Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Her şeyin zamanı, her işin vakti varmış!

önemli kararlar, Manşet, hangi ay hangi işi yapmalı, doğru zaman, avantajlı aylar, araştırmalar

Araç sigortanız mı bitti? Evlenmek mi istiyorsunuz? Yoksa ev mi almak istiyorsunuz? Hepsi için doğru bir zaman var. İşte 12 ayın 12 farklı konuda sağladığı avantajlar…

Hangi ay hangi işi yapmalı?

Araştırmalar, iş başvurusu yapmaktan, ev satın almaya, hatta evlenmeye ve çocuk yapmaya kadar hayatımızın önemli olaylarını yılın belli aylarında gerçekleştirmenin daha avantajlı olabileceğini gösteriyor. Peki, buna göre, hangi ay ne yapmalı?

Ocak: İş başvurusu yapmanın en iyi zamanı

Yeni bir yıla yeni bir işle başlama isteğinden dolayı Ocak ayında Google’da iş aramaları yoğunlaşıyor. Ancak diğer aylara kıyasla bu aramaların çok azı gerçek iş başvurularına dönüşüyor.

Bu nedenle Ocak ayı iş başvurusu yapmak için en uygun ay denebilir. Ocak-Haziran arası dönemdeki iş başvuruları, Temmuz-Aralık arasındakine kıyasla yüzde 14 daha az. Bu durum, üniversite mezuniyetlerinin çoğunlukla yaz aylarında olmasından kaynaklanıyor. Böylece sonbaharda iş arayanların sayısı artıyor.

Ayrıca Ocak ayında tatilde olanların sayısı az olduğundan iş alımları için karar verme süreci daha hızlı işliyor. Şirketler o yıl yapılacak yeni istihdam için bütçeyi de genellikle bu ay netleştirmiş oluyor. Yıllık primler Aralık’ta alındığından çoğu insan iş değiştirmek için Ocak ayını bekliyor. Yani boş istihdam oranı bu ay artmış oluyor.

Şubat: Araç sigortası (kasko) için en iyi ay

İngiltere’de yapılan araştırmalar araç sigortalarının Aralık ayında doruğa çıktığını gösteriyor. Fiyatlar Ocak ayında yeniden düşüşe geçiyor. Aralık 2016’da kapsamlı araç sigortası ortalama 812 dolar iken Şubat 2017’de 685 dolara düştüğü görüldü. Yani Aralık’ta araç sigortası yüzde 15 daha pahalıya mal olmuştu.

Aralık ayında sigorta primlerinin artması Noel ve yılbaşı nedeniyle daha fazla aracın trafiğe çıkmasına ve soğuk hava koşullarına bağlanıyor. Bu durum kaza riskini artırıyor.

Ancak araştırmalar, hangi ay olursa olsun, önceki sigorta süresi bitmeden üç hafta önce yenilemenin en uygun fiyat almayı sağlayacağını gösteriyor. Sigorta süresi bitmeden harekete geçmiş olmak kişinin organize ve tedbirli olduğunun göstergesi sayılırken, yenilemeyi son dakikaya bırakmak yüksek risk olarak görülüyor.

Mart: Evlenmek için en iyi ay

ABD’de evlenmek için en popüler mevsim sonbahar, İngiltere’de ise yaz. Bu mevsimler doğal olarak evlilik törenleri de daha pahalıya mal oluyor. Bu nedenle, en azından kuzey yarıküredeki ülkelerde Ocak, Şubat veya Mart aylarında evlenmekle düğün masrafları azaltılabilir.

Bu durum bütçeden de ötesini etkileyebilir. ABD’de 3000 çift ile yapılan araştırmada, düğün masrafı az olan çiftlerin evliliklerinin daha uzun sürme ihtimali olduğu görüldü.

Nisan: Bebek yapmak için girişimde bulunulacak en iyi ay

Doğurganlık bakımından en önemli faktörlerden biri sperm sağlığı ve miktarıdır. Bunların en üst düzeyde seyrettiği dönem ise bahar aylarıdır. ABD’de 29 bin erkekten 17 yıllık bir dönem boyunca alınan sperm örneklerinde, hareketli sperm sayısının bahar aylarında doruğa çıktığı, yazın ise düştüğü görüldü.

İsviçre’de 12 bin erkek üzerinde yapılan başka bir araştırmada da sperm yoğunluğunun baharda en yüksek, yazın ise en düşük düzeyde olduğu tespit edildi.

Tek başına bu olgu hamilelik şansını diğer aylara kıyasla büyük ölçüde değiştiren bir etkide bulunacak anlamına gelmiyor.

Mayıs: Önemli kararlar için en iyi ay

Ocak ayı kuzey yarıkürede hayata dair önemli kararların alındığı bir ay genellikle. Ama araştırmalar bunun iyi bir dönem olmadığını gösteriyor. Zira kış aylarında nüfusun yüzde 10’a yakını mevsimsel depresyondan etkileniyor.

Moralimiz bozuk olduğunda riskten kaçınma eğilimi güçleniyor. Ciddi sonuçlar doğurabilecek kararlar açısından bu dönem iyi olabilir. Ancak riskten kaçmak karar almayı zorlaştırabileceği gibi tutucu bir yaklaşım akılcı da olmayabilir.

Bir araştırmada, iskambil oyununda depresyon halindeki katılımcıların ödül getirecek seçenekleri hatırlamada güçlük çektiğini, diğer katılımcılar karşısında oyundaki şanslarının azaldığını gösterdi.

Depresif ruh hali insanı çelişkiye ve kararsızlığa iterek tercihte bulunmayı zorlaştırır. Bu nedenle birçok karar açısından belki de günlerin uzadığı ve daha pozitif bir ruh halinin olduğu Mayıs gibi bir ayı beklemek daha doğru olabilir.

Haziran: Hastaneye gitmek için en iyi ay

Hastalanmak hiçbir zaman için iyi değil elbette… Ama bazı aylar diğerlerine kıyasla daha kötü olabilir. Kış ayları hastaneye gitmek için en kötü zaman olsa da Temmuz ve Ağustos gibi yeni mezun doktorların hastaneye akın ettiği dönemlerin daha riskli olabileceğini gösteren veriler de var.

İngiltere’de acil servis dışında randevulu hastane ziyaretleri ve ameliyatlarının en yoğun olduğu aylar Kasım, Şubat ve Mart. Dünya genelinde de kış ayları birçok hastalığın zirve yapması nedeniyle hastane ziyaretleri artıyor. Bunlar arasında zatürre ve yaşlılarda astım ve kalp krizi geliyor. Hastanelerin yatak kapasitesi dolduğu için boş yatak bulma ihtimali azalıyor, acil serviste ise daha uzun süre beklemek gerekiyor.

California’da yapılan bir araştırma ise yeni doktorların işgücüne katıldığı ve rollerin henüz netleşmediği yaz döneminde, önlenebilir komplikasyonlara maruz kalma riskinin yüzde 90 arttığını ortaya koydu. ABD’de üniversite hastanelerinde de Temmuz-Ağustos döneminde ameliyat olan hastaların Nisan ve Haziran’a kıyasla 30 gün içinde ölme riskinin yüzde 41 arttığı ifade edildi.

Doktorların tatile çıkma ihtimali arttığı için Aralık ayında da ‘Temmuz etkisi’ görüldüğü belirtiliyor. Bu nedenle hastaneye gitmek için en uygun ay Haziran görünüyor.

Temmuz: Sınav için en uygun zaman

Çoğumuz sınava girecek zamanı kendimiz seçemeyiz. Ama öyle bir şans varsa ve sınavda yoğun dikkat gerekiyorsa yaz ortası en iyi zaman.

Bir araştırmada, beyin aktivitesi ve bilişsel becerilerin yıl içinde belli bir döngü izlediği görüldü. 28 genç yılın farklı zamanlarında teste tabi tutulduğunda, dikkatin en yoğun olduğu zamanın yaz ortası olduğu, kışın ise en kötü seviyede olduğu tespit edildi.

Ancak kısa süreli hafıza bakımından en iyi performans sonbaharda, en kötüsü ise ilkbaharda görülüyor.

Gün uzunluğunun beynin işleyişini etkilediği gözleniyor, ancak araştırmacılar bunun işleyişi hakkında fazla bilgiye sahip değil.

Fakat mevsimlerle bilişsel beceriler arasındaki ilişkiyi inceleyen diğer araştırmalarda farklı sonuçlar da elde edildi. 13-19 yaş arası 182 Norveçli gençle yapılan araştırmada, mevsimlerin hafıza, öğrenme, reaksiyon süresi veya problem çözme becerisi üzerinde herhangi bir etkisi olmadığı sonucuna varıldı.

Ağustos: Ev satın almak için en iyi ay

ABD’de ev satın almak için en popüler dönem bahar ayları. Nisan, Mayıs ve haziran en fazla satılık evin piyasaya girdiği aylar. Böylece alıcının daha fazla seçeneği oluyor. Ancak alıcı sayısı da daha yüksek olduğu için ev fiyatları artıyor. En yüksek fiyatlar Nisan ayında görülüyor.

ABD’nin 50 büyük kentinde 2014-16 yılları arasındaki ev fiyatları incelendiğinde en düşük fiyatların Ocak ve Şubat aylarında olduğu gözlendi. Ancak bunda evin büyüklüğü veya kalitesi gibi başka etkenlerin olabileceği belirtiliyor.

Uzmanlar fiyatların daha düşük olması ve seçeneklerin fazlalığı nedeniyle satın alacak ev bakmak için en uygun zamanın Ağustos ve Eylül ayları olduğunu söylüyor.

Eylül: Doğmak için en iyi ay

Doğum günümüzü seçme şansımız yok. Ama hamileliğinizi en ince ayrıntısına kadar düşünüyorsanız Eylül’de doğum yapacak şekilde plan yapmak çocuk açısından olumlu olacaktır.

Araştırmacılar Eylül’de doğan çocukların sınavlarda daha başarılı olduğunu ve en iyi üniversitelere girme şanslarının daha yüksek olduğunu gösteriyor.

ABD’de 100 yaş ve üzeri 1600 kişi ile yapılan araştırma, Eylül-Kasım ayları arasında doğan kişilerin 100 yaşına kadar yaşama şansının arttığını ve ileri yaşlarda kalp hastalıkları ve diyabet de dahil olmak üzere daha az sağlık sorunları çektiğini ortaya koyuyor.

Ekim: Borsada hisse senedi almak için en iyi ay

Hisse senetlerinin Mayıs-Ekim ayları arasında daha zayıf performans gösterdiği, Kasım-Nisan arasında ise güçlendiğine dair yaygın bir kanı var. Bu inanışa göre baharda hisse senetlerini satmak, değerleri yükselmeye başlamadan hemen önce sonbaharda da satın almak gerekiyor.

1998’de yapılan ve yüz yıllar öncesine kadar uzanan bir araştırma, bu inanışın 37 piyasanın 36’sında doğruluğunu kanıtladı.

ABD ve Kanada’da yapılan başka bir araştırmada da yatırımcıların bahar aylarında daha atılgan, sonbaharda daha temkinli davrandığını ortaya koydu. Bu yatırımcılar sonbaharda riskli hisselerini satmaya başlayınca fiyatlar düştüğü için, bu riski göze alan kişiler için uygun yatırım olanakları doğmuş oluyor. Kış sonunda piyasalar normale döndüğünde bu hisselerin getirisi de yüksek oluyor doğal olarak.

Ancak borsaları etkileyen mevsimsel döngülerden başka etkenler de var. Ocak ayı etkisi, tatil etkisi, ay sonu etkisi, vb. ve bu etkenler küçük çaplı hisseler üzerinde daha etkili oluyor. Bu nedenle buradaki bilgiler hisse senedi alımı konusunda tavsiye olarak değerlendirilmemeli.

Kasım: Pasaport başvurusu için en iyi ay

İlk pasaport ve yenileme amaçlı başvuruların sonuçlanması talebin arttığı dönemlerde daha uzun zaman alıyor. ABD ve İngiltere verileri, özellikle Kasım ve Aralık aylarında daha az sayıda başvuru yapıldığını gösteriyor. Yaz hazırlıkları erken başladığından rakamlar Ocak ayında yeniden artış gösteriyor.

Aralık: Araba almak için en iyi ay

ABD’de araç satışları eskiden Mart ve Mayıs aylarında zirve yapardı. Ama 2009’dan bu yana Aralık ayı öne geçti. Bu ay araba satışları aylık ortalamanın yüzde 13 üstünde seyrediyor.

Bunda yılsonu indirimlerinin payı olduğu sanılıyor. ABD’de oto galerileri yıllık hedeflerini gerçekleştirmek ve stoklarını yenilemek amacıyla yılsonuna doğru fiyatlarda indirime gidiyor. Bu indirimler üreticinin tavsiye ettiği fiyatın ortalama yüzde 6,1 altında oluyor.

Yazar: Amanda Ruggeri 
Kaynak: www.bbc.com

MAKALE

İK bütçesi nasıl oluşturulur?

Manşet, insan kaynakları bütçesi, insan kaynakları, bütçe

İK bütçesi nedir? Nasıl hesaplanır? Bütçe oluşturulurken hangi adımları takip etmek gerekir? İşte yanıtı…

Personel maliyet bütçesi hazırlarken nelere dikkat edilmeli?

Dışarıdan bakıldığında insan kaynakları personeli sadece işe alım yapan ya da özel günlerde masanıza hediye bırakan kişiler gibi görülse de aslında çok daha önemli görevleri vardır. O görevlerden biri de personel maliyet bütçesi hazırlamaktır.

Personel maliyet bütçesi adından da anlaşılacağı üzere çalışanların bordro maliyetleri dahil tüm masraf kalemlerinin yer aldığı belgedir. Çalışanlarınızın masraflarını sıralamak kolay bir iş gibi görünebilir. Ancak bulunduğunuz sektör, çalışana önereceğiniz rol, şirketinizin konumu, çalışana ödemek istediğiniz ya da ödemekle yükümlü olduğunuz ek faydalar gibi pek çok değişkeni göz önünde bulundurmanız gerekir. Bu karmaşık süreci sizin için tamamlayacak bir insan kaynakları departmanınız varsa endişelenmenize gerek yok, ama bu planlamayı yapması gereken sizseniz o zaman bir işletme sahibi olarak üzerinizde zorlu bir görev daha var demektir. Bu noktada personel maliyet bütçesi hakkında dikkat etmeniz gerekenleri birlikte inceleyelim.

Personel Bütçesi Kalemlerinizi Belirleyin

Bordro maliyetleri: Bordro kalemi çalışanların brüt ücretini ve SGK’ya ödediğiniz primleri kapsar. Bütçenizde yer alacak bordro maliyeti bunlar ile sınırlı kalmaz. Maaş dışında çalışanlarınıza ödediğiniz:

• Mesailer,

• Ödenekler,

• Prim, ikramiye, yol ve yemek yardımı, kira ve yakacak yardımı, bayram paketi, erzak yardımı ve benzeri yan haklar,

• Şirket uygulamalarınızda yer alıyorsa çalışanlar için yaptıracağınız özel sigortalar da bordro maliyetinde göz önünde bulundurulması gereken kalemlerdir.

İzin süreleri: Bütçenizde çalışanların hak ettiği yıllık izin, ölüm izni, doğum izni gibi izin sürelerinin de maliyet kalemi olarak yer alması gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu gereğince çalışanların hak ettiği yıllık izinlerin, bulunduğunuz cari yıl içinde kullanılması ve bir sonraki yıla devredilmemesi gerekir. Ancak uygulamaya geçtiğimizde durum farklılık gösterir. Çalışanların kullanmadığı izinler bir sonraki yıla devredilmekte ya da kullanılmayan izin günlerinin ücreti çalışana ödenmektedir. Siz de bu ücreti çalışanlarınıza ödüyorsanız bu tutara maliyetinizde bütçe kalemi olarak yer vermelisiniz.

Tazminat tutarları: Çalışanların işten ayrılması durumunda ödenecek kıdem ve ihbar tazminatlarının da çalışanların kıdemlerine göre hesaplanması ve bütçeye eklenmesi gerekir.

Eğitimler: Çalışanlarınızı göndereceğiniz seminer ya da eğitim programları varsa bunlar da bütçenizde iki farklı maliyet kalemi oluşturacaktır. İlki kişi ilgili günlerde iş yapamayacağı için doğan iş gücü kaybının bordro maliyetidir. Seminer ya da eğitimin ücretleri, konaklama, yemek ve ulaşım gibi maliyetlerin toplamı da ikinci maliyet kalemidir.

Donanımlar: Çalışanlara tahsis edilen cep telefonu, tablet, bilgisayar ya da araba gibi haklara da personel maliyet bütçenizde muhakkak yer verin.

Sabit ve değişken maliyetleri göz önünde bulundurun

Bütçenizi hazırlarken dikkat etmeniz gereken noktalardan biri de bazı maliyetlerinizin sabit, bazılarının ise değişken olmasıdır. Sabit maliyetleriniz, aylık düzenli olarak ödediğiniz ve tutarı değişmeyen kalemlerdir. Her ay ödediğiniz maaş, SGK primleri ve bunlardan doğan vergiler tutarı belli olan sabit maliyetlerdir. Çalışan sayınız değişmediği müddetçe de bu kalem değişiklik göstermez. Aylık cironuza göre satış ekibinize ödeyeceğiniz primler, iş günü sayısına göre ödenen yemek ücretleri de her ay farklılık gösterdiği için bütçenizde değişken maliyetler olarak yer alabilir.

Bütçenizi hazırlarken bu noktaları da ihmal etmeyin

• Geçici personel işe alıyorsanız, bu personelin maliyetini de bütçenize eklemeyi ihmal etmeyin.

• İşe alım ve mülakat sürecinizin de bir maliyeti var ise bunları da bütçenize dahil edin.

• Asgari ücret, AGİ ve vergi yüzdelerinde gerçekleşen olası değişiklikleri de bütçenizi hazırlarken göz önünde bulundurun.

• Şirketiniz için önemli bilgiler yer aldığından personel maliyet bütçenizi şifre ile koruyun ve sadece güvendiğiniz kişilere erişim izni verin.

• Hazırladığınız bütçenin tutarlılığını mutlaka ölçün. Gerçekte harcanan rakamlar ile bütçenizde öngördüğünüz rakamlar arasında dengeyi bulmak şirketinizde bütçeleme konusuna daha fazla önem verilmesini sağlayacak ve emekleriniz boşa gitmeyecektir.

Personel maliyet bütçesini nasıl hazırlayacaksınız?

Excel üzerinde departmanlara göre personel sayısı, norm kadro planlamanız ve personelinizin maliyetine detaylı olarak yer verip, formüller yardımı ile hesaplamalarınızı yapabilirsiniz. Ancak bu işe ayıracak vaktiniz ya da insan kaynakları bilginiz yoksa süreç sancılı bir hale gelebilir.

Bütçeniz olmadan ilerleseniz de gelecekte yapacağınız harcamaları planlayamazsınız. Bu nedenle personel maliyeti bütçesi hazırlama konusunda bir dış kaynaktan yardım almak sizin için faydalı olacaktır. @WRK İnsan Kaynakları, personel maliyet bütçesi hazırlama konusundaki deneyimleri ile şirketinize en uygun danışmanlık hizmetini sunacaktır.

Yazar: Evren Süer
Kaynak: www.medium.com

Okumaya devam et

MAKALE

Doğru adayı doğru işle buluşturmak

seçme ve yerleştirme, mülakat, Manşet, iş hayatı, insan kaynakları

Şirketleri rekabette bir adım önde tutan temel kaynaklardan birisi de yüksek performans sergileme potansiyeli olan insanlarla çalışma fırsatını yakalamaktır. Peki, seçme ve yerleştirme sürecini nasıl daha etkili hale getirebiliriz? İşte sizler için hazırlanmış 10 öneri…

10 maddede etkili seçme ve yerleştirme süreci

Doğru adayı doğru işle buluşturmak İK uzmanlarının öncelikli görevi. “Seçme ve yerleştirme sürecini nasıl daha etkili hale getirebilirim?” diye merak ediyorsanız, İK danışmanı ve eğitmen Tuğba Kaplan’ın size önerileri var…

Seçme–yerleştirme süreci sonunda anlaşılan ve işe başlayan her yeni çalışanın (çalıştığı pozisyonun gerektirdiği tüm teknik beceriye sahip olsa dahi) kuruma ve iş işleyişine alışması en az 3 ay sürer. Bu demektir ki anlaşılan ve işe başlayan yeni çalışanların kurumdan ayrılmaları durumunda pozisyon en iyi ihtimalle hemen doldurulsa da yeni adaydan verim almak için en az 3 ay beklemeniz gerekir. Bu nedenle seçme–yerleştirme sürecinin her aşamasında oldukça dikkatli ve titiz olmakta fayda var.

Etkili bir seçme – yerleştirme süreci için dikkat etmemiz gereken konular aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  1. Adaylara ulaşmak amacıyla ilan açacaksanız, ilan içeriği oldukça önemlidir. Aranan özellikler bölümüne, o işi yapmak için gerekli olan minimum yetkinlikler yazılmalıdır. İlk etapta ne kadar çok adaya ulaşırsanız o kadar iyi olacağından buradaki “minimum” kısmı önemlidir.
  2. Gelen başvurular arasında yetkinlik beklentilerinizi ve ikamet, yaş vb. kriterlerinizi karşılayan tüm adaylarla ön görüşme yapmalısınız. Daha önceki dönemlerde ön görüşmeler sadece yüz yüze yapılırken, teknolojinin etkisiyle günümüzde dijital ortamlarda da yapılabilmektedir.
  3. Yüz yüze görüşeceğiniz adaylara mutlaka görüşme günü, saati, yeri gibi bilgileri önceden iletmelisiniz. Ayrıca görüşmeleri yapacağınız gün için kendi takviminizi de ayarlamalı, adayları bekletmemeli, çok önemli bir sorun olmadığı sürece görüşme saatlerini son anda değiştirmemelisiniz.
  4. Görüşme öncesinde görüşeceğiniz adayın özgeçmişini gözden geçirmeniz önemlidir. Böylece sizin için önemli olabilecek kısımları unutmamış ve atlamamış olursunuz.
  5. Görüşme esnasında adayın beden dilini gözlemlemenizde de fayda var. Fakat bunu “Burnunu kaşıdı, kesin yalan söylüyor” gibi direkt kesin yargılarla sonuçlandırmak sizi yanıltabilir.
  6. Sorularınızı doğru seçmeli ve yapılandırmalısınız. Pozisyonun gerektirdikleri ya da iş işleyişi ile ilgili olmayan sorular sormamalısınız. Ayrıca adayın cevap vermek istemeyebileceği ya da özel yaşamıyla ilgili sorular da sormamalısınız.
  7. Adayların da size sorular sorabileceğini unutmayın. Bu nedenle adaylar tarafından soru sorulduysa aktif bir şekilde dinleyin ve net cevaplar verin. Soru sormayan adaylara da görüşmenin sonlarına doğru soruları olup olmadığını sorabilirsiniz, böylece aklına takılan soruları sormaya çekinen adayların düşüncelerini de netleştirmiş olursunuz.
  8. Seçme – yerleştirme sürecinizdeki aşamaların arasında uzun zaman boşlukları var ise, adaylara ara bilgilendirmeler yapmalısınız. Unutmayın, sizin sürecinizin arayışla devam ettiği gibi, adayların arayış süreçleri de eş zamanlı olarak devam ediyor.
  9. Seçme–yerleştirme sürecinin tüm aşamalarında adaylara nazik davranmalısınız. Örneğin; “Ben stres mülakatı yapıyorum” cümlesine sığınarak adaylara kötü ve kaba davranılmamalıdır. Zaten stres mülakatı dediğimiz kavram da bu değildir.
  10. Sürecin sonucunda mutlaka tüm adaylara olumlu ya da olumsuz dönüş yapmalısınız. Sadece olumlu olan adaya dönüş yapmak etik olmamakla birlikte, diğer adayların netleşmesini de engeller ve imajınızı oldukça olumsuz yönde etkiler.

Son olarak; seçme–yerleştirme sürecinin önemi unutulmamalı, süreç bir bütün olarak sistemli bir şekilde yürütülmelidir.

Yazar: Tuğba Kaplan / İK danışmanı ve eğitmen
Kaynak: www.kariyer.net

Okumaya devam et

MAKALE

Flört şiddeti: İlişkin güvenli değilse ne yapabilirsin?

Manşet, ilişkide şiddet, ilişki, flört şiddeti, flört

Flört şiddeti, ilişkide bir tarafın diğer taraf uyguladığı kontrolcü, müdahaleci, kısıtlayıcı, zarar verici ve yaralayıcı davranışlardır. Peki, sizce bu davranışın sebepleri nelerdir? Böyle bir durumla karşılaştığımızda ne yapmamız gerekir? İşte yanıtı…

Flört şiddeti nedir?

Sevgilin kimlerle görüştüğünü denetliyor mu? Kıskançlığı sevgisinin dışavurumu gibi mi gösteriyor? Sosyal medya hesaplarını kontrol ediyor mu?

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, flörtün yeni yeni başladığı 13-23 yaş döneminde romantik ilişkilerde yaşanan şiddete dikkat çeken ve flört şiddetine dair ipuçları veren bir rehber yayınladı.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın rehberinde flört şiddetine ilişkin şu bilgiler paylaşılıyor:

Flört şiddeti nedir?

Flört şiddeti, sevgilinin sana karşı fiziksel, cinsel, psikolojik, sosyal ve dijital şiddet içeren davranışlarda bulunmasıdır. Sevgilin, sana karşı şiddet göstererek senin üzerinde egemenlik kurmayı, seni kontrol etmeyi ve gücünü göstermeyi hedefler. Flört şiddeti, bitmiş ya da sürmekte olan heteroseksüel ya da homoseksüel ilişkilerde ortaya çıkabilir. 

Fiziksel flört şiddeti 

Fiziksel flört şiddeti, sevgilinin senin bedenine kasıtlı olarak zarar vermesidir. Sevgilinin sana vurması, tokat atması, yumruk atması, bir eşya fırlatması, bıçak ya da silah çekmesi, seni itmesi, tekmelemesi, ısırması, saçını çekmesi fiziksel şiddet örnekleridir. 

Cinsel flört şiddeti 

Cinsel flört şiddeti, sevgilinin seni cinsel birliktelik veya yakınlık yaşamak için zorlaması, cinsellik konusunda “hayır”ı kabul etmemesidir. Sevgilinin istemediğin halde seni öpmesi ve sana dokunması, sen alkol veya madde etkisi altındayken ya da bilincin yerinde değilken seninle cinsel birliktelik kurması, cinsel birliktelik sırasında, öncesinde veya sonrasında sana karşı küçümseyici ve kaba bir tutum sergilemesi, doğum kontrol yöntemlerini kullanmaması veya senin kullanmana izin vermemesi cinsel şiddet örnekleridir. 

Psikolojik flört şiddeti 

Psikolojik flört şiddeti, sevgilinin sende korku uyandıracak, senin kendine olan güvenini ve saygını zedeleyecek biçimde konuşması ve davranmasıdır. Sevgilinin sana isim takması, bağırması, iftira, hakaret veya küfür etmesi, ne yapman ve ne giymen gerektiğini söylemesi, seni başkalarının önünde küçük düşürmesi, tehdit etmesi, kötülemesi ve ismini karalaması, suçlaması, yıkıcı bir biçimde eleştirmesi, “koruma altına alma” bahanesiyle yönlendirmesi, sırlarını başkalarına söylemesi psikolojik şiddet örnekleridir. 

Sosyal flört şiddeti 

Sosyal flört şiddeti, sevgilinin senin sosyal ilişkilerini kısıtlaması, kontrol etmesi ve senin sosyal çevrenden soyutlanmana, yalnızlaşmana neden olacak şekilde davranmasıdır. Sevgilinin ailen veya arkadaşlarınla görüşmene izin vermemesi, kimlerle arkadaş olduğunu kontrol etmesi, “namusunu koruduğunu” söyleyerek erkek arkadaşlarınla konuşmanı yasaklaması, kıskançlık yaparak sosyal ilişkilerini kısıtlamaya çalışması ve kıskançlığı sevgisinin dışavurumu gibi göstermesi, arkadaşlarına zaman ayırdığında seni suçlaması, eleştirmesi veya sana küsmesi, sürekli başkalarıyla flört edip etmediğini araştırması, toplum, aile veya okul karşısında seni “utandırmak” ya da “rezil etmekle” tehdit etmesi sosyal şiddet örnekleridir.

Dijital flört şiddeti  

Dijital flört şiddeti, sevgilinin teknolojik araçları seni kontrol etmek için kullanması, bu araçlar aracılığıyla seni tehdit etmesidir. Sevgilinin sosyal medya hesaplarının şifrelerini istemesi ve kontrol etmesi, sosyal medyada kimlerle arkadaş olabileceğine karar vermesi, resim ya da video göndermek için seni zorlaması, telefonunu veya bilgisayarını karıştırması, sürekli mesaj atması ve hızlı bir yanıt beklemesi dijital şiddet örnekleridir. 

Israrlı takip (Stalking) 

Israrlı takip, ayrıldığın ya da halen birlikte olduğun sevgilinin seni sürekli izlemesi ve takip etmesidir. Takip davranışı, sende korku uyandırmayı, sana gözdağı vermeyi ve güvencesiz hissettirmeyi hedefler. Eski sevgilinin haber vermeden veya davet edilmeden evine  ya da okuluna gelmesi, gittiğin yerlerde karşına çıkması, sürekli hediye veya çiçek alması veya göndermesi, arkadaş çevrenle iletişim kurması ve seninle ilgili bilgi almaya çalışması, senin eşyalarına zarar vermesi ısrarlı takip davranışı örnekleridir. 

İlişkin güvenli değilse ne yapabilirsin?

Sevgilinden farklı fikirlere, isteklere, önceliklere sahip olabilirsin. Her ilişkide farklılıkların ortaya çıkması, anlaşmazlıkların olması doğaldır. Önemli olan bunları nasıl çözdüğünüzdür. Eğer bir farklılık ya da anlaşmazlık karşısında herhangi bir şiddet türüyle karşılaşıyorsan, güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için şunları yapmayı deneyebilirsin: 

  • Şiddeti tanıman ve şiddet için kendini sorumlu görmemen çok önemli. Şiddetin sorumlusu sen değilsin!
  • Şiddeti normal bir davranış olarak kabul etmemen çok önemli. Aklından “bunu hak ettim”, “herkesin sevgilisi böyle davranıyor” gibi düşünceler geçebilir. Kendinden şüphe etme! Unutma, haklı şiddet yoktur!  
  • Sevgilinin, şiddeti bir problem olarak görüp görmediğini araştır. Sevgilin seninle güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için çabalıyor mu? Şiddetsiz bir ilişki kurmak için işbirliği yapıyor mu? 
  • Güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için kurallar koyarak sınırlarını koruyabilirsin. Kuralları koymak, hangi tür davranışları kabul etmeyeceğini söylemek ve bu kurallara uymadığında ondan uzaklaşmak ya da ayrılmak senin güvende olmanı sağlayacak bir adımdır. Bu sayede şiddetsiz, güvenli, eşit ilişkiler kurabilirsin. 
  • Herhangi bir şiddet türüyle karşı karşıya kalıyorsan, şiddet durmadan güvende olamazsın. Sevgilin şiddeti bir problem olarak görmüyorsa ve şiddeti durdurmak için herhangi bir adım atmıyorsa, ilişkiden uzaklaşmalısın. Onu değiştirmeye çalışma. Unutma, şiddeti durdurmak onun sorumluluğu. Eğer o şiddeti durdurmazsa, şiddet artarak devam edecektir. Kendini korumalı ve ilişkiden çıkmalısın.  
  • Sevgilinden ayrılmayı düşündüğünde “Bana çok iyi davrandığı oluyor”, “Her zaman böyle sinirli değil”, “Aslında beni çok seviyor” gibi düşüncelere kapılabilirsin. Yalnız kalmaktan korkuyor olabilirsin. Daha önce ayrılmayı deneyip onu affetmiş olabilirsin. Onun istediği gibi biri olmaya çabalıyor olabilirsin. Onunla ileride çok iyi bir ilişki kurabileceğini umut ediyor olabilirsin. Bu durumda şiddet döngüsüne girmişsin demektir. Şiddet döngüsünü tanımalısın. 
  • Yakın gördüğün, seni yargılamayacağını düşündüğün bir yetişkinden yardım isteyebilirsin. Yaşadıklarını paylaşmak ve konuşmak, seni güçlendirir. 
  • Unutma, şiddet varsa, sevgi yoktur.
Kaynak: www.t24.com.tr

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER10 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND