Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Farklı olan kazanır !!!

Staj sezonu açıldı. Üniversiteliler şirketleri CV yağmuruna tuttu bile. Staj önemli çünkü öğrencinin ileride çalışması muhtemel şirketle veya iş koluyla nişanlılık dönemi geçirmesine fırsat tanıyor.

Şirketler de stajyerlere potansiyel çalışan gözüyle bakıyor, birlikte uyumlu çalıştıkları öğrencileri kadrolarına katıyorlar. Ne var ki, iyi bir şirkette staja kabul edilmek, işe girmekten daha kolay değil.

Öğrencilerin, tıpkı bir işe girer gibi zorlu sınavlar, mülakatlar ve hatta kişilik testlerinden geçmeleri gerekiyor.

Peki, iyi bir şirkette staj yapmanın yolu ne? Asgari gerekler, iyi bir üniversitede okumak ve iyi derecede İngilizce bilmek. İnsan Kaynakları yetkilileri yüksek sesle pek ifade etmeseler de, öğrencinin devam ettiği üniversitenin prestiji önemli. Üniversitenin ismi, binlerce başvuru aldıklarında kullandıkları eleme kriterlerinden biri. Ancak istisnalar da var. Mesela Unilever’in stajyer alımlarında üniversite, bölüm, yüksek lisans derecesi ve akademik başarı gibi faktörler temel kriterler içinde yer almıyor. İkinci şart olan iyi derece İngilizce bilmek, belki de devam edilen üniversiteden de önemli. Çünkü okul konusunda esnek olabilen şirketler var ama, yabancı dil konusunda yok. Yani dil bilmiyorsanız, bir anlamda yoksunuz.

Peki bu iki nitelik yeterli mi? Kesinlikle hayır. Çünkü, bu nitelikleri taşıyan binlerce kişi var. Mesela bu yıl Unilever’e staj için başvuran 1.000 kişinin tamamı, Microsoft’a bu yıl staj için başvuran 350 kişinin yüzde 70’i, Roche’a başvuran 792 kişiden 483’ü, DHL’e başvuran 450 kişinin yüzde 90’ı, Ceva Lojistik’e başvuran 1.000 kişinin yüzde 70’i bu özelliklere sahipti. O halde, aradan sıyrılmanın yolu ne? Ya da soruyu tersinden sorarsak; şirketler, kendilerine başvuran benzer özellikteki çok sayıda aday arasından nasıl seçim yapıyorlar?

Hedefini belirlemiş,inisiyatif alabilen,lider,sosyal ve özgüveni yüksek
Stajyer adayını ayırt edici başka birçok özellik var. Kişilik bunların başında geliyor. Hedefini belirlemiş, ne istediğini biliyor olmak önemli. Ceva Lojistik Türkiye Genel Müdürü Aslan Uzun, “Birbirinin benzeri programları bitiren yüzlerce öğrenci ile görüşüyoruz; adaylarımızın takipçiliği ve hedeflerini netleştirmiş olmaları çok önemli. Yapacakları stajdan neler bekledikleri de diğer önemli nokta” diyor. HP Ortadoğu, Akdeniz, Afrika Yeni Mezun Program Yöneticisi Ebru Erdoğuş, “Seçim yaparken, HP’nin önem verdiği yetkinlikleri geliştirmiş ve gerek okulda gerek sosyal hayatta aktif adaylara öncelik veriyoruz. Stajyer alımlarında, çok yönlülük, takım çalışması, liderlik ve inisiyatif almayı gerektiren okul projelerinde ve sosyal aktivitelerde yer almış, hatta okul ile birlikte yarı zamanlı çalışmış, staj programlarına katılmış, okuduğu bölümle ilgili çalışmalar yapmış ve notları ortalamanın üzerinde olan kişileri tercih ediyoruz” diyor.

Not ortalamalarını dikkate alan başka şirketler de var. Garanti, yüksek akademik başarıya önem veriyor. Garanti Bankası İnsan Kaynakları Koordinatörü Osman Tüzün, diğer kriterleri şöyle anlatıyor: “Başvuru değerlendirme esnasında adayların farklı kurumlarda yapmış oldukları stajlar, yer aldıkları sosyal aktiviteler ve kulüp faaliyetleri, okulda aldıkları dersler, aktif rol aldıkları projeler, yabancı dil bilgileri ve not ortalamaları onların rakipleri arasından sıyrılarak farklılaşmalarını sağlıyor. Üniversitede alınan eğitimin yanı sıra özellikle stajlar ve sosyal aktiviteler adayların kişisel gelişimine büyük katkıda bulunuyor.”

BSH Ev Aletleri, stajyer seçerken kişisel özelliklere ve yeteneklere önem veriyor. Şirketin Kurumsal İletişim Müdürü Fatmanur Erdoğan, “Örneğin dernek üyelikleri, sosyal aktivitelerde aldıkları görevler, yürüttükleri işler, kişiyi daha iyi tanımamız açısından önemli faktörler” diyerek ekliyor: “Yenilikçi, değişime açık, kurum kültürümüze adapte olabilecek stajyerlerle çalışmayı tercih ediyoruz. Ayrıca uluslararası bir şirket olduğumuzdan, aradığımız özellikler arasında kültürler arası anlayışa sahip olmak, iletişim kurabilme yeteneğine sahip olmak da geliyor.”

Microsoft’ta, başarılı bir performansa sahip olabilmek için gerekli kişilik özellikleri, davranış biçimleri, hal ve hareketler ile bilgi düzeyi ölçülüyor. Microsoft Türkiye İK Proje Yoneticisi Esra Gaon, “Temel yetkinliklerimiz rollere göre farklılık göstermiyor. Bilgi ve birikimi ile kendine güveni yüksek, kişiler ve gruplar arası etkileşimi güçlü, teknolojiye tutkun, birikimi ve iletişimi ile etki oluşturabilen kişileri kadromuzda görmek istiyoruz” diyor.

Faaliyet alanına ilgi duymak da önemli
Şirketlerin adaylarda dikkat ettikleri özelliklerden biri de, şirketin faaliyet gösterdiği sektöre ilgi duymak. Unilever Türkiye, Orta Asya, Kafkasya ve İran İK’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Cem Tarık Yüksel, birbirine benzer özelliklere sahip adaylar arasından nasıl seçim yaptıklarını şöyle anlatıyor: “Yetkinliklerimizin özünde; her çalışanımızın yaptığımız işe ve hedeflerimize paralel oluşturulmuş ’lider’ davranış biçimini benimseyerek kendini daha da geliştirmesi ve ilerlemesi yatıyor. Kurumsal hayata ve faaliyet gösterdiğimiz sektöre ilgi duymak, kariyerine yön vermeye ve kendini geliştirmeye zenginleştirmeye istekli olmak, büyük sorumlulukların altına girmeye hazır olmak, kendine güvenmek, potansiyeline inanmak gibi özellikleri de dikkate alıyoruz.”

Yurtiçi Kargo İK Genel Müdür Yardımcısı Hakan Çıracıoğlu, mülakatlar sırasında staj yapmak isteyen adayların kariyerlerine hangi alanda devam etmek istediklerini belirlemeye yönelik bir grup çalışması ve beyin fırtınası yapıldığını anlatıyor. Sonrasında adaylara kişilik envanteri uygulanıyor; kişisel özellikleri ve eğitimlerine göre kendilerine uygun olacak departman için önerilerde bulunuluyor. Staj yapacak adayın öğrendiklerini uygulayabileceği ve kendini geliştirebileceği departman karşılıklı olarak belirleniyor.

DHL’de takım çalışmasına uygunluk, başarı için gayret gösterme, inisiyatif ve müşteri odaklı yaklaşım dikkate alınıyor. Eğitim alınan bölüm ve okuldaki başarıyı dikkate alanlar da var. Mesela Nortel Netaş İK Müdürü Ayşe Doğruöz, stajyer seçiminde öncelikli olarak not ortalaması, öğrencilerin okudukları bölüm ve üniversite öğrenimi sırasında hangi dersleri almış olduklarını dikkate aldıklarını söylüyor. Pizza Pizza İK Uzmanı Nilay Ka, “Başvuranların ne istediğini bilmesi, kendine güvenen ve kararlı kişilik özelliği taşıyor olması, üniversite döneminde kendini geliştirmesi öne çıkan en önemli kriterler arasında. Gıda ve fast food kültürü konusunda kendini geliştirmiş olması gibi özelliklere de önem veriyoruz” diyor.

Staja kabul edilmekle iş bitmiyor, çaba gerektiriyor
Zorlu bir süreç ama, staj bir insanın kariyeri için en önemli dönüm noktalarından biri. BSH EV Aletleri Kurumsal İletişim Müdürü Fatmanur Erdoğan, şöyle anlatıyor: “Öğrencinin işi staja kabul edilmekle bitmiyor. Stajlar sadece yaz dönemlerini geçirdikleri tecrübeler değil, geleceği şekillendirme yolunda atılan adımların da başlangıcı. Öğrenci staj sırasında kendini gösterebilir, öğrenmek için çabalar, organizasyonu tanımaya çalışırsa, mezun olduğu zaman kendisine destek verebilecek bazı profesyonelleri de tanımış olur. İlişkiler ağı kurmanın en güzel yolu budur. Stajdan beklenti sadece “elime bir iş verilsin, ben de onu yapayım” olursa, geçirdikleri vaktin çoğunu boşa harcamış olurlar. Staja başlayan bir kişi, kurumun içerisindeki profesyonelleri birer mentor olarak kullanabilmeli. Stajyer tanımlamasına fazla takılmamak gerekir. İş ortamına giren her kişi, o kurumun, kısa dönemli de olsa bir çalışanıdır. Atak, girişken, hevesli ve heyecanlı olmak kişinin kendisini göstermesini sağlar.”

Staja yerleşmek işe girmek kadar zor
Staja kabul edilmek, işe girmek kadar zor. Başvuran öğrencilerin, zorlu aşamaları geçmeleri gerekiyor. Mesela Roche, iyi bir üniversitede okuyan ve iyi İngilizce bilen adaylarla önce bire bir mülakat yaparak özgeçmişleri, stajdan beklentileri ve geleceğe yönelik planlarını soruyor. Bu aşamayı geçen adaylara İngilizce seviye belirleme sınavı ve genel yetenek testi uygulanıyor. Roche İnsan Kaynakları Direktörü Berrin Yılmaz, “İki adayın da yabancı dil bilgisi aynı ise Genel Yetenek Testi sonuçlarına göre bir sıralama yaparak aralarından seçim yapıyoruz” diyor.

Bu yılki stajyerlerini, 2 binin üzerinde başvuru arasından seçen Vodafone, önce kriterlere uygun olanları CV üzerinden eledi. Ardından olumlu bulunan adaylar telefonla mülakata alındı. Bu mülakatı da geçen adaylar, İngilizce sınavına davet edildi. İngilizce sınavında başarılı olanlarsa, yüz yüze görüşmelere alındı. Yüz yüze görüşmelerde başarılı bulunan 36 aday da Parkorman’da 5 günlük seçme ve eleme sürecine alındı. Bu süreçte de başarılı bulunan 15 öğrenci, 3 ay sürecek staja katılma hakkı kazandı.

İyi bir CV etkili oluyor
İş başvurusunda olduğu gibi staj başvurularında da etkin bir CV hazırlamak çok önemli. BSH EV Aletleri Kurumsal İletişim Müdürü Fatmanur Erdoğan, “Adayların kendilerini farklılaştırabilmeleri için özenle ve etkin bir CV hazırlamaları gerekiyor” diyor: “Çok yüksek sayıda başvuru aldığımız için, doğal olarak belli bir sayıda başvuruyu elemek durumundayız. Bu da etkin bir CV yazmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Göze çarpan, ilk bakışta kişinin hangi konuda istekli ve yetenekli olduğunu görmemizi sağlayan CV’ler yollamaları onları ayrıştırır.”

Stajdan tam zamanlıya geçişin yolu açık
Stajyer ve şirket birbiri için uygun olduklarına kanaat getirirseler, beraberlikleri yarı veya tam zamanlıya çevrilebiliyor. Garanti Bankası İK Koordinatörü Osman Tüzün, staj programlarında başarılı performans sergileyen öğrencilerin bir kısmının, staj yaptıkları birimlerde part-time olarak çalışmaya devam ettiklerini anlatıyor: “Program dahilinde yakından tanıma ve performansını takip etme fırsatı bulduğumuz Genç Garantililer’den, kariyerine bankacılık alanında başlamak isteyenleri, genel müdürlük birimlerimiz için düzenleyeceğimiz “Management Trainee” (Yönetici Adayı) alımlarımızda değerlendirmeyi hedefliyoruz.” Microsoft Türkiye’de staj yapan iki genç geçen yıl Seattle ofisinde çalışmaya geçmiş. Microsoft Türkiye’de ise daha önce stajyer olarak başlamış 2 kişi çalışıyor şu anda.

Ceva Lojistik’te birim yöneticileri ve stajyerler talepte bulunurlarsa öğrenciler staj dönemi bitiminde part-time olarak da çalışmaya devam edebiliyorlar. Mezun olduktan sonra şirketteki iş fırsatlarında öncelikli değerlendiriliyorlar. Başka örnekler vermek gerekirse, son 3 yılda staj yaptıktan sonra işe başlayan sayısı Yurtiçi Kargo’da 4, DHL’de 13, Roche’da 2, Pizza Pizza’da 10.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND