Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Nasıl lider bir satış yöneticisi olabilirsiniz?

Büyük bir şirketin satış ekibini yöneten Okan Esmer, başarılı bir satış ekibi lideri olmak isteyenler Kigemciler için tecrübelerini yazdı.

NASIL LİDER BİR SATIŞ YÖNETİCİSİ OLABİLİRSİNİZ?

Yazıma Sizi tebrik ederek başlamak istiyorum.Tebrikler, terfi ettiniz!

Bundan sonra hayatınız daha farklı bir konumda seyredecek. Siz iyi bir satıcıydınız ama artık iyi bir lider satış yöneticisi olmanız gerekiyor.

Başarılı bir lider satış yöneticisi olacaksınız çünkü potansiyelinizi gösteremeseydiniz ve/veya amiriniz bu potansiyeli Sizde görmeseydi, burada olamazdınız.

İlk günleriniz geçer geçmez; ekibinizdeki kişilerle aranızdaki en bariz farkın, sorumluluk düzeyiniz olduğunu bilerek, kendinizi yeni konumunuza en kısa sürede adapte edin ve bunu çabucak sindirin. Burada ölçü; iyi olduğunuz ama “ne oldum delisi” olmadığınızdır.

Bundan böyle; her şeyi, her satışı Siz yapamayacaksınız. Ekibinize ihtiyacınız var. Artık bu mevkiide başarının değerlendirilmesi; tamamen bireysel iyi işler çıkarmanız değil, ekibinize iyi işler çıkartmanıza bağlıdır. Başarılı olmanızın ve daha da ilerlemenizin; ancak ekibinizin omuzlarında taşınarak olacağını unutmayın.

Satış gibi sosyal bir konuda, mevkiinizde iyi olmak için yöneticilikten daha çok, lider yönetici olmalısınız. Ekibinize ve birey olarak çalışma arkadaşlarınıza yön gösterin, fikirlerini alın, “kontrolü serbest bırakmadan, kontrollü serbest bırakın”, yetkinlik verin, isteklerini ortak karar vererek son haliyle uygulatın.

Gözlerinde ilk etapta amirleri/üstleri değil de; Onlara yardımcı olan, destek veren, saygı duydukları bir çalışma arkadaşı özelliklerini kendinizde benimseyin.

Onlara olan güveninizi ve başarılarını sık sık tekrar edin. Böylece özgüvenlerini geliştirin. Bu başarılı olmak için önemli olduğu gibi; içlerinden bazılarının gelişmesini ve gelecekte Sizin yerinizi almasını da sağlayacaktır. Tabii Sizin de daha üstlere gitmenizi…

Sizin de iyi bildiğiniz gibi; satış çok yönlü bir bir aktivitedir. Pek çok sorumluluğu, iş kısımlarını ve görevlerini içermektedir. İyi bir lider satış yöneticisi olabilmek için pratikte uygulanabilecek bazı hususlara ve “ince noktalara” başlangıçta dikkat etmekte fayda olacaktır.

Lider satış yöneticiliğindeki “iş ayaklarına” göre sıralayabileceğimiz örnek davranışlar ;

Piyasadaki Davranışlar:
– Beraber çalıştığınız arkadaşınıza müşterinin yanında çok gerekli olmadıkça müdahele etmeyiniz. Unutmayın ki muhtemelen o, müşteriyi Sizden daha iyi tanıyordur.
– Satışı Onun yerine Siz yapmaya kalkmayın. Bırakın isterse o satış biraz düşük olsun. Küçük düzeltme diyologlarıyla durumu toplamasına yardımcı olmaya çalışın.
– Yapmasını istediğiniz bir davranış varsa; bunu ya müşteriye girmeden önce ya da müşteriden çıktıktan sonra belirtin.
– Kendisiyle konu hakkında konuşmanız gerekiyorsa; bunu yalnızken yapın ve “Ben Senin yerinde olsam…” , “Acaba …. olsaydı daha iyi olmaz mıydı?..” , “….şeklinde yapsaydık Sence sonuç nasıl olurdu? “ şeklinde yapın.
– Kendinizin yapamayacağı şeyleri Onlardan beklemeyin/istemeyin.
– Kendinizin zamanında çok iyi satış yaptığınız yöntemleriniz olabilir. Bunu sürekli anlatarak aynı çorbayı ısıtıp ısıtıp önüne koymayın, kafasına kakmayın ve kendinizi fazlasıyla överek aynısını yapmasını da beklemeyin. Bunlar yerine bu özelliklerinizi tavsiye edin. Bir iki örnekle bunu göstererek kendine pay çıkarmasını sağlamaya çalışın ama zorlamayın.
– Eğer piyasadaki çalışma arkadaşınız o gün biraz tutuk veya heyecanlıysa; cesaretlendirin, hevesini arttırın.
– Aşırıya gitmemek kaydıyla, yanınızda show yapmasına izin verin.
– Yeni olmanız sebebiyle; daha eski arkadaşlarca sınanmak istenebilirsiniz. Bunlara karşı uyanık olun ama arkadaşca yaklaşın.
– İş dönüşü; kısaca günü özetleyin hatta bir form’a günü değerlendirme notları alın ve bunun bir kopyasını ilgili arkadaşla paylaşın. Devam eden günlerdeki bireysel gelişmeleri de takip edin.

İlişkilerdeki Davranışlar:
– Beraber çalıştığınız ekip arkadaşlarınız arasında ayırımcılık yapmayınız. Kişiler arasında doğal olarak farklar olacaktır ama bunu çok belli etmemeniz gerekir.
– Çalıştığınız kişilerden birini veya birkaçını ötekine/ötekilere şikayet veya sitem etmeyiniz. Biri veya birkaçı hakkında olumlu düşüncelerinizi de diğer arkadaşlarına abartarak anlatmayınız.
– İyi bir başarının ödülsüz, başarısızlığın ise cezasız kalmayacağını konuşmalarınızda yeri geldikçe normal bir şekilde belirtiniz.
– Problem veya sıkıntıları olduğu taktirde dinleyiniz ve gerçekten çözüm bulmaya ve yardım etmeye çalışınız.
– Onların haklarını diğer kişilerden arayınız ve Onlar için mücadele veriniz. Bunu yaparken davranışlarınızı show haline getirmeyiniz çünkü bu sefer de inandırıcılığınızı yitirirsiniz.
– Başarılı bir sonucun ardından ekip için hoş bir kutlama iyi olacaktır. Bunun yanısıra kağıtlara düşülen tebrik veya uyarı notları da iyi bir iletişim yöntemidir. Üstün bir başarıda ise üst düzey yöneticilerin daveti ve ekibe konuşma yapmaları ekip üzerinde iyi sonuçlar doğurur. Kişiye özel Taktir belgeleri de motive edici araçlardır.

Hedef ve Hedeflendirmeki Davranışlar:
– Hedeflendirmelerinizi yaparken, gerekiyorsa çeşitli durumları da göz önünde tutarak, bundan önceki dönemleri baz almak ve orantı yaparak hedefleri oluşturmak; hem haksızlığı önleyecek hem de gerçek performansları ortaya çıkaraktır.
– Toplantılarınızda kişisel ve ekip hedeflerini kişilerin kendilerinden alarak yayınlayınız. Düzeltmelerinizi yine beraberken yapınız. Hatta ekibin bir ferdi için düzeltmeleri (hedefin arttırımı veya azaltımı); ekibin diğer fertleri tarafından yapılmasını bile sağlayabilirsiniz. Yalnız bunu yaparken ekibe hakimiyet sağladığınız dönemi seçmeniz ve kendi içlerinde iltimasların olmayacağını bilerek yapmanızda fayda vardır.
– Günlük hedeflerin yanısıra; Haftalık – Aylık – 3 Aylık hedeflendirmeler yapmanız ve bunları sürekli ekiple paylaşarak takip etmeniz işinizi daha iyi kontrol etmenize, gittiğiniz yolu daha net görmenize yarayacaktır.
– Ekip içindeki bireyler arasında ve gerekirse Sizin benzeriniz diğer ekipler ile Sizin ekibinizi karşılaştırarak tatlı bir rekabet ortamı yaratmak işinize yarayacaktır.

Toplantılardaki Davranışlar:
– Yapacağınız ilk toplantıya önceki dönemlerdeki verileri çalışmış olarak giriniz ve bunlarla ilgili sadece başarılı sonuçlardan bahsediniz. Ekibi bu sonuçlardan dolayı tebrik ediniz. Bundan sonraki dönemde beraberce daha büyük başarı hedefinden/hedeflerinden söz ediniz ve ilk toplantınızı mümkün olabildiğince kısa ve gösterişsiz ama samimi yapınız.
– Toplantılarda içlerinden birini veya birilerini, abartmadan, örnek davranışından ötürü övünüz, tebrik ediniz.
– Toplantılarda içlerinden birini veya birilerini kesinlikle yermeyin veya zor duruma sokmayın. Uyarılarınızı bire bir yapın.
– Motive edici birçok davranış biçimi bulunmaktadır. Bununla ilgili olarak başkalarının yaptıklarından ekibinize uygun olanlarını , hayal gücünüzü ve Onların bireysel başarılarını kullanınız.
– Toplantılarda durumun mahiyetini daha iyi anlatabilmek adına toplu sonuçları ve karşılaştırmaları paylaşınız.
– Yeri geldiğinde yapılacak bir espri, güzel bir benzetme, konu ile ilgili okunacak bir yazı, anlatılacak bir hikaye veya bir fıkra’nın işe ne kadar faydası olacağını göreceksiniz.
– Toplantının kısa ve öz olmasının yanısıra mesajların net verilmesi de çok önemlidir. Ayrıca anlattıklarınızdan ne anlaşıldığının kontrolü için, toplantı sonunda konularla ilgili birer cümle ile özetleme veya ekibe özetletme de faydalı olacaktır.

Kişisel Gelişim Davranışları:
– Lider satış yöneticiliğinde ilerlemek adına ; kendinizi hergün yenilemelisiniz. Bunun için Satış, Liderlik, Yönetim ve Yöneticilik ile ilgili yayınları takip etmeli; kitaplar okumalısınız. Bunların her konuda olmasa bile birçok faydasını göreceksiniz.
– Sizden daha tecrübeli olanlardan yardım istemeniz veya danışmanız, Sizin her konuyu yaşayarak öğrenmek zorunda kalmadan tecrübelenmenizi sağlayacaktır. Burada dikkat edilecek husus ise bu kişilerin herkesce taktir gören ve işinde iyi olan kişiler olmasıdır.

Sonuç olarak; Siz bundan önce iyi bir satıcı olmuş olabilirsiniz ama artık iyi bir lider satış yöneticisi olmalısınız. Hayatınız bu noktadan devam edecek. Yukarıdaki tüm yazılanlar %100 başarı sağlayacak diye birşey olmasa da uyguladığınız taktirde fayda göreceğiniz noktalardır. Yeni konumunuzda bunları uyguladığınızda ekibinizi daha başarılı kılacak ve daha etkili olacaksınız.

 

Yazar: Okan Esmer
Kaynak: www.biymed.com

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et

MAKALE

Podcast yapmak cesaret istiyor

Podcast son dönemde özellikle gençler arasında hızla yayılıyor. Bunda gencin özgürlüğüne imkan tanıması hiç kuşkusuz önemli bir faktör. Ancak podcast üretimi yapan uzman sayısı yeterli değil. Bunun en önemli nedeni ne olabilir?

Podcast yapmaya başlamaktan neden çekiniyoruz?

Kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen bazı şeyler var…

Podcast’ler dünyada her geçen gün artmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük podcast ağı olan Podfresh’in bile şimdiden çeşitli kategorilerde 100’e yakın yayını bulunuyor. Yalnızca ABD’de, nüfusun yüzde 75’i “podcast”in ne demek olduğuna aşina durumda. Ekim 2020 itibariyle ise 1,5 milyonun üzerinde podcastin olduğunu söylemek biraz ütopik gelse de gerçek bu.

Her gün başlanan yeni podcastler, kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen ve başlamaktan alıkoyan bazı yanlış yanlış bilinen şeyler var. Bu yazımda biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.

Podcast bir iş modelidir

Aslına bakarsanız podcast’ten hemen bir gelir elde etme beklentisi büyük bir hata ve orta vadede motivasyon düşürebilen bir şey. Çünkü Türkiye’de henüz yeni yeni büyüyen, ilginin fazla olduğu ancak reklam modellerinin henüz tam oluşturulmadığı bir ortam söz konusu. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki, ürettiğimiz her türlü içerik, yaratmamız gereken bir pazarlama planının da parçası olmalı ve o doğrultuda bir strateji üretilmeli. Podcast yayınlarını yaymanın sadece içerik pazarlamasıyla bittiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Birçok platformda çok sayıda niş podcastin olduğu bir arenada, bunu bir işe çevirme düşüncesinden önce içeriğimizi iyi oluşturmayı düşünmek daha yerinde olacaktır. Çünkü salt gelir eldetmekten ziyade podcastimizi aynı zamanda kendimize bir network oluşturmak için de kullanacağız ve podcastimizi de bu network dinleyecek. 

Profesyonel bir stüdyo olmadan başlanmaz

Ben şahsen podcastlerime ufacık bir odada, sesimdeki yankıyı kesmek için üzerime battaniye örterek başladım. Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen de hâlâ evimden yayın yapmaya devam ediyorum. Yayıncı adaylarının, profesyonel bir stüdyoya ihtiyaç duyacaklarını, stüdyo sesi olmadan podcast olmayacağını düşünmeleri ve bunun harekete geçmelerini engellemesi, acilen aşılması gereken bir konu.

Peki benim yaptığım podcastler süper kaliteli mi? Elbette evde sınırlı imkanlarla alınan herhangi bir kaydın stüdyo gibi olması imkansız ama zaten sorun burada başlıyor. Neden başlangıçta stüdyo kalitesinde bir yayın yapma zorunluluğu hissedeyim ki? Her şeyden önce içeriğimiz ve sürdürülebilirliğimiz çok daha önemli olgular. Bana soracak olursanız podcast yayınlarını benzersiz kılan şeyler, içerdiği samimiyet. Yani bir ev ortamında, belki çayınızı koyarken çıkan ses, belki arkanızdan gelen bir kedi. Nerede olursanız olun, telefon kulaklığına bile sahipseniz (ki Podfresh’te kulaklıklarla yapılan çok güzel yayınlar var) başlayın.

Podcast yapmak aşırı pahalı

Diğer bir yanlış düşünce de, ekipman fetişisti olup podcast yapmaya başlamak için pahalı ve kaliteli mikrofonlara sahip olmamız gerektiği. Örneğin, 3000 TL’ye çok kaliteli bulduğunuz ve profesyonellerin önerdiği bir mikrofon var ve almak istiyorsunuz. Durun, almayın! Bunun yerine 150 liraya bir yaka mikrofonu, aylık 50 TL’ye yayınlarıma değer katacak bir podcast barındırma platformu (ki artık size Spotify kataloğundan dilediğiniz müziği kullanma imkanı sağlayan Anchor varken ona bile ihtiyaç olmayabilir) ve 20 liraya podcastime sesli tanıtımlar yapabileceğim bir uygulama alırsam, erken dönemde yapacağım 3000 TL’lik bir mikrofondan daha mantıklı ve yayınıma değer katacak bir harcama yapmış olurum.

Demem o ki, Podcaste başlamak pahalı ve maliyetli değil. Bilgisayar ya da telefonunuzdaki ses kayıt düğmesine basın, telefonunuzun kulaklığını takın ve içeriğinizi oluşturun.

Dinleyici bulmak için ünlü olmak gerek

1,5 Milyon podcast yayını, daha fazla sayıda yayıncı, daha fazla sayıda da dinleyici var. Herhalde bu rakamların hepsi ünlü değil. Bu arada yayıncı adaylarının gözlerinin korkmasına hak veriyorum. Belki konuşmak istediğiniz konuyla alakalı onlarca podcast vardır ve endişe duyuyorsunuzdur. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, her podcast birbirinden parmak izlerimiz gibi farklı. Herkes niş bir yayın yapmaya çalışıyor ve konunun genelinden uzaklaşıp ister istemez spesifikleşiyorlar. 

Anlattığınız hikaye ve inşa ettiğiniz içeriğiniz sizin her şeyiniz. Yayınınız başka podcastlerin konusunu andıracak gibi görünse de, mutlaka kendinizden katacağınız şeylerle farklılaşacaktır. Kişisel deneyimler ve insan hikayeleri her şeyi değiştirir. Dinleyici olarak iki aynı nüanstaki podcast programından ayrı ayrı kendime kattığım birçok şey var. Eğer platformlarda var olan podcastler sizi podcaste başlamaktan alıkoyuyorsa, masada herkese bir sandalye olduğunu bilmenizde fayda var. 

Her şey kusursuz olmalı

Bir felaket olan ilk podcast bölümüme buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sesimin yetmediği, tonlamalarımın ise anlamsız olan bu bölümü çekerken ne kadar zorlandığımı ve onlarca kez baştan kayıt aldığımı hâlâ hatırlıyorum. Ancak sonuç itibariyle içeriğimi dünyaya yaymak istediğim için “yayınla” butonuna bastım. Sadece biz değil, dünyaca ünlü podcasterların da ilk yayınlarına baktığınızda kusursuz olmadıklarını görüp kervanın her zaman yolda düzüleceğini anlayabilirsiniz. Kimse mükemmel değil, olamaz da. Podcastinizin daha ilk bölümden mükemmel olması gerekmiyor. Açıkçası geliştikçe her zaman yeni şeyler öğreneceksiniz ve bir önceki bölümünüzü beğenmeyeceksiniz. Gereksiz mükemmelliyetçilik sizi engelleyen bir şey ise, bunu önemsememek en güzeli.

Bitirirken…

Yanlış bildiğimiz şeyler bizi bir şeylere başlamaktan, düşüncelerimizi yaymaktan ve başkasının hayatına bir şeyler katmaktan her zaman alıkoyan bir şey. Eğer profesyonel bir stüdyo yüzünden podcast yapmaya başlamıyorsanız bir hayalinizden vazgeçmiş olacaksınız. Ürettiğiniz içeriğin nerede, kimi ve nasıl etkileyeceğini, ne gibi izler bırakacağını bilemezsiniz. İnsanlara temas etmek ve dokunmak güzeldir. Yeter ki en başında belirttiğim süreklilik ve içerik gibi doğru şeylere odaklanalım.

Kaynak: T24
Yazar: İlkan AKGÜL

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND