu olan adaya dönüş yapmak etik olmamakla birlikte, diğer adayların netleşmesini de engeller ve imajınızı oldukça olumsuz yönde etkiler.

Son olarak; seçme–yerleştirme sürecinin önemi unutulmamalı, süreç bir bütün olarak sistemli bir şekilde yürütülmelidir.

Yazar: Tuğba Kaplan / İK danışmanı ve eğitmen
Kaynak: www.kariyer.net

Okumaya devam et

MAKALE

Flört şiddeti: İlişkin güvenli değilse ne yapabilirsin?

Manşet, ilişkide şiddet, ilişki, flört şiddeti, flört

Flört şiddeti, ilişkide bir tarafın diğer taraf uyguladığı kontrolcü, müdahaleci, kısıtlayıcı, zarar verici ve yaralayıcı davranışlardır. Peki, sizce bu davranışın sebepleri nelerdir? Böyle bir durumla karşılaştığımızda ne yapmamız gerekir? İşte yanıtı…

Flört şiddeti nedir?

Sevgilin kimlerle görüştüğünü denetliyor mu? Kıskançlığı sevgisinin dışavurumu gibi mi gösteriyor? Sosyal medya hesaplarını kontrol ediyor mu?

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, flörtün yeni yeni başladığı 13-23 yaş döneminde romantik ilişkilerde yaşanan şiddete dikkat çeken ve flört şiddetine dair ipuçları veren bir rehber yayınladı.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın rehberinde flört şiddetine ilişkin şu bilgiler paylaşılıyor:

Flört şiddeti nedir?

Flört şiddeti, sevgilinin sana karşı fiziksel, cinsel, psikolojik, sosyal ve dijital şiddet içeren davranışlarda bulunmasıdır. Sevgilin, sana karşı şiddet göstererek senin üzerinde egemenlik kurmayı, seni kontrol etmeyi ve gücünü göstermeyi hedefler. Flört şiddeti, bitmiş ya da sürmekte olan heteroseksüel ya da homoseksüel ilişkilerde ortaya çıkabilir. 

Fiziksel flört şiddeti 

Fiziksel flört şiddeti, sevgilinin senin bedenine kasıtlı olarak zarar vermesidir. Sevgilinin sana vurması, tokat atması, yumruk atması, bir eşya fırlatması, bıçak ya da silah çekmesi, seni itmesi, tekmelemesi, ısırması, saçını çekmesi fiziksel şiddet örnekleridir. 

Cinsel flört şiddeti 

Cinsel flört şiddeti, sevgilinin seni cinsel birliktelik veya yakınlık yaşamak için zorlaması, cinsellik konusunda “hayır”ı kabul etmemesidir. Sevgilinin istemediğin halde seni öpmesi ve sana dokunması, sen alkol veya madde etkisi altındayken ya da bilincin yerinde değilken seninle cinsel birliktelik kurması, cinsel birliktelik sırasında, öncesinde veya sonrasında sana karşı küçümseyici ve kaba bir tutum sergilemesi, doğum kontrol yöntemlerini kullanmaması veya senin kullanmana izin vermemesi cinsel şiddet örnekleridir. 

Psikolojik flört şiddeti 

Psikolojik flört şiddeti, sevgilinin sende korku uyandıracak, senin kendine olan güvenini ve saygını zedeleyecek biçimde konuşması ve davranmasıdır. Sevgilinin sana isim takması, bağırması, iftira, hakaret veya küfür etmesi, ne yapman ve ne giymen gerektiğini söylemesi, seni başkalarının önünde küçük düşürmesi, tehdit etmesi, kötülemesi ve ismini karalaması, suçlaması, yıkıcı bir biçimde eleştirmesi, “koruma altına alma” bahanesiyle yönlendirmesi, sırlarını başkalarına söylemesi psikolojik şiddet örnekleridir. 

Sosyal flört şiddeti 

Sosyal flört şiddeti, sevgilinin senin sosyal ilişkilerini kısıtlaması, kontrol etmesi ve senin sosyal çevrenden soyutlanmana, yalnızlaşmana neden olacak şekilde davranmasıdır. Sevgilinin ailen veya arkadaşlarınla görüşmene izin vermemesi, kimlerle arkadaş olduğunu kontrol etmesi, “namusunu koruduğunu” söyleyerek erkek arkadaşlarınla konuşmanı yasaklaması, kıskançlık yaparak sosyal ilişkilerini kısıtlamaya çalışması ve kıskançlığı sevgisinin dışavurumu gibi göstermesi, arkadaşlarına zaman ayırdığında seni suçlaması, eleştirmesi veya sana küsmesi, sürekli başkalarıyla flört edip etmediğini araştırması, toplum, aile veya okul karşısında seni “utandırmak” ya da “rezil etmekle” tehdit etmesi sosyal şiddet örnekleridir.

Dijital flört şiddeti  

Dijital flört şiddeti, sevgilinin teknolojik araçları seni kontrol etmek için kullanması, bu araçlar aracılığıyla seni tehdit etmesidir. Sevgilinin sosyal medya hesaplarının şifrelerini istemesi ve kontrol etmesi, sosyal medyada kimlerle arkadaş olabileceğine karar vermesi, resim ya da video göndermek için seni zorlaması, telefonunu veya bilgisayarını karıştırması, sürekli mesaj atması ve hızlı bir yanıt beklemesi dijital şiddet örnekleridir. 

Israrlı takip (Stalking) 

Israrlı takip, ayrıldığın ya da halen birlikte olduğun sevgilinin seni sürekli izlemesi ve takip etmesidir. Takip davranışı, sende korku uyandırmayı, sana gözdağı vermeyi ve güvencesiz hissettirmeyi hedefler. Eski sevgilinin haber vermeden veya davet edilmeden evine  ya da okuluna gelmesi, gittiğin yerlerde karşına çıkması, sürekli hediye veya çiçek alması veya göndermesi, arkadaş çevrenle iletişim kurması ve seninle ilgili bilgi almaya çalışması, senin eşyalarına zarar vermesi ısrarlı takip davranışı örnekleridir. 

İlişkin güvenli değilse ne yapabilirsin?

Sevgilinden farklı fikirlere, isteklere, önceliklere sahip olabilirsin. Her ilişkide farklılıkların ortaya çıkması, anlaşmazlıkların olması doğaldır. Önemli olan bunları nasıl çözdüğünüzdür. Eğer bir farklılık ya da anlaşmazlık karşısında herhangi bir şiddet türüyle karşılaşıyorsan, güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için şunları yapmayı deneyebilirsin: 

  • Şiddeti tanıman ve şiddet için kendini sorumlu görmemen çok önemli. Şiddetin sorumlusu sen değilsin!
  • Şiddeti normal bir davranış olarak kabul etmemen çok önemli. Aklından “bunu hak ettim”, “herkesin sevgilisi böyle davranıyor” gibi düşünceler geçebilir. Kendinden şüphe etme! Unutma, haklı şiddet yoktur!  
  • Sevgilinin, şiddeti bir problem olarak görüp görmediğini araştır. Sevgilin seninle güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için çabalıyor mu? Şiddetsiz bir ilişki kurmak için işbirliği yapıyor mu? 
  • Güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için kurallar koyarak sınırlarını koruyabilirsin. Kuralları koymak, hangi tür davranışları kabul etmeyeceğini söylemek ve bu kurallara uymadığında ondan uzaklaşmak ya da ayrılmak senin güvende olmanı sağlayacak bir adımdır. Bu sayede şiddetsiz, güvenli, eşit ilişkiler kurabilirsin. 
  • Herhangi bir şiddet türüyle karşı karşıya kalıyorsan, şiddet durmadan güvende olamazsın. Sevgilin şiddeti bir problem olarak görmüyorsa ve şiddeti durdurmak için herhangi bir adım atmıyorsa, ilişkiden uzaklaşmalısın. Onu değiştirmeye çalışma. Unutma, şiddeti durdurmak onun sorumluluğu. Eğer o şiddeti durdurmazsa, şiddet artarak devam edecektir. Kendini korumalı ve ilişkiden çıkmalısın.  
  • Sevgilinden ayrılmayı düşündüğünde “Bana çok iyi davrandığı oluyor”, “Her zaman böyle sinirli değil”, “Aslında beni çok seviyor” gibi düşüncelere kapılabilirsin. Yalnız kalmaktan korkuyor olabilirsin. Daha önce ayrılmayı deneyip onu affetmiş olabilirsin. Onun istediği gibi biri olmaya çabalıyor olabilirsin. Onunla ileride çok iyi bir ilişki kurabileceğini umut ediyor olabilirsin. Bu durumda şiddet döngüsüne girmişsin demektir. Şiddet döngüsünü tanımalısın. 
  • Yakın gördüğün, seni yargılamayacağını düşündüğün bir yetişkinden yardım isteyebilirsin. Yaşadıklarını paylaşmak ve konuşmak, seni güçlendirir. 
  • Unutma, şiddet varsa, sevgi yoktur.
Kaynak: www.t24.com.tr

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER10 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND