Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Gündelik hayatta kullanmak için pratik bilgiler

Başarı taktiği olarak hep “yüksek stratejiler” önerecek değiliz yaa.. İşte size gündelik hayatta kullanmak için pratik bilgiler. Mesela çamaşır makinasına attığınız çoraplarınızın kaybolmasını “başarıyla” nasıl engellersiniz? Okuyun, annenize hava atın!

GÜNDELİK HAYATTA KULLANMAK İÇİN PRATİK BİLGİLER

Çoraplarınızı çamaşır makinesine koymadan önce çengelli iğne ile
birbirlerine tuturursanız kaybolmadıklarını göreceksiniz.

Kadife ve ipekli elbiselerinizi buharlı bir banyoya asın. Buhar onların
tüm kırışıklıklarını alacaktır.

Gözlüğünüzün vidası çok çabuk çıkıyorsa vidayı takmadan önce, vidanın
gireceği deliğe renksiz oje damlatın. Vidayı öyle takın.

Satın aldığınız ayakkabılar ayağınızı sıkıyor ise onları bir kaç dakika
buhara tutun.

Makasınızı bilemek istiyorsanız, zımpara kağıdı kesin.

Halıdaki sigara yanıklarından, yanık yerler üzerinde zımpara kağıdı ile
dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz.

Mobilyaların yerlerini değiştirdiğinizde halıların üzerinde iz bırakır.
Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve
erimesini bekleyin. Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin.
İzden eser kalmadığını göreceksiniz.

Evinizde hayvan besliyorsanız ve bunların tüyleri koltuklarınıza,
kanepelerinize bulaşıyorsa elinize yapışkan bir bant sarın ve tüylü olan
yerlerde gezdirin.

Fermuarlı giyeceklerinizi çamaşır makinesine koymadan önce kapalı olup
olmadığını kontrol edin. Açıksa zedelenebilirler.

Yeni yıkanmış nemli halınızın üzerine mobilyalarınızı koymadan önce
ayaklarının altına biraz alüminyum folyo koyun. Böylece izlerin
çıkmasına engel olacaksınız.

Üst üste koyduğunuz bardaklar yapışıp çıkmıyorsa bir leğenin içerisine
koyun Üstteki bardağın içerisine buz koyup leğenin içerisine yavaş
yavaş sıcak su koyun. Bardakların kolayca çıktığını göreceksiniz.

Tahta salata kaplarınızı suyun içerisinde bekletirseniz çatlarlar. Bunu
önlemek için kullandıktan sonra bekletmeden yıkayıp, kurulayın. Böylece
tahtaların bozulmalarını önlemiş olursunuz.

Çocuğunuz için bir parti vereceğiniz zaman süslü bardakları şu şekilde
yapabilirsiniz. Bardakların ağzını önce yumurta akına batırın. Daha
sonra renkli pasta şekerinin içerisine batırıp kurumasını bekleyin.

Satın aldığınız plastik ve cam eşyaların üzerine yapıştırılan
etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve
15 dakika bekletin. Bir bez ile ovalayıp yıkayın. Üzerinde hiç bir leke
ve çizilme oluşmayacaktır.

Çekmecelerinizin rayları takılıp kolayca kapanıp açılmıyorsa biraz sabun
sürün. Rahatça açılıp kapandığını göreceksiniz.

Radyatörlerinizin arkasına alüminyum folyo yapıştırırsanız, sıcaklığın
duvardan dışarı değil odanın içerisine yansımasını sağlamış olursunuz.

Ütü yapmayı kolaylaştırmak ve süreyi azaltmak için ütü masasının
kılıfının altına alüminyum folyo koyun. Sıcağı geri yansıtacağından ütü
yapmak daha kolay olacaktır.

Bez pabuçların temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçları bir yastık
kılıfının içerisine koyun. Kılıfın ağzını kapayın ve çamaşır makinasında
yıkayın. Yeni gibi olacaklardır.

Buz kalıplarınızı su ile doldurmadan önce bölmelere portakal, limon ve
dilediğiniz meyve parçacıkları yerleştirirseniz dekoratif buzlar elde
etmiş olursunuz.

Sağlıklı dişlere sahip olmak istiyorsanız günde iki kez 150 gr yağsız
peynir tüketin. Peynirdeki kalsiyum diyetini kuvvetlendirir, dişleri
sağlamlaştırır

Eğer ayaklarınız çok ısınıp şişiyorsa onlerı saatlerce sıcak suda
bekletmeyin, aksine kolonya ile ovalayın. Bilekleriniz ve ayaklarınız
şişmeyecektir

Eğer ayaklarınız çok hassas ise, sıcak havalarda şikayetleriniz
artıyorsa, her sabah bir kaç damla zeytinyağı ile ovalayın.

Eğer cildiniz kuru ise bir muzu ezin, içerisine bir çay kaşığı bal veya
bademyağı karıştırıp yüzünüze sürün. Bir kaç dakika bekleyip ılık su ile
yıkayın.

Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yıkamada bir gece soğuk suyun
içerisinde bekletin, sonra yıkayın, çekmeyeceklerdir.

Dirsek ve topuklarınızın sertleşmesini istemiyorsanız, bir dilim limon
ile ovun. Böylece yumuşacık olacaklardır.

Duvar kağıtlarını yenilemek istediğinizde eski kağıtları çıkartmak her
zaman sorun olur. Ilık su dolu bir kaba bir miktar bulaşık deterjanı
dökün ve karışıma batırdığınız sünger ile duvar kağıtlarını silin,
kolayca çıkacaklardır.

Yeni bir tava satın aldığınızda ilk önce içinde bir miktar sirke
kaynatın.

Bu işlem ilerde kızartmalarınızın tavaya yapışmasını önleyecektir.

Büyüme çağında yanında sigara içilen çocuklarda kulak enfeksiyonlarına
daha çok rastlandığı saptanmıştır.

Hamilelikte günde 15 ve üzeri sigara içen annelerin çocuklarının sakat
doğma riski ciddi olarak artmakta ve ilk üç aylarında hastaneye
kaldırılma riskleri 2 kat daha fazla olmaktadır.

Sigara içmenin stresi azaltmak yerine artırdığı saptanmıştır. Yiyecek
satın alırken mutlaka etiketlerini okuyun. Kilo verme savaşında mağlup
olmak istemiyorsanız kalorilere ve yağa karşı tetikte olun.

Cevizle dost olun. İçindeki yağ beyin hücreleri için çok yaralıdır. Kan
şekerini düşürdüğü için şeker hastalarına da uzmanlar tarafından tavsiye
edilir

Hızlı kilo verip tekrar almak vücudunuzun zayıflamaya karşı direncini
arttırır ve giderek kilo vermeniz zorlaşır. Metabolizma alt üst olur.

Rasgele diyet, rasgele sağlık yani sağlıksızlık demektir. Sağlığınızı
hafife almayın ve rasgele diyet yapmayın.

Duvarınıza çivi çakacağınız zaman işaretlediğiniz yerin üzerine çapraz
bant yapıştırın. Çiviyi öyle çakın. Böylece duvarın alçısını çatlatmamış
olacaksınız.

Bir büyük soğanı rendeleyin ve orta boy bir bal kavanozuna koyup iyice
karıştırın. 48 saat bekletin, şurup haline geldiğinde öksürüğü ve soğuk
algınlığı olan hastaya sabah akşam bir çorba kaşığı içirin. Soğanın
içerdiği yağlar öksürüğü durduracaktır.

Kızartma yağını bir kaç kez kullanabilirsiniz. Kullanılır durumda olup
olmadığını anlamak için kızgın yağın içerisine bir dilim ekmek atın.

Ekmekte kara lekeler oluşmuyorsa kullanabilirsiniz.

Cevizlerin kabuklarını kolayca açabilmek için onları bir gece tuzlu
suyun içerisinde bekletin. Böylece içleri de dağılmayacaktır.

Unlarınızın böceklenmemesi için, un kavanozunun içerisine bir adet defne
yaprağı koyun.

Yumurtaların haşlanırken çatlamaması için, kaynatma suyuna bir çorba
kaşığı sirke koyun.

Fırında patates yapmadan önce , 10-15 dakika haşlayın ve çatal ile
delin.

Daha kolay pişecektir.

Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanın içerisine bir adet elma
koyun.

8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüşmesini önler.

Patateslerinizi kuru ve serin bir yerde saklayın.

Kullanılmış limon kabuklarını rendeleyip şeker ile karıştırın. Kavanozun
içerisinde buzdolabında uzun bir süre saklayabilirsiniz. Böylece pasta
yaparken elinizin altında hazır bulunur.

Kabarık bir omlet yapmak istiyorsanız, bir çorba kaşığı suyun içerisine
bir çay kaşığı mısır unu karıştırın. Hazırladığınız karışımı yumurtaya
ilave edin. Böylece kabarık bir omlet yapmış olacaksınız.

Sarımsak doğrarken bıçağa yapışmasını istemiyorsanız, kesme tahtasına
biraz tuz serpiştirin.

Yeni bir yemek tarifi denerken, yemek kitabınızı şeffaf bir torbanın
içerisine geçirirseniz, onu kirletmemiş olursunuz.

Eğer tencere kapağınızın tutacağı kırıldıysa onun yerine şarap mantarı
geçirebilirsiniz. Böylece hem tutacak görevi yapacak, hem de izolasyon.

Hazırladığınız soslarda harika tatlar oluşturmak için soya ve susam yağı
kullanabilirsiniz. Ancak bu yağların yüksek ısıda pişirilmesi doğru
değildir

Pasta yaparken katı yağ kullanacaksanız onu rendenin kalın tarafı ile
rendelemeyi deneyin. Küçük parçalar haline gelen margarin daha kolay
işlenir

Sarımsaklarınızı her zaman elinizin altında hazır bulundurmak
istiyorsanız kabuklarını soyduktan sonra bir kavanoza doldurup üzerine
zeytinyağı koyarak muhafaza edebilirsiniz. Ayrıca bu yağ yemeklerinize,
salatalarınıza ayrı bir lezzet katacaktır.

Peyniri kolay rendelemek için, 15 dakika buzlukta bekletin

Bisküvileriniz yumuşamışsa onları birkaç dakika fırınlayın.

Bakır eşyalarınızın parlamasını istiyorsanız, onları sirke ya da limon
ve tuz ile ovun

Ahşap eşyalarınızı temizlemek için sirke ve zeytinyağı (bir kaç
damla)karışımı hazırlayın. Eşyalarınız hem temizlenecek hem de
parlayacaktır

Çekmeceleri içini boşaltmadan temizlemek istiyorsanız, elektrik
süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin.

Elbisenize sakız yapışırsa, naylon torbanın içerisinde buzluğa koyun.
Bir saat bekletin ve çıkartın. Kolayca çıkacaktır.

Halıya sakız yapışırsa üzerinde buz torbası gezdirin.

Eğer galeta ununuz bittiyse ve ekmeğiniz de yoksa mikser ya da
blenderden geçireceğiniz kornfleksler aynı işlemi görecektir.

Fırında tavuk kızartacağınız zaman üzerine koyduğunuz baharatlardan
içine de koyun. Böylece daha lezzetli olur.

Sert etlerinizi eşit miktarda sirke ve sıvı yağ içerisinde bekletin
Yumuşadığını göreceksiniz.

Domates salçanız çok ekşi ise içerisine bir havuç rendeleyin. Havuç,
salçanızı (sosunuzu) tatlandıracaktır.

Mantarların daha lezzetli olması için pişirmeden önce üzerlerine biraz
tuz ve limon suyu koyun, 5 dakika bekletin. Daha sonra pişirin.

Fırın torbasında tavuk pişirirken; malzemeleri doldurduğunuz fırın
torbasının üzerine bir kaç delik açın. Böylece daha çabuk ve iyi pişer.

Ayrıca fırın torbasının içerisine bir kaç diş sarımsak koyarsanız
lezzetine doyum olmaz.

Fırında tavuk kızartacağınız zaman bir limonu ikiye bölün, yarısını
tavuğun üzerine bastırarak iyice sürün. Diğer yarısını ise tavuğun
içerisine yerleştirin. Tavuğunuz nar gibi kızaracaktır.

2 Çorba kaşığı yoğurdu, sulandırılmış 1 çorba kaşığı salçayı ve birazda
zeytinyağını derin bir kabın içerisinde karıştırın. Fırına koymadan önce
tavuğun her tarafına sürün. Çok daha lezzetli olacaktır.

Satın aldığınız havucun yapraklarını atmayın, salatalarınızda kullanın.

Çünkü bu yapraklarda kemik erimesini önleyen kalsiyum bol miktarda
bulunur.

C vitamini ısı ile çok çabuk kaybolur. Bunun için C vitamini içeren
sebze ve meyveleri fazla bekletmeden taze olarak tüketin.

Hazırladığınız kekin ortasına malzeme koyacağınız zaman bıçak ile
kesmenize gerek yok. Dikiş ipliğini kekin etrafına gerip dikkatlice
çektiğiniz zaman düzgün bir şekilde kesildiğini göreceksiniz.

Hazırladığınız kekin, fırında pişirirken çökmemesi için hamuru kalıbı
ile birlikte fırına koymadan önce 20 dakika kadar dinlendirin.

Satın aldığınız kültür mantarlarını kese kağıdında ağzı kapalı olarak
buzdolabının sebze bölümünde saklıya bilirsiniz. En az 2-3 gün
tazeliklerini kaybetmezler. Mantarları hiç bir zaman plastik torbada
muhafaza etmeyin çünkü yapış yapış olurlar.

Tencerede kalan soslu makarnayı ısıtmak çoğu kişiye zor gelir. Çünkü
tencerenin dibi tutar yada alt tarafı ısınır üzeri soğuk kalır. Makarna
kabını kaynar su dolu tencerenin içerisine koyun (benmari usulü) bir
süre ocak üzerinde bekletin. Böylece makarnanız kolayca ısınacaktır.

Yumurta yüksek ısıda sülfürik asit çıkaran bir besin olduğu için on
dakikadan fazla haşlamayın.

Hamur açarken merdane yerine içi buz gibi su dolu bir şişeyi deneyin.

Hamurunuzun daha kolay açıldığını göreceksiniz.

Pişirdiğiniz sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme şeker
yada limon suyu koyun.

Hazırladığınız omletin tavaya yapışmaması için, önce tavayı ocağa koyup
iyice ısıtın sonra yağı döküp kızdırın. Daha sonra karışımı tavaya alın
ve ocağın altını kısın.

Kesilmiş ve açık havada kalmış soğan zararlıdır. Kullanmadığınız soğan
parçalarını saklamayın.

Kavanozdaki hardal kurumaya başladıysa içerisine birkaç damla limon suyu
yada sirke ile toz şeker ilave edin iyice karıştırın

Çok miktarda alkollü ve alkolsüz kokteyller hazırladığınızda onlardan
bir miktarını buz kaplarına yerleştirin. Kokteyllerin içerisine bunları
kullanın Böylece sulanıp tatlarını kaybetmeyeceklerdir

Uzun süre saklanan kuru soğanlar filizlenmeye başlar ve tazeliğini
yitirerek çürür. Kuru soğanları kese kağıdına sardıktan sonra
buzdolabının sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasını
önlemiş olursunuz.

Katı yumurtayı parçalamadan kesmek için kullanacağınız bıçağı önceden
sıcak suyun içerisine koyup ıslatın ve kesin. Dağılmayacaklardır.

Akşamdan artan pirinç pilavını ısıtıp yemeği sevmiyorsanız, onu
çorbalarınızda değerlendirebilirsiniz.

Kızarttığınız tavuğun tekrar ısıttığınızda lezzetini kaybetmesini
istemiyorsanız tavuk parçalarını bir süzgece koyun. Tencerenin
içerisinde su kaynatın ve süzgeci üzerine oturtun. Buharda ısıtılan
tavuk lezzetinde hiçbir şey kaybetmeyecektir.

Makarnanızı soğuk suyun altından geçirmeniz gereken yegane zaman onu
soğuk olarak servis yapacağınız zamandır. Yada üzerine kaynar bir sos
döküp anında servis yapacağınız zamandır. O zaman pişirme sürecini
durdurmak için soğuk suyun altında gezdirin ve suyunu iyice süzün.

Satın aldığınız kaşar peynirini uzun süre saklamak istiyorsanız onu
küçük porsiyonlara ayırın ve buzlukta dondurun. İstediğiniz kadarını
çözülmesini bekleyip kullanabilirsiniz.

Maydanozu yemeklerinize ateşten almadan bir kaç dakika önce ilave
edin.Çünkü pişmiş maydanoz acımtırak bir tat alır ve vitamini kaybolur.

Kırmızı et ile hazırladığınız yemeklerin daha lezzetli olmasını
istiyorsanız etin üzerine bir miktar biberiye serpin, kemik uçlarına
sarımsak sürün. Daha sonra az yağ ile fırında kızartın.

Satın aldığınız kahveyi taze saklamak istiyorsanız cam kavanoza boşaltıp
içine iki adet kesme şeker atın. Ağzını sıkıca kapatın. Kahvenin taze
kaldığını göreceksiniz

Limondan daha fazla su elde etmek istiyorsanız, limonu yıkayıp
kuruladıktan sonra çatal ile bir kez delin, sonra suyunu sıkın.

Satın aldığınız kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca plastik bir
torba içerisinde elma ve armut ile saklayın.

Patates pürenize değişik bir koku vermek istiyorsanız içine bir miktar
hindistancevizi atın. Tadının çok değiştiğini göreceksiniz.

Yaptığınız böreğin kıvamında pişmesini istiyorsanız fırına koymadan önce
birkaç saat buzdolabında bekletin. Böylece çok daha lezzetli olacaktır.

Kahvaltı yada çay saati için hazırladığınız hamur kızartmalarının daha
lezzetli olmasını istiyorsanız, hamura eklediğiniz kabartma tozuna biraz
toz şeker katın.

Elma formunuzu korumak için ideal bir iştah kesicidir. Ayrıca sabah aç
karnına yendiğinde bağırsakları çalıştırır.

Bir adet kivide, bir portakalda olan C vitaminin iki katı vardır.

Yoğurttan daha fazla yararlanmak istiyorsanız suyunu atmayın. Yoğurdun
tüm mineral ve vitaminleri bu suyun içinde bulunmaktadır.

Evinizde mayonez hazırlarken bir kez de zeytinyağı yerine susam yağını
deneyin. Mayonezinizin daha lezzetli olduğunu göreceksiniz.

Yemeğinizin yağı fazla kaçtı ise içine bir kaç küp buz atarak yağların
buzun üzerine toplanmasını sağlayabilirsiniz.

Patlıcan kabuklarını soyduktan sonra içine sirke ve çok az zeytinyağı
konmuş suda çok az haşlayın. Daha sonra istediğiniz küçükte doğrayın ve
pilav yaparken içine katın. Pilavınız daha lezzetli olacaktır.

Dondurduğunuz sebzelerin uzun bir süre tazeliklerini korumalarını
istiyorsanız dondurmadan önce kaynayan su içerisine batırarak 2-3 dakika
şok haşlama yapın, ardından hemen soğuk suya tutun. Suları iyice
süzüldükten sonra naylon torbalara doldurup havasını alın ve dondurun.

Kök ve yaprakları beraber yenilen sebzeler pişirilirken önce kökleri
ince ince doğranıp tencereye konulmalı. Yaprakları ise daha sonra ilave
edilmeli. Böylece besin değerleri kaybolmayacaktır.

Evde pasta yaparken kullandığınız meyve şekerlemelerinin dibe çökmesini
istemiyorsanız hazırladığınız hamura bir miktar mısır unu ilave edin.

Meyveler pişerken suları yoğunlaşır ve dibe çökmezler.

Kek kalıbınızın içine hamurunuzu dökmeden önce ortasına bir şerit
alüminyum folyo koyun. Böylece kekinizi pişirdikten sonra kolayca
çıkartabilirsiniz.

Satın aldığınız balığı hemen pişirmeyecekseniz, parçalara ayrılmış
olarak almayın. Temizlenmiş, bütün olarak alın. Çünkü derisiz et zararlı
bakterilere karşı daha açık ve duyarlıdır.

Naftalin kokusundan hoşlanmıyorsanız, dolapların içine limon kabuğu ve
karanfil taneleri koyun. Böylece hem güve gelmeyecek hem de giysileriniz
güzel kokacak.

Lahana ve karnabahar pişirirken çıkan kokuyu önlemek istiyorsanız
tencerenin kapağına bir dilim ekmek koyun.

Soğan, sarımsak kesmeden önce parmaklarınıza limon suyu sürerseniz ,
istemediğiniz kokulardan kurtulmuş olursunuz.

Kızartma kokularının bütün eve yayılmaması için yağın içerisine bir iki
dal maydanoz atın.

Lambalarınızın üzerine kullanmadığınız kokularınızdan veya biraz vanilya
sürerseniz, lambalarınızı yaktığınızda mis gibi koku yayılacaktır.(
Fazla
sürmeyin.)

Evinizin mis gibi kokmasını istiyorsanız, bir kaç tane karanfili az su
ile kaynatın.

Kötü kokan spor ayakkabılarınızın içerisine biraz bikarbonat koyun ve
bir gece bekletin. Sabahleyin silkeleyin. Kötü kokulardan eser
kalmayacaktır.

Parfümü bitmiş küçük parfüm şişelerini atmaya kıyamıyorsanız onları
çamaşır dolabınıza koyun. Böylece çamaşırlarınızın hoş kokmasını
sağlarsınız.

Kaynak: www.sabah.com.tr

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et

MAKALE

Podcast yapmak cesaret istiyor

Podcast son dönemde özellikle gençler arasında hızla yayılıyor. Bunda gencin özgürlüğüne imkan tanıması hiç kuşkusuz önemli bir faktör. Ancak podcast üretimi yapan uzman sayısı yeterli değil. Bunun en önemli nedeni ne olabilir?

Podcast yapmaya başlamaktan neden çekiniyoruz?

Kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen bazı şeyler var…

Podcast’ler dünyada her geçen gün artmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük podcast ağı olan Podfresh’in bile şimdiden çeşitli kategorilerde 100’e yakın yayını bulunuyor. Yalnızca ABD’de, nüfusun yüzde 75’i “podcast”in ne demek olduğuna aşina durumda. Ekim 2020 itibariyle ise 1,5 milyonun üzerinde podcastin olduğunu söylemek biraz ütopik gelse de gerçek bu.

Her gün başlanan yeni podcastler, kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen ve başlamaktan alıkoyan bazı yanlış yanlış bilinen şeyler var. Bu yazımda biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.

Podcast bir iş modelidir

Aslına bakarsanız podcast’ten hemen bir gelir elde etme beklentisi büyük bir hata ve orta vadede motivasyon düşürebilen bir şey. Çünkü Türkiye’de henüz yeni yeni büyüyen, ilginin fazla olduğu ancak reklam modellerinin henüz tam oluşturulmadığı bir ortam söz konusu. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki, ürettiğimiz her türlü içerik, yaratmamız gereken bir pazarlama planının da parçası olmalı ve o doğrultuda bir strateji üretilmeli. Podcast yayınlarını yaymanın sadece içerik pazarlamasıyla bittiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Birçok platformda çok sayıda niş podcastin olduğu bir arenada, bunu bir işe çevirme düşüncesinden önce içeriğimizi iyi oluşturmayı düşünmek daha yerinde olacaktır. Çünkü salt gelir eldetmekten ziyade podcastimizi aynı zamanda kendimize bir network oluşturmak için de kullanacağız ve podcastimizi de bu network dinleyecek. 

Profesyonel bir stüdyo olmadan başlanmaz

Ben şahsen podcastlerime ufacık bir odada, sesimdeki yankıyı kesmek için üzerime battaniye örterek başladım. Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen de hâlâ evimden yayın yapmaya devam ediyorum. Yayıncı adaylarının, profesyonel bir stüdyoya ihtiyaç duyacaklarını, stüdyo sesi olmadan podcast olmayacağını düşünmeleri ve bunun harekete geçmelerini engellemesi, acilen aşılması gereken bir konu.

Peki benim yaptığım podcastler süper kaliteli mi? Elbette evde sınırlı imkanlarla alınan herhangi bir kaydın stüdyo gibi olması imkansız ama zaten sorun burada başlıyor. Neden başlangıçta stüdyo kalitesinde bir yayın yapma zorunluluğu hissedeyim ki? Her şeyden önce içeriğimiz ve sürdürülebilirliğimiz çok daha önemli olgular. Bana soracak olursanız podcast yayınlarını benzersiz kılan şeyler, içerdiği samimiyet. Yani bir ev ortamında, belki çayınızı koyarken çıkan ses, belki arkanızdan gelen bir kedi. Nerede olursanız olun, telefon kulaklığına bile sahipseniz (ki Podfresh’te kulaklıklarla yapılan çok güzel yayınlar var) başlayın.

Podcast yapmak aşırı pahalı

Diğer bir yanlış düşünce de, ekipman fetişisti olup podcast yapmaya başlamak için pahalı ve kaliteli mikrofonlara sahip olmamız gerektiği. Örneğin, 3000 TL’ye çok kaliteli bulduğunuz ve profesyonellerin önerdiği bir mikrofon var ve almak istiyorsunuz. Durun, almayın! Bunun yerine 150 liraya bir yaka mikrofonu, aylık 50 TL’ye yayınlarıma değer katacak bir podcast barındırma platformu (ki artık size Spotify kataloğundan dilediğiniz müziği kullanma imkanı sağlayan Anchor varken ona bile ihtiyaç olmayabilir) ve 20 liraya podcastime sesli tanıtımlar yapabileceğim bir uygulama alırsam, erken dönemde yapacağım 3000 TL’lik bir mikrofondan daha mantıklı ve yayınıma değer katacak bir harcama yapmış olurum.

Demem o ki, Podcaste başlamak pahalı ve maliyetli değil. Bilgisayar ya da telefonunuzdaki ses kayıt düğmesine basın, telefonunuzun kulaklığını takın ve içeriğinizi oluşturun.

Dinleyici bulmak için ünlü olmak gerek

1,5 Milyon podcast yayını, daha fazla sayıda yayıncı, daha fazla sayıda da dinleyici var. Herhalde bu rakamların hepsi ünlü değil. Bu arada yayıncı adaylarının gözlerinin korkmasına hak veriyorum. Belki konuşmak istediğiniz konuyla alakalı onlarca podcast vardır ve endişe duyuyorsunuzdur. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, her podcast birbirinden parmak izlerimiz gibi farklı. Herkes niş bir yayın yapmaya çalışıyor ve konunun genelinden uzaklaşıp ister istemez spesifikleşiyorlar. 

Anlattığınız hikaye ve inşa ettiğiniz içeriğiniz sizin her şeyiniz. Yayınınız başka podcastlerin konusunu andıracak gibi görünse de, mutlaka kendinizden katacağınız şeylerle farklılaşacaktır. Kişisel deneyimler ve insan hikayeleri her şeyi değiştirir. Dinleyici olarak iki aynı nüanstaki podcast programından ayrı ayrı kendime kattığım birçok şey var. Eğer platformlarda var olan podcastler sizi podcaste başlamaktan alıkoyuyorsa, masada herkese bir sandalye olduğunu bilmenizde fayda var. 

Her şey kusursuz olmalı

Bir felaket olan ilk podcast bölümüme buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sesimin yetmediği, tonlamalarımın ise anlamsız olan bu bölümü çekerken ne kadar zorlandığımı ve onlarca kez baştan kayıt aldığımı hâlâ hatırlıyorum. Ancak sonuç itibariyle içeriğimi dünyaya yaymak istediğim için “yayınla” butonuna bastım. Sadece biz değil, dünyaca ünlü podcasterların da ilk yayınlarına baktığınızda kusursuz olmadıklarını görüp kervanın her zaman yolda düzüleceğini anlayabilirsiniz. Kimse mükemmel değil, olamaz da. Podcastinizin daha ilk bölümden mükemmel olması gerekmiyor. Açıkçası geliştikçe her zaman yeni şeyler öğreneceksiniz ve bir önceki bölümünüzü beğenmeyeceksiniz. Gereksiz mükemmelliyetçilik sizi engelleyen bir şey ise, bunu önemsememek en güzeli.

Bitirirken…

Yanlış bildiğimiz şeyler bizi bir şeylere başlamaktan, düşüncelerimizi yaymaktan ve başkasının hayatına bir şeyler katmaktan her zaman alıkoyan bir şey. Eğer profesyonel bir stüdyo yüzünden podcast yapmaya başlamıyorsanız bir hayalinizden vazgeçmiş olacaksınız. Ürettiğiniz içeriğin nerede, kimi ve nasıl etkileyeceğini, ne gibi izler bırakacağını bilemezsiniz. İnsanlara temas etmek ve dokunmak güzeldir. Yeter ki en başında belirttiğim süreklilik ve içerik gibi doğru şeylere odaklanalım.

Kaynak: T24
Yazar: İlkan AKGÜL

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND