Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

İcra acısından doğan başarı

Evleri icrada yok pahasına satıldığında ’neden’ sorusunu sormaya başladı. Harçlıklarından biriktirdiği para otomobil almaya yetmeyince yıllardır kafasını kurcalayan soru onun için çıkış noktası oldu. Tüm icra ilanlarını bir araya getiren bir site kurdu. Şimdi bütün icra ihaleleri elinden geçiyor…

18 bin liraya 2008 model Audi A3, 30 bin liraya Beylikdüzü’nde 3+1 daire, 15 bin 600 liraya 2008 model Mercedes Vito… Sadece bu kadar da değil; Boğaz’da bir yalı, balık çiftliğinin balıkları, 120 ton çamurlu su ve hatta genelev! Bütün bu saydıklarımız icra dairelerinden satışa çıkarılan ve satılan mallardan sadece bazıları.

Türkiye’de hep icralık olan vatandaşların ucuza satılan malları ve düştükleri zor durumlar anlatılır durur. Bunun yanısıra “ağlayanın malı gülene hayır etmez” düşüncesiyle icra ihalelerinden kimse mal almak istemez. Herkesin bu ihalelerden uzak durmasını fırsat bilenler ise bütün bu icralık malları neredeyse yok fiyatına topluyorlar. İcralık malları düşük fiyattan toplayıp satarak çok yüksek kazançlar elde etmeye başlayan bu gruplar zamanla ihaleye girmek isteyen vatandaşları da ihalelere sokmamaya başlamışlar. Bu durumdan en büyük zararı ihalelerde rekabet olmadığı için mallarını değerinin çok altında bir fiyata satmak zorunda kalan vatandaşlar görüyor.

2001 krizinde büyük zarar eden ve icralık olan bir ailenin çocuğu olan Can Emrah Özöral, üniversite okurken yaptığı birikimle otomobil alamayınca bu parayla kendi işini kurmaya karar vermiş. Kurduğu internet sitesiyle Türkiye’nin tüm illerindeki icra ihalelerini bir kaynakta toplayan Özoral, vatandaşların icra ihalelerine girme konusunda yaşadığı sıkıntıların üstesinden gelmeyi de başardı. Bugün Türkiye’deki tüm icra ihalelerinin yüzde 70’inin üzerinden yapıldığı ve 54 bin üyesi bulunan icralık.com’un 28 yaşındaki kurucusu olan Can Emrah Özoral ile bir girişimcilik örneği olan hikayesini anlattı.

İcra ihalelerini bir araya getiren bir internet sitesi kurma fikri nereden çıktı?

2001 krizinde kredi kartı borçları yüzünden ailemin 100 bin liralık evi icra yoluyla 30 bin liraya satılmıştı. Üstelik borçlarımızı ödemek için evimizi satmak için emlakçıya da vermiştik. O zamanlar evimizin bu şekilde satılmasından çok etkilenmiştim. Çok merak etsem de neden bu kadar ucuza satıldığını ve nasıl yapıldığını anlayamamıştım.

ÜNİVERSİTEDE TEMBEL BİR ÖĞRENCİYDİM

Daha sonra Uludağ Üniversitesi İşletme Bölümü’nü kazandım ve biraz tembel bir öğrenci olduğum için okulu 5.5 senede bitirebildim. Üniversite okurken aynı zamanda da çalışıyordum ve İstanbul’a 6 bin lira gibi bir birikimle döndüm. Bu parayla otomobil almak istiyordum ama gördüm ki kafama göre binebileceğim arabaların fiyatları en az 12-13 bin liralarda. Benim de aklıma icradan satılan evimiz geldi ve icradan otomobil almaya karar verdim.

İhale ilanlarının yerel ve ulusal gazetelerde yayınlandığını öğrendim. Birkaç gün bütün gazeteleri alıp ilanlara baktım ama bu çok zahmetli bir işti. Bulduğum ihalelerin bazılarına da gittim ama bir takım gruplar beni ihaleye almak istemediler. Sonra başka illere yönelsem de ihale duyurularına internetten ulaşamadım. Tam bu noktada kendime sormaya başladım: Neden bütün Türkiye’deki ihaleleri bir araya toplayan bir internet sitesi yok?

İlk adım olarak ne yaptınız?

Hemen icralik.com’un alan adı olarak boşta mı diye baktım. Araba almak için düşündüğüm birikimimi bu iş için harcamaya karar verdim ve boşta olan alan adını hemen satın aldım. Ertesi gün marka tescilini de yaptırdıktan sonra çok kısa bir süre içerisinde sitenin tasarlattım ve üye kabul etmeye başladım.

Yatırıma karar vermeniz ile üye kabul etmeye başlamanız arasında ne kadar bir süre geçmişti?

Sadece 1 aya gibi bir süre. Bu iş çok aklıma yatmıştı ve risk almaya değerdi. Ailemin de desteğini aldıktan sonra hemen bir ofis de tuttum. Çok hızlı bir şekilde internet sitesinin üye sayısı artmaya başladı.

İcra ihalelerinin bilgilerini nereden temin ediyorsunuz?

Türkiye’deki tüm gazetelere üyeliklerimiz var. Tam 304 gazeteden bu ihale duyuruları bize e-posta yoluyla ulaştırılıyor. Biz de onları sınıflandırıp sıralıyoruz.

Üye sayımız hızla artınca sadece bu ihaleleri duyurmak yerine bir avukatlık bürosuyla da anlaşarak bu ihalelere üyelerimizi temsilen katılmaya başladık.

Neden böyle bir ihtiyaç duydunuz?

Çünkü o ihalelere katılma konusunda zorluk çektik. İlk başlarda yine bazı gruplar bize ihaleye almamaya kalkıştı. Bu durumu çözmek için icra avukatlarıyla ihale gitme yolunu seçtik ve böylece bu sorunu da aşmış olduk.

Sitenizin çalışma şekli nasıl? Üyelerinize nasıl hizmet veriyorsunuz?

Bütün illerdeki ihaleleri bir araya getirerek özelliklerine göre sınıflandırıyoruz. Üyelerimiz kendi kriterlerine göre arama filtreleyebiliyor ve bu ihalelere katılabiliyor. Ayrıca icraya konu olan malların araştırmalarını da yapıyoruz. Araçsa o günkü satış değerini, aracın kazalı olup olmadığını araştırıyoruz, aracın daha önce KASKO’dan para alıp almadığını sorguluyoruz. Gayrimenkullerde kısa vadede satılabilecek fiyatının araştırmasını yapıyoruz.

İhaleye nasıl katılıyorlar?

Orada ihale butonuna tıkladıklarında avukatlarımız ihalelere üyelerimiz adına katılıyor. İhale sırasında avukatlarımız telefonla ihale sürecini üyelerimiz ile birlikte sürdürüyorlar. İsterlerse bütün ihaleyi avukatlarımıza da bırakabiliyorlar.

İhaleyi kazandıktan sonraki süreç nasıl işliyor?

İhale kazanıldıktan sonra biz bütün masrafları ödüyoruz. Vergisi, tellaliyesi. Fakat tescil yazısını almak için kendisinin gelmesi gerekiyor. Eğer gelemiyorsa avukatlarımıza bir vekalet daha veriyor. Örneğin otomobil alındığında yaklaşık 10 gün sürüyor.

Sizin kazancınız ne bu işten?

Kazancımızın büyük bir kısmını müşterilerimizden aylık bazda aldığımız üyelik ücretleri oluşturuyor.

Peki siz nereden para kazanıyorsunuz?

Bizim tek kazancımız bütün kullanıcılardan aylık olarak aldığımız üyelik aidatları. Çeşitli paketler yaptık ve bu paketlere göre de üyelik ücretlerimiz değişiyor. Aylık olarak 24 lira ile yıllık 450 lira arasında değişen üyelik paketlerimiz var. Ayrıca ihaleye gidildiği zaman avukatlık bedeli ve yol masrafları için üyelerimizden 100 TL bir masraf daha alıyoruz.

Müşterilerimize bir danışmanlık firması hizmeti de sunuyoruz. Üyelerimiz belirli kriterleri kaydedip bilgilendirilme talebi isterse kriterlerine uygun icra ihaleleri olduğunda kişiyi bilgilendiriyoruz.

Müşteri kitlenizi kimler oluşturuyor?

Bu işe ilk girdiğimizde hedef kitlemiz galericiler, emlakçılar idi. Yeterli tanıtım yapıldığında ve bu iş insanlara izah edilince ev hanımlarından öğrencilere herkese hitap edebiliyorsunuz.

İHALE SALONLARINDAKİ ÇETELER BÜYÜK DARBE YEDİ

Bizim çalışmalarımız neticesinde icra ihalelerinin yapıldığı salonlardaki gruplar ve çeteler büyük darbe yedi. Bu çetelerin dağıtılması, ihaleye fesat karıştıranların yakalanmasıyla artık rekabet ortamı yaratıldı. Böylece de borcunu ödeyemeyerek icralık olan vatandaşlarımızın malları da daha yüksek fiyatlara gitmeye başladı.

Son dönemlerde icra ihalelerine katılımlarda bir artış görüyor musunuz?

Türk halkında bir inanış var ağlayanın malı gülene hayır etmez diye bir inanış var. BU sebeple yıllarca icra mallarına soğuk bakılmış. Biz icralık malların satın alınabilineceği konusunda dinen uygun olduğuna dair fetva da çıkarttık. Eğer ihalelere katılım olmadıkça mallar değerinin çok çok altında gidiyor. Bundan da en büyük zararı aslında icralık olan vatandaşlarımız görüyor. Halbuki bu ihalelere katılım olsa rekabet dolayısıyla fiyat artacak ve icralık olan vatandaşlarımız daha çok borcu ödenmiş olacak. Hatta belki de ekonomik döngüye de katkı sağlanacak. Borçlu borcunu ödeyecek, alacaklı alacağını alacak.

Sitenizden yapılan aylık satış rakamları ne kadar?

Türkiye’deki tüm icra ihalelerin yüzde 70’i bizim üzerimizden yapılıyor.

Müşterileriniz daha çok yatırım amaçlımı icra ihalelerine katılıyor yoksa ihtiyaçları doğrultusunda mı hareket ediyorlar?

Müşterilerimizin çok büyük bir çoğunluğu ticari anlamda ihalelere katılıyor. İcralık malı uygun fiyata alıp daha sonra çok kolay bir şekilde daha yüksek fiyatlara satıyorlar. Örneğin bir müşterimize İstanbul’da 13 dönümlük imarlı araziyi 375 bin liraya satın aldık. 10 gün sonra 2 milyon liralık bir teklif geldi bu arazi için adam satmadı. Bunun benzerleri çok fazla. 100 bin liralık daireyi icra ihalesinden 50 bin liraya alıyorlar. Daireyi 80 bin liraya satışa çıkarsa bir hafta içerisinde hemen satıyorlar. Örneğin 2008 model Audi A3 marka otomobil 18 bin 600 liraya satıldı.

KENDİ İHALESİNİ GAZETEYE İLAN VERDİ

Örneğin Ankara’da işyeri icraya verilen bir vatandaş icra ihalesini gazetede ilan verdi ve vatandaşları ihaleye davet etti. İcra ihaleleri konusunda bilincin artması gerekiyor.

Siz üniversite sonrasında iş aramak yerine kendi işini kurmaya karar veren ve başarılı olan bir genç girişimci olarak bu konuda insanlara tavsiyeleriniz neler?

Herkesin girişimcilik konusunda kendi ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak yola çıkmaları gerekiyor. İngiltere’de girişimcilik fikri üretmek bu işi yapmanın yüzde kaçıdır şeklinde yapılan bir araştırmaya göre fikir üretmek sadece bu işi yapmanın yüzde birini oluşturduğu saptanmış. Bence fikir üretme sıkıntımız yok toplum olarak mesele bunları uygulamakta.

BU İŞ BENİM DE AKLIMA GELMİŞTİ

Bu işi kurduktan sonra ne kadar avukat icra müdürü tanıdığım varsa “Yahu ben bu işi kuracaktım da düşünmüştüm de” şeklinde beni aradılar. Benim fikir anlamında onlardan farkım yoktu ama sadece harekete geçtim. Biraz gözü kara olmak lazım. Ben ayrıca ailemin desteğini inkar edemem. Bu işe ilk başladığımız da nasıl yapacağımız konusunda çok bir fikrimiz yoktu ama işin içine girdikçe araştırdıkça öğrendik ve kendimizi geliştirdik. Artık emeklerimizin karşılığını almaya başladık. Hatta bu yıl Altın Örümcek web ödüllerinde 2 kategoride finale kaldık. Yarışma şu anda SMS ile halk oylaması aşamasındayız.

İnternette iş yapmanın riskleri nelerdir?

En büyük risk taklitlerinin hızlı bir şekilde türemeye başlaması oluyor. Ama yinede ilk bu işi bulanın hep önde olduğu olacağı inkâr edilemez. İnternette iş yaparken riskleri azaltmak için server hizmetleri ve tasarım konusunda kaliteli şirketlerle çalışmak gerekiyor. Ben ilk yaptırdığımda Konyalı bir sistem mühendisi arkadaşıma yaptırdım siteyi. Ama sonra zamanla kendimi güncelledim ve çok kısa bir süre sonra tasarım konusunda büyük bir şirketle anlaştık.

Peki gelecekte devlet icra ihalelerini duyurmak için kendisi bir site kurarsa bu ihaleleri sanal ortama taşırsa diye bir endişeniz var mı?

Devletin bunu kesinlikle bir gün yapacağını düşünüyorum. Ama burada asıl mesele bizim de böyle bir durum karşısında kabuk değiştirebiliyor olmamız. Bukalemun misali değişen şartlara ayak uydurabiliyor olmamız gerekiyor.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et

MAKALE

Podcast yapmak cesaret istiyor

Podcast son dönemde özellikle gençler arasında hızla yayılıyor. Bunda gencin özgürlüğüne imkan tanıması hiç kuşkusuz önemli bir faktör. Ancak podcast üretimi yapan uzman sayısı yeterli değil. Bunun en önemli nedeni ne olabilir?

Podcast yapmaya başlamaktan neden çekiniyoruz?

Kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen bazı şeyler var…

Podcast’ler dünyada her geçen gün artmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük podcast ağı olan Podfresh’in bile şimdiden çeşitli kategorilerde 100’e yakın yayını bulunuyor. Yalnızca ABD’de, nüfusun yüzde 75’i “podcast”in ne demek olduğuna aşina durumda. Ekim 2020 itibariyle ise 1,5 milyonun üzerinde podcastin olduğunu söylemek biraz ütopik gelse de gerçek bu.

Her gün başlanan yeni podcastler, kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen ve başlamaktan alıkoyan bazı yanlış yanlış bilinen şeyler var. Bu yazımda biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.

Podcast bir iş modelidir

Aslına bakarsanız podcast’ten hemen bir gelir elde etme beklentisi büyük bir hata ve orta vadede motivasyon düşürebilen bir şey. Çünkü Türkiye’de henüz yeni yeni büyüyen, ilginin fazla olduğu ancak reklam modellerinin henüz tam oluşturulmadığı bir ortam söz konusu. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki, ürettiğimiz her türlü içerik, yaratmamız gereken bir pazarlama planının da parçası olmalı ve o doğrultuda bir strateji üretilmeli. Podcast yayınlarını yaymanın sadece içerik pazarlamasıyla bittiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Birçok platformda çok sayıda niş podcastin olduğu bir arenada, bunu bir işe çevirme düşüncesinden önce içeriğimizi iyi oluşturmayı düşünmek daha yerinde olacaktır. Çünkü salt gelir eldetmekten ziyade podcastimizi aynı zamanda kendimize bir network oluşturmak için de kullanacağız ve podcastimizi de bu network dinleyecek. 

Profesyonel bir stüdyo olmadan başlanmaz

Ben şahsen podcastlerime ufacık bir odada, sesimdeki yankıyı kesmek için üzerime battaniye örterek başladım. Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen de hâlâ evimden yayın yapmaya devam ediyorum. Yayıncı adaylarının, profesyonel bir stüdyoya ihtiyaç duyacaklarını, stüdyo sesi olmadan podcast olmayacağını düşünmeleri ve bunun harekete geçmelerini engellemesi, acilen aşılması gereken bir konu.

Peki benim yaptığım podcastler süper kaliteli mi? Elbette evde sınırlı imkanlarla alınan herhangi bir kaydın stüdyo gibi olması imkansız ama zaten sorun burada başlıyor. Neden başlangıçta stüdyo kalitesinde bir yayın yapma zorunluluğu hissedeyim ki? Her şeyden önce içeriğimiz ve sürdürülebilirliğimiz çok daha önemli olgular. Bana soracak olursanız podcast yayınlarını benzersiz kılan şeyler, içerdiği samimiyet. Yani bir ev ortamında, belki çayınızı koyarken çıkan ses, belki arkanızdan gelen bir kedi. Nerede olursanız olun, telefon kulaklığına bile sahipseniz (ki Podfresh’te kulaklıklarla yapılan çok güzel yayınlar var) başlayın.

Podcast yapmak aşırı pahalı

Diğer bir yanlış düşünce de, ekipman fetişisti olup podcast yapmaya başlamak için pahalı ve kaliteli mikrofonlara sahip olmamız gerektiği. Örneğin, 3000 TL’ye çok kaliteli bulduğunuz ve profesyonellerin önerdiği bir mikrofon var ve almak istiyorsunuz. Durun, almayın! Bunun yerine 150 liraya bir yaka mikrofonu, aylık 50 TL’ye yayınlarıma değer katacak bir podcast barındırma platformu (ki artık size Spotify kataloğundan dilediğiniz müziği kullanma imkanı sağlayan Anchor varken ona bile ihtiyaç olmayabilir) ve 20 liraya podcastime sesli tanıtımlar yapabileceğim bir uygulama alırsam, erken dönemde yapacağım 3000 TL’lik bir mikrofondan daha mantıklı ve yayınıma değer katacak bir harcama yapmış olurum.

Demem o ki, Podcaste başlamak pahalı ve maliyetli değil. Bilgisayar ya da telefonunuzdaki ses kayıt düğmesine basın, telefonunuzun kulaklığını takın ve içeriğinizi oluşturun.

Dinleyici bulmak için ünlü olmak gerek

1,5 Milyon podcast yayını, daha fazla sayıda yayıncı, daha fazla sayıda da dinleyici var. Herhalde bu rakamların hepsi ünlü değil. Bu arada yayıncı adaylarının gözlerinin korkmasına hak veriyorum. Belki konuşmak istediğiniz konuyla alakalı onlarca podcast vardır ve endişe duyuyorsunuzdur. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, her podcast birbirinden parmak izlerimiz gibi farklı. Herkes niş bir yayın yapmaya çalışıyor ve konunun genelinden uzaklaşıp ister istemez spesifikleşiyorlar. 

Anlattığınız hikaye ve inşa ettiğiniz içeriğiniz sizin her şeyiniz. Yayınınız başka podcastlerin konusunu andıracak gibi görünse de, mutlaka kendinizden katacağınız şeylerle farklılaşacaktır. Kişisel deneyimler ve insan hikayeleri her şeyi değiştirir. Dinleyici olarak iki aynı nüanstaki podcast programından ayrı ayrı kendime kattığım birçok şey var. Eğer platformlarda var olan podcastler sizi podcaste başlamaktan alıkoyuyorsa, masada herkese bir sandalye olduğunu bilmenizde fayda var. 

Her şey kusursuz olmalı

Bir felaket olan ilk podcast bölümüme buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sesimin yetmediği, tonlamalarımın ise anlamsız olan bu bölümü çekerken ne kadar zorlandığımı ve onlarca kez baştan kayıt aldığımı hâlâ hatırlıyorum. Ancak sonuç itibariyle içeriğimi dünyaya yaymak istediğim için “yayınla” butonuna bastım. Sadece biz değil, dünyaca ünlü podcasterların da ilk yayınlarına baktığınızda kusursuz olmadıklarını görüp kervanın her zaman yolda düzüleceğini anlayabilirsiniz. Kimse mükemmel değil, olamaz da. Podcastinizin daha ilk bölümden mükemmel olması gerekmiyor. Açıkçası geliştikçe her zaman yeni şeyler öğreneceksiniz ve bir önceki bölümünüzü beğenmeyeceksiniz. Gereksiz mükemmelliyetçilik sizi engelleyen bir şey ise, bunu önemsememek en güzeli.

Bitirirken…

Yanlış bildiğimiz şeyler bizi bir şeylere başlamaktan, düşüncelerimizi yaymaktan ve başkasının hayatına bir şeyler katmaktan her zaman alıkoyan bir şey. Eğer profesyonel bir stüdyo yüzünden podcast yapmaya başlamıyorsanız bir hayalinizden vazgeçmiş olacaksınız. Ürettiğiniz içeriğin nerede, kimi ve nasıl etkileyeceğini, ne gibi izler bırakacağını bilemezsiniz. İnsanlara temas etmek ve dokunmak güzeldir. Yeter ki en başında belirttiğim süreklilik ve içerik gibi doğru şeylere odaklanalım.

Kaynak: T24
Yazar: İlkan AKGÜL

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND