Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Sil baştan başlayın!

Kariyer başarı hakkındaki bilgilerinizi bir kaç dakika içinde gözden geçirin… Çoğunluğunun klişelerden ibaret olduğunu göreceksiniz. Peki bu klişeler sizi hayal ettiğiniz kariyere taşıdı mı? Cevabınız olumsuz ise iş hayatında sil baştan yapmanın püf noktalarını anlatan bu yazı tam size göre…

Sil Baştan- İş Hayatıyla İlgili Tüm Bildiklerinizi Unutun

 

Sil Baştan, yazarların iş hayatından öğrendiklerinin bir yansıması. Söylediklerine göre kitabın ilk hali bunun neredeyse iki katıymış, tavsiye ettikleri gibi kitabı mümkün olduğunca öze indirmişler.
Sil Baştan, başlıklar halindeki önerilerden oluşuyor. Sıkıcı olur genelde böyle sıra sıra tavsiyeler. Ancak bu kitapta yazarlar aynı zamanda çalışan iş sahipleri olduklarından adamlar görüp geçirdiklerini yazmış. İyi süzmüşler çevrelerini, olanı biteni..

Herhangi bir zaman okunabilecek bir el kitabı. 

Kitaptan altını çizdiklerim:

  • Gerçek hayat diye bir yer yok; bu sadece bir bahane. Denemekten kaçmayı makbul göstermek için kullanılan bir mazeret. Gerçek hayatın sizinle bir ilgisi yok.
  • Evrim geçmişteki başarısızlıklara takılıp kalmıyor; işe yarayan neyse onun üzerine inşa ediyor.
  • Eğer bir kahin değilseniz, uzun vadeli iş planları yapmak birer fanteziden ibarettir. Plan yapmak, aslında kontrol edemeyeceğiniz şeylerin üzerinde tahakküm kurduğunuz hissi verir.
  • Planlar geçmişin geleceğe yön vermesine neden olur. Başınıza at gözlükleri takarlar. “Bu yönde ilerleyeceğiz; çünkü bu yönde ilerleyeceğiz demiştik.” Planlar doğaçlamaya aykırıdır.
  • İşkoliklik sadece gereksiz değil, aynı zamanda aptalcadır. Daha fazla çalışmak, bir işe daha çok önem verdiğiniz ya da daha fazla iş bitireceğiniz anlamına gelmez. Sadece daha fazla çalışıyorsunuz demektir.
  • İşkolikler çözdüklerinden daha fazla sorun yaratırlar.
  • Girişimci demek yerine kurucu diyelim. Şirket kuran herkes kurucudur.
  • Başkasının sorununu çözmeye çalışıyorsanız, karanlıkta hareket ediyorsunuzdur. Ama kendi sorununzla ilgilendiğiniz zaman ışıklar açıktır. Doğru cevabın ne olduğunu kesinlikle biliyorsunuzdur.
  • Kendi ihtiyacınız olan bir şey ürettiğinizde, yaptığınız işin kalitesine daha hızlı bir biçimde ve doğrudan vakıf olursunuz, aşağı yukarı bir fikir edinmekle kalmazsınız.
  • Önemli olan ne yaptığındır, ne düşündüğün ya da söylediğin ya da planladığın değil.
  • Muhteşem fikriniz, gerçekten bir şeyler yapmaya başlayana kadar sadece bir fikirdir.
  • Fikirler ucuz ve boldur. Başlangıç fikri işin çok küçük bir kısmıdır, neredeyse ihmal edilebilir. Asıl sorun bu fikri nasıl hayata geçireciğinizdir.
  • Yapmak istediğiniz şeye odaklanabilmeniz için işinizi bırakmanız da gerekmez.
  • Hiçbir zaman tam zamanı değildir. Her zaman “fazla genç, fazla yaşlı, fazla parasız, vs.” olacaksınız. Bir şeyi yapmak için tam zamanını beklersiniz, o şeyi asla yapamazsınız.
  • Sağlam bir duruşunuz olması illa ki yazılı bir misyonunuz olması gerekiyor demek değildir. Aslında inanmak ve inandığınız şeyi yaşamaktır.
  • Kâra giden yolu belirlememiş bir şirket, şirket değildir, bir hobidir.
  • Daha içeri dalmadan nasıl çıkacağınızı düşünüyorsanız önceliklerinizi yeniden gözden geçirmeniz lazım. Bir ilişkiye başlarken nasıl ayrılacağınızı düşünür müsünüz?
  • Bir nesne ne kadar ağırlaşırsa, ona yeni bir yön vermek o kadar zorlaşır. Bu, gerçek dünyada olduğu kadar iş dünyasında da böyledir.
  • Bir işi yarım yamalak yapacağınıza yarım bir iş yapın.
  • Değişik perspektifler edindikçe harika fikirlerinizden bazıları o kadar da harika görünmemeye başlayacaktır.
  • Mükemmele ulaşmak, güzelden öteye geçemeyeni kesip atmakla başlar.
  • Yapabilecekleriniz vardır, yapmak istedikleriniz vardır, yapmanız gerekenler vardır. İşe yapmanız gerekenlerden başlamalısınız. Merkez üssünden başlayın.
  • Merkez üssünüzü bulun. Bulduğunuz zaman hissedersiniz. Bulduktan sonra tüm gücünüzle ona en iyi şekli vermeye çalışın. Diğer tüm yapacaklarınız gücünü temelden alır.
  • Detayların ilk aşamalarda hiçbir getirisi yoktur.
  • En önemli detayların hangileri olduğunu ancak işe başladıktan sonra bilebilirsiniz.
  • Önemli olan dışarıda bıraktığınızdır. En önemli kısımlar kalana dek kesip budayın.
  • Pek çok amatör golfçü pahalı sopalara ihtiyacı olduğunu düşünür. Ama önemli olan vuruştur, sopa değil.
  • Bir şey yaptığınız zaman mutlaka başka bir şey de yaparsınız. Hiçbir zaman sadece tek bir şey yapmazsınız. Her şeyin bir yan ürünü vardır. Yaratıcı ve iyi bir gözlemci olan zihinler bu yan ürünleri fark ederler ve orada fırsatlar görürler.
  • Sizin de genelde pek ilgilenmedğiniz ama satabileceğiniz bir şeyler mutlaka vardır.
  • İnsanların ürününüzü kullanış biçimleri üzerinde bir etkisi olmayacaksa eğer ürününüze bir şey eklemeyin.
  • Verimli toplantılar için:
    • Bir zaman sayacı kullanın. Alarm çaldığında, toplantı bitmiştir. O kadar!
    • Toplantıya mümkün olduğunca az insan davet edin.
    • Her zaman açık ve net bir gündeminiz olsun.
    • Toplantıya belirli bir sorunla başlayın.
    • Toplantıyı, toplantı salonunda değil de sorunun yaşandığı mevkide düzenleyin.
    • Toplantının sonunda bir çözüm bulunmuş olsun; bu çözümün hayata geçirilmesinin sorumluluğunu birisine verin.
  • Eğer ‘yeterince iyi’, sorununuzu çözüyorsa, hiç tereddüt etmeyin. Kaynaklarınızı boşa harcamaktan ya da, daha da kötüsü, karışık bir çözüme gücünüz yetmediği için hiçbir şey yapmamaktan daha iyidir çünkü bu. Unutmayın; çoğu zaman, ‘yeterince iyi’yi bir süre sonra ‘mükemmel’e dönüştürebilirsiniz.
  • Hızınızı korumak ve motivasyonunuzu yükseltmek için, çalıştığınız süre boyunca küçük zaferler elde etmeyi alışkanlık edinin.
  • Bir iş ne kadar uzun sürerse, o işi bitirme ihtimaliniz o kadar düşer.
  • Yaptığınız iş ne kadar çabuk müşterilerin eline geçerse, sizin için o kadar iyi olur.
  • Bir şeyi ne kadar küçük hale getirirseniz, o şey hakkında öngörüde bulunmak o kadar kolaylaşır. Yapacağınız tahmin muhtemelen yine isabetsiz olacaktır ama büyük bir projeye kıyasla çok daha küçük bir isabetsizlik olacaktır bu.
  • Önceliklerinizi sayısal olarak ya da etiketler kullanarak belirlemeyin. Önceliklerinizi görsel olarak belirleyin. En önemli şeyleri en tepeye koyun. Böylece herhangi bir anda, yapmanız gereken bir tane en önemli şey olur. Bu da yeter zaten.
  • Kendinizi ürününüze ve ürününüzle ilgili her şeye akıtın: onu nasıl sattığınıza, nasıl desteklediğinize, nasıl açıkladığınıza ve nasıl teslim ettiğinize. Rakipleriniz, ürününüzdeki sizi asla taklit edemezler.
  • Ürününüz veya hizmetinizin diğer ürün veya hizmetlere göre daha az işlevli olması utanılacak bir durum değildir. Tersine, bunun altını çizmeniz lazım. Bununla gurur duymanız lazım.
  • Rakiplerinize gereğinden fazla odaklanırsanız, görüşünüzü bulandırırsınız. Beyninizde sürekli başka insanların fikirleri gezinirse, yeni bir şeyler bulma ihtimaliniz gittikçe uzaklaşır.
  • Oyunun kurallarını belirleyenleri yenemezsiniz. Kuralları yeniden tanımlamanız lazım; diğerlerinden biraz daha iyisini yapmak yetmez.
  • Kaybedecekseniz bile, inançlarınız uğruna dövüşerek kaybetmek, başkalarını taklit etmekten iyidir.
  • Müşterilerinize dar geliyor olmak sizin için bir sorun değilse, büyük ihtimalle ürününüz temel işlevler bazında kalacaktır ve bunda hiçbir sorun yoktur.
  • İnsanlar ve durumlar değişkendir. Herkes için her şey olamazsınız. Şirketlerin, ihtiyaçları sürekli değişen belli bir müşteriye değil, belli bir müşteri tipine sadık kalmaları gerekir.
  • Bırakın yeni ve görkemli fikirleriniz biraz soğusun. Elbette ki olabildğince çok harika fikir bulmaya çalışın. Elbette ki bunlar sizi heyecanlandırsın. Sadece, gaza gelip bir şeyler yapmayın. Fikirlerinizi not edin ve birkaç gün bekleyin. Birkaç gün sonra, onlara gerçekten öncelik tanınıp tanınmaması gerektiğini sakin kafayla değerlendirebilirsiniz.
  • İnsanların dediklerini dinleyin, ama sonra bunları aklınızdan çıkarın. Gerçekten önemli talepler tekrar tekrar karşınıza çıkar zaten. Bir süre sonra bunlar hafızanıza kazınır.
  • Tanınmamışlık egonuzun ve özgüveninizin zarar görmemesini sağlar.
  • Yemek yapıyorlar, sonra kitap yazıyorlar. Siz ne yapıyorsunuz? Sizin tarifleriniz neler? Sizin yemek kitabınız ne olabilir?
  • İnsanların perde arkasını görmelerine izin vermek, onlarla aranızdaki ilişkinin niteliğini değiştirir. Sizinle bir bağ kurduklarını hissederler ve sizi soyut bir şirket olarak değil kendileri gibi insanlar olarak görmeye başlarlar.
  • Bir şeyi çok fazla cilalarsanız, ruhunu kaybeder.
  • Rakiplerinizin insanlarla paylaşmadıklarını paylaşın. Eksikleriniz konusunda açık ve dürüst olun. Üzerinde çalıştığınız şeyin, daha çalışmayı bitirmediyseniz bile, son halini insanlarla paylaşın.
  • Herkesin yaptığını yaparak birinin ilgisini çekmeye çalışmak aptalcadır.
  • Uyuşturucu satıcılarını örnek alın. ürününüz o kadar iyi, bağımlılık yapıcı ve olmazsa olmaz olsun ki müşterilere küçük bir parçayı tadımlık olarak ücretsiz sunduğunuzda ellerinde paralarla geri gelsinler.
  • İnsanların daha fazlasını almak için geri geleceklerinden emin olabilmelisiniz. Eğer emin olamıyorsanız, yeterince güçlü bir ürün yaratmamışsınız demektir.
  • İşlerin belli bir vadede kendi başınıza halledemeyeceğiniz kadar fazla olduğu zaman, eleman aramaya başlayacağınız zamandır. Daha fazla yapmaya devam edemeyeceğiniz şeyler olmalı. Yaptığınız işin kalitesinin düşmeye başladığını görmelisiniz. O zaman bir taraflarınız acımaya başlıyor demektir. İşte o zaman birilerini işe almalısınız, öncesinde değil.
  • Özgeçmişler tam anlamıyla maskaralıktır. Özgeçmişleri hazırlamak fazla kolaydır. İsteyen herkes eli yüzü düzgün bir özgeçmiş oluşturabilir.
  • Önyazının ilk üç paragrafında sizi çeken bir şey yoksa, büyük ihtimalle o insan sizin için uygun değildir.
  • Altı aylık deneyimi olan bir aday ile altı yıllık deneyimi olan bir aday arasında şaşırtıcı derecede az fark vardır. Esas farkı adayın kendini adamışlığı, kişiliği ve zekası yaratır.
  • Herkes bir şeyler üretmeli. Kimse işten daha yüsek bir konumda olmamalı.
  • Yazı, toplum nezdinde yeniden önem kazanan bir konu. Günümüzde iyi fikirlerin para birimi yazıdır.
  • İnsanların geçmişte yaptıklarını iddia ettikleri işleri değil, şu anda yaptıklarını değerlendirmelisiniz.
  • Müşteriler önceden hazırlanmış cevaplara alışmış durumdalar; düşünerek cevap verirseniz ve kendilerini dinlediğinizi onlara gösterebilirseniz gerçekten onların gözünde farklı bir yere yükselebilirsiniz. Verebileceğiniz iyi bir cevap olmadığı zamanlarda bile, bir şeyler konuşun.
  • İyi bir özür sorumluluğu üstüne alır.
  • Yetkili kişi kimse sorumluluğu bizzat üstlenmeli. ‘Özür dilerim’, ‘özür dileriz’den çok daha güçlü bir ifadedir.
  • Eğer insanların güvenini kazanamadıysanız, en iyi özür bile sizi kurtaramaz.
  • Eğer müşterilerinizle aranızdaki bir hukuk oluşmuşsa üzerinize daha az geleceklerdir ve özür dilediğinizde size güveneceklerdir.
  • Kültür tutarlı davranışın yan ürünüdür. İnsanları paylaşmaya teşvik ederseniz paylaşma, kültürün bir parçası olur. Güveni ödüllendirirseniz, güven kültürünüzün bir parçası olur.
  • Henüz yaşamadığınız sorunlar üretmeyin. Bir şey gerçek bir sorun olduğu zaman sorundur. Endişe ettiğiniz şeylerin çoğu zaten muhtemelen hiç gerçekleşemeyecektir.
  • Yörüngenizi istediğiniz gibi değiştirebilme yetisi, küçük olmanın büyük avantajlarından biridir.
  • İhtiyacınız olan, daha fazla çalışma saati değil, daha kaliteli çalışma saatleridir.
  • İnsanların evde yapacak bir şeyleri olduğu zaman işe daha sıkı sarılırlar. İşlerini işyerinde bitirmeye çalışırlar; çünkü gitmeyi yeğleyecekleri başka bir yer vardır.
  • “Bir şeyin yapılmasını istiyorsan, tanıdığın en meşgul insandan iste.” Size meşgul insanlar gerek. İş dışında da bir hayatları olan insanlar. Sadece tek bir şeye değer vermeyen insanlar. Yapılan işin insanların bütün hayatı olmasını beklememelisiniz – en azından onlarla uzun süre çalışmak istiyorsanız.
  • Yazarken, yazınızı okuyacak bütün okuyucuları değil, tek bir kişiyi düşünün. Yazıyı o tek kişi için yazın. Bir kitleye yönelik yazmak genellemelere ve acayipliklere yol açar. Belli bir hedefe yönelirseniz, istediğiniz noktaya isabet ettirmek daha kolaydır.
  • Eğer bir şey yapmak istiyorsanız, o anda yapmalısınız. Sonraları o şey sizi o kadar heyecanlandırmayacak.
  • İlham sihirli bir şeydir; üretkenliği arttırır, insanı motive eder. Ama ilham sizi beklemez. İlham anı yaşar. Eğer size gülümserse siz de anında karşılık vermelisiniz ve işe koyulmalısınız.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et

MAKALE

Podcast yapmak cesaret istiyor

Podcast son dönemde özellikle gençler arasında hızla yayılıyor. Bunda gencin özgürlüğüne imkan tanıması hiç kuşkusuz önemli bir faktör. Ancak podcast üretimi yapan uzman sayısı yeterli değil. Bunun en önemli nedeni ne olabilir?

Podcast yapmaya başlamaktan neden çekiniyoruz?

Kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen bazı şeyler var…

Podcast’ler dünyada her geçen gün artmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük podcast ağı olan Podfresh’in bile şimdiden çeşitli kategorilerde 100’e yakın yayını bulunuyor. Yalnızca ABD’de, nüfusun yüzde 75’i “podcast”in ne demek olduğuna aşina durumda. Ekim 2020 itibariyle ise 1,5 milyonun üzerinde podcastin olduğunu söylemek biraz ütopik gelse de gerçek bu.

Her gün başlanan yeni podcastler, kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen ve başlamaktan alıkoyan bazı yanlış yanlış bilinen şeyler var. Bu yazımda biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.

Podcast bir iş modelidir

Aslına bakarsanız podcast’ten hemen bir gelir elde etme beklentisi büyük bir hata ve orta vadede motivasyon düşürebilen bir şey. Çünkü Türkiye’de henüz yeni yeni büyüyen, ilginin fazla olduğu ancak reklam modellerinin henüz tam oluşturulmadığı bir ortam söz konusu. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki, ürettiğimiz her türlü içerik, yaratmamız gereken bir pazarlama planının da parçası olmalı ve o doğrultuda bir strateji üretilmeli. Podcast yayınlarını yaymanın sadece içerik pazarlamasıyla bittiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Birçok platformda çok sayıda niş podcastin olduğu bir arenada, bunu bir işe çevirme düşüncesinden önce içeriğimizi iyi oluşturmayı düşünmek daha yerinde olacaktır. Çünkü salt gelir eldetmekten ziyade podcastimizi aynı zamanda kendimize bir network oluşturmak için de kullanacağız ve podcastimizi de bu network dinleyecek. 

Profesyonel bir stüdyo olmadan başlanmaz

Ben şahsen podcastlerime ufacık bir odada, sesimdeki yankıyı kesmek için üzerime battaniye örterek başladım. Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen de hâlâ evimden yayın yapmaya devam ediyorum. Yayıncı adaylarının, profesyonel bir stüdyoya ihtiyaç duyacaklarını, stüdyo sesi olmadan podcast olmayacağını düşünmeleri ve bunun harekete geçmelerini engellemesi, acilen aşılması gereken bir konu.

Peki benim yaptığım podcastler süper kaliteli mi? Elbette evde sınırlı imkanlarla alınan herhangi bir kaydın stüdyo gibi olması imkansız ama zaten sorun burada başlıyor. Neden başlangıçta stüdyo kalitesinde bir yayın yapma zorunluluğu hissedeyim ki? Her şeyden önce içeriğimiz ve sürdürülebilirliğimiz çok daha önemli olgular. Bana soracak olursanız podcast yayınlarını benzersiz kılan şeyler, içerdiği samimiyet. Yani bir ev ortamında, belki çayınızı koyarken çıkan ses, belki arkanızdan gelen bir kedi. Nerede olursanız olun, telefon kulaklığına bile sahipseniz (ki Podfresh’te kulaklıklarla yapılan çok güzel yayınlar var) başlayın.

Podcast yapmak aşırı pahalı

Diğer bir yanlış düşünce de, ekipman fetişisti olup podcast yapmaya başlamak için pahalı ve kaliteli mikrofonlara sahip olmamız gerektiği. Örneğin, 3000 TL’ye çok kaliteli bulduğunuz ve profesyonellerin önerdiği bir mikrofon var ve almak istiyorsunuz. Durun, almayın! Bunun yerine 150 liraya bir yaka mikrofonu, aylık 50 TL’ye yayınlarıma değer katacak bir podcast barındırma platformu (ki artık size Spotify kataloğundan dilediğiniz müziği kullanma imkanı sağlayan Anchor varken ona bile ihtiyaç olmayabilir) ve 20 liraya podcastime sesli tanıtımlar yapabileceğim bir uygulama alırsam, erken dönemde yapacağım 3000 TL’lik bir mikrofondan daha mantıklı ve yayınıma değer katacak bir harcama yapmış olurum.

Demem o ki, Podcaste başlamak pahalı ve maliyetli değil. Bilgisayar ya da telefonunuzdaki ses kayıt düğmesine basın, telefonunuzun kulaklığını takın ve içeriğinizi oluşturun.

Dinleyici bulmak için ünlü olmak gerek

1,5 Milyon podcast yayını, daha fazla sayıda yayıncı, daha fazla sayıda da dinleyici var. Herhalde bu rakamların hepsi ünlü değil. Bu arada yayıncı adaylarının gözlerinin korkmasına hak veriyorum. Belki konuşmak istediğiniz konuyla alakalı onlarca podcast vardır ve endişe duyuyorsunuzdur. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, her podcast birbirinden parmak izlerimiz gibi farklı. Herkes niş bir yayın yapmaya çalışıyor ve konunun genelinden uzaklaşıp ister istemez spesifikleşiyorlar. 

Anlattığınız hikaye ve inşa ettiğiniz içeriğiniz sizin her şeyiniz. Yayınınız başka podcastlerin konusunu andıracak gibi görünse de, mutlaka kendinizden katacağınız şeylerle farklılaşacaktır. Kişisel deneyimler ve insan hikayeleri her şeyi değiştirir. Dinleyici olarak iki aynı nüanstaki podcast programından ayrı ayrı kendime kattığım birçok şey var. Eğer platformlarda var olan podcastler sizi podcaste başlamaktan alıkoyuyorsa, masada herkese bir sandalye olduğunu bilmenizde fayda var. 

Her şey kusursuz olmalı

Bir felaket olan ilk podcast bölümüme buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sesimin yetmediği, tonlamalarımın ise anlamsız olan bu bölümü çekerken ne kadar zorlandığımı ve onlarca kez baştan kayıt aldığımı hâlâ hatırlıyorum. Ancak sonuç itibariyle içeriğimi dünyaya yaymak istediğim için “yayınla” butonuna bastım. Sadece biz değil, dünyaca ünlü podcasterların da ilk yayınlarına baktığınızda kusursuz olmadıklarını görüp kervanın her zaman yolda düzüleceğini anlayabilirsiniz. Kimse mükemmel değil, olamaz da. Podcastinizin daha ilk bölümden mükemmel olması gerekmiyor. Açıkçası geliştikçe her zaman yeni şeyler öğreneceksiniz ve bir önceki bölümünüzü beğenmeyeceksiniz. Gereksiz mükemmelliyetçilik sizi engelleyen bir şey ise, bunu önemsememek en güzeli.

Bitirirken…

Yanlış bildiğimiz şeyler bizi bir şeylere başlamaktan, düşüncelerimizi yaymaktan ve başkasının hayatına bir şeyler katmaktan her zaman alıkoyan bir şey. Eğer profesyonel bir stüdyo yüzünden podcast yapmaya başlamıyorsanız bir hayalinizden vazgeçmiş olacaksınız. Ürettiğiniz içeriğin nerede, kimi ve nasıl etkileyeceğini, ne gibi izler bırakacağını bilemezsiniz. İnsanlara temas etmek ve dokunmak güzeldir. Yeter ki en başında belirttiğim süreklilik ve içerik gibi doğru şeylere odaklanalım.

Kaynak: T24
Yazar: İlkan AKGÜL

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND