Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Kilit müşteri kimdir nasıl yönetilir ?

Kilit müşteri yönetimi kavramı, 1960’lardan itibaren, satış ve pazarlama departmanlarının kurumsal bütçelerinin büyük bir bölümünü, büyük müşterilerinin özel gereksinimlerini karşılamak için kullanmaya başlamalarıyla ortaya çıkmıştır.

Daha fazla öneme sahip olması gerektiği düşünülen müşterilerin kimler olacağı ve nasıl seçilmeleri gerektiği konusundaki tartışmalar, firmadan firmaya çeşitlilik gösterirken, genel olarak temel alınan ölçütler, birden fazla firmanın sahibi olan, diğer büyük firmalar için referans olarak gösterilebilecek prestije ve pazar payına sahip, firmanın kârında büyük değişiklikler oluşturabilecek firmalar olarak belirlenmiştir.

Daha yakın tarihe bakıldığında kilit müşteri yönetiminin çok daha stratejik bir konuma geldiği görülmektedir. Kilit müşteri yönetimine de uygulanabilen “Pareto Kuralı (20/80)” çerçevesinde sayıca çok az olan bir grup müşterinin satış söz konusu olduğunda diğer müşterilere göre firma kârının daha büyük bir bölümünü oluşturdukları görülmektedir. Bu nedenle bu müşteri kesimine farklı yaklaşmak, ne tip özel avantajlar sağlanabileceği üzerine düşünmek ve onlara hangi hizmetlerin hangi koşullar altında sunulmasının daha doğru olacağı üzerine araştırma yapmak, kilit müşteri yönetimi planlamasında önemli yer tutan noktalardır.

Aşağıdaki sorular, kilit müşteri yönetimi uygulamak isteyen firmalara yol gösterici niteliktedir.

Programa kaç müşteri dahil etmeliyiz?
Hangi müşterilerin kilit müşteri olarak isimlendirimeleri gerektiğine nasıl karar vereceğiz?
Tüm kilit müşteriler aynı statüde mi olacaklar?
Bu planlama çerçevesinde kilit müşterilerimize ne tip avantajlar sunacağız?
Kilit müşteri yönetimi programından firmanın elde edeceği kazanç ne düzeyde olacaktır?
Kilit müşterilere nasıl seslenmeli ve onlara özel olduklarını ne şekilde ifade etmeliyiz?
Kilit müşteri yöneticilerimizi hangi ölçütlere göre seçmeli, işe almalı ve eğitmeliyiz?
Kilit müşteri yönetimi ile sorumlu olacak bir grup oluşturmalı mıyız? Oluşturacaksak, bu grup kimlerden oluşmalı?
Kilit müşteri yönetiminde çalışacak grupta iş bölümü nasıl oluşturulmalı?
Kilit müşterilerimiz için uygulanacak stratejiyi nasıl belirlemeliyiz?
Bu proje için üst düzey yönetimden ne tip kaynaklar sağlanabilir?
Kilit müşteri yönetimi ekibindeki inisiyatif kullanımı hangi ölçütlere göre düzenlenmelidir?
Kilit müşteri yönetimi ekibi firmanın satış departmanıyla nasıl bir iletişim içinde olmalı?
Günümüzde küresel rekabetin beraberinde getirdiği açık ekonomi, birçok firmanın giderlerini kontrol etmede büyük çapta önlemler almasına neden oldu. Firmalarda yoğunlukla yaşanan ve yaşanacak olan yeniden yapılanma hareketleri, her düzeyden çalışanın işten çıkarılmasına, firma evliliklerine veya küçülmelere neden oldu. Bu tip işten çıkarma, giderlerden kısma ve yatırım tedbirlerinin artırma gibi çözümler; kimi zaman beklenilen düzeyde geri kazanım sağlanmasında etkili olmadı.

Firmada sürekli olarak işleyen bir kilit müşteri yönetimi programı geliştirmek için mali yatırım, uzun döneme yayılmış bir politika gereklidir. Bu yatırımlar firmadan firmaya değişiklik göstermekte olup, kilit müşteri yönetiminin başarısı bu noktaların stratejik planlamasına bağlıdır. Bunların yanı sıra yüksek iletişim becerileri, kurumsal yapı, üst yönetimin programa bağlılığı ve desteği, bilgi yönetimi, müşterilerin seçilmesi, hizmetlerin planlanması ve müşteri ilişkilerinin verimli ve profesyonel çalışması, kilit müşteri yönetiminden sağlanacak olan kârda büyük rol oynamaktadır.

Günümüzde kilit müşteri yönetimi firmanın ve müşterilerin yapılarına ve davranışlarına göre ulusal, bölgesel, çokuluslu ve global düzeyde şekillenebilir. Kilit müşteri yönetimi uygulaması yeni gelişim gösteren, zorlu bir piyasada ayakta kalabilmek ya da daha da gelişebilmek ve gelecekte sahip oldukları pazar paylarını kaybetmeyip genişletmek isteyen firmaların, müşterinin önemini farkedip gelecek planlarını müşterilerin ve onların içinden de daha özel olanları için yapmaları anlamına gelmektedir.

Başarılı bir kilit müşteri yönetimi iyi pazarlama ve satış stratejisine dayanmaktadır. Bu stratejiyi oluştururken özellikle dikkat edilmesi gereken noktalar aşağıdaki gibidir;

Kilit müşterilerinizi belirleyin.

Kilit müşteri yönetimi sisteminde firmanın pazar payına, kâr marjına ve mali kaynaklarına göre kilit müşterilerin sayıları belirlenir.

Çoğunlukla büyük ölçekli firmalarda kilit müşteri olmaya aday çok sayıda firma olacağından daha titiz bir seçim yapılmalıdır. Önemli olan kilit müşterilerin sayılarının fazlalığı değil; seçilen müşterilere özel hizmet sunulmasıdır.

Seçilen müşteri sayısı, firmanın gelirleri ile doğru orantılı olmazsa, müşterilere ek ve özel hizmet sunmakta zorluklar yaşanabilir. Bu da firma prestiji açısından olumsuz bir bakış açısı yaratabilir. Bu nedenle kilit müşterilerin dikkatli ve firmanın kaynaklarıyla bağdaşacak bir şekilde seçilmesi gereklidir.

Kilit müşterilerinizin kimler olacağına nasıl karar vereceksiniz?

Çoğu firma için kilit müşterilerin kimler oldukları oldukça açıktır; firmayı en fazla kâra geçiren müşteriler, kilit müşterilerdir. Ama bu her zaman geçerli olmakta mıdır?

Kilit müşteri yönetimi her firmada ek bir bütçe gerektiren sistemdir. Bu nedenle yapılan yatırımın firmaya nasıl geri döneceği konusunda planlama yapmak gerekmektedir. Kilit müşteri yönetiminin firmanız için getirisi büyük bir sistem olduğundan emin olmanız oldukça önemlidir. Bunun yanı sıra şu an için firma kârında büyük olumlu değişiklikler yapan firmaların gelecekte de aynı konumda olup olmayacaklarını araştırmanız ve kilit müşterilerinizi seçerken bu anlamda da bir geleceğe yönelik yatırım yapmalısınız. Gittikçe gelişen ve büyüyen sektörlerde yer alan; ama şu an itibarıyla firmanızın kâr marjında büyük etkiler yapmayan firmaları da dikkate almanızda ve o firmalara özel programlar geliştirmenizde de fayda vardır.

Kilit müşteri yöneticisinin seçimi ve sorumlulukları

Kilit müşteri yöneticisi, kilit müşterilerin müşteri memnuniyetini sağlamakla, kilit müşterilere sunmak için tasarlanacak ürün ve hizmetler için kurumsal kaynak bulmakla ve bu müşterilerin firma ile ilgili her tip sorununa büyük bir titizlikle yaklaşmakla sorumludur. Bu görevde kilit müşteri yöneticisine en çok yardım ve desteği gösterecek olan departman satış departmanıdır. Satış ekibi ile koordine bir şekilde çalışılması, gerek kilit müşterilerin gerek bu müşterilere sunulabilecek hizmetlerin belirlenmesinde oldukça önemlidir.

Kilit müşteri yönetimi sistemi çerçevesinde çalışan personelinizi gerekiyorsa eğitime tabi tutun.

Kilit müşteri yöneticileriniz gerek satış gerek müşteri ilişkileri ve pazarlamada etkin rol oynayacakları için bütün bu özellikleri bünyelerinde barındırmaları gerekmektedir. Stratejik planları oluşturmaları ve yönetmeleri, takım çalışması çerçevesinde koordineli olarak çalışmaları, farklı kilit müşterilerin farklı firma yapılarına ve kültürlerine uygun özel hizmetler geliştirmeleri gerekeceğinden, daha geniş bir eğitim sürecine tabi tutulmaları gerekli olabilir.

Firmaya göre finans, pazarlama, lojistik, müşteri hizmetleri, araştırma ve geliştirme konusunda etkili geçmişleri ve planlama becerileri olmalıdır.

Kilit müşterileriniz için önemli olan noktaları öğrenin, bilgi toplayın.

Müşteri memnuniyeti söz konusu olduğunda en etkili silahın fiyatlarda indirim olduğu her zaman için doğru bir genelleme değildir. Çoğu müşterinin beklentisi bu yönde gelişirken, bir kısmının da farklı hizmetlere ve ürünlere sahip olmayı tercih edebilecekleri göz ardı edilmemesi gereken bir noktadır.

Bu nedenle kilit müşteri olarak seçilen grubun firmaları ile ilgili detaylı yapılacak olan araştırmalar, firmaların gereksinimlerine paralel olarak farklı ürün ve hizmetler oluşturmayı; eğer bu tip hizmetler mevcutsa bunları geliştirmeyi de hedeflemelidir.

Hangi sektöre ya da sektörlere hizmet veriyor olursanız olun, özellikle kilit müşterilerinizin geleceğe yönelik yatırım planlarına ve ihtiyaçlarına ilişkin geniş bir bilgi birikimine sahip olmanız, her zaman için onlara en iyi hizmeti sunmanızı ve onların da size bağlı kalmasını sağlayacaktır.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND