Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

İş kapılarını açan kilit sorular…

Türkiye”nin önde gelen şirketlerinin patronları ve üst düzey yöneticileri, işe alımlarda adaylara sordukları kilit soruları açıkladı. Adaylarda en çok dürüstlük, açıklık, problem çözme yeteneği, takım çalışmasına uyum ve yüksek motivasyon aranıyor.

Türkiye”nin önde gelen şirketlerinin patronları, üst düzey yöneticileri işe alımlarda adaylara sordukları kilit soruları Milliyet kariyerim”e açıkladı.
Onlar adaylarda en çok dürüstlük, açıklık, problem çözme yeteneği, takım çalışmasına uyum ve yüksek motivasyon arıyor. Bu özelliklerin olup olmadığını anlamak için de birbirinden ilginç sorular soruyorlar.

Yanıtları sizin için yaptıkları referans araştırmalarıyla karşılaştırıp doğruluğunuzu ölçüyorlar. onların sınavından geçmenin tek yolu dürüst olmak…

Kimi Türkiye”nin önde gelen şirketlerinin sahibi, kimi genel müdürü veya insan kaynakları alanındaki en üst düzey yöneticisi. İşe alımlarda son söz onlara ait.
Özellikle üst düzey alımlarda adaylar şirketin sahibi veya en üst düzey yöneticisi tarafından süzgeçten geçiriliyor. Adaylar en zor sınavı da burada veriyor. Çünkü bu görüşmeler klasik olan ”o pozisyon için uygun olup olmadığınızı anlamaya” yönelik değil. Tüm kişiliğinizi, düşüncelerinizi, birikiminizi ölçüyorlar.

Patron veya üst düzey yöneticiler, zaten birçok testi geçip karşılarına gelmiş olan adayda en çok dürüstlük, iletişim yeteneği, problem çözme yeteneği, takım çalışmasına uyum, cesaret ve yüksek bir motivasyon bekliyor. Bu özelliklerin olup olmadığını anlamak için de çok değişik sorular soruyorlar.
En çok merak ettikleri şeyler ise; bir önceki işinizden neden ayrıldığınız, güçlü ve zayıf yönlerinizin ne kadar farkında olduğunuz, şirketten beklentileriniz ve katkılarınızın neler olacağı.

”Abartılı ve yanıltıcı bilgi verenden çekinirim”

Süreyya Ciliv
Microsoft Satış, Pazarlama ve Servis Grubu Strateji ve Sistemler Genel Müdürü

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?
Ekibim için doğru kişi mi? Karşımdaki aday, karakter, beceri ve bilgi açısından ekibimize uygun mu? Burada aradığım özellikler: Dürüstlük, iletişim (açık, net, direkt ve saygılı), çoşku, hırs, pozitif enerji, olgunluk, cesaret, iş bitiricilik. Açık pozisyon için doğru ve uygun kişi mi? Burada aradığım özellikler: Direkt açık pozisyondaki iş tecrübesi, başarısı, öğrendikleri, benzeri pozisyonlardaki iş tecrübesi, vizyonu, temel başarı ilkeleri, tavsiyeleri ( bu pozisyona geçecek kişiye).

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?
Mülakâtlarda uyguladığım ve tercih ettiğim tarz, mülakâtı soru – cevap şeklinde bir sözlü imtihan durumuna sokmadan, karşımdaki kişiyi rahatlatıp onu gerçekten ve çok yönlü şekilde tanıyabileceğim bir sohbet haline dönüştürmektir. Burada amaç, kişi ve şirket/pozisyon arasında uygunluk var mı, yok mu, onu tespit etmektir.

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?
Mülakâtta, dürüstlüğe çok önem veririm. Fazla abartanlar ve bilhassa yanıltıcı bilgi verenlerden çekinirim. Kısaca, dikkat ettiğim özellikler ve davranış şekillerini şu şekilde özetleyebilirim: Dürüstlük, açık, net, direkt, saygılı iletişim, zeka, tutku, hırs, pozitif enerji, olgunluk. Pozisyona uygunluk açısından en önem verdiğim konu, adayın açık pozisyona benzer iş tecrübesinin olup olmadığı ve oradaki başarısıdır. Kişinin geçmişteki davranışlarının ilerisi için de en iyi gösterge olacağına inanırım. Bilhassa, aday kişinin verdiği değil de kendi bulduğum referanslardan aday hakkında detaylı bilgiler almaya çalışırım.

”Referansınız, olumsuz yönlerinizi nasıl sayar?”

Erol Bilecik
Index Grup Yönetim Kurulu Başkanı

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?
Mülakât için görüştüğüm adayların iyi bir takım oyuncusu olmasını ve pozitif iletişim becerisine sahip olmasını ararım. Günümüz iş dünyasında, bireysel başarılardan çok takım başarısı ön planda. Takım çalışmasında başarılı olan kişiler, şirketlerin başarısı için daha fazla katkı sağlıyorlar ve toplam katma değeri yükseltiyorlar.

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?
Kilit sorum şudur: “Bir referansınıza iş hayatınızdaki olumsuz yönlerinizi sorsak neleri sayar?”

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?
Mülakât sırasında adayın doğallığı ve rahatlığı, sorulara verdiği cevapların doğruluğunun ölçütüdür. Adayın davranışlarını, duruşunu, tarzını ve konuşma biçimini kapsayan doğal bütünlük, karar verme noktasında çok belirleyicidir.

”Hedefi anlatıp yapabilir misin derim”

Orhan Göksal
DOL İcra Kurulu Başkanı

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?
Sonuç odaklı olup olmadığını tespit etmeye çalışırım.

2 – Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?
Hedefi detaylı şekilde anlattıktan sonra, bu işi yapabilir misin, bunu en iyi sen cevaplayabilirsin dedikten sonra, yapıp yapamayacağını sorarım.

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?
Bu noktada, her şeyiyle emin bir şekilde yaparım demesi önemlidir. Vücut hareketlerinden, bakışlarından ve ses tonundan anlamaya çalışırım. Cevabı güven veriyorsa, nasıl yapacağını anlatmasını isterim. Bu cevabı detaylı analiz ederim. Sonucuna göre karar veririm.

”Yönetsel bilgi ve becerileri ölçeriz”

Fuat Erbil
Garanti Bankası Bireysel Bankacılık ve İnsan Kaynakları”ndan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?
Yönetici olarak kurumumuzda çalışacak adayların mülakâtında, sorumlu olacakları görevin gerektirdiği iş deneyimine sahip olmaları önemlidir. Ancak bundan da önemlisi, adayın sahip olduğu deneyimden bağımsız olarak yönetsel anlamdaki bilgi ve becerileridir.

2- Kilit sorunuz nedir?
Bu anlamda, kritik bir soru sorarak adayı tanımaya çalışmak yerine, görevin gerektirdiği yetkinlikler üzerinden değerlendirme yapmak daha sağlıklıdır. Garanti Bankası işe alım süreçleri görev yetkinlikleri bazında yapılandırılmıştır. Buna bağlı olarak mülakâtlar yetkinlik bazlı gerçekleştirilir.

3- Sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?
Yönetici düzeyinde yetkinlikleri sorgularken; adaydan sektörle ilgili gelişmeleri (rakipler, yenilikler, fırsatlar) takip edip, vizyonel ve stratejik bakış açısına sahip olması ve bunu işine yansıtabilmesi beklenir. Ekibini hedefler doğrultusunda motive ederek yönlendirmesi, onların performansını gözlemleyerek olumlu olumsuz geribildirim vermesi, zamanında ve riski iyi hesaplanmış kararlar alabilmesi ve bunları deneyimlerinden yola çıkarak örnekleyebilmesi istenir.

”Neden iş değiştirdiniz, hayat görüşünüz ne?”

Ayça Dinçkök
Akkök Grubu Yön. Kurulu Üyesi

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?
Karşımdaki insanın motivasyon kaynağını anlamaya çalışırım. İşin ona vereceği ile onun beklentisi uyuşmalı. Motivasyon para mıdır, başarı mıdır, takdir midir, hangisinin daha ağır bastığı önemli benim için.

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?
Yemek için yaşamak veya yaşamak için yemek diye iki farklı bakış açısı var hayatta. Bunu anlamak için bir kişinin neden iş değiştirdiğini, hayatında hangi etkilerin baskın olduğunu anlamak gerek. Ben açıkca neden iş değiştirdiğini sorarım. Eğer okul sonrası boş vakit geçirmişse, tabii görüştüğüm insanın seviyesi ve yaşına bağlı olarak, boş vakit insanı körelten bir süreç olduğundan, boş vaktin sebebini de mutlaka anlamak isterim.

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?
Vücut dili çok önemli. Karşımdaki insanın samimiyetini hemen hissediyorum. Gözlerinin içine bakmak, rahat oturmak, yüzünü ellememek, sorduğum sorulara kolay cevap verdiğini ve kendine güvendiğini gösterir. Benim için cevaplar tatmin edici olmasa da güvenle verilmiş olması önemlidir. Yine de takdir ederim. Samimi bulmadığım kişilerle mülakâtı çok kısa tutarım, samimi bulduklarımla ise hayat görüşü dahil sohbet etmek isterim. Sonuçta bir aileyiz hepimiz, birbirimizi anlamak, tanımak en önemli kuvvetimiz olur.

”Gelişmesi gereken yönlerin neler?”

Michel Akavi
DHL Genel Müdürü

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?
Mülakât sürecindeki adayların karakter özellikleri ve iş yapış şekilleri ile ilgili maksimum bilgi edinmeye çalışırım. Bunu yaparken özellikle iş değişim süreçleri üzerinde dururum. Adayın iş değişikliği sebepleri nelerdir ya da şirket seçim kriterleri nedir? gibi konular üzerinde konuşurum.

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?
Benim için en kilit sorulardan biri ”kişilerin gelişime açık” olan yönleri ile ilgili. Mülâkat sürecindeki kişiler doğal olarak her zaman iyi ve güçlü yönlerini ön plana çıkarmak isterler. Ben mutlaka adayın kendine göre gelişmesi gereken yönlerini sorarım. Bunu yaparken kendimden de örnekler vererek herkesin gelişmesi gereken yönleri olduğunu mutlaka söyler ve empati kurarım.

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?
Aldığım cevabın içeriği adayın kendi farkındalığı, gelişime açık olup olmadığı, dürüstlüğü ve pozisyonun gerektirdiği yetkinliklere sahip olup olmadığı ile ilgili bir fikir verir.

”Seni iş ortamında en çok ne demotivize eder?”

Meltem Kurtsan
Otacı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?
İşe alınacak adayın en çok kariyeriyle ilgili hedefi nedir , bu işle istekleri örtüşüyor mu diye bakarım ve işi ne kadar istediğini öğrenmeye çalışırım. Çünkü her görev, en çok isteyen kişi tarafından, yüksek motivasyonla çalışılarak yerine getirilmelidir. İşe geçici olarak başlanmamalı, şirketimiz o kişinin kariyerinde bir basamak olarak kullanılmamalıdır.

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?
Onu iş hayatında nelerin mutsuz ettiğini ve kendisinde beğenmediği özellikleri sorarım .Özellikle iş ortamında onu nelerin demotive edebileceğini sorduğumda stresli bir ortamda ne kadar verimli çalışabileceği konusunda bir fikrim oluşur.

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?
Duruş , davranış , konuşma şekli , beden dili hatta el sıkışı aday hakkında bana fikir verir.
Adayın kendisine ne kadar güvendiği, doğru söyleyip söylemediği tüm bunlar birlikte incelenerek anlaşılabilir.

Dört kategori var: Hayalkırıcı, OK, iyi, çok iyi

Serdar Hotiç
Hotiç Yönetim Kurulu Başkanı

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?
”Siz çalışılacak en iyi yeri nasıl tanımlarsınız?”, ”Kendi okuduğunuz okul ya da mesleğiniz hakkında hoşlandığınız veya hoşlanmadığınız şeyler nelerdir?”, ”Kısa ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?”, ”Tecrübelerinizin size öğrettiği şey nedir?”

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?
Firmamızın mülakât tekniklerinde önce aday bilgileri ve şirket hakkındaki bilgilerini ölçer, sonra profesyonel görünümü ve giyimi, Türkçe”ye hakimiyeti, hırsı ve motivasyonu, kendini geliştirme, adaptasyon yeteneğini ölçmeye çalışırız. Bu tür sorular sayesinde, adayın kişiliği, zekası, bilgisi, motivasyonu, firmamız kültürüne uygunluğu ve gelecekteki potansiyel performansı konularında bilgi toplanmaya çalışılır.

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?
Tüm sorularla ilgili bir skorlama yapılır.
Bu skorlar 1 ile 4 arasındadır.(Hayalkırıcı, OK, İyi, Çok iyi). Böylece her adayla ilgili toplam bir skor elde edilir.

”Çapraz sorularla, temel değerleri test ederim”

Alper Utku
MCT Genel Müdürü

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?
En çok baktığımız noktalar, adayın bilgisi, becerisi, öncelikli değerleri ve hayata bakış açısı. Elimizde değer çatışmalarını ortaya çıkartan soru setlerimiz var. Buradaki soruları yöneltiyoruz.

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?
Belli temel değerlere uyumunu çapraz sorularla test ederim. Değer çatışmalarını ortaya çıkartacak sorulardan biri şöyle: ”Elemanlarınızdan biri rakip firmayla ilgili gizli müşteri bilgilerini elde etmiş, size geldi. Nasıl tepkide bulunursunuz?”

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?
Bu soruya vereceği yanıt çok önemli. Doğru yanıt, ”Hiçbir şekilde bu bilgilere bakmam” olmalı. Ben olsam, bu elemanı çok ciddi olarak uyarıp, aynı davranışı bir daha tekrar ederse işini kaybedeceğini söylerim. Aday soruları yanıtlarken nabza göre şerbet veriyorsa, dürüst olduğuna inanmıyorum. Bizim için dürüstlük, adanmışlık çok önemli.

”Verdiği bilgileri kendi araştırmamızla karşılaştırırız”

Süleyman Orakçıoğlu
Orka Group Başkanı

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?
Adayların sürekli geliştirmeye çalıştığımız iş akış süreçlerine katacakları katma değerin ve en az bunun kadar önemli olan sağlıklı iç iletişimin devamı konusunda gösterecekleri hassasiyetin cevaplarını aramak bizler için mülakâtlarda en çok önem taşıyan sorular.

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?
Bu noktada, adayın kendisinde var olan hangi özellikleri ve yetkinliklerinden dolayı aranan pozisyona başvurduğu, daha önceki iş deneyimleriyle başvuru yaptığı pozisyonun görev tanımındaki hangi kriterlerin örtüştüğü sorusu bizler için son derece önem taşımakta. Pozisyonla ilgili daha öceki iş yaşamından spesifik örneklerle birlikte bunları açıklamasını ve anlatmasını isteriz. Bu örneklemelerde yaşanmış olan problemleri hangi stratejiler doğrultusunda çözdüğünü anlatmasını isteriz.

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?
Adayın mülakât esnasında sorularımıza vermiş olduğu yanıtların ve kendisini prezante edişinden elde ettiğimiz bilgilerin, aday hakkında daha önceki iş deneyimleri için yapmış olduğumuz referans araştırmaları ile örtüşüp örtüşmediği bizler için çok önemli ve karar sürecimizde birebir etkin olan faktörlerdir.

”Kahve şekerli mi şekersiz mi içmeden nasıl anlarsın?”

Meral Ak Egemen
Ak Emeklilik Genel Müdürü

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?
Üst düzey bir pozisyon için başvuran adayda liderlik, yaratıcılık, iletişim becerileri ve tutarlılığın önemli olduğunu düşünüyorum. Bunlar adayın kurum için doğru hedeflerin belirlendiği bir gelecek tasarımını yapabilme, bu hedefe yönlendirilen ekipte iyi bir takım ruhu oluşturma, gerektiğinde risk alabilme, inisiyatif kullanma, sebep ve sonuç ilişkileri analizini doğru yapma yeteneğini değerlendirme olanağı sunmaktadır.

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?
“İş ya da özel yaşamınızda gurur duyarak andığınız en büyük başarı / başarısızlık deneyiminiz nedir? Neden? Kendiniz için nasıl bir gelecek tasarlıyorsunuz?” Birinci soru adayın iş yapabilme kapasitesini, ikinci soru bu kapasiteyi gelecekte kullanma arzusu ya da iştahını gösterecektir. Bununla birlikte analitik beceri ya da yaratıcılığı ölçümlemeye yönelik cevabı bazen imkânsız sorular sorabilirim. “İstanbul”da sabah trafiğinde fazladan harcanan benzinin ekonomiye yıllık maliyeti nedir? Bir fincan kahvenin şekerli ya da şekersiz olduğunu içmeden nasıl anlarsınız?” vb.

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?
Somut bilgiler verip vermediğine, hikayenin kapsamına, etki alanına, adayda yarattığı heyecanın dışa vurumuna, iletişim yetkinliğine, söz ve beden dili koordinasyonuna bakarım. Burada belirleyici olan zeka, yaptığı işe adanmışlık ve tutkudur.

”Neden bu kurumda çalışmayı tercih ediyorsun?”

Meltem Kalender
Turkcell Çalışan İlişkileri Bölüm Yöneticisi

1. Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?
Üst düzey yöneticilerde aradığımız en önemli özelliklerden biri, yöneticilerin kendi alanlarındaki konuların yanı sıra bütünü kavrayarak çözüm önerileri sunması. Ayrıca, şirket içi ve dışı stratejik iş birliklerini yönetebilme becerisi, liderlik vasfı ve kurumsal kültürümüze uygun iş anlayışı da diğer kriterlerimiz arasında yer alıyor.

2. Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?
Tek bir kilit sorumuz yok. Ancak, “Neden bu kurumda çalışmayı tercih ediyorsunuz?”, “Kuruma bakış açınız nedir?”, “Bu konudaki sektörel, pozisyonel ilgi ve motivasyonunuz nasıldır?” gibi sorular soruyoruz.
Bu sorularla, adayın sektöre ve çalışacağı pozisyona yönelik ilgisini ve beklentilerini ölçmeye çalışıyoruz.

3. Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?
Turkcell”de özellikle yönetici alımına yönelik iş görüşmelerini daha çok sohbet ortamında ve geniş kapsamlı gerçekleştiriyoruz. Bu mülakât ortamı, adayın genel iletişim sürecindeki yaklaşımını rahatça ortaya koyduğu için bize gözlem yapma olanağı tanıyor.

Kaynak: www.milliyet.com.tr

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et

MAKALE

Podcast yapmak cesaret istiyor

Podcast son dönemde özellikle gençler arasında hızla yayılıyor. Bunda gencin özgürlüğüne imkan tanıması hiç kuşkusuz önemli bir faktör. Ancak podcast üretimi yapan uzman sayısı yeterli değil. Bunun en önemli nedeni ne olabilir?

Podcast yapmaya başlamaktan neden çekiniyoruz?

Kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen bazı şeyler var…

Podcast’ler dünyada her geçen gün artmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük podcast ağı olan Podfresh’in bile şimdiden çeşitli kategorilerde 100’e yakın yayını bulunuyor. Yalnızca ABD’de, nüfusun yüzde 75’i “podcast”in ne demek olduğuna aşina durumda. Ekim 2020 itibariyle ise 1,5 milyonun üzerinde podcastin olduğunu söylemek biraz ütopik gelse de gerçek bu.

Her gün başlanan yeni podcastler, kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen ve başlamaktan alıkoyan bazı yanlış yanlış bilinen şeyler var. Bu yazımda biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.

Podcast bir iş modelidir

Aslına bakarsanız podcast’ten hemen bir gelir elde etme beklentisi büyük bir hata ve orta vadede motivasyon düşürebilen bir şey. Çünkü Türkiye’de henüz yeni yeni büyüyen, ilginin fazla olduğu ancak reklam modellerinin henüz tam oluşturulmadığı bir ortam söz konusu. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki, ürettiğimiz her türlü içerik, yaratmamız gereken bir pazarlama planının da parçası olmalı ve o doğrultuda bir strateji üretilmeli. Podcast yayınlarını yaymanın sadece içerik pazarlamasıyla bittiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Birçok platformda çok sayıda niş podcastin olduğu bir arenada, bunu bir işe çevirme düşüncesinden önce içeriğimizi iyi oluşturmayı düşünmek daha yerinde olacaktır. Çünkü salt gelir eldetmekten ziyade podcastimizi aynı zamanda kendimize bir network oluşturmak için de kullanacağız ve podcastimizi de bu network dinleyecek. 

Profesyonel bir stüdyo olmadan başlanmaz

Ben şahsen podcastlerime ufacık bir odada, sesimdeki yankıyı kesmek için üzerime battaniye örterek başladım. Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen de hâlâ evimden yayın yapmaya devam ediyorum. Yayıncı adaylarının, profesyonel bir stüdyoya ihtiyaç duyacaklarını, stüdyo sesi olmadan podcast olmayacağını düşünmeleri ve bunun harekete geçmelerini engellemesi, acilen aşılması gereken bir konu.

Peki benim yaptığım podcastler süper kaliteli mi? Elbette evde sınırlı imkanlarla alınan herhangi bir kaydın stüdyo gibi olması imkansız ama zaten sorun burada başlıyor. Neden başlangıçta stüdyo kalitesinde bir yayın yapma zorunluluğu hissedeyim ki? Her şeyden önce içeriğimiz ve sürdürülebilirliğimiz çok daha önemli olgular. Bana soracak olursanız podcast yayınlarını benzersiz kılan şeyler, içerdiği samimiyet. Yani bir ev ortamında, belki çayınızı koyarken çıkan ses, belki arkanızdan gelen bir kedi. Nerede olursanız olun, telefon kulaklığına bile sahipseniz (ki Podfresh’te kulaklıklarla yapılan çok güzel yayınlar var) başlayın.

Podcast yapmak aşırı pahalı

Diğer bir yanlış düşünce de, ekipman fetişisti olup podcast yapmaya başlamak için pahalı ve kaliteli mikrofonlara sahip olmamız gerektiği. Örneğin, 3000 TL’ye çok kaliteli bulduğunuz ve profesyonellerin önerdiği bir mikrofon var ve almak istiyorsunuz. Durun, almayın! Bunun yerine 150 liraya bir yaka mikrofonu, aylık 50 TL’ye yayınlarıma değer katacak bir podcast barındırma platformu (ki artık size Spotify kataloğundan dilediğiniz müziği kullanma imkanı sağlayan Anchor varken ona bile ihtiyaç olmayabilir) ve 20 liraya podcastime sesli tanıtımlar yapabileceğim bir uygulama alırsam, erken dönemde yapacağım 3000 TL’lik bir mikrofondan daha mantıklı ve yayınıma değer katacak bir harcama yapmış olurum.

Demem o ki, Podcaste başlamak pahalı ve maliyetli değil. Bilgisayar ya da telefonunuzdaki ses kayıt düğmesine basın, telefonunuzun kulaklığını takın ve içeriğinizi oluşturun.

Dinleyici bulmak için ünlü olmak gerek

1,5 Milyon podcast yayını, daha fazla sayıda yayıncı, daha fazla sayıda da dinleyici var. Herhalde bu rakamların hepsi ünlü değil. Bu arada yayıncı adaylarının gözlerinin korkmasına hak veriyorum. Belki konuşmak istediğiniz konuyla alakalı onlarca podcast vardır ve endişe duyuyorsunuzdur. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, her podcast birbirinden parmak izlerimiz gibi farklı. Herkes niş bir yayın yapmaya çalışıyor ve konunun genelinden uzaklaşıp ister istemez spesifikleşiyorlar. 

Anlattığınız hikaye ve inşa ettiğiniz içeriğiniz sizin her şeyiniz. Yayınınız başka podcastlerin konusunu andıracak gibi görünse de, mutlaka kendinizden katacağınız şeylerle farklılaşacaktır. Kişisel deneyimler ve insan hikayeleri her şeyi değiştirir. Dinleyici olarak iki aynı nüanstaki podcast programından ayrı ayrı kendime kattığım birçok şey var. Eğer platformlarda var olan podcastler sizi podcaste başlamaktan alıkoyuyorsa, masada herkese bir sandalye olduğunu bilmenizde fayda var. 

Her şey kusursuz olmalı

Bir felaket olan ilk podcast bölümüme buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sesimin yetmediği, tonlamalarımın ise anlamsız olan bu bölümü çekerken ne kadar zorlandığımı ve onlarca kez baştan kayıt aldığımı hâlâ hatırlıyorum. Ancak sonuç itibariyle içeriğimi dünyaya yaymak istediğim için “yayınla” butonuna bastım. Sadece biz değil, dünyaca ünlü podcasterların da ilk yayınlarına baktığınızda kusursuz olmadıklarını görüp kervanın her zaman yolda düzüleceğini anlayabilirsiniz. Kimse mükemmel değil, olamaz da. Podcastinizin daha ilk bölümden mükemmel olması gerekmiyor. Açıkçası geliştikçe her zaman yeni şeyler öğreneceksiniz ve bir önceki bölümünüzü beğenmeyeceksiniz. Gereksiz mükemmelliyetçilik sizi engelleyen bir şey ise, bunu önemsememek en güzeli.

Bitirirken…

Yanlış bildiğimiz şeyler bizi bir şeylere başlamaktan, düşüncelerimizi yaymaktan ve başkasının hayatına bir şeyler katmaktan her zaman alıkoyan bir şey. Eğer profesyonel bir stüdyo yüzünden podcast yapmaya başlamıyorsanız bir hayalinizden vazgeçmiş olacaksınız. Ürettiğiniz içeriğin nerede, kimi ve nasıl etkileyeceğini, ne gibi izler bırakacağını bilemezsiniz. İnsanlara temas etmek ve dokunmak güzeldir. Yeter ki en başında belirttiğim süreklilik ve içerik gibi doğru şeylere odaklanalım.

Kaynak: T24
Yazar: İlkan AKGÜL

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND