Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Kadınlar bedenleriyle konuşur

“Kadınları anlamıyorum” diyen erkekler arasındaysanız üzülmeyin. Çünkü bu hiç de o kadar zor değil. Kadınların ne söylediği kadar, nasıl söyledikleri de önemlidir. Çünkü kadınlar çoğu zaman bedenleriyle konuşur. İşte kadınların beden dilinin şifreleri…

kadınlarda beden dili, beden dili şifreleri, beden dili, aşkın vücut dili

Dilin söylemek istemediğini bazen vücut dili söyler. Flört ettiğiniz yahut hoşlandığınız kızın oturuşundan, duruşundan, hareketlerinden, bakışından gerçek hislerini anlayabilirsiniz…

Ve siz genç kızlar, dikkat! İstemeden olumlu olumsuz duygularınızı açık edebilirsiniz…

1-Başını sola eğerek dinliyor

Sabah kahvaltıda ne yediğinizi, bilmem ne hocasının karizmasını nasıl çizdiğinizi, yahut yeni arabanızın 100 km’ye kaç saniyede çıktığını… siz anlatırken o sizi dinlemiyor, içiyor adeta sözlerinizi. Sizi dinlerken, gözlerinizin içine bakarken, başını hafifçe sola eğmesi, söylediklerinize (ama asıl size) çok ilgi duyduğunun işareti. In-ın-ın! vaziyetleri yani!

2-Hareketlerinizi taklit ediyor

Karşısındakiyle ‘yakınlaşmak’ isteyenlerde bazen ‘mimetizm’ denilen bir olay görülür. Farkında olmadan sizin hareketlerinizi taklit eder. Saçınızı kaşırsınız, saçını kaşır. Bacak bacak üstüne atarsınız, bacak bacak üstüne atar. Siz gülersiniz o da güler. Uzmanlar bunun adına yansılama, ikizleme diyorlar. Kendini size yakın hissetmek istediğini gösterir.

3-Kollarını göğsünde birleştiriyor

Sizi dikkatle dinler gibi yapıyor, ama kollarını göğsünde birleştiriyor. Bu kendi içine kapanma hareketi ‘savunmada’ olduğunu, rahat olmadığını gösterir. Aranıza bir ‘bariyer’ koyuyor. Aynı şekilde aranıza çay bardağı, ekmek sepeti filan koyuyorsa da aynı ihtiyacı duyuyor demektir. Ama aranızdaki bardakları filan kaldırıp kenara koyuyorsa, good good!

4-Öne doğru eğiliyor

Bu, kesin, yakınlaşma istediğini gösterir. Karşınızdaki sizinle ve söylediklerinizle ilgileniyorsa, size doğru eğilme eğiliminde olur. Bu (farkında olmadan) kendini öne çıkarma, sizin onu (ve belki de dekoltesini) daha iyi görmenize imkan sağlamak içindir. Aksine, arkasına yaslanıyor, koltukta iyice dipte oturuyorsa, aranıza mesafe koyuyor demektir.

5-Elini çenesine koyuyor

Karşınızdaki düşünceli bir tavır takınıyor, elini çenesine koyuyor ve zaman zaman gözlerini sizden kaçırarak başka yöne bakıyor. Sizi hâlâ ölçüyor biçiyor, size ne değer vereceğine karar vermeye çalışıyor demektir. Ve bu hareketiyle size ‘beni daha ikna edemedin’ mesajı veriyor.. Top sizde. Size ilgi duyabilir, ama ilgisine layık olduğunuzu ispat etmek size düşüyor.

6-Size dokunuyor

Belli belirsiz de olsa eliyle elinize, diziyle dizinize dokunuyor. Bu her zaman hesaplı, bilinçli bir hareket olmayabilir. Yani hemen fantezi yapmaya başlamayın. Ama bu hareketin anlamı çok açıktır: Karşısındakine yakınlaşma arzusu! Mesajı alıp, bu hareketi bilinçli hale dönüştürmek size kalmış! (Dikkat: Dokunmayı seven insanlar vardır, hepsine yeşillenmeyin!)

7-Dikkat, yalan söylüyor!

Yalan söylüyorsa, dikkatinizi dağıtmak için yaptığı bazı bilinçsiz hareketler onu ele verecektir. Konuşurken eliyle ağzını kapatıyorsa, burnuyla, saçlarıyla sürekli oynuyorsa… yani yüzüne ve başına elini ne kadar çok götürüyorsa, yalan söyleme olasılığı o kadar çok. Yine bir şeylerle oynuyorsa da öyle. Çünkü yalancılar ellerini meşgul etmek isterler.

8-Ensesini okşuyor

Sohbet sırasında, karşınızdaki eliyle ensesini yahut önkolunu oynuyorsa, yaşadınız. Bu onun ‘sizin onu okşadığınızı hayal ettiğini gösterir’ diyor psikologlar. Yani bu bilinç altından gelen hareketler boşuna yahut tesadüf değil. Aynı uzmanlar, ilişkide zaten bir yere gelinmişse, bu ‘oto-okşamanın’ karşı tarafa ‘benimle ilgilen’ mesajı olduğunu da söylüyorlar.

9-Göz bebekleri büyüyor

Bakış, kendi başına bir ‘hareket’ sayılmaz. Ama hislerinizi belli edebilir. Göz bebeğinin büyümesi aslında ışıkla ilgili bir mesele. Işık ne kazar azsa, göz bebekleri o kadar büyür. Ama, pırıl pırıl bir ışıkta da göz bebekleri büyüyebilir. Bu da… büyük bir ‘arzu’ işaretidir. Elinize kolunuza hakim olabilirsiniz belki ama, göz bebeklerine hakim olamazsınız!

10-Elinizi sıkışına dikkat!

İki kişi yeni tanıştıklarında, genellikle el sıkışırlar. Çok iyi tanışmayan iki kişi de öyle. Bu, sadece karşılıklı‘merhaba’dan ibaret değildir. Bazen, el sıkışınız duygularınızı ele verir. (Fotoğrafta) Birincisi, alelade bir el sıkma. İkincisi ‘bir şeyler’ söylemekte: Karşınızdaki elini size böyle ‘bırakıyor’ ise, iş tamam demektir. Kendisi, hali tavrı aksini söylese bile…

11-Mucuk mucuk…

Eğer kadın yanağından öperken elini erkeğin ensesine götürüyorsa, bu, ondan hoşlanıyor demektir. Bilinçli veya bilinçsiz, karşısındakinden bir ‘cevap’ beklemektedir. Eğer erkek (elini kadının beline, yahut sırtına koyarak) cevap vermiyorsa, iş yatar. Ayrıca: Kadın erkeğin boynundan öpüyorsa, ona aşıktır. Erkek ayağa kalkmadan, eğilip onu öpüyorsa, kararsızdır.

12-Elini saçlarından geçirmek

Karşınızdakinin saçlarıyla ilişkisi size çok mesaj verebilir. Elini sık sık saçına daldıranlar biraz kendini beğenmiş ama asıl kendine güvensiz insanlardır. Bu hareketi yapıp açık vermemeye özen gösterin. Yine saçınıza gösterdiğiniz özen, ruh halinizi belli eder. Eğer saçınız parlak ve bakımlıysa, bu karşınızdaki erkeğe verdiğiniz önemin işaretidir.

13-Meş, topuz vd

Saçını arkaya yahut kulaklarının arkasına atmak ‘güzelliğini öne çıkarma’ gayretidir. Yüzünü açarak öncelikle kendini kendine beğendirmeye çalışmaktadır. Tedbir, ya da geriye adım, çünkü düşen bir meş, kadını daha tahrik edici yapar. Saçı tepesinde topuz yapmak, erotik bir sunumdur. Ortadan ayrılmış saçlar da beğenilmek isteyen ama güvensiz bir kadına işarettir.

14-Müsaitim ve hazırım

Önce, karşınızdaki kadının ayağına bir göz atın çaktırmadan. Böylece karşınızdakinin ‘boşum ve hazırım’ mesajı verip vermediğini hemen anlarsınız. Normalde iki ayak yere birbirine paralel basar. Ama karşınızdaki kadının bir topuğu, diğer ayağın içine bakıyorsa, bu tipik ‘ilişkiye hazırım’ mesajıdır. Kadın, o anda başka bir erkeğin kolunda olsa bile! Yaaa!

15- Bak yüzüme iyice…

Konuşmanın bir yerinde, karşınızdaki kadın çenesini birleştirdiği iki elinin üstüne koyuyor. Bu ne demek ya? Karşınızdaki kadının size kendini beğendirmeye çalıştığı anlamına geliyor. Bu hareket, yüzün hatlarını öne çıkarır ve size ‘Yüzüme iyice bak, beğeneceksin’ mesajı içerir. Bu, karşısındakiler tarafından beğenilmek isteyen insanların tipik duruşudur.

16- Bazen hiç bir şey demeden…

Ağız ‘beğenme’ safhasında önemli bir yere sahiptir. İşaret parmağını (ruj sürer gibi) dudaklarında gezdiriyorsa, bocalıyor. Sizi dinlerken ağzını sıkı sıkı kapıyorsa, hislerini gizlemeye çalışmaktadır. Ama dudakları sürekli açıksa, iş tamamdır! Alt dudağını ısıran kadın ‘acaba beni beğeniyor mu’ diye düşünmektedir. Üst dudağını ısırıyorsa, kafası daha karışık.

17-Açıkça ‘hadi’ diyor

Kollar da çok önemli. Kadın, elleri omuzlarında, kollarını göğsünün üstünde birleştiriyorsa ‘sarıl bana’ diyor. Ön kollarını çapraz hale getirip, parmaklarını ters birleştiren kadın ise ‘e hadi halvet olalım’ demektedir. Resmen yani! E biz, bir kadınla (bir erkekle) ilk adımları atarken vücut diline çok dikkat etmekte fayda var, derken, bir bildiğimiz var herhalde.

18-Kelebek duruşu

Bir kadın ellerini ensesinde birleştirirse sizi istiyor, özlüyor demektir. Sabırsızdır, bir sonraki adıma geçmenizi beklemektedir. Eğer oturduğu yerde, umursamaz bir tavırda, ellerini başının üstünde birleştirirse, toplumun kurallarından ‘kaçmak’ istemektedir. İyi bir teklif size kalmış! Genelde, bedeni yukarı çeken her hareket, karşıdakinin hoşuna gitmek için yapılır.

19-Bakış var, bakış var…

‘Tavlama’ oyununda bazı aksesuarların da büyük rolü vardır. Mesela güneş gözlüğü. Karşınızdaki kadın (erkek) gözlüklerini öne kaydırıp size dikkatli bir bakış atarsa, bu, size artan bir ilgi gösterdiğinin işaretidir. Aksine, işaret parmağıyla gözlüğü iyice yerine oturtursa, gözlerini (ve size karşı olan iyi kötü duygularını) saklamayı tercih ediyor demektir.

20-‘Fantaaazi’ mesajı

Sizi süzerken, gözlüklerinin sapını erotik bir şekilde ısırıyorsa, aman aman, hava ısınıyor demektir. Bu hareket, bilinçsiz bile olsa, ‘bir başbaşa kalalım, bende ne numaralar var’ mesajını içerir. Gülümseyerek yahut düşünceli bir edayla sizi süzerken, elindeki bardakla yahut önündeki şişeyle oynuyarsa, bu da iyiye işaret, tava gelmiştir. Haydi hayırlı işler!..

Kaynak: www.wattpad.com

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

Ülke olarak yine çok mutsuzuz!

olumlu deneyim, Manşet, küresel memnuniyet araştırması, gallup, araştırmalar

2019 yılı Küresel Memnuniyet Araştırması yayımlandı. Olumlu deneyim endeksi sıralamasında Türkiye geçen seneki gibi yine sondan dördüncü oldu. İşte raporun tüm detayları…

Gallup’un Olumlu Deneyim Endeksi’nde Türkiye sondan 4’üncü oldu

ABD merkezli Gallup araştırma şirketinin yaptığı, 2019 yılı Küresel Memnuniyet Araştırması’nda, Afganistan, vatandaşları “en az olumlu deneyim yaşayan” ülke oldu. Türkiye ise “Olumlu Deneyim Endeksi” listesinde 50 puanla sondan dördüncü sırada yer aldı.

Raporda, Türkiye’ye ilişkin paragrafta, ülkenin 18 yıldır büyümekte olan ekonomisinin “durgunluğa” girmiş olmasına da atıf yapıldı.

Yapılan araştırmada puanlama, iki farklı kategorideki sorular üzerinden yapıldı.

Buna göre, kişilere bir gün öncesine ilişkin “Olumlu Deneyimler” başlığında şu sorular soruldu:

  • Bir gün önce gülümsediniz ya da kahkaha attınız mı?
  • İyi dinlenebildiniz mi?
  • Tüm gün boyunca size saygı çerçevesinde mi davranıldı?
  • Yeni bir şey öğrendiniz mi?

“Olumsuz Deneyimler” başlığında ise bir önceki gün, “üzüntü, endişe, fiziksel acı, kızgınlık ve stres” yaşayıp yaşamadıkları soruldu.

Araştırmada “en az olumlu deneyim yaşayan ülke” olan Afganistan’da, “Bir önceki gün güldünüz mü?” sorusuna olumlu cevap verenlerin oranı yüzde 36’yla bu alanda son 12 yılın düşük oranı olarak kaydedildi.

Yunan halkı ‘en stresli’

Afrika ülkesi Çad ise vatandaşları “en çok olumsuz deneyim” yaşayan ülke oldu. Çadlılar’ın yüzde 66’sı bir gün önce fiziksel acı yaşadıklarını açıkladı.

En az negatif deneyim yaşayan ülkeler sıralamasında ise Azerbaycan, İsveç ile aynı puanda olmasına karşın birinci sırada yer aldı.

Yunanistan ise üst üste üçüncü yıl vatandaşları en stresli ülke oldu. Yunan halkının yüzde 66’sı bir gün önce stresli bir an yaşadıklarını kaydetti.

En mutlu ülkeler ise ağırlıklı olarak Güney Amerika ülkeleri arasından çıktı. Buna göre, Paraguay listenin zirvesinde yer alırken, Endonezya listenin bu bölümüne giren tek Güney Amerika dışı devlet oldu.

En Az Olumlu Deneyim Yaşayan Ülkeler:

  • Mısır 56
  • Çad 56
  • Bangladeş 56
  • Kuzey Kıbrıs 54
  • Nepal 53
  • Litvanya 51
  • Türkiye 50
  • Yemen 50
  • Belarus 48
  • Afganistan 43
Kaynak:  www.bbc.com

Okumaya devam et

MAKALE

Anlatacak çok hikâyemiz var!

romanlar, modern romanlar, Manşet, homeros, hikayeler, destanlar

İnsanların düşüncelerini şekillendirdiği ve tarihi etkilediği düşünülen eserler www.bbc.com tarafından derlendi. İşte binlerce yıl öncesine dayanan destanlardan modern romanlara kadar kuşakların düşünce tarzını etkileyen muhteşem eserler… 

Dünyayı şekillendiren hikâyeler

Binlerce yıl öncesine dayanan destanlardan modern romanlara kadar dünyanın değişmesine vesile olan ve kuşakların düşünce tarzını etkileyen eserler…

Büyük İskender genç yaştan itibaren Makedonya’nın kralı olmak üzere yetiştirilmişti. Yunanistan’ın kuzeyindeki bu küçük krallık başta Pers İmparatorluğu olmak üzere, komşularıyla sürekli savaş halindeydi. Bu nedenle savaşta ordusuna önderlik etmeyi erkenden öğrenmesi gerekiyordu.

Babası öldürüldüğünde İskender tahta geçti. Krallığın güvenliğini sağlamanın yanı sıra Pers İmparatorluğu’nu yenilgiye uğrattı, Mısır’dan Hindistan’a kadar yayılan toprakları ele geçirdi.

İskender’in elinde başka bir silahı daha vardı: Homeros’un İlyada’sı. Öğretmeni Aristoteles’in yardımıyla bu destanı ayrıntılı bir şekilde incelemişti. Seferlerine başladığında, hiçbir askeri önemi olmasa da destanda adı geçen Truva’da durmuş, oradaki sahneleri gözünde canlandırmıştı. Seferleri boyunca İlyada kitabıyla uyumuştu.

Homeros’un destanı, edebi öneminin yanı sıra, etkisi antik Yunanistan’ın kütüphanelerini ve kamp ateşlerinin çok ötesine geçen bir eser oldu. Bu eserde Yunan kültürünün düşünme ve yaşam biçimi resmediliyordu.

İlyada destanı ile İskender arasında karşılıklı bir etkileşim olmuştu. Bu destandan ilham alan İskender, Yunancanın geniş bir alanda konuşulan bir dil olmasını sağlayarak İlyada’yı dünya edebiyatının bir parçası haline getirmiş oldu. İskender’den sonraki hükümdarlar, İskenderiye ve Bergama’da kurdukları büyük kütüphanelerle Homer’in eserinin geleceğe aktarılmasını sağladı.

Hikayelerin öneminin ve etkisinin bir kitabın sayfalarının dışına taşmasına iyi bir örnektir bu. Yunan filozofu Eflatun (Plato)’ya göre, sanat insana sadece zevk vermemeli, aynı zamanda yasalara ve insan hayatına faydalı olmalı.

İlyada benzeri diğer eserlere Mezopotamya bölgesinden Gılgamış Destanı, Amerika’dan ise Mayaların Popol Vuh hikayesi gösterilebilir. Bu destanlar, nereden geliyoruz ve biz kimiz gibi sorular açısından tüm kültürlere referans oldu.

Çin edebiyatı ise Şarkılar Kitabı adıyla bilinen şiirlere dayanıyordu. Şiir yazmak ve okumak sadece şairlerin işi değildi. İmparatorluk idaresinde önemli bir mevkiye gelmek için sınava tabi tutulan insanlara şiir alanından ayrıntılı sorular soruluyordu.

Şarkılar Kitabı, şiiri Doğu Asya’da en önemli edebiyat tarzı haline getirdi. Dünya edebiyatının ilk önemli romanları şiirin etkisi altındaydı. 11. yüzyılın başlarında yazar Murasaki Şikibu Japon edebiyatının başyapıtlarından biri olacak olan ve dünyanın ilk romanı kabul edilen Genji’nin Hikayesi’ni yazmadan önce Çince öğrenmiş ve 1000 sayfayı aşkın kitabında 800 şiire yer vermişti.

Dünyada okur-yazar insan sayısının artması, kağıt ve matbaa gibi yeni buluşlar, yazılı hikayenin etkisinin artmasına neden oldu.

Araplar Çinlilerden kağıt yapımını öğrenmiş, daha önce sözlü olarak aktarılan hikayeler yazılı hale getirilerek Bin Bir Gece Masalları gibi eserler ortaya çıkmıştı.

Eski destansı hikayeler ve şiirlerden daha çeşitli olan bu masallar hem eğitim hem de eğlence işlevi görüyordu. Bin Bir Gece Masalları’nda, anlatıcı Şehrazat’ın, her kadınla bir gece yattıktan sonra kafasını uçuran Pers şahlar şahı Şehriyar’ı bu masallarla erdemli ve iyi kalpli bir insan haline getirmesinin hikayesi anlatılıyordu.

Şiir, masal ve destanlar daha sonraki edebiyat tarihine de damgasını vurdu. 13. yüzyıl İtalyan şairi Dante Alighieri, İlahi Komedya adlı eserinde Hristiyan inanca göre Cehennem, Araf ve Cenneti tarif ederken epik şiir formunu kullandı.

Üstelik Latince değil, Toskana bölgesinde konuşulan bir lehçede yazmıştı eseri. Böylece bugün İtalyanca olarak bildiğimiz dil yaygınlaştı. Edebiyatın dil üzerindeki etkisine iyi bir örnektir bu.

Bu alandaki en büyük değişim, Johannes Gutenberg’in Çin’deki teknikleri geliştirerek kuzey Avrupa’da matbaayı kurması sonucu oldu. Bu sayede kitaplar kitlelere ulaştı. Edebiyat açısından bu döneme roman damga vurdu ve kadınlar yeni bir okuyucu kitlesi olarak ortaya çıktı, modern toplumun sorunlarıyla ilgilenmeye başladı.

Mary Shelley’nin Frankenstein’ı ile bilim-kurguya adım atılarak bilimin ütopik vaatleri ile yıkıcı potansiyeli arasındaki çelişkilere yer verilmeye başlandı. George Orwell’in 1984’ü ile Margaret Atwood’un Damızlık Kızın Öyküsü adlı eserleri bu geleneği sürdüren modern örneklerdir.

Roman ayrıca yeni bağımsızlığını kazanan ülkeler açısından da bu mücadelelerinde etkili oldu. 1960’ların Latin Amerika’sında Gabriel Garcia Marquez Yüzyıllık Yalnızlık ile kıtasının birkaç kuşağına hitap ediyordu. Siyasi bağımsızlık kültürel bağımsızlığı gerektiriyordu ve romanlar bunun için iyi bir araçtı.

Geniş kitlelerin okur-yazar olması bu ve diğer yazarların işine yarasa da, matbaa edebiyatın kontrol ve sansürünü de kolaylaştırdı. Totaliter rejime sahip ülkelerde sansürden kaçınmak için yeraltı matbaaları geliştirildi.

Bugün yazı teknolojisinde yeni bir devrim döneminden geçiyoruz. İnternet okuma ve yazma biçimimizi, edebiyatın yayılmasını ve kimlerin buna erişimi olacağını belirliyor. Yazı dünyasının yeniden büyük bir dönüşüm geçireceği bir dönemin başındayız.

Kaynak:  www.bbc.com
Yazar:  Martin Puchner 

Okumaya devam et

MAKALE

Kitap önerisi: Stresli bir dünyada mutlu çocuk yetiştirmek

Stresli Bir Dünyada Mutlu Çocuk Yetiştirmek / Ahmet Yıldız / ALFA Yayınları

Güçlü Hafıza kitabı ile tanınan Ahmet Yıldız‘ın yeni kitabı günümüz çocuklarının mutluluğu üzerine odaklanıyor. Mutlu olmaya olan ihtiyacın arttığı günümüzde mutluluğa bilimsel çerçeveden bakan yazar kitabın son bölümünde 52 etkinlik önerisi sunuyor.

KİTABIN ARKA KAPAK YAZISI

mutluluk, mutlu çocuk, Manşet, kitap, ahmet yıldız
Kitap içerisinde yer alan 52 Hafta 52 Etkinlik bölümü ile ebeveynler çocuklarıyla mutluluğu güçlendirici aktiviteler yapabilecektir.

Sorular çocuklardan önce doğar, onlardan daha hızlı büyürler.

Doğmadan önce:
“Bu dünyaya çocuk getirilir mi?”

Doğduktan sonra,
“ İyi bir anne/baba olabilecek miyim?”

Büyüyünce:
“Ben nerede yanlış yaptım?”

Anne babalık istifa edilemeyen bir görev; iyi yapmak yetmiyor, her gün daha iyi yapmak gerekiyor! Neyse ki, çocuğunuz dünyadaki ilk çocuk değil ve son çocuk da olmayacak. Bilim dünyası hızla kritik sorunlara uygulanabilir çözümler üretiyor.

Mutlu bir çocukluk herkesin hakkı ve isteği. Büyük soru şu? Peki, ama nasıl?

Türkiye çapında etkinlik uygulamalarıyla tanınan Ahmet Yıldız bu kitabında iki büyük sorunun peşinde:

“Çocuğuma mutlu bir çocukluk yaşatabilecek miyim?”
“Çocuğuma mutlu, başarılı ve güvenli bir gelecek inşa edebilecek miyim?”

Mutlu çocuklar üzerine odaklanmak çok önemli, çünkü çocuklar hızla mutsuzlaşıyor. Araştırmalara göre, çocukların üçte biri mutsuz.

İradeleri, istekleri ve dikkatleri görülmedik derecede kırılgan, zayıf ve dağınık.

Güzel haber şu ki, mutlu çocuk olmak öğrenilebiliyor.

Kitabı nasıl inceleyip temin edebilirim?

mutluluk, mutlu çocuk, Manşet, kitap, ahmet yıldız
Stresli Bir Dünyada Mutlu Çocuk Yetiştirmek Ahmet Yıldız

Kitap Türkiye’deki tüm orta ve büyük ölçekli kitapçılara dağıtılmaktadır. D&R gibi büyük zincir mağazalarda daima bulabilirsiniz. Küçük kitapçılarda ise az sayıda stok tutulduğundan dolayı bazı kitaplar bulunamayabilmektedir. Bu tür durumlarda okurun yapması gereken iki yol vardır;
1. Size en yakın kitapçıya giderek kitabı sorabilirsiniz. Eğer kitap sorduğunuz kitapçıda yoksa hafif fırça atarak :)) getirmesini isteyip sipariş verebilirsiniz. Bu durumda kitapçı 1-2 gün içerisinde kitabınızı size ulaştıracaktır.
2. İnternet üzerinden kitap satan yerlerden kitabı (üstelik %20 – %30 daha ucuza) alabilirsiniz.

İşte bazı internet kitapçıları:

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER4 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER5 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND