Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Özgeçmiş hazırlama yöntemleri !

Profesyonel iş hayatında sizin, arzuladığınız iş teklifini almanızı ve mülakat aşamasına ulaşmanızı sağlayacak olan en etkili araç, kurallara uygun olarak tasarlanmış şahsi hedeflerinizi, kabiliyetinizi içeren özgeçmişinizdir. Bir çok kişi özgeçmişin iş başvurusunda formalite gereği hazırlanması gereken bir belge olduğunu düşünerek oldukça büyük bir yanılgıya düşerler. Aksine, özgeçmişiniz sizi hiç tanımayan yöneticiye kendinizi tanıtacak bir satış belgesidir ve kesinlikle çok önemlidir.

Diğer adaylar arasında ön plana çıkmanız için özgeçmişinizin çok etkileyici ve dinamik olması gerekir. Okuyucunun, işverenin ilgisini çekmeli, iyi bir özgeçmiş;
Hakkınızda iyi bir izlenim yaratmalı,
Sahip olduğunuz, başvurulan işle ilgili niteliklerinizi ön plana çıkarabilmelidir.

AMACI NEDİR?

Özgeçmişiniz, işvereni başvurduğunuz pozisyona uygun niteliklere sahip olduğunuza inandırmanın ilk aşamasıdır. Bu amacınızı özgeçmişinizde göstermeniz için içeriğinde bulundurmanız gerekenler ise:

Başvurduğunuz işle doğrudan ilgili becerileriniz,
İşle doğrudan ilgili profesyonel iş tecrübeniz,
Pozisyonu doğrudan ilgilendiren diğer adaylarda bulunmadığınıza inandığınız kişisel özellikleriniz ve becerileriniz,
Başvurulan işin gereklerini tam olarak anladığınızı doğrulayan bölümlerdir.
ÖZGEÇMİŞİNİZİ MÜMKÜN OLDUĞU ORANDA BASİT OLARAK TASARLAYIN…

En iyi özgeçmiş en basit olarak hazırlanmış olanıdır. Ülkemizde, ilan edilen herhangi bir pozisyon için yüzlerce başvuru yapıldığını ve gerçekten zamanı kısıtlı olan yöneticinin her özgeçmiş için arzu edilen oranda zaman bulamayacağını unutmayın.

KISA OLMALI…

İdeal olan özgeçmişinizin bir A4 boyutundan fazla olmamasıdır. Buna karşın kişinin tecrübesi arttıkça ve profesyonel iş hayatı daha uzun süreleri kapsadıkça ikinci sayfaya taşmasının hiç bir sakıncası yoktur. Eğer buna uygun format tespit edilirse, okuyucunun ilgisi arzu edilen oranda çekilebilir. Çok az olmakla birlikte, bazı adayların el yazısı ile biyografi türü uzun özgeçmiş taraftarı olduklarını görüyoruz. Bu tip özgeçmişlerin okuyucunun ilgisini kesinlikle çekmediğini unutmayın. El yazısı ile özgeçmiş hazırlama yöntemini kullanan kişilerin bu düşüncesi, ülkemizde iş başvurusu yapılan bazı kuruluşların adayları seçme yöntemi olarak grapholojiyi (el yazısı kullanılarak karakter tahlili) kullandıklarını düşünmelerinden kaynaklanmaktadır. Buna karşın yapılan çağdaş araştırmalar grafolojinin güvenilirliğinin olmadığını ortaya çıkarmıştır.

KOLAY OKUNABİLMELİ…

Amaç, özgeçmişin okunaklı olmasını sağlamaktır. İdeal bir özgeçmiş kesinlikle el yazısı kullanılarak oluşturulmamalıdır. Mümkün olan en son teknolojiyi kullanmaya özen gösterin. Bilgisayarla yazılmış olan özgeçmiş en iyi sonucu verir. Yazı karakterlerini seçerken, göz yoran süslü karakterlerden uzak durun. (En okunaklı yazı karakterlerinin Times New Roman veya Arial olduğu tespit edilmiştir.) İşverene büyüteç kullanmasını gerektirecek 10 puntodan küçük karakter kullanmayın. Gereğinden fazla koyu (bold), yatık (italik) veya altı çizili kelimelere yer vermeyin. Kesinlikle figür kullanmayın. Kullanılacak en uygun kağıt rengi beyazdır. Ama abartılı olmamak kaydı ile açık gri, fildişi renkli kağıtların kullanılabileceğini de eklemek gerekir. Eğer yaratıcılık gerektiren bir pozisyona başvuru yapıyorsanız, kağıt rengi ve yaratıcılığınızı ön plana çıkaracak birtakım logolar, figürler kullanmanızda herhangi bir sakınca yoktur. Bu tip tasarımlara daha çok mimar, reklamcı veya tasarımcı özgeçmişlerinde rastlanmaktadır.

Amacın okuyucunun sizden almayı arzuladığı bilgilerin mantıksal bir çerçevede sunulması olduğunu unutmayın.

POZİSYONLA İLGİLİ OLMALI …

Özgeçmişinizi değerlendiren işverenin, bu aşamada kafasında iki soru bulunmaktadır.

Başvuran kişi bu işi başarabilir mi?
Firma çalışanlarına uyum sağlayabilir mi?
Özgeçmişinizde bu iki soruya sağlıklı cevaplar yer almalıdır.

OLUMLU BİR İZLENİM YARATMAK…

İşverene, özgeçmişinizi hazırlarken zaman harcadığınız, yazı karakterinden formatına kadar her türlü detaya özen gösterdiğiniz imajını vermelisiniz. Özgeçmişiniz profesyonel görünmeli ve ilk anda dikkat çekebilmelidir. Amacınız okuyucunun nitelikleriniz hakkında hemen bilgi sahibi olmasını sağlamaktır. Özgeçmişiniz ve dolayısıyla sizle ilgili kötü imaj yaratacak bazı hatalar:

Özgeçmişinizin veya ön mektubunuzun fotokopilerini göndermek,
İmla hataları yapmak
El yazısı ile özgeçmişinizde değişiklik yapmak ( Genelde görülen adayın değişen telefon numarası, adresi veya son pozisyonu ile ilgili bilgileri el yazısı ile yenilemesi ve eski bilgilerin üzerini karalamasıdır.)
Kesinlikle her başvuru için yeni özgeçmiş oluşturun.

ÖZGEÇMİŞ YAZARKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKEN TEMEL KURALLAR…

Cümleleri ve paragrafları kısa tutun. (10 satırdan daha fazla bilgiye yer vermeyin)
Ön plana çıkmasını arzu ettiğiniz paragraflar için belirleyici yönlendirici işaretler kullanın. (Büyük puntolu noktalar vs)
Aynı ifadeyi sağlayan ağır bir tanımlama yerine basit anlatım tarzını tercih edin.
Başarılarınızı tam anlamı ile desteklemek için sayısal değerler kullanın.
İkinci bir kişinin imla hatalarını düzeltmesi için özgeçmişinizi okumasını sağlayın.
Başvurulan işle doğrudan ilişkili olmadığı sürece hobilerinize, gönüllü çalışmalarınıza yer vermeyin.
Desteksiz olarak kendinizi övücü cümlelerden uzak durun. “Çok başarılı ve zeki bir araştırmacıyım” yerine ” İki büyük araştırma projesini tamamladım” tipi anlatım tarzını tercih edin.
Konunuzla ilgili teknik terimleri herkes tarafından anlaşılabilecek şekilde ifade etmeye çalışın.
Özgeçmişinizi edilgen bir ifade oluşturan (Ahmet Yanılgan İstanbul’da doğmuş ve üç satış geliştirme projesi gerçekleştirmiştir) yaklaşımlardan uzaklaşın.
ÖZGEÇMİŞLERDE EN SIK RASTLANAN ON YANLIŞ

Çok uzun özgeçmiş (A4 boyut idealdir.),
Düzensiz, dağınık ve herhangi bir formata uyarlanmamış,
El veya kötü bir daktilo yazısı,
Hiç bir şey ifade etmeyen uzun paragraflar,
Az veya eksik bilgi (adres, telefon veya doğum tarihinin unutulması vb.),
Amaca veya pozisyona yönelik olarak hazırlanmamış olması,
Çağdaş özgeçmişlerde bulunması gerekmeyen, boy, kilo, sağlık durumu, eşin veya çocukların adları okullar gibi ilgisiz bilgiler,
İmla hataları,
Aşırı göz alan renkli kağıt kullanmak, fotoğraf (vesikalık fotoğraf hariç olmak koşulu ile) veya referansları, kurs sertifikalarını ve diplomaları ilave etmek, dosya içerisinde sunum yapmak,
Gerekli olduğu durumlarda ön yazı/mektup yazmamak,
ÖZGEÇMİŞ FORMATLARI…

FORMAT SEÇİMİ…

Özgeçmişinizin formatını belirlemeden önce profesyonel iş hedeflerinizi tam anlamı ile tespit etmiş olmalısınız.

Özgeçmişinizde yer almasını istediğiniz konu başlıklarının, detayların dökümünü yapmanın ardından, profesyonel ve şahsi niteliklerinizin okuyucunun yoğun ilgisini çekebilecek bir standart format oluşturmanız gerekecektir. Kesinlikle arkadaşlarınızın veya herhangi bir kitapta gördüğünüz formatı kopyalamayın. Her adayın niteliklerinin, profesyonel hayatının değişiklikler gösterdiğini unutmayın. Kendi tarzınızı oluşturun. Bununla birlikte bazı çok sık kullanılan format tiplerini de gözden geçirmenizde oldukça faydalı olacaktır. Seçilen formatın her kişi için farklı özellikler taşıması kadar doğal bir olgu olamaz. Bazı çağdaş format örnekleri:

KRONOLOJİK

Ülkemizde en yoğun olarak kullanılan özgeçmiş formatıdır. En son bulunulan pozisyon en üstte yer almak koşulu ile profesyonel tecrübe tarihler muhakkak belirtilerek sıralanır. Son pozisyonunuza mümkün olduğu kadar fazla yer vermelisiniz. Pozisyonunuzun titri ve firma ismi ön plana çıkarılır.

AVANTAJLARI

Profesyonel iş hayatınızdaki devamlılığı ve kariyer gelişmenizi gösterir. Çalışılan firmaların isimlerini ve pozisyonları ön plana çıkarır. Kariyer ve profesyonel iş hedefleri, eğer iş hayatınızı destekliyorsa ve çalıştığınız firma isimleri kariyerinize prestij sağlıyorsa bu formatı rahatlıkla kullanabilirsiniz.

KRONOLOJİK ÖZGEÇMİŞ FORMATININ AVANTAJ SAĞLADIĞI DURUMLAR

Son çalıştığınız iş yeri iyi biliniyor ve kariyerinize bir prestij sağlıyorsa,
Eğer iş hayatınız boyunca aynı iş sahasında bulundunuz ise,
Kariyer gelişiminiz bir gelişim ve ilerleme gösteriyorsa,
Bulunduğunuz pozisyonlar etkileyici ise,
kronolojik format size avantaj sağlayacaktır.

KRONOLOJİK ÖZGEÇMİŞ FORMATININ DEZAVANTAJ YARATTIĞI DURUMLAR

Kariyer hedeflerinizde çok değişiklik varsa,
Çok sık iş değişikliliği yaptıysanız,
Yaşınızın ön planda olmasını istemiyorsanız,
Aynı firma ve pozisyonda uzun süredir bulunuyorsanız,
İş hayatından uzun bir süre uzak kaldıysanız,
kronolojik formatı kullanmamanız şiddetle tavsiye edilir.

FONKSİYONEL

Bu format türü, başarılı olduğunuz konuları, tecrübenizi ve güçlü olduğunuz özelliklerinizi, kariyer hedefleriniz dahilinde destekleyici bir rol oynar. Sahip olunan pozisyonlar ve kronolojik iş hayatınız tamamen gözardı edilir.

AVANTAJLARI

Özellikle vurgulamak istediğiniz profesyonel nitelikleriniz ile ilgili esneklik sağlar. İş hayatına giren yeni mezunlara, iş hayatından uzak kalmış adaylara ve özellikle kariyer değişikliği arzulayan kişiler için ideal format tipidir.

FONKSİYONEL ÖZGEÇMİŞ FORMATININ AVANTAJ SAĞLADIĞI DURUMLAR

Bulunduğunuz pozisyonda kullanamadığınız nitelikleri vurgulamak istediğinizde,
Kariyer (meslek dalı) değişikliği durumlarında,
İş hayatına yeni başlanıldığında,
Uzun süre iş hayatından uzak kalınan durumlarda,
İş hayatınızdaki kariyer gelişiminiz arzu edilen ölçüde değilse,
İş hayatınızın büyük bölümü danışmanlık pozisyonları veya geçici işlerden oluşuyorsa,
fonksiyonel formatı kullanabilirsiniz.

FONKSİYONEL ÖZGEÇMİŞ FORMATININ DEZAVANTAJ SAĞLADIĞI DURUMLAR:

Eğer kariyerinizdeki büyümenizi ön plana almak istiyorsanız,
Eğitimci veya kamu sektörü çalışanı iseniz,
İşinizde oldukça kısıtlı fonksiyonlarda görev aldıysanız,
Özellikle son çalıştığınız firmanın ismi oldukça prestijli ise,
fonksiyonel özgeçmiş formatını kullanmayınız.

HEDEFE YÖNELİK

Bu özgeçmiş formatı spesifik olarak ilan edilen veya başvurulan pozisyon için düzenlenebilir. Öncelikle, ilan edilen veya başvurulan pozisyonunun talep ettiği nitelikler tespit edilir ve aday kendinde varolan bu özelliklerden ön plana çıkarılması gerekenleri belirli bir format dahilinde ortaya koyar. Her yeni durum için ayrı özgeçmiş yazılmasında herhangi bir sakınca yoktur. Örneğin, pozisyon hızlı tüketim malları sektörünü ilgilendiriyor ve bu sahadaki tecrübe önem kazanıyorsa, adayın bu alandaki tecrübelerini ön plana çıkarmasına, hedefe yönelik format tam anlamı ile yardımcı olur.

AVANTAJLARI

Seçilen iş veya pozisyon ile ilgili adaya esneklik sağlar ve özgeçmişin ön plana çıkmasında oldukça önemli bir rol oynar. Hedeflenen alan veya pozisyonun niteliklerinin tam anlamı ile özümsendiğini ve bilinçli bir başvuru olduğu imajını işveren üzerinde başarı ile yaratır.

HEDEFE YÖNELİK ÖZGEÇMİŞ FORMATININ AVANTAJ SAĞLADIĞI DURUMLAR

İş hedefleriniz hakkında kafanızda herhangi bir şüphe yoksa,
Eğer profesyonel iş hayatınızda oldukça farklı konularda uzmanlaştınızsa ve her uzmanlık konunuz için ayrı bir özgeçmiş oluşturmak istiyorsanız,
Tecrübe kazanmadığınız ama sahip olduğunuza inandığınız konuda çalışmayı arzuluyor ve bu yönünüzü ortaya koymak istiyorsanız,
Hedefe yönelik formatı kullanabilirsiniz.

HEDEFE YÖNELİK ÖZGEÇMİŞ FORMATININ DEZAVANTAJ SAĞLADIĞI DURUMLAR

Aynı dönem içerisinde birden fazla işe başvurmak istiyorsanız,
Sahip olduğunuz özelliklerden tam olarak emin değilseniz,
Hedefe yönelik özgeçmiş formatını kullanmayınız.

YABANCI DİLDE ÖZGEÇMİŞ YAZMANIN KURALLARI

Özellikle son yıllarda, bir çok aday özgeçmişini yabancı dilde oluşturmakta ve bu konuda büyük bir çoğunluk oldukça ölçüsüz davranmaktadır. Bunun sebebi yabancı dil bilgisinin yanlızca yabancı dilde özgeçmiş hazırlama yoluyla işverene aktarabileceği düşüncesinden kaynaklanmaktadır.

TEK SAYFA KURALI

Adayın bu konuda oldukça dikkatl idavranması ve özgeçmişini A4 boyutunda (dosya kağıdı boyutu) bir sayfaya sığdırması gereklidir. Bilimsel olmayan bir anket çalışmasına göre özellikle personel veya insan kaynakları yöneticileri bir sayfadan fazla olarak ifade edilmiş olan özgeçmişlerin okunabilirlik veya dikkat çekme olasılıkların tek sayfa olarak düzenlenmiş özgeçmişlere göre yaklaşık % 20 veya üzeri şansının azaldığını belirtmişlerdir.

Yüzlerce özgeçmiş arasında ön plana çıkmak istiyorsanız on tane iş değiştirmiş veya üç üniversite bile bitirmiş olsanız özgeçmişinizi tek sayfaya sığdırmaya çalışın. Adından da anlaşıldığı gibi söz konusu olan özgeçmişinizdir; biyografiniz veya hayat hikayeniz değil! Doğal olarak her kural da olduğu gibi, tek sayfa kuralında da bazı istisnalar olabilir: Eğer profesyonel konunuz ile ilgili oldukça fazla sayıda yazınız, başarıyla bitirdiğiniz işverenin ilgisini derhal çekecek oldukça fazla sayıda projeniz varsa, bir sayfayı aşmamak koşulu ile ilave bir sayfa kullanabilirsiniz. Ama yinede bu tip ek bilgilerin mülakat esnasında sunulmasında yarar vardır. Bu konudaki bir diğer istisnada, eğer personel danışmanlığı firmalarına başvuruyorsanız ortaya çıkacaktır. Özellikle, değişik sektörlerde faaliyet gösteren danışmanlık firmaları adaylar ile ilgili mülakat öncesi sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için aday hakkında oldukça fazla bilgiye ihtiyaç duyarlar. Profesyonel danışman için kendinizi tanıtmakta formatın veya sayfa sayısının çok önemli olmadığını, aksine hakkınızda verilebilecek her türlü bilgiyi aktarmanızda büyük fayda olduğunu tek sayfa kuralına bir istisna olarak göstermekte yarar vardır.

ÖN YAZI KURALLARI

Özgeçmişin ayrılmaz bir parçası olan ön yazınızı oluştururken bazı önemli kuralları gözönüne almalısınız. Özgeçmişinizi ne kadar kendinize özgü olarak oluşturmaya çalışırsanız çalışın yine de bazı temel ve vazgeçilmez kuralların dışına çıkamazsınız. Ama ön yazı (mektup) iş başvurunuzu bazı kalıpların dışına çıkararak şahsileştirmeniz ve başvuru yaptığınız işverenle birebir ilişki sağlayabildiğiniz bir araçtır. İş başvurularınız sırasında ön plana çıkmanızda oldukça önemli bir araç niteliği taşıyan ön yazı hazırlanırken bazı temel kurallara dikkat edilmelidir.

1.ÖN YAZIDA İLGİLİ ŞAHSIN İSMİ BELİRTİLMELİDİR.

Ön yazı da kesinlikle işe alma kararını verecek kişi veya makam belirtilmelidir. Bunun için başvuru öncesinde ilgili firma aranarak başvurunun kime yapılması gerektiği konusunda bilgi alınmalıdır. İlgili kişiye hitabıyla başlayan önyazıların kesinlikle itici bir yöne sahip olduğunu unutmayın. Çünkü bu şekilde yazılan ön yazılarının, adayın sadece adet yerini bulsun diye hazırladığının en büyük göstergesidir. Ayrıca ” İlgili kişiye ” yazarak gönderdiğiniz özgeçmişinizin gerçek anlamda konuyla ” ilgili ” kişiye ulaşacağından asla emin olamazsınız. Eğer firma içinden herhangi bir isim sağlamanız mümkün değilse en son çare olarak “İnsan Kaynakları Bölümü” veya “Personel Bölümü” dikkatine ibaresini ön yazınızda belirtebilirsiniz.

2. STANDART FORMATLARA BAĞLI KALMADAN KENDİ YAZIM TARZINIZI AKTARIN.

Personel departmanı çalışanları veya İnsan kaynakları uzmanları oldukça fazla sayıda özgeçmiş ve dolayısıyla ön yazı ile karşılaştıkları için oldukça hızlı bir şekilde başvuruları gözden geçirir ve aradıkları bilgiye ulaşırlar. Ön yazınızın okunmasını sağlamak için abartılı olmamak koşulu ile standard formatlar veya yazım tarzları dışına çıkmalısınız.

3. NEDEN MÜLAKATA ALINMANIZ GEREKTİĞİ SORUSUNU ÖN YAZINIZDA CEVAPLAYIN.

Firmalar personel istihdamını ihtiyaçtan dolayı değil, istihdam edecekleri kişinin yaratacağı katma değeri göz önüne alarak yaparlar. Bu bilginin ışığında bu aşamada göz önünde tutulması gereken prensip sizin firmadan beklentileriniz değil, firmanın sizden ne fayda sağlayacağıdır. Bu yüzden, işvereni önyazınız vasıtası ile firmasına ne kadar faydalı olacağınızı kanıtlamalı ve mülakat aşamasına geçmeyi hedeflemelisiniz.

4. MÜLAKAT TALEBİNİZİ BELİRTİN.

Ön yazınızın sonunda mülakat talebinizi muhakkak belirtmelisiniz. Bu sizin işi ve işvereni ne kadar ciddiye aldığınız konusunda belirleyici bir koşuldur. Daha ileri giderek mülakat için uygun olacağınız tarih aralığını veya işvereni arayacağınız günü de belirtebilirsiniz.

YENİ MEZUNLARIN ÖZGEÇMİŞ FORMATI

İş tecrübesini ön plana çıkarmayan fonksiyonel veya hedefe yönelik özgeçmiş formatı, en uygun format özelliğini taşımaktadır. Yeni mezunların kendilerini tam anlamı ile ifade etmelerini sağlar.
Üniversite hayatınızda yaptığınız işler (part-time iş tecrübelerinizi ve stajları da ilave edebilirsiniz) konunuzla ilgili edindiğiniz veya sosyal tecrübelerinizi ön plana çıkarmalısınız.
Kendinize ne kadar güvendiğinizi ve eğitimini gördüğünüz konuya ne kadar hakim olduğunuzu belirtmekten kaçınmayın.
Kesinlikle imla hatası yapmamaya özen gösterin ve özgeçmişinizi göndermeden önce objektif bir göz tarafından değerlendirilmesini sağlayın.
Değişik iş olanakları için değişik hedeflere yönelik özgeçmişler hazırlayabilirsiniz. Fakat kesinlikle başvurduğunuz bir pozisyon veya firmaya kısa aralıklarla farklı özellikler veya format taşıyan özgeçmişler göndermeyin. İki farklı format veya içerik işverenin kafasında soru işaretleri oluşturabilir.
İşe başvuru işlemlerinin oldukça uzun sürdüğünü de unutmadan, eğitiminizi bitirmeden önce formatınızı oluşturmaya çalışın.
ÖZGEÇMİŞTE BULUNMASI/BULUNMAMASI GEREKENLER:

ADRES, TELEFON, CEP TELEFONU, ELEKTRONİK POSTA ADRESİ

Adres tam ve eksiksiz yazılmalıdır. Posta kodu da hızlı erişim için ilave edilmelidir. Çünkü çoğu firma eğer başvurunuza olumsuz bir cevap verilecekse posta adresinizi kesinlikle talep ederler. Adaylarla en kolay iletişimi sağlayacak olan cep telefonu numarası ve e-mail adresine de özgeçmişde yer verilmelidir. İşyeri telefonundan adayın aranması, çalıştığı işyeri ve aday açısından sorun teşkil edebileceği için iş telefonunun verilmemesi uygun olur. Aday sorulara rahat cevaplar veremez ve telefon mülakatı sağlıklı olarak gerçekleşemez. Ayrıca ev telefon numarasına yer verilmesine ve hangi saat aralığında aranılması gerektiğinin de belirtilmesinde büyük fayda vardır.

İŞ ADRESİ

İş adresinin özgeçmişinizde yer almasına hiç gerek yoktur. Çünkü istihdam gibi oldukça gizlilik isteyen bir konu için şu anda çalışılan işyerine herhangi yazılı bir cevap gönderilmesi sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Bir çok işveren özellikle red mektuplarını kendi antetli zarflarıyla göndermeyi tercih ederler. Gizlilik konusunda hassas davranmayı ihmal eden bir sekreterin kurbanı olabilirsiniz.

DOĞUM TARİHİ

Doğum tarihinin kesinlikle yazılması gereklidir. Ama detaylı olarak gün veya ayı içermesi gerekmez. Ülkemizde istihdam açısından doğum tarihinin çok önemi vardır. İşe alma kararını doğrudan etkileyebilir. Amerika veya Avrupa’ da bazı istihdam kanunları ve kuralları gereği aday hakkında herhangi bir ön yargıya yol açmaması için özgeçmişe doğum tarihinin yazılması yasaklanmıştır. Bu yüzden, Amerika veya Avrupa’da geçerli olan özgeçmiş formatlarını kullanan bazı adayların doğum tarihlerini yazmayı ihmal ettikleri ve başvuruları ile ilgili olumsuz sonuçlar aldıkları gözlenmektedir.

DOĞUM YERİ

Doğum yerinin özgeçmişinizde bulundurulmasına hiç gerek yoktur.

ASKERLİK GÖREVİ

Firmaların erkek adayları istihdam etme kararını en çok etkileyen faktörlerden biri de askerlik hizmetinin tamamlanmış olup olmamasıdır. Erkek adayların, eğer bu görevlerini bitirmişlerse, bunu açık olarak belirtmeleri, eğer askerlik görevleri tecilli ise tecil edilen tarihi detaylı olarak not etmeleri gerekmektedir. Bu konu, istihdam aşamasında herhangi bir yanlış anlamaya ve zaman kaybına engel olmak için ayrıntılı olarak özgeçmişte yer almalıdır. Eğer ileri bir yaştaysanız askerlik konusuna özgeçmişinizde yer vermenize gerek yoktur. İşveren yaşınız itibarı ile askerlik yaptığınızı kolaylıkla tespit edebilir.

ASKERLİK SIRASINDA EDİNİLEN PROFESYONEL TECRÜBE

Eğer askerlik göreviniz sırasında mesleğinizi devam ettirme şansını elde ettiyseniz özgeçmişinizde muhakkak yer verin. Aksi taktirde bu konuyu detaylandırmanıza gerek yoktur.

SAĞLIK DURUMU

Sağlık durumunuzla ilgili bilgileri özgeçmişinizde belirtmeyin. Buna karşın çalışmanızı doğrudan etkileyecek oranda bir sağlık engeli bulunuyorsa, bu durumun özgeçmişinizde detaylı olarak açıklanması zaman kaybını önleyecektir.

MEDENi HAL

Medeni halinizi kesinlikle açık olarak belirtin; bekar, evli, dul veya boşanmış gibi. Bazı özgeçmişlerde eşinden ayrılmış adayların medeni hal bölümüne bekar yazdıkları görülmektedir. Bu durum sizi yanlış bilgi verdiğiniz için zor duruma düşürebilir. İşveren için işe başvuran adayın bekar olması, eğer iş yoğun olarak seyahati gerektiriyorsa önemlidir. Ülkemizde, işverenler erkek adayın evli olmasının daha düzenli bir yaşam sağlayacağı ve işine daha iyi sarılacağı önyargısı ile, evli adayları tercih etmektedirler. Buna karşın bayan adaylar açısından bakılacak olursa; işveren genellikle bekar adayları tercih etmektedirler. Çünkü, bayan çalışanlara evliliğin getirdiği ek sorumluluklar dolayısıyla işin gerektirdiği sık seyahat programına uyum sağlamalarını engellemektedir.

SÜRÜCÜ EHLİYETİ

Eğer başvuru yapılan pozisyonda ehliyet gerekliliği ortaya konuyorsa belirtilmeli, aksi taktirde yer verilmemelidir.

BOY, KİLO, KAN GRUBU

Özgeçmişinizde kesinlikle yer vermemeniz gereken bir bilgidir.

EŞİNİN ADI SOYADI ÇOCUKLARIN ADLARI YAŞLARI VE OKUDUĞU OKULLAR

Bu tür aileye ilişkin bilgilerin detaylı olarak özgeçmişinizde yer almasına profesyonel açıdan gerek yoktur. Mülakat sırasında, iş teklifi aşamasına gelmeden önce işveren adayın aile hayatını zaten derinlemesine sorgulamayı isteyecektir.

İŞ TECRÜBESİ

İş tecrübesine ne ölçüde ve ne oranda yer vereceğiniz kullanmayı düşündüğünüz özgeçmiş formatı ile doğru orantılıdır.

EĞİTİM; ÜNİVERSİTE, MASTER, DOKTORA

Üniversite mezunları özgeçmişlerinde bitirdikleri üniversitelerine, bölümlerine ve mezuniyet yılına kesinlikle yer vermelidirler. Ayrıca mezuniyet derecesinin de bu konu başlığına ilave edilmesi faydalı olacaktır.

Eğer lisansüstü dereceniz bulunuyorsa, eğitim durumunuzu belirten bu bölüme yine yüksek lisans veya doktora yaptığınız üniversiteyi, bölümü ve bitirme derecesini yazmanızda gerekli olacaktır. Akademik çalışmalarınız ve yazılarınız oldukça fazla ise ve bu bilgiler bir işe kabülünüz için gerekli ise, ayrı bir kağıt kullanmanız ve detaylı listenizi mülakat sırasında takdim etmeniz olumlu olacaktır. Devam ettiğiniz halde diploma alamadığınız üniversite/üniversiteleri bu bölümde kısaca belirtmeniz, işverenin eğitim hayatınızdaki sürekliliği görmesi açısından oldukça önemlidir. Üniversiteden mezuniyetiniz bir veya iki yıl olmuşsa profesyonel tecrübenizi desteklemek için stajlarınızı da eğitim bölümüne ekleyebilirsiniz. Ayrıca yeni mezunların, mezuniyet belgelerini ve diplomalarını özgeçmişlerine iliştirdikleri gözlemlenmektedir. Bu aşamada bunu yapmanıza hiç gerek yoktur.

EĞİTİM: LİSE, ORTAOKUL, İLKOKUL

Eğer başvurduğunuz pozisyon yabancı dil bilgisini ön planda tutuyor ve sizde yabancı dilde eğitim yapan bir lise veya ortaokuldan veya mesleğinizle ilgili bir meslek lisesinden mezun oldunuzsa bitirme derecesi ve yılı ile birlikte belirtmenizde fayda vardır. Aksi taktirde yer vermenize gerek yoktur.

YABANCI DİL BİLGİSİ VE SEVİYESİ

Başvuru yaptığınız pozisyon yabancı dil bilgisi gerektiriyorsa muhakkak belirtilmelidir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken nokta, yabancı dil bilgisi seviyeniz konusunda özgeçmişinizde gerçek ve tutarlı bilgi aktarmanızdır. Çoğu aday kendilerine avantaj sağlayacağı umuduyla yabancı dil bilgi seviyeleri konusunda abartılı yaklaşımlarda bulunmaktadır. Gerçek anlamda bir yabancı dil bilgisine sahip olmadığı halde bu konudaki bilgisine mükemmel yazan adayları görmek artık personel veya insan kaynakları uzmanları için şaşırtıcı bir olay olmaktan çıkmıştır. Fakat aday, bu yanlış bilgi yüzünden özellikle mülakat sırasında oldukça zor durumda kalabilmektedir. Bu tip durumlarla karşılaşmamak için adayların yabancı dil bilgisi seviyelerini belirtirken abartıdan kesinlikle uzaklaşmalarını ve dil seviyelerini destekleyici unsurlara (Yabancı dil kurs diplomaları, Yabancı dilde eğitim yapan kurumlardan mezuniyet belgeleri veya TOEFL sonuçları vs) muhakkak yer vermeleri gerekir. Yabancı dil seviyesini belirtmek için; Çok iyi, iyi, orta, az gibi kelimelerle yabancı dil bilginizi sınıflandırmanız uygun olacaktır.

PROFESYONEL EĞİTİMLER, SEMİNERLER

Profesyonel çalışanın kendine veya işveren tarafından personele yapılan yatırımların en önemlisi eğitimler ve seminerlerdir. Profesyonel yöneticiler özgeçmişleri incelerken özellikle alınan eğitimlerin üzerinde dururlar. Özgeçmişinizde kesinlikle detaylı olarak belirtin. Özellikle üst düzey ve orta kademe pozisyonlar için oldukça önem taşırlar. Aldığınız eğitimlerin ve katıldığınız seminerlerin kısaca konu başlığını, yerini ve zamanını belirtmeniz faydalı olacaktır.

ÜYE OLUNAN KURULUŞLAR

Mesleğinizle doğru orantılı olmak kaydı ile ve başvurunuz sırasında size artı puan kazandıracağınıza inandığınız profesyonel kuruluşlara üye iseniz (Meslek Odaları, Barolar, İş adamları Dernekleri vs) bunlara özgeçmişinizde yer vermeniz faydalı olacaktır. Fakat başvurunuz veya mesleğiniz ile doğrudan ilişkili olmayan dernek veya kuruluşlara (Spor klüpleri, yardım kuruluşları vs) özgeçmişinizde yer vermenizin hiç bir anlamı yoktur.

HOBİLER

Başvurulan pozisyonla doğrudan ilgili ise kısa olmak kaydı ile hobilere yer vermekte fayda görülmektedir.

BİLGİSAYAR BİLGİSİ

Bilgisayar teknolojisinin yaygınlaşması, her adayın belirli bir seviyede bilgisayar bilgisine sahip olması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Kısaca bildiğiniz paket programları sıralayabilirsiniz. Ama eğer başvurduğunuz pozisyon profesyonel bilgisayar tecrübesi gerektiriyorsa daha detaylı bir bilgiyi özgeçmişinizden ayrı bir kağıtta belirtmeniz daha faydalı olacaktır. Özellikle bilgisayar bilgisi gerektiren mühendislik pozisyonlarında mümkün olduğu kadar yazılım ve donanım bilginizi ortaya çıkaracak detay vermelisiniz.

YURTDIŞI SEYAHATLER

Eğer bir referans noktası olarak yurtdışına yaptığınız seyahatler, başvurduğunuz pozisyonla (özellikle uluslararası pazarlama ve ihracat pozisyonları) doğrudan ilgili ise özgeçmişinizde kısaca belirtebilirsiniz. Profesyonel iş hayatınızla doğrudan ilgili değilse, yaptığınız turistik seyahatleri belirtmeniz kesinlikle çok gereksiz olacaktır.

REFERANSLAR

Referansların mülakat aşaması veya daha sonrası işverenin talebi üzerine verilmesi daha uygundur. Bu aşamada özgeçmişte yer verilmemeli ve ” referansların daha sonra istek üzerine temin edileceği ” kısaca yazılmalıdır. Özellikle yeni mezun adayların üniversite öğretim üyelerinin isimlerini veya tanıdıklarını, aile dostlarını özgeçmişlerine dahil ettikleri görülmektedir. Referans olarak gösterilecek şahısların, sadece profesyonel iş hayatınızda sizin iş performansınızı değerlendirme imkanı elde etmiş kişilerden oluşması sağlanmalıdır. Bu açıdan yeni mezunların herhangi bir referans göstermelerine gerek yoktur.

DİĞER ÖZELLİKLER

Birçok aday �diğer özellikler� konu başlığı altında içki veya sigara içmediklerini, takım çalışmasına yatkın olduklarını veya seyahat için herhangi bir engelleri olmadığı gibi gereksiz bilgileri bulundurmaktadır. Bu tür bilgiler firma ile yapılacak olan mülakatlarda derinlemesine irdeleneceği için özgeçmişinizde bulundurmanıza gerek yoktur.

FOTOĞRAF

Son yıllarda birçok firma personel ilanlarında özgeçmiş ile birlikte adayın vesikalık fotoğrafını da talep etmektedirler. Bunun amacı adayın prezentasyonu hakkında ön bir bilgi alabilmektir. Eğer böyle bir istekle karşılaşırsanız, fotoğrafınızı muhakkak özgeçmişinize ekleyin. Fotoğrafın sizin gerçek görüntünüzü yansıttığına emin olun ve eski fotoğraflarınızı kullanmayın. Eğer elektronik posta aracılığı ile özgeçmişinizi gönderiyorsanız bu formata fotoğrafınızı eklemeniz mümkündür. Fotoğraf özgeçmişin sol veya sağ üst köşesinde yer almalı mümkünse yapıştırılmalıdır.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND