Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Girişimcilik deneme cesareti ile başlar

Girişimcilik sadece fikir sahibi olmak demek değildir. Girişimcilik o fikri hayata geçirecek cesarete sahip olmayı da gerektirir. Deneme cesaretini göze almak girişimcilik yolunda atılması gereken en önemli adımdır. İşte girişimcilik sürecinin anatomisi…

Girişimcilik bir kumar mı?

 

Deneme ve başarma için gereken cesaret, hem girişimcide hem de kumarbazda mevcuttur. Fark, kumarbazın çoğu zaman cesaretini içgüdüleri ve şansından, girişimcinin ise ürün ve pazarıyla ilgili bilgi, deneyim ve birikiminden almasıdır.

Çoğu zaman girişimcilerin kumarla aralarının iyi olduğu düşünülür. İşlerinin büyük bir parçasının risk almaya endeksli olması kumarbazı ve girişimciyi benzer karakterde gösterir. Her iki profilin de amacı para kazanmaktır. Para kazanmak için ise risk almaları şarttır. Oysa, girişimci ve kumarbazın risk almaya yaklaşımları tamamen farklıdır. Girişimci kar amacı güden girişimini büyütmek amacıyla başlatır. Birşeyleri yaratmaktan, üretmekten, daha önce olmayan bir ürünü veya hizmeti var etmekten keyif alır, yola çıktığı iş fikrini fark yaratan insanların ihtiyaç duyduğu bir ürün haline getirmek girişimciye gurur verir. Girişimciliğin ille de kar amacı güden şirketlerle kısıtlanması doğru olmaz; bugün sosyal girişimciler hiç akla gelmeyen ufacık yardımların devasa amaçlara hizmet ettiğinin en güzel örneğini oluşturmakta. Belki de daha basit ancak geniş bir tanımla girişimciyi ‘iş fırsatlarını arayan, zaman, para ve diğer kaynaklarını bu fırsatları değerlendirmek üzere seferber eden kişi olarak nitelendirmek daha doğru olur.
Peki, kumarbaz kimdir? Kumarbaz bahislere giren, şansına güvenerek kazanmayı uman kişiye denir. Klasik kumarbaz tanımına uyan kişi kumarhanenin kurallarıyla kumarhaneye karşı oynar ve çok düşük şansını kazanca dönüştürmeyi hayal eder. Kuralları kumarhane yönetiminin koyduğu düşünülürse, çoğu zaman kaybeder. Kumarbaz ille de kumarhanede kumar oynamak zorunda değildir, üstelik kumarhanede bile birçok farklı oyun mevcuttur.

Şimdi asıl sorumuza dönelim: Girişimci kumarbaz mıdır? Tek kelimeyle hayır. Kumarbaz şansa dayalı risk alırken, girişimci bilgiye dayalı risk alır. Girdiği sektörü, işi iyi bilmesine rağmen elinde olmayan öngörülemeyen nedenlerden işleri ters gidebilir. Herşeyi hesaplamasına ve öngörmesine olanak yoktur. Tabii ki böyle durumlarda şansın büyük bir önemi vardır ancak hiçbir zaman kumarbaz gibi varını yoğunu şansa teslim etmez. Kumarbazdan ve memurdan farklı olarak girişimci risk almaktan çekinmez, iyi hesaplanmış riskler alır.

Risk almak hastalık haline gelirse…

Financial Times yazarı Lucy Kellaway’e göre, kumar finans sektöründe bir meslek hastalığından gerçek bir bağımlılığa dönüşebiliyor. Londra’da her hafta gerçekleşen Anonim Kumarbazlar toplantısında her toplantıda bir bankacı gözyaşları içinde ne kadar para kaybettiğini anlatıyor. Kimi işinde yönetmekle sorumlu olduğu portföyündeki müşterilerinin paralarını riskli finansal enstrümanlara yatırarak, kimi de risk almaktan aldığı hazzı iş dışına web bazlı kumarhanelere taşıyarak gecede 100 binlerce sterlin kaybediyor. Bu kumar düşkünlüğü kimi profesyonelin işten atılmasına, evliliğinin yıkılmasına ve tabii emeğiyle kazandığı birçok paranın uçup gitmesine sebep oluyor. Az sayıda patolojik kumar bağımlıları yardım almayı kabul ederken, büyük çoğunluk kendini her kayıptan sonra yeniden kazanacağına inandırıyor ve bağımlılığını daha da derinleştiriyor.

Köpek ve Kurt arasındaki Saat (The Hour Between Dog and Wolf) kitabında yazar John Coates’un analizine göre, risk alındığında beyin çok büyük miktarlarda dopamin üreterek insanın mutlu ve motive hissetmesine neden oluyor. Adeta uyuşturucu bağımlıları gibi, piyasada kağıt alım satımı yapan finansçılar bu riskin verdiği hazzı devam ettirmek için hep daha fazla risk almanın peşinde koşuyorlar. Para kazanıp kaybetmenin ötesinde risk almaya bağımlı oluyorlar. 

Bağımlılık alanında uzman Henrietta Bowden-Jones’a göre, patolojik kumarbazların bağımlılık hikâyesinin 3 ana kökeni mevcut. Bazıları için durum genetik, kumara düşkünlük aileden geliyor. Diğerlerinin çocukluklarında yaşadıkları bir travma yüzünden kumara bağımlılık duymaya başlıyorlar. Finansçı kumarbazların çoğu ise 3.kategoriye düşüyor: Bowden-Jones bu profesyonellerin beyinlerinin farklı çalışmasından kumar düşkünü haline geliyorlar. Büyük paraları kaybetme riski ve kazanma şansı onlara başka hiçbir şeyde bulamadıkları heyecanı veriyor.

Mesele sağduyulu girişimci olmak

John Hopkins Üniversitesi, İşletme Fakültesi öğretim görevlisi ve Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Philip Phan’a göre, girişimciler kumarbaz değiller. Girişimciler ne zaman risk alacağını bilen, tekrar denemesi gerekip gerekmediğini saptayabilen ve zararını en aza indiren profesyoneller. Phan’a göre, herkesin fikir üretecek potansiyeli var ancak sadece girişimci kafasına sahip kişiler bir adım daha ileri giderek o fikri ekonomik bir fırsata çevirmeyi başarıyor.

Girişimci bir fikri ürüne veya hizmete dönüştüreceği süreçte belli riskler alması gerektiğini bilir. Ancak girişimcinin amacı ilk etapta varını yoğunu aynı oyuna koyup ya hep ya hiç demek değildir. Amacı, kayıpları limitlediği, insani ve finansal kaynak kullanımını maksimuma çıkardığı bir model yaratmaktır. Bu sayede, başarısız olan fikirden minimumda zarar görerek yeni fikirlere geçebilir.

Profesör Phan’a göre, sağduyulu girişimci kısa evredeki planlarında esnek hareket edebilen, belirsizlikler çok olsa bile, mantığı ve önsezileri doğrultusunda karar alabilen kişidir. Gerçek girişimcinin hızlı öğrenmenin avantajlarını kavramış olması ve buna paralel olarak hatalarının maliyetini an aza indirebilmesi gerekir. Kimi zaman bu kısa süreye odaklı kararlar işin gidişatında önemli rol oynayacak, pazar konumlanmasını, pazara giriş ve çıkışı tayin edecektir. Girişimcinin, zamanının ve ürününün içinde bulunduğu pazarın dinamiklerine tam anlamıyla vakıf olması gerekir. Phan’a göre, girişimcilerin iki büyük belirsizliği en iyi şekilde yönetmeleri gerekir. Biri pazarın diğerin ürünün kabul edilirliği. Bu belirsizlikleri bertaraf etmek için belli alternatifler mevcuttur: İlki konumlandırma opsiyonudur; burada girişimcinin karar vermesi gereken varolan bir ürünü hangi yeni pazarlarda satacağıdır. İkinci alternatif içinde bulunulan pazar için yeni ürünler geliştirmektir. Bir diğer seçenek ise, yeni ürünler ve yeni pazarlar için hizmet ve ürün geliştirmektir, girişimci için en zorlu olan pazarın ve ürünün yeni olduğu bu durumdur. Burada dikkat edilmesi gereken girmek istediğiniz piyasada markaları oturmuş dünya devi rakiplerin olmamasıdır.

Girişimci başarısızlığı yönetebilir

Harvard Business Review’de yayınlanan bir makaleye göre, girişimcilerin başarısızlığı yönetmek konusunda eğitime ve yönlendirmeye ihtiyaçları var:
Girişimcilerin riske ve muhtemel başarısızlıklara karşı belli ilkeleri benimsemiş olmaları gerekir.

Bunların başında kimi zaman başarısız olmayı iş yapmanın bir parçası olarak kabul etmek gelir. Israil, Tayvan ve İzlanda gibi girişimciliğin oldukça yaygın olduğu ülkelerde işlerin erken evrede başarısızlığa uğraması olağan görülür. ‘Başarısızlıklar erken gelir, başarılar ise zaman alır, sabretmek gerekir.’ İşin ilk aşamalarında meydana gelen başarısızlıkları öğrenmek için fırsat olarak görmek, nerede yanlış yapıldı, iş planını, modelini, takip edilmesi planlanan süreçleri nasıl revize etmek gerekli gibi soruları cevaplamaya yönelmek gerekir. Bu erken evrede yapılan hataları vakit çok geç olmadan ve en az maddi-manevi zararla atlatmak ve projeyi olgunlaştırmak için yeni yöntemleri beraberinde getirecektir. Bazen ise, bir kapının kapanmasına yenilerine açılmasına vesile olacaktır.

Başarısız girişimlerin riskini azaltmak için yapısal engeller ortadan kalkmalı.
Birçok ülkede girişimcilik iflas durumunda devre giren uygulamalarla cezalandırılır. Örneğin, iflas eden girişimcilerin tekrardan iş kurmaları engellenir hatta banka hesabı açmalarına izin verilmez. İflasın maliyeti yeni girişimcilerin gözünü korkutur. Bir diğer konu çalışanları koruyan ve işçileri işten çıkarmayı zorlaştıran yasalardır. Girişimciler eleman alırken, işler büyüdükçe çalışanlarının sayısını arttırırken daha tutucu bir yaklaşım sergilerler.

Başarısızlığı aşın

Düşünenin aksine girişimciler umarsız kumarbazlar değiller. Tabii ki belli yenilikleri hayata geçirmek için risk almak kaçınılmazdır ancak yapılması gereken işler kötü gittiği takdirde durumu büyümeden hızla ve en az maddi kayıpla sonlandıracak bir çıkış planı oluşturmaktır. Böylece, fazla zaman ve enerji kaybetmeden yollarına devam edebilirler. Üstelik ufak düşüşler çok daha az kişi tarafından duyulacak, utanç ve prestij kaybına neden olmayacak. Hükümet ve özel kurumlar bu alanda eğitimler düzenleyerek girişimcilere riski ve olası başarısızlıkları nasıl yönetebilecekleri konusunda yol gösterebilir. Başarısızlığı her yeni işin normal bir sonucu olarak görmek, onunla mücedelede strateji geliştirmeye yardımcı olabilir.

Girişimcilik Deneme Cesaretiyle Başlar

Kral maiyetini önemli bir görev için sınamak istemiş. Birçok güçlü ve akıllı adam etrafına toplanmış. Kral onları bugüne kadar görüp görecekleri en kocaman kapının önüne getirerek şöyle söylemiş: “Siz akıllı insanlar, benim bir sorunum var ve hanginizin bunu çözebileceğini görmek istiyorum. Burada krallığımdaki en büyük ve en ağır kapıyı görüyorsunuz. Hanginiz bunu açabilirsiniz?”

Saray mensuplarından bazıları açamayız der gibi başlarını sallamış. Diğerleri, çevresindekilere göre daha akıllı sayılanlar, kapıyı daha yakından incelemiş, fakat onlar da açamayacaklarını kabul etmişler. Bu akıllı insanlar böyle söyleyince saraylılar sorunun çözülemeyecek kadar zor olduğunda fikir birliğine varmışlar.
Sadece bir vezir kapının yanına giderek onu şöyle bir gözden geçirmiş ve elleriyle yoklamış, açmak için çeşitli yolları denemiş, en sonunda kuvvetle yüklendiğinde ağır kapı açılmış. Meğer kapı zaten tam kapalı değilmiş ve açmak için deneme isteği ve yüreklilikle davranma cesaretinden başka bir şey gerekmiyormuş.
Kral vezire şöyle demiş: “Sadece gördüğün ve işittiğine bağlı kalmadan, kendi gücünü devreye soktuğun ve denemeyi göze aldığın için saraydaki görevi sen alacaksın.”

Deneme ve başarma için cesaret hem girişimcide hem kumarbazda mevcuttur. Fark kumarbazın çoğu zaman cesaretini içgüdüleri ve şansından, girişimcinin ise, ürün ve pazarıyla ilgili bilgi ve deneyim birikiminden almasıdır.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et

MAKALE

Podcast yapmak cesaret istiyor

Podcast son dönemde özellikle gençler arasında hızla yayılıyor. Bunda gencin özgürlüğüne imkan tanıması hiç kuşkusuz önemli bir faktör. Ancak podcast üretimi yapan uzman sayısı yeterli değil. Bunun en önemli nedeni ne olabilir?

Podcast yapmaya başlamaktan neden çekiniyoruz?

Kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen bazı şeyler var…

Podcast’ler dünyada her geçen gün artmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük podcast ağı olan Podfresh’in bile şimdiden çeşitli kategorilerde 100’e yakın yayını bulunuyor. Yalnızca ABD’de, nüfusun yüzde 75’i “podcast”in ne demek olduğuna aşina durumda. Ekim 2020 itibariyle ise 1,5 milyonun üzerinde podcastin olduğunu söylemek biraz ütopik gelse de gerçek bu.

Her gün başlanan yeni podcastler, kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen ve başlamaktan alıkoyan bazı yanlış yanlış bilinen şeyler var. Bu yazımda biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.

Podcast bir iş modelidir

Aslına bakarsanız podcast’ten hemen bir gelir elde etme beklentisi büyük bir hata ve orta vadede motivasyon düşürebilen bir şey. Çünkü Türkiye’de henüz yeni yeni büyüyen, ilginin fazla olduğu ancak reklam modellerinin henüz tam oluşturulmadığı bir ortam söz konusu. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki, ürettiğimiz her türlü içerik, yaratmamız gereken bir pazarlama planının da parçası olmalı ve o doğrultuda bir strateji üretilmeli. Podcast yayınlarını yaymanın sadece içerik pazarlamasıyla bittiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Birçok platformda çok sayıda niş podcastin olduğu bir arenada, bunu bir işe çevirme düşüncesinden önce içeriğimizi iyi oluşturmayı düşünmek daha yerinde olacaktır. Çünkü salt gelir eldetmekten ziyade podcastimizi aynı zamanda kendimize bir network oluşturmak için de kullanacağız ve podcastimizi de bu network dinleyecek. 

Profesyonel bir stüdyo olmadan başlanmaz

Ben şahsen podcastlerime ufacık bir odada, sesimdeki yankıyı kesmek için üzerime battaniye örterek başladım. Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen de hâlâ evimden yayın yapmaya devam ediyorum. Yayıncı adaylarının, profesyonel bir stüdyoya ihtiyaç duyacaklarını, stüdyo sesi olmadan podcast olmayacağını düşünmeleri ve bunun harekete geçmelerini engellemesi, acilen aşılması gereken bir konu.

Peki benim yaptığım podcastler süper kaliteli mi? Elbette evde sınırlı imkanlarla alınan herhangi bir kaydın stüdyo gibi olması imkansız ama zaten sorun burada başlıyor. Neden başlangıçta stüdyo kalitesinde bir yayın yapma zorunluluğu hissedeyim ki? Her şeyden önce içeriğimiz ve sürdürülebilirliğimiz çok daha önemli olgular. Bana soracak olursanız podcast yayınlarını benzersiz kılan şeyler, içerdiği samimiyet. Yani bir ev ortamında, belki çayınızı koyarken çıkan ses, belki arkanızdan gelen bir kedi. Nerede olursanız olun, telefon kulaklığına bile sahipseniz (ki Podfresh’te kulaklıklarla yapılan çok güzel yayınlar var) başlayın.

Podcast yapmak aşırı pahalı

Diğer bir yanlış düşünce de, ekipman fetişisti olup podcast yapmaya başlamak için pahalı ve kaliteli mikrofonlara sahip olmamız gerektiği. Örneğin, 3000 TL’ye çok kaliteli bulduğunuz ve profesyonellerin önerdiği bir mikrofon var ve almak istiyorsunuz. Durun, almayın! Bunun yerine 150 liraya bir yaka mikrofonu, aylık 50 TL’ye yayınlarıma değer katacak bir podcast barındırma platformu (ki artık size Spotify kataloğundan dilediğiniz müziği kullanma imkanı sağlayan Anchor varken ona bile ihtiyaç olmayabilir) ve 20 liraya podcastime sesli tanıtımlar yapabileceğim bir uygulama alırsam, erken dönemde yapacağım 3000 TL’lik bir mikrofondan daha mantıklı ve yayınıma değer katacak bir harcama yapmış olurum.

Demem o ki, Podcaste başlamak pahalı ve maliyetli değil. Bilgisayar ya da telefonunuzdaki ses kayıt düğmesine basın, telefonunuzun kulaklığını takın ve içeriğinizi oluşturun.

Dinleyici bulmak için ünlü olmak gerek

1,5 Milyon podcast yayını, daha fazla sayıda yayıncı, daha fazla sayıda da dinleyici var. Herhalde bu rakamların hepsi ünlü değil. Bu arada yayıncı adaylarının gözlerinin korkmasına hak veriyorum. Belki konuşmak istediğiniz konuyla alakalı onlarca podcast vardır ve endişe duyuyorsunuzdur. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, her podcast birbirinden parmak izlerimiz gibi farklı. Herkes niş bir yayın yapmaya çalışıyor ve konunun genelinden uzaklaşıp ister istemez spesifikleşiyorlar. 

Anlattığınız hikaye ve inşa ettiğiniz içeriğiniz sizin her şeyiniz. Yayınınız başka podcastlerin konusunu andıracak gibi görünse de, mutlaka kendinizden katacağınız şeylerle farklılaşacaktır. Kişisel deneyimler ve insan hikayeleri her şeyi değiştirir. Dinleyici olarak iki aynı nüanstaki podcast programından ayrı ayrı kendime kattığım birçok şey var. Eğer platformlarda var olan podcastler sizi podcaste başlamaktan alıkoyuyorsa, masada herkese bir sandalye olduğunu bilmenizde fayda var. 

Her şey kusursuz olmalı

Bir felaket olan ilk podcast bölümüme buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sesimin yetmediği, tonlamalarımın ise anlamsız olan bu bölümü çekerken ne kadar zorlandığımı ve onlarca kez baştan kayıt aldığımı hâlâ hatırlıyorum. Ancak sonuç itibariyle içeriğimi dünyaya yaymak istediğim için “yayınla” butonuna bastım. Sadece biz değil, dünyaca ünlü podcasterların da ilk yayınlarına baktığınızda kusursuz olmadıklarını görüp kervanın her zaman yolda düzüleceğini anlayabilirsiniz. Kimse mükemmel değil, olamaz da. Podcastinizin daha ilk bölümden mükemmel olması gerekmiyor. Açıkçası geliştikçe her zaman yeni şeyler öğreneceksiniz ve bir önceki bölümünüzü beğenmeyeceksiniz. Gereksiz mükemmelliyetçilik sizi engelleyen bir şey ise, bunu önemsememek en güzeli.

Bitirirken…

Yanlış bildiğimiz şeyler bizi bir şeylere başlamaktan, düşüncelerimizi yaymaktan ve başkasının hayatına bir şeyler katmaktan her zaman alıkoyan bir şey. Eğer profesyonel bir stüdyo yüzünden podcast yapmaya başlamıyorsanız bir hayalinizden vazgeçmiş olacaksınız. Ürettiğiniz içeriğin nerede, kimi ve nasıl etkileyeceğini, ne gibi izler bırakacağını bilemezsiniz. İnsanlara temas etmek ve dokunmak güzeldir. Yeter ki en başında belirttiğim süreklilik ve içerik gibi doğru şeylere odaklanalım.

Kaynak: T24
Yazar: İlkan AKGÜL

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND