Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Söyle Proust abi kimim ben?

Hürriyet gazetesi ünlü Fransız romancı Marcel Proust’un meşhur ettiği anketi Türk yazarlarına uyguladı. Siz onların cevabını boşverin anketi kendinize uygulayın. Anket ekte…

Hürriyet gazetesi ünlü Fransız romancı Marcel Proust’un meşhur ettiği anketi Türk yazarlarına uyguladı. Siz onların cevabını boşverin kendinize uygulayın. Anket ekaşağıda…

Sibel ARNA – Ezgi BAŞARAN

Marcel Proust (1871-1922) 13 yaşındayken bir ‘hatıra defteri’ alıp, içindeki İngilizce soruları cevaplayarak arkadaşı küçük Antoinette Faure’a doğum günü armağanı olarak vermişti. Benzer bir anketi, 20 yaşındayken cevaplamıştı. Bu iki anket o öldükten birkaç yıl sonra yayınlandı, soruların çoğu zaten aynıydı, adı ‘Proust anketi’ne dönüştü ve meşhur oldu.

O kadar ki, biYa Bir Yol Bul :

Birkaç yıl önce, Proust’un el yazısıyla doldurduğu sayfaların orijinali Paris’te bir açık artırmada 120 bin Euro’ya satıldı. Fransız televizyonlarında ‘Apostrophes’ ve ‘Bouillon de culture’ adlı iki edebiyat programı yapan Bernad Pivot, yıllar boyu konuklarına bu anketi uyguladı. Amerikan talk şovcu James Lipton ‘Inside the Actor’s Studio’ adlı programında soruları her hafta konuklarına sordu. Vanity Fair Dergisi, uzun süre son sayfasında bir ünlüyle Proust anketi yaptı. Biz de bu anketi, günümüz Türk yazarlarına uyguladık. Çocuksu, naif, ama tuhaf bir şekilde cevaplayanın iç dünyasını yansıtacak sorulardan oluşuyor bu anket. Yazarlara uygulandığında, cevaplar yaratıcı ve ilginç oluyor. Demirtaş Ceyhun’un ankete cevaben yolladığı iki cümle örneğin: ‘Ben 70 yaşındayım. Bu soruların cevabını çoktan unuttum!’

MARCEL PROUST NE DEMİŞTİ

Sizi en çok üzecek olay Annemi ve anneannemi hiç tanımamış olmak.

Nerede yaşamak isterdiniz? İstediğim bazı şeylerin sihirli bir el tarafından gerçekleşeceği, sevginin her zaman karşılıklı olacağı bir ülkede.

Yaşayabileceğiniz en mutlu an Yeteri kadar yüce olmamasından korkuyorum, söylemeye cesaret edemiyorum, söylerken onu yok etmekten korkuyorum.

Hangi hataları hoşgörüyle karşılayabilirsiniz? Anladığım hataları.

En sevdiğiniz erkek karakter Hamlet.

En sevdiğiniz kadın karakter Phedre (üstünü çizmiş), Berenice (her ikisi de Racine’in kahramanları).

Tarihteki favori kahramanlarınız Sokrates, Perikles, Hz. Muhammed, Musset, Genç Plinius, Augustin Thierry arasında bir şey (13 yaşında verdiği cevap). Kleopatra (20 yaşında verdiği cevap.)

Gerçek hayatta favori kadın kahramanınız Sıradan bir hayat yaşayan dahi bir kadın.

En sevdiğiniz ressam Leonardo da Vinci, Rembrandt.

En sevdiğiniz müzisyen Beethoven, Wagner, Schumann.

Bir erkekte en beğendiğiniz özellik Kadınsı çekicilik.

Bir kadında en beğendiğiniz özellik Erkeksi erdemler ve dostlukta açık yüreklilik.

En sevdiğiniz erdem Belli bir cemaate ait olmayan, evrensel olanlar.

Yapmaktan en mutlu olduğunuz iş Sevmek.

Kimin yerinde olmak isterdiniz? Kendim; taptıklarımın beni görmek istedikleri gibi.

Arkadaşlarınızda hangi özellikler olmasını istersiniz? Bana sevgiyle davranmaları; eğer kişilikleri sevgilerini çok değerli kılıyorsa.

Kendinizde gördüğünüz en temel eksiklik Bilmemek, ‘isteyememek’.

En sevdiğiniz renk Güzellik renklerde değil, onların uyumundadır.

En sevdiğiniz çiçek Önce onunki, – sonra hepsi.

En sevdiğiniz kuş Kırlangıç.

En sevdiğiniz yazar Bugün için Anatole France, Pierre Loti.

En sevdiğiniz şair Baudelaire ve Alfred de Vigny.

Tarihte en sevmediğiniz karakter Cevap verebilecek kadar bilgili değilim.

En çok isteyeceğiniz özellik İrade ve baştan çıkarmalar.

Nasıl ölmek istersiniz? En iyi halimle -ve sevilerek.

Hayattaki sloganınız Uğursuzluk getirir diye korkarım söylemeye.

Şu anki ruh haliniz Bu sorulara cevap vermek için kendimi düşünmekten duyduğum sıkıntı.

AHMET ÜMİT

Uçabilmek isterdim

Sizi en çok üzecek olay Sevdiklerimin ölümü.

Nerede yaşamak isterdiniz? Şu an yaşadığım yerde: İstanbul’da, Beyoğlu’nda.

Yaşayabileceğiniz en mutlu an Ölmüş babamın yeniden hayata dönmesi. Onunla yeniden sohbet edebilmek.

Hangi hataları hoşgörüyle karşılayabilirsiniz? Bilinçli olarak yapılmayanlara.

En sevdiğiniz erkek karakter Suç ve Ceza’nın karakteri Raskolnikov.

Tarihteki favori karakterleriniz Aleksandra Kolontay (Rus Devrimi’nin kadın kahramanlarından, eylemci, özgür aşktan yanı sıra dışı bir kadın)

Gerçek hayattaki favori kadın kahramanınız Annem.

En sevdiğiniz ressam Van Gogh.

En sevdiğiniz müzisyen Mozart.

Bir erkekte en çok beğendiğiniz özellik Ağırbaşlılık.

Bir kadında en çok beğendiğiniz özellik Cesaret.

En sevdiğiniz erdem İçtenlik.

Yapmaktan en mutlu olduğunuz iş Yazmak.

Kimin yerinde olmak isterdiniz Kendimin.

Arkadaşlarınızda hangi özelliklerin olmasını isterdiniz Vefa, iyilik, cesaret, zeka.

Kendinizde gördüğünüz en temel eksiklik Sabırsızlık.

Hayatınızın en büyük şanssızlığı Bütün insanlarla aynı şanssızlık: yaşlanmak.

En sevdiğiniz renk Siyah.

En sevdiğiniz çiçek Karanfil (kokulusu).

En sevdiğiniz kuş Kırlangıç.

En sevdiğiniz yazar William Shakespeare.

En sevdiğiniz şair Nazım Hikmet.

Tarihte en sevmediğiniz karakter Hitler.

En çok isteyeceğiniz özellik Uçabilmek.

Nasıl ölmek isterdiniz? Farkına varmadan.

Hayattaki sloganınız Kendimle barışık olmak.

Şu anki ruh haliniz Biraz gergin, çünkü annem hasta.

ELİF ŞAFAK

Daha fazla kaos lütfen!

Sizi en çok üzecek olay Çığlık.

Nerede yaşamak isterdiniz? Yollarda, sürekli göç halinde.

Yaşayabileceğiniz en mutlu an Henüz yaşamadım.

Hangi hataları hoşgörüyle karşılayabilirsiniz? Aşk hatalarını.

En sevdiğiniz erkek karakter Sefiller’in kahramanı Jean Valjean.

En sevdiğiniz kadın karakter Film karakteri Betty Blue

Tarihteki favori karakterleriniz Şems! En sevdiğim tarihsel karakter Mevláná Celaleddin Rumi’nin karşısına çıkan Şems! Ayrıca Rusya’dan Avvakum, Rasputin. Osmanlı’dan Bekri Mustafa. Ayrıca Ömer Hayyam. Ayrıca Martin Luther King, Cesar Chavez, Emiliano Zapata.

Gerçek hayattaki favori kadın kahramanınız Annem.

En sevdiğiniz ressam Siyahkalem.

En sevdiğiniz müzisyen Miles Davis.

Bir erkekte en çok beğendiğiniz özellik Esrar.

Bir kadında en çok beğendiğiniz özellik Esrar.

En sevdiğiniz erdem Hayal gücü.

Yapmaktan en mutlu olduğunuz iş Yazmak.

Kimin yerinde olmak isterdiniz Kendimin.

Arkadaşlarınızda hangi özelliklerin olmasını isterdiniz Dostluk.

Kendinizde gördüğünüz en temel eksiklik Sabırsızlık.

Hayatınızın en büyük şanssızlığı Starbucks kahvesine bağımlı olmak.

En sevdiğiniz renk Sarı, siyah ve mor.

En sevdiğiniz çiçek Nergis.

En sevdiğiniz kuş Baykuş.

En sevdiğiniz yazar Edgar Allan Poe.

En sevdiğiniz şair Şeyh Galip.

Tarihte en sevmediğiniz karakter Elton John (tarih sayılır)

En çok isteyeceğiniz özellik İnanç!

Nasıl ölmek isterdiniz? Donarak.

Hayattaki sloganınız DAHA FAZLA KAOS LÜTFEN!

Şu anki ruh haliniz Kaotik!

SELİM İLERİ

Şu anki ruh halim? Ot gibi

Sizi en çok üzecek olay Ayrılıklar.

Nerede yaşamak isterdiniz? Küçük bir deniz kıyısı kasabasında.

Yaşayabileceğiniz en mutlu an Anlatamam çünkü böyle bir an olabileceğine inanmıyorum.

Hangi hataları hoşgörüyle karşılayabilirsiniz? Özür dilenen her şeyi unuturum.

En sevdiğiniz erkek karakter Budala’daki Prens Mişkin ve Çehov’un bütün oyun kişileri.

En sevdiğiniz kadın karakter Anna Karenina ve Çehov’un bütün oyun kişileri.

Tarihteki favori kahramanlarınız Hipokrat.

Gerçek hayattaki favori kadın kahramanınız Türkan Şoray.

En sevdiğinz ressam Avni Lifij.

En sevdiğiniz müzisyen Giuseppe Verdi.

Bir erkekte en çok beğen-diğiniz özellik İyilik.

Bir kadında en çok beğendiğiniz özellik İyilik.

En sevdiğiniz erdem Erdemsizlik yani erdemlerin yalan olduğunu bilmek.

Yapmaktan en mutlu olduğunuz iş Yazmak.

Kimin yerinde olmak isterdiniz? Oyun yazarı Anton Çehov’un.

Arkadaşlarınızda hangi özelliklerin olmasını isterdiniz? Bağlılık ve vefa.

Kendinizde gördüğünüz en temel eksiklik Çenesi düşüklük.

Hayatınızın en büyük şanssızlığı İnsanların çok acı çektiği bir ülke olan Türkiye’de ben kendimi şanslı kabul ediyorum.

En sevdiğiniz renk Eflatun.

En sevdiğiniz çiçek Menekşe.

En sevdiğiniz kuş Serçe.

En sevdiğiniz yazar Virginia Woolf, Dostoyevski, Abdülhak Şinasi ve Ahmet Hamdi Tanpınar.

En sevdiğiniz şair Behçet Necatigil.

Tarihte en sevmediğiniz karakter Hitler, Mussolini, Stalin.

En çok isteyeceğiniz özellik Saçlarımın dökülmemesini isterdim.

Nasıl ölmek isterdiniz? Eziyet çekmeden.

Hayattaki sloganınız Zamanı boşa geçirme.

Şu anki ruh haliniz Ot gibi.

Ya Bir Yol Bul :

TUNA KİREMİTÇİ

Güldüren hataları affedebilirim

Sizi en çok üzecek olay Bilmek istemiyorum.

Nerede yaşamak isterdiniz? İstanbul’da.

Yaşayabileceğiniz en mutlu an Aklıma gelen belli bir an yok.

Hangi hataları hoşgörüyle karşılayabilirsiniz? Güldüren hataları.

En sevdiğiniz erkek karakter Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği’ndeki Tomas.

Tarihteki favori kahramanınız Gazi Mustafa Kemal.

Gerçek hayattaki favori kadın kahramanınız Prof. Dr. Türkan Saylan.

En sevdiğiniz ressam Wassily Kandinsky.

En sevdiğiniz müzisyen Freddie Mercury.

Bir erkekte en çok beğendiğiniz özellik Baskı altındaki zarafet.

Bir kadında en çok beğendiğiniz özellik Yaratıcılık.

En sevdiğiniz erdem Yalınlık.

Yapmaktan en mutlu olduğunuz iş Yazarlık ve müzik.

Kimin yerinde olmak isterdiniz? Japon Haiku şairlerinin.

Arkadaşlarınızda hangi özelliklerin olmasını istersiniz? Saygı ve şeffaflık.

Kendinizde gördüğünüz en temel eksiklik Eşya, araç ve gereçleri dikkatli kullanma alışkanlığı.

Hayatınızın en büyük şanssızlığı Bilmiyorum.

En sevdiğiniz renk Kırmızı.

En sevdiğiniz çiçek Kırmızı glayöl.

En sevdiğiniz kuş Martı.

En sevdiğiniz yazar Vladimir Nabokov.

En sevdiğiniz şair Nazım Hikmet.

Tarihte en sevmediğiniz karakter Gelmiş geçmiş siyasetçilerin yüzde doksanı girer bu sınıfa.

En çok isteyeceğiniz özellik Su altında yaşayabilme yetisi.

Nasıl ölmek isterdiniz? Yaşayarak.

Hayattaki sloganınız ‘Daha bir şey görmediler!’

Şu anki ruh haliniz Hem bebeğin hem de yeni kitabın doğumu yaklaştığı için biraz heyecanlı.

HİLMİ YAVUZ

Kötümsüyüm

Sizi en çok üzecek olay Oğullarım Ali Hikmet ve Ömer Emre’nin başına kötü bir şey gelmesi.

Nerede yaşamak isterdiniz? Hayatımı dörde bölerdim ben. 3 ay Bodrum’da (ağustos, eylül, ekim.) 3 ay Berlin’de (kasım, aralık, ocak.) Üç ay Paris’te (şubat, mart, nisan.) Üç ay ise İstanbul’da (mayıs, haziran, temmuz.)

Yaşayabileceğiniz en mutlu an Böyle bir anı düşünemiyorum. Çünkü küçük mutluluklarla yetinmeye alıştırıldım ben.

Hangi hataları hoşgörüyle karşılayabilirsiniz? Budalaca olanların dışında tümünü.

En sevdiğiniz erkek karakter Amerikalı yönetmen Nicolas Ray’in 1951’de çevirdiği ‘In a Lonely Place’de Humphrey Bogart’ın oynadığı karakter (Dixon Steele.)

Tarihteki favori kahramanlarınız Böyle biri yok.

Gerçek hayattaki favori kadın kahramanınız Yaşayan kadın kahraman öyle mi? Condoleezza Rice dememi bekliyorsun değil mi? Ama böyle bir kadın yok.

En sevdiğiniz ressam Velasquez, Vermeer, Kandinski. Ressam sayılır mı bilmiyorum ama bir de Deschamps.

En sevdiğiniz müzisyen Birkaç tane cevabı var bunun da. Bach, Mozart ve Telemann. Daha ziyade barokçuları beğeniyorum.

Bir erkekte en çok beğendiğiniz özellik Galiba dürüstlük.

Bir kadında en çok beğendiğiniz özellik Sadakat.

En sevdiğiniz erdem Açıksözlülük.

Yapmaktan en mutlu olduğunuz iş Hocalık

Kimin yerinde olmak isterdiniz? Hilmi Yavuz’un.

Arkadaşlarınızda hangi özelliklerin olmasını istersiniz? Dürüstlük ve açıksözlülük.

Kendinizde gördüğünüz en temel eksiklik Kurmaca ya da bilimsel uzun metinler yazamamak.

Hayatınızın en büyük şanssızlığı Evlilik.

En sevdiğiniz renk Siyah.

En sevdiğiniz çiçek Gül ve erguvan.

En sevdiğiniz kuş Ben kuştan çok kuş sözcüğünü severim. Jean Cocteau’nun ‘Ben denizden çok deniz sözcüğünü severim’ sözünden esinlendim.

En sevdiğiniz yazar Dostoyevski ve Tanpınar.

En sevdiğiniz şair Dört tane. Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Behçet Necatigil, Asaf Halet Çelebi.

Tarihte en sevmediğiniz karakter Muaviye.

En çok isteyeceğiniz özellik Bir alaturka müzik aletini büyük bir ustalıkla çalabilmek. Ney ya da kanun olabilirdi.

Nasıl ölmek isterdiniz? Uyurken ve güzel bir düş görerek.

Hayattaki sloganınız Hayatta sloganım yok ama Türkiye için bir sloganım var: Türkiye’de birey olmanın yolu düşman edinmekten geçer. (Hilmi Yavuz)

Şu anki ruh haliniz Seninle konuştuğum için çok neşeliyim ama genele bakacak olursak çok iyimser değilim doğrusu. Kötümsüyüm.

LATİFE TEKİN

İstersem üşürüm, istersem üşümem

Sizi en çok üzecek olay Sevdiklerimi üzecek biçimde ölmek ya da tersi.

Nerede yaşamak isterdiniz? Çocukluk dağımda bir kovuğum olsun isterdim, ah Erciyes!…

Yaşayabileceğiniz en mutlu an Askerlerin işgal ettikleri yerlerden kaçarak gittiklerini gördüğüm an.

Hangi hataları hoşgörüyle karşılarsınız? İnsanın bütününe zarar vermeyecek her hata bağışlanabilir.

En sevdiğiniz erkek karakter İlk aklıma gelen Selim Işık.

En sevdiğiniz kadın karakter Meryemce.

Tarihteki favori kahramanlarınız Pers Kralı Kiomreys’i bir yumrukta deviren Kraliçe Tomeris, kadın avcı Atalante

Gerçek hayattaki favori kahramanlarınız Gerçek hayattaki kahramanlarımı yazdım, yazıyorum.

En sevdiğiniz ressam Van Gogh, Komet, Mehmet Güleryüz, Metin Talayman

En sevdiğiniz müzisyen Bach

Bir erkekte en beğendiğiniz özellik Mertlik, merhamet duygusu. Varoluş kaygısını derinden duyumsayıp bunu göstermeksizin yaşamak.

Bir kadında en beğendiğiniz özellik Dikbaşlılık, başı açıklık… Kendisi açıklık. KENDİSİ İÇİN OLMAYIŞINI GÖZE BATIRMAYAN, kendiliğindenliğini de berrak sular gibi yaşayan.

En sevdiğiniz erdem İçtenlik, sadelik.

Yapmaktan en mutlu olduğunuz iş Arkadaşlarımla neşelendirmeyi taşkınlığa vardırmak.

Kimin yerinde olmak istersiniz? Bazen kızımın ve oğlumun.

Arkadaşlarınızda hangi özelliklerin olmasını istersiniz? Sadakatini huzurla yaşamasını.

Kendinizde gördüğünüz en temel eksiklik Bütün duygusuna ulaşma telaşçılığı.

Hayatınızın en büyük şanssızlığı Annemin erken ölümü.

En sevdiğiniz renk Bütün renklerin adı yok ki, ancak birkaçının adı var, su grisinden maviye, unutmanın tonları.

En sevdiğiniz çiçek Çiçek açan ağaçların hepsi; kiraz, badem, iğde, manolya… çiçek açan çalılar. Katırtırnağı…

En sevdiğiniz kuş Mavi kahverengi alakargalar. Gündüz yarasaları, kırlangıçlar.

En sevdiğiniz yazar Dostoyevski, şu aralar yeniden Yaşar Kemal, Leyla Erbil. Hep sevdiğim Sevim Burak. Sevinç duyarak okuduğum Nurdan Gürbilek.

En sevdiğiniz şair Arkadaşlarım olan şairleri söyleyemeyeceğim, Haydar’ı, Erdal’ı, Akif’i, Mahmut’u… Muhteşem İlhan Berk başta olmak üzere ikinci yeni şairleri. Turgut Uyar, Edip Cansever, Cemal Süreya… Sevdiğim çok şair var hangisi? Ahmet Haşim’den Nazım’a, Mehmet Taner’e… Hilmi Yavuz, Gülten Akın… Şu aralar sık sık Can Yücel’in söylediği geliyor aklıma. Yeni yıl kutlaması gibi ‘Nobel Baba değil Noel Baba olmak isterim.’

Tarihte en sevmediğiniz karakter Pinochet, Bush, Kenan Evren vs.

En çok isteyeceğiniz özellik Adnan Benk’in sözü: ‘Bir insan ancak müzisyen olamamışsa başka bir şey olur.’

Nasıl ölmek isterdiniz? Gözlerim açık, yatağımda yarı uzanmış, ölümle söyleşe gülüşe. Bir kahkaha sonrasında şaka gibi gelsin ölüm.

Hayattaki sloganınız İstersem üşürüm, istersem üşümem…

Şu anki ruh haliniz Ürpermeyle gelip giden özlemeli bir ruh hali, uzaklara boşluğa doğru… Soluklanmakla solmak arası.

Türk Usulü Başarı :

BUKET UZUNER

En sevdiğim erdem: Kibirden arınmaya çalışmak

Sizi en çok üzecek olay Evlat acısı.

Nerede yaşamak isterdiniz? Aynı zamanda İstanbul, New York ve Paris’te.

Yaşayabileceğiniz en mutlu an En mutlu anım, henüz yaşamamış olduğumdur.

Hangi hataları hoşgörüyle karşılayabilirsiniz? Samimiyetle pişman olunmuş ve özür dilenmiş her yanlış onarılabilir, sanıyorum.

En sevdiğiniz erkek karakter Bozkır Kurdu (Hermann Hesse romanı), Hugh Jackman’ın sinemada canlandırdığı birçok karakter.

En sevdiğiniz kadın karakter Afife Piri (Balık İzlerinin Sesi), Jane Campion’un Piano filmindeki Ada (Holly Hunter), Audrey Hepburn ile Juliette Binoche’un sinemada canlandırdığı birçok karakter.

Tarihteki favori kahramanlarınız 20. yy’ın hem yakışıklı, hem de zeki devrimcisi Mustafa Kemal Atatürk ve George Washington. Tarih, kadınlara kahraman olma şansı yerine cadı diye yakılma cezası vermiştir. Belki Kraliçe 1. Elizabeth anılabilir.

Gerçek hayattaki favori kadın kahramanlarınız Yazarlar: Nadine Gordimer, Margaret Atwood ve Sevgi Soysal.

En sevdiğiniz ressam Magritte, Van Gogh.

En sevdiğiniz müzisyen Chopin, Mark Knopfler.

Bir erkekte en çok beğendiğiniz özellik Kendine ve kadınlara karşı dürüst ve şefkatli olabilmeyi başaran erkekler.

Bir kadında en çok beğendiğiniz özellik Kafasının da işe yaradığını gösterecek cesareti erkekleşmeden başaran kadınlar.

En sevdiğiniz erdem Kibirden arınmaya özen göstermek (tevazu)

Yapmaktan en mutlu olduğunuz iş Seyahat etmek.

Kimin yerinde olmak isterdiniz? Elbette hiç kimsenin!

Arkadaşlarınızda hangi özelliklerin olmasını istersiniz? Samimiyet ve mizah gücü.

Kendinizde gördüğünüz en temel eksiklik Ohooo, benim pek çok eksiğim var!

Hayatınızın en büyük şanssızlığı Kadınların yaratıcı ve entelektüel kapasitesinin daha baştan küçümsendiği yüzyıllarda yaşamak.

En sevdiğiniz renk Mavi mavi mavi!

En sevdiğiniz çiçek Nergis.

En sevdiğiniz kuş Bülbülün sesi, papağanın estetiği.

En çok sevdiğiniz yazar Ayıramam ki, pek çok var.

En çok sevdiğiniz şair Metin Altıok, Murathan Mungan, Neruda, Kavafis.
Tarihte en sevmediğiniz karakter Hitler ve VIII. Henry. En çok isteyeceğiniz özellik İstediğim zaman görünmez olabilmek isterdim.

Nasıl ölmek isterdiniz? Kim ölmek ister? Olacaksa uykudayken tabii.

Hayattaki sloganınız Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi; ama daima kendin ol!

Şu anki ruh haliniz Áşık gibi!

MURATHAN MUNGAN

Anketler kasar beni

Okuldayken de böyleydim. Anketler kasardı beni. Ne diyeceğimi bilemezdim. Bir köşeye kıstırıldığınızı hissettiğiniz böyle anket soruları karşısında, günün birinde birkaç kelimelik yanıtlara daralmasın diye, yıllardır zenginleştirmeye çalıştığınız hayatınızın, çeşitlendirmeye çalıştığınız zevklerinizin, meraklarınızın birdenbire elinizden alınmaya çalışıldığını hissedersiniz. Bana da öyle olur.

Açıkçası hayatta ‘en’lerim yoktur. En sevdiğim yazarın kim olduğunu hálá bilemem. Son zamanlarda sevdiğim, ya da yeniden sevdiğim yazarlar olur. Böyle durumlarda Dostoyevski gibi garanti adlar vermek durumu kurtarmaya yarar belki, eh, ne de olsa klasikler ölmez, ama size yetmez. Kimsenin birbirinin yerini tutmadığını düşündüğüm has edebiyat alanının içinden yalnızca birkaç isim saymakla, onlara da, kendime de haksızlık ediyormuşum duygusundan kendimi alamam. Şu sıralar çok sevdiğim, bende öne çıkan ressamlar ve müzisyenler olabilir. Ama bütün zamanlarım adına nasıl konuşabilirim ki? İnsan ancak şimdiki zamanı için konuşabilir. Renklerin, çiçeklerin, kuşların kendilerini bilmesem de, adlarını severim. Çünkü bir şair ve yazar olarak, kelimeleri severim. Yelkovan kuşunu görsem tanımam ama adını severim. Petrol yeşilini de kendini tanımazken, adını sevmiştim.

Bunun yanı sıra, anketlerde kadınlar ve erkekler için ayrı sorular sormanın cinsiyetçilik olduğunu düşünürüm. ‘Erkekte mertlik’, ‘kadında sadakat’ arayan sıradan faşizmin toplumsal harcının kışkırtılmasından hoşlanmam. ‘En sevdiğiniz kuş’ sorusunu ‘baykuş’ olarak yanıtladığında esprili olduğunu düşünenlerden, kendinde sevmediği özellik olarak ‘fazla açık sözlü olmak, herkese güvenmek’ gibi erdemlerini sayıp dökenlerden, tarihteki kahramanları olarak Jeanne d’Arc ya da Robin Hood’u gören ‘sosyal gerçekçi’ tercihlerden, ‘Tarihte en nefret ettiği kişi’ olarak Hitler, Mussolini saymanın kolaycılığına sığınanlardan da hoşlanmam. İleride başlarına gelebilecek durumlar karşısında neler hissedeceği, nasıl davranacağı konusunda bu kadar emin olabilen insanlara da hiç güvenemem. Anlayacağınız, anket soruları kadar, anket yanıtları da kasar beni.

1988 yılında ‘Elele’ dergisinin yaptığı benzer bir ankette ‘Kimin yerinde olmak isterdiniz?’ sorusunu ‘Kendim olmayı otuz yılda ancak başardım. Başkasına halim yok’ diye yanıtlamışım. Yılların sayısını artırarak aynı cümleyi şimdi de tekrarlayabiliriz. ‘Ruh halim’se gene aynı. Bildiğiniz gibi.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND