Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Nlp “pasif – agresif ruh hali”ne neden oluyor!

Ünlü ruh bilimci Prof. Dr. Nevzat Tarhan NLP”nin “pasif-agresif” ruh hastalığına neden olduğunu anlatıp, “(NLP”cilerin) bu işe soyunması berberin ameliyat yapmasına benzer!” dedi. Peki pasif- agresif ruh hali ne demektir? Fazla NLP kitabı okumuşlar “zihinlerini temizlemek için” ne yapmalı?

nlp ve pasif-agresif ruh hali, nlp, nevzat tarhan

Bazı insanlar kendi kendilerini kandırmanın ustasıdırlar. Kişilikleri kayar sanki…

Kendilerine bir rol biçerler ve bu role inanırlar. Kişiliklerini kabul edilebilir ve edilemez diye ikiye ayırırlar. Kabul edilemez saydıkları parçayı yok sayarlar. Pasif – agresifler de bu özellik çok belirgindir.

Bütün insanlar biyolojik olarak cinsel ve saldırganlık dürtüleri ile donanmışlardır. Hepimizin utanç verici ve uygunsuz arzuları vardır. Uygunsuz dürtülere dur demeyi ve onu denetlemeyi öğrenmek kişilik gelişiminde çok önemlidir. Pasif – agresifler saldırganlık dürtülerini yanlış kullanmaktadırlar.

Kendilerini kırgın, ihanete uğramış, yanlış anlaşılmış ve suçlu hissettikleri zaman çeşitli kisveler altında saldırılar yaparlar. Yardımseverlik, iyilik severlik kisvesi altında hedef seçtiği kişiyi öfkelendirir, çıldırtabilirler. Gülerken ısıran kişilerdir bunlar.

Bir toplantıda patronuna söyleyemediği bir sorunu veya patronunun bir kusurunu, arkadaşlarına iyilik yapıyor kisvesi altında söyleyip ego doyumu sağlamaya çalışır. İlginçtir bu eylemi yaparken bu kişiler samimidirler, bilerek yapmazlar. Çünkü kişiliklerinin bu yönünü kabul etmezler. Eğer farkındalık sağlanırsa kişilik gelişimi oluşur.

Psikiyatri tanı ölçeklerinde aşağıdaki özellikler Pasif – agresif kişilik tutumunu tanımlar.

1- Sürüncemede bırakır, yapılması gereken şeyi geciktirir veya zamanında yetiştirmez.
2- Yapmak istemediği bir şeyi yapması istendiğinde kızar, surat asar veya tartışmaya girer.
3- Kasten yavaş çalışıyor veya kötü yapıyor gibi görünür.
4- Haksız yere karşı çıkar, sıklıkla itiraz eder.
5- “Unuttuğunu” öne sürerek yükümlülüklerden kaçınır.
6- Eksiklik ve yetersizlik duygusunu sıklıkla taşır.
7- Kolayca küser.
8- İnatçı olarak bilinir.
9- Başkalarından gelen faydalı tavsiyelere içlenir, bozulur.
10- Kolayca gücenir, gönül koyar.
11- Grup faaliyetlerinde kendisine düşeni yapmayarak başkalarının çabalarını boşa çıkarırlar.
12- Yetkili durumundaki kişileri anlamsız yerde eleştirirler.
13- Kendisinden üstün hissettiği kişileri küçümser, kusurlarını ararlar.
14- Vermeyi, yardım etmeyi severler.
15- Onaylama ve övgü açlığı içerisindedirler.
16- Kendilerinin başkaları için çok şey yaptığını fakat başkaların aynı iyiliği yapmadığını hep düşünürler, çoğu zaman belgelerle gösterirler.
17- Karşı tarafı öfkelendirir sonrada onu suçlar “öfkeni kontrol etmen gerekir” derler.
18- Her şeye öncelikle “hayır” deme eğilimindedir.
19- Olmamış ve söylenmemiş şeyler için gerilim çıkarmayı sıklıkla yapar.
20- Yakın çevresi yorucu ve zor kişi olduğunu söyler.
21- Yanlışlarının yanlış anlaşılmaktan ibaret olduğunu sanarlar.

Yukarıdaki özelliklerden 6 tanesine evet diyorsanız değişmeye çalışmalısınız. 11 özellik evet ise vay sizinle yaşayanların haline. Mutlaka sizin gibi olmayan bir profesyonelden yardım alınız.

NLP PASİF-AGRESİF ÖZELLİKLERİ ARTIRIYOR MU?

Popüler psikolojide insan aklının tetiklenmesi ve iç dünyasında motivasyonu artması için “insanın kendini beğenmesi” teşvik edildi. İnsanın kendisine ham iyi duyguların bilinçsizce verilmesinin bir çok sakıncalarını görmeye başladık. Pozitif düşünce bilinçli bir çerçeve içinde verilmediğinde veya kişiliği hazır olmayan bir insana verildiğinde mantık hataları yapılmaya başlandı.

Daha iyi iş için iş yerinden ayrılan, eşinden boşanan, manik bozukluk hastalığı tablosu ile psikiyatri kliniklerine başvuran olgulara sıklıkla rastlamaya başladık.

İnsana özgüven aşılayıp onu tetiklemekte kullanılan yöntem “olumluyu kabul edip olumsuzu atmak”. Bu teorik olarak çok mantıklı ama pratikte gerçekçi değil. Çünkü insan ruhu bir biri ile çelişen ve çatışan dürtü ve düşüncelerin bir karmaşasıdır. İnsan her zaman kendini iyi hissedemeyeceği gibi her zamanda kötü hissedemeyecektir.

Kendisini kötü hissettiren her dürtü ve olayı duygusal taciz olarak düşünüp onu reddetmek ve yok saymak yıkıcı bir güç haline dönüşüyor. Ortaya burnu büyük, içindeki olumsuzlukları çevreye veya geçmişindeki insanlara yansıtan pasif – agresifler çıkıyor. İnsanları iş hayatında veya özel yaşamında iyi ve başarılı yapmak için “kendini beğenmiş pasif – agresifler” ortaya çıkarılmamalıdır.

Türk Usulü Başarı : nlp ve pasif-agresif ruh hali, nlp, nevzat tarhan

NLP gibi popüler psikoloji ile uğraşan kişilerin bilmesi gereken şey şudur:

Asıl başarı çelişkili içgüdü, duygu, dürtü ve düşünceler yığınını işleyip, hamur haline getirip etik ve üretken bir biçimde düzenleyip kişinin ihtiyacına sunmaktır.

Böyle becerisi olmayanların bu işe soyunması berberin ameliyat yapmasına benzer.

EĞER ŞİMDİYE KADAR BİRKAÇ NLP KİTABI OKUMUŞSANIZ, NASIL KENDİNİZİ “PASİF-AGRESİF HALDEN KURTARABİLİRSİNİZ. PROF.DR. NEVZAT TARHAN BUNU DA YAZMIŞ!

Pasif – agresiflerle mücadele yöntemleri
1- İlk adım tanımak


Onların davranışlarında mantık aramaya kalkan hayal kırıklığına uğrar. Suçsuz, masum rolü oynamalarına neden olan güdüleri anlamaya çalışmak gerekir. İnsanları anlayışlı olan ve olmayan diye ikiye ayırarak, sizin ona karşı anlayışlı olmak zorunluluğunuz varmış izlenimi uyandırırlar. Böyle durumlarda onları bilmek beraber kendi amaçlarınızı da bilip unutmamanız gerekir. Yoksa bu kişileri mutlu edemezsiniz.

2- Beş kişilik övgü


En büyük sorunu onay ve övgü elde edemeyince çıkarırlar. Durmadan baş ağrıtan birisini övmek kolay değildir. Ama bu kişiler özünde iyi niyetli insanlardır ve sıklıkla güzel şeyler yaparlar. Güzel şeyler yaptıklarında beş kişilik övgü vermek onları çok tetikler ve harekete geçirir. Özenli, çalışkan, başarılı bir insan ancak böyle olurlar. Onları sevmek ve övmek en kolay seçenektir.

3- Satır aralarını okumak


Her şeye aşırı tepki verme eğilimleri nedeniyle olayları abarttığını düşünüp küçümser gibi davranılmamalıdır. İnanmış gibi bir yaklaşımla olayın gerçek yönünü araştırmak gerekir. Aynı olayı kendi ihtiyacı doğrultusunda farklı algıladıkları için muhakeme hataları yaparlar. Hemen inanırsanız büyük hatalar ve kırgınlıklar yaşayabilirsiniz. Bir çok aile içi kavga iyi niyetli pasif – agresiflerin mantık çarpıtmalarından çıkar. İş yerinde sorunları büyüten kişiler bunlardır. Sorunlara çok duyarlı ve meraklıdırlar. Böyle durumlarda onu dinlemelisiniz. İşyerini geliştirmek ve iyiye götürmek için fikirlerini alıp satır aralarını okumak gibi bir yeteneğiniz olmalıdır.

4- Almadan vermek


İyi niyetlidirler fakat farkında olmadan tuzak kurarlar. Size hep verirler, verirler. Bunun karşılığında sizde hep verirseniz onların kölesi olursunuz. Hep verirsiniz bir defa vermezseniz kötü adam olursunuz. Bunun için sınırları iyi çizin. Fazla kredi fazla esaret demektir. Yapamayacağınız veya zorlandığınız durumlarda hayır demeyi bilmelisiniz. Zamanla sizi öyle kabul etmek zorunda kalacaklardır.

5- Açık, net olmak gerekir


Doğrudan davranmak ve istediğinizi kararlı tutarlı ve devamlı vurgulamak gerekir. Kızgınlığınızı belli edin ve kızgınlığınız geçmeden sorunu çözmeye çalışmayın. Sorun odaklı değil çözüm odaklı yaklaşım tek yoldur. Saldırgan yaklaşımları onaylamadığınızı belli edin ama savunma içine girmeyin.

6- Onları değiştirmeye çalıştırmayın


Pasif – agresifler sevdiklerini; kendilerini engelleyen ve anlamayan kişiler olarak görürler. Onların bu yapılarından kurtulmanın yolu yoktur. Sadece kendi davranışınıza odaklanmalısınız. Sevgi dolu koruyucu gibi ona davranırsanız ilişki sürer. Kaybedeni olmayan bir ilişki böyle oluşur.

7- Onunla değil kendinizle savaşın


Esnek düşünme konusunda başarılı olamadıkları için görev ve sorumluluk anlayışı pasif – agresif kişilere ayrıntılı bir şekilde anlatmak gerekir. Onlarla inatlaşıp tartışırsanız haksız olduğunuz konusundaki inançları daha pekişir. Bir işin nasıl ve niçin öyle olduğu ayrıntılı bir şekilde anlatılması, söylenmesi kolay ama uygulaması zor bir iştir. Bunu başarırsanız başarılı ve çalışkan bir kişi kazanmış olursunuz. İyi davranışlara uzun övgülerde bulunmak en iyi mücadele biçimidir.

8- Daha az pasif – agresif olmayı öğretmek


Birinci şart değer vermektir. Sizin onay ve övgünüzü bekleyen birisine özen göstermezseniz başınızı ağrıtacak bir şeyler her zaman yapacaktır.

İkinci şart cezadan kaçmaktır. Çünkü işe yaramaz. Ceza durumunda davranışları düzeltme değil açıklama çabasına girerler. Ceza insanda suçluluk duygusu uyandırmak için verilir. Pasif – agresif kişilerde suçluluk duygusuna ihtiyaç yoktur. Kurallara uymayan böyle bir kişiye, yaptığı işin sonucunu yaşatmak yeterlidir. Bu ceza değil bedelini vermektir. İşi savsaklamışsa telafi planları önüne sunmak gibi bir işi sakın siz yapmayın veya başkasına yaptırmayın.

Üçüncü şart hatalarını yüzüne vurmamaktır. Nefret, düşmanlık duygularını sıklıkla yaşarlar. Nedenini ve kaynağını bilseniz bile söylemeniz gerekmez. Duyarlı olduğunuzu, onları anlamaya çalıştığınızı bilmeleri yeter. Sorun odaklı değil çözüm odaklı düşünmeyi onlara öğretmelisiniz.

Dördüncü şart dikkatli konuşmaktır. Yanlışlarını yanlış anlaşılmaktan ibaret saydıkları için hep açıklama halindedirler. Sinirli konuşmaları sözlü taciz olarak algılarlar. Yapılması gereken bir şeyi ona ihtiyacınız olduğunu hissettirerek rica ederseniz çok işe yarar. Onlarla nötr kelimeler seçerek konuşun yoksa hemen savunmaya geçerler. “Sen dili” değil “Ben dili” çok işe yarar. “Sen şöyle yapıyorsun” yerine ” Bence böyle olmalı” daha etkileyicidir.

9- Dedikoduya dikkat


Size kızdıkları zaman pasif mücadele yolunu seçerler. Hastalanır, küser, surat asarlar. Sizin hakkınızda başkaları ile konuşarak, yanlış anladıkları sözlerinizi anlatarak rahatlamaya çalışırlar. Onların bu tutumlarına sessiz kalmak çok yanlıştır. Onu yalnız olarak bu tutumlarından rahatsız olduğunuzu hissettirmelisiniz. Eğer yanınızda çalışan bir elemansa iş disiplininden taviz vermeden rahatsızlığınızı belli etmelisiniz. Pasif huysuzlukları ona avantaj sağlamamalıdır. İşi savsaklamasına fırsat verirseniz yöneticilikten istifa etmeniz daha doğru olur.

PROFESYONEL YARDIM


Pasif – agresif kişilerin olumsuz duygularının farkındalığını sağlayıp kabullenmelerini önermek çok yararlıdır. Bu olumsuz duygularını ifade edebilmeleri çözüm yolunu açar.

Ego doyumu olarak saldırganlık dürtülerini, kin, öfke, kıskançlık, düşmanlık gibi duygularını başkalarına yönelten kendilerine yakıştırmayan bu kişiler önce değişmeyi istemelidirler.

Psikodinamik psikoterapi tekniklerindeki kendilerinden hiçbir değişim talep etmeyen sadece boşalım odaklı psikoterapiler bu kişilerin çok hoşuna gider. Fakat kalıcı rahatlık sağlamaz. Kişinin kendisi ile yüzleşmesini, olumsuz yönlerini sorgulamasını sağlamak psikoterapinin ana hedefi olmalıdır.

Bu kişiler mantık duygu ayrımını iyi yapamadıkları için ne düşündüğü ile ne hissettiğinin ayrımını öğrenmeleri gerekir.

Bir pasif – agresife kendisini sorgulamayı ve değişimi öğretebilirseniz amacınıza ulaştınız demektir. Ne istediğini bilen kişi pasif – agresiflikten çıkmış demektir.

Sonuç olarak böyle bir kişi ile beraber olmak zorundaysanız onu övün, sevin bunu yapamıyorsanız uzak durun, size kalp krizi geçirtebilirler.

Yazar: Prof.Dr. Nevzat Tarhan
Kaynak: www.hurriyet.com.tr

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Dünya’da en çok hangi şehirler ziyaret ediliyor?

turizm, singapur, seyahat, paris, londra, en çok ziyaret edilen şehirler, dubai, bangkok

“Dünyada en çok hangi şehirler ziyaret ediliyor?” sorusundan hareketle bir araştırma yapılmış. Araştırmanın sonucunda ise öne çıkan ilk 5 şehir belirlenmiş. Peki, sizce hangi şehirler bu listede yer almıştır? İşte yanıtı…

Dünya’da En Çok Ziyaret Edilen Şehirler

Küresel seyahat ve turizm endüstrisi tahmini olarak yılda 8,8 trilyon dolar değerinde. Ziyaretçileri ve harcama alışkanlıklarını izleyen bir araştırmanın sonuçlarına göre son 10 yılda da turizm harcamalarında ortalama %7,4 bir artış görülmekte.

Bu esnada da bazı şehirler öne çıkmakta. Örneğin, önümüzdeki yıl Japonya’da yapılacak 2020 Olimpiyatları ile Tokyo’nun (şu anda 9. sırada) %10’un üzerinde bir büyüme kaydetmesi bekleniyor.

İşte, dünyada en çok ziyaret edilen şehirler

5.Singapur

2018’de 14.76 milyon ziyaretçi Singapur’a gitti. Listedeki en çok ziyaret edilen şehirlerin yarısı, son 10 yılda büyük artış gösteren Asya-Pasifik bölgesinden. Bölge ağırladığı turist kapasitesi açısından son 10 yılda %9,4 büyüdü.

4.Dubai

60 yıl önce Dubai sadece bir balıkçı köyüydü. Bugün ise Emirlik nüfusu 3 milyondan fazla. Geçen yıl şehrin ağırladığı ziyaretçi sayısı 15.93 milyonu buldu.

Ziyaretçilerin seçtikleri destinasyonda ne kadar para harcadıkları söz konusu olduğunda; alışveriş merkezi, konferanslar ve sergiler ilk sırada. 2018’de ziyaretçiler 30.82 milyar dolar harcadı.

3.Londra

Big Ben, Parlamento, Buckingham Sarayı…
Londra, ünlü simge yapılar ile doludur. Bu sebeple geçen yıl 19.09 milyon insanın oraya gitmesi çok da şaşırtıcı değil.

Ancak, Londra, ziyaretçi sayısında bir düşüş yaşayan ilk 10’daki tek şehir – geçen yılın sıralamasına göre bu düşü %4 civarında

Tate Modern sanat galerisi (5.86 milyon), İngiliz Müzesi (5.82 milyon) ve Ulusal Galeri (5.73 milyon) şehrin en büyük üç ziyaretçi çeken merkezi.

2.Paris

Londra’nın kayıp yaşaması Paris’e kazanç olarak döndü. Paris, sıralamada üçten ikiye yükseldi; İngiltere’nin başkentinden ziyaretçi çaldı. Paris’te görülecek çok sayıda şey var bunların en başında da dünyanın en çok ziyaretçi çeken müzesi Louvre geliyor.

Her yıl bu müzeye gelen 10.2 milyon insandan yaklaşık %80’inin de sadece Mona Lisa’yı görmeye geldiği düşünülüyor.

1992’de açılan Disneyland Paris, şehrin diğer turistik yerlerine gölge düşürüyor. 1992 ve 2017’de açılma arasındaki 25 yılda 320 milyon ziyaret ağırlayarak Avrupa’nın en iyi turizm merkezi haline geldi. Fransız ekonomisine 75 milyar dolar (68 milyar €) katkıda bulundu ve Fransa’nın turizm gelirinin %6.2’sini temsil ediyor.

1.Bangkok

Dört yıl boyunca en üst sıralarda yer alan Tayland’ın başkenti geçen yıl 22 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladı.

Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi’nin 2018 verilerine göre, Tayland Güneydoğu Asya’daki en büyük turizm ekonomisine sahip. Turistlerin geçen yıl Bangkok’da bıraktığı 70,1 milyar doların Tayland ihracat gelirlerinin %20,8’ini oluşturduğu düşünülüyor.

Tayland para biriminin güçlenmesi ve küresel ekonomideki yavaşlamanın Tayland’ın turizm gelirini etkilemesi bekleniyor.

Yazar: Büşra Meral
Kaynak: www.matematiksel.org

Okumaya devam et

MAKALE

Kariyer diyetine var mısınız?

şirket, Manşet, kariyere yön vermek, kariyer diyeti, kariyer, iş hayatı, 90 günlük kariyer diyeti

Patronunuz işinize kattığınız değerin farkında mı? En son ne zaman bir üst pozisyona atandınız? Ekibin kilit oyuncularından biri misiniz? Eğer bu sorulara olumsuz yanıt veriyorsanız doğru yerdesiniz. İşte kariyerini daha doğru yönetmek isteyenler için 90 günlük kariyer diyeti…

90 günlük kariyer diyetiyle kariyerinizi şekillendirin

Milyonlarca kişi her yıl, sağlıklı yaşam için diyete başlıyor ve hayatında bir şeyleri yoluna sokmaya çalışıyor. Global danışmanlık şirketi Korn Ferry’nin CEO’su Gary Burnison’da, çalışanlara kariyerlerini daha iyi yönlendirmeleri için “90 günlük kariyer diyeti” tavsiye ediyor…

Şu anki işiniz ne kadar ilginizi çekiyor?

Sabahları işe gitmekte zorlanıyor musunuz?

Patronunuz işinize kattığınız değeri farkında mı?

En son ne zaman takdir edildiniz?

Son performans değerlendirme notunuz iyi miydi?

Şirketinizde vazgeçilmez biri olarak görülüyor musunuz?

En son ne zaman terfi ettiniz?

En son ne zaman işinizde yeni bir şey öğrendiniz?

Eğer yukarıdaki sorulardan birkaçına olumsuz cevap veriyorsanız, 90 günlük kariyer diyetini yapmak için iyi bir adaysınız demektir. Soruları cevaplarken, kendinize karşı dürüstseniz, süreç sizin için daha kolay ilerleyebilir.

Gary Burnison’ın kariyerine yeni bir yön vermek isteyenlere önerileri şöyle;

1- Kendinizi iyi tanıyın

Kariyerinizi şekillendirmeye çalışırken, disiplinli olmaya ve yeni alışkanlıklar edinmeye ihtiyacınız var. Vücudunuzu şekillendirmek için bir spor salonuna üye olmak gibi, kariyerinizi şekillendirmek için de bir plana ve koçluğa ihtiyacınız var.

Ödeviniz: Mevcut durumu değerlendirme

Kendinizi tanımalı ve kendinizle ilgili bir bakış açısına sahip olmalısınız. Güçlü ve zayıf yanlarınız, becerileriniz ve deneyimleriniz, tutkulu olduğunuz şeyler, amaçlarınız, sizi motive eden şeyler konusunda net olmalısınız.

Kim olduğunuzu farkında olun!

İddialı mısınız yoksa pasif misiniz?

Risk almaktan kaçıyor musunuz?

Tecrübenize ne kadar güveniyorsunuz?

2- Hedeflerinizi belirleyin

Motivaston kaynaklarınızı bilin ve hedefleriniz konusunda net olun. Sizi, motive eden şey ne? Hangi şirket kültüründe çalışmak sizin için daha uygun, bu konuda net bir karar verin. Bu kararı alırken internetten ya da çevrenizden destek alın. Çalışmayı planladığınız şirketle ilgili detaylı bilgi edinin.

3- Network’ünüzü yönetin

Yeni bir iş bulmanın önemli noktalarından biri de güçlü bir network’e sahip olmak. İş hayatında tanıdığınız bir kişinin size ne zaman yardımcı olabileceğini kimse bilemez. Bu nedenle ilişkiler konusunda da iyi olmanız gerekiyor. Belli aralıklarla network’ünüzdeki kişilerle kontakta olun ve ilişkilerinizi sıcak tutun.

4- Özgeçmişinizi güncelleyin

Sizi en iyi şekilde anlatan bir özgeçmişe sahip olmalısınız. Hakkınızda önemli bilgileri içeren ve kendi içinde tutarlı olan bir özgeçmiş hazırlamalısınız. Bugüne kadar farklı deneyimler edinmiş ve farklı görev almış olabilirsiniz. Burada önemli olan başvurduğunuz pozisyona en uygun olan deneyimlerinizi ön plana çıkarmanız.

5- Mülakatlara özenle hazırlanın

Bir mülakat için yapılması gereken en önemli hazırlık “Psikolojik” hazırlıktır. Heyecan seviyenizi kontrol altında tutarak iyi bir görüşme süreci geçirmek için mülakatlarınıza öncelikle ruhsal olarak hazırlanın. Güler yüzlü olun ve sorular sormaktan çekinmeyin. Başvurduğunuz pozisyona uyan yetkinliklerinizin altını çizerek anlatın.

6- İşe alındıktan sonra da diyete devam edin

Tüm bu hazırlıklar sonrasında yeni bir işe başladıktan sonra da kariyeriniz için çalışmaya devam etmelisiniz. Günümüzde aynı şirkette çalışma süresi çok uzun değil. Bu nedenle yeni bir değişikliğine en azından asgari düzeyde hazır olmak için gerekli önlemleri almanız gerekiyor.

Unutmayın, 90 günlük kariyer diyetinin amacı; disiplin kazanmak ve daha fazla başarı elde ederek bu başarıları sürdürecek alışkanlıklar edinmektir.

Yazar:  Özden Yılmaz 
Kaynak: www.kariyer.net

Okumaya devam et

MAKALE

İş yerinde istikrar ne kadar önemli?

performans, Manşet, iş yerinde istikrar, iş hayatı, çalışmak, çalışma süresi

Bir iş yerinde ne kadar süreyle çalışmak doğrudur? Çok iş değiştirmek mi yoksa uzun süre aynı iş yerinde çalışmak mı gerekir? Tüm bu soruların ideal bir cevabı var mıdır? İşte www.bbc.com sitesinin yanıtı…

Aynı işte ne kadar çalışmalı?

Bazıları bir işte sekiz ay çalıştıktan sonra ayrılmanın normal olduğunu, bazıları ise 18, 48, hatta 72 ay kalıp yeteneklerinizi kanıtlamanız gerektiğini söylüyor.

Bu konudaki farklı düşünceleri almak için Quora adlı paylaşım sitesine başvurduğumuzda karşılaştığımız cevapları şöyle özetleyebiliriz.

Yeni başladığınız işte ne kadar kalıp kalmayacağınızı belirleyen iki faktör vardır: O işten ne kadar öğrendiğiniz ve kariyeriniz için yaratabileceği fırsatlar.

İşinizi 8, 18, 48 ve 72 aylık dönemler halinde değerlendirmeniz salık veriliyor. İyi bir gerekçeniz olmadan yeni başladığınız bir işten 8 aydan önce ayrılmanız başarısızlık olarak algılanabilir; deneme süresinden ya da ilk performans değerlendirmesinden geçmediğiniz düşünülebilir.

Makul süre

Uzmanlar 18 ayın kabul edilebilir sosyal limit olduğunu, sizin en azından bir değerlendirme dönemini başarılı tamamladığınız anlamına geleceğini belirtiyor.

Performansınızın özellikle kötü olduğuna ya da yerinizde saydığınıza dair bir bilgi yoksa dört yıllık (48 ay) bir süre sizin için “tam not” demektir. Başarınız sürekli artış göstermiş ve en azından bir kez terfi etmişseniz iyi durumdasınız demektir. Bunların hiçbiri henüz olmamışsa iki yıl daha o işte kalıp bu eksikleri gidermek gerekir.

Altı yıl geçmiş ve hala terfi etmemiş ya da daha iyi bir projeye geçmemişseniz artık kaygılanma vakti gelmiş demektir. Altı yıl aynı mevkide kalmak kişinin yeterince hırslı ya da motivasyonlu olmadığının göstergesi olarak algılanır. En azından işten çıkarılmamış olmak da belki bir başarıdır, ama averajdır. Oysa terfi ettiğiniz sürece o işte istediğiniz kadar çalışabilirsiniz demektir.

İstikrarın önemi

İstikrar konusunda da söylenmesi gerekenler vardır. Çok yönlü bir ofis işinde ortalama bir insan en çok iki yılda her şeyi öğrenebilir. İşinizi çok iyi yapıyorsanız terfi edilirsiniz, edilmediyseniz de o işten nefret etmeniz ya da çok daha iyi başka bir fırsat çıkması halinde ancak ayrılmanız tavsiye edilir.

Fakat kısa sürede birçok kez iş değiştirmek de iyi karşılanan bir şey değildir. Çabuk sıkıldığınızın, işten çıkarıldığınızın ya da her an çalışma ekibinizi bırakmaya hazır olduğunuz şeklinde algılanabilir.

İstisnalar da var

Ama her durumda olduğu gibi burada da istisnalar olabilir. Quora’da verilen bir örnek şöyle: Her ikisi de sekiz yıllık tecrübeye, benzer eğitim düzeyine sahip iki aday aynı işe başvuruyor. Biri her işinde ikişer yıl kalarak dört iş değiştirmiş, diğeri ise iki ayrı işte dörder yıl çalışmış. Hangisini seçerdiniz?

Müdür, daha çok sayıda işte çalışarak farklı alanlarda tecrübe edinmiş birinci adayı seçmiş. Onun esneklik, tecrübe çeşitliliği ve uyum sağlama yeteneği sergilediğini düşünmüş.

Yani bir şirkette uzun süre çalışmış ve iş değiştirmek istiyorsanız önce orada somut bir başarı kaydettiğinizden emin olmalı, sonra yeni sorumluluklara hazır olduğunuzu göstermelisiniz.

Kalbinizin sesini dinleyin

Bazıları ise yaptığınız işi sevmiyorsanız ille de belli bir süre tamamlamanız gerektiğini düşünerek o işte kalmanın doğru olmadığını, kendi hayatınızı başkalarının belirlediği kurallara göre değil kendi kurallarınıza göre yaşamak gerektiğini söylüyor.

Yeni başvuracağınız işte önceki işinizden ayrılma nedeniniz sorulduğunda ise eski işinizden neden memnun olmadığınızı, bu işin neden farklı olduğunu anlatmanız, güçlü ve özgüvenli olduğunuzu göstermeniz yeterli olabilir.

Yazar: Maria Atanasov 
Kaynak: www.bbc.com

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER5 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER11 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER12 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND