Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Fikir sizden, fon imeceden

Şahane bir fikriniz var ve hala fikir aşamasındaysa paranız yok demektir. ’Fikrim geldi ama param yok’ diyorsanız karalar bağlamak için acele etmeyin. Modern zamanların imecesi olan kitlesel fonlamayı deneyin…

Şahane bir fikriniz var ve hala fikir aşamasındaysa paranız yok demektir. ’Fikrim geldi ama param yok’ diyorsanız karalar bağlamak için acele etmeyin. Modern zamanların imecesi olan kitlesel fonlamayı deneyin…

’FİKRİM GELDİ AMA PARAM YOK’ DİYORSANIZ

Şahane bir fikriniz var; bir tasarım, sinema filmi ya da bilgisayar oyunu… Lakin gerekli parayı toparlayamıyorsunuz. Hemen karalar bağlamayın, bir tür ’modern imece’ olan ’kitlesel fonlama’yı deneyin.

Amerika ’dan tüm dünyaya yayılan, son beş yıldır hayli popüler bir sistem olan ‘kitlesel fonlama’ (Crowdfunding) zihnisinir projelerden sinema filmlerine, bilgisayar oyunlarından yaratıcı tasarımlara pek çok projeye sponsorluk yapıyor. Gazetelerde ya da sosyal medyada çağrılara rastlamışsınızdır; son olarak çekimleri Balıkesir ’de gerçekleştirilen ‘Mavi Dalga’ filmi ‘gelecekteki seyircilerine’ ve sinemaseverlere “Filmimize destek olun” çağrısı yapmıştı. Daha önce de ‘Ekümenopolis’ belgeseli ve sinema filmi ‘Babamın Sesi’ bu yöntemle para toplamış, Kutluğ Ataman da yakında çekeceği filmlere finansal destek sağlamak için bu yöntemi kullanacağını söylemişti.

Kökü eskiye dayanan bir para toplama yöntemi olan kitlesel fonlama 2009 nisanında ABD ’de kurulan web sitesi ‘kickstrarter.com’un popülerleşmesiyle iyice yayıldı. Kitlesel fonlama sistemi hayat bilgisi derslerinden öğrendiğimiz imece usulünün ta kendisi. Projenizi sunuyorsunuz, insanlardan katkı sunabilecekleri meblağlarda destek bekliyorsunuz. İhtiyacınız olan tutarı, belirlediğiniz zaman içerisinde toplayabilirseniz para sizin oluyor ve projeyi gerçekleştiriyorsunuz. Sistemi bu kadar ilgi çekici kılan bir diğer nokta, insanların kendi istedikleri projeleri destekleyerek bir nevi kendi seçimlerini yapmaları. Eğer bir müzik grubunun yükselmesini istiyorlarsa onu destekliyorlar ya da hoşlarına giden bir filmin çekimine katkıda bulunmuş oluyorlar.
Nasıl fon toplayabilirsiniz?

Diyelim ki aklınızda bir proje var. Film, klip, bilgisayar oyunu ya da iyi bir tasarım… Aklınızdakini gerçekleştirmek için paraya ihtiyacınız var ve kitlesel fonmala yöntemiyle maddi destek yaratmak istiyorsunuz. Yapmanız gerekenleri adım adım özetleyelim:

1. Tanıtım videosu çekin : Projenizi anlatan bir video çekmelisiniz. Videonuz dikkat çekici olmalı çünkü bu projenize fon bulmanızı sağlayacak destekçilerinizi size yönlendirecek olan video. ‘Banktothefuture’, ‘projemefon’, ‘kickstarter’ gibi bir kitlesel fonlama sitesine girip videonuzu yüklüyorsunuz.

2. Kendinizi tanıtın!: Kendinizi, geçmişinizi anlatan bir açıklama yazısı yazın. Kendinizden ve projeyle neleri amaçladığınızdan bahsedin. İkna, bu sistemin en önemli parçası. Kendinizi iyi ifade etmelisiniz.

3. Para miktarını ve ne kadar sürede toplayacağınızı belirleyin: Aklınızdaki fikir için ihtiyacınız olacak para miktarını belirleyin ve bu parayı ne kadar zamanda toplayabileceğinizle ilgili bir tahminde bulunun.

4. Destekçilerinizi de mutlu edin: Son yapmanız gereken, destekçilerinize destek miktarına göre ödül belirlemek. Örneğin projeniz bir bilgisayar oyunu ise “10 dolar gönderene oyunumu göndereceğim, 250 dolar göndereni oyunumda bir karakter olarak yaşatacağım” gibi küçük ödüller yaratın. Yapacağınız bir film projesi ise galaya davetiye vermek ya da filmin sonundaki teşekkür listesinde destekçinizin ismini yazmak gibi bir ödüller düşünebilirsiniz.

5. Beklemeye koyulun: Ödüllerinizi de belirledikten sonra tek yapmanız gereken beklemek ve projenizin yeterli desteği alıp alamadığını izlemek.

En popüler siteler
Kickstarter: Kickstarter kitlesel fonlamanın öncüsü ve bu alandaki en popüler web sitesi. Siteye proje koyabilmek için 18 yaşını doldurmuş, Amerikan bankalarından birinde hesabı olan bir Amerikan vatandaşı olmak gerekiyor. Kickstarter’da proje için toplayacağınız parayı ve süreyi proje sahibi belirliyor. Proje, sahibinin belirlediği rakamda destek alırsa, parayı alabiliyor. Ama alamazsa para destekçilere iade ediliyor. Kickstarter sitesi bu sebeple parayı çekmiyor, rehin koyuyor. Toplanan paranın yüzde 5’ini komisyon olarak site alıyor .

İndiegogo: Burada her ülkeden insanın projesine yer var. İndiegogo’yu farklı kılan söylenilen sürede söylenilen para toplanamasa bile toplandığı kadarını proje sahibine vermesi. Buna karşılık site ‘kickstarter’dan çok daha fazla komisyon alıyor. Yüzde 10 oranında komisyon alan site son dönemlerde sinemacıların favori kitlesel fon sitelerinden.

Projemefon: Kitlesel fonlamanın Türkiye ’deki tek temsilcisi. Destekler için 60 gün süre tanıyan sitenin komisyon oranı yüzde 10. Proje sahibi istediği parayı zamanında toplayamazsa, para destekçilere iade ediliyor. ‘Projemefon’ bu süreçte destekçilerin paralarına ‘kickstarter’ gibi rehin koymuyor, direk çekiyor.
Ya dolandırıcılar?

Kitlesel fonlama sistemi yaratıcı kişiler kadar dolandırıcıların da ilgisini çekiyor… Kitlesel fonlama siteleri, projelerin yüzde 100 gerçekleşeceğine dair garanti vermiyor. Sonuçta sistem inandırıcılığa dayalı olduğu için belli bir projeyi tanıtıp ardından projeyi gerçekleştirmeyen örneklere rastlamak mümkün. Örneğin ‘Eyez’ isimli proje HD kamera işlevi gören bir gözlük tasarladığını iddia etmiş ve ‘kickstarter’dan 343 bin 415 dolar toplamış ancak projenin gerçekleşmediği ortaya çıkmış.

En çok para akıllı saate
‘Kickstarter’da bugüne kadar en büyük parayı 11 Nisan-18 Mayıs 2012 arasında Pebble projesi topladı. 10 bin dolar toplamayı planlayan Pebble, akıllı saat projesi üçüncü gününde 3 buçuk milyon dolara ulaşmıştı. Proje 37 gün içinde 68 bin 929 destekçiden 10 milyon 266 bin 845 dolar topladı. Pebble saatleri iPhone ya da android telefonlarla bluetooth yöntemi ile bağlantı kuruyor ve e-mail alıp gönderen, koşu sırasında kilometre sayan, Twitter ve Facebook ’a girilebilen, rehberi olan bir akıllı saate dönüşüyor. Su geçirmeyen ve tasarımı sayesinde çizilme sorununu kaldıran saat USB yoluyla şarj oluyor. Pebble saatlerinin ön satışına 2013’te başlanacağı açıklandı.

Parmak fincan projesi:
Seramik sanatçısı Hayri Ünal’a ait proje, ‘projemefon.com’da amaçladığı bütçeye ulaştı. Tasarımcı parmağınızı yerleştirebileceğiniz bir fincan tasarlamış. Altı haftada 1000 lira toplamayı amaçlayan proje, 23 destekçiden 1150 lira toplamış. 10 lira bağışlayanlara bir adet fincan ve sütlük şeklinde bir magnet vereceğini söyleyen tasarımcı, 150 lira bağışlayan destekçiye dört saatlik seramik atölyesi ile kendi fincanını yapma imkânı sunmuş.

Dalgın Sular çizgiroman projesi
İskender Savaşır’ın projesi ‘projemefon.com’da iki ayda 15 bin lira topladı. Dalgın Sular, Metris Cezaevi’ndeki genç tutukluların, Küçükçekmece Ayazma gecekondu bölgesinin her yaşta sakinlerinin, Abhaz ve Çerkes dernekleri çevresinde göç ve sürgün hikâyeleriyle büyüyen gençlerin bir grup yazar, çizer, sanat tarihçisi ile birlikte bir çizgiroman dergisi yaratmasını amaçlıyor. 93 kişiden destek toplayan projede koordinatör İskender Savaşır projeyi 1.250 lira miktarında destekleyen kişiye Murat Belge ile eski İstanbul turu vaad etmiş.
Projelerine fon bulanlar anlatıyor:

Orhan Eskiköy (Babamın Sesi’nin yönetmenlerinden): ‘Babamın Sesi’ için sadece bakanlıktan fon alabilmiştik ama eksiğimiz vardı. İndiegogo’dan filmimiz için bir sayfa açtık. Sistemi yapımcımız Özgür Doğan duymuş. Sistem filmin önceden duyulması için fırsat olur diye düşündük. Bu sizi tanıyan, film çekmeye devam etmenizi isteyen kişilerden destek toplama sistemi. Artık bizim gibi film yapanlar için başka bir şans olmadığını düşünmeye başladım. Sitede 50 bin dolar istedik. 3 bin 500 dolara ulaştık. İlk filmimizi 100 bin kişi izlemişti. Ulaştığımız rakam bizi tatmin etmedi. Site paranın yüzde 10’unu aldığı için pek çok insan açıktan destekledi. Dışarıdan desteklenen miktar sitede topladığımızdan daha fazla oldu. Destekçilere ödül olarak gala davetiyesi, jenerikte isim yazma gibi ödüller koyduk. Durum kişisel fonlamaya kadar gidecek gibi görünüyor.

Gaye Günay (‘Ekümenopolis’ belgesinin yapımcısı) Yurtdışındaki kitlesel fonlama sitelerini araştırıyorduk. Türkiye’de böyle bir sitenin kurulduğunu duyunca orada çalışan bir arkadaşımız vasıtasıyla filmimizin tanıtımını ‘projemefon.com’a koyduk. Bu filmde Türkiye’de olan biteni anlatıyoruz, Türkiye’deki insanlara ulaşmak gibi bir derdimiz var. Filmimizi siteye koyma amacımız da sinema şeklinde yapmamız da filmi daha çok izleyiciyle buluşturmak içindi. Bu site yoluyla projenin bu kadar yayılacağını düşünmemiştim. 18 bin 500 lira hedefledik, 19 bin 940 lira topladık. Toplam 213 destekçimiz vardı. Destekçilerimize tişört, poster, gala bileti gibi ödüller koyduk aslında insanlar burada hediye beklemiyor. Filmimiz 10 hafta sinemada vizyonda kaldı, bu Türkiye’de bir belgesel film için rekor bir rakam. Şimdi de DVD’sini çıkardık. Doğaya saygılı dönüştürülebilir kâğıttan oluşan DVD’ler tek tek elle yapıldı. Herkes ulaşabilsin diye 14.99 liraya satılıyor.

Devrim Akkaya (‘Diyar’ belgeselinin yönetmeni): Biz ‘Diyar’ isimli bir belgesel çekiyoruz. Filmimizin yüzde 70’i tamamlandı, çekimleri Malatya ’da gerçekleştirdik. Filmin yüzde 30’u ise İstanbul’da çekilecek. Bir teaser hazırladık. Amacımız insanların filme katkıda bulunması. İndiegogo sitesinden destek toplayalım fikri ilk söylendiğinde garipsemiştim. “İnsanlardan para mı dileneceğiz?” demiştim. Ama sonra ikna oldum çünkü orası sadece para toplama yeri değil. Bir kişi bir projeyi beğenip katkıda bulunduğunda, o onun da filmi oluyor. Bu da kollektif bir iş ortaya çıkarıyor. Bu yüzden bu sistem büyülü birşey. Proje bizlere “Hayatta hiç birşey imkânsız değil” fikrini aşılıyor. Belgesel 1915 olayları sırasında evlat edinilmiş babamın büyük dedesinin izini sürüyor. Film için 15 bin-20 bin arası bir fon belirledik. Çarşamba günü filmimiz destek beklemeye başlayacak. Destekçilere ödül olarak muzur şeyler hazırladık. Örneğin 100 dolar verene Malatya’dan bir kavanoz kayısı göndereceğiz.

Sinemadaki son örnek: Mavi Dalga
Sinema filmi ‘Mavi Dalga’ 20 bin dolar toplamak amacıyla yola çıkmış 10 bin 625 dolar toplamış. Ekip kendilerine 20 dolar katkıda bulunana imzalı kart, 50 dolar yollayana filmin posterini, 500 dolarlık katkı yapana gala davetiyesi, set ziyareti ve oyuncularla tanışma gibi fırsatlar sundu. Filmin yönetmenleri Zeynep Dadak ve Merve Kayan’ın görüşü ise şu şekilde: “Bu sistemde en önemli şey insanların direkt katılımı olması. Bir aracı olmadan insanlar beğendikleri projeleri destekleyebiliyorlar. Bizce buraya para yatıran herkes kendini kolektif bir çalışmaya katılmış gibi hissediyor. Bu bir hayır kurumuna yardım etmek gibi bir şey değil. Biz 10 bin dolar topladık. Amacımıza tam olarak ulaşamadık çünkü sayfayı açmamızın ardından sete girdik. Daha çok destek için o sayfayı aktif tutmak, insanlarla iletişim halinde olmak gerekiyor.”

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND