Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Dr. Azime Telli yazdı: Nükleerde nereye gidiyoruz?

Son günlerin çok konuşulan olaylarından biri de olası Üçüncü Dünya Savaşı. Bunun kişisel gelişimle ilgisi ne diyorsanız, hatırlatalım, başarılı olmak için önce ölmemeniz gerekiyor! Dünya krizlerle boğuşurken Türkiye’nin nükleer enerji açılımı hakkında neler biliyoruz? Dr. Azime Telli, nükleer enerjide gelinen son durumu değerlendirdi…

Son günlerin çok konuşulan olaylarından biri de olası Üçüncü Dünya Savaşı. Bunun kişisel gelişimle ilgisi ne diyorsanız, hatırlatalım, başarılı olmak için önce ölmemeniz gerekiyor! Dünya krizlerle boğuşurken Türkiye’nin nükleer enerji açılımı hakkında neler biliyoruz? Dr. Azime Telli, nükleer enerjide gelinen son durumu değerlendirdi…

Akkuyu-Akliman’a karşı: İki nükleer anlaşmanın içerik kıyaslaması

Enerji güvenliğinin temel parametresi olan kaynak çeşitlendirmenin önemi son dönem Rusya ile yaşanan krizi sonrasında en şiddetli şekilde kendini hissetmiştir. AB’nin, Ukrayna krizi sonrasında Rus doğalgazı konusunda kaynak çeşitlendirme politikasına öncelik vermesine benzer şekilde Türkiye de, Suriye krizi sonrasında Rusya, ve Rusya özelinde tek kaynağa bağımlı enerji politikasının handikaplarını ciddi olarak sorgulamak zorunda kalmıştır. Rusya’nın daha bir yıl öncesinde ilan ettiği ve hemen akabinde henüz hükümetler arası anlaşma bile imzalanmadan inşasına başladığı Türk Akımı Projesi’nin önce kapasitesinin yarı yarıya azaltılması ve sonrasında da tamamen rafa kaldırılması iki ülke arasındaki restleşmenin en somut sonuçlarından biri olmuştur. Türkiye ve Rusya arasındaki enerji ilişkilerinde son on yılda yakalanan tarihi sinerjinin ilk ciddi krizde, ciddi olarak sarsılmasıyla birlikte iki ülke arasındaki enerji anlaşmalarının geleceği tartışma konusu olmuş durumdadır. Türk Akımı Projesi’nin ardından bir diğer dev enerji projesi olan Mersin Akkuyu Nükleer Santrali’nin geleceği de gerilen ikili ilişkiler nedeniyle belirsiz bir hal almıştır. 

Türkiye’nin kaynak çeşitlendirme hedefi doğrultusunda öncelikli tercih olarak nükleer enerjiye yönelmesi sonrasında biri Akdeniz, biri de Karadeniz’de olmak üzere kapasiteleri hemen hemen birbirine eşdeğer olan iki nükleer santralin (NGS) inşası konusunda uluslararası anlaşmalar imzalanmış durumdadır. Mevcut koşullarda nükleer enerjinin payı ülkemizin birincil enerji tüketiminde yüzde 0 olup iki NGS’nın devreye alınmasıyla bu oranın 2023 sonrasında yüzde 13-14 düzeyine çıkartılması hedeflenmektedir. Ancak, NGS projelerinin planlanan tarihlerde gerçekleşmesi uzun ve yüksek maliyetli yatırım sürecinin yanı sıra, son dönemde ülkemizde ve bölgemizde yaşanan jeopolitik rekabet nedeni ile neredeyse imkansız hale gelmiştir. Akkuyu NGS Projesi’nin ilerlemesi siyasi belirsizlik bariyerine takılmış durumda olup projenin tamamen iptali de son dönemde sürekli olarak gündeme getirilmektedir. Öte yandan Akliman projesinin de, bu alanda ülkemizin ilk tecrübesi olması nedeni ile “örnek proje” olarak lanse edilen Akkuyu’da yaşanacak gelişmelerden etkilenmemesi mümkün değildir. 

Akkuyu NGS’nın geleceğinin tartışmaya açılmasıyla birlikte dikkatler bu alanda imzalanan anlaşmaların içeriklerine yönelmiştir. Rusya’nın “yüklenici-işletici-tedarikçi” olarak Akkuyu’da elde ettiği mutlak hakimiyet, enerjide dışa bağımlılığı zaten yüzde 72 oranında olan Türkiye açısından olası siyasi krizlerde ciddi bir handikap oluşturma potansiyeli taşımaktadır. Türkiye’nin enerjide en çok bağımlı olduğu Rusya ile bağımlılık ilişkisinin iyice perçinlenmesine yol açacak olan Akkuyu’da anlaşma metninin oldukça kısa ve yoruma açık olarak düzenlenmiş olması yaşanacak krizlerin uzlaşma yoluyla çözümünü güçleştirecektir. Türk-Rus ilişkilerindeki yakınlaşmanın tesiri ile oldukça muğlak biçimde hazırlanan anlaşma Türkiye’nin durumunu daha da güçleştirmektedir. Buna mukabil Akliman anlaşması, Akkkuyu anlaşmasına kıyasla oldukça ayrıntılı bir yapıya sahip olup bu durum tarafların sorunların çözümü konusunda elini güçlendirmektedir. 

Çerçeve bir metin olan Akkuyu ile kazuistik (sistematik, kuralcı) bir metin olan Akliman arasındaki farklar muhataplarımızın siyasi ve hukuki kültürlerinin de bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Japon-Fransız ortaklığı adına bu iki kültürünün kural ve düzenlemelere bakış açısının sonucu olarak ayrıntılı bir metin üzerinde mutabakat sağlanırken Rusya ile iki tarafın pragmatist ve kişisel ilişkilere dayalı bakış açılarını yansıtacak şekilde boşluklarla dolu bir anlaşma üzerinde mutabakat sağlanmıştır.

Türkiye’nin artan elektrik enerji ihtiyacının karşılanmasında alternatif ve ucuz enerji kaynağı olarak öne çıkartılan NGS yapımı konusunda Akkuyu ve Akliman’da benzer model tercih edilmiştir. Türkiye’nin gerçekleşmesi halinde birinci ve ikinci NGS olacak olan her iki proje için de ihale yöntemi gibi rekabetçi bir usul yerine “yap-işlet-devret” modeli tercih edilmiştir. Bu modelin bir sonucu olarak Akkuyu’da Rus, Akliman’da ise Japon-Fransız ortaklığı adına Japon hükümeti ile uluslararası anlaşmalar imzalanmıştır. Rusya’nın, Türkiye’yi bölgesel olarak etkisiz hale getirmek için yaptırım kartını kullanmaya başlaması Akkuyu’nun taraflardan biri ya da her iki taraf tarafından iptalinden başlamamış olan inşaatın durduğu iddiasına kadar çeşitli iddialar birbiri ardına gündeme gelmiştir. Bu çalışmada, şu anda doğalgazda Rusya’ya olan yüzde 55’lik bağımlılığı nedeni ile olası bir kesintinin soğuk nefesini ensesinde hisseden Türkiye’nin elektrik üretiminde doğalgaza alternatif olarak gündeme getirdiği iki NGS’nin anlaşmaları içerik olarak kıyaslanacaktır. Her ne kadar bu konuda ana gündem maddesi Akkuyu NGS olsa da, söz konusu projedeki her türlü gelişmenin “çift yumurta ikizi” konumunda bulunan Akliman’ı da etkileyeceği aşikardır. İşte ülkemizin yaklaşık 70 yılını etkilemek üzere imza atılan o iki anlaşmanın kıyaslanmasındaki amaç ise ulusal menfaatlerin ne ölçüde gözetilmiş olduğu analizin yapılmasında mevcut bilgi kirliliğini bir nebze olsa da azaltmaktır.

GEREKÇE: Her iki nükleer santral anlaşması için benzer gerekçe kullanılmıştır. Söz konusu argüman artan enerji açığının kaynak çeşitlendirmesi yöntemiyle karşılanması olup ilgili uluslararası anlaşmaların gerekçelerinde dünyada nükleer enerjinin yükselen trendine ve düşük maliyetlere dikkat çekilmiştir. Türkiye’nin özellikle doğalgaz bağımlılığının azaltılması, sera gazı emisyonunun azaltılması ve nükleer enerji teknoloji ve bilgisine sahip olarak bölgesel güç dengesinde ülkemizin konumunun güçlendirilmesi iki projenin gerekçesinde yer almıştır. 

Akkuyu’da kesin tarih yok, Akliman’da kesin tarih var 

TARAFLARIN ANA YÜKÜMLÜLÜKLERİ: Her iki nükleer anlaşmada da Türk tarafının ana yükümlülüğü NGS’nin inşa edileceği alanı/araziyi ve gerekli olan altyapıyı bila bedel kullanıma sunmak olup inşa sonrasında ise üretilecek elektriği belirli süre TEİAŞ aracılığıyla satın almayı garanti etmektir. Akkuyu için bu süre 15 yıl olup Akliman için 20 yıl olarak tespit edilmiştir. Ayrıca her iki anlaşmada da Türk tarafının izin, lisans ve ruhsatlar konusunda mevzuatın el verdiği ölçüde her türlü kolaylığı sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Akkuyu’nun yapımını üstelenen Rusya’nın ana yükümlülüğü 100 Rus sermayeli bir inşa şirketini Türk hukukuna göre kurmak olup bu şirket halihazırda faaliyettedir. Rusya tüm maliyetleri kendine ait olmak üzere (yaklaşık 22 milyar dolar) 4 ünitelik NGS’ni sözleşmede belirtilen tüm izinler alındıktan sonra 10 yıl içinde tamamlayıp devreye alacaktır. Sonrasında ise NGS’nin yaşam ömrü boyunca elektrik üretip bunu Türk tarafına satacaktır. Ayrıca, nükleer atıklar Rusya’nın sorumluluğunda olup Rusya’ya götürülecektir. 

Akliman’da ise Japon şirketi 4 üniteli santrali inşa edecek, devreye aldıktan sonra ise yaşam ömrü boyunca elektrik üretimi yaparak santrali işletecektir. Bu anlaşmada nükleer atıkların sorumluluğu Türk tarafında bırakılmıştır. Her iki anlaşmada da NGS’nin işletmeden çıkarma masrafları proje şirketlerinin sorumluluğuna bırakılmıştır. Ayrıca, Akliman’da nükleer reaktör tipinin ATMEA1 olacağı belirtilmiş olup Akkuyu anlaşmasında reaktör tipinin VVER 1200 olacağı yönünde ifade bulunmamaktadır. Keza, Akkuyu’da ünitelerin tamamlanma süreleri konusunda tarih yerine koşullu sürelere yer verilirken Akliman’da ünite 1’in 2023’te, ünite 2’nin 2024’te, ünite 3’ün 2027’de ve ünite 4’ün 2028’de işletime alınacağı tarih verilerek hüküm altına alınmıştır.  

Akkuyu yüzde 100 Rus, Akliman Japon-Fransız-Türk ortaklığı 

SERMAYE YAPISI: Akkuyu NGS’nin inşası için ilk etapta yüzde 100 sermayeli bir şirket Rus tarafınca Türk kanunlarına göre kurulacaktır. Ayrıca bu şirkette Rusya’nın payı hiçbir koşulda yüzde 51’in altına düşmeyecek olup Rusya altın hisse avantajını garanti altına almıştır. Ayrıca anlaşmada proje şirketinin NGS’de üretilen elektrik de dahil olmak üzere NGS’nin sahibi olduğu ayrı bir maddede belirtilmiştir. Akliman için de yine Türk mevzuatına göre bir A.Ş. kurulmuş olup bu şirketin yüzde 51 hissesi Japon Konsorsiyumu’nun elinde, yüzde 49 hissesi Türk tarafının (EÜAŞ) elinde bulunmaktadır. Anlaşma gereğince fizibilite aşaması tamamlanana kadar hissedarlık yapısında bir değişiklik yapılamayacaktır. Fizibilite aşaması tamamlandıktan sonra elektrik satın alma anlaşması (ESA) sona erme tarihine kadar EÜAŞ’nin hissesinin yüzde 30’dan az olmayan bir orana indirilmesine de proje şirketinin yazılı onayı alınmak şartıyla izin verilmiş olup Japon tarafının bu süre içinde hisse devri de düzenlenmiştir. Türkiye’nin hissedar olmadığı Akkuyu’da hisse devri kurucu sermayenin tamamına sahip olan Rusya’nın kontrolündeyken Akliman’da hisse devri ve temlik durumunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na (ETKB) danışılması hükmü yer almaktadır. 

FİNANSMAN MEKANİZMASI: Proje finansmanı konusunda Akkuyu anlaşmasında ayrıntılı düzenleme yer almamaktadır. Finansman yüzde 100 Rus tarafının sorumluluğunda olduğu için bu konuda hüküm olmaması önemli bir eksiklik olarak kabul edilemez. Akliman anlaşmasında iki tarafın paylı ortaklığı söz konusu olduğu için finansman mekanizması madde 13 ile ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Proje için kredi bulma sorumluluğunun proje şirketine ait olduğu belirtilerek proje finansmanının yüzde 30 özkaynak, yüzde 70 borç (kredi) ile karşılanmasının hedeflendiği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca iş birliği anlaşmasında Japon hükümetinin gerekli finansmanın sağlanması konusunda Japon finans kurumlarını teşvik edeceği belirtilmiştir. 

PROJENİN KAPSAMI: Akliman anlaşmasında projenin kapsamı iki boyutlu olarak düzenlenmiştir. Öncelikli olarak fizibilite çalışması ve ekonomik etki değerlendirmesi raporunun hazırlanması yer almakta olup bu konuda ana sorumluluk Türk tarafında yer almaktadır. İkinci temel sorumluluk ise tasarım, mühendislik, tedarik, inşaat, işletme, bakım, onarım, yenileme, atık yönetimi ve NGS’nin işletmeden çıkarılması olup bu konuda ana sorumlu proje şirketidir. Proje şirketinin NGS’nin başlaması için gerekli tüm izinlerin alınmasının ardından 7 yıl içinde ünite 1’i ticari işletmeye alması gerekmekte olup birer yıl aralıklarla diğer üç ünite işletmeye alınacak olup bu sürecin 10 yıl içinde tamamlanması öngörülmüştür. Akliman anlaşmasının proje kapsamını düzenleyen 8. maddesinin 2. fıkrasında üçüncü santral projesinin gerçekleştirilmesi durumunda talep edilmesine bağlı olarak tarafların (Japon konsorsiyumu) üçüncü projenin bir parçası olabileceği hükme bağlanmıştır.  

Akkuyu’da satın alma taahhüdü 15 yıl, Akliman’da 20 yıl

ELEKTRİK SATIN ALMA ANLAŞMASI (ESA): Türkiye’nin nükleer enerjiye yönelmesinde doğalgaz bağımlılığını dengeleme etkili olmuştur. ESA yürürlük süresi her bir ünite için 15 yıldır. Yapılan satış anlaşmasına göre, ülkemiz 15 yıl boyunca, üretilen enerjinin yarısını (ilk iki ünitenin %70’i, son iki ünitenin %30’u) KDV hariç 12,35 cent/kWh ortalama fiyattan elektrik satın almayı garanti etmiştir. Bu ünitelerin 15 yıl boyunca tam kapasite çalışması durumunda Rusya’ya ödenecek elektrik faturası 77 milyar Dolar olacaktır. Her bir güç ünitesinin işletmeye giriş tarihinden sonra 15 yıldan erken olmamak kaydıyla NGS ömrü boyunca her bir ünite için Türk tarafına proje şirketinin net karının yüzde 20’si verilecektir.  

Akliman NGS’den elektrik satın alınması hususu madde 14 ile düzenlenmiştir. Her bir ünitenin faaliyete geçmesinden itibaren elektriğin ESA’ya uygun olarak proje şirketince satılacaktır. ESA, uygulama anlaşmasının imza tarihini takiben bir yıl içinde imzalanacaktır. ESA yürürlülük süresi her bir ünite için 20 yıldır. Ortalama tarife bedeli ise yakıt bedeli dahil 11,80 cent. TETAŞ, kendine bildirilen ve/veya taahhüt edilen sabit miktardaki kWh cinsinden elektriğin yüzde 100’ünü tarife yakıt bedeli üzerinden ESA’da belirtilen bedel karşılığında satın alacaktır. Proje şirketinin taahhüt edilen miktardan fazla elektrik üretmesi durumunda TETAŞ’ın ön alım hakkı bulunmaktadır. TETAŞ ön alım hakkını kullanmazsa proje şirketi elektriği piyasa koşullarında satmaya hak kazanacaktır. Ancak proje şirketi fazla elektriği satamazsa TETAŞ bu elektriği satın almak zorundadır. Ayrıca, anlaşmada ESA süresinin dolmasına kadar Türk tarafının Japon konsorsiyumuna göre daha düşük iç karlılık oranlarına tabii olacağı da yer almaktadır. 

YERLİ SERMAYE- İNSAN KAYNAĞI KULLANIMINI TEŞVİK: Akkuyu anlaşmasında yerli sermaye ve istihdam konusunda özendirici olma maddeleri yer almaktadır. Rusya, anlaşma gereğinde Türk tarafına ek yük getirmeden sahada tam teşekküllü simülatör kuracaktır. Yine bu anlaşma gereğince 600 Türk vatandaşının Rusya’da NGS konusunda eğitime alınması kararlaştırılmış olup eğitim çalışması başlamış bulunmaktadır. Halen bir grup Türk üniversite öğrencisinin Rusya’da eğitimi devam etmektedir. Akliman anlaşmasında da bu konuda hükümler bulunmaktadır. Anlaşma doğrultusunda bir insan kaynakları geliştirme planı hazırlanması öngörülmüş olup Akliman’da kurulacak similasyonda Türk çalışanların eğitimi yapılacaktır. Kurulacak Nükleer Teknoloji Eğitim Merkezi (NTEM), temel görevini tamamladıktan sonra eğitsel ve bilimsel çalışmalarda uygulamalı eğitim merkezi olarak kullanılacaktır.  

Akliman’da nükleer sanayi bölgesi kurulacak

TEKNOLOJİ TRANSFERİ: Akkuyu NGS Projesi’nin her türlü fikri mülkiyet hakkı Rusya’ya aittir. Anlaşmada teknoloji transferi konusunda özel bir madde bulunmamakla birlikte Türk çalışanların eğitimi ve istihdamı hususunda düzenlemeler yer almaktadır. Akliman anlaşmasında ve anlaşma gerekçesinde teknoloji transferine yer verilmiştir. Eğitim konusundaki maddelerin yanı sıra teknoloji transferi için fizibilite ve ekonomik etki raporunun hazırlanmasının ardından plan hazırlanması anlaşmada yer almaktadır. Anlaşmada proje için ekipman, malzeme vb. imalatını desteklemek için hükümet tarafından nükleer sanayi bölgesi kurulması da yer almaktadır.

Akkuyu’da atık yönetimi Rusya’da, Akliman’da Türk tarafında

ATIK YÖNETİMİ: Akkuyu NGS anlaşmasında atık yönetimi ve atık bertarafı Rusya’nın sorumluluğundadır. Atıklar Rusya’ya götürülecek olup Türk tarafı isterse bedel karşılığında atıkları alabilecektir. Ayrıca anlaşmada taraflar arasında anlaşma sağlanması durumunda Rusya’ya götürülen Rus menşeli kullanılmış nükleer yakıtın Rusya Federasyonu tarafından yeniden işlenebileceği hükmü de yer almaktadır. Akliman’da kullanılmış yakıt ve radyoaktif atık yönetimi Türk hükümetinin sorumluluğuna bırakılmıştır. Proje şirketi hükümetin sorumluluğundaki nihai bertaraf tesisine taşınmasına kadar atıkların yönetiminden sorumlu olacaktır. Proje şirketi atık yönetiminin tüm masraflarının karşılanması için Türk mevzuatı doğrultusunda fonlara ödeme yapacaktır. 

Akkuyu’ya yakıt üretim tesisi, Akliman’a yakıt imalat fabrikası  

YAKIT TEDARİKİ: Akkuyu anlaşmasında yakıt tedariki konusu amaç ve kapsam bölümünde tarafların işbirliği yapacağı alanlar arasında sayılmıştır. Yakıt tedariği ve fabrikasyonu konusu tamamen proje şirketinin kontrolünde olup, dolayısıyla tamamen Rusya’nın kontrolüne bırakılmıştır. NGS’nin işletmecisi olarak yakıt Rusya tarafından tedarik edilecek olup Rusya’nın nükleer yakıt pazarında önemli bir payı bulunmaktadır. Ayrıca Akkuyu nükleer santralinde kullanılan teknoloji sadece Rus yakıtının kullanımına elverişlidir. Bu da nükleer yakıt konusunda da Rusya bağımlı olmak anlamına gelmektedir. Anlaşma kapsamında Türkiye’de, Rusya tarafından bir nükleer yakıt üretim tesisinin kurulması ve işletmesi de yer almaktadır. Ancak, tesisin kurulması ve nükleer yakıt döngüsünün taraflarca ayrıca sağlanacak mutabakatla düzenlenecek olup tesisler ve yönteme ilişkin ayrıntılar anlaşma kapsamının dışında bırakılmıştır.

Akliman anlaşması yakıt tedarikini proje şirketine bırakmıştır. NGS’de kullanılacak yakıtın satın alma ve tedarik anlaşmalarının yapılması proje şirketinin sorumluluğundadır. OECD tarafından açıklanan nükleer raporunda önemli nükleer yakıt arz ülkelerinden biri Fransa’dır. Bu projede Fransa’dan alınacak yakıtın kullanılması beklenmekte olup bu konuda özel bir madde bulunmamaktadır. Anlaşma kapsamında hükümet tarafından bila bedel tahsis edilecek sahada nükleer yakıt imalat fabrikasının (NYİF) kurulması sorumluluğu Türk tarafı adına EÜAŞ’ye verilmiştir. Proje şirketinin NYİF konusunda yükümlülüğü ise projeyi üstlenen şirket ile taraflar arasında iletişimin sağlanması ve Japonya hükümeti ile iş birliği yapma konusunda azami gayreti gösterme olarak belirtilmiştir.  

Akkuyu’da Rusya halefini seçebilecek

HİSSE DEVRİ: Akkuyu anlaşmasına göre anlaşmanın imza tarihinden itibaren 3 ay içinde yüzde 100 Rus sermayeli bir proje şirketi kurulacak olup Rusya’nın şirket hissesi hiçbir zaman yüzde 51 oranının altına düşmeyecektir. Yüzde 49’luk hisse devri tarafların rızasına bırakılmıştır. Proje şirketinin başarısız olması durumunda Rusya halefi olacak şirketi de kendisi belirleyecektir. Akliman’da Japon ve Türk ortaklığı söz konusu olup ESA yürürlükte kaldığı sürece yüzde 51’lik payın Japon konsorsiyumunda kalacaktır. Türk tarafının payı ise bu süre içinde yüzde 49 ile yüzde 30 oranında değişebilecektir. Akkuyu’da hisse devri kurucu sermayenin tamamına sahip olan Rusya’nın kontrolündeyken Akliman’da hisse devri ve temlik durumunda ETKB’ya danışılması hükmü yer almaktadır. 

UYUŞMAZLIK ve TAHKİM SÜRECİ: Akkuyu anlaşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlıkların ikili görüşmeler yoluyla 6 ay içinde sonuçlandırılamaması durumunda taraflardan birinin tahkime başvurabileceği belirtilmiştir. Akliman anlaşmasında sorunların barışçıl yöntemlerle çözümüne öncelik verilmiştir. Taraflar arasındaki görüşmeler sonuç vermezse yazılı bildirim tarihinden itibaren 30 gün içinde konu hükümet ve proje şirketinin üst düzey yönetimine iletilecektir. Taraflar arasında 90 gün içinde anlaşma sağlanamazsa her iki taraf sürenin sona ermesinin ardından 6 ay içinde sorunu tahkime taşıma hakkına sahiptir. 

Olası anayasa değişikliği düşünülmüş

HUKUKSAL YAPI: Her iki anlaşmada da izin, ruhsat, lisanslama gibi proje aşamalarında Türk mevzuatının geçerli olacağı ilgili maddelerde belirtilmiştir. Akkuyu anlaşmasında metnin Türkçe, İngilizce ve Rusça olmak üzere 3 dilde hazırlanacağı, ancak uyuşmazlık durumlarında İngilizce metnin esas alınacağı yer almaktadır.  Akliman anlaşmasında, anlaşmanın İsviçre Kanunları’na uygun olarak yürütüleceği ve yorumlanacağı şeklinde bir hüküm bulunmaktadır. Akliman anlaşmasının tanımlar maddesinde dikkat çeken bir diğer husus anayasa kavramıdır. Akkuyu anlaşmasında anayasa tanımına yer verilmezken Akliman anlaşmasında anayasadan kast edilenin; “… üzerinde zaman zaman değişiklik veya ekleme yapılabilen veya başka şekilde tadil edilebilen veya değiştirilebilen haliyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası anlamına gelmektedir.”, olduğu ifadesi yer almaktadır. Değişim konusuna vurgu yapılarak olası yorum sorunsalları da çözülmüştür. Ancak, son dönem ülkemizin gündeminde yer alan olası bir anayasa değişikliği de böylece uluslararası bir anlaşmada karşılığını bulmuştur. 

Akkuyu’da tazminat yok, Akliman’da tazminat var! 

FESİH VE TAZMİNAT: Her NGS anlaşması da yürürlüğe girme tarihinden itibaren NGS’lerin sökümüne kadar geçerli olacak şekilde düzenlenmiştir. Bunun dışında her iki anlaşmada da fesih müessesi yer almaktadır. Akkuyu anlaşması gereğince proje şirketinin anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren NGS inşaatının başlaması için tüm başvurularda bulunacak olup bu şart yerine getirilmezse anlaşma ve arazi tahsisi Türk tarafına hiçbir yükümlülük getirmeden feshedilecektir. Akkuyu anlaşmasında fesih maddesinde anlaşmanın tarafların birbirlerine karşılıklı olarak haber vermeleri halinde bir yıl sonra geçerli olmak üzere fesih edilebileceği düzenlenmiştir. Anlaşma karşılıklı fesih müessesesine yer vermiş olup metinde tazminat maddesi bulunmamaktadır. Ayrıca tek taraflı fesih metinde yer almamaktadır, ancak temel hukuk kuralları gereği taraflar istemeleri durumunda tek taraflı fesih hakkını genel ilkeler doğrultusunda kullanabilecektir. Anlaşmada tazminat maddesi olmamakla birlikte fesih hakkını kullanan tarafın diğer tarafın zararını ödemesi temel hukuk ilkeleri gereğince söz konusu olacaktır. Ayrıca anlaşmada fesih durumunun projenin devam eden uygulamasını ve tamamlanmayan program ve projelerin uygulanmasını etkilemeyeceği de yer almaktadır. Akliman anlaşmasında sona erme konusunda proje aşamalarına göre farklı düzenlemeler bulunmaktadır.

Anlaşmanın geçerlilik kazanmasından itibaren (04 Nisan 2015), fizibilite aşamasının 18 ay içinde tamamlanmamış olması durumunda aksi taraflarca kararlaştırılmamış oldukça anlaşma kendiliğinden sona erecektir. Bu durumda taraflar birbirine tazminat ya da bedel ödemeyecektir. Ayrıca, proje şirketinin talebi üzerine hükümet fizibilite aşamasını 18 aylık sürenin sonunda 6 ay uzatabilecek, gerek olursa bu süre daha da fazla uzatılabilecektir. Bu durumun dışında, Türk tarafı fizibilite aşaması tamamlandıktan sonra anlaşmayı herhangi bir nedenle sona erdirmek isterse bildirim tarihinden itibaren anlaşma kendiliğinden sona erecek olup tazminat olarak bilançoya yansıtılmış masraflarla birlikte 10.000.000 Dolar’lık tazimat 180 gün içerisinde ödenecektir. Proje şirketinin aynı şekilde fesih istemesi durumunda da 180 gün içinde aynı tazminatı ödemesi gerekmektedir. Esaslı ihlal ve mücbir sebepler halinde sona erdirmenin düzenlendiği anlaşmada ayrıca Türk hükümetinin sivil nükleer enerji programını sona erdirme kararı alması durumunda da bedel karşılığı sözleşmenin sona erdirileceği yer almıştır. Akliman anlaşmasında tazminat konusunda net hükümler bulunmaktadır.

Ünitelerin ticari işletme tarihinde gecikme olması durumunda gecikme tazminatı ve şartları ETKB ve proje şirketi tarafından karşılanacaktır. Ayrıca, bu anlaşmada tarafların sorumluluklarının üst limiti de belirlenmiştir. Anlaşmanın herhangi bir hükmünün ihlali nedeni ile doğan veya sebep olunan her türlü kayıp ve zarardan hükümet ve proje şirketi birbirlerine karşı sorumlu olacak olup bu sorumluluk fiili maliyet artı 10.000.000 Dolar’ı hiçbir şekilde geçemez. Ayrıca, Akliman projesinde taraflar arasında işbirliği anlaşması da imzalanmış olup, bu anlaşmanın 15 yıl yürürlükte kalacağı, yürürlük süresi dolmadan 6 ay önce taraflardan biri fesih talebinde bulunmazsa kendiliğinden 5’er yıllık süreler için uzayacağı da yer almaktadır. Akliman’da diğer tüm anlaşmalar (proje, ev sahibi ülke, elektrik satın alma, vb.) bu işbirliği anlaşmasına bağlı olarak hazırlanmıştır. 

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et

MAKALE

Podcast yapmak cesaret istiyor

Podcast son dönemde özellikle gençler arasında hızla yayılıyor. Bunda gencin özgürlüğüne imkan tanıması hiç kuşkusuz önemli bir faktör. Ancak podcast üretimi yapan uzman sayısı yeterli değil. Bunun en önemli nedeni ne olabilir?

Podcast yapmaya başlamaktan neden çekiniyoruz?

Kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen bazı şeyler var…

Podcast’ler dünyada her geçen gün artmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük podcast ağı olan Podfresh’in bile şimdiden çeşitli kategorilerde 100’e yakın yayını bulunuyor. Yalnızca ABD’de, nüfusun yüzde 75’i “podcast”in ne demek olduğuna aşina durumda. Ekim 2020 itibariyle ise 1,5 milyonun üzerinde podcastin olduğunu söylemek biraz ütopik gelse de gerçek bu.

Her gün başlanan yeni podcastler, kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen ve başlamaktan alıkoyan bazı yanlış yanlış bilinen şeyler var. Bu yazımda biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.

Podcast bir iş modelidir

Aslına bakarsanız podcast’ten hemen bir gelir elde etme beklentisi büyük bir hata ve orta vadede motivasyon düşürebilen bir şey. Çünkü Türkiye’de henüz yeni yeni büyüyen, ilginin fazla olduğu ancak reklam modellerinin henüz tam oluşturulmadığı bir ortam söz konusu. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki, ürettiğimiz her türlü içerik, yaratmamız gereken bir pazarlama planının da parçası olmalı ve o doğrultuda bir strateji üretilmeli. Podcast yayınlarını yaymanın sadece içerik pazarlamasıyla bittiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Birçok platformda çok sayıda niş podcastin olduğu bir arenada, bunu bir işe çevirme düşüncesinden önce içeriğimizi iyi oluşturmayı düşünmek daha yerinde olacaktır. Çünkü salt gelir eldetmekten ziyade podcastimizi aynı zamanda kendimize bir network oluşturmak için de kullanacağız ve podcastimizi de bu network dinleyecek. 

Profesyonel bir stüdyo olmadan başlanmaz

Ben şahsen podcastlerime ufacık bir odada, sesimdeki yankıyı kesmek için üzerime battaniye örterek başladım. Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen de hâlâ evimden yayın yapmaya devam ediyorum. Yayıncı adaylarının, profesyonel bir stüdyoya ihtiyaç duyacaklarını, stüdyo sesi olmadan podcast olmayacağını düşünmeleri ve bunun harekete geçmelerini engellemesi, acilen aşılması gereken bir konu.

Peki benim yaptığım podcastler süper kaliteli mi? Elbette evde sınırlı imkanlarla alınan herhangi bir kaydın stüdyo gibi olması imkansız ama zaten sorun burada başlıyor. Neden başlangıçta stüdyo kalitesinde bir yayın yapma zorunluluğu hissedeyim ki? Her şeyden önce içeriğimiz ve sürdürülebilirliğimiz çok daha önemli olgular. Bana soracak olursanız podcast yayınlarını benzersiz kılan şeyler, içerdiği samimiyet. Yani bir ev ortamında, belki çayınızı koyarken çıkan ses, belki arkanızdan gelen bir kedi. Nerede olursanız olun, telefon kulaklığına bile sahipseniz (ki Podfresh’te kulaklıklarla yapılan çok güzel yayınlar var) başlayın.

Podcast yapmak aşırı pahalı

Diğer bir yanlış düşünce de, ekipman fetişisti olup podcast yapmaya başlamak için pahalı ve kaliteli mikrofonlara sahip olmamız gerektiği. Örneğin, 3000 TL’ye çok kaliteli bulduğunuz ve profesyonellerin önerdiği bir mikrofon var ve almak istiyorsunuz. Durun, almayın! Bunun yerine 150 liraya bir yaka mikrofonu, aylık 50 TL’ye yayınlarıma değer katacak bir podcast barındırma platformu (ki artık size Spotify kataloğundan dilediğiniz müziği kullanma imkanı sağlayan Anchor varken ona bile ihtiyaç olmayabilir) ve 20 liraya podcastime sesli tanıtımlar yapabileceğim bir uygulama alırsam, erken dönemde yapacağım 3000 TL’lik bir mikrofondan daha mantıklı ve yayınıma değer katacak bir harcama yapmış olurum.

Demem o ki, Podcaste başlamak pahalı ve maliyetli değil. Bilgisayar ya da telefonunuzdaki ses kayıt düğmesine basın, telefonunuzun kulaklığını takın ve içeriğinizi oluşturun.

Dinleyici bulmak için ünlü olmak gerek

1,5 Milyon podcast yayını, daha fazla sayıda yayıncı, daha fazla sayıda da dinleyici var. Herhalde bu rakamların hepsi ünlü değil. Bu arada yayıncı adaylarının gözlerinin korkmasına hak veriyorum. Belki konuşmak istediğiniz konuyla alakalı onlarca podcast vardır ve endişe duyuyorsunuzdur. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, her podcast birbirinden parmak izlerimiz gibi farklı. Herkes niş bir yayın yapmaya çalışıyor ve konunun genelinden uzaklaşıp ister istemez spesifikleşiyorlar. 

Anlattığınız hikaye ve inşa ettiğiniz içeriğiniz sizin her şeyiniz. Yayınınız başka podcastlerin konusunu andıracak gibi görünse de, mutlaka kendinizden katacağınız şeylerle farklılaşacaktır. Kişisel deneyimler ve insan hikayeleri her şeyi değiştirir. Dinleyici olarak iki aynı nüanstaki podcast programından ayrı ayrı kendime kattığım birçok şey var. Eğer platformlarda var olan podcastler sizi podcaste başlamaktan alıkoyuyorsa, masada herkese bir sandalye olduğunu bilmenizde fayda var. 

Her şey kusursuz olmalı

Bir felaket olan ilk podcast bölümüme buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sesimin yetmediği, tonlamalarımın ise anlamsız olan bu bölümü çekerken ne kadar zorlandığımı ve onlarca kez baştan kayıt aldığımı hâlâ hatırlıyorum. Ancak sonuç itibariyle içeriğimi dünyaya yaymak istediğim için “yayınla” butonuna bastım. Sadece biz değil, dünyaca ünlü podcasterların da ilk yayınlarına baktığınızda kusursuz olmadıklarını görüp kervanın her zaman yolda düzüleceğini anlayabilirsiniz. Kimse mükemmel değil, olamaz da. Podcastinizin daha ilk bölümden mükemmel olması gerekmiyor. Açıkçası geliştikçe her zaman yeni şeyler öğreneceksiniz ve bir önceki bölümünüzü beğenmeyeceksiniz. Gereksiz mükemmelliyetçilik sizi engelleyen bir şey ise, bunu önemsememek en güzeli.

Bitirirken…

Yanlış bildiğimiz şeyler bizi bir şeylere başlamaktan, düşüncelerimizi yaymaktan ve başkasının hayatına bir şeyler katmaktan her zaman alıkoyan bir şey. Eğer profesyonel bir stüdyo yüzünden podcast yapmaya başlamıyorsanız bir hayalinizden vazgeçmiş olacaksınız. Ürettiğiniz içeriğin nerede, kimi ve nasıl etkileyeceğini, ne gibi izler bırakacağını bilemezsiniz. İnsanlara temas etmek ve dokunmak güzeldir. Yeter ki en başında belirttiğim süreklilik ve içerik gibi doğru şeylere odaklanalım.

Kaynak: T24
Yazar: İlkan AKGÜL

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND