Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Sınavını geçene 3 bin lira maaş

Karaköy Güllüoğlu’nun sahibi Nadir Güllü, 200 yıllık geleneği sürdürecek yeni öğrenciler arıyor. Eğer öğrenciler Güllü’nün zorlu sınavından geçerlerse 3 bin lira maaşı da garanti ediyor.

Baklavacılık Okulu açmak Karaköy Güllüoğlu’nun sahibi Nadir Güllü’nün fikri.

35 ülkede haberi çıkan tek usta olduğunu söyleyen Nadir Güllü, 200 yıldır aynı şubede devam ettirdiği mesleğinin sırlarını meslek sahibi olmak isteyen herkese bizzat kendi anlatacak.

Kadir Has Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim ve Uygulama ve Araştırma Merkezi ile ortak hareket edecek olan Güllü vereceği zorlu eğitim sonunda kendisinin sınavından geçenlerin bugün oldukça yüksek rakamlarla garanti maaşla işe başlayacağını ifade etti.

“MR. BAKLAVA”DAN ÇIRAKLARA TAVSİYELER

BENİM SINAVIMDAN GEÇEN…

Nadir Güllü, “Karaköy Güllüoğlu eğitimini alan ve benim de onayımdan geçen bir kişi bugün piyasada 3 bin liraya iş bulur. Benim imzamı geçerse en başta zaten ben alırım. Ama benden geçmek kolay değil. Zaten bir usta kolay yetişmiyor burada. Bizim şartlarımız çok ağır” diyor.

Nadir Güllü iyi bir baklava ustası olmak için asıl önemli olan ham madde bilgisi ve mevsimine göre hasat edilmiş ürünlerin seçimi ve mutfak gereçlerini sahiplenme olarak sıralıyor.

Kadir Has Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim ve Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Serdar Dinler, “Bize bu fikri Nadir Bey verdi. Konuşmacı olarak geldiği bir panelden sonra oturduk konuştuk ve böyle bir eğitim için hazırlıklara başladık” dedi.

Keskin, “Üniversitemizde aynı zamanda aşçılık okulu da bulunuyor. Aslında biz kendimizi platform olarak görüyoruz. Alanında uzman kişiler bizimle birlikte hareket ederek gençlere ve ihtiyaç duyulanlara yönelik eğitimler verebiliyor” diye konuştu.

ÜCRET 1.500- 2000 LİRA OLARAK PLANLANIYOR

Baklavacılık okulunda verilecek 48 saatlik eğitim için ücret henüz netleşmese de şimdilik planlanan rakam 1500 ile 2000 lira arasında bir tutar. Nadir Güllü’nün kızı Tuba Güllü, bu fiyatın baklava üretiminde kullanılan malzemelerin fiyatlarıyla bağlı olduğunu söyledi.

KENDİ MALINI KENDİSİNE 3 KAT FAZLA PARAYA SATTILAR

Nadir Güllü kırk yıllık ustalığına eğlenceli hikayeler sığdırmış. Yunanistan hikayesi de onlardan biri:

“Yunanistan’daki bir toplantı için gittik. Buradan oradaki bir toplantı için baklava talep ettik. Ancak Karadenizli olan bir otobüs şoförü yolda Karaköy Güllüoğlu Baklavasını görenlerin aldığını kendisinin de baklavaları oradaki insanlara dağıttığını söyledi. Söz verdik baklava vermemiz lazım. Yunanistan’da baklava satan yerlere gittik. Orada Karaköy Güllüoğlu baklavası satan bir yer bulduk. Kendi ürünümüzü 3 kat daha fazla paraya aldık. Ondan sonra öğrendim ki Karaköye gelen gemilerin kaptanları iki kilo alıyor ama garsonlar 30 kilo alıyor. Meğerse adamlar orada baklavacılara satıyormuş.”

“Disiplin ve kalitenin olmadığı yerde başarı olmaz” diyen Nadir Güllü, bu yüzden dersler sırasında öğrencilere hoş görü gösterilemeyeceğini, bu işi gerçekten yapmak isteyenlerin derslere kaydolması gerektiği konusunda da uyardı.

Baklavacılık okuluna isteyen herkes gidemeyecek. Nadir Güllü bizzat kendisinin de katılacağı bir ön eleme sisteminin olacağını ifade ederken, Dinler bu eğitimin hobi amaçlı olmadığını, meslek sahibi olmak isteyenlere yönelik olduğunu belirtti.

ÇIRAKLIĞINI YAPMADIĞIN İŞİN USTASI OLAMAZSIN

17 yaşında usta olarak mutfağa giren Güllü, şu anda 57 yaşında ve 40 yıldır ustası olduğu baklavacılık sektöründe yeni ustalar yetiştirmek için derslere bizzat kendisinin katılacağını belirtiyor.

Eğitim ilk olarak teorik, sonrasında ise uygulama şeklinde devam edecek. İlk aşamada baklavanın tarihçesi ustalık çıraklık ve ahilik eğitimin verilecek. Uygulamalı derslerin tamamı Karaköy Güllüoğlu’nun kendi üretim fabrikasında devam edecek.

Sınıflarda öğrenci sayısının 15 ile sınırlanacağı belirtilirken Nadir Güllü, “Baklavacılık sevgi ve emek işi. Gerçekten bu işi yapmak isteyenlere bu zanaatın inceliklerini tek tek öğreteceğim. Öğrenci sayısı ne kadar az olursa onlarla birebir daha fazla ilgilenebilirim. Bu da daha kaliteli eğitim anlamına geliyor” dedi.

Programın toplamda 8 haftayı kapsayan bir süreçte 48 saatlik bir eğitim olması planlanıyor. Haftada iki gün olacak derslerin uzunluğu ise 3’er saat olacak. Henüz netleşmese de şimdilik ders günleri Salı ve Perşembe olarak düşünülüyor. Eğitimin başlama zamanı ise Kasım ayı.

Nadir Güllü, “Bir işi başarıyla yapman için önce ona inanman gerekiyor. Çıraklığını yapmadığın işin ustası olamazsın” dedi.

TEPSİ YÜZÜNDEN NEZARETTE YATTI

Güllü ailesinde ilginç de bir gelenek var. Ailede kimse giden tepsiyi giden kişiye bırakmıyor. Bu o kadar ciddi bir konu ki Nadir Güllü Malta’da Kültür Bakanlığı ile gittiği bir davette, Malta Dışişleri ve Savunma Bakanı’na götürdüğü baklavaların tepsilerini geri almış. Her şey yolunda Türkiye’ye dönecekken havaalanı kontrol memurları tepsileri sormuş. Kültür Bakanlığı heyetinde bulunan sunucu Korhan Abay, Fransızca bildiğinden memurlara “ne olacak bomba” diye şaka yapmış ve Nadir Güllü ile eşi de dahil olmak üzere bütün heyeti nezarete almış Malta polisi. Daha sonra olay Dışişleri Bakanlığı’na kadar gitmiş. Nadir Güllü ve eşi serbest kalırken, Korhan Abay içerde kalmış bir süre daha.

Nadir Güllü, “Tepsi bizim namusumuzdur” diyor.

SUDAN PARA ALMIYOR, TURİSTLERE BEDAVA ŞEMSİYE VERİYOR

Nadir Güllü’nün Karaköy’deki tek dükkânında gazlı içecek satışı yasak. Ev yapımı limonata, demleme çay ve bedava su var. Güllü, suyun bereketine inandıkları için gelen müşterilere parayla su satmadıklarını söyledi.

Karaköy Güllüoğlu Baklavacısı aynı zamanda kışın yağmur altında kalan turistlere de bedava şemsiye veriyor. Nadir Güllü turistlere sadece Türkiye ve Karaköy Güllüoğlu’nu unutmayın dediklerini belirtiyor.

Nadir Güllü, “ Baklavacılık emek ister, güç ister, dikkat ister, ille de sevgi ister. Sevgiyle yoğrulmayan hamurdan iyi baklava olmaz. Patron işini sevecek. Bizim meslekte işinin ya aşığı ya da muhtacı olacaksın derler. Dedelerimizden sonra babam ele almış bu işi. 600 yıl sonra Sarayburnu’ndan çıkan baklavayı Karaköy’de bize üretmek nasip oldu. Ancak bu çok zor oluyor. Şu anda 57 yaşındayım ama 40 yıldır bu işin içindeyim. Çıraklıktan geldim. Şu anda bildiğim tek şey aslında hiçbir şey bilmediğim. Ben yok biz varızla geldim. Çünkü baklavacılığın bir ekip işi olduğunu gördüm” dedi.

FENER RUM PATRİĞİ EN ESKİ MÜŞTERİSİ

40 yıldır baklava ustası olan Nadir Güllü, Karaköy’deki yerden başka şube açmamalarının nedenini baklavalarındaki kaliteyi kaybetmek istememeleri olarak belirtirken günde mağazaya ortalama 3 – 5 bin arasında müşterinin geldiğini de söylüyor.

Nadir Güllü, “Bizim en eski müşterimiz Fener Rum Patriği Bartholomeos’tur. Heybeliada Ruhban Okulu’nda okurken bizim genç müşterilerimizdendi. Şimdi Bartholomeos’u ziyarete gelen bütün önemli siyasiler Karaköy Güllüoğlu’na uğramadan ülkeden ayrılmıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de gençlikleri hep burada geçti” dedi.

DÜNYADA İLK KEZ HURMALI BAKLAVA

Nadir Güllü tek bir dükkanla da olsa herkese baklava yedirmek istediklerini söylüyor. Bu yüzden hiç kimsenin aklına gelmeyen şeyler deniyor.

Güllü, “ Dünyada hiç kimsenin yapmadığı şeyler yaptım. Dünyada ilk kez hurma özünden yapılmış baklava ürettik. Bizim deden toruna beş kuşaktır gelen müşterimiz var. Şeker hastaları için özel baklava ürettik. Diabak. Kalp hastaları için Medibak. Çölyak hastaları, unlu mamülleri yiyemeyen kişiler için özel baklava ürettik. Bizim gıda mühendisi, ziraat mühendisi, doktor ve laboratuvarım var. Usta eller olmadan marka ortaya çıkıyor” diye konuşuyor.

Hurmalı baklava için özellikle Basra bölgesine gittiğini belirten Nadir Güllü, “Şiraz hurmalarının kep kap kashe ve sis cinsi yumuşak hurmalarının sularını sıktırdık. Fıçılarla İsfahan ve Şiraz’dan getirdik. Kolay olmadı bu. Ancak olmadı. Ne yaptık portaka

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et

MAKALE

Podcast yapmak cesaret istiyor

Podcast son dönemde özellikle gençler arasında hızla yayılıyor. Bunda gencin özgürlüğüne imkan tanıması hiç kuşkusuz önemli bir faktör. Ancak podcast üretimi yapan uzman sayısı yeterli değil. Bunun en önemli nedeni ne olabilir?

Podcast yapmaya başlamaktan neden çekiniyoruz?

Kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen bazı şeyler var…

Podcast’ler dünyada her geçen gün artmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük podcast ağı olan Podfresh’in bile şimdiden çeşitli kategorilerde 100’e yakın yayını bulunuyor. Yalnızca ABD’de, nüfusun yüzde 75’i “podcast”in ne demek olduğuna aşina durumda. Ekim 2020 itibariyle ise 1,5 milyonun üzerinde podcastin olduğunu söylemek biraz ütopik gelse de gerçek bu.

Her gün başlanan yeni podcastler, kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen ve başlamaktan alıkoyan bazı yanlış yanlış bilinen şeyler var. Bu yazımda biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.

Podcast bir iş modelidir

Aslına bakarsanız podcast’ten hemen bir gelir elde etme beklentisi büyük bir hata ve orta vadede motivasyon düşürebilen bir şey. Çünkü Türkiye’de henüz yeni yeni büyüyen, ilginin fazla olduğu ancak reklam modellerinin henüz tam oluşturulmadığı bir ortam söz konusu. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki, ürettiğimiz her türlü içerik, yaratmamız gereken bir pazarlama planının da parçası olmalı ve o doğrultuda bir strateji üretilmeli. Podcast yayınlarını yaymanın sadece içerik pazarlamasıyla bittiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Birçok platformda çok sayıda niş podcastin olduğu bir arenada, bunu bir işe çevirme düşüncesinden önce içeriğimizi iyi oluşturmayı düşünmek daha yerinde olacaktır. Çünkü salt gelir eldetmekten ziyade podcastimizi aynı zamanda kendimize bir network oluşturmak için de kullanacağız ve podcastimizi de bu network dinleyecek. 

Profesyonel bir stüdyo olmadan başlanmaz

Ben şahsen podcastlerime ufacık bir odada, sesimdeki yankıyı kesmek için üzerime battaniye örterek başladım. Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen de hâlâ evimden yayın yapmaya devam ediyorum. Yayıncı adaylarının, profesyonel bir stüdyoya ihtiyaç duyacaklarını, stüdyo sesi olmadan podcast olmayacağını düşünmeleri ve bunun harekete geçmelerini engellemesi, acilen aşılması gereken bir konu.

Peki benim yaptığım podcastler süper kaliteli mi? Elbette evde sınırlı imkanlarla alınan herhangi bir kaydın stüdyo gibi olması imkansız ama zaten sorun burada başlıyor. Neden başlangıçta stüdyo kalitesinde bir yayın yapma zorunluluğu hissedeyim ki? Her şeyden önce içeriğimiz ve sürdürülebilirliğimiz çok daha önemli olgular. Bana soracak olursanız podcast yayınlarını benzersiz kılan şeyler, içerdiği samimiyet. Yani bir ev ortamında, belki çayınızı koyarken çıkan ses, belki arkanızdan gelen bir kedi. Nerede olursanız olun, telefon kulaklığına bile sahipseniz (ki Podfresh’te kulaklıklarla yapılan çok güzel yayınlar var) başlayın.

Podcast yapmak aşırı pahalı

Diğer bir yanlış düşünce de, ekipman fetişisti olup podcast yapmaya başlamak için pahalı ve kaliteli mikrofonlara sahip olmamız gerektiği. Örneğin, 3000 TL’ye çok kaliteli bulduğunuz ve profesyonellerin önerdiği bir mikrofon var ve almak istiyorsunuz. Durun, almayın! Bunun yerine 150 liraya bir yaka mikrofonu, aylık 50 TL’ye yayınlarıma değer katacak bir podcast barındırma platformu (ki artık size Spotify kataloğundan dilediğiniz müziği kullanma imkanı sağlayan Anchor varken ona bile ihtiyaç olmayabilir) ve 20 liraya podcastime sesli tanıtımlar yapabileceğim bir uygulama alırsam, erken dönemde yapacağım 3000 TL’lik bir mikrofondan daha mantıklı ve yayınıma değer katacak bir harcama yapmış olurum.

Demem o ki, Podcaste başlamak pahalı ve maliyetli değil. Bilgisayar ya da telefonunuzdaki ses kayıt düğmesine basın, telefonunuzun kulaklığını takın ve içeriğinizi oluşturun.

Dinleyici bulmak için ünlü olmak gerek

1,5 Milyon podcast yayını, daha fazla sayıda yayıncı, daha fazla sayıda da dinleyici var. Herhalde bu rakamların hepsi ünlü değil. Bu arada yayıncı adaylarının gözlerinin korkmasına hak veriyorum. Belki konuşmak istediğiniz konuyla alakalı onlarca podcast vardır ve endişe duyuyorsunuzdur. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, her podcast birbirinden parmak izlerimiz gibi farklı. Herkes niş bir yayın yapmaya çalışıyor ve konunun genelinden uzaklaşıp ister istemez spesifikleşiyorlar. 

Anlattığınız hikaye ve inşa ettiğiniz içeriğiniz sizin her şeyiniz. Yayınınız başka podcastlerin konusunu andıracak gibi görünse de, mutlaka kendinizden katacağınız şeylerle farklılaşacaktır. Kişisel deneyimler ve insan hikayeleri her şeyi değiştirir. Dinleyici olarak iki aynı nüanstaki podcast programından ayrı ayrı kendime kattığım birçok şey var. Eğer platformlarda var olan podcastler sizi podcaste başlamaktan alıkoyuyorsa, masada herkese bir sandalye olduğunu bilmenizde fayda var. 

Her şey kusursuz olmalı

Bir felaket olan ilk podcast bölümüme buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sesimin yetmediği, tonlamalarımın ise anlamsız olan bu bölümü çekerken ne kadar zorlandığımı ve onlarca kez baştan kayıt aldığımı hâlâ hatırlıyorum. Ancak sonuç itibariyle içeriğimi dünyaya yaymak istediğim için “yayınla” butonuna bastım. Sadece biz değil, dünyaca ünlü podcasterların da ilk yayınlarına baktığınızda kusursuz olmadıklarını görüp kervanın her zaman yolda düzüleceğini anlayabilirsiniz. Kimse mükemmel değil, olamaz da. Podcastinizin daha ilk bölümden mükemmel olması gerekmiyor. Açıkçası geliştikçe her zaman yeni şeyler öğreneceksiniz ve bir önceki bölümünüzü beğenmeyeceksiniz. Gereksiz mükemmelliyetçilik sizi engelleyen bir şey ise, bunu önemsememek en güzeli.

Bitirirken…

Yanlış bildiğimiz şeyler bizi bir şeylere başlamaktan, düşüncelerimizi yaymaktan ve başkasının hayatına bir şeyler katmaktan her zaman alıkoyan bir şey. Eğer profesyonel bir stüdyo yüzünden podcast yapmaya başlamıyorsanız bir hayalinizden vazgeçmiş olacaksınız. Ürettiğiniz içeriğin nerede, kimi ve nasıl etkileyeceğini, ne gibi izler bırakacağını bilemezsiniz. İnsanlara temas etmek ve dokunmak güzeldir. Yeter ki en başında belirttiğim süreklilik ve içerik gibi doğru şeylere odaklanalım.

Kaynak: T24
Yazar: İlkan AKGÜL

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND