Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Önce hayal ettiler, sonra patron oldular

Önce her şey bir hayalden ibaretti. “Yapamazsın” dediler… Ancak onlar inatla hayallerinin peşinden gittiler. Sonra ne mi oldu? Birer küçük girişimciyken patron oldular. İşte girişimcilikten patronluğa yükselenlerin başarı hikayeleri…

Geleneksel el sanatlarından uzay mekiği motoru teknolojisine kadar farklı iş fırsatlarını kovaladılar kendi başarı öykülerini sıfırdan anlattılar… Girişimciyken patron olanlar, nasıl başardıklarını anlattı…

Emre Mermer, Ahmet Duyar, Ebru Çerezci, Güvenç Kılıç, Mehmet Aksel, Fatih İşbecer, Tania Eskinazi Gürüşçü, Nevzat Aydın ve Özer Hıncal… Bu isimlerin ortak noktası, bir düş kurup, onu gerçeğe dönüştürmek için var güçleriyle çalışmaları. Kimi olmayanı kimi ise var olanı yeniden yorumlayıp ortaya koydular. Sonuç neredeyse üç haneli büyüme rakamları! Üstelik başarıları sadece Türkiye ile de sınırlı kalmadı. İşte girişimciyken başarıları ile yurtdışına da açılan çiçeği burnunda girişimci patronlar…

Doğru kararın sırrı tecrübe
EMRE Mermer, ODTÜ işletme eğitiminin ardından 1997’de bu sektörde faaliyetine başladı. Süt danası, toptan et tedariki, Armutlu’daki perakende mağaza ve kuru dinlendirilmiş et derken işi bir restoran zincirine kadar taşıdı. Dükkan, Türkiye’nin ilk steakhouse’unu açıp ardından geliştirdiği DükkanBurger konsepti ile Erenköy, Şaşkınbakkal, Nişantaşı, Bebek ve Alaçatı’da olmak üzere 6 şubeye ulaştı. 2007’de Endeavor Girişimcisi seçilen, sonrasında ise Endeavor Yönetim Kurulu Üyesi olan Dükkan İstanbul’un kurucusu Emre Mermer, Akşam’ın sorularını yanıtladı…

l Başarıya giden yolu tarif eder misiniz?
İyi fikir… İyi fikrin arkasında durup, inanarak çok çalışmak. Fikir basit, çözüm üreten ve yeni pazarlar yaratma üzerine odaklı olmalı. Başarılı olmak için firsatları doğru görmek önemli. Dünyadaki yenilikleri takip etmek de önemli. Başarılı bir şirket yaratmanın sırrı düzenli IK’ya yatırım yapmaktan geçiyor.

l ’Olmazsa olmaz’lar listenizde ne var?
Kaçınılması gerekenler listesinin en başında ise kararsızlık geliyor. Ayrıca plan yapmadan, kontrolsüz ve borçlanarak büyüme yoluna gitmekten de girişimci kaçınmalı. Girişimcinin başarılı olabilmesi için, fikrini hayata geçirme cesaretinin gösteriyor olması şart. Çok sevdiğim bir söz var, ’Doğru karar vermek, peki nasıl doğru karar vereceksin? Tecrübe ile… Tecrübeyi nasıl kazanacaksın? Yanlış kararlarla…

Emre Mermer’den 3altın öğüt!
l Kontrollü risk almaktan korkmayın.
l İnsan ilişkilerine önem verin, network’ünüzü kuvvetlendirin.
l Kararlı olun…

NASA’ya ürün geliştirdi, GE ortak olmaya geldi
Prof. Dr. Ahmet Duyar’ın NASA için yaptığı bir projeyi ilerleterek geliştirdiği ürün bugün nükleer santrallerden ABD Deniz Kuvvetleri’ndeki gemilere kadar geniş bir yelpazede kullanılıyor.
1980’li yıllarda NASA’nın ricası üzerine bugün sahibi olduğu Artesis’in patentli ürünü MCM’in başlangıcı olan araştırmanın temelini atıyor ve uzay mekiği motorlarının bozulmadan önce uyarılmasını sağlayan teknolojiyi geliştiriyor. Bugün Türkiye’de Tüpraş, Pektim, Renault, Tofaş, Ülker, Unilever, Novartis, Bayer, Çumra Şeker, Konya Şeker, Ereğli Demir Çelik, Çimsa ve İski firmalar Artesis’in müşterileri arasında yer alıyor. Artesis’in patentli ürünü MCM, ABD’de yayınlanan Control Engineering dergisi tarafından dünyanın en iyi 40 ürünü arasında seçildi. Asıl çarpıcı gelişme ise 2010 yılında yaşandı. Bu müşteri portföyü ve peşpeşe gelen ödüller, dünya devi General Electric (GE Energy), 2010’da Artesis’in hisselerinin bir kısmını satın aldı.

Geleneksel el sanatını tasarımla birleştirdi 7 senede 400 kat büyüdü
EBRU Çerezci ve Güvenç Kılıç kardeşlerin kurduğu Hiref ile Anadolu’da Osmanlı zamanından kalma el işçiliğini ve el sanatlarını canlandırmaya çalışıyor. Kardeşler, iki kişiyle başladıkları yolculuklarına bugün 22 kişilik ekipleriyle devam ediyor. 7 senede 400 kat büyüyen şirket, yaklaşık 350 el sanatçıyla birlikte çalışıyor. Yurtiçinde 7, yurtdışında 2 satış noktası olan Hiref, 2011’de Katar, Suriye ve Lübnan’da yeni mağazalar açacak. Katar Doha’nın en önemli projesi Pearl’de dünyanın en lüks markalarının bulunduğu bölümde Mart 2011’de görücüye çıkmaya hazırlanan Hiref, Ürdün Kraliçesi’nin organizatörlüğünü yaptığı Jordanian River Foundation için özel tasarımlı ürünlerde üretti.

Bankalara yazılım yaptı, Obama ’Gel tanışalım’ dedi
GALATASARAY Lisesi’nde okurken gittiği ABD’de gördügü teknoloji devriminin Türkiye’de de yayılacağını öngören Fatih İşbecer, İTÜ’de öğrenciyken girişimciliğe soyunarak, web odaklı projeler üretmek üzere yola çıkıyor. 2000 yılında Pozitron’u kuran İşbecer, bugün Türkiye’nin en popüler mobil uygulamalarından olan İşCep ve Mobil Türk Hava Yolları projelerini hayata geçiriyor. 8 kişilik ekiple kurulan ve dört senede 9 kat büyüyen şirket, 11 banka ve THY’ye hizmet veriyor. Harvard Business School’un düzenlediği ’Global Business Plan’ yarışmasında birinci olan İşbecer, 2009’da Barack Obama’yla tanışmak için Türkiye’den davet edilen beş girişimciden biri oldu.

Paris Hilton ve Britney Spears aldı, ürünleri 35 ülkeye yayıldı
TAKAWEA, Türk motiflerinden esinlenilmiş desenlerin kullanıldığı kıyafet ve aksesuarlar tasarlıyor. Tania Eskinazi Gürüşçü’nün başında olduğu Takawear’in tülbent bezi üzerine yaptığı dizaynlardan ürettiği kıyafetler 35 ülkede, 250 satış noktasında, lüks butiklerde ve çok katlı mağazalarda satılıyor. Firmanın ürünlerini Paris Hilton, Nicole Richie, Jessica Simpson, Ashlee Simpson, Britney Spears ve Sieanna Miller gibi isimler giydi. Takawear, 2008’de Dallas Moda Haftası’nda hazır giyim kategorisinde güncel giyim dalında tasarım ödülü de kazandı.

110 milyon dolar hacim yarattı
NEVZAT Aydın, 2000’de Silikon Vadisi’ne yakın olmak için gittiği San Francisco Üniversitesi MBA programını yarıda bırakarak, İstanbul’a döndü ve Boğaziçi Üniversitesi dalış kulübünde tanıştığı iki arkadaşı ile Yemeksepeti.com’u kurdu. Yemeksepeti.com, bugün Türkiye’de 21 şehirde faaliyet göstermekle kalmayıp, yurtdışında Rusya ve Dubai’ye de açıldı. Şirket 2010’da yüzde 40 büyüdü, Türkiye ve yurtdışında toplam 110 milyon dolarlık iş hacmine ulaştı. 2011’de yüzde 40’lık büyüme öngören şirket, Türkiye ve Kıbrıs’ta toplam 4 bine yakın üye restoranla çalışıyor ve 800 binden fazla kayıtlı kullanıcıya sahip. Her gün yaklaşık 30 bin sipariş alan Yemeksepeti.com, 120 kişiye istihdam sağlamakla kalmadı, sadece geçen yıl istihdamını yüzde 30’dan fazla artırdı. Nevzat Aydın, Nisan 2010’da ABD Başkanı Barack Obama’nın gerçekleştirdiği Girişimcilik Zirvesi’ne tüm dünyadan davet edilen 150 girişimci arasında yer aldı.

Müşteri sayısı 7 bin oldu beş yılda yüzde 1.331 büyüdü
2002 yılında iki cazip iş teklifini geri çevirip kendi şirketi Arvento’yu kuran Özer Hıncal, GPS takip sistemleri alanında faaliyet gösteriyor. Arvento sistemleriyle araçların hızları, rotaları, duraklama yaptıkları yerler, çalışma saatleri
7 gün 24 saat izlenebiliyor. Şirketler sistem sayesinde zamandan, işgücünden ve yakıttan tasarruf ediyor. Ürünleri 15 ülkede satılan Arvento ile Türkiye’de 100 binin üzerinde araç takip ediliyor. Son beş yılda yüzde 1.331, 2010’da ise yüzde 54 büyüyen şirket, Deloitte tarafından yapılan araştırmada, Türkiye’de son beş yılın en hızlı büyüyen 9’uncu IT firması oldu. Turkcell, Avea, Akbank, Algida, Sağlık Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı ve Orman Genel Müdürlüğü olmak üzere Arvento’nun 7 binin üzerinde müşterisi var.

Türkiye’nin ilk aşçılık okulu kurdu, 2500 kişiyi mezun etti
MEHMET Aksel, dünyanın lider mesleki eğitim kuruluşu City&Guild’in akreditasyonuyla profesyonel aşçılık, pastacılık, barmenlik, yiyecek-içecek işletmeciliği ve servis standartları gibi başlıklarda mesleki eğiti ve uluslararası geçerlilikte diploma veren, Milli Eğitim Bakanlığı onaylı Türkiye’nin ilk ve tek özel profesyonel aşçılık okulunu kurarak, 6 yılda 2 bin 500’ün üzerinde mezun verdi. 2010 yılında 4 bin metrekarelik yeni kampus yatırımıyla mezun kapasitesini yılda 750’nin üzerine çıkaran Aksel, Mutfak Sanatları Akademisi ile 6 bini aşkın mutfak meraklısına amatör eğitimler de verdi. Yerli ve yabancı 60 markayla sponsorluk anlaşması olan MSA’nın 1 milyon euroluk yatırımla ilk ve tek 150 kişi kapasiteli ’mutfak auditorium’unu da kapılarını açtı.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND