Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Şirket değiştirmek için 15 haklı sebep

Şirket değiştirme vakti gelmiş ise bu gerçeği görmezden gelmek kariyerinizi riske atmanıza neden olabilir. Ne olursa olsun, şirket değiştirmek zor bir karardır. Eğer durumunuzu, kendinizi aldatmadan analiz edebilirseniz, işte size şirket değiştirmek için 15 haklı sebep…

şirket değiştirmek için nedenler, iş değiştirme, çalışma hayatı

Çalışanlar 3’e ayrılır: İlk girdikleri şirketten emekli olanlar, çalışma hayatı boyunca en çok 3-4 şirket tanıyanlar ve zırt pırt şirket değiştirenler. Bu biraz insanın yapısına, denk geldiği şirketin ortamına ve şartlarına, biraz da kısmete bağlı. Ne olursa olsun, çalıştığı işi ve şirketi terk etmek zor ve önemli bir karardır. Eğer durumunuzu, kendinizi aldatmadan, gerçekçi bir şekilde analiz edebilirseniz, işte size şirket değiştirmek için 15 haklı sebep.

Çalıştığınız sektörün geleceği yok
Şirketinizde mutlusunuz, işinizi seviyorsunuz, maaşınız da tatmin edici… ama, ne yazık ki, şirketinizin durumu iyi olsa da, içinde bulunduğunuz sektör son demlerini yaşıyor. Bir an önce (yaşınız çok geçmeden, sizin sektörde çalışan binlerce insan iş aramaya başlamadan…) davranıp, sektör değiştirmekte yarar var. Değiştirmişken bari geleceği olan bir sektör seçin!

Sektör iyi belki ama şirket gidici
Her çalışan, şirketin ‘sağlık durumu’ hakkında bilgi sahibi değildir. Herkes gerçeği duyup öğrendiğinde de, şirket ya batmış ya da batmak üzere demektir. Eğer siz şirketin gidici olduğunu herkesten önce öğrenmek şansına sahipseniz (ayıptır söylemesi konuyu yaymadan) bir an önce kaçmanızda yarar var. Zaten kötü durumda bir şirkette çalışmak çok zordur.

Sektör iyi, şirket iyi, siz gidicisiniz
Stres, yorgunluk, depresyon… burn out yakın demektir. Sektörün, şirketin yahut da yaptığınız işin sonucu, çökmek üzere olabilirsiniz. Önce, sorunları gidermek için üstlerinizle bir konuşmayı deneyin. Ama kötü alışkanlıkları değiştirmek zordur. Bir yandan da, eğer bıçak kemiğe dayanmadıysa, çok telaş etmeden bulabileceğiniz en iyi işi araştırın. Sağlık herşeyden önemlidir!

Şirketin stratejisi artık size ters
Yönetim stratejilerini her çalışan beğenecek, patronun kararlarıyla hemfikir olacak diye bir şart yok elbette. Hatta bu işler pek çok çalışanı hiç mi hiç alakadar etmez. Ama eğer, stratejik kararlar bulunduğunuz görev sebebiyle çalışma şeklinizi, üstlerinizle ve diğerleriyle çalışmanızı zora sokuyorsa, şansını başka yerde deneyin. İşinizden ve şirketinizden soğumaktansa…

Amirinizle çalışamaz hale geldiyseniz
Çalışma hayatında anlaşmazlıklar, sürtüşmeler olabilir. Ama bazen bir amirinizle öyle ters düşersiniz ki, hem çalışma ortamı yaşanmaz hale gelir, hem de kariyeriniz zarar görmeye başlar. Önünüzü keser, yapamayacağınız görevler verir, yükselmenizi önler. Hem vakit hem irtifa kaybedersiniz. Yenilgi hissini sineye çekip, başka bir iş aramak daha iyidir.

Arkadaşlarınız bir bir gemiyi terk ediyor
Çalışma arkadaşlarınız birer birer ve sessizce kaçıyorlar. Kimseyi yargılamıyorsunuz ama farelerin batmakta olan gemiyi terk ettiği hissine kapılıyorsunuz. Gemisiyle batmak kaptandan beklenir belki, ama siz de, çok geç olmadan (sona kalıp dona kalmadan) filikalardan birine atlasanız iyi olur. Çünkü zaten çalışma ortamı bu saatten sonra nasılsa bozulacaktır.

Zam talepleriniz sürekli geri çevriliyor
Yıllardır talep etmenize rağmen, zam alamıyorsunuz. Tamam 2007’de yeniden yapılandık, 2008’de kriz vardı, 2009’da toparlanmaya çalışıyorduk… e yeter ama değil mi? Eğer ücretinizden gerçekten şikayetçiyseniz, zam ümidi de kalmadıysa, çare izin istemek olabilir. Yeni bir şirket, yeni bir patron, kaybettiğiniz pazarlık gücünü yeniden kazanabilirsiniz.

Çok daha fazla kazanmanız gerekirdi
Tamam, her yıl zam alıyorsunuz, yönetim iyi niyetli, güleryüzlü… ama yaptığınız işin karşılığı bu değil. Diğer şirketler aynı işe çok daha fazla maaş veriyor. Ve fark kapanmadığı gibi, giderek açılıyor. Yeniden ‘piyasaya çıkma’ ve değerini arama zamanıdır. Önce iyice araştırarak elbet.

Geldiniz ve bir yerde tıkandınız
Her şirket, her çalışanına beklediği kariyer ve yükselme fırsatlarını sunmaz. Mesela bir aile şirketinde makamlar sınırlı, koltuklar (akrabalarca) kapılmış olabilir. Yahut müdürünüz 40 yıl aynı görevde kalıp önünüzü tıkayabilir. Yahut aynı görev için 10 kişi sıradadır. Böyle vakit kaybetmek istemiyorsanız, kariyerinizi düşünüyorsanız, pazara çıkmakta yarar var.

Yaptığınız iş size çok hafif geliyor
Öğrenmek, ilerlemek, tecrübe kazanmak için bu işe evet demiştiniz. Eh yıllar geçti, artık tamam, diyorsunuz. Göreceğimi gördüm, öğreneceğimi öğrendim, bir büyük vitese atmanın zamanıdır. Bu, özellikle çalışma hayatına yeni atılanlar için böyledir. Özellikle de size hâlâ stajyer yahut çömez muamelesi yapılıyorsa. Eğer aynı şirkette

Daha iyi bir imkan yoksa, baybay!
Daraldınız, nefes alamıyor gibisiniz
Yıllardır aynı şirket, aynı insanlar, rutin hale gelen aynı iş; heyecanınızı kaybettiniz. Tamam işi otomatiğe bağladınız, gözünü kapalı yapıyorsunuz ama, ‘Ya abi ben burada ne yapıyorum ya!’ tadına geldiniz. O zaman, sıkıntıdan patlamaktansa, ‘zaman öldüreceğim’ diye ağır ağır ölmektense, zorlanmayı göze alıp sektör değiştirmek, iş değiştirmek gerekir.

Başka işler öğrenmek istiyorsunuz
Yeni beceriler edinmek, yeni şeyler öğrenmek, yani mesleğinizde daha iyi olmak istiyorsunuz. Ama bulunduğunuz görev, şirketteki kariyer imkanları buna elvermiyor. O zaman başka bir ‘merdiven’e atlamak gerekebilir. Tabii gitmeden önce, yöneticinizle iyi bir kariyer pazarlığı yapmakta fayda var. Belki beklemediğiniz bir önerisi olur size!

Kendinize daha çok zaman istiyorsunuz
Evlendiniz yahut bir çocuğunuz oldu, özel hayatınıza daha çok vakit ayırmanız gerekti. Yahut, özel hayatınızda değişiklik yok, ama mesai çaktırmadan ağır ağır uzadıkça uzadı. İlk yapacağınız, zamanınızı daha iyi kullanmayı denemek. İşi zamanında bitirmek, bazı işleri evden yapmak vs. Ama olmadı, yetmedi. O zaman, şartlarınıza daha uygun bir iş bakacaksınız.

Piyasada sizin gibilere ihtiyaç var
İş değiştirmemek güvenli, rahattır ama bazen piyasa bastırır, sizi tahrik eder. Mesela CV’niz İK’cıların ilgisini çekiyorsa. Yahut ‘kelle avcıları’ devreye girdiyse. Önce hoşunuza gidiyor, sonra ‘Şartlar neymiş, bir bilelim’ filan diyorsunuz. Ola ki sonunda dayanamayıp ‘maceraya’ atılacaksınız. Aslında çok riskli de değil, demek ki profiliniz talebe cevap veriyor!

Size hayallerinizdeki iş teklif ediliyor
Ne zaman gideceğini bilmek kadar, nereye gittiğini bilmek de önemli. Bazen işinizden memnunken, hiç aklınızda yokken, bir teklifle hayatınız değişebilir. Bu durumda en zoru, acele karar verme gereğidir. Çünkü aslında gitmeye niyetiniz de yoktur, hazırlıksızsınızdır. Tabii sonunda, ‘niye gittim’ diye de ‘niye gitmedim’ diye de yanabilirsiniz!

Kaynak: www.haber7.com

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Limit sizsiniz!

the walt dısney, mıcrosoft paınt, Marry Poppins Returns, Concha Garcia Zaera

Bazen yaşımızın ilerlediğini ve hayata geç kaldığımızı düşünürüz. 88 yaşındaki Zaera ise yaptıklarıyla bu düşünceyi yerle bir ediyor. Paint’te çizdiği resimlerle harikalar yaratan yaşlı kadın Disney’e afiş tasarlıyor. Siz hala geç kaldığınızı mı düşünüyorsunuz?

Paint’te yaptığı resimlerle fenomenleşen yaşlı kadın, Disney için afiş hazırladı

‘İspanyol babaanne’ lakabı takılan Zaera, The Walt Disney şirketi tarafından vizyona girecek olan Marry Poppins Returns isimli film için afiş tasarlamakla görevlendirildiğini açıkladı.

Microsoft Paint’te yaptığı resimlerle sosyal medyada fenomenleşen Concha Garcia Zaera, Walt Disney’in vizyona girecek olan filmi Marry Poppins Returns’ün dünya prömiyerinde kullanılacak olan afişi tasarladı. Instagram üzerinden açıklama yapan 88 yaşındaki İspanyol kadın, Disney’in bu işi kendisine vermesinden ötürü onur duyduğunu ifade etti.

Microsoft Paint programını kullanarak yaptığı resimlerimle Instagram fenomenine dönüşen 88 yaşındaki Concha Garcia Zaera, bu defa yeteneklerini Hollywood için sergiledi.

Yabancı basında kendisine ‘İspanyol babaanne’ lakabı takılan Zaera, The Walt Disney şirketi tarafından vizyona girecek olan Marry Poppins Returns (Marry Poppins Dönüyor) isimli film için afiş tasarlamakla görevlendirildiğini açıkladı.

Doğa üstü güçlere ve büyü yapabilme yeteneğine sahip bir dadı ve bakıcılık yaptığı ailenin çocuklarıyla yaşadığı maceraları konu alan ve 1964 yılında çekilen ilk Marry Poppins filminin devamı niteliğindeki Marry Poppins Returns, İspanya’da 21 Aralıkta vizyona girmişti.

Daha önceleri çizimlerini tuvale yağlı boya aracılığıyla resmeden Zaera’nın Microsof Paint ile tanışması, on yıldan fazla bir süre önce yağlı boya kokusundan rahatsız olan hasta kocasına baktığı döneme denk gelmekte.

1985’ten bu yana Windows bilgisayarlarla birlikte verilen ücretsiz bir program olan Paint üzerinden devam eden yaşlı kadının torunu, geçen ekim ayında babaannesinin çizimlerini Instagram aracılığıyla tüm dünya ile paylaşmaya karar vermesi sonrası Zaera’nın resimleri binlerce sosyal medya kullanıcısının ilgisini cezbetti.

Sosyal medyada çizimleri yoğun ilgiyle karşılanan Zaera başlarda ne olduğunu tam olarak anlamlandıramadığını belirterek, “Neler olduğunu anlamadım. Sürekli şekilde takipçilerim artıyordu ve ben neler olup bittiğini merak ediyordum.

Aralık 2018’de torunun teşviki ve yardımıyla sosyal medyaya adım atan Zaera, an itibariyle 185 bin takipçiye sahip.

Kaynak: www.t24.com.tr

Okumaya devam et

MAKALE

Üstüme iyilik sağlık!

sağlıklı besinler, kış hastalıkları, hasta olmayı önleyen yiyecekler

Kış hastalıkları kapımızı bir bir çalıyor. Bağışıklık sistemimizi güçlü tutmamız ve bunun içinde iyi beslenmemiz gerekiyor. İşte hastalıklardan korunmak için ilaç niyetine tüketilecek besinler…

Kışın hasta olmayı önleyen yiyecekler

Kışı güçlü geçirmek için mevsime uygun sofranızda bulundurmanız, yemeniz gereken başlıca yiyecekler neler? Diyetisyen Vildan Kabataş, kışın zindelik sağlayan,bağışıklığı güçlendiren yiyecekleri anlattı.

Maydanoz: C vitamini ve demir deposudur. Böbrekleri temizleyici, ödem atıcı ve kan şekerini dengeleyici etkisi vardır.

Lahana: İçeriğinde yaşlanmayı önleyici mineral olarak kabul edilen selenyumu barındırır. Mide ve yemek borusu kanseri tehlikesini azaltır. Sadece lahana çeşitlerinde bulunan U vitamini, mide ve bağırsakların iç yüzeyini korur, yaraların iyileşmesini sağlar. Cilt sağlığı için faydalıdır.

Bal kabağı: Yüksek lif, A vitamini, fosfor ve kalsiyum içerir. Ayrıca lifli yiyecekler kolon kanserine karşı koruyucudur.

Soğan/sarımsak: Yüksek tansiyon ve kalp hastalığı riskini azaltır. Bağışıklık sistemini güçlendirmekte oldukça etkilidir.

Mandalina: Zengin C vitamini içeriğiyle, özellikle kış aylarında hastalıklara karşı savunma mekanizmamızı güçlendirir. Potasyum içeriğiyle yüksek tansiyonu düşürür.

Portakal: C vitamini ve folik asit kaynağı olan portakal bağışıklık sistemini güçlendirir ve kansızlığa iyi gelir.

Ispanak: Demir yönünden zengindir. Betakaroten içerdiği için yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı da etkilidir. Bazı mide kanserlerini önlediği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği bilinmektedir.

Armut: A, B1, B2, B3, B6 ve C vitamininden zengindir. Kabuklu olarak tüketilmesi, bağırsak sağlığı açısından çok faydalıdır. Kabızlığı tedavi etmek için sık sık tüketilebilir.

Rezene: Uçucu yağlar içerdiğinden kaynatılması yerine sıcak suda bekletilmesi tercih edilmelidir. Kalsiyum, potasyum gibi minerallerin yanı sıra B vitamini de içerir. Vücut direncini artırır. Düzenli kullanıldığında kolesterolü düşürür.

Brüksel lahanası: Kükürtlü sebzeler grubunda olduğu için güçlü bir kanser savaşçısıdır. Az pişirilmesi veya çiğ tüketilmesi gerekir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Lif, C vitamini, folat ve A vitamini içerir. Cilt sağlığı için faydalıdır.

Zerdeçal: İçeriğindeki etken madde olan kurkumin sayesinde etkili bir antioksidan kaynağı, iltihapları önleyici, kansere karşı koruyucu ve bağışıklığı güçlendiricidir. Aynı zamanda zerdeçal hazımsızlığa iyi gelir. Kan sulandırıcılarla birlikte kullanılmamalıdır.

Greyfurt: C Vitamini açısından zengin olan greyfurt bağışıklık sistemi için yararlıdır. Kan sulandırıcılarla birlikte kullanılmamalıdır.

Pırasa: C, K ve B vitamini deposudur. Ayrıca, potasyum, kalsiyum, silisyum, manganez, kükürt, bakır yönünden oldukça zengindir. Aynı zamanda bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar, kabızlık şikâyeti olanlar faydalanabilir.

Kaynak: www.hurriyet.com.tr

Okumaya devam et

MAKALE

Evli, iki çocuklu bir öğretmendi, 40 yaşından sonra pilot oldu!

Ne olursa olsun yılmadım.

Eğer kendinize meydan okumazsanız, kendi en iyi halinizi asla bilemezsiniz. Bazen “sıradan” bir insan, sıra dışı bir karar alır. Hayatı o andan itibaren, köklü bir şekilde değiştirir. Çoğunluk böyle şeyleri düşünür, ama sonra gider dizi izleyip uyur:) Kendi hayatını renklendirmek yerine, renkli hayatları beyaz camdan izlemekle yetinir.

Bu sayfada konumuz olan biteni seyredenler değil kendi hayalini gerçekleştirenler. Şimdi, bir kadın hayal edin. Evli ve  iki çocuklu bir öğretmen. Gündelik hayatın rutin akışında dönüp duruyor.

Çocukken anneannesi tarafından büyütülmüş. Hep kendisinden beklenenleri yaparak ilerlemiş. Bu kadın hayatının orta yaşlarına gelince, içinden “ben kimin ve gerçekten ne istiyorum?” sorusunu sormaya başlamış. “Hayatımda bir şeyler eksik”, diye tekrarlamış iç sesi “tam olmayan bir şey var!”

Bu dönemde bir kitap okumuş ve rutinlerle dolu hayatını baştan aşağı değiştirmeye karar vermiş. Önce kolay bir adım atıp, spor salona yazılmış. Sonra yabancı dil öğrenmiş. Hobileri yetmemeye başlayınca, daha köklü ve radikal bir karar almış:40 yaşından sonra pilot olmak!

Bir düşünün bakalım: Böyle bir şeyi yapabilir miydiniz? En iyi devlet okullarından birinde 20 yıllık öğretmenken, öğrencilerinize okumak üzere aldığınız “Her Şey Seninle Başlar” adlı kitabı okuyup, göklerde pilot olmayı hayal edip, bunu gerçekleştirmek için tüm gücünüzle mücadele edebilir miydiniz?

Manşet, her şey seninle başlar )+, Gamze Aster başarısı, Gamze Aster başarı hikayesi, Gamze Aster
Eski öğretmen yeni pilot Gamze Aster

Öyküsünü yayınladığımız insan, bunu yapabildi. Bir yanda öğretmenlik, bir yanda iki çocuk, bir yanda evlilik olduğu halde, azimli bir mücadeleyle pilot olmayı başardı.

Eski öğretmen yeni pilot Gamze Aster, Mümin Sekman’ın “Başarılı Okurlar Buluşması”na da davet edildi. Orada hikayesini diğer başarılı okurlarla paylaştı.  

Başarı hikayesinin tüm detaylarıyla ilk defa www.kigem.com sitesine anlattı.

Okuyun ve görün: Başka bir hayat mümkün!

Gamze Aster neyi nasıl yaptığını anlatıyor.

“Otuz beş yaşında, evli, mutlu ve çocuklu bir öğretmendim. Dışarıdan bakıldığında hayatıma dair her şey yolunda görünüyordu. Mutlu bir evliliğim, iki güzel çocuğum ve severek yaptığım bir işim vardı. Ancak içimde bir ses, bir şeylerin yolunda gitmediğini söylüyordu!  Hatta ve hatta o ses bana, “Hiçbir şey yolunda değil Gamze”, diye fısıldıyordu.

Hayatı boyunca pek çok zorluğun üstesinden gelmiş ve  kendi ayaklarının üzerinde durmayı başarmış biri olarak ilk kez yaptığım şeylerin işe yaramadığı bir durumdaydım.

Bir sorunum olduğunu hissediyordum, fakat o çözümünü bilmediğim bir sorunun üstüne gitme motivasyonunu kendimde bulamıyordum. Kitap okumayı, kendini geliştirmeyi her daim seven biri olarak, bir gün yine kitapçıda dolaşıyordum.

Tesadüfen gördüğüm bir kitap dikkatimi çekti. Kapağında yer alan ‘en çok satan başarı kitabı’ etiketi dikkatimi çekmişti. Kitabı elime aldığımda, ‘bu kadar insanın bir kitabı okuması tesadüf olamaz’, diye düşündüm.

Kitabın ismi de çok çarpıcıydı: ‘Her Şey Seninle Başlar’

Öğrencilerimi hayata hazırlamak için bir kitap aldım.

İlgimi çeken bu kitabı, hayatımda yeni bir dönemi başlatacağından habersiz bir şekilde aldım. Aslında amacım kitabın içinden bazı öykü ve fikirleri öğrencilerimle paylaşmak ve onlara faydalı olabilmekti.

Hiçbir zaman sadece dersini anlatan bir öğretmen olmadım. Ders konuları dışında da öğrencilerimi hayata hazırlamak için elimden gelen desteği sağlamaya çalıştım. Öğrencilerimin özgüvenlerini geliştirmek, motivasyonlarını yükseltmek için çeşitli yollar arayıp buluyordum. Çünkü ben zaten hayatta bazı şeyleri başarmıştım, sıra gençlerdeydi. Onların da hayallerini gerçekleştirmelerini istiyordum.

Benim için öğretmenlik, asla sadece bir meslek değildi. Bana göre öğretmenlik, gençleri hayata hazırlamanın, onlara bir hayat amacı vermenin en güzel yoluydu. Bu nedenle gençlik yıllarımda sahip olamadığım destek ve motivasyonu öğrencilerime sunmak için çabalıyordum.

Derslerde sık sık kendi hayatımdan örnekler vererek onları geliştirmeye çalışıyordum. Çünkü benim hayatım başlı başına bir hayatta kalma mücadelesiydi. Her Şey Seninle Başlar’ı alıp okumaya başladıktan sonra derslerde de kitaptan bazı bölümleri öğrencilerimle paylaşmaya başladım.

Manşet, her şey seninle başlar )+, Gamze Aster başarısı, Gamze Aster başarı hikayesi, Gamze Aster
Kırk yaşında pilot olmaya karar verdim!

Kırk yaşında pilot olmaya karar verdim!

Her Şey Seninle Başlar, pek çok öğrencimin kişisel gelişim kitaplarına bakışını değiştirmişti. Bunun olması da çok normaldi, çünkü zaten milyonları etkilemiş bir kitaptı. Ancak beklenmeyen, bu kitabın benim hayata bakışımı etkilemesi ve otuz beş yaşından sonra hayatımda yeni bir sayfa açmamı sağlamasıydı.

Üstelik bu yol, artık 40 yaşlarında, 18 yıllık öğretmenlik kariyeri olan, evli ve iki çocuklu bir kadının çıkmayı hayal bile edemeyeceği kadar çetin bir yoldu. Belki milyonlarca insan tıpkı benim gibi “orta yaş krizi” denilen bir durumla karşılaşıyor ve milyonlarcası bu durumu kabullenip mutsuz hayatına kaldığı yerden devam ediyor. Hatta bu süreçte, evlilikleri bitirme noktasına getirecek olayların yaşandığı bile görülür.

Monoton hayatlarına hareket katmayı isteyen orta yaşlıların çoğu bu veya buna benzer olaylar yaşıyor. Ancak olumsuz koşullar içinde büyümüş biri olan ben, içine girdiğim orta yaş krizini, Her Şey Seninle Başlar sayesinde fırsata çevirdim.

Henüz 18 yaşındayken bir ömür boyu sizi mutlu edecek kariyeri seçme konusunda isabetli olmak elbette kolay değildir. Pek çoğumuz 40 yaşında ne yaparsak daha mutlu olacağımızı bilmeden bu kararları alıyoruz. Gelecekte nasıl biri olacağımıza dair sadece tahminler üzerinden önemli kararlar alıyoruz. Bazıları bu konuda şanslı olabilir, ama herkes için aynı şeyi söylemek ne yazık ki mümkün değil.

Sil baştan başlamaktan korkmadım!

Yıllarını öğretmenlik mesleğine vermiş, işini severek yapmış, milyonlarca güzel anı biriktirmiş bir öğretmendim. Anadolu öğretmen lisesinde çalışmaya hak kazanmış, geleceğin pırıl pırıl öğretmenlerini yetiştiriyordum. İki harika oğlum ve mutlu bir evliliğim vardı.

Ancak 35 yaşından sonra içten içe hayatımda bir şeyin eksik olduğunu hissetmeye başlamıştım. Bunun tam olarak ne olduğunu bilmiyordum, ama bu ‘olmamışlık duygusu’ içimi sürekli kemiriyordu.

Bir gün yine Her Şey Seninle Başlar’ı okurken hayvanlar üzerinde yapılan deneyler ilgimi çekti. Pireler üzerinde yapılan davranış incelemesi, fillerin tutsaklık öyküleri gibi…  Bunlar bizim içine düştüğümüz öğrenilmiş çaresizlik sendromunu çok güzel açıklıyordu. Benim de aynı hisse kapılmış olduğumu ve bunu hiç farkında bile olmadan kabullendiğimi, o satırları okurken fark etmiştim.

Kitapta okuduğum her cümle sanki benim hücrelerime kazınmış ama kendimin bile farkında olmadığım fikirlerin dile gelmiş hali gibiydi. Her satırla birlikte içimde var olduğunu bile unutmuş olduğum motivasyonum harekete geçmişti.

Böyle durumlarda, benim gibi pek çok kişi, yeniden harekete geçen içsel motivasyonunu eşi ya da çocuklarına yönlendirmeyi seçmiştir. Ama sadece bunu yapmak sorunun çözümü olamayacaktı.

Bu yüzden kitaptan edindiğim yöntemlerle ben farklı bir şey daha yaptım. Her Şey Seninle Başlar sayesinde mutsuzluğumun kaynağını bulmuştum. Bu noktadan sonra hayatıma aynı şekilde devam etmeyecektim. Her zaman kendini geliştirmeyi ve değiştirmeyi seven biriydim, yine öyle yapacaktım.

Öğretmen olarak misyonumu tamamlamıştım ve etrafıma yaydığım hayat enerjisini bundan sonra kendim için kullanmaya karar verdim.

Tüm rutinlerimi yerle bir ettim!

Her Şey Seninle Başlar, bana kaybettiğim cesaretimi geri vermişti. Hayatımı değiştirmek üzere minik ama anlamlı adımlar atarak işe başladım. Uzun yıllar boyunca spora başlamak istememe rağmen bunu hep ertelemiştim. Çok zayıf olmam ve yaşam koşullarım, düzenli spor yapmama izin vermemişti.

İlk olarak haftanın beş günü spor yaparak üzerimdeki ataleti yendim. Hatta kilo alıp enerjimi yükselttim. Artık daha enerjik ve pozitiftim. Böylece yorgunluğumun mutsuzluktan kaynaklandığını gördüm.

Sürekli gülümseyen, etrafına neşe saçan biri olduğum için kimse benim aslında ne kadar mutsuz olduğumun farkında bile değildi. Oysa benim içimde sonsuz bir umut duygusu olsa da çözemediğim bir mutsuzluk vardı.

İngilizce öğrenmeye başladım

Hayatım boyunca uğraşmama rağmen İngilizce eğitimimi tamamlamayı başaramamıştım. Bunun için hemen İngilizce kursuna kayıt oldum, haftanın 4 günü pratik yapma imkânı buldum. Gece yarılarına kadar İngilizce çalıştım. Yeni bir dil ve kültür öğrenmek dünyaya bakışımı değiştirdi.

Bir diğer hayalim ise dansa başlamaktı. Bu da yeni hayatımın tarif edilemez bir eğlencesi olmuştu. İçimdeki çocuk giderek mutlu oluyordu. Çocukluk yıllarımda yaşıtlarımdan biraz farklıydım. Yaşıtlarım dışarıda oyunlar oynarken, ben kitap okumayı ya da klasik müzik dinlemeyi tercih ederdim.  

Büyük bir cesaretle birkaç günlük yurt dışı seyahatleri yaptım. Öğrendiğim kadar İngilizce ile kendime aldığım gece kıyafetini de giyip çok güzel bir salonda opera izledim. Dinlediğimiz müziklerin bile aslında düşünce biçimimizi, duygularımızı, onların da motivasyonumuzu nasıl etkilediğini gördüm. Müzik tarzıma yenilerini ekledim, genişlettim, değiştirdim. Hüzünlü melodilerin pozitif bir bakış açısı sağlamayacağı bir gerçekti, bu nedenle daha farklı müziklere yöneldim.

Hayatımın sorumluluğunu kimseye bırakamazdım!

Her Şey Seninle Başlar, beni sanki derin bir uykudan uyandırmıştı. Birden bire hızlı bir değişim ve gelişim sürecine girmiştim. Sanki artık elimde bir yapılacaklar listesi vardı ve ben adım adım hayallerimin peşinden ilerliyordum.

Bir yandan rutin yaşantım devam ederken, bir yandan da ‘daha farklı neler yapabilirim’ sorusuna cevap arıyordum. Beni mutlu edecek, hayatımı zenginleştirecek yeni bir hedefe ihtiyacım olduğunu görmüştüm.

 Her Şey Seninle Başlar, benim kendime bir yolculuk yapmamı sağlamıştı. Artık hayata başka gözlerle bakıyordum ve kendim için bir hobiden fazlasını bulmam, yeni bir iş yapmam gerekiyordu. 40 yaşıma girmeme birkaç ay kala ne aradığımı buldum!

Mesleğimi ve öğrencilerimi çok sevmeme rağmen öğretmenlik beni artık motive etmiyordu. Hayattaki birikimimi ve sahip olduğum enerjiyi, başka bir amaç için harekete geçirme zamanı gelmişti. Çünkü her geçen yıl kendimden veriyordum ve tükenen motivasyonumu yeniden güçlendiremiyordum.

Hayata bir kez geldiğimize göre, istediğimiz gibi bir hayat yaşamak bence hepimizin hakkı. Artık 18 yaşında, imkânları ve bilgisi sınırlı bir genç kız değildim. Şimdi 40 yaşına gelmiş, yıllar içinde kendinden yeni bir insan inşa etmiş bir yetişkindim.

Haliyle bu yeni insanın yapabilecekleri ve beklentileri 18 yaşındaki o genç kızdan çok farklıydı. Üstelik artık istediklerimi alacak cesarete de sahiptim.

Manşet, her şey seninle başlar )+, Gamze Aster başarısı, Gamze Aster başarı hikayesi, Gamze Aster
Hayattaki birikimimi ve sahip olduğum enerjiyi, başka bir amaç için harekete geçirme zamanı gelmişti.

Çocukluğum kitapların arasında geçti..

Ben boşanmış bir anne-babanın ilk çocuğuydum. Hayatımı ders çalışarak, kitap okuyarak kurmuştum. Benim hiç hayal kurma şansım olmadı gençliğimde. Hayatın bana sunduklarıyla en iyisini yapma mücadelesi içinde olduğumdan hayallerim ve hayal kırıklıklarım olmadı.

Hayattaki en büyük şansım, anneannemin bakmak için kardeşlerim arasından beni seçmesi oldu. Ben de anneannemi utandırmamak için sürekli çabaladım. İyi bir insan olmak ve kendi ayaklarımın üstünde durabilmek tek düşüncemdi.

Başarı benim yaşama tutunmam için önemli bir motivasyondu. Bir işi yapacaksam en iyi şekilde yapmalıydım. Anneannemin benim için kurduğu hayalleri takip ettim çoğu zaman.

Her Şey Seninle Başlar ile birlikte, hayat sanki bana ikinci bir şans vermişti. Şimdi ikinci kez ve kendi istediğim şekilde bir hayat inşa edecektim. Beni mutlu etmeyen, ancak güvenli bir liman olan hayatımdan tüm zorluklara rağmen kopmayı seçtim. Herkes hayatıma kaldığım yerden, aynı şekilde devam etmemi bekliyordu, ama ben bu kez kendimi de onları da şaşırtmayı seçtim. Ve hayatımın akışını değiştirecek büyük bir risk alarak pilot olmaya karar verdim! Elbette bunu söylemek başarmaktan çok daha kolaydı!

Mimar Sinan başardıysa ben de başarabilirim!

Aslında başlarda bende bu yolda nelerle karşılaşacağımın farkında değildim. Eşimin pilot olması bu kararı almamda etkili olmuştu. Eşim ve arkadaşlarıma sorular sorarak bu kararı almıştım, ama yine de bu gerçekten büyük bir meydan okumaydı.

Çok sevdiğim bir öğretmen arkadaşıma pilot olma hayalimi söylediğimde bana Mimar Sinan örneğini verdi. Her daim önemli insanların hayatları ve aldıkları kararlar beni etkilemiştir. Mimar Sinan’ın 40 yaşından sonra mimarlığa başladığını öğrenmek doğru yolda olduğumu görmemi sağladı. O yapabildiyse, ben de başarabilirdim!

Kendimden ve kararımdan emin oldukça çevremdekiler de beni destekledi.

Her adımı milim milim planladım!

Pilot olmaya karar verdikten sonra oturup kendime ayrıntılı bir yol haritası hazırladım. Emek, zaman, bütçe… Akla gelebilecek her şeyi düşünüp ayrıntılı bir plan hazırladım. Elbette plan yapmak, başarmak anlamına gelmiyordu. Büyük bir risk aldığımı biliyordum, ama vazgeçmedim. Bu benim olgunluk hayalimdi, kaderimin bu hayali gerçekleştirmek olduğuna emindim.

Çoğu gün sabahları 3’te kalkıp eğitim için yollara düştüm. Havacılık gibi erkek egemen bir dünyada, kadın pilot adayı olmanın yanı sıra, sorumlulukları çok olan bir anne olmanın da sayısız güçlüğüyle karşılaştım. Çoğu zaman günümün yarısı havaalanlarında geçiyordu. Okulda öğretmen olan ben artık eğitimlerde öğrenciydim.

Hayatımda hiçbir zaman bu kadar yorulduğumu hatırlamıyorum, tabii bu kadar mutlu olduğumu da! Çok çalışıyor, çok yoruluyordum ama bu durum sanki benim enerjimi dengede tutmamı sağlamıştı. Artık hayatımı daha iyi hissediyordum. Pilot olmaya karar vermemin daha fazla para kazanmayla bir ilgisi yoktu, pilot olmak benim için hayatımın geri kalanıydı.

Bu süreçte başarısızlıklar yaşamadım mı? Evet yaşadım! Hayal kırıklıklarım olmadı mı? Evet yaşadım! Yetemediğimi düşünmedim mi? Evet düşündüm! Günlerce ağlamadım mı? Evet ağladım! Haksızlıklara maruz kalmadım mı? Evet kaldım! Ancak şu da var ki, her anında dolu dolu yaşadığımı hissettim.

Oyunu kurallarına göre oynamayı öğrendim

Pilotluk eğitimi almaya başlamak bile dünyamı değiştirmişti. Yeni dünyama da kısa sürede alışmıştım. Süreç boyunca neler feda etmedim ki!

Belime kadar inen saçlarımı kestirdim mesela. Aracımı satmak zorunda kaldım. Hiçbir sosyal faaliyete katılamadım.  

Başarıya giden bu yolda, çocuklarla ilgilenmesi konusunda annemi bizimle yaşamaya ikna ettim. En önemlisi kafa yapımı değiştirdim. Artık öğretmen değil, bir öğrenciydim. Gençlerden, oyunun kurallarına dair ipuçları aldım. İhtiyaç duyan herkese yardımcı oldum. Yaşadığım her olayı avantaj olarak gördüm, her anının tadını çıkardım.

İnsan kendini zorladığı zaman, bilmediği kaynakları ortaya çıkar

Yaşamımı sil baştan dizayn ederken kendime ve insanlara yeni bir gözle bakmaya başladım. Bir zamanlar bir öğretmenim ‘sayısal zekâm olmadığını’ söylemişti. Oysa benim içimde keşfedilmeyi bekleyen bir sayısalcı olduğunu keşfettim!

Altı ay süren sınav döneminde mühendislikten başlayıp da tıbba kadar 15000 İngilizce soru çözdüm. Eğitimimi 97.10’luk bir ortalamayla tamamladım. Şimdi biri bana orsa “Zor muydu?” diye, “Kesinlikle hiçbiri zor değildi” derim.

Aldığım eğitimlerin hepsinden büyük keyif aldım. Onlar sayesinde geliştim ve değiştim. Uçmak ise tarif edilemez bir tutkuymuş, en önemlisi bunu öğrendim.

Bana kalırsa sadece sahne tozu yutanlar değil, göklerde süzülenler de işlerine aşık olup kopamazlar. Şimdi neden insanların mutlu olduklarında  ‘havalarda uçuyorum’ dediklerini çok iyi biliyorum. Bunu her zerremle hissediyorum!

En çok ‘Bu yaşta bu kadar sorumlulukla yapamazsın’ demeleri zorladı!

Pilotluk eğitimi almak her yaşta zor, ama beni en çok zorlayan şey, bana ve hayallerime inanmayan insanlarla mücadele etmekti. Hatta beni tek yoran şey bu oldu.

Orta yaşlarda, evli, çocuklu, kariyer sahibi bir kadının yeni bir mesleğe yönelmesine macera gözüyle bakanların negatif etkisini hiç hesaba katmamıştım. Elbette onları da anlayabiliyordum, ama zaman zaman onların olumsuz bakış açıları yüzünden motivasyonumu kaybediyordum.

Pek çok insanın günlük hayatın içinde kendinden ve gelecekten umudu kestiğini, çabalamayı bıraktığını biliyorum. Bunun için de herkesin kendine göre onlarca nedeni olabilir, ama kendileri gibi olmayanlara ön yargılı yaklaşmalarını kabul etmek mümkün değil.

Bu tür insanlar benim gibi ezberleri bozmak isteyen insanların önündeki en büyük engel. Kimseye, hiçbir konuda ‘Yapamazsın!’ denilmemelidir. Ben öğretmen olarak bunu çok iyi biliyorum. Başarısız öğrencilerin en büyük mimarı da yine onu motive etmesi gerekirken ‘Başaramazsın’ diyenlerdir.

Sınıflarımda başarısız görülen öğrencilerimin hayatta pek çok başarıya imza attıklarına şahit oldum. Bir kişinin denemeden neler başarabileceği bilinemez. Mesleğim sayesinde elde etmiş olduğum birikimim, pilotluk sürecimi de bu anlamda besledi. Beni destekleyen onlarca insan olduğu gibi bir de sürekli yargılayan, başaramayacağımı söyleyenler vardı.

Benim sıkıntım derslerden, uçuş eğitimlerinden yana değildi. Ön yargılı, sıra dışı azim dolu başarılara inanmayan, inançsız insanlardan çektim. Özgüvenimi kaybetmemek için bu tür negatif insanlardan uzaklaştım, bana inanan ve güvenen insanlarla vakit geçirdim.

Ne olursa olsun yılmadım. Önyargılı insanlara karşı motivasyonumu yükselttim. Artık biliyordum ki benim herkesten daha iyi olmaya ihtiyacım vardı. Defalarca önyargılı insanların yıpratma çabalarıyla karşı karşıya kaldım, elenmeyle yüz yüze kaldım, ama karşımdakileri her seferinde başarabileceğime ikna ederek yoluma devam ettim. Onca insanın arasındaki birkaç insan bana neleri yapabileceğimi gösterdi ve bu benim vazgeçmemem gerektiğini gösterdi.

Manşet, her şey seninle başlar )+, Gamze Aster başarısı, Gamze Aster başarı hikayesi, Gamze Aster
Ne olursa olsun yılmadım.

Başardıkça daha fazlasını istedim

Başarılı olduğum her sınavda kendime olan inancım arttı. Her uçuşta bu işi ne kadar çok istediğimi gördüm. Artık kulaklarımı negatif yorumlara kapayıp, gökyüzünde olmanın tadını çıkarttım. Motivasyonumu içimde sakladım.

Bu süreçte insanların kendileri gibi olmayana karşı ne kadar acımasız olabileceklerini, onun ayağını kaydırmak için yetki ve imkânlarını kötüye kullandıklarına çok kez şahit oldum. Benim gibi olgunluk yaşındaki birçok bayanın bu zorlu yolda vazgeçtiklerini, vazgeçirildiklerini gördüm. İnsanların başarısından ya da mutluluğundan mutsuz olan insanlarla karşılaştım. Ancak bu kadar olumsuzluğun arasında az da olsa profesyonel olan, iyi yürekli ve bize inanan kişiler bizlerin en büyük umudu oldu. O bir tek kişinin bile benim gibi binlerce insana umut olabileceğini gördüm.

Benim içimi umutla dolduran bu azınlıktaki insanlar sayesinde yoluma kararlılıkla devam edebildim. Hayatım boyunca elde ettiğim birikimim, bu yolculukta en büyük yardımcım oldu. Sanki bu bir seyahatti ve elimde deneyimlerimle dolu bir valiz vardı. Sevgi, saygı ve ihtiyacı olanlara yardım etmeye olan inancım, disiplinim beni ayakta tutuyordu.

Elimde başarıya giden yolu anlatan bir kılavuzla, tüm okuduğum kitaplar, izlediğim filmler, biyografiler ve hayat mücadelemden öğrendiklerim bana yol gösterdi. Bana inanmayan insanlar tarafından üzüldüğüm zamanlar olsa bile onlardan da çok şey öğrendiğimi hiçbir zaman unutmadım! Onlar sayesinde vasatın üstünde bir pilot olmayı başardım ve hedefimi yükselttim.

Şunu asla unutmayın ki sizin bir işi başaracağınıza herkesin inanması gerekmez. Sizin inanmanız yeterlidir. Çünkü başarı sizin içindir; başkaları için değil!

Limitlerimi test etmekten pişman olmadım!

Yoğun, yorucu ve olumsuzluklarla ancak umutla ve kocaman bir gülümsemeyle dolu bu yolculuğun sonunda ne mi oldu? Hayal bile edemediğim bir başarı gerçeğim oldu. Artık daha donanımlı, daha mutlu, daha güçlü bir kadınım.

 ‘Her Şey Seninle Başlar’ sayesinde hayatım değişti. Bu kitap sayesinde kendi limitlerimi test ettim ve ‘olabileceğimin en iyisi olma’ yolunda önemli bir adım attım. Hayatın bana sunduklarıyla yetinmek yerine, istediğim gibi bir hayatı inşa etmek üzere harekete geçtim.

Bu yola ilk çıktığımda yoksul ve parçalanmış bir ortamda, imkânsızlıklarla büyümüş, çalışmayı ve iyi bir insan olmayı hedeflemiş küçük bir kızın, bir gün hayata karşı büyük bir zaferle kendini göstereceğini hayal ettim. Annem, eşim, dostlarım, geceleri benimle ders çalışırken uyuyup kalan çocuklarım ve beni idolleri olarak gören öğrencilerim en büyük destekçilerim oldu.

Keşke demek yerine hayalimin peşinden gittim. İki yılın sonunda pilot lisansımı aldım. Öğrencilerimle vedalaşıp 20 yıllık meslek hayatımdan ayrılıp kendi yolumu seçtim.

Hayatınızdan memnun değilseniz, çocuk değilsiniz, onu baştan aşağı değiştirebilirsiniz!

Pilotluk sadece bir lisans ya da üniforma olmayacak benim için. Bu belge ve üniforma bir hayalin gerçekleşmesi demek. Biliyorum ki pek çok kişi pilot olma hayali kuruyor. Bu hayali paylaşanlara, gecelerce okuduğum Mümin Sekman kitaplarından aldığım güçle, nasıl başardığımı anlatmaya devam edeceğim.

Son olarak, benim gibi orta yaş krizine giren milyonlarca insana artık çocuk olmadıklarını ve hayatlarının kontrolünün tamamen kendi ellerinde olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bu belki de hepimiz için bir uyarı, havaalanı deyişiyle ‘son çağrı.’

Henüz hayallerimizden ve kendimizden vazgeçmek zorunda değiliz. Kim bilir neleri başaracaksınız. Çocuk değilsiniz, hayatınızdan memnun değilseniz, onu baştan aşağı değiştirebilirsiniz. Umuyorum bir gün, bu satırları okuyan insanlarla, benim pilotu olduğum uçakta birlikte uçacağız…

Gamze Aster

Eski öğretmen, yeni pilot.



Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

TREND