Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

İnternette para kazanmanın yolları

İnternet fırsatlar dünyası. Ancak bu fırsatlardan yararlanabilmek için gelişmeleri yakından takip etmek gerekiyor. Son dönemde internette en çok ilgiyi indirim siteleri görüyor. İşte örnekleriyle indirim siteleri hakkında bilinmesi gerekenler…

internetten para kazanmanın yolları, fırsat siteleri, e-ticaret, alışveriş siteleri

E-ticaret ve fırsat siteleri milyar dolarlık yeni bir pazar yarattı. İndirim sitesi kurmanın maliyeti nedir, nasıl satış yapılır?

Türkiye’de de kısa sürede popüler olan e-ticaret ve fırsat siteleri milyar dolarlık yeni bir pazar yarattı. Üye sayıları milyonları aşan siteler, yabancı yatırımcıların da ilgi odağında. İşe 250-300 bin dolarla başlayıp bugün 6 milyon dolarlık yatırım yapan firmalar var…

GÜN içinde e-ticaret, özellikle de fırsat sitelerine göz atmak rutin davranışlardan biri haline geldi. Artık pek çoğumuz hediye almadan ya da dışarıda yemek programı yapmadan önce bu sitelerin sunduğu fırsatlara bakıyoruz. Bu ilgi, internet girişimciliğine yatırım yapanların sayısını hızla artırırken milyon dolarlara varan bir pazar yaratmış durumda.

Henüz resmi ve kesin bir bilgi bulunmasa da uzmanlar fırsat ve e-ticaret sitelerinin oluşturduğu pazarın 2010 yılı için 1 milyar lira büyüklüğe ulaştığını tahmin ediyor. Uçak bileti, sigorta ve bunun gibi elektronik ortamda yapılan satışlar da göz önüne alındığında rakam 11 milyar liraya ulaşıyor. İşte pazarda söz sahibi olan siteler ve yaptıkları işler…

MARKAFONİ.COM
İşe 300 bin dolarla başladı
2008 yılında kurulan “private shopping” (özel alışveriş) kulübü Markafoni, seçkin moda markalarının ürünlerini üyeleriyle buluşturuyor. Halen Türkiye’de bulunan toplam bin 200 moda markasından 900’üyle işbirliği halinde olan firma, ayda 200 binin üstünde ürün satıyor. Markafoni’nin üye sayısı 2 milyonu aşıyor.
Seçkin markaların ürünlerini yüzde 70’e varan indirimlerle sunan site, üyelerinin hem zamandan hem de paradan tasarruf etmelerini sağlıyor. Bunun yanı sıra Türkiye’de olmayan bazı seçkin markaları ve özel tasarım ürünlerine de yer veriyor.
Markafoni’nin 2009’dan beri karlı bir şekilde işlediğini ve cirosunu her ay yüzde 30-40 arasında artırdığını belirten kurucu ortak Sina Afra, işe 300 bin dolarla başladıklarını söylüyor. Firma, yakında taşınacağı yeni yeri için 4-6 milyon dolar yatırım yapmış durumda…
2011’de yurtdışı yatırımlarına devam edecek olan Markafoni, şu anda Avustralya, Güney Kore, Ukrayna ve Yunanistan’da da faaliyet gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda özellikle Doğu Avrupa’da yaygınlaşmayı hedefliyor.
Bu arada Markafoni’nin Mart 2010’da TechCrunch’ın Avrupa’nın en iyi 100 teknoloji şirketi listesinde yer aldığını, Ekim 2010’da da Digital Age Awards’da “Yılın Dijital Girişimi” ödülüne layık görüldüğünü belirtelim…

TRENDYOL.COM
Yabancı yatırımcılardan 18.2 milyon dolar
DSM Grup bünyesinde Mart 2010’da faaliyete geçen Trendyol, seçkin marka ve tasarımcıların ürünlerini yüzde 85’e varan indirimlerle sunuyor. Giyimden ayakkabıya, aksesuardan dekorasyona, kozmetikten elektronik eşyaya kadar birbirinden farklı ürünleri üyeleriyle buluşturuyor. Trendyol’da sadece seçkin markaların orijinal, kalite kontrol standartlarını sağlayan ürünleri yer alıyor. Site, aynı zamanda moda trendlerinin takip edebileceği bir platform olarak da hizmet veriyor.
Günde 10 binden fazla ürün satan Trendyol’un aralık ayı itibariyle 2 milyon üyesi var. 6 ay içinde yurtdışındaki yatırımcılardan 18.2 milyon dolarlık sermaye desteği sağlayan firmanın kurucusu Demet Mutlu, 2011’de müşteri hizmetlerini daha da iyileştireceklerini belirtiyor. Yıllık ciro hedeflerinin 200 milyon dolar olduğunu belirten Mutlu, “Aldığımız yatırımlarla şirketimizi büyüttük, 2011’de daha da büyük olacağız” diyor.

ŞEHİRFIRSATI.COM
100 milyon liralık ekstra pazar
Chicago merkezli Groupon’un Türkiye markası olan Sehirfirsati.com’un temelinde “internette grup olup indirimli hizmet alma” fikri yatıyor. Nisan 2010’da açılan SehirFirsati.com, tüm Türkiye’de yemekten eğlenceye, güzellikten sağlığa minimum yüzde 50 olmak üzere yüzde 90’a varan indirimlerle şehir fırsatları sunuyor. SehirFirsati.com’da halen 50 kişilik bir ekip görev yapıyor.
1 milyon 458 bin 209 üyeye ulaşan ve toplam 580 bin adet kupon satan SehirFirsati.com, üyelerine bugüne kadar 61 milyon liralık tasarruf ettirmiş durumda. Şu anda İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Adana, Samsun gibi kentlerde her gün 20’nin üzerinde fırsat sunan site, kısa zamanda diğer illerde de faaliyete geçecek. Bu hedefle günlük ortalama 2 bin 500 kupon satılması öngörülüyor.
Bugüne kadar 853 markayla farklı fırsatlar sunan sitenin sattığı fırsatların yüzde 40’ı yemek, yüzde 40’ı güzellik, yüzde 20’si aktivite fırsatlarından oluşuyor.
Sehirfirsati.com Genel Müdürü Emre Ekmekçi, 2011’de servis sektöründe faaliyet gösteren KOBİ’lere 100 milyon liralık ekstra bir pazar yaratmış olacaklarını vurguluyor. Üyelerine ayda ortalama 4 milyon liralık tasarruf ettirdiklerine değinen Ekmekçi, 2011’de Türkiye’nin 81 ilinde olmak üzere günlük ortalama 180 fırsat sunmayı hedeflediklerini belirtiyor.
Sehirfirsati.com üzerinden Türkiye’den işletmelerin fırsatlarının Groupon’un diğer ülkelerinde sunulmaya başlandığını da belirtelim. Hatta Ajia Oteli’ne ait bir fırsat “Groupon Yunanistan” sayfasında Yunan alıcılarla buluşmuş durumda. Emre Ekmekçi, 2011’de birçok Türk kuruluşunun Groupon aracılığıyla dünyaya açılacağına değiniyor.

LİMANGO.COM
Üye sayısı 1 milyonu geçti
2007 yılında Almanya’da üç genç girişimci tarafından kurulan “private shopping” platformu Limango, 2009 yılında Almanya’nın en büyük perakende şirketi olan Otto Group tarafından satın alınmıştı. Şirket, Türkiye’de de Mayıs 2009’da faaliyete başladı. Şu anda 45 kişilik bir ekiple büyümeye devam ediyor.
Limango, seçkin dünya markalarının ürünlerini sadece davetiye yoluyla üye olan son kullanıcılarına yüzde 70’e varan indirimlerle sunuyor. Bazı kampanyalarda bu oran yüzde 85’lere varabiliyor.
2010’da yaklaşık binin üzerinde tedarikçiyle, 2 bin 500’ün üzerinde kampanya gerçekleştiren Limango’nun toplam satışı 1 milyon adedi geçmiş durumda. Şu anda 1 milyondan fazla üyesi bulunuyor. Aylık ziyaretçi adedi 9 milyona ulaşan siteyi günde yaklaşık 270 bin kişi ziyaret ediyor.
2009 ve 2010’da beklentilerinin üzerinde ciro elde ettiklerini söyleyen Limango Türkiye Genel Müdürü Gülfem Toygar, 2011’in de iyi bir yıl olacağını öngörüyor. 2011’de “private shopping” sektöründe dünyada denenmemiş olan birkaç sistemi hayata geçireceklerini belirten Toygar, Limango’nun bir “lifestyle” (yaşam tarzı) platformu olarak konumlandığını ve yatırımlarını bu yönde artacaklarını belirtiyor.

GRUPFONİ.COM
Ciro hedefini yüzde 46 aştı
23 Haziran’da hizmet vermeye başlayan Grupfoni.com, güzellikten yemeğe ve sağlığa pek çok farklı fırsat sunuyor. Yüzde 50’den 90’a varan indirimli fırsatlardan yararlanarak parasının karşılığını alan üyelerinin sayısı gün geçtikçe artıyor. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Antalya ve Eskişehir’de üyelerine her gün yeni fırsatlar sunan Grupfoni bünyesinde halen 59 kişi görev yapıyor.
Bugüne kadar yaklaşık bin 200 iş ortağıyla çalışan firma, şimdiye kadar İstanbul ağırlıklı olmak üzere 2 bin 500’e yakın fırsat yayınladı ve ortalama 350 bin kupon sattı. Sadece İstanbul’da günde 10’un üzerinde fırsat yayınlayan Grupfoni’nin ortalama 700 bin üyesi var. Alışveriş yapanlar bugüne kadar 25 milyon dolarlık tasarruf sağlamış durumda.
2010 için planlanan cironun yüzde 46 oranında daha fazlasını elde ettiklerini belirten Grupfoni CEO’su Burak Hatipoğlu, 2011 ortasına kadar yaklaşık 25 ilde daha hizmet vermeye başlayacaklarını söylüyor.

MARKAPON.COM
Aylık ciro hedefi 1.5 milyon lira
Alışveriş sitesi Markapon; GittiGidiyor.com, Uzmantv.com, İstanbul.net, Cimri.com gibi sitelerin kurucularının ortak projesi olarak 17 Haziran 2010’da yayın hayatına başladı. Her gün yeni bir teklif sunan Markapon, yüzde 50 veya daha fazla indirimlere yer veriyor. SPA, güzel bir mekanda yemek, fotoğrafçılık kursu gibi hizmetleri satışa sunan sitenin İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere toplam 450 bin kayıtlı kullanıcısı var.
Ciro hedeflerinin beklentilerinin üzerinde gerçekleştiğine değinen Markapon Kurucu Ortağı Can Turanlı, 2011’de beş şehirde 1.5 milyon kayıtlı üyeye ve aylık 1.5 milyon liralık ciroya ulaşmayı amaçladıklarını belirtiyor.
Böyle bir siteyi yapmak için iyi bir tasarımcı, iyi bir programcı, biraz emek ve 15-20 bin liralık bir yatırım gerektiğini belirten Can Turanlı, girişimcilere şu önerilerde bulunuyor: “Bu sanıldığı gibi bir internet değil satış işi. İyi teklifler hazırlayan ne kadar iyi bir satış organizasyonunuz varsa o kadar başarılısınız. Çok iyi teklifler getirecek bir satış organizasyonu kurabileceklerse -ki bu maliyetli bir iş- hiç durmasınlar.”

GRUPANYA
400 bin üyesi var
Kasım 2009’da kurulan Grupanya, hem kişilere hem de şirketlere birçok kolaylık ve fırsat sağlıyor. Üyelerine yüksek orandaki indirimleri her gün farklı bir fırsat olarak sunan site, işletmelerinse geleneksel pazarlama metotlarının gider ve risklerini üstlenmeden yeni ve sadık bir müşteri kitlesi edinmesini sağlıyor. Grupanya, işletmelerin sunduğu ürün ya da hizmetleri özel fiyatlarla toplu halde alarak üyeleriyle buluşturuyor. Böylece özel indirimli fiyatlar oluşturma imkanına sahip oluyor.
Yüzlerce firmayla bağlantı halinde bulunan Grupanya’nın üye sayısı 400 bine ulaşmış durumda. Şimdiye kadar 300 bine yakın fırsat satın alan üyeler, toplamda 25 milyon liranın üzerinde tasarruf elde etti.
Bugüne kadar toplam 6.5 milyon liranın üzerinde ciro elde ettiklerini belirten Grupanya CEO’su Esra Sertoğlu, 2011 hedeflerini şöyle açıklıyor: “Ciromuzun 30 milyon liraya çıkmasını hedefliyoruz. Ayrıca, 2011 sonuna dek yayınlayacağımız fırsatlarla üyelerimizin toplamda 100 milyon lira tasarruf elde etmesini planlıyoruz. Üye sayımızın ise ilk çeyrekte 750 bin kişiye ulaşmasını öngörüyoruz.”
Grupanya, 2011’de tüm Türkiye’de fırsat sunduğu şehirlerin sayısını artırmayı da hedefliyor. Firma, fırsat çeşitliliğini artırarak daha fazla mecrada, daha fazla kişiye hitap edecek.

YİYOMİCİYOM.COM
Lezzet fırsatları sunuyor
2010 yılının ağustos ayında kurulan Yiyomiciyom, üyelerine her gün indirimli lezzet fırsatları sunuyor. Yayınlanan fırsatlar, şehrin eğlence mekanları, restoranları, kafeteryaları, barları, pastaneleri ve şarküterilerini, yani sadece yeme-içme sektörünü kapsıyor. Fırsatlar genellikle yüzde 70’e varan indirimlerle sunuluyor. Bu sayede ortalama haftada bir kez dışarıda yemek yiyen bir kişi bu sayıyı 4’e çıkabiliyor. Sitenin şu anda 350 binden fazla üyesi bulunuyor.
Yeme-içme sektöründeki deneyimlerinden yola çıkarak Yiyomiciyom.com’u kuran İzmirli girişimci Serkan Danon, 2010 yılı cirosunun beklentilerin çok üzerinde gerçekleştiğine değiniyor. Bu kapsamda 2011 yılı hedeflerini revize edip yüksek noktalara çektiklerini söyleyen Danon, girişimcilere şunları öneriyor:
“Girişimciler böyle bir internet sitesi kurmadan önce çok iyi bir ön araştırma süreci geçirmeliler. Bu, kolay gibi gözüken ancak her aşaması detaylarla dolu bir iş. Çok fazla vakit ayırmak ve sektörü çok iyi tanımak gerekiyor. Ayrıca reklam başta olmak üzere gerek kurulum gerek gelişme aşamasında sürekli artan maliyetleri çok iyi hesaplamak şart. En önemli tavsiyem, girişimcilerin belli bir sektöre bağlı kalan bir internet sitesi kurmaları olacak.”

PIRIVETA.COM
250 bin lirayla başladı…
Üyelere özel indirimli online turizm fırsatları kulübü Piriveta, 1 Eylül 2010 tarihinden bu yana hizmet veriyor. Site, turistik deneyimler yaşamak isteyenler ile yeni müşteriler kazanmayı ve doluluk oranlarını yükseltmeyi hedefleyen işletmeleri bir araya getiriyor. Piriveta, online fırsat kulüplerinden farklı olarak, yalnızca turistik tesisler ve tur şirketleri tarafından sunulan turizm hizmetlerine odaklanıyor. Sitede seçkin otellerde konaklama, yurtiçi ve yurtdışı geziler Piriveta üyelerine özel indirimli fiyatlarla sunuluyor.
“Eğlenmeyi öğret hayata!” sloganıyla hizmet veren Piriveta’nın üyeleri eğlenmeyi, gezmeyi, yeni keşifler yapmayı seven, kentli kişilerden oluşuyor. Yeni deneyimlere açık, hayatı doyasıya yaşamak isteyen, genç bir üye profili bulunan Piriveta’nın bugün itibariyle yaklaşık 105 bin üyesi var. Site üzerinden şu ana kadar 3 bin 250 adet satın alma gerçekleştirilmiş durumda.
2011 yılı sonuna kadar toplam 500 bin üye hedeflediklerini söyleyen Piriveta Genel Müdürü Okan Barlas, “250 bin liralık başlangıç yatırımıyla hayata geçirdiğimiz bu projeyi iki yıl içinde 3 milyon dolar tutarında yatırım yaparak sürdürmeyi planlıyoruz” diyor.

FİRMANYA.COM
100 bin kurumsal üyesi var
Eylül 2010’da yayın hayatına başlayan Firmanya.com, kurumlara yönelik bir grup satış sitesi. Inveon Ventures’ın girişimi olan Firmanya, her gün yüzde 80’e varan indirimlerle kurumsal ihtiyaçların en uygun ve en kaliteli şekilde karşılanmasını sağlıyor. Şirket çalışanlarının da ihtiyaçlarını karşılayan Firmanya, açıldığı ilk 3 ayda binlerce kurumsal üye profiline ulaşmış durumda.
Firmanya’da her sektörden kuruma yönelik ürün ve hizmet bulmak mümkün. Üyelere şu ana kadar bilişim hizmetlerinden dağıtıma, dil eğitiminden vize hizmetlerine, kahve otomatından araç kiralamaya kadar toplam 35 farklı teklif sunulmuş durumda. Kampanyaların sepet fiyatları ise 6 ila 600 lira arasında değişiyor.
Açılalı henüz kısa bir süre olduğunu hatırlatan Firmanya Yönetici Ortağı Metin Bencuya, ilk ayı düşük bir satış rakamıyla kapattıklarını, ancak ikinci ay bunu yüzde 400 artırdıklarını belirtiyor. Bugünlerde ise satışlar ilk aya göre yaklaşık yüzde bin oranında artmış durumda.
Firmanya’dan alışveriş yapanların geneli İstanbul ağırlıklı, 25-40 yaş arası erkeklerden oluşuyor. 100 bin kurumsal üyesi bulunan firmanın bu bağlamda yüz binlerce müşterisi olduğunu söylemek mümkün. Firmanya, 2011’de fırsat sunduğu alanı genişleterek tüm Türkiye’ye yayılmayı ve daha çok KOBİ’ye ulaşmayı hedefliyor.

FIRSATYAGMURU.COM
Ayda 150 bin kişi ziyaret ediyor
Invest Grup Bilişim Hizmetleri’nin 2006’da yayına aldığı Firsatyagmuru.com, Türkiye çapında alışveriş merkezlerinden bankalara özel sektör tarafından düzenlenen tüm kampanya, promosyon, çekiliş ve hediye dağıtımı haberlerini güncel olarak yayınlıyor. Çekiliş sonuçlarına da ilgili dönemlerde yer veriyor. Siteyi ortalama aylık 100-150 bin arasında kişi ziyaret ediyor. Halihazırda yaklaşık 30 bin üyesi mevcut. Ortaklar Ş. Haluk Argun ve Alper Oymak, cirolarının sitenin kuruluşundan bu yana istikrarlı bir artış gösterdiğini, özellikle internet reklam gelirlerinin tatminkar seviyelerde olduğunu belirtiyor.

SEPETEİNDİR.COM
Cirosu 70 bin lirayı geçti
Sepeteindir.com 2009’da iki girişimci tarafından kuruldu. Şu anda üç ortaklı bir şirket olarak faaliyet gösteriyor. Üyelerine ilginç ve kullanışlı ürünler sunan site, her gün bir fırsat ürününü yüzde 90’a varan indirim oranlarıyla satışa çıkarıyor.
2010’da toplam 40 binin üzerinde ürün satan Sepeteindir.com, toplam 30 bin üyeye sahip. Şirketin 2010 cirosu ise 70 bin lirayı aşmış durumda…
2011’de daha büyük bir kitleye ulaşarak ciroyu 1.5 milyon liraya taşımayı hedeflediklerini belirten Sepeteindir.com Kurucu Ortağı Kaan Veral, sosyal medyayı etkili kullanmayı da amaçladıklarını vurguluyor.

UNNADO.COM
Annelere özel ürünler sunuyor
Haziran 2010’da açılan Unnado.com, sadece anne ve babaları hedefleyen bir “private shopping” sitesi. Anne, bebek ve çocuk ürünlerinin kampanya bazlı satışını gerçekleştiren sitede kampanyalar en fazla 1 hafta sürüyor. Minimum yüzde 30 oranında yapılan indirimler yüzde 80’lere varabiliyor. Unnado’da bebek pusetlerinden çocuk okul malzemelerine, hamileler için giyim ve iç çamaşırından oyuncaklara yüzlerce marka ve binlerce ürün bulunuyor.
2010’da 10 binlerce ürün satan firmanın adı yeni yeni duyuluyor. Buna rağmen Unnado’nun şu anda yaklaşık 15 bin üyesi var ve bu sayıya her ay binlerce kişi ekleniyor. Üyelerin yüzde 85’ini anneler, yüzde 15’ini babalar oluşturuyor. Alışverişlerin yüzde 40’ı ise İstanbul dışından yapılıyor.
Şirketin kurucuları Göktuğ Okan Oğuz ve Haldun Uraz Boralılar, öncelikli amaçlarının A ve B klasmanında ürünlere erişmek isteyen tüm anneleri siteye davet edebilmek olduğunu belirtiyor. Avantajlarının annelerin alım sıklığı olduğunu belirten ortaklar, hedef kitleyi anne ve babalarla sınırlandırmış olmanın işin başarısına yaptığı katkıya da dikkat çekiyor.
Unnado.com, 2011’de daha çok anneye erişmeyi ve farklı ihtiyaçlara yönelik farklı markaları sunmayı hedefliyor. Maliyetleri azaltmanın da ortakların planları arasında olduğunu belirtelim.

212-FASHION.COM
500 bin euro’ya kuruldu
Fırsat sitelerinin belki de en yenisi 2 Ekim’de hizmet vermeye başlayan 212-fashion.com. Yaklaşık 2 yıl süren bir çalışma sonucunda aktif hale gelen ve yaklaşık 500 bin euro’luk yatırımla kurulan site, Türkiye’de bulunmayan markalara ya da koleksiyonlara yer veriyor. Markaların elinde kalan fazla stok ürünleri satan bir outlet olmak istemediklerini belirten 212-fashion.com’un sahibi Taylan Demirkol, bu nedenle sadece sezon ürünlerini ve her üründen yalnızca 5 adet getirdiklerini söylüyor.
Sitenin bir diğer özelliği de müşterinin satın alma işlemini yaptıktan sonra kampanyanın bitişini beklemeden ürününü hemen teslim alabilmesi. İstanbul içinde öğlene kadar sipariş verenler akşamüstü, diğer şehirlerde yaşayanlarsa ertesi gün ürünlerini teslim alabiliyorlar. Müşteriler kargolarının nerede olduğunun güncel takibini de site üzerinden yapabiliyor. Geriye iade süresinin de diğer firmaların iki katı uzunluğunda olduğunu belirtelim.
Site henüz yeni kurulmasına rağmen bugün itibariyle yaklaşık 2 bin ürün satılmış durumda. Yine bugün itibariyle toplam bin 300 aktif müşterisi bulunuyor.
2011’de sitede yeni trendler ve moda sektörü hakkında bilgilere yer verilecek. Ayrıca müşterilere tasfiyelerde, önceki alışverişlerine göre değerlendirmelerde bulunulacak.

***HEPSİ AYRI KUTULAR OLACAK***

IDEFIX.COM
9 milyon liralık ciroya sahip
1996 yılının sonunda kurulan Idefix.com, yaklaşık 2 yıl süren veritabanı tasarımı ve bilgi üretim sürecinden sonra 3 Mart 1999 tarihinde deneme yayınına geçti. Türkiye’nin ilk e-ticaret sitelerinden biri olan Idefix, kitap, müzik ve DVD satışlarında gerek hizmet kalitesi gerek fiyat avantajıyla dikkat çekiyor. Binin üzerinde markayla çalışan site, bugüne kadar 5 milyon ürün sattı. Şu anda yaklaşık 700 bin üyesi bulunuyor. 2010’da müşterilerine kazandırdığı tasarruf miktarı yaklaşık 1.5 milyon lira olan Idefix’in 2010 cirosu 9 milyon lira civarında gerçekleşti. 2011’de yeni yatırımları e-kitap ve prefix.com.tr projelerine devam etmeyi planlayan site, her iki projenin pazar paylarını artırmayı hedefliyor. 2011’de Idefix’in yeni altyapısı da hizmete sunulacak ve web sitesinin tasarımı yenilenecek.

GİTTİGİDİYOR.COM
6 milyon kişi kullanıyor
2001’de yayın hayatına başladı. 2007’de 39 ülkede faaliyet gösteren e-ticaret şirketi eBay azınlık ortağı oldu. Bugün 6 milyon kayıtlı kullanıcıya, aylık 9 milyon tekil ziyaretçiye ve kurulduğu günden bu yana 9 milyonu aşkın satış işlemine sahip. Sitede her gün cep telefonu, fotoğraf makinesi, bilgisayar, giyim ve mücevher ürünü, para, pul, plak, tespih, eski kitap, dergi ve benzeri koleksiyon malzemelerine kadar yüz binlerce ürün satışa sunuluyor. En fazla satış yapılan sektörler ise sırasıyla, teknoloji, moda, sağlık ve kozmetik. Sitede her gün 4 binden fazla kategoride 2 milyon ürün satışa sunuluyor. 2010’un ilk 11 ayında 3.8 milyon ürün satarak 3 milyon satış işlemine ulaşan Gittigidiyor, 2010’da yüzde 50 büyüme yakaladı. Firma, Ekim 2010’da GittiGidiyor Seyahat kategorisini de yayına aldı. Kullanıcılar bu sayede havayolu şirketlerinin yurtiçi ve yurtdışı uçuşlarını bir arada görebiliyor, bilet fiyatlarını karşılaştırabiliyor, rezervasyon yaptırabiliyor veya anında bilet satın alabiliyor. GittiGidiyor, iPhone uygulamasını da bu yılın başında hayata geçirmeyi planlıyor.

BULDUMBULDUM.COM
Cirosu 1 milyon lirayı geçti
2008’de hizmete giren BuldumBuldum.com başka yerde bulunmayan, her biri tasarım ve işlevsellik olarak ilginç, esprili, kullanışlı ve eğlenceli ürünler satıyor. Dünyada “Gizmo & Gadged” olarak bilinen bu pazarı Türkiye’ye getiren BuldumBuldum.com aynı zamanda tüm ürünlerin Türkiye distribütörü. Son dönemde Parmak Bateri, Sihirli Asa, Sıcak Çorap gibi ürünleri büyük satış rakamlarına ulaşan firma, Capitol Alışveriş Merkezi, Kanyon, Cevahir ve Capacity mağazalarına da sahip. Ürünlerin tümü için müşterilere 1 haftalık beğenme garantisi sunuluyor. Sitenin “Hediye Paketi” servisi aracılığıyla 4 farklı tasarım arasından seçilen hediye paketi ve not iliştirilen özel bir zarf 48 saat içinde adrese teslim ediliyor. 2010’da 90 binden fazla ürün satan BuldumBuldum.com’un şu anda kayıtlı müşteri sayısı 35 bine yakın. 2010 cirosu 1 milyon 200 bin lira olarak gerçekleşen firmanın, ürün çeşidi ise 900’e ulaşmış durumda. 2011’de cirosunu 2 milyon 500 bin liraya ve ürün çeşitliliğini de 2 bine çıkarmayı hedefliyor. Ayrıca İstanbul dışında farklı şehirlerde de birçok mağaza açma planı var.

MOMENTO.COM.TR
Tek hediyeyle çok seçenek sunuyor
Hediye sektörüne yenilikçi konseptiyle giriş yapan Momento, Avrupa’dan esinlenerek Türkiye’ye getirilmiş bir fikir. Hediye sunulan kişiye birçok farklı alternatif arasından kendi seçimini yapma fırsatı sunan Momento, onlarca hediye seçeneğini küçük bir kutu içinde topluyor. Paketlenmiş bir hediye formatında olan Momento kutusunun içinde deneyimlere yer veren rehber bir kitapçık ve seçilen deneyimi kullanma imkanı sunan bir kart bulunuyor. Her hediye deneyim kutusunun içinde ortalama 100 seçenek yer alıyor. Bu seçenekler, kişisel güzellik bakımlarından şarap tadımlarına, Boğaz kıyısında leziz yemeklerden dağ bisikleti turlarına varan geniş bir hizmet yelpazesini içeriyor. Şu anda Boyner ve seçkin D&R mağazalarında da satılan Momento hediye kutuları, 50, 100 ve 160 liralık üç ayrı fiyat kategorisine sahip. Sevgililer Günü için ise 160 ve 290 liralık iki yeni paket piyasaya sunulması planlanıyor. Detaylı bilgi için www.momento.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

MUDO.COM.TR
200 bin üyesi var
17 Nisan 2007 tarihinden bu yana hizmet veren mudo.com.tr adresinde, Mudo Concept, Mudo Collection, Mudo Fts64, Mudo Accessoires gibi ev ve yaşamdan, hazır giyim ve aksesuara kadar pek çok ürün sunuluyor. 2010’da 45 binin üzerinde ürün satışı gerçekleştiren mudo.com.tr’nin genel ciro içindeki payı yüzde 1. Mudo, elektronik ortamda 200 binin üzerinde üyeye sahip ve bu sayı her geçen gün katlanarak büyüyor. Mudo, mağazalarında uyguladığı dönemsel kampanyaları haricinde online satışa özel olarak her ay farklı bir dekoratif ve kişisel aksesuar ürün grubunda yüzde 30 indirim kampanyası düzenliyor. Mudo.com.tr’yi kullananlar detaylı hediye öneri sistemi “Hediye Sihirbazı”yla da aradıkları hediyeye sadece birkaç soruyu yanıtlayarak ulaşabiliyor. Bu arada siteden yapılan alışverişlerde Türkiye’nin her yerine 75 lira ve üzeri tek adrese gönderilen siparişlerde kargo ücreti alınmıyor.

YEMEKSEPETİ.COM
Günde 30 bin sipariş alıyor
Online yemek siparişi sitesi olarak 2001’de yayına geçti. Kullanıcılara ve ilgili restoranlara internetten yemek siparişi verebilme ve alabilme olanağı sağlayan sitenin 24 saat telefonla ya da internetten “chat” yaparak ulaşılan bir çağrı merkezi var. Özellikle çalışan kesim ve gençlerin yoğun ilgi gösterdiği Yemeksepeti.com’dan öğrenciler de “Kampus” hizmeti aracılığıyla sipariş verebiliyor. Bu arada cep telefonu üzerinden de sipariş kabul ediliyor. Yemeksepeti.com üzerinden 4 bine yakın üye restorana ulaşılıyor. Türkiye’de 2 bine yakın markayla çalışan site, Rusya’daki girişimi Izrestorana.ru için 250, diğer yurtdışı yatırımı Foodonclick için ise 600’e yakın markayla iş yapıyor. Günde yaklaşık 30 bin sipariş alan sitenin, Türkiye ve Kıbrıs’ta 800 binden fazla kayıtlı kullanıcısı var. 2010’da Türkiye ve yurtdışında toplam 110 milyon dolarlık işlem hacmine ulaşan firma, 2011’de yüzde 40 büyümeyi hedefliyor. 2011 sonuna dek Rusya’da 10 farklı şehirde, 2 yıl içinde ise eski Rus Cumhuriyetleri’nin tamamında olmayı planlıyor. Gelecekte Sharjah ve Abu Dabi’de de hizmet vermeyi hedefliyor.

BUNLARDANİSTİYORUM.COM
60 bin ürün sattı
2007 yılının Ocak ayında kurulan Bunlardanistiyorum.com, tasarım, fikir, kullanışlılık ve yaratıcılık açısından alışılmışın dışında ürünlere yer veriyor. Sitede, hobi, tasarım, teknoloji, dekorasyon ve oyuncak başta olmak üzere, 100 dolarlık banknot desenli tuvalet kağıdından giyilebilen dövmelere, minyatür bateri setinden klozet şeklinde küllüğe pek çok yaratıcı ürün bulunuyor. Birçok üye ürünleri sevdiklerine hediye etmek amacıyla alıyor. Bu amaçla her ürün Ankara’nın batısındaki kentlere en geç 48 saatte ulaştırılıyor. 2007 yılından bu yana 24 binden fazla siparişi teslim eden ve yaklaşık 60 bin ürün satan sitenin şu anda 34 binin üzerinde üyesi var. 2010 yılı cirosu 1 milyon 300 bin lira olarak gerçekleşen Bunlardanistiyorum.com, 2009’a göre yüzde 40 büyüme elde etmiş durumda. 2011’de hizmet kalitesi ve ürün çeşitliliğini artırarak büyümeyi hedefleyen site, e-ticaretin yanı sıra B2B satışlarla da markalarını farklı kanallar üzerinden satışa sunmayı planlıyor. Sosyal medya ve gelişen yeni trendlerle daha iç içe olmak da bu yılın hedefleri arasında…

CARAMELİSTANBUL.COM
Kişiye özel ürünler tasarlıyor
2009 yılının Ağustos ayında kurulan Caramel İstanbul, kişiye özel hediye seçenekleri sunuyor. Bunu da kişinin en kolay şekilde, ne ödeyeceğini ve teslimat tarihini bilerek yapmasını sağlıyor. Makul fiyatlı ve sıra dışı ürünlerin yer aldığı sitede, tasarımcı olmayan kişilerin de şık ve yaratıcı ürünlere sahip olabilmesi hedefleniyor. Sitedeki ürün yelpazesi, bekarlığa vedadan nikah şekerine, “baby shower”dan doğum gününe tüm özel gün ve kutlamaları içeriyor. Sitenin en cazip tarafı, birçok ürünü kişiselleştirebilme ve bunu yerinden kalkmadan yapma imkanı tanıması. Bu kapsamda ürünün etiketi bile kişiye özel olarak tasarlanabiliyor, üzerine istenen yazı yazılabiliyor. Ve kaç adet olursa olsun adrese teslim ediliyor. yüzlerce üyesi bulunan Caramel İstanbul, 2011’de ürün çeşitliliğini artırmayı, siteye 4-5 farklı ürün kategorisi dahil etmeyi hedefliyor.

CİCEKSEPETİ.COM
500 bin müşterisi var
2008’den bu yana hizmet veren Ciceksepeti.com, kolay, hızlı ve ekonomik çiçek gönderimi üzerine odaklanan bir e-ticaret sitesi. 150’nin üzerinde farklı çiçek buketi tasarımına sahip olan site, operasyonlarını İstanbul’da İçerenköy ve Levent’te bulunan 2 atölye ve Türkiye genelinde anlaşmalı olduğu 107 şubeyle yürütüyor. 81 ile siparişle aynı gün içinde çiçek teslimatı yapabilen Ciceksepeti.com, ayrıca mum, çikolata ve meyve sepeti de satıyor. Site, SMS ve e-posta aracılığıyla siparişlerin ne zaman hazırlandığı, yola çıktığı ve teslim edildiğine dair bilgilendirmeler yapıyor. 2010’da günde 20 saniyede, özel günlerde ise 4 saniyede 1 sipariş alan sitenin şu anda 500 bin müşterisi var. 2010’da yüzde 100’ün üzerinde bir büyüme elde eden Ciceksepeti.com, 2011’de ürün yelpazesini, kampanyalarını, çiçek gönderiminin yanında sunduğu alternatif ürünlerini, özel günler dışında fırsat imkanlarını geliştirmeyi planlıyor. Sosyal medyada etkin şekilde yer almak da sitenin 2011 hedefleri arasında yer alıyor.

İZLESENE.COM
Günde 3 milyon video izleniyor
Dünyaca tanınan internet kullanımı araştırma kuruluşu comScore’un verilerine göre, İzlesene.com eğlence kategorisinde 2010’da Türkiye’nin en çok tıklanan sitesi oldu. Günde 1 milyon 600 bin farklı ziyaretçinin tıkladığı İzlesene.com üzerinde her gün 3 milyon video izleniyor. 900 bin videonun bulunduğu sitenin 3 milyon 500 bin kayıtlı üyesi var. Nokta girişimi olan İzlesene.com’un Facebook’taki hayran sayfası da 760 bin gibi büyük bir üye sayısına ulaşmış durumda.

TERAPİPORTALI.COM
Terapist bulmak artık kolay
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü öncülüğünde hayata geçen online bilgi edinme, dayanışma ve yardımlaşma platformu Terapi Portalı, 2009’da şekillenmeye başlayan bir proje. Terapi desteği arayışı içinde olan herkese Türkiye genelinde doğru, kaliteli ve kolay ulaşılabilecek kaynak ve hizmet sağlamayı amaçlayan portal, terapi süreci, terapi yöntemleri, rahatsızlıklar ve terapinin doğası gibi birçok kaynak içeriyor. Terapi Portalı, psikoterapi alanında Türkiye’deki tüm uzmanların bir veritabanını oluşturmayı hedefliyor. Ziyaretçileri, uzmanları ve kurumları ortak bir platformda buluşturan portalda psikoterapiyle ilgili her türlü bilgiye ulaşmak mümkün. Terapi Portalı, ziyaretçilere psikoloji, psikiyatri ve ruh sağlığıyla ilgili doğru ve güvenilir bilgi, terapiyle ilgili sık sorulan sorulara cevaplar; profesyonellere ise uzmanlıklarını ve verdikleri hizmetleri tanıtabilecekleri bir profil sayfası, kendi yazılarını ve videolarını paylaşabilecekleri bir blog sistemi sunuyor. Portal, Türkiye’de ruh sağlığı hizmeti veren profesyonelleri, ilgili konularda bilgi almak, ön danışmanlık hizmeti edinmek, terapist bulmak, problemlerini ortak bir dayanışma içinde yürütmek isteyen kişilerle interaktif bir ilişkiyle buluşturuyor.

E-BEBEK.COM
Ciro hedefi 10 milyon lira
2001 yılında kurulan e-bebek, anne ve bebek sektöründeki binlerce ürünü, yüzlerce markayı bir arada sunuyor. Firma, bugün mağazaları, bebek.com, e-bebek.com ve Bebek Üssü Magic Park’la anne-bebek, aile yaşam ve alışveriş platformu olarak hizmet veriyor. Özellikle yeni annelerin bebeğiyle dışarı çıkma sorununu ortadan kaldıran site, tek bir tıkla kolay alışveriş imkanı sağlıyor. Sadece internetten değil telefonla da sipariş verilebiliyor. Kapıda nakit ya da kredi kartıyla ödeme imkanı sunulması da sitenin avantajları arasında… 2005’te e-bebek.com’da satışlar anlamında elde edilen başarıyı takiben fiziki mağazacılığa geçiş yapan firma İstanbul’da ilk mağazasını açtı. Bugün toplam 12 e-bebek mağazası bulunuyor. Bebeklere yönelik 24 kategoride 15 binden fazla ürüne ve 150 markayı içeren çeşitliliğe sahip olan e-bebek’in 300 bin üyesi var. 2010 cirosu 4 milyon 500 bin lira olarak gerçekleşen firmanın 2011 hedefi 10 milyon liraya ulaşmak.

SAHİBİNDEN.COM
Dakikada 2 otomobil satılıyor
2000 yılında 2 bin 700 ilanla yayın hayatına başladı. Bugün bünyesinde bulunan 2 milyondan fazla aktif ilan, ayda 1,5 milyar sayfa görüntülenmesi ve aylık 18 milyon tekil ziyaretçi sayısıyla kapsamlı ilan portföyüne sahip bir e-ticaret platformu olarak hizmet veriyor. Alexa verilerine göre Türkiye’de en çok ziyaret eden internet siteleri arasında 7’nci sırada yer alıyor. Şu an sitede her dakikada 2 otomobil ve her 3 dakikada 1 gayrimenkul yeni sahipleriyle buluşuyor. Üye olmanın ve ilan vermenin ücretsiz olduğu site, giyimden aksesuara, emlaktan vasıtaya kadar geniş ürün yelpazesine sahip. Sahibinden.com, Deloitte Teknoloji Fast 50 2010 Programı’na göre, 5 yılda kaydettiği yüzde 2394’luk büyüme oranıyla Türkiye’nin en hızlı büyüyen 50 teknoloji şirketi arasında 3’üncü sırada yer alıyor. İnternet alanında faaliyet gösteren firmalar arasında ise 1’inci konumda bulunuyor. Önümüzdeki dönemde farklı internet iş alanlarına da yatırım yapmayı planlayan firma, ayrıca yurt dışında belirlenen pazarlara da açılmayı hedefliyor.

EYUPSABRİTUNCER.COM
Sadece siteden satış yapıyor
Online satış kanalını 27 Aralık 2008 tarihinde kullanımına sundu. Başta limon kolonyası olmak üzere tüm kokulu kolonyalar, kolonyalı mendil, Gizli Bahçe Oda Kokuları ve Cool Care Bebek Islak Mendili bu site üzerinden satışa sunuluyor. Ayrıca doğal zeytinyağlı sıvı sabun, el yapımı doğal ve organik kalıp sabun, Cool Care antibakteriyel el hijyen serisi yalnızca bu site üzerinden satışa sunulan ürünler arasında… Yine yurtdışı pazarı için üretilen “Perfume Jewels” kişisel bakım ürün serisini de Eyupsabrituncer.com’da bulmak mümkün. Firmanın online satış sitesine ağırlık vermesinin nedeni, 2010 itibariyle uluslararası zincir marketlere mal vermeme kararı almış olması… Bunun arkasında, uluslararası zincir marketlerdeki haksız uygulamalar ve astronomik raf bedelleri yatıyor. Eyüp Sabri Tuncer’in (EST) öncelikli hedefi zincir mağazalar açmak. Bu kapsamda ilk etapta New York’ta, daha sonra Avrupa ve Arap Yarımadası gibi global pazarlarda yer almayı planlıyor. Türkiye’de ise pazarın yeterli olgunluğa sahip olmaması nedeniyle site aracılığıyla satış yapmaya devam etmeyi planlıyor. 28 bin 500 üyesi bulunan site aracılığıyla bugüne kadar 50 binden fazla ürün satılmış durumda.

AVASAS.COM
İşyerlerinin online marketi
Ofis içi ihtiyaçları karşılayan Avansas.com, yüzde 100 ürün iade garantisi ve yılın 365 günü indirimli ürünler sunuyor. Avantajlı fiyatları sayesinde işyeri maliyetlerini düşürüyor ve şirketlerin satın alma yüklerini hafifletiyor. İşyerlerinin genel ihtiyaç malzemelerini İstanbul içi ücretsiz kargoyla 1 iş günü içinde, İstanbul dışı içinse 250 lira ve üzeri alışverişlerde ücretsiz olarak teslim ediyor.
Operasyon maliyetlerini en düşük seviyelerde tutarak daha ucuza ürün tedariki sağlayan Avansas.com, tek merkezden tüm ofis ihtiyaçlarının karşılanabileceği bir hizmet sunuyor. Böylece şirketlerin araç ve yakıt tasarrufu yapmalarını da sağlıyor. Sitede sadece Avansas.com kullanıcılarına özel olarak satılan Avansas markalı ürünler de yer alıyor. Bu kapsamda sıvı temizlik ürünleri kategorisinde Ava Clean, kağıt temizlik ürünleri kategorisinde Avasoft ve kırtasiye kategorisinde Ava Klas markası bulunuyor.

PABBUC.COM
40 bin müşterisi var
Ekim 2006’da hizmete giren Pabbuc.com, internet üzerinden ayakkabı, çanta, kemer, cüzdan ve çorap satışı gerçekleştiriyor. Tüm ürünlerini kendi stoklarında barındıran site, böylece e-ticaretin hız sorununa çözüm getiriyor. Sipariş verilen tüm ürünler aynı işgünü içinde kargoya teslim ediliyor ve 24 saat içinde ücretsiz olarak teslim ediliyor. Ayrıca ücretsiz değiştirme ve koşulsuz iade imkanı da sunan site, 50’den fazla markanın 2 bin 500’den fazla yeni sezon ürününü üyeleriyle buluşturuyor. Her hafta en az iki farklı markanın ürünlerine sürpriz indirimler uygulandığını da belirtelim. 2010’da önceki yıla göre 20 kat büyüyen Pabbuc.com’un şu anda 40 bine yakın müşterisi var. Sitenin günlük ziyaretçi sayısı ise ortalama 35 bin kişi. Bu rakam kampanya dönemlerinde 120 bini buluyor. Firma, 2011’de en az yüzde 500’lük bir büyüme öngörüyor.

Burak BÜYÜKDEMİR / Etohum Kurucusu
“Başarının sırrı doğru ekibi kurmak ve yönetmek”
2010 yılı için sadece fırsat sitelerinin yarattığı değerin 30 milyon lira olduğu tahmin ediliyor. Pazarda 50’ye yakın oyuncunun yer alacağı 2011 içinse bu girişimlerden bir kısmının kapanacağını, buna rağmen yenilerinin açılacağını tahmin ediyorum. Pazarın ilk 5 oyuncusu için karlı bir yıl olabilir. Ancak diğerlerinin işi zor olacak.

2011’de yaratılan toplam katma değer 10 kat daha büyüyecek. Fırsatların sayısı artacak ve bu sektörde dikey oyuncular ortaya çıkacak. Site trafiği ve kullanıcı tabanı da önemli bir rol oynayacak. Pazara girişin önündeki engeller kendiliğinden ortadan kalktı. Bunun yansımalarını da gözlemleyeceğimiz bir yıl olacak.
Siteyi kurma kısmı teknolojik açıdan oldukça kolay. Zor olan kısım doğru ekibi kurmak ve yönetmek. Bu alana yeni giriş yapacak oyuncuların algı ve itibar oluşturması kolay değil. Site sayısının çoğalması da bu alana girişleri azaltacak bir etken. Bu yıl başarı açısından müşteri memnuniyeti ön plana çıkacak. Fırsat sunan mekan sayısı da artacak.

Yazılımı yaptırmanın maliyeti oldukça düşük… Fakat bu alanda ilk 10 içerisinde yer almayı hedefleyen bir girişimci için yatırım maliyetinin ilk 6 ayda 600 bin lira civarında olduğunu söylemek mümkün. Amaç sadece siteyi hayata geçirmekse bunun maliyeti birkaç bin lirayı geçmiyor. Ancak iş modeli sadece sitenin faaliyete geçirilmesinden ibaret değil. Girişimciler ilk bir haftada anlayacaklardır.

Arda KUTSAL / Webrazzi.com Kurucusu, Crenvo Danışmanlık Genel Müdürü
“İlk yıl için 1.5-2 milyon liralık yatırım şart”
E-ticaret pazarı 2011’de yüzde 25’e kadar büyüme gösterebilir. Bunun başlıca etkenleri, artan online tüketici sayısıyla birlikte ödeme sistemlerindeki çeşitlilik ve pazardaki artan oyuncu sayısı.
Fırsat sitesi kurmak, şu günlerde oluşturulacak markanın konumlandırması göz önüne alındığında maliyetli bir iş. Bu maliyetin de büyük bölümü reklam ve pazarlamaya gidiyor. Ancak gerekli yatırım gerçekleştirilirse ortalama brüt yüzde 20-40 arasında kar marjıyla çalışılabilecek ve yıllık 25-50 milyon liraya kadar pazar oluşturabilecek bir alan. Bugün sektörün önde gelen şirketlerinde cirolar bu seviyelerde oynuyor.
Girişimcilerin hali hazırda bir üye tabanları ya da sahip oldukları bir pazarlama kanalları yoksa, yani tamamen sıfırdan oluşturulacak bir operasyondan bahsediyorsak ilk yıl için 1,5-2 milyon liralık yatırım gerekiyor. Ancak çok daha emin adımlarla, fazla genele oynamadan bir girişim yaratmak hedefi varsa rakamlar 150-250 bin lira seviyesinde de kalabiliyor.
Şu anda belirli üst düzey marka ve mekanlarla ilerlemeye çalışan bu tür siteler, ilerleyen dönemlerde çok daha genele yayılacak ve küçük işletmeleri operasyonlarına dahil edecek. Küçük işletmelerin bu tür servislere dahil olmasıyla birlikte, artık operasyon, sitelerin satış kadrolarının çalışmalarıyla değil, işletmelerin self-servis olarak bu tür sitelerde yer almasıyla gerçekleşecek. Dünyada da bu yönde bir eğilimin işaretlerini son dönemlerde gözlemlemeye başladık.

“Private shopping” nedir?
“Özel alışveriş” anlamına gelen bu sistemde, internet üzerinden sadece davetiyeyle üye olan son kullanıcılara, sınırlı süre ve stok adetleriyle satış yapılıyor. Ürünler kısa sürelerle ve sınırlı sayılarda satışa sunulduğu için sadece üyelerin takibinde ve onlara özel bir alışveriş sistemi oluşturulmuş oluyor. Üyeler bu sistem sayesinde kaliteli tekstil ürünlerinin yanı sıra alışverişte en son teknoloji ürünlerine, en şık aksesuarlara ve ihtiyaç duydukları ürünlere özel fırsatlarla sahip olma imkanı yakalıyorlar.

“Fırsat avcıları” görev başında!
İnternette kolektif satın alma hizmeti sunan siteler, Türkiye’de yeni bir iş tanımı da yarattı. Bu siteler için çalışan ve “fırsat avcısı” (deal hunter) olarak adlandırılan saha satış ekipleri, kentlerin en sevilen, en yeni ve en trend yerlerini keşfetmek için 7 gün 24 saat görev yapıyor. İlgili sitenin üyelerine cazip ve ilginç fırsatlar yaratabilmesi amacıyla çalışan bu ekipler, fırsat sunan işletmelerle anlaşmaları yapıyor. Bunun yanı sıra editörler, çağrı merkezi çalışanları, müşteri memnuniyetinden sorumlu ve operasyonun doğru işlemesini sağlayan ekipler de son dönemde yıldızı parlayan bu sitelerde iş buluyor.

Aday girişimcilere öneriler
* Sehirfirsati.com Genel Müdürü Emre Ekmekçi: Sitemiz için 3 milyon dolara yakın bir yatırım yapıldı, hala daha yapmaya devam ediyoruz. Kazandığımız parayı reklama ve operasyona yatırıyoruz. İşletmelere sunacağımız kullanıcı kitlemizi büyütmek için bugüne kadar harcanmamış bütçelerde online reklam yapıyoruz.
* Limango Türkiye Genel Müdürü Gülfem Toygar: Girişimin hacmine göre rakamlar da değişkenlik gösteriyor. Öncelikle hangi ölçekte bir girişim yapılacağına karar vermek gerekiyor. Doğru bir altyapı, güçlü bir pazarlama planı, güvenilir müşteri hizmetleri oluşumu ve doğru lojistik bu sistemin olmazsa olmazları. Bu nedenle şirket kurmaya karar verirken tüm bu kalemler göz önüne alınıp bir bütçe oluşturulmalı.
* Grupfoni CEO’su Burak Hatipoğlu: Kopyalaması son derecede kolay bir sistemden bahsediyoruz. Grup satın alma konusunda hizmet veren bir siteyi teknik açıdan 1 hafta içinde ayağa kaldırmanız mümkün. Birçok kişinin gözden kaçırdığı ve kolaylıkla üstesinden gelebileceğini düşündüğü ise işin operasyon kısmı… Grupfoni şu anda 50’nin üstünde çalışanıyla 7 ilde hizmet veriyor. Kampanya danışmanlarımız neredeyse 7/24 siteden yayınlanacak fırsatların oluşturulması için çalışıyor. Komisyon sistemi, iş ortaklarının kazançları ve tüketicilere yönelik büyük avantaj sağlayan bir sistem olması, birçok sitenin apar topar yayına başlamasına ve sayıların artmasına sebep oldu. Grup satın alma konusunda Türkiye pazarı bugüne kadar görmediği kadar yoğun bir rekabet yaşıyor.
* Trendyol.com Kurucusu Demet Mutlu: Dışarıdan bakıldığında böyle bir iş kurmak kolay görünebilir ama öyle değil. Sürdürülebilirlik için ciddi yatırım gerekiyor. Yine gerekli olan altyapı hizmetlerinin sağlanması ve kaliteli bir hizmet sunmak şart. Ayrıca sektörde çok büyük oyuncular var. Böyle bir iş kurmanın girişimci açısından ortalama maliyeti en az 10 milyon dolar.
* Firmanya Yönetici Ortağı Metin Bencuya: Maliyetler girişimcinin stratejilerine göre değişiklik gösterebiliyor. Çok küçük bütçelerle internet girişimleri yapılabildiği gibi, pazarlama planına, ulaşılmak istenen hedef kitlenin büyüklüğüne, sektördeki rekabete ve bunun gibi pek çok etkene göre bütçeler çok büyük rakamlara ulaşabiliyor.
* Markapon Kurucu Ortağı Can Turanlı: Sadece böyle bir site yapmak için iyi bir tasarımcı, iyi bir programcı, biraz emek ve 15-20 bin liralık bir yatırım gerekiyor. Ancak bu sanıldığı gibi bir internet işi değil, bir satış işi. Başarınız, iyi teklifler hazırlayan güçlü bir satış organizasyonunuza bağlı.
* Unnado.com Kurucuları Göktuğ Okan Oğuz ve Haldun Uraz Boralılar: Ofis malzemeleri almak, çalışanlar bulup sigortalamak gibi bazı standart maliyetler var. Ancak bizimki gibi ürün alma ve gönderme işiniz varsa maliyetleriniz yüksek oluyor. Gerekli harcamaları önce yapıp sonra kazanmayı beklemeniz gerekiyor. Bu bizim ilk girişimimiz. Her ikimiz de çok fedakarlıklar yaptık ve büyük yüklerin altına girdik. Yaşam standartlarımızı aşağı çektik. İş ancak bu şekilde kuruluyor. Sevdiklerinize zaman ayıramamak gibi manevi fedakarlıklar da söz konusu.
* Firsatyagmuru.com Ortakları Ş. Haluk Argun ve Alper Oymak: Girişimci açısından bu tarz internet yatırımları, yazılım ve tasarım çalışmaları için kayda değer bir kaynak gerektiriyor. Bir web sitesinin internette markalaşması orta ve uzun vadeli bir süreç gerektiriyor. Bu nedenle sabırlı olmak ve beklemek şart…
* Sepeteindir.com Kurucu Ortağı Kaan Veral: Bir girişimci için bu şekilde bir yapı oluşturmak aslında ufak maliyetlere dayanıyor. Fakat işin reklam kısmı ve tedarik kısmı oldukça yüksek maliyet gerektiriyor.

Dakikada 2 otomobil satılıyor
İlan ve alışveriş platformu sahibinden.com, en çok ziyaret edilen ilk 10 internet sitesinden biri olarak Türkiye’de e-ticaretin bugünkü durumunu ortaya koyan bir çalışma hazırladı. Buna göre, 2010’da sahibinden.com’a toplam 12 milyon yeni ilan girişi yapıldı. Aktif ilan sayısı yüzde 50’lik bir artış göstererek 2 milyonu geçti. Siteyi ziyaret eden tekil ziyaretçi sayısı da yüzde 51 oranında artarak 20 milyon’a ulaştı.
Dakikada bir konutun satıldığı ya da kiralandığı sahibinden.com’dan alınan bilgilere göre, 2010’da emlak satışının en çok gerçekleştiği il İstanbul, en az sayıda satış yapılan il ise Mardin oldu. Yine kullanıcıların en çok tercih ettiği konut tipi 2+1 evler olurken, ortalama konut kiralama taleplerinin İstanbul’da 900 lira, Kars’ta ise 300 lira olduğu belirtildi. Ayrıca İstanbul’da metrekare başına en pahalı dairelerin Beyoğlu’nda, en ucuz dairelerin ise Sultangazi’de yer aldığı görüldü.
Dakikada 2 otomobil satışının gerçekleştiği sahibinden.com tarafından açıklanan Sahibindex verileri, tüketicilerin otomotiv sektöründeki eğilimleri konusunda da bilgiler sundu. Buna göre, 2010’da en fazla otomobil satışı İstanbul’da, en az otomobil satışı ise Ardahan’da gerçekleşti.

Mustafa ACET / İndirdik.com Kurucusu

“Girişimciler yatırımcılarla buluşacak”

2007 yılından bu yana tüketicilere fırsatlar sunuyoruz. Sitemiz “bendeistiyorum.com” adıyla faaliyete geçmişti. Geçen yıl Gittigidiyor.com’un kurucu ortakları Burak Divanlıoğlu ve Serkan Borançılı da yatırımlarıyla dahil oldu ve “indirdik.com” ismini aldık.

Sitemiz her gün farklı bir ürünü “şok” fiyatlarla ziyaretçilerine sunuyor. Ürün her gün öğlen saatinde değişiyor ve her ürün 24 saat satışta kalıyor. Ne yazık ki kaçırdığınız ürünü bir daha sipariş etmeniz mümkün değil. O yüzden kullanıcılar sitemizi genellikle açılış sayfası olarak konumlayarak sürekli takip etmeyi seçiyor. Satışa sunduklarımızın, geniş bir kitleye hitap eden ve herkesin günlük hayatında ihtiyacı olan ürünlerden olmasına dikkat ediyoruz. Elektronik ve ilginç ürünlere de sitemizde sıkça yer veriyoruz.
2010’da fırsat sitelerinde yaşanan canlılık bize de olumlu yansıdı. Geçen yıl 365 farklı fırsatı müşterilerimize sunduk ve 150 binin üzerinde siparişi sahiplerine ulaştırdık. Böylece önceki 3 yılın toplamından daha fazla ciro yaptık. Yine daha önceki 3 yıllık üye sayımız kadar yeni üye kazandık. Bu yıl sosyal mecraların da yardımıyla katlanarak büyümeyi hedefliyoruz. Hatta 2011’in ilk 6 ayında, geçen 4 yıldan daha fazla büyüyeceğimizi tahmin ediyoruz.

Ancak bu süreçte sektörde yatırım gücü olanlar ile yeni girişimciler arasındaki fark biraz açılacak. Yatırım gücü olmayan firmaların büyümesinde yavaşlama olacağı düşüncesindeyim. Tabii buna bağlı olarak önümüzdeki dönemde sektörde sık sık yeni yatırım haberleri de alacağız. Girişimcilerin yatırımcılarla buluştuğu bir döneme girileceği kanısındayım.

Teoman METEHAN / Sehrikeyif.com Kurucu Ortağı

“Ne kadar indirim, o kadar üye”

Ciddi bir fırsat sitesi kurmak için önce yazılım altyapısı gerekiyor. Yazılım altyapısı ise yaklaşık 25-30 bin TL gibi bir maliyetle oluşturulabilir. Tabii daha basit bir altyapıyı daha ucuza oluşturmak da mümkün.
Fırsat sitesi oluşturmak aslında büyük bir organizasyon işi. Siteye üye toplamaksa en önemli süreç. Bu iş için geniş bir saha ekibinizin olması gerekir ki cazip fırsatlar toplayabilesiniz. Topladığınız fırsatları satın alacak kitleye ise geniş bir reklam çalışmasıyla ulaşabilirsiniz. Bugün internette üye toplamanın maliyeti 2-3 liralarda. Yani örneğin 100 bin üye toplamak istediğinizde en az 200-300 bin liralık yatırım yapmanız gerekiyor.

Fırsat sitelerinde kahvaltıdan yemeğe, güzellikten spor salonu üyeliğine, bowlingden carting’e çok çeşitli hizmetlere dair indirimler sunuluyor. Ürün satışı daha geri planda. Biz SehriKeyif.com’da fırsat çeşitliliğine önem veriyoruz. Genel olarak bakıldığında en çok ilgiyi yemekle ilgili fırsatlar çekiyor. İnsanlar normalde pahalı diye düşündükleri ama hep gitmek istedikleri mekanlarda zengin bir menünün yüzde 50’nin üzerinde indirimle satıldığını görünce alıyor ve gönül rahatlığıyla mekana gidiyor. Bayanlarsa daha çok cilt bakımı gibi güzellik hizmetlerine rağbet gösteriyor.
İşletmelerden iyi indirimler alınabilmesi üye sayısına bağlı. Yani üyeniz azsa iyi indirimler almanız zor. İyi indirim alamazsanız da üye sayısını artırmanız zor.

Fırsat sitelerinin üyeleri ve satışları hızlı artıyor

Site Üye/Müşteri Satış adedi
www.markafoni.com 2 milyon 200 bin ürün (aylık)
www.trendyol.com 2 milyon 10 bin ürün (günlük)
www.sehirfirsati.com 1 milyon 458 bin 209 580 bin kupon
www.limango.com.tr 1 milyon 1 milyon ürün (toplam)
www.grupfoni.com 700 bin 350 bin kupon (toplam)
www.markapon.com 450 bin Bilinmiyor
www.grupanya.com 400 bin 300 bin fırsat (toplam)
www.yiyomiciyom.com 350 bin Bilinmiyor
www.piriveta.com 105 bin 3 bin 250 fırsat (toplam)
www.firmanya.com 100 bin (kurumsal üye) Bilinmiyor
www.firsatyagmuru.com 30 bin Bilinmiyor
www.sepeteindir.com 30 bin 40 bin ürün
www.unnado.com 15 bin Bilinmiyor
www.212-fashion.com Bin 300 2 bin ürün (toplam)

Yazar: Tuğçe Altınsoy
Kaynak: www.milliyet.com.tr

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Geleceğin dünyası bilgi üretme kapasitesi olanların olacak

steve jobs, Manşet, geleceğin dünyası, edison, bilgi üretmek

Zeka ve yetenek yetmez, yenilik ve değişim yaratabilecek fikirlerimiz olmalı!

Bilgi üretme kapasiteniz neyse geleceğin dünyasında da “o” sunuz, tartışmasız!

İnsanın yaratıcılığının sınırları yok. Hangi yaşta olursanız olun. Ancak işin özü MERAK, bilinmeyeni merak etme ve araştırma duygusu!

Beraberinde inovatif düşünce yapısı da olmalı: Bunun için araştırma ve merak duygusu yetmez, ciddi bir bilgi birikimi gerekiyor.

İnovatif düşünce, beklenmedik bağlantıları görebilme ve bu bağlantıları geliştirerek bir soruna çözüm bulmaya dönük zihinsel süreçleri kapsar.

Beklenmedik bağlantılar görünür olanlardan çok daha güçlüdür.

“İşte, bu!” dediğimiz türden.

Dr. Govindappa Venkataswamy, hekim

Dr. Govindappa Venkataswamy, milyonlarca gözü kurtaran adam olarak biliniyor. Yaşamını katarakt olarak bildiğimiz göz körlüğünü ortadan kaldırmaya adamış Hintli bir göz hekimi.

O dönemlerde Hindistan’da katarakt inanılmaz boyutlarda bir sorun. Hastaların sağlığına kavuşmaları için ameliyat olmak durumundalar, ancak sağlık sistemi yetersiz; durmaksızın ameliyat yapılsa bile mevcutları halletmek için 100 yıldan fazla zaman gerekiyor.

Dr. Venkataswamy, bir santranç turnuvasını izlerken katarakt sorunu ile sorunun çözümü arasında güçlü bir bağlantı kuruyor. Turnuvada çok sayıda oyuncu, bir santranç ustasına karşı oynuyorlar. Usta, sırayla masaları dolaşıyor, hamlesini yaptıktan sonra hızla bir sonrakine gidiyor.

“İşte, bu!”

Ve Hindistan, katarakt sorunuyla başeder hale geliyor.

Dr. Venkataswamy’ın kurucusu olduğu Aravind Eye Hastanesinde her yıl 200.000’den fazla ameliyat gerçekleştiriliyor. Milyonlarca insana yüksek kaliteli, yüksek hacimli, düşük maliyetli bir hizmet sunum modeli geliştirilmiş. Ve hastaların yüzde 70’i ya çok az ödeme yapıyor ya da hiç ödemiyor.

2006 yılında hayata veda eden Dr. Venkataswamy’nin 100 bin hastayı ameliyat ettiği söyleniyor.

Bu, yüzbinlere birer göz armağan edildiği anlamına gelmiyor mu?

Dr. Govindappa Venkataswamy diyor ki: Zeka ve yetenek yetmez, güzel ve iyi bir şey yapmanın sevinci de olmalı.

Steve Jobs, girişimci

Güzel ve iyi bir şey yapmanın sevincini en çok yaşayanlardan birisi şüphesiz Steve Jobs!

Apple Computer ve Pixar Animation Stüdyolarının CEO’su olarak, Stanford Üniversitesi’nin 2005 yılı mezuniyet töreninde yaptığı olağanüstü çarpıcı konuşmasında diyor ki: “Merakım ve sezgilerimle elde ettiklerimin çoğu paha biçilmez türdendi!”

Biliyorsunuz, Steve Jobs evlat edinilen bir çocuk. Biyolojik anne, üniversite eğitimi sağlanması koşuluyla evlat edinilmesine izin veriyor.

Jobs, 17 yaşına geldiğinde Reed College’da eğitimine başlıyor, ancak okula ödenen ücretin ailesine maliyetinin çok fazla olduğu, bu eğitimin ona değmeyeceği gerekçesi ile ilk 6 ayın sonunda okulu bırakma kararı alıyor.

O sırada Reed College, belki de ülkedeki en iyi “kaligrafi” eğitimi sunmakta. Kampüs boyunca her afiş, her dolap ve çekmecedeki her etiket güzel ve farklı bir tarzla yazılıdır. Jobs bu yazım stillerinden çok etkilenir. Diğer derslerini bırakır ve yalnızca kaligrafi dersi almaya karar verir.

Serif ve sans serif yazı tiplerini, farklı harf kombinasyonları arasındaki boşluğu değiştirmeyi, harika tipografiyi ve onları harika yapan her detayı öğrenir. Öğrendikleri bilimin yakalayamayacağı türden güzel, tarihi ve sanatsal olarak incelikli ve büyüleyicidir.

Sezgileri ve merakı bu kararında tek etken güç, bunların hiçbiri için yaşamında geleceğe dönük herhangi bir pratik uygulama planı yoktur. Ancak 10 yıl sonra, ilk Macintosh bilgisayarı tasarlarken, bu dersteki edinimleri güçlü bağlantılarla geri döner.

“İşte, tam da bu!” dedirten türden.

İşte o kaligrafi dersi Steve Jobs yaratıcılığıyla bugün bizim hayatımızda ve vazgeçilmez: San scrif, Roman Times, Arial, latin vs. Aslında hepsi birer grafik tasarım harikası, grafik tasarım ve yazılı basının da en önemli araçlarının en başında.  

Steve Jobs, yıllar sonra geriye baktığında, merakı ve sezgilerini takip ederek öğrendiklerinin paha biçilmez değerde olduğunu söyler. 

Gerçekten de öyledir!

Edison, mucit

Edison, gelmiş geçmiş en büyük mucit olarak liste başıdır, tartışmasız.

Onu bu denli üretken yapan zekası mı, bilgisi mi ya da yeteneği mi?

Yanıt elbette hepsi, ama bir eksikle: Olağanüstü inovatif düşünce gücünü de katmak gerek.

Edison, laboratuvarının önündeki gölün kıyısında bir taşın oluşturduğu su dalgalarını izlerken ses dalgalarının da aynı şekilde yayıldığını düşünüyor. Çünkü her ikisi de dalga ve maddesel ortamda yayılmaktadır.

Edison, su dalgaları ile ses dalgarı arasında o beklenmedik bağlantıyı kurar: Su dalgalarında olduğu gibi ses dalgaları da dondurabilirse, sabitlenebilirse, onları da kopyalamak, tekrarlamak ve hatta geriye hareketini sağlamak neden mümkün olmasın?

İşte bu beklenmedik bağlantı önce taş plaklarla başlayan ve sonrasında radyo istasyonları, televizyolar, film stüdyoları ve cep telefonlarına kadar birbirini innovatif anlamda tetikleyen buluşlar dizisine dönüşür.

Edison bir mucit, Jobs bir girişimci ve Dr. Venkataswamy bir hekim; ancak her üçü de bilgi ile donatılmış inovatif yönü çok güçlü tarihi kişilikler.

Onlar bilim insanı değildiler ama kritik bilgiye sahiptiler; merak duygularını ve sezgilerini izleyerek değişim yarattılar ve diğer insanların yaşamlarına dokundular.

Bilgi olmadan olur muydu?

Olmazdı, bilgi temel güç: Merak ve yaratıcılık, bilgi ile sentezlenirse ancak yeni fikirler ve yeni buluşlar ortaya çıkar.

Günümüzde en büyük sermaye bilgiye ve bilgiden bilgi üretebilme yetisine sahip olmak; hem sizin hem de içinde yaşadığınız toplum için. Bilgi üretme kapasiteniz neyse geleceğin dünyasında da “o” sunuz, tartışmasız!


Kaynakça

Yazar: Güneç Kıyak
Kaynak: T24 Haftalık

Okumaya devam et

MAKALE

Mesut Özil: Alman gibi başardı Türk gibi bitme yolunda

mezut özil, mesut özil kariyer, Manşet

Real Madrid’de oynağı dönemlerde taraftarların ‘Kayıp Balık Nemo’ lakabını taktığı Mesut Özil Alman gibi başardı ama Türk gibi bitirmeye aday bir kariyer hikayesi sunuyor bize.

Alman gibi düşünmek ama Türk gibi hissetmek… Bunu yaşayınca ortaya Mesut Özil gibi bir adam çıkıyor. Almanya’nın en zirvesini gören Türk artık Real Madrid’deki lakabının hakkını veriyor.

Mesut’u anlatmaya nereden başlamak doğru olur tam bilmiyorum. Çünkü kariyeri ortadan ikiye bu kadar keskin bölünen çok az futbolcu tanıyoruz. Onunla ilgili yapılabilecek en net tespit herhalde şu olurdu; Alman gibi başladı, Türk gibi bitiriyor…

GELSENKIRCHEN SOKAKLARINDAN DÜNYA VİTRİNİNE…

Almanya’nın batısında, Gelsenkirchen sokaklarında başlayan hayatı onu dünya vitrininin en önüne kadar nasıl getirdiyse öyle de aşağıya indirdi. Ense uzatıp uçlarını sarıya boyadığı yaşlarda kaç gurbetçi Türk çocuk Schalke A Takımı’yla maça çıkabiliyor? İşte Mesut’a bu fırsatı sunan saf yeteneği onu konuşurken tartışmaya kapalı tek konu.

mezut özil, mesut özil kariyer, Manşet
https://cdn-amk.sozcu.com.tr/amk-resimler/2020/10/ekran-alintisi.jpg

ABİLERLE OYNAYAN DAYAK YEMEYE ALIŞKINDIR

17 yaşında Bundesliga’da forma giymek size ağır gelebilir ama Türkçe konuştuğunuz Almanya sokaklarında yaşıtlarınız yerine abinizin arkadaşlarıyla top oynadıysanız ‘dayak yemeye’ alışıksınızdır.

Üstelik o takımda yine Türkçe konuşan Hamit ve Halil Altıntop abileriniz varsa olaya hiç de yabancı değilsinizdir.

19 maç oynadığı ilk sezon Almanya Milli Takımı avcıları onun her adımını takip etti. Topa yaptığı sihirli dokunuşlara ve oyun zekasına hayran kalan Almanlar onu bir Alman gibi yetiştirmeyi çok istedi.

CEBİNE KOYULAN ALMAN PASAPORTU…

mezut özil, mesut özil kariyer, Manşet
https://cdn-amk.sozcu.com.tr/amk-resimler/2020/10/depophotos_16136320_800x538.jpg

Mesut’un Türk pasaportu mutlaka değişmeli ve bu özel yetenek zaman kaybetmeden Alman ekolünün bir parçası olmalıydı. 5 Eylül 2006’da Almanya U19 takımı ile ilk maçına çıkarıldığında cebine koyulan Alman pasaportunun hayatını değiştireceğini elbette biliyordu.

Ama kendisine şu soruyu da soruyordu genç Mesut; Ben kimim ve ne olmak istiyorum? Alman mıyım, Türk mü? Sadece kendisi de değil. Doğup büyüdüğü kuzenleri, okuldaki arkadaşları, yaz tatillerinde görüştüğü Zonguldak’taki akrabaları hep bu soruyu soruyordu ona. Bu soru ‘pizza mı yemek istersin, makarna mı?’ gibi basit bir soru değildi onun için. Kafasının içinde yüzlerce ses varken hayatını değiştirecek bir seçim yapmak zorundaydı.

ALMANYA-TÜRKİYE SEÇİMİ VE KAFASINDAKİ YÜZLERCE SES

Annesi Gülizar hanım ve amcası Erdoğan Türkiye için oynamasını istiyordu. ‘Dedelerin Türk’se buraya aitsin ve kökenlerine bağlı kalmak zorundasın’ diyorlardı ona. Ancak Mesut onlar gibi hissetmiyordu. Babası ve abisi ile aynı taraftaydı. Almanya’da doğup büyümüş, Alman takımlarında futbol oynamış ve hayatını bir Alman gibi yaşamıştı. ‘Dünyanın en tepesine çıkmalıysam Almanya için oynamalıyım’ diyerek kendi yolunu çizdi. Bu yol tıpkı kariyeri gibi ailesini de ikiye bölmüştü.

Türkiye tarafı da kolay pes etmeyecekti elbette. Dönemin milli takım sorumlusu Metin Tekin, Köln’de baba Özil ile bir randevu ayarladı. Fatih Terim’in Mesut’u istediğini söyleyip Milli Takım kampına davet ettiler. Almanya’daki en yakın aile dostları Hamit ve Halil Altıntop’u da devreye soktular. Mesut’un üzerinde müthiş bir baskı vardı. Her an yanlış bir şey yapabilirim hissi onu bir çıkmaza sürüklemişti. Hala seçim yapmak için zamanı olduğunu düşündü ve acele etmedi…

UÇMAYI ÖĞRENEN KUŞ YUVADAN AYRILIR

mezut özil, mesut özil kariyer, Manşet
https://cdn-amk.sozcu.com.tr/amk-resimler/2020/10/depophotos_16611832_800x534.jpg

Şampiyonlar Ligi’nde ilk maçına çıktığında 19 yaşındaydı. Kariyerine küçük gibi görünse de önemli bir Galatasaray etkisi olmuştu. Lincoln’ün Türkiye’ye transferi Mesut’u Schalke 11’nin değişmezi haline getirmişti.

Ocak 2008’de Schalke yönetimiyle ters düşen babası Mesut’un yüzünü Werder Bremen’e, dönüm noktası yaşayacağı yere çevirdi. Devre arasında ailesinden ilk kez ayrılarak 5 milyon Euro bonservis bedeliyle Bremen’e 3 yıllık imza attı. Bu onun ilk büyük transferiydi ve Almanya’nın kuzeyindeki Bremen Gelsenkirchen’e epey uzaktı. Artık uçmayı öğrenen bir kuş gibi yuvadan ayrılma vakti gelmişti.

FORMAYI GİYERSE TÜRKİYE’Yİ UNUTACAKTI

İlk sezon Bremen’de 47 maçta tam 23 asist yaptı. Bunların 3’ü Şampiyonlar Ligi’nde İnter’e karşıydı. Bremen, Özil etkisiyle Bundesliga’da harika bir sezon geçirerek ligi 2. sırada bitirdi.

Diego’nun Juventus’a transferiyle tamamen Werder Bremen’in beyni haline gelen Mesut 2009/10’da inanılmaz bir patlama yaptı. 46 maçta 10 gol 29 asist yapan Mesut, ligin tozunu attırdı ve takımda yılın oyuncusu seçildi.

Bu performans onu hayatının en önemli anına getirdi; karar anı. Almanya A Milli Takımı kampına davet edildi. Eğer o formayı giyerse bir daha Türkiye için oynayamazdı… Öyle de oldu. Bu stresli süreci şöyle anlatıyor;


”Gerçek anlamda karar verdiğim zaman Werder Bremen’de oynuyordum. Medya çok üzerime gelmişti. Teknik direktör Löw, ”Türk kökenleri olmasına rağmen Mesut’un Almanya’yı seçmesinden çok mutluyum, buzları kıran oyuncu oldu. Bundan sonra başka ülke kökenli futbolcular da Milli Takım’da oynayabilir” demişti. Buzları kırmak istemiyordum ki. Almanya ve Türkiye arasında kalmak da istemiyordum. Almanya ve Türkiye tercihinden dolayı uykusuz geceler geçirmedim. Almanya’yı seçtim diye Türkiye’de kötü olmam gerekmiyor. Almanya’yı seçtim diye kalbim Türkiye diye atmaktan vazgeçmiyor.”


‘KALBİM ALMAN ATIYOR, KALBİM TÜRK ATIYOR’

mezut özil, mesut özil kariyer, Manşet
https://cdn-amk.sozcu.com.tr/amk-resimler/2020/10/depophotos_16136327_800x533.jpg

2010 yılında Berlin’de oynanan maçta tüm medya onu konuşuyordu. Alman basını, ”O bir Türk, Alman değil. Nasıl Alman olmaktan gurur duyuyor?” derken Türkiye’de medya ”O gerçek bir Türk” manşetlerini atıyordu.

Maçta gol attığında sevinmemişti, saygısızlık olacağını biliyordu. ‘Kalbim Alman atıyor, kalbim Türk atıyor. Hiçbir zaman kendimi başka bir şey üzerine koymadım. Alman gibi düşünüp, Türk gibi hissedebilirsiniz. Baskıya rağmen seçimimle gurur duyuyorum’ sözleriyle bu tartışmaya kendince bir nokta koyacağını düşündü.

REAL MADRİD’İN KAPISINI AÇAN İLK TÜRK

2010 Dünya Kupası’nda Almanlar’ın etrafında birleştiği bir beyin haline geldi. İlk büyük turnuvasında yaptığı işler ona kariyerinin en büyük fırsatını verdi. Werder Bremen kariyerini 16 gol 54 asistle tamamlayan Özil, İspanya’nın başkenti Madrid’e 18 milyon Euro’ya transfer oldu. İmza günü Türkiye için de anlamlıydı. Çünkü Mesut şu cümleleri kurmuştu;


”Real Madrid’de forma giyecek ilk Türk olduğum için mutluyum”


Dönemin en iyisi Jose Mourinho, Real Madrid Başkanı Florentino Perez’e onun için şu cümleleri kurmuştu; ”Bu çocuğu, Mesut’u mutlaka almanızı istiyorum!”

MOURINHO: SENİ RAHAT BIRAKMAYACAĞIM

Real Madrid tarihinin en şahane dönemlerinden birinde Ronaldo’lu, Ramos’lu, Benzema’lı kadro onun etrafında birleşti. Tekniğiyle ‘Kadife Ayak’ lakabını alan Mesut Özil bir anda dünyanın konuştuğu isim haline geldi. Kariyerinin en parlak yıllarında dünya tarihinin gördüğü en iyi 10 numara performanslarından birine imza atıyordu Mesut. İnanılmaz bir popülarite yakalamıştı. Takım arkadaşları ona gözlerinin benzerliğinden dolayı çizgi film kahramanı ‘Nemo’ lakabını takmıştı.

Bir maçın devre arasında Jose Mourinho ile yaşadığı büyük tartışma onu bir daha ulaşamayacağı bir seviyeye çıkardı. Mesut o diyaloğu şu sözlerle anlatıyordu;


”Bu tartışmadan bir kaç gün sonra Mourinho’nun yanına giderek ona teşekkür ettim. Söyledikleri kafam dank etmişti. Gözlerimin içine bakarak zayıf yönlerimi söylediği için ona minnettarım. Bana ‘tüm potansiyelini kullanana kadar seni rahat bırakmayacağım’ dedi. Mourinho haklıydı. Güzel oyun yeterli sanıyordum. O beni bu tavrımdan kurtardı”


BELKİ DE BALE SEVDASINA BİTTİ

3 sezon sonunda 159 maçta 27 gol 80 asist yapan Mesut Özil, kariyerinin ilk şampiyonluğunu da Madrid’le yaşadı. 2013 yazında bir rekor uğruna, Angelotti onayıyla 100 milyon Euro’ya Bale transferi yapan Madrid o parayı çıkarmak için Mesut’u Arsenal’a 47 milyon Euro’ya sattı. Bu ayrılık herkes gibi Ronaldo’yu da şoke etmişti. Kendisi en iyi uyum sağladığı partneri hakkında şu sözleri kullanacaktı;

”Özil’in gidişi benim için gerçekten kötü oldu. Bu transferden dolayı çok sinirliyim. Mesut benim koşularımı bilen ve başlı başına fark yaratan bir oyuncuydu”

SON ÖPÜCÜK, PLATİNİ’YE VERDİĞİ SON FORMA…

mezut özil, mesut özil kariyer, Manşet
https://cdn-amk.sozcu.com.tr/amk-resimler/2020/10/depophotos_15477895_800x585.jpg

Premier Lig transferi Mesut için artık bazı şeylerin eskisi gibi olmayacağının işaretiydi. Ama düşüşe geçmeden önce son bir şarkı söyleyecekti elbette; 2014 Dünya Kupası. Almanya Milli Takımı ile kariyerinin en büyük kupasını kaldıran Mesut için sanki her şey oracıkta bitmişti. O dönem birlikte olduğu şarkıcı Mandy Capristo’nun ruj izleri yanağındaydı. Kupa töreninde UEFA Başkanı Michel Platini’ye sırtından çıkarıp verdiği forma belki de futbola son hatırasıydı…

UYUŞTURUCU HABERİ VE DEPRESYON

mezut özil, mesut özil kariyer, Manşet
https://cdn-amk.sozcu.com.tr/amk-resimler/2020/10/mesut-ozil-uyusturucu-partisinden-sonra-formayi-11589474_1435_amp.jpg

Mesut’un ihtişamlı hayatı çok geçmeden başına dert oldu. Arsenal’dan yıllık 7 milyon Euro kazanan Alman yıldız deyim yerindeyse parayı parçalamaya başladı. Çılgın partilerde sabahlamaya başlayan Mesut Özil’in mankenlerle yaşadığı ilişkiler İngiliz basınının manşetlerini süslemeye başladı. Son olarak bir gece kulübünde ‘Hippy Crack’ adlı uyuşturucu madde kullandığı iddia edilerek servis edilen görüntüler Mesut Özil’in kariyerini bitirme seviyesine getirdi.

Tüm bu yaşananların üzerine Mesut maddi anlaşmazlıklar nedeniyle eski menajeri olan babası Mustafa Özil ile mahkemelik oldu. Bu süreçte nişanlısı Amine Gülşe ile de arası bozulan Mesut büyük bir depresyona girdi. Vakit artık onu sevmeyenlerin sesinin fazlaca çıktığı vakitti.

‘KAZANDIĞIM ZAMAN ALMAN, KAYBETTİĞİM ZAMAN TÜRK’ÜM!’

mezut özil, mesut özil kariyer, Manşet
https://cdn-amk.sozcu.com.tr/amk-resimler/2020/10/depophotos_15842873.jpg

2018 Dünya Kupası öncesi yaşananlarsa turnuvadaki hezimetin adeta fragmanı gibiydi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Londra’ya ziyareti sırasında Mesut Özil ile poz vermesi hem Almanya’da hem de İngiltere’de büyük yankı bularak siyasi tepkilere neden olacak, Dünya Kupası’na erken veda eden Almanya’da Mesut Özil hedef tahtası haline getirilecekti. Almanya’nın Dünya Kupası’na veda ettiği gecenin sabahı Almanya’da tüm televizyonlar, gazeteler Mesut’u günah keçisi ilan etti. ‘Anti Mesut’ propagandası tüm Almanya’yı etkisi altına almıştı.

mezut özil, mesut özil kariyer, Manşet
https://cdn-amk.sozcu.com.tr/amk-resimler/2020/10/ozilll.jpg

Ne Almanya Federasyonu’ndan, ne de takım arkadaşlarından hiçbir destek göremeyen Mesut ipleri kopardı. Tüm bu saldırılara cevap veren Mesut şu cümleleri kullanarak Almanya Milli Takımı formasını bir daha giymemek üzere asıyordu;


”Kazandığımız zaman Alman, kaybettiğimiz zaman Türk’üm. Artık yeter! Irkçılık ve saygısızlık hissettiğim için artık Almanya forması giymeyeceğim”


MADRİD MAÇINDA ÖPTÜĞÜ EKMEK…

mezut özil, mesut özil kariyer, Manşet
https://cdn-amk.sozcu.com.tr/amk-resimler/2020/10/270420181435355039961_2-41.jpg

Yaşadığı bu duygusal kırılma onun kulüp kariyerini de aşağıya çekti. Nisan 2018’de Avrupa Ligi’nde oynanan Atletico Madrid maçında tribünden kendisine atılan ekmeği üç kere öperek kenara koyan Mesut tüm dünyaya şu mesajı veriyordu; Ben Türk kültürüne bağlıyım ve siz buna saygı duyacaksınız.

SANAL OYUNLAR VE SIRT AĞRILARI!

Yaşadığı ırkçılık karşısında futboldan iyice uzaklaşan Mesut Arsene Wenger’in Arsenal’dan gidişinin ardından iyice koptu. Aslında ilk 2 sezonu çok da kötü geçmemişti Mesut’un. Ancak Sanchez ile yakaladıkları ritim yeni bir başlangıç için belli ki yetmedi. Unai Emery ile yıldızını bir türlü barıştıramayan ve idmana bile çıkmak istemeyen Mesut kendisini sanal oyunlara verdi.

İngiliz spor basının önde gelen gazeteleri sırt ağrıları olduğu için maçlara çıkmayan Mesut’un ‘Fortnite’ adlı bir bilgisayar oyununun bağımlısı olduğunu ve tam 72 gün, 1740 saat bu oyunu oynadığını yazdı.

ACUN’UN DAMGA VURDUĞU TÜRK DÜĞÜNÜ

mezut özil, mesut özil kariyer, Manşet
https://cdn-amk.sozcu.com.tr/amk-resimler/2020/10/depophotos_16395250_800x300.jpg

O sezonun yaz tatilinde Türkiye’ye gelen Mesut Özil, Haziran ayında nişanlısı Amine Gülşe ile evlendi. Çalgılı çengili Türk düğünü yapan Özil çiftinin nikah şahitliğini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan yaptı. Görkemli düğüne bir çok ünlü isim katılırken Acun Ilıcalı’nın Mesut’la karşılıklı dansı geceye damga vurdu.

KUZEY LONDRA’DAKİ BIÇAKLI SALDIRI SON DAMLA

mezut özil, mesut özil kariyer, Manşet
https://cdn-amk.sozcu.com.tr/amk-resimler/2020/10/indir-1.jpg

Aldığı maaş nedeniyle İngiliz taraftarların sıkça eleştirdiği Mesut Türkiye’de düğün yaparken Londra’da istenmeyen adamdı. Olanlar adeta olacakların habercisiydi. Kuzey Londra’da bir Türk restoranında bıçaklı saldırıya uğrayan Mesut belki de ölümle burun buruna geldi.

Özil’in Golders Green bölgesinde kullandığı aracına motosikletli 2 kişi tarafından yapılan bıçaklı saldırıdaki en büyük şansı yanında bulunan Bosna Hersekli takım arkadaşı Sead Kolasinac olmuştu. Saldırganları bıçaklı olmalarına rağmen uzaklaştırmayı başaran Kolasinac ‘nefret edilen Mesut’un tek koruyucu meleğiydi.

Tüm dünyanın etkilendiği inanılmaz olayda gördü tanığı Azuka Alintah durumu şu sözlerle özetliyordu;


“Kasklarını çıkarmamışlardı, siyah giyimlilerdi. Bu sıcak havaya rağmen uzun kollu giymişlerdi. Özil, bıçaklı adamlar tarafından kovalanan herkes gibi dehşete düşmüş görünüyordu. Can havliyle kaçıyor gibiydi.”


AŞAĞI 350 BİN POUND YUKARI 350 BİN POUND

Bu büyük tramvadan sonra Mesut bir daha eski Mesut olamadı. Performansı giderek yere çakıldı. Haftalık 350 bin Pound’luk kazancı sürekli gündeme getirildi, sürekli başına kakıldı. Unai Emery’nin gidişi bile onu geri döndürmek için yeterli olmadı. Maddi yükünden kurtulmak isteyen Arsenal yönetimi ondan indirim talep etti ancak Mesut mukavelesini savunarak bu indirime yanaşmadı. Mikel Amatriain Arteta’nın kadrosuna da giremeyen Mesut son olarak UEFA Avrupa Ligi listesine de yazılmadı.

mezut özil, mesut özil kariyer, Manşet
https://cdn-amk.sozcu.com.tr/amk-resimler/2020/10/maskttt.jpg

Mesut’un bir Türk’e evrilişinin son örneği ise kulüpte işine son verilen maskot Gunnersaurus’a hayat veren 27 yıllık çalışanı Jerry Quy’e sahip çıkması oldu. Özil, Arsenal’ın pandemi nedeniyle ekonomik küçülmeye gitmesi ve statlarda seyirci olmaması nedeniyle işene son verilen Gunnersaurus’ın maaşını karşılama teklifinde bulundu. Mesut’u bu davranışa iten şey belki de bu konunun bile maaşı üzerinden kendisine dönmesiydi. Ama neresinden bakarsan bak bu merhamet bir Türk’e daha çok yakışıyor derim.

HİKAYENİN SONU TÜRKİYE…

31 yaşındaki Mesut Özil’in böyle büyük bir düşüşün ardından tekrar futbola dönüp dönemeyeceğini hep birlikte göreceğiz ama şundan çok eminim; bu hikayenin sonu (Acı Vatan Almanya)’dan dönen gurbetçi gibi Türkiye’de bitecek.

Derleyen: Ümit Genç
Kaynak: Sözcü

Okumaya devam et

MAKALE

Ünlü modacı Kenzo Takada hayatı ile ‘İnsan İsterse’ diyor

Manşet, Kenza Takada, Japon Modacı

Moda dünyasının en ünlü isimlerinden olan Kenzo Takada’nın başarı hikayesi ‘insan isterse başarı bilir‘ dedirtiyor. İşte, Kenzo Takada: Mutlu, özgür, sınır tanımaz bir tasarımcı…

Moda dünyasının ikon tasarımcılarından Kenzo Takada, 81 yaşında Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi. 60’larda Paris’in yolunu tutan Japon tasarımcı, Fransa’nın ve modanın başkentinde, zorluklar içinde, ilham veren, seyir değiştiren kreasyonlarla adını tarihe yazdırdı. İşte Kenzo Takada’nın hikâyesi…

Birer sanat eseri olarak görebileceğimiz moda tasarımları, işlevselliğinden ziyade anlatımıyla, manifestosuyla kendine alan bulur ve ilham verme şansı yakalar. Bu şansı yakalayan ve tasarımın yönünü değiştiren isimler tahmin edilebileceği gibi oldukça azdır. Kuşkusuz onlardan biri de Kenzo Takada’ydı. Aykırı, kadını özgürleştiren, kalıpları yıkan, renkli ancak geçmişi de gelişim ve yenilik için bir durak olarak kullanan Takada, zorluklara bulduğu yaratıcı çözümlerle de fark yaratmıştı. İster yokluk içinde ilk kreasyonunu hazırla, ister kaya tırmanışı yap, ister uluslararası bir projeyi yönetiyor ol, istersen de üçüncü dalga bir kahveci açmaya koyul! Zorluklar esnasında verdiğin kararlar, attığın yaratıcı adımlar, hikayeni anımsanmaya değer yapacak. Kenzo’nun hikayesi gibi…

Moda dünyası ünlü Japon tasarımcı Kenzo Takada’nın Covid-19’a yenik düşmesiyle sarsıldı. Dünyaca ünlü KENZO markasının yaratıcısı olan 81 yaşındaki Takada, Paris’te yaşamını yitirirken ardında ölümsüz bir miras ve sayısız ilham kaynağı bıraktı.

Zamanının ötesinde tasarımlarının yanı sıra karakterini de çizgilerine yansıtan Takada, yakın çevresinin de söz ettiği gibi enerji dolu, nazik ve yetenekli kişiliğini kreasyonlarına da taşımayı başardı. Çok renkli tasarımlarını, bol ve asimetrik kesimlerle sunan Kenzo Takada, ilkleri başarmasının yanında kadını özgürleştiren çizgileriyle de her zaman önde gelen bir isim oldu.

Japonya’dan dünyaya açılan ve modanın kalbinin attığı Paris’i adeta fetheden Kenzo Takada, ünü dünyaya yayılmış ilk Japon modacıydı. Takada, aynı zamanda Tokyo’daki Bunka Moda Okulu’na kabul edilen ilk erkek öğrenci olmuştu. Üniversiteyle arası pek de iyi olmayan Kenzo Takada, ailesinin de isteğiyle edebiyat okumak için Kobe Üniversitesi’ne girse de bu macerası kısa sürdü. “Üniversite bana göre değildi” diyen Takada, Bunka’da da ilk zamanlarda oldukça zorlandığını: “Bunka’da sanki herkesin gerisinde gibi hissediyordum, anlatılanlardan hiçbir şey anlamıyordum” sözleriyle aktarıyordu.

Mezuniyetinin ardından kısa bir dönem Japonya’da çalışsa da 1964 Yaz Olimpiyat Oyunları hazırlık sürecinde Tokyo’daki evi istimlak edilince, 1965’te okuldan hocası Chie Koike’nin tavsiyesine uyarak gemiye atladığı gibi hayallerine açıldı ve Paris’in yolunu tuttu.

The Godfather 2’de Vito’nun Özgürlük Anıtı’nı ve New York’u ilk defa gördüğü anda yaşadığı veya Yeşilçam filmlerinde kahramanımızın Haydarpaşa Garı’nın merdivenlerinden İstanbul’a baktığında yaşadığı büyülenme hissi Tanaka için Notre Dame Katedrali’ni görünce oluşmuştu. Bu iki örmekteki “Yeneceğim seni New York/İstanbul” hissi Kenzo’da bu kadar dramatik bir şekilde oluşmamıştır muhtemelen ancak onun da Paris sahnesine adını kazımak gibi bir hedefi vardı elbette…

‘Freelance’ bir tasarımcı olarak, neredeyse beş parasız, eser miktarda Fransızca’yla atıldığı yolculuğunda kumaşlarını bit pazarlarından alarak bir “yeni” bulmaya çalışıyordu. İçine düştüğü bu çaresizlik durumu da aslında Kenzo’nun tasarım dünyasına adını yazdırmasına neden oldu. Japonya’dan getirdiği ve özenle sakladığı kaliteli kumaşlarla, Paris’in bit pazarlarından, eskicilerinden topladığı ucuz kumaşları bir araya getirmek zorunda kalan Kenzo’nun bu sıkıntısı ikonlaşmış, eklektik tarzının da doğuşuna sebep oldu.

1970’te kendi imzasıyla çıkardığı koleksiyondaki iri çiçek motifleri ve bol kesim tarzı, bir manifaturacıdan aldığı seri sonu ucuz kumaşlardan doğmuştu ancak bir moda koleksiyonunu değerli kılan elbette “malzeme” değil, tasarımcının tasarım dili ve çığır açıcı anlatımı olduğundan Kenzo Takada’nın yükselişi de bu şekilde başlayacaktı.

Zorluklar ve bulunan çözümler noktasına biraz daha değinmek gerekirse karşımıza unutulmaz bir Kenzo hikayesi çıkıyor. Bit pazarında karşılaştığı bir kadın, Galerie Vivienne’de ona ucuza bir yer ayarlayabileceğini söylediğinde heyecanla bu cömert teklifi kabul eden Kenzo, toplamda 200 dolara aldığı kumaşlarla hazırladığı ilk kreasyonunu ile fark yaratacaktı. “Jungle Jap” böyle doğacaktı.

Marci McDonald, Maclean’s dergisinin 8 Ağustos 1977 tarihli sayısında şöyle anlatıyor:
‘Ayırdığı 200 dolar ve altı arkadaşıyla, Montmartre’deki bir ucuzluk dükkanından en çılgın kumaşları satın aldı; çiçek baskıları, ekoseleri ve pötikareleri pastişlerle bir araya getirdi, tuhaf tül dallarını Banana Split’i andıran ayakkabılara yapıştırdı ve bir parti vermeye karar verdi. Dekorasyon için hiç parası kalmayınca, tüm duvarları sürreal bir Tropicana görüntüsüne boyadı ve adına da ‘orman’ dedi -bu isim dükkanının adı için ona, öfkelendirdiği iki Japon meslektaşı tarafından açılan iki davaya ilham verecekti. Avurtları çökük mankenlere parası yetmediği için bir arkadaşı, foto modellik yapan mültecilerden karmaşık bir ekip oluşturdu içlerinden biri, yüzü akne içinde defileye gelmişti ve Kenzo ile arkadaşları çözümü bütün sivilceleri yeşile boyamakta bulmuştu.’

Bir başka tanık da Vogue Fransa’dan Patrick Hourcade… 14 Kasım 1976 tarihli New York Times’a Kenzo’nun hikayesini aktaran ve o gün modellerin makjayını yapan Hourcade, “Çılgıncaydı. Hayal edebileceğinizin sınırındaydı. Kenzo olağanüstü kumaşlar kullanıyordu… Ucuz oyuncak bebeklerin üzerinde gördüğünüz cinsten. Ve aksesuarlar -muz şeklinde yanları uçuşan ayakkabılar. Sürrealdi ve model Apollonia sivilce içinde gelmişti. Tüm aknelerini yeşile boyadık” sözleriyle şok etkisi yaratan defileyi anımsıyordu.

Bir klasik, bir klişe olarak sürekli dile getirilen doğu-batı sentezinin gerçek ve başarılı temsilcilerinden biri aynı zamanda Kenzo Tanada. Sentezcilik ile kalmayıp yol da göstermiş elbette. Yohji Yamamoto ve Issey Miyake gibi tasarımcıların önünü açan Tanaka, rock temalı ancak Japon kültürünün de derin etkilerini barındıran defileleri ile sadeliği ve durgunluğu, eğlence ve renklerle birleştiriyordu.

“İşim her zaman özgürlük ve ahenk, uyum hakkındaydı. Sınırları aşan bir tasarımcı olarak hatırlanmak istiyorum.”
Kenzo Takada

2000 yılında Vogue dergisine “İşim her zaman özgürlük ve ahenk, uyum hakkındaydı. Sınırları aşan bir tasarımcı olarak hatırlanmak istiyorum” demişti ve aslında bir kalıba sokulamayacak, bir sınırla hapsedilemeyecek bir yaratıcılık alanı vardı. Takada, hakkında konuşanlardan biri de hippi imajı denince akla gelen ve 70’lere damga vuran modellerden biri olan İsveçli Gunilla Lindblad’dı. O günleri hatırlayan ve Kenzo ile çalışmanın farkını anlatan Lindblad, 2015’te şöyle demişti:

Kenzo, modeller için o zamanın en gözde tasarımcılarından biriydi. Herkes Kenzo ile podyuma çıkmak isterdi zira ‘catwalk’ları başlatan Kenzo’ydu. Önceden moda tasarımcılarının şovları çok yapısaldı, verilen numarayı giyerdin… Hazır giyimde bu daha başlamamıştı. Yolu açan Yves Saint Laurent’le Kenzo oldu ama Kenzo daha gençti. Dergilerde çıkan bütün top modelleri ayarlardı, onun şovunda yer almak çok güzeldi o yüzden. Ve sık sık giydiklerinizi size verirdi. Ödemeyi kıyafetle yapardı.”

ABD’li moda yazarı Armand Limmander, Vogue’a yazdığı bir yazısında Takada’nın felsefesini “Kenzo tasarımlarına başladığında mantrası yatıştırıcı bir şekilde çok basitti: Dünya güzeldir” ifadeleriyle aktarıyordu. The Guardian’a demeç veren Vogue’un moda yazarı ve muhabiri Suzy Menkes ise Kenzo’yu “uluslararası stilin amblemi” olarak nitelendirerek “Bana ‘mutlu’ kıyafetler tasarlamak istediğini söylediğini hatırlıyorum. Bu renkli ve kadın bedenini özgürleştiren bir tasarım anlamına geliyordu ve beynelmilel davranışı zamanının çok ötesindeydi” ifadelerini kullandı.

https://www.instagram.com/p/CF7xxJVnFpd/?utm_source=ig_web_copy_link

1999’da son kreasyonunu tasarlayan ve emekliye ayrılan Kenzo Takada, KENZO markasını 1993’te LVMH Louis Vuitton’un da sahibi olan şirkete sattı ve markasına uluslararası bir kimlik kazandırdı.

Parfüm sektörüne de adım atan Kenzo Takada’nın markası; güçlü, enerjik, renkli ve bağımsız kadın imajının altını reklamlarında da çizdi. 2016’da Spike Jonze’un çektiği ve Margaret Qualley’nin performansıyla baş döndürdüğü ödüllü Kenzo World reklamı da bu mirasın ışığında hayat buldu ve ses getirdi.

Paris’teki ilk butiğini açtıktan 50 sene sonra yaşamını yitiren Kenzo Takada’nın ardından Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo da bir paylaşım yaptı ve “Paris, evlatlarından birinin yasını tutuyor” dedi. Vefatına kadar Fransa’nın ve modanın başkentinde yaşamını sürdüren Takada, 1990’da yaşamını yitiren eşi Xavier de Castella ile Paris’te yaşadıkları eve otantik bir çay evi ve sazan balıklarının yüzdüğü bir gölet inşa ettirerek vazgeçemediği Paris’e, Japon kültürünü taşımıştı.

Kaynak: Sözcü Gazetesi

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND