Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Geleceğin yükselen meslekleri!

İş dünyasına strateji planları hazırlayan Dr. Can Fuat Gürlesel , geleceğin sektörleri ile ilgili yaptığı araştırmada “hizmet sektörünün” ön plana çıkacağı sonucuna ulaşmış. Geleceğin yükselen meslekleri hangileri? Gürlesel’in günümüzde mesleklerin tanımının değiştiğini, eğitimlerinin de değişmesi gerektiğini belirttiği röportajının devamı için tıklayın..

Geleceğin sektörleri ve meslekleri çalışmasını nasıl yaptınız, ne kadar sürdü?

Bu çalışma üç ay sürdü. Amaç, Türkiye’deki geleceğin sektörlerinin ve buna bağlı olarak mesleklerinin belirlenmesiydi. Yaklaşımımız piyasa odaklı oldu. Hangi sektörlerin ekonomi içinde ağırlık kazanacağı, sektörlerin kendi içinde nasıl bir dinamik değişimi göstereceğini irdeledik. İşletmelerin ne tip insan gücüne ihtiyacı olacağına odaklandık. Dünyadaki ve Avrupa Birliği’ndeki eğilimleri tespit ettik. Kendi kurumlarımızın kurumsal bilgi kapasitesinden yararlandık. Bu konuda Türkiye’de yapılmış hiçbir çalışma olmadığı için 15 yıllık tecrübemizden, bilgi birikiminden faydalandık.

İş dünyasının, üniversitelerin fikrini aldınız mı?

Bu raporun hazırlanması aşamasına bu tip temasımız olmadı. Kurum olarak Türkiye’deki hemen hemen tüm iş örgütlerine danışmanlık yapıyoruz. Bütün sektörlerle 15 yıldır ilişki içindeyiz. Bu kurumların önceliklerini biliyoruz. Büyük ölçüde bu bilgiden yararlandık.

Türkiye’nin önümüzdeki 10 yıl içinde en çok ihtiyacı olan sektör ve meslek grubu nedir?

Türkiye hizmetler sektörü ağırlıklı bir ekonomiye dönüşmeye başladı. Ekonomisi küreselleşmenin etkisiyle giderek dış dünyayla entegre oluyor. Önümüzdeki dönemde insan kaynağına sadece Türk şirketleri değil, Türkiye’deki yabancı şirketler de ihtiyaç duyacak, bu yeni ve önemli bir trend. Türkiye’de şirketler giderek yabancılaşıyor. Yabancı ortak alıyor, yabancılar tarafından satın alınıyor. Önümüzdeki 15 yılda her alanda yabancı şirketlerin ağırlıkta olduğunu göreceğiz.

Üretim nasıl değişecek?

Batıda bir firma için üretimin payı yüzde 10-15. Geri kalan yüzde 80-85 değeri yaratan farklı unsurlar; tasarım, yaratıcılık, tüketicinin rahatlık ve güvenliğini artıran teknoloji, marka değeri, imaj değeri gibi. Konsept denilen unsur, ürünün içinde daha fazla pay alıyor. Oysa Türkiye henüz başka ülkelerin fason üreticisi niteliğinde. Bizim üretime değil, ürünün o genel prosesi içinde diğer alanlarda daha çok katma değer yaratacak insan gücüne ihtiyacımız var. Bir de özellikle finans, perakende, iletişim, sağlık gibi sektörlerde çevre ülke ve müşterilerin taleplerini karşılar noktaya gelmemiz lazım. İş gücü ihtiyacı da sadece yurtiçi talebe yönelik değil, yurtdışı talebe yönelik de olmaya başlayacak. Sanayide iş gücü ve mesleklere bakınca katma değer yaratacak insanlara ihtiyaç var, üretimde çalışacak insanlara değil. Ar-ge ve teknolojide çalışacak, yaratıcılık ve konsept tasarımı yapacak, dünyada pazarlama yapacak, markalaşmayı taşıyacak insanlara ihtiyaç var.

Bu eğitimleri insanlar nereden alacak?

Üniversitelerin, meslek liselerinin, fakültelerin isimleri, yapıları ve eğitim verilecek alt başlıklarda önemli değişiklikler olmalı. Geleceğin eğitiminde en önemli unsur, özel sektör ve iş dünyası ile işbirliği. Artık üniversiteler dört sene eğitip, mezun ettikten sonra öğrenci ne yaparsa yapsın, zihniyetinden kurtulmalı. İşyerinde staj anlamında değil yalnızca, eğitim kurumları ve işletmeler arasında ciddi sinerji sağlayacak işbirliklerine ihtiyaç var.

Meslekler mi değişiyor, içerikleri mi? Yani artık, inşaat mühendisine ihtiyaç kalmıyor mu?

Mühendislik kavramı değişiyor. Klasik anlamda mühendisler ürünün sadece üretim bölümüyle ilgileniyorlar. Halbuki bundan sonra işin öbür tarafıyla, ar-ge, teknoloji, yaratıcılık, tasarımla da ilgilenmeli. Endüstri mühendisliği ve onun alt ayrımlarıyla ilgili mühendislikler önemli. Müşteri taleplerini, işin takvimini, pazarlamayı iyi bilen, bütün bunları içinde barındıran mühendisliklere ihtiyaç var. Makina mühendisi yaratıcılık, tasarımcılık, finansman, pazarlama bölümünlerinin kendisi ile nasıl çalışması gerektiğini anlamalı.

İletişimi geleceğin sektörlerinden biri olarak görüyorsunuz. Teknik elemanlar mı önem kazanıyor?

Bilgi işlem bütün sektörlerde yatay olarak tabanı güçlendiriyor. Onsuz olmuyor. İletişim ve lojistik her meslekte önem kazanıyor. Klasik iletişim fakülteleri, gazetecilik, reklamcılık bölümleri değil, bilgi yönetimi çok önemli hale geliyor. Dünya bilgi ekonomisi üzerine kurulmaya başlandı.

Ama artık bilgiye kolaylıkla ulaşılıyor, yaratıcılık daha önemli deniyor.

Doğru. Dünyada böyle trend var. Bilgiye ulaşmalı, onu kullanıp sonra da yaratıcılıkla birlikte yeni bilgiler üretmeli, yeni mal ve hizmetlere katmalısınız. Bunun için iletişim kurmak lazım. İşletme için bilgi üreten, bilginin nerede olduğunu bilen, bilgiyi toparlayan, kullanan ve yeni bilgi yaratan insanlara ihtiyaç var. Bunlar için bilgi mühendisi yetişmesi lazım. Mühendislik böyle farklılaşıyor. İletişim mühendisliği ortaya çıkarıyor. Sosyal bilimler giderek mühendisleşiyor.

Bilişim eğitiminde neler oluyor?

Bilişim eğitiminde sıkıntı var. Bilişim denince bilgi işlemci akla geliyor. Bilgisayar mühendisine artık ülkemizde ihtiyaç yok. Bilgisayarı iyi kullanan ara elemana ihtiyaç var. Sektörlerde hemen her kademedeki insanın bilişim sektöründe faydalanabilir, kullanıyor olması lazım. Bunun için de herkesin bilgisayar mühendisi olmasına gerek yok.

HASTANE VE EĞİTİM YÖNETİCİLİĞİ
Tıp geleceğin mesleklerinde nerede yer alıyor?

Tıp ve sağlık sektöründe Türkiye avantajlı. Kendi içimizden çok dışarıya hizmet vereceğiz. Avrupa nüfusu yaşlanıyor. Sağlık- sosyal güvenlik harcamaları artıyor. Türkiye sınır ötesi bu tip müşteri taleplerine daha ucuza cevap verebilmeli. Önümüzdeki yirmi yılda hem Avrupalı, hem Amerikalı bütün sağlık kurumları burada olacak. Birkaç sene sonra dış müşterilere hizmet vermek üzere hazır olmalıyız. Bizde 10 bin dolara sağlık bakımı, Batı’da 70 bin dolara yapılıyor. Bu fiyat farkından faydalanmalıyız. Sağlık yöneticilerine ihtiyaç var. Bizde iyi cerrah, doktor var. Ama bir özel hastaneyi etkin yönetip, onun rekabet gücünü artıracak, onu finansal anlamda düşünecek yöneticilere ihtiyaç var.

Sosyal bilimler geleceğin mesleklerinde nerede?

İnsanla ilgili her alan, sosyoloji, psikoloji hepsi önem kazanacak. Örneğin bizde tarihçi sadece kendi çevresi içinde ihtiyaç duyulan ve iş yapan kişidir. Oysa yeni dönemde ekonomik gelişme olunca bütün kurumların sosyal sorumluluğundan, insanların öğrenme ihtiyacından kaynaklanan ihtiyaçlar olacak. Tarihçiler artık o küçük dünyalarında kalmayacak. Çok daha geniş alan içinde çalışmaya başlayacak.

Şu anda liseye giden öğrencilere, hangi meslekleri önerirsiniz?

Perakende sektörü, finans, turizm yöneticiliği, iletişim, bilgi-işlem, sağlık yöneticilik, lojistik ve ulaştırma, enerji ve gayrimenkul sektöründe çok gelecek var. Gayrimenkul dünyada devasa bir şekilde gelişiyor. Burada çalışanların ancak yüzde 2-5’i inşaat mühendisi. İnşaat mühendisi ve şehir plancısını yetiştiriyoruz. Ancak, örneğin bir alışveriş merkezi yapılacaksa nereye kurulmalı, kentsel yaşama etkisini, ekonomik fizibilitesini araştıracak kişiler yetiştirmiyoruz.

Türkiye’de geleceğin meslekleri

İletişim Elektronik mühendisleri, enformasyon mühendisleri, yazılım mühendisleri, Ar-ge mühendisleri, ürün geliştirme yöneticileri ve uzmanları, uygulama geliştirme yönetici ve uzmanları, pazar ve iş geliştirme yöneticileri, satış ve pazarlama yöneticileri, satış sonrası hizmet yöneticileri

Perakende Perakende yöneticileri, zincir yöneticileri, mağaza yöneticileri, store yöneticileri, dağıtım kanalları yöneticileri, departman, kategori, stok yöneticileri, mağaza satış danışmanları ve uzmanları

Turizm Otel yöneticileri, işletme yöneticileri, yiyecek-içecek işletme yöneticileri, pazar ve ürün geliştirme yöneticileri

Bilişim ve bilgi teknolojileri Bilgi teknolojileri koordinatörü, veri taban ve bilgi yöneticileri, network ve sistem mühendisleri, network ve sistem güvenlik yöneticileri, yazılım mühendisleri, yazılım geliştirme uzmanları, sistem programcıları ve analistleri, web yöneticileri, web tasarım ve içerik uzmanları.

Bankacılık Şube yöneticileri, bireysel kredi yöneticileri, gayrimenkul ve konut finansman ve kredi yöneticileri, risk ağırlıklı aktif yöneticiler, internet bankacılığı yöneticileri, uluslararası bankacılık yöneticileri

Sağlık Sağlık kurumları yöneticiliği, bakım ve yaşam evleri yöneticiliği, medikal-sağlık ve hasta hizmetleri yöneticiliği, tıbbi direktörlük, hemşire direktörlüğü

Enerji Enerji mühendisleri, elektrik mühendisleri, petrol ve doğalgaz mühendisleri, nükleer enerji mühendisliği,

Otomotiv Elektronik mühendisleri, endüstri tasarım mühendisleri, enerji mühendisleri, çevre mühendisleri

İnşaat müteahhitlik İnşaat mühendisleri ve mimarlar, elektrik mühendisleri, malzeme mühendisleri, tasarım mühendisleri, saha ve şantiye mühendisleri, planlama mühendisleri, iş güvenliği mühendisleri,

Gayrimenkul Proje yöneticileri, gayrimenkul değerleme uzmanları, gayrimenkul yatırım uzmanları, gayrimenkul pazarlama ve satış yöneticileri, proje ve iş geliştirme yöneticileri, konut tüketici finansmanı uzmanları

Eğitim Eğitim kurumları yöneticileri, eğitim ve gelişim yöneticileri, eğitim ve kariyer danışmanları, rehberlik ve öğrenci işleri yöneticiliği, eğitim sistemleri ve teknikleri geliştirme yöneticileri, e-eğitim yöneticileri, özel eğitim yöneticileri, yaşam boyu eğitim yöneticileri, erken çocukluk eğitimi yöneticileri, dershane yöneticileri.

Yazar: Nuran Çakmakçı

Kaynak: www.gundemegitim.com

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et

MAKALE

Podcast yapmak cesaret istiyor

Podcast son dönemde özellikle gençler arasında hızla yayılıyor. Bunda gencin özgürlüğüne imkan tanıması hiç kuşkusuz önemli bir faktör. Ancak podcast üretimi yapan uzman sayısı yeterli değil. Bunun en önemli nedeni ne olabilir?

Podcast yapmaya başlamaktan neden çekiniyoruz?

Kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen bazı şeyler var…

Podcast’ler dünyada her geçen gün artmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük podcast ağı olan Podfresh’in bile şimdiden çeşitli kategorilerde 100’e yakın yayını bulunuyor. Yalnızca ABD’de, nüfusun yüzde 75’i “podcast”in ne demek olduğuna aşina durumda. Ekim 2020 itibariyle ise 1,5 milyonun üzerinde podcastin olduğunu söylemek biraz ütopik gelse de gerçek bu.

Her gün başlanan yeni podcastler, kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen ve başlamaktan alıkoyan bazı yanlış yanlış bilinen şeyler var. Bu yazımda biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.

Podcast bir iş modelidir

Aslına bakarsanız podcast’ten hemen bir gelir elde etme beklentisi büyük bir hata ve orta vadede motivasyon düşürebilen bir şey. Çünkü Türkiye’de henüz yeni yeni büyüyen, ilginin fazla olduğu ancak reklam modellerinin henüz tam oluşturulmadığı bir ortam söz konusu. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki, ürettiğimiz her türlü içerik, yaratmamız gereken bir pazarlama planının da parçası olmalı ve o doğrultuda bir strateji üretilmeli. Podcast yayınlarını yaymanın sadece içerik pazarlamasıyla bittiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Birçok platformda çok sayıda niş podcastin olduğu bir arenada, bunu bir işe çevirme düşüncesinden önce içeriğimizi iyi oluşturmayı düşünmek daha yerinde olacaktır. Çünkü salt gelir eldetmekten ziyade podcastimizi aynı zamanda kendimize bir network oluşturmak için de kullanacağız ve podcastimizi de bu network dinleyecek. 

Profesyonel bir stüdyo olmadan başlanmaz

Ben şahsen podcastlerime ufacık bir odada, sesimdeki yankıyı kesmek için üzerime battaniye örterek başladım. Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen de hâlâ evimden yayın yapmaya devam ediyorum. Yayıncı adaylarının, profesyonel bir stüdyoya ihtiyaç duyacaklarını, stüdyo sesi olmadan podcast olmayacağını düşünmeleri ve bunun harekete geçmelerini engellemesi, acilen aşılması gereken bir konu.

Peki benim yaptığım podcastler süper kaliteli mi? Elbette evde sınırlı imkanlarla alınan herhangi bir kaydın stüdyo gibi olması imkansız ama zaten sorun burada başlıyor. Neden başlangıçta stüdyo kalitesinde bir yayın yapma zorunluluğu hissedeyim ki? Her şeyden önce içeriğimiz ve sürdürülebilirliğimiz çok daha önemli olgular. Bana soracak olursanız podcast yayınlarını benzersiz kılan şeyler, içerdiği samimiyet. Yani bir ev ortamında, belki çayınızı koyarken çıkan ses, belki arkanızdan gelen bir kedi. Nerede olursanız olun, telefon kulaklığına bile sahipseniz (ki Podfresh’te kulaklıklarla yapılan çok güzel yayınlar var) başlayın.

Podcast yapmak aşırı pahalı

Diğer bir yanlış düşünce de, ekipman fetişisti olup podcast yapmaya başlamak için pahalı ve kaliteli mikrofonlara sahip olmamız gerektiği. Örneğin, 3000 TL’ye çok kaliteli bulduğunuz ve profesyonellerin önerdiği bir mikrofon var ve almak istiyorsunuz. Durun, almayın! Bunun yerine 150 liraya bir yaka mikrofonu, aylık 50 TL’ye yayınlarıma değer katacak bir podcast barındırma platformu (ki artık size Spotify kataloğundan dilediğiniz müziği kullanma imkanı sağlayan Anchor varken ona bile ihtiyaç olmayabilir) ve 20 liraya podcastime sesli tanıtımlar yapabileceğim bir uygulama alırsam, erken dönemde yapacağım 3000 TL’lik bir mikrofondan daha mantıklı ve yayınıma değer katacak bir harcama yapmış olurum.

Demem o ki, Podcaste başlamak pahalı ve maliyetli değil. Bilgisayar ya da telefonunuzdaki ses kayıt düğmesine basın, telefonunuzun kulaklığını takın ve içeriğinizi oluşturun.

Dinleyici bulmak için ünlü olmak gerek

1,5 Milyon podcast yayını, daha fazla sayıda yayıncı, daha fazla sayıda da dinleyici var. Herhalde bu rakamların hepsi ünlü değil. Bu arada yayıncı adaylarının gözlerinin korkmasına hak veriyorum. Belki konuşmak istediğiniz konuyla alakalı onlarca podcast vardır ve endişe duyuyorsunuzdur. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, her podcast birbirinden parmak izlerimiz gibi farklı. Herkes niş bir yayın yapmaya çalışıyor ve konunun genelinden uzaklaşıp ister istemez spesifikleşiyorlar. 

Anlattığınız hikaye ve inşa ettiğiniz içeriğiniz sizin her şeyiniz. Yayınınız başka podcastlerin konusunu andıracak gibi görünse de, mutlaka kendinizden katacağınız şeylerle farklılaşacaktır. Kişisel deneyimler ve insan hikayeleri her şeyi değiştirir. Dinleyici olarak iki aynı nüanstaki podcast programından ayrı ayrı kendime kattığım birçok şey var. Eğer platformlarda var olan podcastler sizi podcaste başlamaktan alıkoyuyorsa, masada herkese bir sandalye olduğunu bilmenizde fayda var. 

Her şey kusursuz olmalı

Bir felaket olan ilk podcast bölümüme buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sesimin yetmediği, tonlamalarımın ise anlamsız olan bu bölümü çekerken ne kadar zorlandığımı ve onlarca kez baştan kayıt aldığımı hâlâ hatırlıyorum. Ancak sonuç itibariyle içeriğimi dünyaya yaymak istediğim için “yayınla” butonuna bastım. Sadece biz değil, dünyaca ünlü podcasterların da ilk yayınlarına baktığınızda kusursuz olmadıklarını görüp kervanın her zaman yolda düzüleceğini anlayabilirsiniz. Kimse mükemmel değil, olamaz da. Podcastinizin daha ilk bölümden mükemmel olması gerekmiyor. Açıkçası geliştikçe her zaman yeni şeyler öğreneceksiniz ve bir önceki bölümünüzü beğenmeyeceksiniz. Gereksiz mükemmelliyetçilik sizi engelleyen bir şey ise, bunu önemsememek en güzeli.

Bitirirken…

Yanlış bildiğimiz şeyler bizi bir şeylere başlamaktan, düşüncelerimizi yaymaktan ve başkasının hayatına bir şeyler katmaktan her zaman alıkoyan bir şey. Eğer profesyonel bir stüdyo yüzünden podcast yapmaya başlamıyorsanız bir hayalinizden vazgeçmiş olacaksınız. Ürettiğiniz içeriğin nerede, kimi ve nasıl etkileyeceğini, ne gibi izler bırakacağını bilemezsiniz. İnsanlara temas etmek ve dokunmak güzeldir. Yeter ki en başında belirttiğim süreklilik ve içerik gibi doğru şeylere odaklanalım.

Kaynak: T24
Yazar: İlkan AKGÜL

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND