Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Koçluk konusunda sık sorulan sorular

Koçluk desteği giderek daha yaygın hale geliyor. Ancak bu konuda hala kafa karışıklıkları söz konusu. Dünyanın en önemli koçları bu durumdan yola çıkarak koçluk hakkında sık sorulan soruları cevapladı. İşte koçluk konusunda bilinmesi gerekenler…

koçluk soruları, koçluk eğitimi, koçluk becerileri, koçluk

Koçluk desteği giderek daha yaygın hale geliyor. Ancak bu konuda hala kafa karışıklıkları söz konusu. Dünyanın en önemli koçları bu durumdan yola çıkarak koçluk hakkında sık sorulan soruları cevapladı. İşte koçluk konusunda bilinmesi gerekenler…

KOÇLUKLA İLGİLİ SIK SORULAN SORULAR

Jan Austin (MCC), Val Williams (MCC), Nora Klaver (MCC) ve Ariane Cherbuliez (PCC)

1. Koçluk nedir?

Profesyonel koçluk, nitelikli bir koç ile bir birey ya da takım arasında, kendilerinin belirlediği hedefler temel alınarak sıra dışı sonuçların elde edilmesini sağlayan profesyonel bir ortaklıktır. Koçluk sürecinde bireyler, kendi sonuçlarına ulaşmak için gerekli olan beceri ve hareketlere odaklanır.
Koç müşterisini dinleyerek, konu ile ilgili olasılıklar geliştirmek ve müşterinin yapması gereken hareketleri belirlemeye yardımcı olabilecek kavram ve ilkelere kendi gözlemlerini ve sorularını da ekleyerek yöntemi oluşturur. Görüşmelerin odak noktasını birey ya da takım belirler. Koçluk süreci ile en etkili hareketleri desteklemek için gereken açıklığa ulaşılır. Koçluk bireylerin ya da takımların gelişimlerindeki ivmeyi, daha etkin seçimler yapmalarını sağlayacak güçlü odaklanma ve karşılarına çıkan fırsatların farkına varmalarını sağlayarak, arttırır. Koçluk bireylerin şimdi nerede oldukları ve gelecekte olmak istedikleri yere ulaşmak için neler yapmak istedikleri üzerine yoğunlaşır. Koçlar, koçlukta elde edilen sonuçların kendi çabaları, koçluk becerileri, yaklaşım ve metotları ile desteklenen birey ya da takımlara ait eğilimler, seçimler ve hareketlerin sonucunda elde edildiğini bilir.

2. Koçluğun faydaları nelerdir?

Koçluk ilişkisine girmiş bireyler iş ve özel yaşamlarındaki rollerinde kişisel girişim ve fırsatlar karşısında yeni bakış açıları, gelişmiş düşünce ve karar verme becerileri, gelişmiş kişisel etkinlik ve artan güven duygusu deneyimleri ile karşılaşırlar. Kişisel etkinliklerini geliştirmek üzere verilen sözle tutarlı olarak verimlilik, iş ve özel hayatta kişisel tatmin konularında takdir edilir sonuçlar ve kişisel hedeflerde başarı beklentileri yüksek olmalıdır.

3. Koçluğun size uygun olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Koçluğun size faydası olup olmayacağını belirlemek için öncelikle koçluktan ne beklediğinizi belirlemeniz gerekir. Eğer kişi arzu ettiği sonuç hakkında net bir fikre sahip değilse, koçluk ortaklığı bu sonuca daha kolay ulaşmak için bir strateji geliştirmek üzere kullanılabilecek iyi bir araç olabilir.
Koçluk bir ortaklık olduğu için, ortaklık yapmanın kayda değer olup olmadığını, başka bakış açılarını öğrenmenin ne kadar faydalı olacağını ve yeni bakış açılarını değerlendirme konusundaki düşüncelerinizi kendinize sorun. Ayrıca kendinize iş ya da özel yaşamınızda ciddi değişiklikler yapmak için gereken zaman ve enerjiyi ayırmaya hazır olup olmadığınızı da sorun. Eğer bu sorulara cevabınız evet ise, koçluk sizin ilerlemeniz ve gelişmeniz için en uygun yoldur.

  4. Kişilerin bir koçla çalışmak istemelerinin genel nedenleri nelerdir?

Bir bireyin ya da takımın bir koçla çalışmak istemesinin nedenleri aşağıda listelenmiştir. Tabii ki bu liste genişletilebilir:

  • Kazanılacak bir durum vardır (bir meydan okuma, gerilimli bir hedef ya da fırsat), ve çok acildir, mecburidir, ilginçtir ya da bunların hepsidir 

  • Bilgi, beceri, güven ya da kaynaklarda bir eksiklik vardır 

  • Büyük bir gerilim gereklidir ve zamana karşı hassastır 

  • Sonuçları hızlandırma isteği vardır 

  • Bir başarısızlığın nedeni olarak iş ya da özel yaşamda bir düzeltme yapılması gereklidir 

  • Birey, kişisel hedeflerine ulaşmakta etkili ya da destekleyici ilişkiler kuramaz 

  • Belirginlikte eksiklik bulunmaktadır ve yapılması gereken seçimler vardır 

  • Birey son derece başarılıdır ve başarı artık bir soruna dönüşmeye başlamıştır 

  • İş ve özel yaşam dengesi bozulmuştur ve bu da istenmeyen sonuçlar yaratmaya başlamıştır 

  • Kişi kendi içindeki güçlü yönleri ve bunları en iyi nasıl geliştireceğini belirlememiştir 

  • Birey iş ve özel yaşamının daha basit, daha az komplike olmasını istemektedir 

  • Daha iyi organize olma ve kendi kendini daha fazla yönetebilme ihtiyacı vardır.
5. Koçluk sektöründeki inanılmaz büyümenin sebebi nedir?

Koçluk bir çok nedenden dolayı kayda değer bir büyüme göstermiştir. Dünyada bir çok değişim olmaktadır ve koçluk bu değişikliklerle başa çıkacak bir araç olarak ortaya çıkmıştır. Örneğin koçluk bugünün iş piyasası için önemli bir araçtır. İş değiştirme, kendi işinin sahibi olma ve küçük ölçekli işlerin oranı daha da artmıştır. Gerçek yaşam faktörlerinden bazıları şunlardır:  

  • Dışardaki iş ortamlarında süratli değişimler 

  • Küçülme, yeniden yapılanma, şirket birleşmeleri ve organizasyonel değişiklikler ‘’geleneksel çalışma anlaşmaları’’nı radikal bir şekilde değiştirmiştir – şirketler artık geleneksel yönetim yaklaşımları ile başarı kaydedememektedir 

  • Belli sektörlerde kalifiye eleman açığı gittikçe büyümektedir – yüksek kalifiyede elemanları çekmek ve ellerinde tutabilmek için şirketler bireylerin kişisel gelişimlerine yatırım yapmak zorundadır 

  • Yöneticilerin işlerinde uygulamak üzere öğrendikleri ile piyasada rekabet edecek sonuçlara ulaşmak için artan talepleri karşılayacak şekilde yapmaları gerekenler arasında gittikçe açılan bir fark oluşmaktadır 

  • Birçok şirkette hem çalışanlar hem de yöneticiler açısından kargaşa vardır – insanlar güvenden uzak olarak korku içinde çabalamakta ve artan iş baskıları altında hiç olmadığı kadar yüksek seviyelerde performans göstermek zorunda bırakılmaktadırlar 

  • Şirketler stratejik iş hedeflerine ulaşmak ve yüksek seviyelerde müşteri memnuniyeti elde etmek için her gereksinimi kapsayan ve işbirlikçi çalışma ortamları geliştirmelidir 

Bunlara ek olarak, koçluğun mükemmel sonuçlarını tecrübe etmiş bireyler ise daha fazla kişiyle koçluk hakkında konuşmaktadırlar. Kısaca koçluk, insanların iş ve özel hayatlarında önemli olan her konuya odaklanmalarına yardım eder. Günümüzde insanlar kendi hayatlarından sorumlu olma fikrine daha açıktırlar. Koçluk insanlara sadece bunun için yardım eder; bu şekilde de sanayi büyümeye devam eder.

6. Koçluk nasıl yapılmaktadır? Süreç nasıl işler?

Koçluk Süreci – Koçluk kişisel bir görüşme ile başlar (ister yüz yüze ister telekonferans yöntemi ile). Böylece kişinin varolan olanakları ve girişimleri öğrenilir, koçluk ilişkisinin kapsamı belirlenir, harekete geçmek için öncelikler ayarlanır ve ulaşmak istenilen sonuçlar oluşturulur. Takip eden koçluk seansları, önceden belirlenmiş zaman süresinde tamamlanmak üzere, yine yüz yüze ya da telefonla yapılabilir. Planlanan koçluk seansları arasında kişilerin öncelikli hedeflerine ulaşmalarını desteklemek için belirli hareketleri yapmaları istenebilir. Koç kişinin düşünme ve harekete geçmesini desteklemek üzere bazı makaleler, yapılacaklar listesi, değerlendirmeler ya da metotlar şeklinde ek kaynaklar verebilir. Koçluk ilişkisinin sürekliliği kişinin ihtiyaçları ve tercihlerine bağlı olarak değişebilir.

Değerlendirmeler -Koçluk sürecini destekleyecek değişik değerlendirme yöntemleri vardır. Bunlar bireyin ihtiyaçları ve bulunduğu duruma göre değişiklik gösterebilir. Değerlendirmeler objektif bilgiler edinmeyi sağlar. Bu bilgiler başkalarının ve onların içinde bulundukları durumun farkındalığını algılamanın yanı sıra bireyin kendi farkındalığını da anlamasını sağlar, koçluk hedefleri ve harekete geçirilebilen stratejiler yaratmak için bir kıstas sağlar ve gelişmeyi ölçmek için yöntem sunar. 

Kavramlar, modeller ve ilkeler -Davranış bilimleri, yönetim literatürü, dinsel gelenekler ve/veya sanat ve konusu insan olan ilimlerden alınan çok çeşitli kavramlar, modeller ve ilkeler koçluk görüşmelerine dahil edilerek, kişinin kendisinin ve başkalarının farkındalığını arttırmak, bakış açısını geliştirmek, içe bakışı tazelemek, fırsatlar ve girişimlere göz atmak için yeni çerçeveler oluşturmak ve kendi hareketlerini ilerletmek için enerji ve esinlenme sağlamak istenmektedir. 

Takdir eden yaklaşım – Koçluk takdir eden bir yaklaşımı benimser. Bu yaklaşım doğru olan nedir, yolunda giden nedir, istenen nedir ve istenene ulaşmak için gereken nedir sorularına dayanır. Koç bu yaklaşımı kullanarak, bireyin ya da takımın kişisel iletişimdeki etkinliğini geliştirmek için yapıcı iletişim becerileri ve yöntemleri oluşturur. Ayrıca bu yaklaşım keşfe dayalı araştırma, kişisel fırsat ve girişimlerin hareket temeli oluşturulması, başkalarından gelebilecek en olumlu tepkileri ortaya çıkarmak için gözlem ve geribildirimin yapıcı bir şekilde çerçevelenmesi, sorunlara odaklanmanın tersine başarı üzerinde durularak oluşur. Bu yaklaşımı anlamak ve uygulamak oldukça basittir,  ancak olasılık düşünme ve hedef odaklı harekete geçme konularında derin etkileri vardır.   

7. Koç seçimi yapılırken kriter ne olmalıdır?

En önemli nokta kiminle kendinizi rahat hissederek yaratıcılığınızı ortaya çıkarabilecek ve kuvvetli bir ortaklık kurmayı isteyebileceksiniz. Aşağıda seçim yaparken sorabileceğiniz birkaç soru bulunmaktadır: 

  • Koçluk deneyiminiz nedir? (bireysel koçluk yapılan müşteri sayısı, kaç yıldır çalışıldığı, durum tipleri) 

  • Koçluk eğitiminiz nedir? ICF tarafından onaylı bir sertifikanız var mı ya da halen ICF Akrediteli bir programa devam ediyor musunuz? 

  • En çok çalıştığınız koçluk alanı ya da müşteri potansiyeli nedir? 

  • Koçluğunuza hangi özel becerilerinizi ya da deneyiminizi katıyorsunuz? 

  • Koçluk felsefeniz nadir? 

  • Koçlukta belirli süreciniz nedir? (seanslar nasıl yapılır, seansların sıklığı vb.)
    Koçlukta birkaç başarı hikayeniz var mı? (başarıya ulaşmış belirgin müşteri örnekleri ve sizin katkılarınız) 

8. Koç, danışanı ile ne kadar süre çalışır?

Koçlukta yapılan ortaklığın süresi birey ya da takımın ihtiyaçları ve tercihlerine göre değişir. Belirli bir konu üzerine odaklanarak yapılan koçluklarda 3 ila 6 ay kadar süre yeterli olabilir. Diğer koçluk tiplerinde kişiler daha uzun süre çalışmayı uygun görebilirler. Hedeflerin türü, bireyler ya da takımların çalışma şekilleri, görüşmelerin sıklığı ve finansal durum koçluk süresini etkileyen faktörlerdir.

9. Uyumlu bir ortaklık nasıl sağlanır?

Her şeyden önce, koçluk ortaklığını koçla birlikte tasarlamaya hazır olun. Örneğin, iş ya da özel hayatınızda şu anda var olan güçlü bir ortaklığı ele alın. Bu ilişkiyi nasıl kurduğunuza bakın ve bu ortaklıkta sizin için önemli olan nedir bunu belirleyin. Aynı şeyleri koçluk ilişkinizde de kurmak isteyebilirsiniz. İşte size birkaç ipucu:

  • Birden fazla koçla görüşerek, kimyanızın tutması anlamında, ‘’size rahat gelecek’’ kişiyi belirleyin. Koçlar mülakata alışıklardır ve de bu tip görüşmelerden genellikle ücret talep etmezler. 

  • Koçla sizin aranızdaki tarz benzerlikleri ve farklılıklarını araştırın. Bunların, sizin ya da takımın gelişmesinde nasıl faydası olabileceğini düşünün. 

  • Koçluk için hedeflerinizi, koçun uzmanlık alanı ya da birey ya da takımla çalışma şekilleri açısından tartışın. 

  • Yolunda gitmeyen birşeyler hissettiğinizde ne yapılabileceği hakkında koçla konuşun; sorun ya da problemleri ele almakla ilgili bir anlaşma yapın. 

  • Koçluğun bir ortaklık olduğunu unutmayın, ne zaman isterseniz ilgili konularda koçla konuşun.

10. Ortaklık kapsamında koç ne yapar, birey ne yapar?

Koçun rolü: birey ya da takım üyelerinin kendi ve başkalarının farkındalıklarını arttıran şekilde objektif düşünme ve gözlemleme yapmalarını sağlamak; birey ya da takımın içinde bulunduğu durumu anlayabilmek için onları çok iyi dinlemek; olasılık düşünme, düşünerek plan yapma ve karar verme becerilerini desteklemek için sesli bir yazı tahtası olmak; fırsatları ve potansiyelleri çok ilerilere taşımak; sahip olunan kişisel güçler ve amaçlarla eşit oranda gerilim ve girişimleri cesaretlendirmek; taze bakış açısı getirecek düşünceleri beslemek; yeni olasılıkları aydınlatmak için kör noktalara girişim yapmak; alternatif senaryoların yaratılmasına destek olmaktır. Sonuç olarak koç, ilişkide profesyonel sınırları korur. Buna gizlilik ve mesleki ahlak kuralları dahildir.
Bireyin ya da takımın rolü: koyduğu kişisel hedeflerle koçluğun gündemini yaratmak; kendi ve başkalarının farkındalığını arttırmak için değerlendirme ve gözlemlerden faydalanmak; kişisel ve/veya organizasyonel başarıyı kafasında canlandırmak; kişisel hedef ve isteklerle uyumlu olarak cesur girişimlerde bulunmak; büyük resmi görerek düşünebilmek ve problem çözme becerileri ile meşgul olabilmek; etkili girişimlerde bulunmak için koçun sağladığı araçlar, kavramlar, modeller ve ilkelerden faydalanabilmektir.

Koçluk bireyden ne ister?

Başarılı olmak için koçluk ilişkisinde bireye belirli sorular sorulur, bunların hepsi de amaca yöneliktir.

  • Odaklanma – kişinin kendisiyle ilgili, zor sorular, zor cevaplar – ve kişinin başarısı 

  • Gözlem – diğerlerinin davranışları ve iletişimleri 

  • Dinleme – kişinin sezgileri, varsayımları, yargıları ve biri konuşurken diğerinin sessiz olarak söylemeye çalıştıkları  

  • Kişisel disiplin – var olan tavırlar, inanışlar ve davranışlara meydan okumak ve kişiyi en iyi yere getirecek amaçlara ulaşmak için yenilerini oluşturmak 

  • Tarz – sahip olunan kuvvetli yönleri ilerletmek ve bir kazanma stili oluşturmak için sınırlardan kurtulmak 

  • Kesin hareketler – çok rahat olmamakla birlikte, kişisel emniyetsizliğe rağmen sıradışı olana ulaşmak 

  • Şefkat – yeni davranışlarla yüzyüze gelince, başarısızlıklar olunca kendisi için – ve aynı şeyleri yaşayan başkaları için şefkat göstermek 

  • Mizah—kişinin kendini çok fazla ciddi şekilde algılamaması için, her durumu aydınlatma ve parlatma için mizah kullanmak 

  • Kişisel kontrol—duygusal patlamalardan kaçınarak hayal kırıklığı ve karşılanamayan beklentiler karşısında soğukkanlılığı koruyabilmek 

  • Cesaret—artık daha uzağa erişebilmek, temeli korku olan herşeyden başarının temeli olan üretici olmaya geçmek, sürekli kendini sınamak, iç ve dış engellerin üstesinden gelmek 

  11. Koçluk sürecinin başarısı nasıl ölçülür?

Ölçüm iki ayrı yoldan yapılabilir. İlk önce, performansınharici göstergeleri: birey ya da takımın bulundukları ortamlarda görülebilir ve belirlenebilir göstergeler. İkinci olarak, başarının dahili göstergeleri: koçluk yapılan birey ya da takımların doğalarında var olanların koç tarafından ölçülmesi. İdeal olan, hem harici hem de dahili göstergelerin başarı ölçümüne dahil edilmesidir. 

Harici göstergelere örnek olarak koçluk ilişkisinin başında belirlenen hedeflere ulaşmak, gelir/servet miktarında artış, terfi etmek, bireyi oluşturan öğelerin (direk raporlama, iş arkadaşları, müşteriler, patron, kendi yöneticisi vb.) bir tanesinden alınan performans geribildirimi verilebilir. Harici göstergelerin, bireyin kendisinde zaten ölçebildikleri ile bireyin direk kendisinde etkileyebildikleri olarak ideal bir şekilde seçilmeleri gerekir. 

Dahili göstergelere örnek olarak koçluk sürecininbaşında ve daha sonra da düzenli aralıklarla kendini puanlama/kendini onaylama şeklinde yapılan değerlendirmeler, bireyin kendi ve başkalarının farkındalığının artması, daha etkili hareketleri sağlayan düşüncelerde değişme ile güven duygusunu etkileyen duygusal durumda artış gösterilebilir.

12. Koçlukta finansal açıdan nelere dikkat edilmelidir?

Bir koçla çalışırken kişinin hem zaman ve enerji olarak verdiği sözün yanı sıra finansal olarak da bir taahhütü gereklidir. Ücretler koçun uzmanlık alanı ve deneyim düzeyi ile bağlantılı olarak değişebilir. Bireyler, koçlukta geçirilmesi beklenen zaman kadar arzu edilen sonuçları da göz önüne almalıdırlar. Koçluk ilişkisi açık iletişim üzerine kurulduğundan, herhangi bir finansal sorun ya da ilgili sorular anlaşma yapılmadan önceki ön görüşmede dile getirilmelidir. 

13. Koçluğun diğer hizmet mesleklerinden farkı nedir?

Profesyonel koçluk hedef belirlemek, sonuç yaratmak ve kişisel değişim yönetimi ile bireyin hayatına odaklanan farklı bir hizmettir. Koçun ne olduğunu anlamak için, koçlukla kişisel ya da organizasyonel destek sağlayan diğer meslekleri birbirlerinden ayırt etmek faydalı olacaktır.   

Terapi.

Koçluğu terapiden ayıran bir kaç yön vardır. Birincisi koçluk, bireyin belirli hareketlerinin sonucu olarak kendi isteği ile başlattığı değişimi temel alan, kişisel ve mesleki büyüme ve gelişmeyi destekleyen bir meslektir. Sonuçlar kişisel ya da mesleki başarı ile ilişkilidir. Koçluk hep ileriye hareket eder ve gelecek odaklıdır. Diğer yanda terapi acıyı iyileştirme, bireyin kendi içindeki ya da iki ya da daha fazla bireyin arasındaki işlev bozukluğu ve çatışmalarla ilgilenir. Odak nokta ise genellikle şimdiki zamanda bireyin duysusal fonksiyonlarını engelleyen, geçmişten gelen sorunları öğrenmek; psikolojik fonksiyonları geliştirmek; var olan iş ve özel hayat koşulları ile daha duygusal açıdan sağlıklı yöntemlerle ilgilenmektir. Terapi sonucunda genellikle duygusal/hissi durumlarda gelişme görülür. Bu durumlardaki olumlu gelişme koçluğun doğal sonucu olabilirken, öncelikli odak nokta kişinin iş ya da özel hayatında belirli hedeflere ulaşmak için hareketle uygulanabilir stratejiler yaratmaktır. Koçluk ilişkisinde hareket, sorumluluk ve takip üzerinde durulur.                                       

Danışmanlık. 

Danışmanlar bireyler ya da organizasyonlar tarafından belirli bir uzmanlık alanına girmek amacı ile tutulurlar. Danışmanlıkta yaklaşımlar çok çeşitlilik gösterirken, genel olan kanı danışmanın problemleri teşhis ettiği, reçete yazdığı ve bazen de çözüm getirdiğidir. Koçluktaki kanı ise, bireyler ya da takımların koçun destekçi, kendi kendini keşfetme temeline dayanan yaklaşımlarıyla kendi çözümlerini kendilerinin yaratabilmeleridir.    

Mentor (akıl hocalığı/rehberlik).

Kişinin sahip olduğu tecrübe ile rehberlik etmesi ya da belirli bir uzmanlık alanında ya da kariyer geliştirmede deneyimlerini paylaşan mentorlar genellikle koçlukla karıştırılmaktadır. Bazı koçların mentorluğu koçluğun bazı bölümlerinde kullanmalarına karşın (yeni koçlara mentor koçluk yapmaları gibi), koçluk yaptıkları kişilere mentorluk yapamazlar. 

Eğitim.

Eğitim programları, eğitmen ya da öğretmen tarafından belirlenmiş belirli öğrenme hedeflerini kazanma üzerine kurulmuştur. Koçluk sürecindeki hedefler ise koçun rehberliğinde birey ya da takım tarafından belirlenir. Ayrıca eğitim, önceden oluşturulmuş bir müfredat programı ile uyuşan doğrusal öğrenme yöntemini varsayar. Koçluk ise önceden belirlenmiş bir plan olmaksızın daha az doğrusallığı benimser.

Sportif Gelişim.

Spor metaforları sık kullanılsa da, profesyonel koçluk bildiğimiz spor koçluğundan farklıdır. Spor koçu, birey ya da takımların davranışlarını kendi deneyimi ve bilgisi rehberliğinde yöneten bir uzman olarak görülmelidir. Profesyonel koçlarda da bu özellikler vardır, ancak yönü belirleyen birey ya da takımın kendi bilgi ve deneyimleridir. Profesyonel koçluk, sportif gelişimden farklı olarak, zayıf ya da doğru olmayan şekilde uygulanan davranışlar üzerine değil, bunun yerine güçlü yönler ve yeteneklerin gelişmesi için fırsatları belirleme üzerine odaklanır.

Kaynak: www.icfturkey.org

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

İK bütçesi nasıl oluşturulur?

Manşet, insan kaynakları bütçesi, insan kaynakları, bütçe

İK bütçesi nedir? Nasıl hesaplanır? Bütçe oluşturulurken hangi adımları takip etmek gerekir? İşte yanıtı…

Personel maliyet bütçesi hazırlarken nelere dikkat edilmeli?

Dışarıdan bakıldığında insan kaynakları personeli sadece işe alım yapan ya da özel günlerde masanıza hediye bırakan kişiler gibi görülse de aslında çok daha önemli görevleri vardır. O görevlerden biri de personel maliyet bütçesi hazırlamaktır.

Personel maliyet bütçesi adından da anlaşılacağı üzere çalışanların bordro maliyetleri dahil tüm masraf kalemlerinin yer aldığı belgedir. Çalışanlarınızın masraflarını sıralamak kolay bir iş gibi görünebilir. Ancak bulunduğunuz sektör, çalışana önereceğiniz rol, şirketinizin konumu, çalışana ödemek istediğiniz ya da ödemekle yükümlü olduğunuz ek faydalar gibi pek çok değişkeni göz önünde bulundurmanız gerekir. Bu karmaşık süreci sizin için tamamlayacak bir insan kaynakları departmanınız varsa endişelenmenize gerek yok, ama bu planlamayı yapması gereken sizseniz o zaman bir işletme sahibi olarak üzerinizde zorlu bir görev daha var demektir. Bu noktada personel maliyet bütçesi hakkında dikkat etmeniz gerekenleri birlikte inceleyelim.

Personel Bütçesi Kalemlerinizi Belirleyin

Bordro maliyetleri: Bordro kalemi çalışanların brüt ücretini ve SGK’ya ödediğiniz primleri kapsar. Bütçenizde yer alacak bordro maliyeti bunlar ile sınırlı kalmaz. Maaş dışında çalışanlarınıza ödediğiniz:

• Mesailer,

• Ödenekler,

• Prim, ikramiye, yol ve yemek yardımı, kira ve yakacak yardımı, bayram paketi, erzak yardımı ve benzeri yan haklar,

• Şirket uygulamalarınızda yer alıyorsa çalışanlar için yaptıracağınız özel sigortalar da bordro maliyetinde göz önünde bulundurulması gereken kalemlerdir.

İzin süreleri: Bütçenizde çalışanların hak ettiği yıllık izin, ölüm izni, doğum izni gibi izin sürelerinin de maliyet kalemi olarak yer alması gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu gereğince çalışanların hak ettiği yıllık izinlerin, bulunduğunuz cari yıl içinde kullanılması ve bir sonraki yıla devredilmemesi gerekir. Ancak uygulamaya geçtiğimizde durum farklılık gösterir. Çalışanların kullanmadığı izinler bir sonraki yıla devredilmekte ya da kullanılmayan izin günlerinin ücreti çalışana ödenmektedir. Siz de bu ücreti çalışanlarınıza ödüyorsanız bu tutara maliyetinizde bütçe kalemi olarak yer vermelisiniz.

Tazminat tutarları: Çalışanların işten ayrılması durumunda ödenecek kıdem ve ihbar tazminatlarının da çalışanların kıdemlerine göre hesaplanması ve bütçeye eklenmesi gerekir.

Eğitimler: Çalışanlarınızı göndereceğiniz seminer ya da eğitim programları varsa bunlar da bütçenizde iki farklı maliyet kalemi oluşturacaktır. İlki kişi ilgili günlerde iş yapamayacağı için doğan iş gücü kaybının bordro maliyetidir. Seminer ya da eğitimin ücretleri, konaklama, yemek ve ulaşım gibi maliyetlerin toplamı da ikinci maliyet kalemidir.

Donanımlar: Çalışanlara tahsis edilen cep telefonu, tablet, bilgisayar ya da araba gibi haklara da personel maliyet bütçenizde muhakkak yer verin.

Sabit ve değişken maliyetleri göz önünde bulundurun

Bütçenizi hazırlarken dikkat etmeniz gereken noktalardan biri de bazı maliyetlerinizin sabit, bazılarının ise değişken olmasıdır. Sabit maliyetleriniz, aylık düzenli olarak ödediğiniz ve tutarı değişmeyen kalemlerdir. Her ay ödediğiniz maaş, SGK primleri ve bunlardan doğan vergiler tutarı belli olan sabit maliyetlerdir. Çalışan sayınız değişmediği müddetçe de bu kalem değişiklik göstermez. Aylık cironuza göre satış ekibinize ödeyeceğiniz primler, iş günü sayısına göre ödenen yemek ücretleri de her ay farklılık gösterdiği için bütçenizde değişken maliyetler olarak yer alabilir.

Bütçenizi hazırlarken bu noktaları da ihmal etmeyin

• Geçici personel işe alıyorsanız, bu personelin maliyetini de bütçenize eklemeyi ihmal etmeyin.

• İşe alım ve mülakat sürecinizin de bir maliyeti var ise bunları da bütçenize dahil edin.

• Asgari ücret, AGİ ve vergi yüzdelerinde gerçekleşen olası değişiklikleri de bütçenizi hazırlarken göz önünde bulundurun.

• Şirketiniz için önemli bilgiler yer aldığından personel maliyet bütçenizi şifre ile koruyun ve sadece güvendiğiniz kişilere erişim izni verin.

• Hazırladığınız bütçenin tutarlılığını mutlaka ölçün. Gerçekte harcanan rakamlar ile bütçenizde öngördüğünüz rakamlar arasında dengeyi bulmak şirketinizde bütçeleme konusuna daha fazla önem verilmesini sağlayacak ve emekleriniz boşa gitmeyecektir.

Personel maliyet bütçesini nasıl hazırlayacaksınız?

Excel üzerinde departmanlara göre personel sayısı, norm kadro planlamanız ve personelinizin maliyetine detaylı olarak yer verip, formüller yardımı ile hesaplamalarınızı yapabilirsiniz. Ancak bu işe ayıracak vaktiniz ya da insan kaynakları bilginiz yoksa süreç sancılı bir hale gelebilir.

Bütçeniz olmadan ilerleseniz de gelecekte yapacağınız harcamaları planlayamazsınız. Bu nedenle personel maliyeti bütçesi hazırlama konusunda bir dış kaynaktan yardım almak sizin için faydalı olacaktır. @WRK İnsan Kaynakları, personel maliyet bütçesi hazırlama konusundaki deneyimleri ile şirketinize en uygun danışmanlık hizmetini sunacaktır.

Yazar: Evren Süer
Kaynak: www.medium.com

Okumaya devam et

MAKALE

Doğru adayı doğru işle buluşturmak

seçme ve yerleştirme, mülakat, Manşet, iş hayatı, insan kaynakları

Şirketleri rekabette bir adım önde tutan temel kaynaklardan birisi de yüksek performans sergileme potansiyeli olan insanlarla çalışma fırsatını yakalamaktır. Peki, seçme ve yerleştirme sürecini nasıl daha etkili hale getirebiliriz? İşte sizler için hazırlanmış 10 öneri…

10 maddede etkili seçme ve yerleştirme süreci

Doğru adayı doğru işle buluşturmak İK uzmanlarının öncelikli görevi. “Seçme ve yerleştirme sürecini nasıl daha etkili hale getirebilirim?” diye merak ediyorsanız, İK danışmanı ve eğitmen Tuğba Kaplan’ın size önerileri var…

Seçme–yerleştirme süreci sonunda anlaşılan ve işe başlayan her yeni çalışanın (çalıştığı pozisyonun gerektirdiği tüm teknik beceriye sahip olsa dahi) kuruma ve iş işleyişine alışması en az 3 ay sürer. Bu demektir ki anlaşılan ve işe başlayan yeni çalışanların kurumdan ayrılmaları durumunda pozisyon en iyi ihtimalle hemen doldurulsa da yeni adaydan verim almak için en az 3 ay beklemeniz gerekir. Bu nedenle seçme–yerleştirme sürecinin her aşamasında oldukça dikkatli ve titiz olmakta fayda var.

Etkili bir seçme – yerleştirme süreci için dikkat etmemiz gereken konular aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  1. Adaylara ulaşmak amacıyla ilan açacaksanız, ilan içeriği oldukça önemlidir. Aranan özellikler bölümüne, o işi yapmak için gerekli olan minimum yetkinlikler yazılmalıdır. İlk etapta ne kadar çok adaya ulaşırsanız o kadar iyi olacağından buradaki “minimum” kısmı önemlidir.
  2. Gelen başvurular arasında yetkinlik beklentilerinizi ve ikamet, yaş vb. kriterlerinizi karşılayan tüm adaylarla ön görüşme yapmalısınız. Daha önceki dönemlerde ön görüşmeler sadece yüz yüze yapılırken, teknolojinin etkisiyle günümüzde dijital ortamlarda da yapılabilmektedir.
  3. Yüz yüze görüşeceğiniz adaylara mutlaka görüşme günü, saati, yeri gibi bilgileri önceden iletmelisiniz. Ayrıca görüşmeleri yapacağınız gün için kendi takviminizi de ayarlamalı, adayları bekletmemeli, çok önemli bir sorun olmadığı sürece görüşme saatlerini son anda değiştirmemelisiniz.
  4. Görüşme öncesinde görüşeceğiniz adayın özgeçmişini gözden geçirmeniz önemlidir. Böylece sizin için önemli olabilecek kısımları unutmamış ve atlamamış olursunuz.
  5. Görüşme esnasında adayın beden dilini gözlemlemenizde de fayda var. Fakat bunu “Burnunu kaşıdı, kesin yalan söylüyor” gibi direkt kesin yargılarla sonuçlandırmak sizi yanıltabilir.
  6. Sorularınızı doğru seçmeli ve yapılandırmalısınız. Pozisyonun gerektirdikleri ya da iş işleyişi ile ilgili olmayan sorular sormamalısınız. Ayrıca adayın cevap vermek istemeyebileceği ya da özel yaşamıyla ilgili sorular da sormamalısınız.
  7. Adayların da size sorular sorabileceğini unutmayın. Bu nedenle adaylar tarafından soru sorulduysa aktif bir şekilde dinleyin ve net cevaplar verin. Soru sormayan adaylara da görüşmenin sonlarına doğru soruları olup olmadığını sorabilirsiniz, böylece aklına takılan soruları sormaya çekinen adayların düşüncelerini de netleştirmiş olursunuz.
  8. Seçme – yerleştirme sürecinizdeki aşamaların arasında uzun zaman boşlukları var ise, adaylara ara bilgilendirmeler yapmalısınız. Unutmayın, sizin sürecinizin arayışla devam ettiği gibi, adayların arayış süreçleri de eş zamanlı olarak devam ediyor.
  9. Seçme–yerleştirme sürecinin tüm aşamalarında adaylara nazik davranmalısınız. Örneğin; “Ben stres mülakatı yapıyorum” cümlesine sığınarak adaylara kötü ve kaba davranılmamalıdır. Zaten stres mülakatı dediğimiz kavram da bu değildir.
  10. Sürecin sonucunda mutlaka tüm adaylara olumlu ya da olumsuz dönüş yapmalısınız. Sadece olumlu olan adaya dönüş yapmak etik olmamakla birlikte, diğer adayların netleşmesini de engeller ve imajınızı oldukça olumsuz yönde etkiler.

Son olarak; seçme–yerleştirme sürecinin önemi unutulmamalı, süreç bir bütün olarak sistemli bir şekilde yürütülmelidir.

Yazar: Tuğba Kaplan / İK danışmanı ve eğitmen
Kaynak: www.kariyer.net

Okumaya devam et

MAKALE

Flört şiddeti: İlişkin güvenli değilse ne yapabilirsin?

Manşet, ilişkide şiddet, ilişki, flört şiddeti, flört

Flört şiddeti, ilişkide bir tarafın diğer taraf uyguladığı kontrolcü, müdahaleci, kısıtlayıcı, zarar verici ve yaralayıcı davranışlardır. Peki, sizce bu davranışın sebepleri nelerdir? Böyle bir durumla karşılaştığımızda ne yapmamız gerekir? İşte yanıtı…

Flört şiddeti nedir?

Sevgilin kimlerle görüştüğünü denetliyor mu? Kıskançlığı sevgisinin dışavurumu gibi mi gösteriyor? Sosyal medya hesaplarını kontrol ediyor mu?

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, flörtün yeni yeni başladığı 13-23 yaş döneminde romantik ilişkilerde yaşanan şiddete dikkat çeken ve flört şiddetine dair ipuçları veren bir rehber yayınladı.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın rehberinde flört şiddetine ilişkin şu bilgiler paylaşılıyor:

Flört şiddeti nedir?

Flört şiddeti, sevgilinin sana karşı fiziksel, cinsel, psikolojik, sosyal ve dijital şiddet içeren davranışlarda bulunmasıdır. Sevgilin, sana karşı şiddet göstererek senin üzerinde egemenlik kurmayı, seni kontrol etmeyi ve gücünü göstermeyi hedefler. Flört şiddeti, bitmiş ya da sürmekte olan heteroseksüel ya da homoseksüel ilişkilerde ortaya çıkabilir. 

Fiziksel flört şiddeti 

Fiziksel flört şiddeti, sevgilinin senin bedenine kasıtlı olarak zarar vermesidir. Sevgilinin sana vurması, tokat atması, yumruk atması, bir eşya fırlatması, bıçak ya da silah çekmesi, seni itmesi, tekmelemesi, ısırması, saçını çekmesi fiziksel şiddet örnekleridir. 

Cinsel flört şiddeti 

Cinsel flört şiddeti, sevgilinin seni cinsel birliktelik veya yakınlık yaşamak için zorlaması, cinsellik konusunda “hayır”ı kabul etmemesidir. Sevgilinin istemediğin halde seni öpmesi ve sana dokunması, sen alkol veya madde etkisi altındayken ya da bilincin yerinde değilken seninle cinsel birliktelik kurması, cinsel birliktelik sırasında, öncesinde veya sonrasında sana karşı küçümseyici ve kaba bir tutum sergilemesi, doğum kontrol yöntemlerini kullanmaması veya senin kullanmana izin vermemesi cinsel şiddet örnekleridir. 

Psikolojik flört şiddeti 

Psikolojik flört şiddeti, sevgilinin sende korku uyandıracak, senin kendine olan güvenini ve saygını zedeleyecek biçimde konuşması ve davranmasıdır. Sevgilinin sana isim takması, bağırması, iftira, hakaret veya küfür etmesi, ne yapman ve ne giymen gerektiğini söylemesi, seni başkalarının önünde küçük düşürmesi, tehdit etmesi, kötülemesi ve ismini karalaması, suçlaması, yıkıcı bir biçimde eleştirmesi, “koruma altına alma” bahanesiyle yönlendirmesi, sırlarını başkalarına söylemesi psikolojik şiddet örnekleridir. 

Sosyal flört şiddeti 

Sosyal flört şiddeti, sevgilinin senin sosyal ilişkilerini kısıtlaması, kontrol etmesi ve senin sosyal çevrenden soyutlanmana, yalnızlaşmana neden olacak şekilde davranmasıdır. Sevgilinin ailen veya arkadaşlarınla görüşmene izin vermemesi, kimlerle arkadaş olduğunu kontrol etmesi, “namusunu koruduğunu” söyleyerek erkek arkadaşlarınla konuşmanı yasaklaması, kıskançlık yaparak sosyal ilişkilerini kısıtlamaya çalışması ve kıskançlığı sevgisinin dışavurumu gibi göstermesi, arkadaşlarına zaman ayırdığında seni suçlaması, eleştirmesi veya sana küsmesi, sürekli başkalarıyla flört edip etmediğini araştırması, toplum, aile veya okul karşısında seni “utandırmak” ya da “rezil etmekle” tehdit etmesi sosyal şiddet örnekleridir.

Dijital flört şiddeti  

Dijital flört şiddeti, sevgilinin teknolojik araçları seni kontrol etmek için kullanması, bu araçlar aracılığıyla seni tehdit etmesidir. Sevgilinin sosyal medya hesaplarının şifrelerini istemesi ve kontrol etmesi, sosyal medyada kimlerle arkadaş olabileceğine karar vermesi, resim ya da video göndermek için seni zorlaması, telefonunu veya bilgisayarını karıştırması, sürekli mesaj atması ve hızlı bir yanıt beklemesi dijital şiddet örnekleridir. 

Israrlı takip (Stalking) 

Israrlı takip, ayrıldığın ya da halen birlikte olduğun sevgilinin seni sürekli izlemesi ve takip etmesidir. Takip davranışı, sende korku uyandırmayı, sana gözdağı vermeyi ve güvencesiz hissettirmeyi hedefler. Eski sevgilinin haber vermeden veya davet edilmeden evine  ya da okuluna gelmesi, gittiğin yerlerde karşına çıkması, sürekli hediye veya çiçek alması veya göndermesi, arkadaş çevrenle iletişim kurması ve seninle ilgili bilgi almaya çalışması, senin eşyalarına zarar vermesi ısrarlı takip davranışı örnekleridir. 

İlişkin güvenli değilse ne yapabilirsin?

Sevgilinden farklı fikirlere, isteklere, önceliklere sahip olabilirsin. Her ilişkide farklılıkların ortaya çıkması, anlaşmazlıkların olması doğaldır. Önemli olan bunları nasıl çözdüğünüzdür. Eğer bir farklılık ya da anlaşmazlık karşısında herhangi bir şiddet türüyle karşılaşıyorsan, güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için şunları yapmayı deneyebilirsin: 

  • Şiddeti tanıman ve şiddet için kendini sorumlu görmemen çok önemli. Şiddetin sorumlusu sen değilsin!
  • Şiddeti normal bir davranış olarak kabul etmemen çok önemli. Aklından “bunu hak ettim”, “herkesin sevgilisi böyle davranıyor” gibi düşünceler geçebilir. Kendinden şüphe etme! Unutma, haklı şiddet yoktur!  
  • Sevgilinin, şiddeti bir problem olarak görüp görmediğini araştır. Sevgilin seninle güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için çabalıyor mu? Şiddetsiz bir ilişki kurmak için işbirliği yapıyor mu? 
  • Güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için kurallar koyarak sınırlarını koruyabilirsin. Kuralları koymak, hangi tür davranışları kabul etmeyeceğini söylemek ve bu kurallara uymadığında ondan uzaklaşmak ya da ayrılmak senin güvende olmanı sağlayacak bir adımdır. Bu sayede şiddetsiz, güvenli, eşit ilişkiler kurabilirsin. 
  • Herhangi bir şiddet türüyle karşı karşıya kalıyorsan, şiddet durmadan güvende olamazsın. Sevgilin şiddeti bir problem olarak görmüyorsa ve şiddeti durdurmak için herhangi bir adım atmıyorsa, ilişkiden uzaklaşmalısın. Onu değiştirmeye çalışma. Unutma, şiddeti durdurmak onun sorumluluğu. Eğer o şiddeti durdurmazsa, şiddet artarak devam edecektir. Kendini korumalı ve ilişkiden çıkmalısın.  
  • Sevgilinden ayrılmayı düşündüğünde “Bana çok iyi davrandığı oluyor”, “Her zaman böyle sinirli değil”, “Aslında beni çok seviyor” gibi düşüncelere kapılabilirsin. Yalnız kalmaktan korkuyor olabilirsin. Daha önce ayrılmayı deneyip onu affetmiş olabilirsin. Onun istediği gibi biri olmaya çabalıyor olabilirsin. Onunla ileride çok iyi bir ilişki kurabileceğini umut ediyor olabilirsin. Bu durumda şiddet döngüsüne girmişsin demektir. Şiddet döngüsünü tanımalısın. 
  • Yakın gördüğün, seni yargılamayacağını düşündüğün bir yetişkinden yardım isteyebilirsin. Yaşadıklarını paylaşmak ve konuşmak, seni güçlendirir. 
  • Unutma, şiddet varsa, sevgi yoktur.
Kaynak: www.t24.com.tr

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER10 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND