Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Nasıl bir lidersiniz?

Uluslararası Danışmanlık şirketi Mind Gym, cesur liderlerin yedi temel özelliğini saptadı. Peki siz nasıl bir lidersiniz? 10 dakikanızı ayırarak kendi ‘liderlik haritanızı’ çıkartın.

Uluslararası Danışmanlık şirketi Mind Gym, cesur liderlerin yedi temel özelliğini saptadı. Peki siz nasıl bir lidersiniz? 10 dakikanızı ayırarak kendi ‘liderlik haritanızı’ çıkartın.

Giderek etkisini artıran global kriz nedeniyle liderler adeta mercek altına alınmış durumda. Şu anda içinde bulunduğumuz ortamın bir benzeri 1930’lı yıllarda yaşanmıştı. Kimilerine göre bugünün krizi, 1930’larınkinden bile daha derin ve tehlikeli. Bu yüzden de bugünün liderlerinin hiçbiri, bu ölçekte bir krizi yönetmek konusunda tecrübeli değil.

Hal böyle olunca da her yaştan, farklı kondisyon seviyelerindeki koşucuların eşit şansa sahip olduğu bir maratonun henüz başında gibiyiz. Her seviyede, yaşta, pozisyonda liderin; yeteneklerini, vizyonunu, yetkinlikleri ‘konuşturma’da eşit şansı var. Bu yüzden de dünyanın gözü, haklı olarak liderlerin üstünde. En ufak aksiliğin faturası da, en önemsiz başarının övgüsü de liderlerin hanesine yazılacağı bir dönemden geçiyoruz. Hem siyasetin hem ekonominin hem iş dünyasının hem de sosyal ve sivil ihtiyaçların liderleri yeniden belirlenecek.

Bu yüzden de “kriz yönetimi”, “krizden çıkış” yine mikro ve makro düzeydeki liderlerin performansına bağlı. İngiltere ve Amerika’nın önemli danışmanlık şirketlerinden Mind Gym, zor zamanlardaki performanslara, dönüştürücü liderlik örneklerine ve psikoloji biliminin son dönem araştırmalarına dayanarak cesur liderlerin yedi temel özelliğini saptadı:

1. Orijinallik: İçinde bulunduğunuz durumu kendi bakış açınız ve algılayışınızla doğru ve içten bir biçimde anlatabilmek.
2. Umut: Geleceğe bakarak doğru bir resim çizmek ve içinde barındırdığı olumlu noktaları saptayabilmek.
3. Israrcılık: Her türlü engele rağmen başladığınız işi bitirebilmek.
4. Cesaret: İçinizdeki endişe ve korkulara rağmen yapılması gerekeni gerçekleştirme gücü.
5. Canlılık: İlgili, heyecanlı, şevk sahibi bir ruh hali.
6. Merak: Zorlu engellere, orijinal ve yetkin çözümler üretebilmek.
7. Alçak gönüllülük: İnsanın kendi güçlü ve zayıf yönlerini dürüstlükle görebilmesi. Araştırmalar gösteriyor ki bir CEO’nun şöhreti ne kadar yüksekse iş performansı o kadar düşük oluyor.

SİZE EN ÇOK UYAN SEÇENEĞİ İŞARETLEYİN
Siz de, dünyayı geleceğe taşıyacak makro ve mikro liderlerden biri olarak bu yedi yetkinlik açısından kendinizi değerlendirebilirsiniz. 10 dakikanızı ayırarak cevaplayacağınız sorular, güçlü ve zayıf yönlerinizin farkına varmanızı sağlayacak.

Şunla gurur duyarım:
A. Kim ve ne olduğumu abartmamakla
B. Projelerimi sonlandırmakla

Karşılaşılan zorluklarda şuna ihtiyaç vardır:
C. Birinin yol göstermesine
D. Farklı bir perspektife

Şunla tanınırım
E. Başarılabileceğini düşündüğüm büyük hedefler koymakla
F. Diğerleri kaybettiğinde serin kanlılığımı korumamla

Benimle çalışanlar şundan keyif alıyor gözüküyorlar
G. Çabalarının altını çizmemden
A. Açık sözlülüğümden

Genelde şuna eğilimliyimdir
B. Başladığım şeyi bitirmeye
C. Fikrimi söylemeye

Bir lider olarak
D. Becerikliyimdir
E. İleriyi düşünürüm

Şu özelliğimle tanınırım
F. Heyecanımla
G. Diğerlerine projeksiyon vermemle

Müzakerelerimin ana özelliği şudur
A. Güven
C. Cesaret

Ben
B. Çalışkanım
D. Yenilikçiyim

Şundan sakınırım
C. Riskler yüksekken çekingen davranmak
E. Hataların üzerinde durmak

Şunla tanınırım
D. Normlardan sakınmak
F. Kalkıp gitmek

Şu konuda marifetliyim
A. Hedefe doğru yol almak
D. Farklı fikir fırtınaları yapmak

Başarılarım çoğunlukla ….. kaynaklanır
B. Ne kadar zor olursa olsun doğru yol almaktan
E. Pembe düşünmekten

Şunla tanınırım
C. Problemin sadece adını koyarım
F. Kriz anında sakin dururum

Şundan sakınırım
D. Gelenekçi çizgide düşünmekten
G. Başarılarımla övünmekten

Diğerleriyle uğraşırken şuna özen gösteririm
A. Samimi olmaya
E. Cesaret verici olmaya

Ben
B. Kararlıyım
F. Dinamiğim

Birlikte çalıştığım insanlar benden şunu bekler
C. Sonuçları değecekse büyük riskler almamı
G. Grup işinde payıma düşeni almamı

Nadiren
A. Kurnazım
F. Yorgun hissederim

Şuna eğilimliyimdir
B. İhtiyacım olduğunda dayanma gücümü toparlamaya
G. Herkesin katkısını hatırlamaya

İş yaklaşımımı en iyi şu tanımlar:
E. İnatçı
G. Kapsayıcı

Sonuçlar:
En çok ve en az hangi harfleri işaretlediğinize bakın. ‘En çok’ olan güçlü yönünüze, ‘en az’ olan zayıf tarafınıza işaret eder:
A – GÜVENİLİRLİK
B – ISRARCILIK
C – CESARET
D – MERAK
E – UMUT
F – YAŞAM GÜCÜ
G – ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK

Sonuçlar:
Bir lider olarak yüksek skor sizin için ne ifade ediyor?

– Eğer en büyük gücünüz GÜVENİLİRLİKSE gerçeklerden çekinecek bir kişi değilsiniz. Gerçekten inandığınız, düşündüğünüz ve hissettiğiniz şeyi, bunun doğru karşılanmayacağını bilseniz dahi ifade etme cesaretiniz var. Sonuç olarak diğerleri sizi sorumluluk sahibi, davranışlarını inandığı gibi düzenleyen bir lider olarak görür. Çünkü siz, ne söylerseniz onu yaparsınız. Diğerleri de bu yüzden değerlerinizin samimiyetine inanır ve sizi, ‘yolundan gitmeye değer’ bir lider olarak kabul eder.

– Eğer ISRAR en büyük gücünüzse başladığınız şeyi bitirirsiniz. Zor projelerin altına elinizi koyacak ve onları sonuçlandıracak gücünüz vardır. İnsanlar, ne söylüyorsanız onu hatta bazen daha da fazlasını yapacağınıza inanırlar. Ama asla daha azını yapacağınızı aklılarına getirmezler. Zorluklar, güçlükler ya da cesaret kırıcı şeylerle karşılaştığınız da asla sendelemezsiniz. Diğerleri de sizin gücünüzden cesaret alır. Çünkü ısrarcı tutumunuz sizi başarıya götürecektir. Lideri olduğunuz kişiler de sizinle çalışmanın sonuçlarına güvenecekler ve size sıkı sıkıya bağlı olacaklardır.

– Eğer CESARET en büyük gücünüzse, meydan okumaktan, riskten ve zorluklardan asla kaçmazsınız. Tehlikeli durumlardan sizi uzak tutan bir içgüdünüz vardır ve bu sayede doğru adımları daha iyi tespit edebilirsiniz. İnsanlar özellikle riskin yüksek olduğu durumlarda lider olarak cesaretinize güvenirler. Eğer tehlikeyi göze almazsanız hiçbir şey kazanamazsınız. Bu, korku rüzgarında “tedbiri elden bırakmak” demek değildir. Öncelikle tehlikeleri ve bunlarla başa çıkabileceğinizi görür sonra da korkulara rağmen harekete geçecek güveni kendinizde hissedersiniz.

– Eğer MERAK en büyük gücünüzse roman yazmakta, şaşırtıcı ve sıra dışı fikirler üretmekte başarılısınız demektir. Yeni fırsatlar yaratmak ya da zor problemlerle baş başa kalmak gibi durumlarda, insanlar sizin düşünce gücünüze itibar eder. Belirsizliklerin olduğu yerde pek çok şeye açıksınızdır. Takımınızdakilere geniş bir alan yaratırsınız farklı yaklaşımlara, bakış açılarına ve metotlara izin verirsiniz. Tecrübe ve bilgiye olan arzunuz size hep yeni olanın peşinden gitme gücü verecektir. Bir lider olarak “imkansız” diye bir şeyin olmadığı, heyecanlı ve dinamik bir ortam yaratırsınız.

– Eğer UMUT en büyük gücünüzse, geleceğe olumlu bakarsınız ve arzuladıklarınızın gerçekleşmesinde yapıcı bir tutum sergilersiniz. Hedeflerinizi gerçekleştirmek için çalıştığınız ortam neşelidir çünkü nihayetinde başarılı olacağınızı bilirsiniz. Bazı zamanlarda yolunuzu şaşırsanız bile bir sonraki fırsata odaklanır ve daha iyisini planlamaya çalışırsınız. Bir lider olarak diğerleri cesaretinizi fark edecektir. Gerçekleştirebileceğinize inandığınız hedefler koyduğunuz için takımınızı da zafere ulaşmak üzere kurarsınız. Ulaştığınız her bir hedef, geleceğe daha çok güvenmenizi sağlayacaktır.

– Eğer YAŞAM GÜCÜ en büyük gücünüzse çok iyi bir enerjiniz vardır ve nadiren temponuz düşer. Bu durumda sizi gerçekten kimse rahatsız edemez ve kendinizi bir koşuşturmacada hissetmezsiniz. Ne yapılması gerekiyorsa yapmaya hazırsınızdır. Elinizdeki işe sadık kalır ve bütün dikkatinizi ona yoğunlaştırırsınız. Bir lider olarak insanlar sizi sabırlı, dikkatli, üretken ve hoş bulurlar. Başkalarıyla iletişim kurarken insanlar konuşmaya tamamıyla kendinizi verdiğinizden emin olurlar. Düşünceleriniz ya da kaygılarınızı dile getirirken dikkatiniz dağılmaz. Enerjiniz bulaşıcıdır. İnsanlar etrafınızda bulunmaktan keyif alırlar.

– Eğer en büyük gücünüz ALÇAKGÖNLLÜLÜĞÜNÜZSE kendisine odaklanmış bir kişi değilsiniz. Ne başarılarınızı ne de zayıflığınızı büyütürsünüz. Yeteneklerinizi de, başarılarınızı da belli bir perspektifte tutmaya özen gösterirsiniz. Bilgi eksikliği, yetersizlik ve yanlışlarınızla yüzleşmekten kaçmazsınız. Yeni fikirlere, karşıt düşüncelere ve nasihate açık bir kişi olarak takımınızdan maksimum verim alırsınız. Sizinle çalışanlar doğruya ulaşma yolunda, ortak çalışmanın önemini hissedecekler ve katkılarının değer gördüğünü bileceklerdir.

En düşük skorlarınız

Bir lider olarak düşük skor sizin için ne ifade ediyor?

– Eğer GÜVENİLİRLİK düşükse, bazı zor gerçekleri anlatmakta problem yaşayabilirsiniz. Gerçekten doğru olduğuna inandığınız, güvendiğiniz ve doğru olduğunu hissettiğiniz şeyleri ifade etmede yeteri kadar özgür hissedemezsiniz. Sonuç olarak gerçekten doğru olduğuna inandığınız davranışları yansıtacak mesajlar veremeyebilirsiniz. İlacı içmek için bir şeker kaşığı yeterliyken, eğer sonuç mesajınızla uyumlu değilse ağızda acı bir tat bırakabilir.

– Eğer ISRARINIZ düşükse, bir işe başlamakta sıkıntı yaşarsınız. Kendinizi hep başka şeylerle uğraşırken ya da başka ilginç şeylerin peşinden koşarken bulursunuz. Engeller ve zorluklarla karşılaştığınızda rüzgar bazen sizden tarafa esmez. Bu her zaman kötü bir şey değildir. Israrcı olmak bazen zaman, çaba ve kaynak kaybına da sebep olabilir. Ancak birkaç büyük projede ciddi bir yol kat edebilirsiniz. Bazı şeyleri görerek başarı ihtimalinizi yükseltirsiniz.

– Eğer CESARETiniz düşükse, tehlikeli ve riskli durumlarda muhafazakar bir tutum sergilersiniz. Tehlikeden kaçınma içgüdünüz baskındır ve bu bazen diğer eylem planlarını değerlendirme yetinize galip gelir. Korku ve cesaret yolunda dikkati bir tarafa bırakmak çoğunlukla bir işe yaramaz. Ama bazen korkuya rağmen harekete geçmeye değer. Cesaret olmadan hiçbir şey başarılamaz.

– Eğer MERAKINIZ düşükse çoğunlukla denenmiş ve test edilmiş metotlara bağlı olursunuz. Bir öncekini tercih ederek aslında bugünle baş ederken geçmişten akıl alma yolunu tercih etmiş olursunuz. Bazen belirsizlikler cesaretinizi kırar ve net durumlarla ilgilenmek kendinizi iyi hissettirir. Bazıları ürettikleri yeni fikirlerin fantastik ortamında gezinirken siz hep ayağınızı yere basarsınız: Bu gerçekçi midir? Bunun maliyeti nedir? Bu ne kadar sürer? Bu çok önemli bir rolken öte yandan da hayal dünyanızı serbest bırakmanın ve girişimci yönlerinizi keşfetmenin faydasını görebilirsiniz.

– Eğer UMUDUNUZ düşükse zaman zaman gelecek hakkında kaygılanırsınız. Daha gerçekçi bir bakış yakalamaya çalışırken kendinizi öngörülemeyen problemlerden uzak tutmayı hedefleyebilirsiniz. Daha uzun vadeli net hedefler yaratmak yerine daha esneksiniz ve değişen durumlara adapte olabiliyorsunuz. İnsanlar sizi plan ve projelerdeki muhtemel tuzakları tespit etmede yetkin görüyorlar. Aynı zamanda en iyisini ummak da çok değerlidir. Başarıya inandığınız zaman çabanızı ve ısrarınızı arttırırsınız.

– Eğer YAŞAM GÜCÜNÜZ düşükse, boşa yol aldığınızı düşünüp çoğunlukla kendinizi sinirli, endişeli ve gergin hissedersiniz. Talepler yüksek olduğunda geriliminiz artar, kaçınılmaz olarak enerjiniz düşer ve negatif bir moda geçersiniz. Liderlik ettiğiniz takım bazen çok sabırsız olduğunuzu düşünür. Zaman üzerinizde baskı yaratır, daha çok enerjinizi alır ve kendinizi tükenmiş olarak hissedersiniz. Sonuç olarak yaptığınız şeyin bir faydasını görene kadar durmayacağınızı hissedebilirsiniz ki bu stresin panzehiridir.

-Eğer ALÇAKGÖNÜLLÜĞÜNÜZ düşükse çoğunlukla spotların altında gibisinizdir. Yetenekleriniz ve başarılarınızla gururlanırsınız ve bazen hatalarınızı, sınırlarınızı ve bilgi eksikliğinizi kabul etmezsiniz. Sonuç olarak bazen yapacaklarınızı üstünde sözler verirsiniz. Bir lider olarak dümeni sıkı sıkı tutarsınız. Bazıları tavsiyeye, yeni fikirlere ve karşıt düşüncelere dirençli olduğunuzu düşünebilir. Bu genişliğinizin gölgesi de büyük olur. Hatta liderlik ettikleriniz katkılarının yeteri kadar değer görmediğini düşünebilirler.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND