Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Sezen aksu diyeti: diyet yapmadan diyet!

Yazının başlığı şaşırtmasın, Sezen Aksu gerçekten diyet yapmıyor! Kilo veriyor, form tutuyor ama kesinlikle özel bir diyet yapmıyor. Ne yaptığını doktoru Osman Müftüoğlu yazdı…

Sezen Aksu diyet yapmıyor

Yazının başlığı şaşırtmasın, Sezen Aksu gerçekten diyet yapmıyor! Kilo veriyor, form tutuyor ama kesinlikle özel bir diyet yapmıyor.

Ne kalorileri sayıyor, ne de özel besinlerden oluşan bir yeme-içme planı uyguluyor. Anlayacağınız Sezen’in beslenme planının iç karartan “kibrit kutusu kadar beyaz peynir, ince bir dilim ekmek, iki dilim domates” üçlemesiyle uzaktan yakından ilgisi yok. Sezen Aksu yiyerek zayıflıyor! İstediğini istediği zaman yiyor, içiyor. Ama bir farkla! Neredeyse bir yıldır, sağlığına hiçbir fayda sağlamayan lüzumsuz kalorilerden (tatlılar, şekerlemeler, yağlı-unlu besinler) uzak duruyor. Her gün egzersiz yapıyor. Diyet takıntısına hiç ama hiç bulaşmadan keyifli ve mutlu bir yaşam sürerek form kazanıyor. Sezen Aksu başarısını üç şeye borçlu: Doğru beslenmeyi öğrenmesi, düzenli egzersizin önemini keşfetmesi ve hayatını tam bir detoks süreci haline getirmesi. Bu yazıda, programının püf noktalarını açıkladığımız “Sezen Aksu mucizesi” baharda form tutmak isteyenlerin işine yarayabilir.

İMKANSIZI BAŞARDI!

Sezen Aksu, geçirdiği o çok önemli sağlık sorununu yenmede doğru beslenmenin önemli bir faktör olduğunu beş yıl evvel keşfetmişti. Kendisine aktardığımız beslenme önerilerini müthiş bir inat, dikkat ve azimle daha o zaman uygulamaya koymuştu. Bu önerileri bir zorunluluk gibi değil, bir keyif gibi algıladı ve uyguladı. Balık ve diğer deniz ürünlerini, ızgara şeklinde, öğle ve akşam yemeklerinin vazgeçilmezi yaptı. Sebzelerden akıllıca yararlandı (zaten katıksız bir Akdenizlidir, sofrasında sebze yemekleri, zeytinyağlılar, salatalar hep vardır). Tam tahıl ve/veya bakliyat ile yapılmış yiyecekleri akıllıca tüketti. Hiç aç kalmadı. Öğün atlamadı. Sık ve az yeme konusunda hassas davrandı. Karnını asla tıka basa doyurmadı. Sofradan biraz aç kalkmayı, tabağını daha az doldurmayı, porsiyonlarını ufaltmayı asla unutmadı. Ara öğünlerde tercihi ceviz oldu. Üç dört ceviz, bazen yağsız yoğurt, bazen de meyveyle yetindi. Neredeyse günde 6-7 kez beslendi. Kısacası Sezen Aksu yeme yasağı getiren bir diyet yapmadı, yapmıyor. Anlayacağınız o “yiyerek zayıflıyor.”

PİLATES VE POWER-PLATE

Sezen Aksu’nun ikinci keşfi, düzenli egzersizin en az beslenme kadar önemli olduğuydu. Aslında, egzersiz mucizesinin son altı yılda farkına iyice varmıştı. Öyle ki, evinde küçük ama profesyonel bir egzersiz stüdyosu oluşturdu. Bir masa tenisi ve yüzme tutkunu olduğu biliniyor. Çengelköy’de yaptığı sabah yürüyüşleri de neredeyse bir Sezen klasiğidir. Birkaç yıldır bu aktivitelerine iki önemli şeyi daha ekledi: Pilates ve Power-plate!

Pilates otuz yıldır bilinen bir egzersiz türü. Bazı sağlık sorunlarından kurtulmak isteyen mucidi, bu yöntemi özellikle kaslarına elastikiyet kazandırmak için yaptığı araştırmalar esnasında bulmuştu. 1990’lı yıllarda pilates yeniden keşfedildi. Özellikle Amerikalı egzersiz uzmanlarının gözdesi haline geldi. Ben de bacak, karın, sırt ve bel kaslarını güçlendirmede, bu kaslara uzunlamasına esneklik ve form vermede pilates kadar etkili çok az egzersiz olduğu kanaatindeyim.

Sezen’in kuşing hastalığı döneminde kazandığı yağ topaklarından ve kas zafiyetinden kurtulması için en etkili egzersiz aracının pilates olacağına üç yıl önce birlikte karar verdik. O her işe başlarken yaptığı gibi -benim anlattıklarımla yetinmemesi gerekiyordu- önce pilates egzersizleri hakkında ciddi bir araştırma sürecine girdi. Kitaplar, kasetler, CD’ler getirtti. Konunun uzmanlarıyla görüştü. Kısa sürede neredeyse bir pilates uzmanı haline gelmişti.

PİLATES SAYESİNDENE YAPIYOR?

Evine profesyonel bir pilates stüdyosu kurdu. Her gün neredeyse bir saate yakın zamanını pilatese ayırdı. Pilates yaktırdığı kalorilerden çok, kazandırdığı hoş hatlar ve figürler nedeniyle, ayrıca denge üzerine olan katkılarıyla Sezen’in form tutmasında en etkili araçlardan biri haline geldi. Öyle görülüyor ki, Avrupa ve ABD’de “Madonna’nın egzersizi” diye bilinen pilates, Türkiye’de “Sezen Aksu’nun Form Mucizesi” olarak anılacak.

Sezen Aksu’nun egzersiz yolculuğu sadece pilatesle de sınırlı değil. O hálá düzenli olarak yürüyor. Masa tenisi oynuyor. Fırsat buldukça yüzüyor. Son aylarda power-plate olarak bilinen cihazdan da faydalanıyor. Kısacası hem yağ yaktıran egzersizlerden, hem de kas gücünü artıran ve ona elastikiyet kazandıran aktivitelerden yararlanıyor. Özetle, Sezen’in sadece mükemmel bir beslenme planı değil, etkili bir egzersiz planı da var.

BEKLEYİN GÖRECEKSİNİZ!

Bana kalırsa Sezen Aksu’nun son bir keşfi daha var. Sezen bu süreçlerle detoksu ustaca birleştiriyor. Son zamanlarda sadece bedensel değil, tam bir ruhsal detoks süreci de yaşıyor. “Hocam, Sezen’in yaptıkları zaten doğal bir total-detoks süreci değil mi?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Onu yakından tanıyan biri olarak “Sezen Aksu’nun bundan sonrası için farklı, hem de çok farklı bir yolculuk sürecine girdiğini” düşünüyorum. Son beş yılda yaşadıklarına, verdiği sağlık mücadelesine, üretme sancılarına yakından tanıklık eden bir dostu olarak önümüzdeki günlerde Sezen’i gördükçe daha da şaşıracağınızı size şimdiden duyurmak istiyorum.

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’den öğrendiğim bir deyimi burada kullanmanın tam zamanıdır: “Bekleyin, turpun büyüğü heybede!” Bekleyin! Sezen Aksu sizi şaşırtmaya devam edecek. Sağlığın, huzurun, keyfin bol olsun sevgili Sezen.

MİNİK SERÇE İYİCE HAFİFLEDİ!

Sezen Aksu’nun uyguladığı beslenme planının mantığı iyi karbonhidratlara, lifli besinlere ve Omega 3 yağlarına öncelik vermesi. Bu sayede diyet, kilo vere sürecinde de cilt ve doku bütünlüğünü koruyor. Kan şekerinin aniden düşmesinde engel oluyor ve metabolizmada bozukluğa yol açmıyor. Yavaş ve dengeli biçimde kilo verdirtiyor. Bu listede tahıl, unlu gıdalar, Omega 3 yağı ve magnezyum açısından zengin olan ceviz, cilt bütünlüğü açısından kırışıkları önleyen ananas tercih ediliyor. Ancak ananas başka bir meyveyle de değiştirilebiliyor. Karotenoid ve filavonoidler yani renkli meyve ve sebzeler açısından zengin bir beslenme öneren listeyi uygulayanlar, zayıflarken yaşamsal desteği gün boyu yiyeceklerden almış oluyor. Bu plan dengeli protein, yağ ve karbonhidrat dağılımıyla tipik bir Akdeniz diyeti.

SEZEN AKSU’NUN BESLENME PLANINDAN 3 GÜN

ÖRNEK GÜN 1

Sabah: 2 yumurta beyazı ile yapılmış omlet (1 çay kaşığı zeytinyağıyla yapılmalı), 1 dilim yulaf veya esmer ekmek, çiğ sebze (domates, salatalık, yeşil biber, maydanoz)

Ara öğün: 3-4 adet ceviz ve 3-4 kuru kayısı

Öğle: 100 gram ızgara balık, taze salata (kırmızı biber, yeşil biber, soğan, domates, maydanoz, roka, tere. 1 tatlı kaşığı zeytinyağıyla. Sirke ve limon serbesttir), 1 dilim esmer ekmek, 1 kase yağsız yoğurt

Ara öğün: 1 büyük boy (200 gram) elma veya portakal

Akşam: 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve domates sosuyla haşlanmış brokoli (serbest mikarda), 1 dilim yulaf ekmeği, 100 g tavuk veya balık ızgara Gece: 1 adet kivi (22.00-23.00 arasında)

ÖRNEK GÜN 2

Sabah: 4-5 zeytin ve 1 küçük parça yağsız peynir, 1 dilim yulaf ekmeği veya esmer ekmek, çiğ sebze (domates, salatalık, yeşil biber, maydanoz)

Ara öğün: 8-10 adet fındık veya 3-4 ceviz ve 5-6 kuru erik

Öğle: 150 gram (5 köfte büyüklüğünde) ızgara balık, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış haşlanmış kırmızı biber (serbest miktarda), 1 dilim yulaf ekmeği

Ara öğün: 100 gram ananas ve 1 kase yağsız yoğurt

Akşam: Taze domates sosu ile hazırlanmış, 1 su bardağı haşlanmış penne makarna (yağsız), 1 kase yağsız yoğurt, salata (içinde domates, salatalık, soğan, maydanoz ve zeytinyağı olmalı) Gece: 1 orta boy şeftali

ÖRNEK GÜN 3

Sabah: 1 haşlanmış yumurtanın beyazı, 5-6 adet yeşil veya siyah zeytin, 1 dilim yulaf ekmeği veya esmer ekmek, çiğ sebze (domates, salatalık, yeşil biber, maydanoz)

Ara öğün: 3-4 adet ceviz veya 6-8 adet badem ve 3-4 kuru kayısı

Öğle: 100 gram haşlanmış hindi eti, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış haşlanmış kabak (serbest miktarda), 1 dilim yulaf ekmeği, 1 bardak ayran

Ara öğün: 1 orta boy kivi veya elma

Akşam: 100 gram ızgara balık ya da tavuk, 1 kase zeytinyağlı sebze çorbası (yeşil fasulye, kuşkonmaz, ıspanak, yeşil mercimek, 1 tatlı kaşığı zeytinyağıyla), 1 kase yoğurt

Gece: 12 adet kiraz

(*): 100 gram et, 3 köfte büyüklüğü kadardır.

(**): Her gün şekersiz ve kafeinsiz çay/kahve serbesttir.

(***): Diyetisyen Nilüfer Bayram ve Diyetisyen Güneş Ayır tarafından revize edilmiştir. Sorularınız için: 0212 236 73 00’dan bilgi alabilirsiniz.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

İK bütçesi nasıl oluşturulur?

Manşet, insan kaynakları bütçesi, insan kaynakları, bütçe

İK bütçesi nedir? Nasıl hesaplanır? Bütçe oluşturulurken hangi adımları takip etmek gerekir? İşte yanıtı…

Personel maliyet bütçesi hazırlarken nelere dikkat edilmeli?

Dışarıdan bakıldığında insan kaynakları personeli sadece işe alım yapan ya da özel günlerde masanıza hediye bırakan kişiler gibi görülse de aslında çok daha önemli görevleri vardır. O görevlerden biri de personel maliyet bütçesi hazırlamaktır.

Personel maliyet bütçesi adından da anlaşılacağı üzere çalışanların bordro maliyetleri dahil tüm masraf kalemlerinin yer aldığı belgedir. Çalışanlarınızın masraflarını sıralamak kolay bir iş gibi görünebilir. Ancak bulunduğunuz sektör, çalışana önereceğiniz rol, şirketinizin konumu, çalışana ödemek istediğiniz ya da ödemekle yükümlü olduğunuz ek faydalar gibi pek çok değişkeni göz önünde bulundurmanız gerekir. Bu karmaşık süreci sizin için tamamlayacak bir insan kaynakları departmanınız varsa endişelenmenize gerek yok, ama bu planlamayı yapması gereken sizseniz o zaman bir işletme sahibi olarak üzerinizde zorlu bir görev daha var demektir. Bu noktada personel maliyet bütçesi hakkında dikkat etmeniz gerekenleri birlikte inceleyelim.

Personel Bütçesi Kalemlerinizi Belirleyin

Bordro maliyetleri: Bordro kalemi çalışanların brüt ücretini ve SGK’ya ödediğiniz primleri kapsar. Bütçenizde yer alacak bordro maliyeti bunlar ile sınırlı kalmaz. Maaş dışında çalışanlarınıza ödediğiniz:

• Mesailer,

• Ödenekler,

• Prim, ikramiye, yol ve yemek yardımı, kira ve yakacak yardımı, bayram paketi, erzak yardımı ve benzeri yan haklar,

• Şirket uygulamalarınızda yer alıyorsa çalışanlar için yaptıracağınız özel sigortalar da bordro maliyetinde göz önünde bulundurulması gereken kalemlerdir.

İzin süreleri: Bütçenizde çalışanların hak ettiği yıllık izin, ölüm izni, doğum izni gibi izin sürelerinin de maliyet kalemi olarak yer alması gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu gereğince çalışanların hak ettiği yıllık izinlerin, bulunduğunuz cari yıl içinde kullanılması ve bir sonraki yıla devredilmemesi gerekir. Ancak uygulamaya geçtiğimizde durum farklılık gösterir. Çalışanların kullanmadığı izinler bir sonraki yıla devredilmekte ya da kullanılmayan izin günlerinin ücreti çalışana ödenmektedir. Siz de bu ücreti çalışanlarınıza ödüyorsanız bu tutara maliyetinizde bütçe kalemi olarak yer vermelisiniz.

Tazminat tutarları: Çalışanların işten ayrılması durumunda ödenecek kıdem ve ihbar tazminatlarının da çalışanların kıdemlerine göre hesaplanması ve bütçeye eklenmesi gerekir.

Eğitimler: Çalışanlarınızı göndereceğiniz seminer ya da eğitim programları varsa bunlar da bütçenizde iki farklı maliyet kalemi oluşturacaktır. İlki kişi ilgili günlerde iş yapamayacağı için doğan iş gücü kaybının bordro maliyetidir. Seminer ya da eğitimin ücretleri, konaklama, yemek ve ulaşım gibi maliyetlerin toplamı da ikinci maliyet kalemidir.

Donanımlar: Çalışanlara tahsis edilen cep telefonu, tablet, bilgisayar ya da araba gibi haklara da personel maliyet bütçenizde muhakkak yer verin.

Sabit ve değişken maliyetleri göz önünde bulundurun

Bütçenizi hazırlarken dikkat etmeniz gereken noktalardan biri de bazı maliyetlerinizin sabit, bazılarının ise değişken olmasıdır. Sabit maliyetleriniz, aylık düzenli olarak ödediğiniz ve tutarı değişmeyen kalemlerdir. Her ay ödediğiniz maaş, SGK primleri ve bunlardan doğan vergiler tutarı belli olan sabit maliyetlerdir. Çalışan sayınız değişmediği müddetçe de bu kalem değişiklik göstermez. Aylık cironuza göre satış ekibinize ödeyeceğiniz primler, iş günü sayısına göre ödenen yemek ücretleri de her ay farklılık gösterdiği için bütçenizde değişken maliyetler olarak yer alabilir.

Bütçenizi hazırlarken bu noktaları da ihmal etmeyin

• Geçici personel işe alıyorsanız, bu personelin maliyetini de bütçenize eklemeyi ihmal etmeyin.

• İşe alım ve mülakat sürecinizin de bir maliyeti var ise bunları da bütçenize dahil edin.

• Asgari ücret, AGİ ve vergi yüzdelerinde gerçekleşen olası değişiklikleri de bütçenizi hazırlarken göz önünde bulundurun.

• Şirketiniz için önemli bilgiler yer aldığından personel maliyet bütçenizi şifre ile koruyun ve sadece güvendiğiniz kişilere erişim izni verin.

• Hazırladığınız bütçenin tutarlılığını mutlaka ölçün. Gerçekte harcanan rakamlar ile bütçenizde öngördüğünüz rakamlar arasında dengeyi bulmak şirketinizde bütçeleme konusuna daha fazla önem verilmesini sağlayacak ve emekleriniz boşa gitmeyecektir.

Personel maliyet bütçesini nasıl hazırlayacaksınız?

Excel üzerinde departmanlara göre personel sayısı, norm kadro planlamanız ve personelinizin maliyetine detaylı olarak yer verip, formüller yardımı ile hesaplamalarınızı yapabilirsiniz. Ancak bu işe ayıracak vaktiniz ya da insan kaynakları bilginiz yoksa süreç sancılı bir hale gelebilir.

Bütçeniz olmadan ilerleseniz de gelecekte yapacağınız harcamaları planlayamazsınız. Bu nedenle personel maliyeti bütçesi hazırlama konusunda bir dış kaynaktan yardım almak sizin için faydalı olacaktır. @WRK İnsan Kaynakları, personel maliyet bütçesi hazırlama konusundaki deneyimleri ile şirketinize en uygun danışmanlık hizmetini sunacaktır.

Yazar: Evren Süer
Kaynak: www.medium.com

Okumaya devam et

MAKALE

Doğru adayı doğru işle buluşturmak

seçme ve yerleştirme, mülakat, Manşet, iş hayatı, insan kaynakları

Şirketleri rekabette bir adım önde tutan temel kaynaklardan birisi de yüksek performans sergileme potansiyeli olan insanlarla çalışma fırsatını yakalamaktır. Peki, seçme ve yerleştirme sürecini nasıl daha etkili hale getirebiliriz? İşte sizler için hazırlanmış 10 öneri…

10 maddede etkili seçme ve yerleştirme süreci

Doğru adayı doğru işle buluşturmak İK uzmanlarının öncelikli görevi. “Seçme ve yerleştirme sürecini nasıl daha etkili hale getirebilirim?” diye merak ediyorsanız, İK danışmanı ve eğitmen Tuğba Kaplan’ın size önerileri var…

Seçme–yerleştirme süreci sonunda anlaşılan ve işe başlayan her yeni çalışanın (çalıştığı pozisyonun gerektirdiği tüm teknik beceriye sahip olsa dahi) kuruma ve iş işleyişine alışması en az 3 ay sürer. Bu demektir ki anlaşılan ve işe başlayan yeni çalışanların kurumdan ayrılmaları durumunda pozisyon en iyi ihtimalle hemen doldurulsa da yeni adaydan verim almak için en az 3 ay beklemeniz gerekir. Bu nedenle seçme–yerleştirme sürecinin her aşamasında oldukça dikkatli ve titiz olmakta fayda var.

Etkili bir seçme – yerleştirme süreci için dikkat etmemiz gereken konular aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  1. Adaylara ulaşmak amacıyla ilan açacaksanız, ilan içeriği oldukça önemlidir. Aranan özellikler bölümüne, o işi yapmak için gerekli olan minimum yetkinlikler yazılmalıdır. İlk etapta ne kadar çok adaya ulaşırsanız o kadar iyi olacağından buradaki “minimum” kısmı önemlidir.
  2. Gelen başvurular arasında yetkinlik beklentilerinizi ve ikamet, yaş vb. kriterlerinizi karşılayan tüm adaylarla ön görüşme yapmalısınız. Daha önceki dönemlerde ön görüşmeler sadece yüz yüze yapılırken, teknolojinin etkisiyle günümüzde dijital ortamlarda da yapılabilmektedir.
  3. Yüz yüze görüşeceğiniz adaylara mutlaka görüşme günü, saati, yeri gibi bilgileri önceden iletmelisiniz. Ayrıca görüşmeleri yapacağınız gün için kendi takviminizi de ayarlamalı, adayları bekletmemeli, çok önemli bir sorun olmadığı sürece görüşme saatlerini son anda değiştirmemelisiniz.
  4. Görüşme öncesinde görüşeceğiniz adayın özgeçmişini gözden geçirmeniz önemlidir. Böylece sizin için önemli olabilecek kısımları unutmamış ve atlamamış olursunuz.
  5. Görüşme esnasında adayın beden dilini gözlemlemenizde de fayda var. Fakat bunu “Burnunu kaşıdı, kesin yalan söylüyor” gibi direkt kesin yargılarla sonuçlandırmak sizi yanıltabilir.
  6. Sorularınızı doğru seçmeli ve yapılandırmalısınız. Pozisyonun gerektirdikleri ya da iş işleyişi ile ilgili olmayan sorular sormamalısınız. Ayrıca adayın cevap vermek istemeyebileceği ya da özel yaşamıyla ilgili sorular da sormamalısınız.
  7. Adayların da size sorular sorabileceğini unutmayın. Bu nedenle adaylar tarafından soru sorulduysa aktif bir şekilde dinleyin ve net cevaplar verin. Soru sormayan adaylara da görüşmenin sonlarına doğru soruları olup olmadığını sorabilirsiniz, böylece aklına takılan soruları sormaya çekinen adayların düşüncelerini de netleştirmiş olursunuz.
  8. Seçme – yerleştirme sürecinizdeki aşamaların arasında uzun zaman boşlukları var ise, adaylara ara bilgilendirmeler yapmalısınız. Unutmayın, sizin sürecinizin arayışla devam ettiği gibi, adayların arayış süreçleri de eş zamanlı olarak devam ediyor.
  9. Seçme–yerleştirme sürecinin tüm aşamalarında adaylara nazik davranmalısınız. Örneğin; “Ben stres mülakatı yapıyorum” cümlesine sığınarak adaylara kötü ve kaba davranılmamalıdır. Zaten stres mülakatı dediğimiz kavram da bu değildir.
  10. Sürecin sonucunda mutlaka tüm adaylara olumlu ya da olumsuz dönüş yapmalısınız. Sadece olumlu olan adaya dönüş yapmak etik olmamakla birlikte, diğer adayların netleşmesini de engeller ve imajınızı oldukça olumsuz yönde etkiler.

Son olarak; seçme–yerleştirme sürecinin önemi unutulmamalı, süreç bir bütün olarak sistemli bir şekilde yürütülmelidir.

Yazar: Tuğba Kaplan / İK danışmanı ve eğitmen
Kaynak: www.kariyer.net

Okumaya devam et

MAKALE

Flört şiddeti: İlişkin güvenli değilse ne yapabilirsin?

Manşet, ilişkide şiddet, ilişki, flört şiddeti, flört

Flört şiddeti, ilişkide bir tarafın diğer taraf uyguladığı kontrolcü, müdahaleci, kısıtlayıcı, zarar verici ve yaralayıcı davranışlardır. Peki, sizce bu davranışın sebepleri nelerdir? Böyle bir durumla karşılaştığımızda ne yapmamız gerekir? İşte yanıtı…

Flört şiddeti nedir?

Sevgilin kimlerle görüştüğünü denetliyor mu? Kıskançlığı sevgisinin dışavurumu gibi mi gösteriyor? Sosyal medya hesaplarını kontrol ediyor mu?

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, flörtün yeni yeni başladığı 13-23 yaş döneminde romantik ilişkilerde yaşanan şiddete dikkat çeken ve flört şiddetine dair ipuçları veren bir rehber yayınladı.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın rehberinde flört şiddetine ilişkin şu bilgiler paylaşılıyor:

Flört şiddeti nedir?

Flört şiddeti, sevgilinin sana karşı fiziksel, cinsel, psikolojik, sosyal ve dijital şiddet içeren davranışlarda bulunmasıdır. Sevgilin, sana karşı şiddet göstererek senin üzerinde egemenlik kurmayı, seni kontrol etmeyi ve gücünü göstermeyi hedefler. Flört şiddeti, bitmiş ya da sürmekte olan heteroseksüel ya da homoseksüel ilişkilerde ortaya çıkabilir. 

Fiziksel flört şiddeti 

Fiziksel flört şiddeti, sevgilinin senin bedenine kasıtlı olarak zarar vermesidir. Sevgilinin sana vurması, tokat atması, yumruk atması, bir eşya fırlatması, bıçak ya da silah çekmesi, seni itmesi, tekmelemesi, ısırması, saçını çekmesi fiziksel şiddet örnekleridir. 

Cinsel flört şiddeti 

Cinsel flört şiddeti, sevgilinin seni cinsel birliktelik veya yakınlık yaşamak için zorlaması, cinsellik konusunda “hayır”ı kabul etmemesidir. Sevgilinin istemediğin halde seni öpmesi ve sana dokunması, sen alkol veya madde etkisi altındayken ya da bilincin yerinde değilken seninle cinsel birliktelik kurması, cinsel birliktelik sırasında, öncesinde veya sonrasında sana karşı küçümseyici ve kaba bir tutum sergilemesi, doğum kontrol yöntemlerini kullanmaması veya senin kullanmana izin vermemesi cinsel şiddet örnekleridir. 

Psikolojik flört şiddeti 

Psikolojik flört şiddeti, sevgilinin sende korku uyandıracak, senin kendine olan güvenini ve saygını zedeleyecek biçimde konuşması ve davranmasıdır. Sevgilinin sana isim takması, bağırması, iftira, hakaret veya küfür etmesi, ne yapman ve ne giymen gerektiğini söylemesi, seni başkalarının önünde küçük düşürmesi, tehdit etmesi, kötülemesi ve ismini karalaması, suçlaması, yıkıcı bir biçimde eleştirmesi, “koruma altına alma” bahanesiyle yönlendirmesi, sırlarını başkalarına söylemesi psikolojik şiddet örnekleridir. 

Sosyal flört şiddeti 

Sosyal flört şiddeti, sevgilinin senin sosyal ilişkilerini kısıtlaması, kontrol etmesi ve senin sosyal çevrenden soyutlanmana, yalnızlaşmana neden olacak şekilde davranmasıdır. Sevgilinin ailen veya arkadaşlarınla görüşmene izin vermemesi, kimlerle arkadaş olduğunu kontrol etmesi, “namusunu koruduğunu” söyleyerek erkek arkadaşlarınla konuşmanı yasaklaması, kıskançlık yaparak sosyal ilişkilerini kısıtlamaya çalışması ve kıskançlığı sevgisinin dışavurumu gibi göstermesi, arkadaşlarına zaman ayırdığında seni suçlaması, eleştirmesi veya sana küsmesi, sürekli başkalarıyla flört edip etmediğini araştırması, toplum, aile veya okul karşısında seni “utandırmak” ya da “rezil etmekle” tehdit etmesi sosyal şiddet örnekleridir.

Dijital flört şiddeti  

Dijital flört şiddeti, sevgilinin teknolojik araçları seni kontrol etmek için kullanması, bu araçlar aracılığıyla seni tehdit etmesidir. Sevgilinin sosyal medya hesaplarının şifrelerini istemesi ve kontrol etmesi, sosyal medyada kimlerle arkadaş olabileceğine karar vermesi, resim ya da video göndermek için seni zorlaması, telefonunu veya bilgisayarını karıştırması, sürekli mesaj atması ve hızlı bir yanıt beklemesi dijital şiddet örnekleridir. 

Israrlı takip (Stalking) 

Israrlı takip, ayrıldığın ya da halen birlikte olduğun sevgilinin seni sürekli izlemesi ve takip etmesidir. Takip davranışı, sende korku uyandırmayı, sana gözdağı vermeyi ve güvencesiz hissettirmeyi hedefler. Eski sevgilinin haber vermeden veya davet edilmeden evine  ya da okuluna gelmesi, gittiğin yerlerde karşına çıkması, sürekli hediye veya çiçek alması veya göndermesi, arkadaş çevrenle iletişim kurması ve seninle ilgili bilgi almaya çalışması, senin eşyalarına zarar vermesi ısrarlı takip davranışı örnekleridir. 

İlişkin güvenli değilse ne yapabilirsin?

Sevgilinden farklı fikirlere, isteklere, önceliklere sahip olabilirsin. Her ilişkide farklılıkların ortaya çıkması, anlaşmazlıkların olması doğaldır. Önemli olan bunları nasıl çözdüğünüzdür. Eğer bir farklılık ya da anlaşmazlık karşısında herhangi bir şiddet türüyle karşılaşıyorsan, güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için şunları yapmayı deneyebilirsin: 

  • Şiddeti tanıman ve şiddet için kendini sorumlu görmemen çok önemli. Şiddetin sorumlusu sen değilsin!
  • Şiddeti normal bir davranış olarak kabul etmemen çok önemli. Aklından “bunu hak ettim”, “herkesin sevgilisi böyle davranıyor” gibi düşünceler geçebilir. Kendinden şüphe etme! Unutma, haklı şiddet yoktur!  
  • Sevgilinin, şiddeti bir problem olarak görüp görmediğini araştır. Sevgilin seninle güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için çabalıyor mu? Şiddetsiz bir ilişki kurmak için işbirliği yapıyor mu? 
  • Güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için kurallar koyarak sınırlarını koruyabilirsin. Kuralları koymak, hangi tür davranışları kabul etmeyeceğini söylemek ve bu kurallara uymadığında ondan uzaklaşmak ya da ayrılmak senin güvende olmanı sağlayacak bir adımdır. Bu sayede şiddetsiz, güvenli, eşit ilişkiler kurabilirsin. 
  • Herhangi bir şiddet türüyle karşı karşıya kalıyorsan, şiddet durmadan güvende olamazsın. Sevgilin şiddeti bir problem olarak görmüyorsa ve şiddeti durdurmak için herhangi bir adım atmıyorsa, ilişkiden uzaklaşmalısın. Onu değiştirmeye çalışma. Unutma, şiddeti durdurmak onun sorumluluğu. Eğer o şiddeti durdurmazsa, şiddet artarak devam edecektir. Kendini korumalı ve ilişkiden çıkmalısın.  
  • Sevgilinden ayrılmayı düşündüğünde “Bana çok iyi davrandığı oluyor”, “Her zaman böyle sinirli değil”, “Aslında beni çok seviyor” gibi düşüncelere kapılabilirsin. Yalnız kalmaktan korkuyor olabilirsin. Daha önce ayrılmayı deneyip onu affetmiş olabilirsin. Onun istediği gibi biri olmaya çabalıyor olabilirsin. Onunla ileride çok iyi bir ilişki kurabileceğini umut ediyor olabilirsin. Bu durumda şiddet döngüsüne girmişsin demektir. Şiddet döngüsünü tanımalısın. 
  • Yakın gördüğün, seni yargılamayacağını düşündüğün bir yetişkinden yardım isteyebilirsin. Yaşadıklarını paylaşmak ve konuşmak, seni güçlendirir. 
  • Unutma, şiddet varsa, sevgi yoktur.
Kaynak: www.t24.com.tr

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER10 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND