Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Okulda öğrendiklerinizle “hayatta” zengin olamazsınız!

Ece Vahapoğlu ikinci kitabında sıfırdan zenginliğin zirvesine çıkmış kişileri inceliyor: “Okulda öğrendiklerinizle hayatta zengin olamazsınız! Neyse ki hayatı ””zengin”” yaşamak için okul gibi bir kitabınız var artık.” diyor. Kitap ile ilgili ayrıntılı bir röportaj bir tık ödete…

ŞİRİN SEVER
SABAH

Israrla ””zengin olmak öğrenilebilir”” diyor Ece Vahapoğlu… Hayattaki tecrübelerinden, iş adamlarının hayatlarından, onlarla konuşmalarından yola çıkarak ””Bugün Zengin Ol”” adlı kitabını yazdı. “Ben tüm Türkiye nüfusunu zengin edemem, isteyene yol gösteriyorum” diyor. İstekli varsa duyurulur

İşten çıkmak üzereyim bir akşam.. Maillerime bakıp çıkayım diyorum. Genç, sarışın bir kadının yazdığı kitabın kapağı yollanmış. Adı ””Bugün Zengin Ol…”” Tanıtım kokteyline bekleniyorum! Detay için biraz daha aşağılara kayıyorum. “Okulda öğrendiklerinizle hayatta zengin olamazsınız! Neyse ki hayatı ””zengin”” yaşamak için okul gibi bir kitabınız var artık” yazıyor. Nasıl yani! Biraz daha iniyorum…

“Kitap için Rahmi Koç, Sakıp Sabancı, Ferit Şahenk, Ahmet Zorlu, İshak Alaton, Kadir Has, Kemal Şahin, Hüsnü Özyeğin, Asım Kibar ve Saffet Ulusoy ile görüşüldü. Anlattıkları analiz edilerek ””zenginlerin zihin haritası”” çıkarıldı. İşte bu harita ekonomik özgürlük çabanızda yol haritanız olacak. Bu kitabı okuduktan sonra kimse size ””o kadar akıllıysan niye paran yok”” diyemeyecek.” ””Ne alaka ya!”” diyorum.

Türkiye””nin bu kadar zengini dururken, bu kadar ekonomi profesörü, bu kadar ekonomi yazarı dururken gencecik bir kıza mı kaldı zengin olmak için öğütler vermek! Hemen arıyorum karşısına dikilmek için. Ama sürpriiizz! Karşımda acayip kendine güvenen, inanmakla her şeyin hallolacağını savunan, önüne çok kesin hedefler koymuş, sırf bu yüzden işinden ayrılmış bir kadın oturuyor. Her şeye karşı bir tezi var. Laf olsun diye söylemiyor bunları; konuşurken gözlerinden heyecan fışkırıyor. Kilitlenip kalıyorsunuz. Acayip etkilendim.

Ece Vahapoğlu İstanbul””da doğmuş. Şişli Terakki Lisesi””ni bitirmiş. İşletme okuduğu ””The American University of Rome””u birincilikle bitirmiş. 2001 yılında Junior Chamber Türkiye Derneği tarafından ””Türkiye””nin En Başarılı Genci”” seçilmiş. Finans ve medya sektörlerinde çalışmış. Tam 5 yabancı dil biliyor. Beş baskı yapmış bir kitabı daha var: “Yabancı Dil Öğrenme Yolları.” Türkiye””nin genç başarı modeli olma yolunda hızla ilerliyor yani. Ve sadece 26 yaşında! Sahi siz 26 yaşında ne yapıyordunuz?

* Siz zengin misiniz; yani varlıklı biri misiniz? Kitaptaki işadamlarıyla ölçülecek kadar zengin değilim. Çalışmaya başladığım günden beri kendi ayaklarımın üstünde duruyorum. Bu özgürlük de beni çok mutlu kılıyor.

* Ya aileniz? Zenginlik kişiden kişiye değişir ama çok aşırı zengin diyemem. İki kızlarını özel okulda, bir tanesini yurtdışında okutacak kadar imkanları olan bir aile. Ama aşırı zenginlik, servet yok.

* Nasıl bir çocukluk geçirdiniz peki? Annem Boşnak, babam Adanalı. Fakat babam çok sert bir baba olduğu için çok rahat bir genç kızlık dönemi geçirmedim. Şişli Terakki””de okudum, okulum da çok disiplinliydi. O yüzden benim içimde hep üniversiteyi yurtdışında okuma isteği vardı. Babam da Belçika””yla iş yaptığı bir dönemde, ””Tamam sınavı kazanamazsan Brüksel””e gidebilirsin”” deyiverdi.

* Babanız ne iş yapıyordu? Dış ticaret. Ben de üniversite sınavını özellikle kazanmayıp Brüksel””e gittim. Uluslararası işletme okuyordum. Sonra bir ara dönemsel değişim programlarıyla Madrid””e gidip geldim. Öğrencilik hayatımın en güzel dönemi İspanya””daki o altı aydı. Brüksel””e dönmek istemedim. Roma””da American University of Rome””daki tek Türk””tüm. Okulu birinci bitirdim. 3 ayrı ülkede, 3 ayrı dil öğrenerek Türkiye””ye döndüm. İtalya””daki mezuniyet haberim Türkiye””de basına yansıdı ve büyük gurur kaynağı oldu ailem için.

* Türkiye””de iş bulabildiniz mi hemen? Bulamadım. Bu kadar yabancı dil biliyorum, üniversitedeyken uluslararası firmalarda staj yaptım, nasıl iş bulamam diye umutsuzluğa kapıldığım bir dönemde Garanti Bankası””ndan teklif geldi. Bankacılığı düşünmediğim halde kabul ettim. Bu dönemde Junior Chamber Genç Girişimciler Derneği, Türkiye””nin en başarılı gencini seçiyordu. Girdim ve kişisel gelişim dalında ödüle layık görüldüm; 2001 yılında Türkiye””nin ””En Başarılı Genci”” seçildim. Derken yarışmadaki jüri üyelerinden Mümin Sekman, kendi web sitesinde ””genç yaşta başarının sırrı”” diye bir yazı yazmamı istedi.

Yazdığımda da ””güzel yazıyorsun, düzenli yaz, gençleri motive et”” dedi. Bu sırada Alfa Yayınevi de yabancı dille ilgili bir kitap yazdırmak istiyor. Bana teklif edildi. 6 ayda bitirdim kitabı. Çok edebi yazan bir insan değilim, konuşur gibi, kendim gibi yazıyorum. Ünlüler nasıl öğrenmiş, başarılı insanlar nasıl yapmışlar, ben nasıl 5 dil öğrendim, bütün bunları hikayelerle anlattığım için kitap çok sevildi. Görsel basında da çıkmaya başladım, patronum Ferit Şahenk beni TV””de görmüş, yanına çağırdı. Neler yapmak istediğimi sordu. Böylece NTV””ye geçtim.

* Ne yaptınız televizyonda? Muhabirlikle başladım. İş adamlarıyla konuşuyordum. Böylece ikinci kitap fikri doğdu.

* Yani işadamlarıyla görüştüğünüz için size mi kaldı bu kitabı yazmak? Evet, bana kaldı! Yabancı dilde bana mı kalmıştı? Baktım, herkes bir şekilde paradan konuşuyor, zengin olmak istiyor. Sadece iş adamlarının hayatlarını yazsaydım, biyografik bir kitap olacaktı. Ben Türkiye””nin ihtiyaçlarını düşünüyorum. Küçüklüğümden beri başarıya inanan, başarıyı seven bir insanım. Ben insanları başarılı kılmayı, motive etmeyi, gençlerin potansiyellerini kullanmasını istiyorum. Ben başarımla sivrilebiliyorsam bu tamamen başarıya odaklı bir insan olmamdan kaynaklanıyor. Bunu diğerleri de yapabilir, bunu göstermek için yazıya döküyorum.

* Böyle şeyleri öğretmek için pedagoji eğitimine ihtiyacınız yok mu? Öyle yazan kitaplar insanları ne kadar motive ediyor, orası sorgulanmalı. Yabancı dille ilgili bu şekilde yazılmış bir kitap yoktu mesela.

Kaderci olursanız kaybedersiniz

Babam sokağa çıkarmazdı, yurt dışında okudum!.

* Bu ülkede zenginlikle ilgili kitap yazacak ekonomi profesörleri, ekonomi yazarları, zengin işadamları var. Bu kadar insanın arasında ciddiye alınabileceğinizi düşündünüz mü? E onlar yazmıyor! Herkes dünyaya farklı bir sebeple gelmiş. Ben insanları motive etmek istiyorum.

* Yani siz kendinizi bir motivatör olarak görüyorsunuz… Evet. Seminer verdiğimde hipnotize olmuş gibi beni dinleyen öğrencileri gördüğüm için biliyorum bunu.

* İsteğiniz Türk gençliğinin idolü olmak mı? İnşallah. Şu var: Demokrasilerde çareler tükenmez diye bir laf vardır, eğer kaderci olursanız, olmayacak bu iş diye isteklerinizi azaltırsanız o iş olmaz. Ben çok şeyin psikolojik olduğuna inanıyorum. Şu ana kadar ne istediysem olmuştur. İlk başta kafamda inanırım. Benim babam çok sertti, çok zor bir ortaokul ve lise dönemi geçirdim. Sokağa çıkmama, sinemaya gitmeme izin vermiyordu. Öyle bir babanın kızının yurtdışına gidip, üstelik üç ülkede tek başına yaşaması imkansızdı. Buna annem bile hâlâ şaşar. Ama önce ben inanıyorum. Dedim ki, “Ben kesinlikle kendimi Türkiye””de bir okula giderken hayal edemiyorum.” Böyle bir resim gözümün önüne gelmediği için kendimi hep yurtdışında okuyor gibi görüyorum.

* Kitap yazmak istemenizin perde arkasında ünlü olma isteği var mı? Benim için başarılı olmak önemli ama küçüklüğümden beri, bazı insanların ışığı vardır ya, ””sende star ışığı var”” diyor editörüm bana.

Gerçekten zengin olmak isteyen olur

* Zenginliğin öğrenilebilir olduğu sonucuna nasıl vardınız? Şansın hiç mi payı yok bu işte? Şans bunun sadece bir parçası. Zenginlik neden öğrenilir? Çünkü zengin insanların birtakım özellikleri var; girişimci ruhları var, kişisel özellikleri var. Yaptıkları işlere baktığımızda birtakım hareketleri diğer insanlardan farklı. Dolayısıyla bunlara baktığımızda biz de paramızı daha iyi yönetebiliriz, hatta fikirlerimizi paraya çevirebiliriz.

* Tamam parayı yönetmek öğrenilebilir ama ya zengin olmak? Bence öğrenilebilir. Daha çok kendi işini kurmak isteyenler için yeni bir teori koydum ortaya. Dört halkadan oluşuyor. Bir tanesinde kişi halkası var, kişinin karakteri nasıl olmalı, zengin olmak için çevresiyle ilişkileri nasıl olmalı? İkincisi maddi halka; parayı nasıl bulacak, sermaye, ortaklık gibi konular. Üçüncüsü riski nasıl alacak? Genellikle zengin insanlar risk almış insanlardır. Dördüncüsü de zaman faktörü. Dört zincir bir araya geldiğince zengin olunabilir. Türkiye””deki ve dünyadaki zenginlerin hikayeleri bu teoriye uyuyor. Bütün Türkiye nüfusunu zengin edemem zaten. Gerçekten zengin olmak isteyenler zengin olabilir. Zengin olmaya karar vermelisiniz. Bir şeye karar verirseniz, o zaten gözünüzde canlanmaya başladıkça, hayalini kurdukça gerçeğe doğru gidecektir.

Zirvedeki zenginler para için ne dedi?

İshak Alaton
Paranın iki kişiliği vardır. Birincisi, değiş tokuş aracıdır. Yiyecek, giyecek alınır. İkincisi gelecek korkunuzu yenersiniz. Ama para ötesi, para üstü bir konu daha var ki, bunu parayla satın alamazsınız. Bunun adı zevk ve keyiftir.

Kadir Has
Para benim için amaç değil araçtır. Asla paranın esiri olmadım, ona hükmettim. Zenginlik ile dürüstlüğün barışık olduğunu göstermek için büyük çaba harcadım, sonuç da aldım.

Rahmi Koç
Para mutluluk getirmez demişler; kadın demiş ki; “Volkswagan””de ağlayacağıma Rolls Royce””ta ağlayayım.” Bir muayen mali güç muhakkak lazım ama bunu abartmamak icap eder. Parayı içinize sindirmek lazım.

Ferit Şahenk
Para benim hoşlandığım bir kelime değil ama hayatın da gerçeği. Ancak para amaç değil araç olmalıdır.

Saffet Ulusoy
Paranız olunca kafanız daha iyi çalışır. Paranız varsa kendinizi daha güçlü görürsünüz. Benim gençlere verdiğim en önemli nasihat zengin olana kadar kendinden zenginlerin yaşantısına özenmemeleridir.

Asım Kibar
Paraya yatırımlarımız için ihtiyaç duyuyorum; özel yaşantım için pek fazla ihtiyaç duymuyorum. İşin başarısı parayı beraberinde getirir.

Hüsnü Özyeğin
Para ben ve eşim için, kendiniz dışında başkalarını mutlu etmek için kullanılan bir araç olduğu zaman değerlidir ve mutluluk getirir.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND