Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Mutlu insanlar daha çok kazanıyor

Mutluluk insanlık tarihinin en gizemli konularından. Para mutluluk getirir mi tartışması süre dursun araştırmalar mutlu insanların daha çok kazandığını söylüyor. İşte mutluluk hakkında doğru bilinen yanlışlar…

kişisel gelişim

Mutlu insanlar daha çok para kazanıyor

 

 

Evlilerle yapılan araştırmalar şunu gösteriyor: Evlendikten altı ay sonra eski mutluluk eşiğinize geri dönüyorsunuz. Olaylar ve insanlar mutluluğumuzu etkilemiyor.

Çocuk sahibi olmanın mutluluğa etkisi çok az.

Mutlu insanlar mutsuz insanlara göre beş yıl daha uzun yaşıyor.

‘Pozitif düşünün, mutlu olun!’ Öyle bir şey yok. Pozitif düşünce kendi başına yardımcı değil. İnsanın mutlu olması için öncelikle eyleme geçmesi gerekiyor.

Alışveriş yapmak, saçımızı kestirmek, stil değişikliği yapmak bizi ancak bir saat mutlu ediyor.

Mutluluk bulaşıcı. Aynı mutsuzluk gibi. Etrafınızı mutlu insanlarla çevirin.

En zor olanı belki de kendimizi sevmek, kendimizle barışmak. Nitekim psikolog Selda Koydemir’in yakında yayımlanacak olan araştırması bu gerçeği ortaya çıkarıyor. Benlik saygısı, kişinin kendisini ‘biricik’ bulması, mutluluğunu büyük ölçüde arttırıyor. Yanlış anlamayın sakın. Biricikliğin narsizmle bir ilgisi yok… Havanın kendine küstüğü bir cuma günü buluştum Selda Koydemir’le. Ve hemen sordum: “Kapalı havanın mutluluğumuz üzerindeki etkisi nedir?” “Yok denecek kadar az,” dedi. Bu yıl Gallup’un yaptığı araştırmaya göre dünyada en mutlu ülkeler, güneşi en az gören İsveç, Norveç ve Danimarka’ymış… Şaşırtıcı başlayan sohbet, şaşırtıcı tespitlerle devam etti. Bu sohbet sonucunda ortaya çıktı ki, mutluluk üzerine doğru bildiğimiz çok yanlış var. 

– Neden mutluk üzerinde çalışmayı seçtiniz?
– Çok uzun zaman kaygılar üzerine çalıştım. Sosyal kaygı, utangaçlık vs. Şu an dünyada en çok araştırılan konu mutluluk. Mutluluk kavramının Amerika’da, Avrupa’da devlet politikalarına giren bir konu olduğunu gördüm. Yurtdışına mutlululuğu araştırmaya gittim. Çok sayıda kültürlerarası projedeyer aldım. Son dört yıldır İngiltere ve Almanya’da mutluluk üzerine çalışıyorum. Gelecek sene bilimsel bir kitap yayınlayacağım.
– Mutluluk üzerine çalışan bir bilim kadını olarak sizi en çok ne şaşırttı?
– Doğuştan getirdiğimiz bir takım genetik faktörler, mutluluğumuzda çok etkili. Şanslıysak mutlu doğuyoruz. Bazılarımız da bu kadar şanslı olmuyor. Bu bizim kontrol edebileceğimiz bir şey değil aslında. İkizler üzerine yapılan çalışmalarda ortaya çıktı: Mutluluk geni diye bir şey var!
– Türk toplumu ne kadar mutlu?
– Toplum olarak negatife odaklanma söz konusu. Bu kötü bir şey değil. Çünkü mutlu olabilmek için olumsuz olayları da yaşamak ve sindirmek gerek. Ama Türk insanında güven sorunu var. Bu, mutsuzluğunda önemli bir etken. Sürekli tetiktesiniz çünkü. Türk insanı, her an ‘Bana bir şey olacak,’ diye kendisine de güvenmiyor muhtemelen. Böyle olunca insan gününü yaşayamaz, odaklanamaz.
– Mutlu olmak için ne yapmalıyız?
– Mutluluğun içinde hem olumlu hem de olumsuz duygularımız var. Ama bu duyguları dengeli yaşıyor muyuz? Oran önemli. Gün içinde duygularımız sürekli değişiyor. Ortalama bir mutluluk için dört pozitif duyguya karşılık bir olumsuz duygu olmalı. O zaman kendimizi mutlu hissediyoruz. Olumlu duygular neşe, umut, sevinçtir. Olumsuz duygularda kaygı, stres, öfke, kızgınlık vardır. Bu duyguların içinden olumsuzları öne çıkarıyor, iyi duyguların hakkını vermiyorsak, mutluluğumuza etki ediyor. Bilinenin aksine, olaylar ve insanlar mutluluğu etkilemiyor. Evlilerle yapılan araştırmalar şunu gösteriyor; evlendikten altı ay sonra eski mutluluk eşiğinize geri dönüyorsunuz. 
cinsellik düşünen mutsuz değil 
– Ne etkiliyor mutluluğu peki? 
– İlişkiler çok önemli. Sağlıklı dostluklar, sosyal ilişkiler mutluluğumuza büyük katkı yapıyor. ‘Evlenirsem çok mutlu olacağım,’ beklentisi doğru değil. Tamam olacaksın, ama senin bir mutluluk seviyen var, ve sonuçta sen yine oraya döneceksin. Hedefler mutluluğu etkileyen en önemli nokta. Kendinize hedef koyduğunuzda, o hedef yolunda uğraşmak sizi mutlu ediyor. Hedefe ulaştığınızda yine önceki mutluluk eşiğinize dönüyorsunuz. Temel ihtiyaçlarınızı karşıladıktan sonra gelen para mutlulukta etkili değil. Evet sizi rahat yaşatabilir, ama mutluluk seviyenizi etkilemiyor. Yaptığımız araştırmalar şunu gösteriyor; kendini seven insanlar, kendini sevmeyen insanlara göre daha mutlu. Benlik saygısının yüksek olması mutluluğu etkileyen temel faktörlerden. Mesela mutlulukta çocuk sahibi olmanın etkisi çok az. 
– Nasıl mutsuz oluyoruz? 
– Kendimizi özellikle standartlar bakımından, sürekli başka birileriyle karşılaştırdığımızda mutsuz oluyoruz. Kafamızda o kadar çok tilki var ki, ana odaklanamıyoruz. Amerika’da öğrencilere sorduk; ‘Ne yaparsanız mutlu olursunuz?’ diye. Sevdiği bir şeyi yapsa da, kafasında başka bir şey var ve odaklanamadığı için mutsuz oluyor. Mutsuz olmayanlar, yalnızca o an cinselliği düşünenler! Mesela şu an sizinle ciddi bir şey konuşurken aklında cinsellik olan biri mutsuz olmuyor, ama aklında başka bir şey varsa mutsuz oluyor. 
– Erkekle kadın arasında farklılıklar var mı? 
– Öyle bir farklılık yok. Yaptığı işe odaklı insanlar daha mutlu. O işi yaparken başka şeyler düşünüyorsa, anı yaşayamıyorsa, mutsuz. 20’li yaşlarda kadınlar biraz daha mutlu. Sonra erkekler birazcık öne geçiyor, 40’lı yaşlarındaki erkekler, aynı yaştaki kadınlara göre daha mutlu. Dul ve bekarlara göre evlilerin daha mutlu olduğunu biliyoruz. 
– Yeni araştırmanız nedir?
– Yeni araştırmamın konusu şu: Kişinin kendisini biricik hissetmesi mutluluğunu nasıl etkiliyor? Biriciklik bazen narsistlik diye algılanıyor ama farklı bir kavram. Kendimizi başkalarından ayıran özellikler olduğunu düşündüğümüzde, farklı olma duygusu ortaya çıkıyor. Biriciklik algısı yüksek olan kişilerin diğerlerine göre daha mutlu olduğu ortaya çıktı. Bu araştırmamı yakında Almanya’da yayımlayacağım. Psikolojik ihtiyaçlarını karşılayabilen kişiler daha mutlu. Kendisini yetkin ve bağımsız hissedebilmek de mutluluğa olumlu etki ediyor. Biriciklik; ‘Ben herkesle aynı olmak, herkese uymak zorunda değilim. Beni başkalarından ayıran özelliklerim var ve bu iyi bir şey. Kendime değer verdiğim ölçüde mutlu olabilirim’ diye düşünmekle oluyor. Kendini değersiz görürsen mutlu olamıyorsun! Başarılı da olamıyorsun. Mesela, mutlu olanlar daha çok para kazanıyor. Başkaları için sosyal sorumluluk üstlenmek, birilerinin hayatına katkıda bulunabilmek, yardım etmek gibi faaliyetler de mutluluğa katkı sağlayan etkenler.
– Mutsuzluk nasıl sonuçlar doğuruyor?
– Çok ciddi hastalıklar ortaya çıkıyor. Mutsuzluk kronik strese, kronik depresyona, kronik ağrılara yol açıyor. Baş ağrısı, sırt ağrısı, fibromiyalji başta gelenler hastalıklar. Ruh sağlığımız bozuluyor. Mutlu insanlar, mutsuz insanlara oranla beş yıl daha uzun yaşıyor.
– Pozitif düşüncenin mutluluğa etkisi nedir? 
– Pozitif düşünce ile kimse mutlu olamaz. ‘Pozitif düşünün, mutlu olun!’ Öyle bir şey yok. Pozitif düşünce, kendi başına yardımcı değil. İnsanın mutlu olması için eyleme geçmesi gerekiyor öncelikle. Bir aktivite yapmanız lazım. Sizin için ne önemliyse, ne yapmaktan hoşlanıyorsanız onu yapmalısınız. Mesela düzenli egzersiz yapanlar daha mutlu.

Doğru bildiğimiz yanlışlar

kişisel gelişim Alışveriş yapmak, saçımızı kestirmek, stil değişikliği yapmak, bunlar mutluluğu artırmıyor. Bu nedenlerle oluşan mutluluğunuz bir saat sonra geçecektir. Ancak tatil, kültürel etkinlik, spor faaliyeti gibi etkinlikler ve ayrıca hediye almak için para harcadığımızda mutlu oluyoruz. 
kişisel gelişim Hani derler ya ‘Zıt kutuplar birbirini çeker,’ diye. Öyle bir şey yok. Benzer özelliklere sahip olan çiftler daha mutlu! Ortak hobileri olan çiftler daha mutlu. 
kişisel gelişim Gerçekçi olmayan umut bizi mutlu etmiyor. Eyleme geçmedikçe ve adım atmadıkça değişim mümkün değil. 
kişisel gelişim Bir şehirde zengin muhite yakın yerde oturan kişiler, maddi durumlarından bağımsız olarak kendilerini daha mutlu hissediyor. 
kişisel gelişim Seçeneklerin çokluğu bizi mutsuz ediyor. Çok fazla alternatif olduğunda, seçmekte zorlanıyoruz ve hep ‘Acaba diğerini mi seçseydim?’ düşüncesi kafamızda dolaşıyor, dolayısıyla mutsuz oluyoruz. 
kişisel gelişim Mutluluğa ulaşılacak bir ‘yer’ gibi bakmak iyi hissettirmiyor. Mutluluğu bir durum olarak algılamak, bir şeyi gerçekleştirdikten sonra “E sonra?” diyeceğimiz mutsuzluk ve boşluk hissine girmememize yardımcı oluyor. 

Kadınların en mutsuz yaşı 38, erkeklerinki 42!

kişisel gelişim Mutluluk için genetik faktörlerin etkisi yüzde 50’ye kadar çıkabiliyor. Mutluluğun kontrol edebileceğimiz ve değiştirebileceğimiz kısmı ise yüzde 30 civarında. 
kişisel gelişim 20-24 yaş arası gençlerin bir ayda geçirdiği mutsuz gün sayısı, 65-70 yaş arası insanlara göre ortalama iki gün daha fazla. 
kişisel gelişim İnsanlar en mutsuz zamanlarını 40’lı yaşlarının başında yaşıyor. Kadınlar 37-38 yaşlarında, erkekler ise 42’de en mutsuz zamanları yaşıyorlar. 
kişisel gelişim Sanıldığının aksine eğitim, zeka, iklim ve cinsiyetin mutluluğumuza pek etkisi yok. 
kişisel gelişim Dünyada ‘çok mutlu’ olarak nitelendirelebilecek insanlar tüm popülasyonun sadece yüzde 10’unu oluşturuyor. 
kişisel gelişim Dünyada büyük çoğunluk (yaklaşık yüzde 70) ortalama derecede mutlu. 
kişisel gelişim Çok mutsuz insanların oranı yüzde 10. 
kişisel gelişim Türkiye yaşam standartları, yaşam kalitesi, yaşam doyumu, yaşamdan keyif alma gibi açılardan en düşük sıradaki ülkelerden. Mutluluk sıralamasında 103. ülke. 
kişisel gelişim Türkiye’de popülasyonun yüzde 81’i mutlu olmak için mücadele ettiğini söylüyor. 
kişisel gelişim ABD’de yapılan araştırmalara göre mutlu insanlar mutsuzlara oranla yılda ortalama 3500 dolar daha fazla kazanıyor. 
kişisel gelişim Belirli bir standarttan sonra paranın mutluluğumuza çok az etkisi var; belki de yok. Örneğin 2 bin TL kazananla, 5 bin TL kazanan arasında mutluluk seviyesinde fark olsa da 5 bin TL kazananla 8 bin TL kazanan arasında fark yok. 

Uzmanlık alanı mutluluk
Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Bölümü mezunu olan Selda Koydemir, ODTÜ’de doktora çalışmasını tamamladıktan sonra ABD’de klinik psikoloji üzerine eğitim aldı. Londra Roehampton Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde ‘mutluluk’ üzerine çalışmalar yaptı. Almanya’da Chemnitz Teknoloji Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde araştırmacı olarak ‘mutluluk ve iyilik hali’ ile ilgili kültürlerarası araştırma projelerini yürüttü. Koydemir’in çok sayıda uluslararası makalesi bulunuyor. Halen ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü’nde öğretim üyeliğine ve bilimsel araştırmalarına devam etmekte.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

Ülke olarak yine çok mutsuzuz!

olumlu deneyim, Manşet, küresel memnuniyet araştırması, gallup, araştırmalar

2019 yılı Küresel Memnuniyet Araştırması yayımlandı. Olumlu deneyim endeksi sıralamasında Türkiye geçen seneki gibi yine sondan dördüncü oldu. İşte raporun tüm detayları…

Gallup’un Olumlu Deneyim Endeksi’nde Türkiye sondan 4’üncü oldu

ABD merkezli Gallup araştırma şirketinin yaptığı, 2019 yılı Küresel Memnuniyet Araştırması’nda, Afganistan, vatandaşları “en az olumlu deneyim yaşayan” ülke oldu. Türkiye ise “Olumlu Deneyim Endeksi” listesinde 50 puanla sondan dördüncü sırada yer aldı.

Raporda, Türkiye’ye ilişkin paragrafta, ülkenin 18 yıldır büyümekte olan ekonomisinin “durgunluğa” girmiş olmasına da atıf yapıldı.

Yapılan araştırmada puanlama, iki farklı kategorideki sorular üzerinden yapıldı.

Buna göre, kişilere bir gün öncesine ilişkin “Olumlu Deneyimler” başlığında şu sorular soruldu:

  • Bir gün önce gülümsediniz ya da kahkaha attınız mı?
  • İyi dinlenebildiniz mi?
  • Tüm gün boyunca size saygı çerçevesinde mi davranıldı?
  • Yeni bir şey öğrendiniz mi?

“Olumsuz Deneyimler” başlığında ise bir önceki gün, “üzüntü, endişe, fiziksel acı, kızgınlık ve stres” yaşayıp yaşamadıkları soruldu.

Araştırmada “en az olumlu deneyim yaşayan ülke” olan Afganistan’da, “Bir önceki gün güldünüz mü?” sorusuna olumlu cevap verenlerin oranı yüzde 36’yla bu alanda son 12 yılın düşük oranı olarak kaydedildi.

Yunan halkı ‘en stresli’

Afrika ülkesi Çad ise vatandaşları “en çok olumsuz deneyim” yaşayan ülke oldu. Çadlılar’ın yüzde 66’sı bir gün önce fiziksel acı yaşadıklarını açıkladı.

En az negatif deneyim yaşayan ülkeler sıralamasında ise Azerbaycan, İsveç ile aynı puanda olmasına karşın birinci sırada yer aldı.

Yunanistan ise üst üste üçüncü yıl vatandaşları en stresli ülke oldu. Yunan halkının yüzde 66’sı bir gün önce stresli bir an yaşadıklarını kaydetti.

En mutlu ülkeler ise ağırlıklı olarak Güney Amerika ülkeleri arasından çıktı. Buna göre, Paraguay listenin zirvesinde yer alırken, Endonezya listenin bu bölümüne giren tek Güney Amerika dışı devlet oldu.

En Az Olumlu Deneyim Yaşayan Ülkeler:

  • Mısır 56
  • Çad 56
  • Bangladeş 56
  • Kuzey Kıbrıs 54
  • Nepal 53
  • Litvanya 51
  • Türkiye 50
  • Yemen 50
  • Belarus 48
  • Afganistan 43
Kaynak:  www.bbc.com

Okumaya devam et

MAKALE

Anlatacak çok hikâyemiz var!

romanlar, modern romanlar, Manşet, homeros, hikayeler, destanlar

İnsanların düşüncelerini şekillendirdiği ve tarihi etkilediği düşünülen eserler www.bbc.com tarafından derlendi. İşte binlerce yıl öncesine dayanan destanlardan modern romanlara kadar kuşakların düşünce tarzını etkileyen muhteşem eserler… 

Dünyayı şekillendiren hikâyeler

Binlerce yıl öncesine dayanan destanlardan modern romanlara kadar dünyanın değişmesine vesile olan ve kuşakların düşünce tarzını etkileyen eserler…

Büyük İskender genç yaştan itibaren Makedonya’nın kralı olmak üzere yetiştirilmişti. Yunanistan’ın kuzeyindeki bu küçük krallık başta Pers İmparatorluğu olmak üzere, komşularıyla sürekli savaş halindeydi. Bu nedenle savaşta ordusuna önderlik etmeyi erkenden öğrenmesi gerekiyordu.

Babası öldürüldüğünde İskender tahta geçti. Krallığın güvenliğini sağlamanın yanı sıra Pers İmparatorluğu’nu yenilgiye uğrattı, Mısır’dan Hindistan’a kadar yayılan toprakları ele geçirdi.

İskender’in elinde başka bir silahı daha vardı: Homeros’un İlyada’sı. Öğretmeni Aristoteles’in yardımıyla bu destanı ayrıntılı bir şekilde incelemişti. Seferlerine başladığında, hiçbir askeri önemi olmasa da destanda adı geçen Truva’da durmuş, oradaki sahneleri gözünde canlandırmıştı. Seferleri boyunca İlyada kitabıyla uyumuştu.

Homeros’un destanı, edebi öneminin yanı sıra, etkisi antik Yunanistan’ın kütüphanelerini ve kamp ateşlerinin çok ötesine geçen bir eser oldu. Bu eserde Yunan kültürünün düşünme ve yaşam biçimi resmediliyordu.

İlyada destanı ile İskender arasında karşılıklı bir etkileşim olmuştu. Bu destandan ilham alan İskender, Yunancanın geniş bir alanda konuşulan bir dil olmasını sağlayarak İlyada’yı dünya edebiyatının bir parçası haline getirmiş oldu. İskender’den sonraki hükümdarlar, İskenderiye ve Bergama’da kurdukları büyük kütüphanelerle Homer’in eserinin geleceğe aktarılmasını sağladı.

Hikayelerin öneminin ve etkisinin bir kitabın sayfalarının dışına taşmasına iyi bir örnektir bu. Yunan filozofu Eflatun (Plato)’ya göre, sanat insana sadece zevk vermemeli, aynı zamanda yasalara ve insan hayatına faydalı olmalı.

İlyada benzeri diğer eserlere Mezopotamya bölgesinden Gılgamış Destanı, Amerika’dan ise Mayaların Popol Vuh hikayesi gösterilebilir. Bu destanlar, nereden geliyoruz ve biz kimiz gibi sorular açısından tüm kültürlere referans oldu.

Çin edebiyatı ise Şarkılar Kitabı adıyla bilinen şiirlere dayanıyordu. Şiir yazmak ve okumak sadece şairlerin işi değildi. İmparatorluk idaresinde önemli bir mevkiye gelmek için sınava tabi tutulan insanlara şiir alanından ayrıntılı sorular soruluyordu.

Şarkılar Kitabı, şiiri Doğu Asya’da en önemli edebiyat tarzı haline getirdi. Dünya edebiyatının ilk önemli romanları şiirin etkisi altındaydı. 11. yüzyılın başlarında yazar Murasaki Şikibu Japon edebiyatının başyapıtlarından biri olacak olan ve dünyanın ilk romanı kabul edilen Genji’nin Hikayesi’ni yazmadan önce Çince öğrenmiş ve 1000 sayfayı aşkın kitabında 800 şiire yer vermişti.

Dünyada okur-yazar insan sayısının artması, kağıt ve matbaa gibi yeni buluşlar, yazılı hikayenin etkisinin artmasına neden oldu.

Araplar Çinlilerden kağıt yapımını öğrenmiş, daha önce sözlü olarak aktarılan hikayeler yazılı hale getirilerek Bin Bir Gece Masalları gibi eserler ortaya çıkmıştı.

Eski destansı hikayeler ve şiirlerden daha çeşitli olan bu masallar hem eğitim hem de eğlence işlevi görüyordu. Bin Bir Gece Masalları’nda, anlatıcı Şehrazat’ın, her kadınla bir gece yattıktan sonra kafasını uçuran Pers şahlar şahı Şehriyar’ı bu masallarla erdemli ve iyi kalpli bir insan haline getirmesinin hikayesi anlatılıyordu.

Şiir, masal ve destanlar daha sonraki edebiyat tarihine de damgasını vurdu. 13. yüzyıl İtalyan şairi Dante Alighieri, İlahi Komedya adlı eserinde Hristiyan inanca göre Cehennem, Araf ve Cenneti tarif ederken epik şiir formunu kullandı.

Üstelik Latince değil, Toskana bölgesinde konuşulan bir lehçede yazmıştı eseri. Böylece bugün İtalyanca olarak bildiğimiz dil yaygınlaştı. Edebiyatın dil üzerindeki etkisine iyi bir örnektir bu.

Bu alandaki en büyük değişim, Johannes Gutenberg’in Çin’deki teknikleri geliştirerek kuzey Avrupa’da matbaayı kurması sonucu oldu. Bu sayede kitaplar kitlelere ulaştı. Edebiyat açısından bu döneme roman damga vurdu ve kadınlar yeni bir okuyucu kitlesi olarak ortaya çıktı, modern toplumun sorunlarıyla ilgilenmeye başladı.

Mary Shelley’nin Frankenstein’ı ile bilim-kurguya adım atılarak bilimin ütopik vaatleri ile yıkıcı potansiyeli arasındaki çelişkilere yer verilmeye başlandı. George Orwell’in 1984’ü ile Margaret Atwood’un Damızlık Kızın Öyküsü adlı eserleri bu geleneği sürdüren modern örneklerdir.

Roman ayrıca yeni bağımsızlığını kazanan ülkeler açısından da bu mücadelelerinde etkili oldu. 1960’ların Latin Amerika’sında Gabriel Garcia Marquez Yüzyıllık Yalnızlık ile kıtasının birkaç kuşağına hitap ediyordu. Siyasi bağımsızlık kültürel bağımsızlığı gerektiriyordu ve romanlar bunun için iyi bir araçtı.

Geniş kitlelerin okur-yazar olması bu ve diğer yazarların işine yarasa da, matbaa edebiyatın kontrol ve sansürünü de kolaylaştırdı. Totaliter rejime sahip ülkelerde sansürden kaçınmak için yeraltı matbaaları geliştirildi.

Bugün yazı teknolojisinde yeni bir devrim döneminden geçiyoruz. İnternet okuma ve yazma biçimimizi, edebiyatın yayılmasını ve kimlerin buna erişimi olacağını belirliyor. Yazı dünyasının yeniden büyük bir dönüşüm geçireceği bir dönemin başındayız.

Kaynak:  www.bbc.com
Yazar:  Martin Puchner 

Okumaya devam et

MAKALE

Kitap önerisi: Stresli bir dünyada mutlu çocuk yetiştirmek

Stresli Bir Dünyada Mutlu Çocuk Yetiştirmek / Ahmet Yıldız / ALFA Yayınları

Güçlü Hafıza kitabı ile tanınan Ahmet Yıldız‘ın yeni kitabı günümüz çocuklarının mutluluğu üzerine odaklanıyor. Mutlu olmaya olan ihtiyacın arttığı günümüzde mutluluğa bilimsel çerçeveden bakan yazar kitabın son bölümünde 52 etkinlik önerisi sunuyor.

KİTABIN ARKA KAPAK YAZISI

mutluluk, mutlu çocuk, Manşet, kitap, ahmet yıldız
Kitap içerisinde yer alan 52 Hafta 52 Etkinlik bölümü ile ebeveynler çocuklarıyla mutluluğu güçlendirici aktiviteler yapabilecektir.

Sorular çocuklardan önce doğar, onlardan daha hızlı büyürler.

Doğmadan önce:
“Bu dünyaya çocuk getirilir mi?”

Doğduktan sonra,
“ İyi bir anne/baba olabilecek miyim?”

Büyüyünce:
“Ben nerede yanlış yaptım?”

Anne babalık istifa edilemeyen bir görev; iyi yapmak yetmiyor, her gün daha iyi yapmak gerekiyor! Neyse ki, çocuğunuz dünyadaki ilk çocuk değil ve son çocuk da olmayacak. Bilim dünyası hızla kritik sorunlara uygulanabilir çözümler üretiyor.

Mutlu bir çocukluk herkesin hakkı ve isteği. Büyük soru şu? Peki, ama nasıl?

Türkiye çapında etkinlik uygulamalarıyla tanınan Ahmet Yıldız bu kitabında iki büyük sorunun peşinde:

“Çocuğuma mutlu bir çocukluk yaşatabilecek miyim?”
“Çocuğuma mutlu, başarılı ve güvenli bir gelecek inşa edebilecek miyim?”

Mutlu çocuklar üzerine odaklanmak çok önemli, çünkü çocuklar hızla mutsuzlaşıyor. Araştırmalara göre, çocukların üçte biri mutsuz.

İradeleri, istekleri ve dikkatleri görülmedik derecede kırılgan, zayıf ve dağınık.

Güzel haber şu ki, mutlu çocuk olmak öğrenilebiliyor.

Kitabı nasıl inceleyip temin edebilirim?

mutluluk, mutlu çocuk, Manşet, kitap, ahmet yıldız
Stresli Bir Dünyada Mutlu Çocuk Yetiştirmek Ahmet Yıldız

Kitap Türkiye’deki tüm orta ve büyük ölçekli kitapçılara dağıtılmaktadır. D&R gibi büyük zincir mağazalarda daima bulabilirsiniz. Küçük kitapçılarda ise az sayıda stok tutulduğundan dolayı bazı kitaplar bulunamayabilmektedir. Bu tür durumlarda okurun yapması gereken iki yol vardır;
1. Size en yakın kitapçıya giderek kitabı sorabilirsiniz. Eğer kitap sorduğunuz kitapçıda yoksa hafif fırça atarak :)) getirmesini isteyip sipariş verebilirsiniz. Bu durumda kitapçı 1-2 gün içerisinde kitabınızı size ulaştıracaktır.
2. İnternet üzerinden kitap satan yerlerden kitabı (üstelik %20 – %30 daha ucuza) alabilirsiniz.

İşte bazı internet kitapçıları:

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER4 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER5 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND