Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Girişimcilik genini harekete geçiren sözler!

Aslında herkes belirli ölçüde girişimci… Ancak bazılarımız girişimci genlerini harekete geçirme konusunda da girişimci! Peki, bu hayal güçlerini aşan başarılara nasıl imza attılar? Onları ne harekete geçirdi, onlara yön gösterdi? Onları fişekleyen şey neydi? İşte girişimcilerin düşünce dünyası…

harekete geçmek, girişimcilik sözleri, girişimcilerin düşünce dünyası

 

Aslında herkes belirli ölçüde girişimci… Ancak bazılarımız girişimci genlerini harekete geçirme konusunda da girişimci! Peki, bu hayal güçlerini aşan başarılara nasıl imza attılar? Onları ne harekete geçirdi, onlara yön gösterdi? Onları fişekleyen şey neydi? İşte girişimcilerin düşünce dünyası…

Girişimcilere özel ‘özlü sözler’

İşte girişimci davranışlarına ışık tutan sözler: Senin ne düşündüğün umurumda değil… Tekrar dene… Bu çok aptalca…

Hepsini tanıyoruz. İsmen. Edindikleri sarsılmaz itibarlarıyla. Sözünü ettiğimiz isimler, yaşayan efsaneler, jenerikleşmiş ev aletleri isimleri, süper starlar. Bu girişimciler her türlü aksiliğe ve engele rağmen, kendilerinin bile hayal edemeyecekleri başarılara ulaşmış kahramanlar. Peki, bu hayal güçlerini aşan başarılara nasıl imza attılar? Onları ne harekete geçirdi, onlara yön gösterdi? Onları fişekleyen şey neydi?

Olağan bir değişimden mi geçtiler? Her şey üstün zekâlarının bir ürünü müydü, yoksa şans her şeyi lehlerine mi çevirdi? Aslında bunlardan biri değil, her birinin bir araya gelmesi ve beklenmedik bir tepkime yaratmaları. Hayranlık uyandıran, akıllı iş modellerinin ve çekici kişisel markalarının ardında, derin bir karakter mevcut. Çok az insanın düşündüğü şekilde düşünme yetisine sahipler. 

Aşağıda bahsedeceğimiz 6 söz tam da bu düşünüş şeklini yansıtmakta. Bu sözler kitaplarda, üniversite derslerinde veya farklı mecralarda gördüğünüz, okuduğunuz veya yorumladığınız özlü sözlerden veya felsefi özdeyişlerden farklı. Oldukça sade ancak cesur ve yalın sözler. Her şeyden önce ancak cesareti ve görüşü olan kişiler tarafından pratiğe geçirilebilen sözler. Ne yapmak istediğini ve nasıl yapacağını bilen, tek hedefi başarı olan bir girişimcinin zihinsel yaklaşımını farklı yönlerden ele alan bu basit sözleri gelin beraber ele alalım.

‘Senin ne düşündüğün umurumda değil’

Eğer girişimcilik ete kemiğe bürünse ve konuşabilseydi, şöyle derdi: “Senin ne düşündüğün umurumda değil.” 

Yüzyıllar önce Çinli filozof Lao Tzu şöyle demiş: “Diğer insanların ne düşündüğünü önemsediğin sürece, onların mahkûmu olursun.” Başarılı girişimciler bu sözün ne kadar doğru olduğunu bilirler. Başkalarının ne düşündüğünü umursamamak sizi hissiz veya ilgisiz gibi gösterebilir ancak kamu görüşünü sağlıklı bir düzeyde yok saymak başarı için gereklidir. Herkesin olacağından emin olduğu, yapılmış şeyleri tekrar ederek çok büyük başarılara ulaşmayı beklemek pek de gerçekçi bir yaklaşım olmayacaktır. Eğer sürekli başkalarının ne düşündüğüne kulak veriyorsanız, başınızı hedefinize yani ileriye değil, etrafınıza çevirmiş olursunuz, kafanız karışır, gereksiz yere zaman kaybedersiniz, seçtiğiniz, doğru bildiğiniz yolda ilerleyemez hale gelirsiniz. Başkalarını memnun etmek hedefiniz haline gelir, bir taraftan çok zaman ve enerji harcarken, yolun ortasında acı bir şekilde fark edersiniz ki, hiç bir şekilde herkesi mutlu edememişsiniz… Kalabalığı mutlu etmekle zaman kaybetmeyin, işinize konsantre olun. 

‘Senin cesaret dahi edemediğin kadar büyük düşüneceğim’

Bir şirket fiziksel olarak kurulmadan önce hayallerinizde kurulmalıdır. Her şey hayallerle başlar. Howard Tullman şöyle yazar ‘Sevgili Girişimciler, bir hayaliniz olsun ve o hayalin büyük olduğundan emin olun’. SpaceX’in misyonunu okuduğunuzda, ister istemez gerçekten mi diye içinizden geçiriyorsunuz. SpaceX 2002 yılında uzay teknolojisini kökten değiştirmek üzere kuruldu. Nihai hedefi, insanların başka gezegenlerde yaşayabilecekleri koşullar yaratmaktı. Başka gezegenlerde yaşamak, gerçekten mi? Kulağa uçuk gelse de, işte bu tür çılgın hayaller girişimcilere çığır açtıracak nitelikte. Sizin hayalleriniz uzayın derinliklerindeki gezegenleri yeni eviniz haline getirecek kadar radikal olmayabilir ancak hayalleriniz size güç veren enerji kaynağıdır. Hayalleriniz olmadan kısır bir döngüye girersiniz, yaratıcılığınızı kullanmak, umut etmek, hedef koymak ve o hedefl ere doğru koşmak gibi süreçlerden geçmek için hayallere ihtiyaç vardır. Hayal edin, hayallerinizi gerçekleştirmek için cesaret gösterin, durmayın yapın. Kulağa çılgınca gelen fikirlerin peşinden gidin. 

‘Bu çok aptalca’

Bir şeyin işe yaramayacağını başından bilir, hissedersiniz. Aptalcadır, yapılmaması gereken bir şeydir. Bile bile o işe girmeyin. Zaman kaybetmeden bu olmaz deyin zaman kaybetmeden bir sonraki adıma geçin. Bir iş kurmak ve bir girişimi hızla büyütmek hızlı karar almak ve değişime her gün her saat her dakika ayak uydurmak demektir. Her bir kararda uzun uzun bekleyemezsiniz, bir sonraki adıma geç kalırsınız, fırsatları kaçırırsınız, aynı noktada sabit kalırsınız. Bazen bir fikri hızlı bir şekilde sınıfl andırmak gerekir. Bu sınıfl andırmayı kendi kafanızda basitleştirin. Bir fikri, planı, stratejiyi veya düşünceyi aptalca diye etiketleyip yolunuza devam edin. Devam edin ve zaman kaybetmeyin. 

Bir keresinde Steve Jobs rakibi George Bodenheimer’a telefonunun duyduğu en saçma fikir olduğunu söylemişti. Jobs çevresindekileri kimi zaman acımasızca eleştirmekten geri kalmazdı. Bir şey saçmaysa saçmadır ve bunu söylemekten çekinmezdi. Kelimelerinizi seçerken ve karşı tarafa düşüncelerinin saçma olduğunu söylerken daha ılımlı olabilirsiniz ancak kafanızdaki düşünceler konusunda net olun. Neler aptalca? Neler işe yarayacak? Neler tamamen saçmalık ve sizi geriletecek? Tespit edin ve söyleyin. 

‘Nasıl olduğunu öğreniriz’

Girişimci mucittir. Yeni şeyleri yeni şekillerde yapmanın yollarını sürekli bir şekilde arayan ve bulan kişilerdir girişimciler. İş geliştirmek başlı başına bir öğrenme macerasıdır, yeni müşteriler, yeni modeller, yeni yaklaşımlar, yeni çözümler, yeni ihtiyaçlar, yeni pazarlar… Kısacası, girişimin işi “yeni”yle uğraşmaktır. Yeni şeylerle uğraşmanın kaçınılmazı yeni şeyler öğrenmektir. SpaceX’in kurucusu Elon Musk şirketini kurmadan roket bilimi öğrenmiştir. Thomas Edison nelerin ampul olarak çalışmayacağını kendi kendine verdiği 10.000 derste keşfetmiştir. 

Eğer kendi işinizin patronu olacaksanız, sürekli yeni şeyler öğrenmeye açık olun. İlle de formal bir eğitim almanız ya da okula yazılmanız gerekmez ancak öğrenmeniz şarttır. Karşınıza çıktıkça işi yaparak öğrenmek en pratik yol olacaktır. 

Sonuç 

Başarının kokusunu alan girişimciler için, oyun hiçbir zaman bitmez. Her an yeniden oyuna girmek mümkündür. Girişimcilik serüveniniz yeni başlıyor olabilir, birçok kez yenilgiye uğramış, yeniden işe nasıl gireceğinizi bilemiyor olabilirsiniz. Kısacık bir ara verin ve yeniden denemek için enerji toplayın, motivasyonunuzu yükseltin. Başarılı bir girişimcinin biyografisini okuyun, size ilham versin. Sonra, hiçbir yenilgi yaşanmamış gibi, hevesle yeniden deneyin.

‘Tekrar deneyin’

Her bir yenilgiden sonra “tekrar deneyin”. Bugüne kadar söylenmiş en anlamlı sözlerden biri, eğer ilk denemenizde başaramazsanız, tekrar tekrar deneyin. Bu sözü meşhur eden 1800’lerde yaşamış William Hickson adında bir öğretmendir. William öğretmenin okul çağındaki öğrencilerine sıklıkla söylediği bu sözcükler, iş geliştirmek ve başarılı olmak isteyen girişimcilerin vazgeçilmezi haline gelmiştir. Yenilgileri kabul etmemeyi, sürekli denemeyi prensip edinen iş adamları için yol gösterici rolü üstlenir, ilham verir. Girişimci, risk alan kişidir. Tabii ki risk olan yerde yenilgi de olacaktır ancak yılmamak gerekir, düşünce kalkmak, canın acıyınca kendini iyileştirmek ve yeniden denemek. Sürekli bir savaş vermek. Yenilgi aslında riskin başarıyla sonuçlanmama durumuna verilen addır. Bu kadar basittir. Bütün mesele başarıyla sonuçlanmayan risklerin üzerine gitmek ve onları başarıya çevirmektir. Girişimcilerin dünyası yenilgi kültürü üzerine kurulmuştur. Bir mantra hızlı yenil, sık yenil der. Inc.com yazarı Eric Markowitz, Silikon Vadisi’nin neden yenilgilere bayıldığını yazar. New York Times, Claire Martin imzalı bir yazıda yenilgileri gururla kolumuzda taşıdığımızdan bahseder. Newsweek yenilginin aslında kazanmak olduğunu yazar. Marketplace yenilginin yeni ekonominin yeni dini olduğunu konu eder. Hemen her başarılı girişimci işletmesinin temelini yenilgi üzerine kurmuştur, bu kaçınılmazdır. Başarılı iş onlarca, yüzlerce denemenin sonucunda elde edilir. Deneme süreçleri girişimcilik ruhunun güçlendiği zaman aralıklarıdır. Dünyanın en başarılı girişimcilerine baktığımızda sayılaarca denemenin bir veya iki efsane işe dönüştüğünü görürsünüz. Richard Branson yaklaşık 500 şirket kurmuş, bu şirketlerin sadece bir avuç kadarı büyük başarı getirmiştir. Pandora, takı markasının kurucusu Tim Westergen gereken yatırımı bulana kadar 300 kez farklı yatırımcılara iş fikrini anlatmak zorunda kalmıştır. James Dyson’un süpürge tasarımını doğru yapması için tam 5,126 kez denemesi gerekmiştir. Denemek, pes etmediğiniz sürece sonuç verecektir.

‘Hiçbir zaman çok geç değildir’

Girişimci denince, aklımıza 20’lerinde, bir hayali olan, azimli, Silikon Vadi civarlarında yaşayan ve üç beş sene her öğün makarna yemeyi göze alan bir kişi gelir. 20’li yaşlarınız geçtiyse, girişimcilik şansını yitirdiniz diye bir şey yoktur. Hayatın her aşamasında girişimciliğe atılabilirsiniz. Kimi girişimci başarılı bir kurumsal kariyerin ardından yeni bir başlangıç yapar ve uzmanlığını kendi işi için kullanmayı seçer. Girişimcilik yetileri insanı kurumsal hayatta da ileri taşıyan yetilerdir.

Kaynak: www.dunya.com

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

İK bütçesi nasıl oluşturulur?

Manşet, insan kaynakları bütçesi, insan kaynakları, bütçe

İK bütçesi nedir? Nasıl hesaplanır? Bütçe oluşturulurken hangi adımları takip etmek gerekir? İşte yanıtı…

Personel maliyet bütçesi hazırlarken nelere dikkat edilmeli?

Dışarıdan bakıldığında insan kaynakları personeli sadece işe alım yapan ya da özel günlerde masanıza hediye bırakan kişiler gibi görülse de aslında çok daha önemli görevleri vardır. O görevlerden biri de personel maliyet bütçesi hazırlamaktır.

Personel maliyet bütçesi adından da anlaşılacağı üzere çalışanların bordro maliyetleri dahil tüm masraf kalemlerinin yer aldığı belgedir. Çalışanlarınızın masraflarını sıralamak kolay bir iş gibi görünebilir. Ancak bulunduğunuz sektör, çalışana önereceğiniz rol, şirketinizin konumu, çalışana ödemek istediğiniz ya da ödemekle yükümlü olduğunuz ek faydalar gibi pek çok değişkeni göz önünde bulundurmanız gerekir. Bu karmaşık süreci sizin için tamamlayacak bir insan kaynakları departmanınız varsa endişelenmenize gerek yok, ama bu planlamayı yapması gereken sizseniz o zaman bir işletme sahibi olarak üzerinizde zorlu bir görev daha var demektir. Bu noktada personel maliyet bütçesi hakkında dikkat etmeniz gerekenleri birlikte inceleyelim.

Personel Bütçesi Kalemlerinizi Belirleyin

Bordro maliyetleri: Bordro kalemi çalışanların brüt ücretini ve SGK’ya ödediğiniz primleri kapsar. Bütçenizde yer alacak bordro maliyeti bunlar ile sınırlı kalmaz. Maaş dışında çalışanlarınıza ödediğiniz:

• Mesailer,

• Ödenekler,

• Prim, ikramiye, yol ve yemek yardımı, kira ve yakacak yardımı, bayram paketi, erzak yardımı ve benzeri yan haklar,

• Şirket uygulamalarınızda yer alıyorsa çalışanlar için yaptıracağınız özel sigortalar da bordro maliyetinde göz önünde bulundurulması gereken kalemlerdir.

İzin süreleri: Bütçenizde çalışanların hak ettiği yıllık izin, ölüm izni, doğum izni gibi izin sürelerinin de maliyet kalemi olarak yer alması gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu gereğince çalışanların hak ettiği yıllık izinlerin, bulunduğunuz cari yıl içinde kullanılması ve bir sonraki yıla devredilmemesi gerekir. Ancak uygulamaya geçtiğimizde durum farklılık gösterir. Çalışanların kullanmadığı izinler bir sonraki yıla devredilmekte ya da kullanılmayan izin günlerinin ücreti çalışana ödenmektedir. Siz de bu ücreti çalışanlarınıza ödüyorsanız bu tutara maliyetinizde bütçe kalemi olarak yer vermelisiniz.

Tazminat tutarları: Çalışanların işten ayrılması durumunda ödenecek kıdem ve ihbar tazminatlarının da çalışanların kıdemlerine göre hesaplanması ve bütçeye eklenmesi gerekir.

Eğitimler: Çalışanlarınızı göndereceğiniz seminer ya da eğitim programları varsa bunlar da bütçenizde iki farklı maliyet kalemi oluşturacaktır. İlki kişi ilgili günlerde iş yapamayacağı için doğan iş gücü kaybının bordro maliyetidir. Seminer ya da eğitimin ücretleri, konaklama, yemek ve ulaşım gibi maliyetlerin toplamı da ikinci maliyet kalemidir.

Donanımlar: Çalışanlara tahsis edilen cep telefonu, tablet, bilgisayar ya da araba gibi haklara da personel maliyet bütçenizde muhakkak yer verin.

Sabit ve değişken maliyetleri göz önünde bulundurun

Bütçenizi hazırlarken dikkat etmeniz gereken noktalardan biri de bazı maliyetlerinizin sabit, bazılarının ise değişken olmasıdır. Sabit maliyetleriniz, aylık düzenli olarak ödediğiniz ve tutarı değişmeyen kalemlerdir. Her ay ödediğiniz maaş, SGK primleri ve bunlardan doğan vergiler tutarı belli olan sabit maliyetlerdir. Çalışan sayınız değişmediği müddetçe de bu kalem değişiklik göstermez. Aylık cironuza göre satış ekibinize ödeyeceğiniz primler, iş günü sayısına göre ödenen yemek ücretleri de her ay farklılık gösterdiği için bütçenizde değişken maliyetler olarak yer alabilir.

Bütçenizi hazırlarken bu noktaları da ihmal etmeyin

• Geçici personel işe alıyorsanız, bu personelin maliyetini de bütçenize eklemeyi ihmal etmeyin.

• İşe alım ve mülakat sürecinizin de bir maliyeti var ise bunları da bütçenize dahil edin.

• Asgari ücret, AGİ ve vergi yüzdelerinde gerçekleşen olası değişiklikleri de bütçenizi hazırlarken göz önünde bulundurun.

• Şirketiniz için önemli bilgiler yer aldığından personel maliyet bütçenizi şifre ile koruyun ve sadece güvendiğiniz kişilere erişim izni verin.

• Hazırladığınız bütçenin tutarlılığını mutlaka ölçün. Gerçekte harcanan rakamlar ile bütçenizde öngördüğünüz rakamlar arasında dengeyi bulmak şirketinizde bütçeleme konusuna daha fazla önem verilmesini sağlayacak ve emekleriniz boşa gitmeyecektir.

Personel maliyet bütçesini nasıl hazırlayacaksınız?

Excel üzerinde departmanlara göre personel sayısı, norm kadro planlamanız ve personelinizin maliyetine detaylı olarak yer verip, formüller yardımı ile hesaplamalarınızı yapabilirsiniz. Ancak bu işe ayıracak vaktiniz ya da insan kaynakları bilginiz yoksa süreç sancılı bir hale gelebilir.

Bütçeniz olmadan ilerleseniz de gelecekte yapacağınız harcamaları planlayamazsınız. Bu nedenle personel maliyeti bütçesi hazırlama konusunda bir dış kaynaktan yardım almak sizin için faydalı olacaktır. @WRK İnsan Kaynakları, personel maliyet bütçesi hazırlama konusundaki deneyimleri ile şirketinize en uygun danışmanlık hizmetini sunacaktır.

Yazar: Evren Süer
Kaynak: www.medium.com

Okumaya devam et

MAKALE

Doğru adayı doğru işle buluşturmak

seçme ve yerleştirme, mülakat, Manşet, iş hayatı, insan kaynakları

Şirketleri rekabette bir adım önde tutan temel kaynaklardan birisi de yüksek performans sergileme potansiyeli olan insanlarla çalışma fırsatını yakalamaktır. Peki, seçme ve yerleştirme sürecini nasıl daha etkili hale getirebiliriz? İşte sizler için hazırlanmış 10 öneri…

10 maddede etkili seçme ve yerleştirme süreci

Doğru adayı doğru işle buluşturmak İK uzmanlarının öncelikli görevi. “Seçme ve yerleştirme sürecini nasıl daha etkili hale getirebilirim?” diye merak ediyorsanız, İK danışmanı ve eğitmen Tuğba Kaplan’ın size önerileri var…

Seçme–yerleştirme süreci sonunda anlaşılan ve işe başlayan her yeni çalışanın (çalıştığı pozisyonun gerektirdiği tüm teknik beceriye sahip olsa dahi) kuruma ve iş işleyişine alışması en az 3 ay sürer. Bu demektir ki anlaşılan ve işe başlayan yeni çalışanların kurumdan ayrılmaları durumunda pozisyon en iyi ihtimalle hemen doldurulsa da yeni adaydan verim almak için en az 3 ay beklemeniz gerekir. Bu nedenle seçme–yerleştirme sürecinin her aşamasında oldukça dikkatli ve titiz olmakta fayda var.

Etkili bir seçme – yerleştirme süreci için dikkat etmemiz gereken konular aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  1. Adaylara ulaşmak amacıyla ilan açacaksanız, ilan içeriği oldukça önemlidir. Aranan özellikler bölümüne, o işi yapmak için gerekli olan minimum yetkinlikler yazılmalıdır. İlk etapta ne kadar çok adaya ulaşırsanız o kadar iyi olacağından buradaki “minimum” kısmı önemlidir.
  2. Gelen başvurular arasında yetkinlik beklentilerinizi ve ikamet, yaş vb. kriterlerinizi karşılayan tüm adaylarla ön görüşme yapmalısınız. Daha önceki dönemlerde ön görüşmeler sadece yüz yüze yapılırken, teknolojinin etkisiyle günümüzde dijital ortamlarda da yapılabilmektedir.
  3. Yüz yüze görüşeceğiniz adaylara mutlaka görüşme günü, saati, yeri gibi bilgileri önceden iletmelisiniz. Ayrıca görüşmeleri yapacağınız gün için kendi takviminizi de ayarlamalı, adayları bekletmemeli, çok önemli bir sorun olmadığı sürece görüşme saatlerini son anda değiştirmemelisiniz.
  4. Görüşme öncesinde görüşeceğiniz adayın özgeçmişini gözden geçirmeniz önemlidir. Böylece sizin için önemli olabilecek kısımları unutmamış ve atlamamış olursunuz.
  5. Görüşme esnasında adayın beden dilini gözlemlemenizde de fayda var. Fakat bunu “Burnunu kaşıdı, kesin yalan söylüyor” gibi direkt kesin yargılarla sonuçlandırmak sizi yanıltabilir.
  6. Sorularınızı doğru seçmeli ve yapılandırmalısınız. Pozisyonun gerektirdikleri ya da iş işleyişi ile ilgili olmayan sorular sormamalısınız. Ayrıca adayın cevap vermek istemeyebileceği ya da özel yaşamıyla ilgili sorular da sormamalısınız.
  7. Adayların da size sorular sorabileceğini unutmayın. Bu nedenle adaylar tarafından soru sorulduysa aktif bir şekilde dinleyin ve net cevaplar verin. Soru sormayan adaylara da görüşmenin sonlarına doğru soruları olup olmadığını sorabilirsiniz, böylece aklına takılan soruları sormaya çekinen adayların düşüncelerini de netleştirmiş olursunuz.
  8. Seçme – yerleştirme sürecinizdeki aşamaların arasında uzun zaman boşlukları var ise, adaylara ara bilgilendirmeler yapmalısınız. Unutmayın, sizin sürecinizin arayışla devam ettiği gibi, adayların arayış süreçleri de eş zamanlı olarak devam ediyor.
  9. Seçme–yerleştirme sürecinin tüm aşamalarında adaylara nazik davranmalısınız. Örneğin; “Ben stres mülakatı yapıyorum” cümlesine sığınarak adaylara kötü ve kaba davranılmamalıdır. Zaten stres mülakatı dediğimiz kavram da bu değildir.
  10. Sürecin sonucunda mutlaka tüm adaylara olumlu ya da olumsuz dönüş yapmalısınız. Sadece olumlu olan adaya dönüş yapmak etik olmamakla birlikte, diğer adayların netleşmesini de engeller ve imajınızı oldukça olumsuz yönde etkiler.

Son olarak; seçme–yerleştirme sürecinin önemi unutulmamalı, süreç bir bütün olarak sistemli bir şekilde yürütülmelidir.

Yazar: Tuğba Kaplan / İK danışmanı ve eğitmen
Kaynak: www.kariyer.net

Okumaya devam et

MAKALE

Flört şiddeti: İlişkin güvenli değilse ne yapabilirsin?

Manşet, ilişkide şiddet, ilişki, flört şiddeti, flört

Flört şiddeti, ilişkide bir tarafın diğer taraf uyguladığı kontrolcü, müdahaleci, kısıtlayıcı, zarar verici ve yaralayıcı davranışlardır. Peki, sizce bu davranışın sebepleri nelerdir? Böyle bir durumla karşılaştığımızda ne yapmamız gerekir? İşte yanıtı…

Flört şiddeti nedir?

Sevgilin kimlerle görüştüğünü denetliyor mu? Kıskançlığı sevgisinin dışavurumu gibi mi gösteriyor? Sosyal medya hesaplarını kontrol ediyor mu?

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, flörtün yeni yeni başladığı 13-23 yaş döneminde romantik ilişkilerde yaşanan şiddete dikkat çeken ve flört şiddetine dair ipuçları veren bir rehber yayınladı.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın rehberinde flört şiddetine ilişkin şu bilgiler paylaşılıyor:

Flört şiddeti nedir?

Flört şiddeti, sevgilinin sana karşı fiziksel, cinsel, psikolojik, sosyal ve dijital şiddet içeren davranışlarda bulunmasıdır. Sevgilin, sana karşı şiddet göstererek senin üzerinde egemenlik kurmayı, seni kontrol etmeyi ve gücünü göstermeyi hedefler. Flört şiddeti, bitmiş ya da sürmekte olan heteroseksüel ya da homoseksüel ilişkilerde ortaya çıkabilir. 

Fiziksel flört şiddeti 

Fiziksel flört şiddeti, sevgilinin senin bedenine kasıtlı olarak zarar vermesidir. Sevgilinin sana vurması, tokat atması, yumruk atması, bir eşya fırlatması, bıçak ya da silah çekmesi, seni itmesi, tekmelemesi, ısırması, saçını çekmesi fiziksel şiddet örnekleridir. 

Cinsel flört şiddeti 

Cinsel flört şiddeti, sevgilinin seni cinsel birliktelik veya yakınlık yaşamak için zorlaması, cinsellik konusunda “hayır”ı kabul etmemesidir. Sevgilinin istemediğin halde seni öpmesi ve sana dokunması, sen alkol veya madde etkisi altındayken ya da bilincin yerinde değilken seninle cinsel birliktelik kurması, cinsel birliktelik sırasında, öncesinde veya sonrasında sana karşı küçümseyici ve kaba bir tutum sergilemesi, doğum kontrol yöntemlerini kullanmaması veya senin kullanmana izin vermemesi cinsel şiddet örnekleridir. 

Psikolojik flört şiddeti 

Psikolojik flört şiddeti, sevgilinin sende korku uyandıracak, senin kendine olan güvenini ve saygını zedeleyecek biçimde konuşması ve davranmasıdır. Sevgilinin sana isim takması, bağırması, iftira, hakaret veya küfür etmesi, ne yapman ve ne giymen gerektiğini söylemesi, seni başkalarının önünde küçük düşürmesi, tehdit etmesi, kötülemesi ve ismini karalaması, suçlaması, yıkıcı bir biçimde eleştirmesi, “koruma altına alma” bahanesiyle yönlendirmesi, sırlarını başkalarına söylemesi psikolojik şiddet örnekleridir. 

Sosyal flört şiddeti 

Sosyal flört şiddeti, sevgilinin senin sosyal ilişkilerini kısıtlaması, kontrol etmesi ve senin sosyal çevrenden soyutlanmana, yalnızlaşmana neden olacak şekilde davranmasıdır. Sevgilinin ailen veya arkadaşlarınla görüşmene izin vermemesi, kimlerle arkadaş olduğunu kontrol etmesi, “namusunu koruduğunu” söyleyerek erkek arkadaşlarınla konuşmanı yasaklaması, kıskançlık yaparak sosyal ilişkilerini kısıtlamaya çalışması ve kıskançlığı sevgisinin dışavurumu gibi göstermesi, arkadaşlarına zaman ayırdığında seni suçlaması, eleştirmesi veya sana küsmesi, sürekli başkalarıyla flört edip etmediğini araştırması, toplum, aile veya okul karşısında seni “utandırmak” ya da “rezil etmekle” tehdit etmesi sosyal şiddet örnekleridir.

Dijital flört şiddeti  

Dijital flört şiddeti, sevgilinin teknolojik araçları seni kontrol etmek için kullanması, bu araçlar aracılığıyla seni tehdit etmesidir. Sevgilinin sosyal medya hesaplarının şifrelerini istemesi ve kontrol etmesi, sosyal medyada kimlerle arkadaş olabileceğine karar vermesi, resim ya da video göndermek için seni zorlaması, telefonunu veya bilgisayarını karıştırması, sürekli mesaj atması ve hızlı bir yanıt beklemesi dijital şiddet örnekleridir. 

Israrlı takip (Stalking) 

Israrlı takip, ayrıldığın ya da halen birlikte olduğun sevgilinin seni sürekli izlemesi ve takip etmesidir. Takip davranışı, sende korku uyandırmayı, sana gözdağı vermeyi ve güvencesiz hissettirmeyi hedefler. Eski sevgilinin haber vermeden veya davet edilmeden evine  ya da okuluna gelmesi, gittiğin yerlerde karşına çıkması, sürekli hediye veya çiçek alması veya göndermesi, arkadaş çevrenle iletişim kurması ve seninle ilgili bilgi almaya çalışması, senin eşyalarına zarar vermesi ısrarlı takip davranışı örnekleridir. 

İlişkin güvenli değilse ne yapabilirsin?

Sevgilinden farklı fikirlere, isteklere, önceliklere sahip olabilirsin. Her ilişkide farklılıkların ortaya çıkması, anlaşmazlıkların olması doğaldır. Önemli olan bunları nasıl çözdüğünüzdür. Eğer bir farklılık ya da anlaşmazlık karşısında herhangi bir şiddet türüyle karşılaşıyorsan, güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için şunları yapmayı deneyebilirsin: 

  • Şiddeti tanıman ve şiddet için kendini sorumlu görmemen çok önemli. Şiddetin sorumlusu sen değilsin!
  • Şiddeti normal bir davranış olarak kabul etmemen çok önemli. Aklından “bunu hak ettim”, “herkesin sevgilisi böyle davranıyor” gibi düşünceler geçebilir. Kendinden şüphe etme! Unutma, haklı şiddet yoktur!  
  • Sevgilinin, şiddeti bir problem olarak görüp görmediğini araştır. Sevgilin seninle güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için çabalıyor mu? Şiddetsiz bir ilişki kurmak için işbirliği yapıyor mu? 
  • Güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için kurallar koyarak sınırlarını koruyabilirsin. Kuralları koymak, hangi tür davranışları kabul etmeyeceğini söylemek ve bu kurallara uymadığında ondan uzaklaşmak ya da ayrılmak senin güvende olmanı sağlayacak bir adımdır. Bu sayede şiddetsiz, güvenli, eşit ilişkiler kurabilirsin. 
  • Herhangi bir şiddet türüyle karşı karşıya kalıyorsan, şiddet durmadan güvende olamazsın. Sevgilin şiddeti bir problem olarak görmüyorsa ve şiddeti durdurmak için herhangi bir adım atmıyorsa, ilişkiden uzaklaşmalısın. Onu değiştirmeye çalışma. Unutma, şiddeti durdurmak onun sorumluluğu. Eğer o şiddeti durdurmazsa, şiddet artarak devam edecektir. Kendini korumalı ve ilişkiden çıkmalısın.  
  • Sevgilinden ayrılmayı düşündüğünde “Bana çok iyi davrandığı oluyor”, “Her zaman böyle sinirli değil”, “Aslında beni çok seviyor” gibi düşüncelere kapılabilirsin. Yalnız kalmaktan korkuyor olabilirsin. Daha önce ayrılmayı deneyip onu affetmiş olabilirsin. Onun istediği gibi biri olmaya çabalıyor olabilirsin. Onunla ileride çok iyi bir ilişki kurabileceğini umut ediyor olabilirsin. Bu durumda şiddet döngüsüne girmişsin demektir. Şiddet döngüsünü tanımalısın. 
  • Yakın gördüğün, seni yargılamayacağını düşündüğün bir yetişkinden yardım isteyebilirsin. Yaşadıklarını paylaşmak ve konuşmak, seni güçlendirir. 
  • Unutma, şiddet varsa, sevgi yoktur.
Kaynak: www.t24.com.tr

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER10 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND