Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

En çok kazandıran meslekler

DJ’lik, patlayıcı mühendisliği, bilişim suçları avukatlığı, medya ilişkileri danışmanı… Değişen teknoloji ve trendler en çok kazandıran meslekleri de değiştirdi. İşte uzmanından çok kazandıran, geleceği parlak meslekler…

Türkiye’de işsizlik en büyük sorunların başında geliyor. Yıllarca okuyup ‘mezunlar havuzu’na düşen her dört gençten biri işsiz. Hatta süreç uzadıkça işsizlik kronik hale gelebiliyor. Görece şanslı olan kısımda yer alıp, iyi kötü bir iş bulan da bu kez ‘emeğinin karşılığını’ alamamaktan şikâyet ediyor.

Oldukça tanıdık gelen bu hikâyenin bir de diğer yüzü var: Kazancıyla imrendiren günümüzün gözde meslekleri. Mesleklerin kazançları çoğu zaman mevcut koşullara göre değişse de tıp, mühendislikler, uzman avukatlık gibi geleneksel meslekler gelişerek hâlâ popüleritesini koruyor. Ancak uzmanlaşmanın öneminin arttığı son dönemde şef aşçılık, barmenlik, bilişim ve bilişim suçları avukatlığı, nano teknoloji, uzay-uçak mühendisliği, bilgi-inovasyon yönetimi, patlayıcı mühendisliği, kaptan pilotluk, medya ilişkileri, pazarlama ve reklam, danışmanların ‘en çok kazandıran meslekler’ listesinde gitgide parlıyor.

Özellikle bilişim teknolojileri alanında yüksek gelir getiren meslekler olduğunu belirten Randstad Türkiye Genel Müdürü Altuğ Yaka, pazarlama, satış, finans ve bilişim teknolojilerinin halen en çok kazandıran fonksiyonlar olduğunu söylüyor. Finans ve pazarlamada da pozisyon anlamında yukarı çıkıldıkça gelirin katlandığını anlatan Yaka, “Özellikle ilaç, yüksek kazançlı sektörlerin başında. Enerji sektörü de son dönemde yükselişe geçmiş durumda” diyor. Yenibiris.com Genel Koordinatörü Burçak Pak Yılmaz da sağlık-tıp, yapı-inşaat, mağazacılık, bilişim, satış-pazarlama, uluslararası finans ve sosyal medya alanlarının popüler olduğunu söylüyor.

İnternet fırsatları kazandırıyor
Tüm bu çok kazandıran son dönemin popüler meslekleri bir yana, aslında çağımızın en çok kazandıran girişimlerinin internette vuku bulduğunu söylemek yanlış olmaz. Yurtdışındaki örneklere bakacak olursak sahibine genç yaşta milyarlarca dolarlık bir servet kazandıran ‘Facebook’tan sonra Türkiye’de de son dönemde gençlerde benzer girişim ataklarını görüyoruz. Ekşisözlük, fizy, yemeksepeti, buldumbuldum.com gibi başarılı internet girişimleri şirket değerlerini kısa sürede milyon lira seviyelerine ulaştırırken, asıl meslekleri farklı da olsa sahiplerini ufak çapta servet sahibi yaptı.

Uzmanından gençlere yıldızı parlayacak meslek tüyoları
Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz, yeni trendlerin iş yapış şekillerini temelden değiştiren teknolojilere işaret ettiğini söylüyor. Yeni trendlerin yaratacağı mesleklerin önemli miktarda profesyonele ihtiyaç duyacağının altını çizen Azoz, “Şimdiden gerekli eğitimi, donanımı planlayıp harekete geçilmeli” diyor. İşte kariyer.net’in Radikal’e özel hazırladığı önümüzdeki 10 yılın en çok aranacak dolayısıyla en çok kazandıracak meslekleri:

Yeşil yaka: Özellikle enerji sektöründe çevre dostu uygulamaların gündeme gelmesiyle ‘yeşil yaka’ olarak adlandırılan çalışanlara büyük ihtiyaç doğdu. Mühendislerden hukukçulara geniş bir çerçevede yer alan yeşil yakalar, önümüzdeki dönemin koşulları bakımından en avantajlı grup içinde olacak.

Biyoteknoloji: Geleceğin en önemli çalışma alanlarından biri olacak. Biyoteknoloji, temel bilim buluşlarını kısa sürede yararlı ticari ürünlere dönüştürebilmesiyle diğer teknolojilerden ayrılıyor.

Nanoteknoloji: Kendini temizleyen kumaşlar ve duvar boyalarıyla gündelik hayatımıza giren nanoteknoloji, hızla gelişecek. Sağlık, tekstil, elektronik, otomotiv, gıda gibi çok farklı alanlarda kullanılacak.

Dijital reklam: İnternetin bir reklam mecrası olarak diğer mecraları giderek geride bırakmasıyla Türkiye’de 5 yılda 10 bin kalifiye elemana ihtiyaç duyacağı belirtilen sektör; web uygulama uzmanı, yazılım ve multimedya uzmanı, dijital medya planlama uzmanı gibi profillere iş imkânı sağlayacak.

Mühendislikler: Robotik ile kritik ameliyatları robotların insanlara göre hatasız ve daha başarılı gerçekleştireceği günler çok yakın. Makine, bilgisayar ve elektronik mühendislerinin birlikte çalıştığı bu alan yeni teknolojiler yaratacak.

Nanoteknolojiye dikkat
TÜSİAD-Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu Proje Koordinatörü Dr. Umut Ekmekçi de geleceğin meslekleri arasında ‘nanoteknoloji’, ‘bilgi yönetimi’ ve ‘inovasyon yönetimine’ dikkat çekiyor. Ancak bu alanların üniversitelerde bölüm ve ders olarak henüz yaygın olmadığını belirten Ekmekçi, nanoteknoloji eğitiminin ve araştırmalarının Bilkent Üniversitesi, ODTÜ, Sabancı, Hacettepe, Gazi ve Anadolu üniversitelerinde sürdürüldüğünü ve gençlerin bu alana yönlendirildiklerini söylüyor.

Gelecekte bu mesleklerin çok parlayacağını ve yetişmiş eleman sıkıntısından dolayı da bu mesleği seçenlere yüksek kazanç getireceğini anlatan Ekmekçi, “Üniversitelerde bu bölümlerin açılmasını bekliyoruz. Sanayi nanoteknolojiyle yeni tanışıyor ve büyüme potansiyeli çok yüksek” diyor.

ÇOK KAZANANLAR ANLATIYOR

Aşçıbaşı
32 yaşındaki Bilkent Üniversitesi Turizm ve Otelcilik mezunu Cem Erol, Florida’da 4 yıl boyunca lüks otel ve restoranların mutfağını tecrübe ettikten sonra 2004’te Türkiye’ye dönerek Sous Chef olarak Osmanlı ve Türk mutfağı üzerinde uzmanlaştı. Ardından Executive Chef olarak kariyerine devam eden Erol, 2010 Ocak’ta yönetici eğitmen şef olarak Mutfak Sanatları Akademisi’ne katıldı. Erol’a göre, iyi bir aşçı iyi bir restoranda 4-7 bin TL maaşla çalışırken çok lüks restoranlarda bu ücret 15 bin TL’ye kadar çıkıyor. 5 yıldızlı otellerde ise 7-15 bin TL’yi buluyor.

Kaptan pilot
Tarifesiz uçuş yapan özel bir hava yolu şirketinin deneyimli kaptan pilotu, havacılık sektörünün gelişmesiyle pilot ihtiyacının da arttığını söylüyor. Ortalama 50 bin euroya mal olan pilotluk okulları mesleğin cazibesini arttırıyor. Gençlerin de bu mesleğe ilgisinin hızla arttığını anlatan kaptan pilot, şunları söylüyor: “Yeni başlayan bir pilot için maaşlar 2 bin eurodan başlıyor. Kaptan pilotlar da ortalama 6-7 bin euro civarında maaş alıyor. Host-hosteslerde de maaş ortalaması 1200 euro.”

DJ
Dj’liğe ilk olarak 16 yaşında radyoda prodüksiyonla başlayan Uğur Project, 12 yıldır İstanbul’un belli başlı gece kulüplerinde müziğiyle gençleri eğlendiriyor. Düzenli olarak özel bir kuruluşun ses ve müzik direktörlüğünü de yürüten Uğur, bir radyo kanalında da haftada bir program yapıyor. İyi bir dj’in bir gecede iki saatte ortalama 1.000 TL kazanabileceğini belirten Uğur, bu rakamın şehir dışında katlandığını söylüyor, yurtdışında ise gecelik ücretler 10 bin dolara kadar çıkabiliyor. Uğur, “Bu işi yapacak olanların sağlam bir arşivi ve müzik kulağı varsa ayda 4-15 bin TL’lik kazanç sağlayabilir” diyor.

Medya müzikleri-Aranjör
Medya müziği yapan Bülent Cenkçi, son dönemde bu alana olan ilginin arttığını söylüyor. Cenkçi, “İstanbul’da büyük ajanslarla çalışıyorsanız yıllık 200-250 bin dolar arasında geliri var. Bir reklam jingle’ı ortalama 5 bin TL’ye mal oluyor. Dizi müziklerinde de bölüm başına ortalama 2 bin 500 TL’yi buluyor. Sesi tasarlayan aranjörlerin aylık geliri de ortalama 2-10 bin TL” diyor.

Bilişim suçları avukatı
Bilişim ve Bilişim Hukuku Merkezi’nde çalışan avukat Burcu Erdoğan, bu alanda uzman avukatlara talebin arttığını belirtiyor. Erdoğan, “Son dönemde de şirketlerin bilgi işlemlerinden ticari sırların çalınması şikayetleriyle çok karşılaşıyoruz. Ayrıca istemediği sitelere ismi etiketlenerek kişilerle de çok karşılaşıyoruz” diyor. İstanbul Barosu’nda bir avukatın danışmanlık saati 600 TL olarak yer alsa da aylık kazancın 2-6 bin TL arasında olduğu belirtiliyor. Bazı davalarda ücret 4 bin 500 TL iken, 20 bin TL’ye kadar yükselenler de oluyor.

Barmen
Turizm ve otelcilik meslek lisesi mezunu Gürhan Ağkoç, şu anda bir otelin barı dışında eğitmenlik de yapıyor. 15 yaşında tesadüfen seçtiği barmenlik mesleğini bugüne kadar çok sayıda ödülle taçlandıran Ağkoç, şunları söylüyor: “Turizmin gelişmesi ve özellikle eğlence mekânlarının artmasıyla mesleğin popüleritesi de
yükseldi. Bu da barmenliğin gerek maddi gerek eğlence açısından ne kadar gözde bir meslek olduğunu gösteriyor.” Türkiye’de barmenlerin ortalama maaşları 1800-4 bin TL arasında değişiyor.

Medya ilişkileri danışmanı
İktisat eğitiminden sonra Kıbrıs’ta reklam ve halkla ilişkiler okuyan Mehmet Ustaoğlu, mezun olmadan halkla ilişkiler ajanslarında çalışmaya başlamış. Ajanslarda ortalama aylık kazançların 2-5 bin TL arasında olduğunu belirten Ustaoğlu, “Maaşlar hizmet verdiğimiz müşteri şirketlerin büyüklüğüne göre de değişiyor. Markaların özel röportajlarını, markanın basınla iletişimini sağlıyoruz. Kazancı iyi diye küçük bir ofiste ya da evinde bile artık bu işi yapan var. Bu yüzden son dönemde gözde bir meslek” diyor.

Uçak-Uzay mühendisi
Uçak-Uzay Bilimleri Fakültesi Uzay Mühendisliği mezunu 24 yaşındaki Nurla Bayrak, yüksek lisans eğitimi için Rusya’ya gidecekken vazgeçip İstanbul’da tarifesiz uçuş yapan özel bir hava yolu şirketinde veri analiz mühendisi olarak işe başlamış. Sektörde eleman ihtiyacı fazla olduğu için iş bulma sürecinde çok zorlanmayan Bayrak, başlangıçta ortalama 1.500 euro olan maaşların yükseldikçe 10 bin euro seviyelerine kadar çıktığını belirtiyor. Bayrak, uçak-uzay mühendislerinin sivil havacılık dışında, askeri havacılık ve teknoloji üreten şirketlerde de çalıştıklarının altını çizerek, mesleğin popüleritesinin gitgide arttığını vurguluyor.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND