Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Profesyonellerin uzak durması gereken giysiler

Profesyonel yaşamda kıyafetiniz de en sizin kadar profesyonel olmalıdır. Her sabah seçtiğiniz giyinme şekli, işiniz hakkında hissettiklerinizi, işinizi ciddiye alıp almadığınızı, çalışmaya hazır olup olmadığınızı, ayrıntılara özen gösterip göstermediğinizi yansıtır…

Profesyonel yaşamda kıyafetiniz de en sizin kadar profesyonel olmalıdır. Her sabah seçtiğiniz giyinme şekli, işiniz hakkında hissettiklerinizi, işinizi ciddiye alıp almadığınızı, çalışmaya hazır olup olmadığınızı, ayrıntılara özen gösterip göstermediğinizi yansıtır…

PROFESYONEL KADININ ASLA GİYMEMESİ GEREKEN 25 ŞEY

Bunu itiraf etmekten nefret ediyoruz çünkü kişisel olarak giysinin önemli olmadığını düşünüyoruz. Mükemmel bir dünyada, kişiler iş yerlerinde yalnızca yaptıkları işin kapasitesine göre yargılanırlardı. Maalesef dünyanın işleyişi böyle değil.

Her sabah seçtiğiniz giyinme şekli, işiniz hakkında hissettiklerinizi yansıtır– işinizi ciddiye alıp almadığınızı, çalışmaya hazır olup olmadığınızı, ayrıntılara özen gösterip göstermediğinizi ve o gün nelerle karşılaşmayı beklediğinizi bildiğinizi gibi. Bir inşaat alanına en sevdiğiniz, 4 cm topuğu olan ayakkabılarınızla gitmezdiniz, değil mi? Tabii ki hayır, kaskla giderdiniz, çünkü bu duruma uygun olan giyinme şekli budur. Görünüş önemlidir!

Hepimiz aynı şeyleri yaşadık. Uyandığınızda hasta hissettiğiniz, ancak bir şekilde ofise gitmeniz gereken sabahlarda, temiz olan herhangi bir şeyi üzerinize geçirivermek. Nefret ettiğiniz işvereniniz ve demode iş arkadaşlarınızdan başka hiç kimseyi görmediğiniz ofis. Evden, pijamalarınızla ve makyajsız bir biçimde çalıştığınız işler.

Sebebi ne olursa olsun, profesyonellerin kesinlikle giymemesi gereken şeyler vardır. Asla. Size bunların neler olduklarını, neden korkunç giysi tercihleri olduklarını ve bunları dolabınızda bulundurduğunuz ya da günlük hayatta kullandığınız için suçlu olup olmadığınızı göstereceğiz ve çok daha iyi alternatifler sunacağız;

1-Crocs

Crocs sahil içindir. Küçük çocuklar için. Garajda ya da evde çalışırken giymek için. Harika antibakteriyel ve kayganlık önleyici özellikleri olmasını anlıyoruz ama kendi internet sitelerinde bile aslında “tekne/açık hava ayakkabısı” olarak düşünüldüklerini itiraf ediyorlar. Kabul edin, Crocs ofis için değildir.

Yerine Beni Dene: Crocs adından ve rahat ayakkabı konseptinden vazgeçemiyorsanız, bu markanın “haute couture” çizgisine dahil olan, “croslite teknolojisine” sahip – koku önlediği ve anti-mikrobik olduğu anlamına geliyor- ve en çok ihtiyacınız olan yerde, ayak parmaklarınızın altında ve topuğunuzda fazladan dolgu bulunan çeşidini kullanın.

İstisna: Ünlü şef Mario Batali. Eğer Mario’ysanız, Crocs giyme hakkınız vardır.

2-Uggs

Uggs’lar yalnızca kaliteli botlardır. Dışarısı ne kadar soğuk olursa olsun, ne kadar hasta hissederseniz hissedin ya da akşamdan kalma olursanız olun ofise ayaklarınızı sürüyerek ve Uggs giyerek gelmeyin. Ve pantolonunuzun paçalarını içlerine sokarak göstermeye çalışmayı aklınızdan bile geçirmeyin – ya da daha kötüsü- mini (kot) bir etekle eşleştirmeye çalışmayın. Siz bir profesyonelsiniz.

Yerine Beni Dene: Bot giymek mi istiyorsunuz? Deri botları bir deneyin. Topuklu olmak zorunda değiller. Topuksuz ayakkabılar hem rahat hem de tarz ve klasiktir – böylece kısa bir süre sonra moda olmadığı için giymemezlik etmeyeceksiniz- ve sezonluk da değildirler: külotlu çorapla ya da çorapsız, elbiselerle, eteklerle ya da pantolonla giyebilirsiniz.

3-Bel Çantası

Bel çantaları 80’lerde at kuyruğu ve neon ışıklar ile birlikte demode oldu. Profesyonel bir ortamda bel çantası taşımanız modadan hiçbir şey anlamadığınız gösterir – her ne kadar anladığınızı düşünseniz de- ve gündelik giyinmişsiniz gibi görünür. 1983’lerde tatilde değilsiniz, o zaman şu vinil bel çantasından kurtulun!

Yerine Beni Dene: Herhangi bir çanta, küçük el çantası, omuza asılan çanta, büyük el çantası hatta evrak çantası da bel çantasıyla aynı işe yarayacaktır: Gerekli eşyalarınızı taşıyacak.

4-Kumaş Saç Tokası

Çünkü kumaş saç tokaları da bel çantalarıyla aynı dönemde demode oldu. Bunlardan takmanız, zamma değil yenilenmeye ihtiyacınız olduğunu vurgulayacaktır. Fiyonklar ya da fiyonklara bağlı kurdeleler de kullanmamanız gereken aksesuarlardan. Saçınıza taktığınız kurdeleler yedinci sınıftaki ponpon kızlar takımına ve diğer genç takım üyelerine uygundur. Hayır. Hiç profesyonel değil.

Yerine Beni Dene: Kumaş Saç Tokasının yapıp, lastik saç bandının yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Saçınızı geriye yatırmak için diğer seçenekler? Tel toka, klips, saç bandı, saç için fular –hatta işyeriniz bunu kabul edecek kadar rahat bir yerse, bir şapka.

5-Eşofman Üstü ve Eşofman Altı

Eşofman takımınızı spor salonuna, kanepede uyukladığınız bir akşama ya da uykuya saklayın. Onlar işe gitmek istemiyor, o yüzden lütfen işe getirmeyin!

Kibarca söylenmiş şekli: Eşofman altları ve üstleri, profesyonel olamayacak kadar gündelik giysilerdir ve “Ben tembelim! Lütfen beni kov!” diye bağırırlar. Fitness salonlarında çalışan kişiler bile işyerine giderken eşofman giymiyorlar, yani siz de giymemelisiniz.

Yerine Beni Dene: Olabildiğince rahat olmak için ölüyor musunuz? İçe giyilen pamuk çin pantolonu ve basit ama yine de şık beyaz bir tişört giymeyi deneyin. Sizi sıcak tutması için üzerinize bir şey giymeye mi ihtiyacınız var? Basit pamuk ya da kaşmir bir hırka ile hem çok iyi hissedeceksiniz hem de üzerinizde güzel duracak.

Bonus İpucu: Hasta ve berbat hissediyorsanız ama hala ofise gitmek zorundaysanız (en kötüsü!); hasta ve berbat görünmeniz daha iyi hissetmenizi sağlamaz. Öneri mi? Moralinizin yükselmesi için normalde giyineceğinizden daha özenli giyinin.

6-Tayt

Taytlar bir sonraki Yoga ya da Pilates dersiniz için harika olabilir ancak yaklaşmakta olan sunumunuz için değildir –hatta telekonferans ile sunum yapacak olsanız bile. Evet, telekonferansta bile. Telefonda kimse ne giydiğinizi göremez, ama bizim söylemeye çalıştığımız da bu: Ofis için asla uygun değiller, eteğin altına ya da, özellikle tek başlarına pantolon olarak giyseniz bile.

Hangisi daha kötü? Aşırı renkli taytlar, fermuarlı kenarları olanlar ya da en kötüsü –ikisinin birleşimi.

Yerine Beni Dene: Taytlar –hem opak hem de ince- ofis için uygundurlar ve leggings lerle aynı şekilde korurlar, tabii daha gösterişli bir biçimde.

7-Deri Pantolon

Eğer Rock of Love için seçmeye katılmışsanız, deri pantolon kariyerinize son derece uyan bir tercihtir. Söylemeye bile gerek yok ama (yine de söyleyeceğiz) işe asla birazdan müzik grubuyla tekila shot’ları atmaya başlayacakmışsınız gibi gitmemelisiniz, tabii işiniz gerçekten müzik grubuyla tekila shot’ı atmayı gerektirmiyorsa.

Yerine Beni Dene: İşyerinde giymek için aldığınız giysilerin arasında biraz uç bir giysinin de olmasını istiyorsanız, sade siyah bir blazer (spor ceket), dar siyah pantolon ya da üzerinde büyük ölçüde aksesuar bulunan bir çanta kullanmayı deneyin.

8- Yüz Dövmesi

Yapmayın.

Yerine Beni Dene: Dövmesiz bir yüz.

9-Kadife Taklidi Süslü Eşofman

Hoş gibi görünüyor olabilirler ancak büyük bir fiyat etiketinin olması, onların ince bir zevke sahip giysiler oldukları anlamına gelmez. Kadife taklidi maalesef işyerine uygun bir kumaş değildir. Size de “Süpermarkete gidiyorum” mesajı veriyormuş gibi gelmiyor mu? İş arkadaşlarınıza ve daha da önemlisi işvereninize bu mesajı veriyor. Aynısı süslü eşofmanlar için de geçerli.

Yerine Beni Dene: Daha önce eşofmanlarını giymek isteyen kişilere verdiğimiz tavsiye gibi, burada da en rahat pantolonunuzu ya da en yumuşak pamuk eteğinizi öneriyoruz. Üzerine kabarık ve yumuşacık bir kazak da sizi eşofmanlarınız kadar mutlu edecektir.

10-Mesaj İçeren Tişört

Sizin için sevimli, komik ya da tamamen gerçek olabilir ama diğer kişilerin nasıl tepki vereceğini asla bilemezsiniz. İtalyan Prensesi ya da Dünyanın En İyi Annesi olabilirsiniz ama bu ünvanları haftasonuna saklamanız en iyisi olacaktır.

Yerine Beni Dene: Düz bir tişört giyin ve küçük esprilerinizi, gözlemlerinizi ve e-posta ya da mesaj iletilerinizi özel yaşamınıza saklayın.

11-Çok Açık Giyinmek

Göbeğinizi işe getirebilirsiniz ama göstermeyin. Köprücük kemiğinin hemen altından, dizin hemen üstüne kadar kapalı olmalısınız… İşinize, sektöre ve iş kültürüne bağlı olarak birkaç santim eksik ya da fazla olabilir. Ve kimsenin iç çamaşırınızı görmek zorunda olmadığını söylemeye gerek yok. Vücudunuzun şekli nasıl olursa olsun, çok sıkı giysiler ofis için fazla basit görünür. İşyeri, yıldızlarınkine benzeyen karın kaslarınızı ya da selülit izlerinizi göstermek için doğru yer değildir.

Yerine Beni Dene: Ne olursa olsun, size uyan giysiler içinde her zaman iyi görüneceksiniz. Ve saatlerinizi diğer kıyafetlerin içinde geçirdikten sonra, asıl giymeyi istediğiniz giysileri giydiğinizde ne kadar çekici hissedeceğinizi düşünün!

12-Ağır – ya da hiç – Makyaj

Bunu söylemekten nefret ediyoruz ancak iş dünyasında makyaj yapan bayanların daha iyi işlere girdikleri, daha çabuk terfi ettikleri ve daha çok para kazandıkları bir gerçektir. Hoşumuza gitse de gitmese de görünüşe önem veren bir dünyada yaşıyoruz ve görünüşümüze göre yargılanıyoruz. Bir araştırmaya göre yöneticilerin %64’ü makyaj yapan bayanların daha profesyonel göründüğünü, %18’i makyaj yapmayan bayanların “bu konuda çaba harcayamayacaklarmış gibi göründüklerini” söylediler. (Times Online İngiltere)

Sonuç olarak, giyinme şeklinizin, kişisel markanızın paketi olduğunu hatırlayın; beğenseniz de beğenmeseniz de görünüşünüze göre yargılanacaksınız.

Yerine Beni Dene: Makyaj yapma fikrinden gerçekten nefret ediyorsanız, yalnızca bir ürün, özellikle ruj kullanmayı deneyin. Ruj görünüşünüze büyük bir etki yapabilir. Ancak bir renk seçerken güvendiğiniz bir arkadaşınızı da yanınızda götürün ya da tezgahtaki makyaj uzmanının yardımını gözönünde bulundurun. Eğer gündelik olarak kullandığınız güzellik malzemelerinin sayısı 10’dan fazlaysa, bunların sayısını azaltmalısınız. Yalnızca maskara, pudra ya da hafif bir fondöten ve allık kullanmayı deneyin. Sonucu gördüğünüzde şaşıracaksınız!

13-Bir Önceki Gün Giydiğiniz Giysiyi Giymek

Ertesi gün aynı giysiyi giymeniz özel hayatınızla ilgili çok fazla bilgi verir ve insanlar önceki gece neden eve gitmediğinizi merak edebilir. Bir kavga mı? Tek gecelik ilişki mi? Bir aşk macerası mı? Dedikodular havada uçuşur. Tazelenmiş ve güne başlamaya hazır görünmezsiniz. Yorgun, bezgin ve eve gitmek için yalvarır görünmenize sebep olur.

Kimsenin işinizi yapmaya hazır olup olmadığınızı, niteliklerinizi (ya da ahlakınızı!) sorgulamasına izin vermeyin, özellikle de bu ekonomide.

Yerine Beni Dene: Eğer eve gidemeyecekseniz, ertesi gün işe tam olarak aynı şeyleri giyerek gelmeyin. Ya yakın bir mağazada durup giymek için yeni bir şey alın (yalnızca bir tişört de olsa) ya da ofisteki sırdaşınızdan size ödünç bir giysi vermesini isteyin.

14-Pullu Giysi

Pullu giysiler giymenin bir doğru bir de yanlış şekli vardır. Koyu renkli bir bluzda temiz çizgiler halinde küçük bir süsleme ise (yani bunun dışında çok fazla süsleme yoksa) pullar uygun bir aksesuar olabilir. Ama bundan fazlası sizi doğruca moda kurbanı bölgesine gönderebilir. Pullu giysiler giydiğinizde bir yıldız gibi hissediyor olabilirsiniz – ancak bir ofiste bunu abartmak ucuz, zevksiz görünmenize sebep olur ve daha da kötüsü hiç profesyonel görünmezsiniz. Çabanızın ve zekanızın giysilerinizden daha fazla parlamasına izin verin.

Temel kural: Giydiğiniz giysi asla standart ölçülere sahip bir sayfanın yarısından (8.5” x 11”) fazla pul sığacak şekilde süslenmiş olmamalı. Üzerinde bir kartpostala sığacak kadar puldan fazlası bulunan giysiler giymemeye çalışın.

Yerine Beni Dene: Bırakın aksesuarlarınız konuşsun. Pulları tişörtünüz yerine saatinizde, küpelerinizde ya da büyük kolyenizde taşıyın.

15-Parmak-Arası Terlik

Parmak arası terlikler sahilde giymek, parkta takılmak, köpeğinizi gezdirmek için son derece uygundur… bunların hepsi haftasonu aktiviteleridir ve haftasonu giysilerinize uygundurlar. Ofisiniz bir sahil olmadığı sürece, ofise uygun değildirler (eğer öyleyse gerçekten çooook kıskanıyoruz!). Dışarıdan birinin bakış açısından bakmaya çalışın: Gerçekten iş arkadaşlarınızın ayak parmaklarını görmek ister miydiniz? Biz de öyle düşünmüştük.

Yerine Beni Dene: Gösterişli bir sandalet ya da parmak uçları açık bir ayakkabının da gündelik giysi olması açısından tehlike içermeyen, benzer, havalı bir kalitesi vardır. Erkekler için; gündelik makosenlerle ayaklarınız bir daha hiçbir zaman daha önce olduğu kadar özgür olamayacaklar ancak okul yıllarındaki görüntünüzden kurtulmanın vakti geldi. Bot şeklindeki soluk renkli ayakkabıları deneyin – gösterişli görünürler ancak çok rahattırlar.

16-Yığınla Takı Takmak

Kişilerin takı takmaları hoşumuza gider ancak ağır, gürültü yapan bilezikler biraz dikkat dağıtıcı ve rahatsız edici olabiliyor. Tüm gün yanınızda oturmak zorunda olanlara sorun! Çıkır. Çıkır. Çıkır. Birini deli etmeye yeter.

Yerine Beni Dene: Çok sayıda bilezik takmak yerine büyük ve tek parça bir bilezik takmanız, gürültü yapmadan gösteriş yapmak için harika bir yol olacaktır.

17-Spor Takımı Forması

Mart çılgınlığı tam gaz başladığında, en sevdiğiniz takımın formalarını giyip yüzünüzü boyamak çok çekici geliyor olabilir. Ancak hepimiz biliyoruz ki forma giydiğinizde işvereniniz işinizi yapmak yerine internette dolaşıp maç skorlarını kontrol etmenizle daha çok ilgilenecektir. Bu yüzden kendinize bir iyilik yapın ve formanızı evde bırakın.

Yerine Beni Dene: Yakanıza takmak için üzerinde takımınızın logosu olan bir rozet alın ya da kravatınızla gömleğinizin renklerini takımınıza göre kombine edin. Ya da süper taraftar hareketinizi işten sonrasına saklayın.

18-Şapka

Beyzbol şapkaları, kasketler, bereler, gazete satıcısı şapkaları – hepsi harika moda unsurlarıdır fakat ofise uygun değildirler. Ofis dışında çalışmıyorsanız ve yüzünüzü güneşten ya da kafanızı soğuktan korumaya ihtiyacınız yoksa, şapka hileci ve güvenilmez olduğunuz izlenimi verecektir çünkü gözlerinizi ve yüzünüzü saklar.

Yerine Beni Dene: Şapkalar genelde o gün saçına şekil veremeyenlerin bunu gizlemek için kullandıkları bir aksesuardır. Kuru şampuan denen mucizevi bir ürün vardır; saçınızı spreylersiniz ve duş almışsınız gibi görünür. Bunu araştırın!

19-Uzun Tırnaklar

Bazıları uzun tırnak sevse de profesyonel bir çevrede tırnak uzatmanın kesinlikle bir sınırı vardır. Tırnaklarınız asla görevlerinizi yerine getirmenizi engellememeli ve altlarında kir toplanacak kadar uzun olmamalılar – bu şekilde görünüşünüze özen göstermediğiniz izlenimini verirsiniz. Uzun(umsu) tırnaklarınız olsun istiyorsanız, gerekli bakımı yapın.

Yerine Beni Dene: Manikür (özellikle de erkekler için!). Eğer bütçeniz sıkışıksa evde de yapabilirsiniz.

20-Kirli, Kırışık ve Yırtık Giysi

Eğer işyerine şık ve bakımlı gitmeyi umursamıyorsanız, işinizi de umursamıyorsunuzdur… ya da en azından işvereniniz böyle der. Rahat yırtık kot pantolonunuzla biraz sıkan iş pantolonunuz arasında seçim yapmanız gerektiğinde sağduyunuzun sesini dinleyin (işinizi elinizde tutmanızı söyleyen sesi). Bütün gün masanızda oturduğunuz için oluşan kırışıklıklar normaldir fakat giysilerinizin bütün gece dolabınızın dibinde yığılmış bir biçimde durmalarından kaynaklanan kırışıklıklar kesinlikle normal değildir.

Yerine Beni Dene: Annenizin tavsiyesini dinleyin (o her zaman haklıdır, öyle değil mi!), bir ütü ve iyi bir terzi bulun ve çamaşır makinenizi kullanmaya başlayın.

21-Cüzdan Zinciri

Cüzdan zincirleri, ortaokulda okul mülküne zarar veren kötü çocukların kullandığı şeylerdir. İşyerinde böyle mi görünmek istersiniz? Buna ek olarak, cüzdan zincirleri otururken, kalkarken, yürürken ya da genel olarak hareket ettiğinizde ses çıkarır ve dikkat dağıtır. Ayrıca en önemli eşyanıza sahip çıkamayacak kadar kafası dağınık biri olduğunuz izlenimini verir.

Yerine Beni Dene: Ne kadar dikkat etseniz de cüzdanınıza sahip çıkamıyorsanız, fermuarlı bir cebinize ya da ceketinizin cebine koyun.

22-Sim Tozu

Simlerin her yere bulaşmasının yanı sıra, pullara kıyasla iki katı karışıklıkla, aynı sorunlara yol açar. Parlayan bir yıldız olabilirsiniz ancak simler 13 yaşındaki yeğeninizin size söylediği gibi bunu vurgulamaz.

Yerine Beni Dene: Tamamlayıcı renkte pırıltılı bir far aradığınız göz kamaştırıcı görüntüyü sağlayacaktır – karışıklığa sebep olmadan.

23-Ofis içinde Güneş Gözlüğü Takmak

Havalı çocukların bunu yaptığını biliyoruz ancak bu gerçek, ofiste güneş gözlüğü takmanızı mazur kılmaz. Herkese ne kadar havalı olduğunuzu göstermeye çalışıyor olabilirsiniz ancak bu, akşamdan kalmalığınızın ne kadar kötü olabileceğini merak etmelerini sağlamaktan başka bir işe yaramaz.

Yerine Beni Dene: Gerçekten akşamdan kalmaysanız, biraz hazırlık yaptıktan sonra güneş gözlüğü takmanıza gerek kalmaz. Aspirin alın, kahve için ve işe gitmeden önce mutlaka duş alın. Güneş gözlükleri utancınızı saklamaz.

24-Hayvan Deseni

Hayvan deseni neredeyse her zaman yeniden moda olur, bu yüzden leopar ya da zebra desenli bir parça almak o kadar da kötü bir fikir değildir. Ancak bu trendi fazla yakından takip ettiğinizde dehşet başlar. Bunu basit bir seviyede tutarsanız ofistekiler huzursuz olduğunuzu düşünür – ki istediğiniz de budur. Ancak abartırsanız, dün gece biraz şüpheli şeyler yaptığınızı düşünürler.

Yerine Beni Dene: Az miktarda hayvan deseni güzel durur. Bu deseni içeren bir şey giymek istediğinizde, üzerinizde bu desene sahip sadece tek bir parça olmasına dikkat edin. Yalnızca ayakkabılar ya da yalnızca çanta gibi.

25- Kısa Şort

Açıkçası, bu da doğru giyildiğinde ofiste tarz durabilecek trendlerden biridir. Kalçanızı ortaya çıkaran şortlar kesinlikle yanlış tercihtir.

Yerine Beni Dene: Şehir şortu denen şortlardan arayın. Dizin hemen altına gelirler ve güzel bir ceketle ve topuklu ayakkabıyla kombine edebilirsiniz.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND