Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Niçin tasarrruf etmeliyiz?

Finansal açıdan tasarruf etme fikri pek sevimli gelmeyebilir. Peki mantıklı olan nedir? Geleceği düşünüp tasarruf etmek mi yoksa bugünü yaşayıp kazancımızı gelişigüzel harcamak mı? İşte kişisel ekonominizi geliştirmek için önemli tasarruf yöntemleri…

Finansal açıdan tasarruf etme fikri pek sevimli gelmeyebilir. Peki mantıklı olan nedir? Geleceği düşünüp tasarruf etmek mi yoksa bugünü yaşayıp kazancımızı gelişigüzel harcamak mı? İşte kişisel ekonominizi geliştirmek için önemli tasarruf yöntemleri…

Zor Kazanıyoruz, Düşünmeden Harcıyoruz

Hayat pahalı, gıdaya, benzine, otomobile, elektriğe, suya sürekli zam geliyor. Böyle bir ortamda ay sonunu getirmek bile zorken tasarruf yapmak, para biriktirmek neredeyse imkansız. Fakat buna rağmen kazancın bir kısmının biriktirilmesi gerekiyor, özellikle de emekliliği düşünerek. Finans danışmanlarına bu şartlarda nasıl tasarruf yapılabileceğini sorduk, ipuçları aldık.

Mesela İstanbul’da 1+1 ev almak isteyen birinin yaklaşık 100 bin lirası olması gerekiyor. Ayda 2 bin lira kazanan bir çalışan hiçbir harcama yapmazsa 5 yılda ev sahibi olabiliyor. Kazancın tamamını ev almak için kenara ayıramayacağımıza göre harcamaların minimumda tutulması gerekiyor. Bunu yapmak da çok kolay değil. Öncelikle gelir ve giderin hesabının iyi bilinmesi gerekiyor. Eve giren para ne kadar, hangi kalemlere ne kadar harcama yapılıyor, hangileri sabit… Bunu da birkaç ay veya sene boyunca değil, sürekli yapmak gerekiyor.
Para biriktirememenin en büyük nedenlerinden biri düşünmeden harcamak, farkında olmadan fazla harcamalarda bulunup bütçeyi, yani gelir-gider dengesini tutturamamak.
Bunun önüne geçebilmek için yapılacak alışverişin ihtiyaç mı istek mi olduğuna karar vermek gerekiyor. Eğer ihtiyaç ise ve bu alışverişi yapmak zorundaysak, bu harcama bütçe dahilinde yapılmalı. Eğer bir istek ise, bunun için yeterli bir bütçenin olup olmadığını sormak gerekiyor. Yine de kararsız kalınıyorsa finans eğitmeni Yekta Nazlı, şöyle bir formül öneriyor: “Ayda 3 bin TL maaşı olan bir çalışanın (ayda 22 iş gününden günde 8 saat çalışıyorsa), saatlik ücreti 3.000/(22×8) = 17 TL’ye gelir. Bu da alacağımız ürün için kaç saat çalışmamız gerektiği ile ilgili bize bilgi verir. Misal 100 TL’lik bir istek harcaması için 6 saat çalışmamız gerektiği aşikardır. Yani o ürün 6 saatlik emeğimizin karşılığına değer mi sorusunu sormak, alışveriş kararımızı etkileyebilir diye düşünüyorum.” Tasarrufu artırmanın iki yolu olduğunu belirten Nazlı, “Bunlar geliri artırmak ve harcamaları azaltmaktır. Tasarruf etmek sıkı bir disiplin gerektirir. İnsanlar genelde aylık gelirlerinden artan tutarı tasarrufa yönlendirir. Doğru olan önce tasarruf etmek, sonra harcama yapmaktır” diyor.

Mülk nakde çevrilebilmeli
Finans, denetim, hukuk danışmanlığı veren BRG Danışmanlık Kurucu Ortağı Dr. Genco Fas, tasarrufun yatırım, yatırımın da sürekli bir ilgi gerektirdiğini belirtiyor ve zaman içinde değişen şartlar nedeniyle yatırımların sürekli gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çiziyor: “Tüm taksit, erteleme, kredi imkanları ve ihtiyacımız olmayan şeylerin sanki hayatın en önemli yapı taşları gibi gösterilmesi tabiri caiz ise ‘ipin ucunun kaçmasına’ neden oluyor. Gerekiyorsa tasarruf yöntemi değiştirilmeli. Gerekli halde bir mülk nakde çevrilebilmeli.”

Ayda 100 lira ayırsanız…

Para yönetiminde en önemli kurallardan biri kazandığından az harcamak olduğunu belirten para danışmanı Çiğdem Atabey, para harcarken, bir yandan da emeklilik, umulmadık durumlar ya da çocuğun üniversite eğitimi için para biriktirmekten söz ediyor: “Bugün, her ay kazandığımızdan daha az harcayacağımız 100 TL’nin 1 yıl sonunda bizi nereye getireceğini gösteren basit bir hesap yapalım: Diyelim ki eve giren aylık gelir 3 bin TL. Harcamalar da 2.900 TL olsun. Her ay 100 TL artırdığınızı ve bu 100 TL’yi hiç harcamadığınızı varsayalım. Yıllık gelir: 36 bin. Gider: 34.800, kazanç: 1.200.”

Yüzdelerle hesaplayın

Kişisel finans ve para yönetimi ile en çok karşılaşılan sorun, paranın nasıl kazanılacağının değil, nasıl harcanacağının bilinmemesi. İnsanların parayı harcayış biçimleriyle zenginleştiğini ya da fakirleştiğini belirten eğitimci ve danışman Hakan Turgut bütçenin sağlıklı olması için bütçe kalemlerini yüzdelerle ifade etmeyi öneriyor. Mesela: Kira yüzde 25, gıda yüzde 25, ulaşım yüzde 10, giyim yüzde 5, tasarruf yüzde 10, faturalar yüzde 15, krediler yüzde 10, toplam yüzde 100.
Aylık bütçenin yüzde 30’u istek, yüzde 20’si birikim, yüzde 50’si ihtiyaçlar şeklinde düzenlenirse, finansal açıdan sağlıklı olunacağını belirten Finansal Okuryazarlık Derneği Başkanı Özlem Denizmen, altın kuralın gelirden fazla harcamamak olduğunu söylüyor: “Maalesef ayağını yorganına göre uzatmayınca borçtan kurtulmak mümkün değil. Bütçe yapmıyoruz. Bu sebeple harcamalarımız istek mi ihtiyaç mı bilmiyoruz. Sokağa çıkıp sorduğumuzda herkes harcamalarını bildiğini söyler. Geçen ay kıyafete ne kadar harcadınız, aylık mutfak masrafınız ne kadar? diye sorsak kimse net cevap veremez. Bunları en sağlıklı yazarak biliriz.”

Tasarruf tavsiyeleri

◊ Finansal planlarınızı uzun vadeli ve gerçekçi hedeflerle yapın.
◊ İhtiyacınız olan bütün sigortaları yaptırın ve bankada bir miktar nakit paranız mutlaka olsun.
◊ Yatırım yapmak için yüklü miktarda paranız olmasını beklemeyin. Hemen başlayın.
◊ (Mümkünse) İhtiyaçları karşılamaya 3-6 ay yetebilecek miktarda nakit paranız bulunsun.
◊ İyi bir bütçe için gelir ve giderlerinizi yazın.
◊ Bütçe ve hesaplarınızı senelik yapın.
◊ Basit tutun; çok ince detaylara girilmiş yüzlerce kalemlik bir bütçe sizi kendinden nefret ettirir.
◊ Bütçenize alacağınız harcama kalemleri temel olarak şunlar olabilir: Kredi ödemeleri, kira (kiranız en fazla aylık gelirinizin 1/4’ü kadar olsun), elektrik, su, aidat, telefon, internet, TV paketleri, mutfak giderleri, eğlence, ulaşım / benzin, giyim, kişisel bakım, tatil, eğitim masrafları, yıllık giderler (MTV, emlak vergisi, araba bakımı, sigortalar, hediyeler), birikimler.
◊ Her kalem için belli limitiniz olsun ve bütçeyi takip etmeyi alışkanlık haline getirin. Böylece 1 ay sonra geçen ayı gözden geçirirken ne kadar ve neden saptığınızı değerlendirin.
◊ Araç/konut sigortası, emlak vergisi, araç bakımı gibi az seferlik ama yüksek tutarlı ödemeler için önceden plan yapın. Gelecek senenin ödemesi için bu yıldan her ay bir kenara para atın ve ayrı bir hesapta tutun, harcamayın.
◊ Doğalgaz için yaz aylarında belli bir miktar para ayırın, kış geldiğinde yüklü ödeme yapmaktan kurtulursunuz.
◊ Bütçenizde eğitim, ev almak ya da iş kurmak için yapacağınız tasarruflar da yer alsın.
◊ Bütçeye çocuklarınızı da dahil edin.
◊ Bütçenize sadık kalın, yazılanı tutturmak önemli… Fakat meydana gelebilecek değişiklikler durumunda da gerekli esnekliği gösterin.
◊ Her kredi kartı kullanımında “Kredi kartı olmasaydı bu alışverişi yapabilir miydik?” sorusunu sorun. Eğer cevap “evet” ise, aslında kredi kartı kullanımında bir sıkıntı yok demektir.
◊ Emeklilik yılları tahmin ettiğinizden daha çabuk gelir ve daha uzun sürer. Bunun için emeklilik planlamanızı bugünden yapın.
◊ Borcunuz çoksa bunları azaltmak sonra tamamen yok etmek için bir liste yapın. Her borcunuzu, faiz miktarını ve vadesini yazın. Listenin en üstüne, en yüksek miktarı değil, en yüksek faizli borçlarınızı koyun.

Kredi kartı kullanma testi

Özlem Denizmen, kredi kartı kullan-mak için mini test yapmayı öneriyor:
Kart limitin ne kadar? Gelirinle limitin arasında uçurum olmasın.
Kaç kredi kartın var? İdeali 2 kart. O da biri bozulursa diğerini kullanmak için.
Taksit yaptırır mısın? 1 Şubat’tan itibaren taksit sayısı maksimum 9 olacak. Gıda, akaryakıt, telekomünikasyon ve altında taksit yok.
Son ödeme tarihini biliyor musun? Bu tarihi unutma. Hem faiz ödersin hem kredi sicilin kötü etkilenir.
Borcunun asgari ödemesini mi yapıyorsun? Asgari ödeme ile borç bitmez. Bu sizi borç sarmalına sokar.

Küçük tasarruf tedbirleri 

◊ Bulaşık ve çamaşır makinenizi tam dolunca çalıştırın.
◊ Tasarruflu ampuller kullanın. Gereksiz lambaları söndürün.
◊ Alışverişe çıkmadan önce liste hazırlayın ve fiyat mukayesesi yapın.
◊ Market promosyonlarını takip edin.
◊ Açken market alışverişine çıkmayın.
◊ Buzdolabının soğukluk ayarını mevsimine göre ayarlayın.
◊ Isı yalıtımlarına ve pencere izolasyonuna önem verin.
◊ Toplu taşıma araçlarını kullanmaya çalışın.
◊ Bozuk para kumbaranız olsun. Birikenlerle kendinizi ödüllendirin.
◊ 1 ay minimum standartta yaşayın. Artan paranızı yatırıma yönlendirin.
◊ Giyim harcamalarınızı sezon sonu indirimlerinden yapmaya çalışın.

Harcama yaparken düşülen 5 hata

Paramızı harcarken farkında olmadan bazı hatalar yapıyoruz. Para danışmanı Çiğdem Atabey, harcama yapılırken en çok karşılaşılan 5 hatayı sıraladı.

Duygusal harcamalar yapmak: Kendini iyi hissetmek için veya stresten, sıkıntıdan alışveriş yapmak.

Plansızlık: Borçlu kişilerin bütçeleri, emeklilik planları, kara gün paraları ve yatırım stratejileri yoktur. Ay sonundan ay sonuna yaşarlar, ani bir harcama için cevapları yine borçtur çünkü daha iyi bir planları yoktur.

Hak görmek: “Herkesin varken neden benim de markalı kıyafetlerim, son model telefonum olmasın, ben bunları hak etmiyor muyum?” diyorsanız cevabım: Evet hak ediyorsunuz, gelir gider dengenizi gözetmeniz ve ödemeniz koşuluyla.

Kredi kartını para olarak görmek: Kredi kartlarıyla sizin olmayan ve kazanmadığınız bir parayı harcarsınız. Ve bundan bankalar dışında kimsenin karlı çıktığı görülmemiştir.

Kayıt tutmamak: Kayıt tutmama, düzenli ve düzgün bir şekilde dosyalamama borç sarmalını hızlandırır. Küçük küçük biriktirip ciddi tasarruflar yapabilirken, küçük küçük harcayıp ciddi borç altına da girebilirsiniz.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND