Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Dev markalar nasıl doğdu?

Dünyanın en büyük markalarının nasıl doğduğunu merak ettiniz mi? Birbirinden farklı sektörlerde dev şirketlerin nasıl, hangi tarihte kim tarafından ne şartlarda kurulduğunu merak ettinizmi hiç.İşte Dünyanın alanında markalaşmış dev firmalarının kuruluş öyküleri…

Kodak

Kodak’ın kurucusu olan George Eastman, yıllardır kamera ve film dünyasına öncülük eden bu şirkete 1888 yılında bizzat kendisi bu ismi vermiştir. Kısa, akılda kalıcı ve söylenişi kolay bir marka ismi seçmeye özen gösteren Eastman, Kodak isminden bir hayli umutluydu.

IBM – 1930

Kart delici makinelerin bulucusu Hermann Hollerith’in patentlerini işlemek ve geliştirmek üzere Thomas J. Watson tarafından 1911 yılında kurulan IBM – International Business Machines (Uluslararası İş Makineleri şirketi) 1930 yıllarında terazi imalatı ve satışı gerçekleştiriyordu.

Günümüzde dünyanın en büyük bilişim teknolojisi şirketidir. 330 bin çalışanı ile 170 ülkede faaliyet göstermektedir.

Sanyo

Sanyo, Japonya’da bulunan Hint, Atlas ve Pasifik okyanuslarını ifade ediyor. Sanyo’nun kurucusu, tüm dünyaya ulaşmak istediğinden, şirkete isim koyarken tüm dünyaya suları uzanan bu okyanuslardan ilham aldı.

Lamborghini – 1955

İlk başta traktör imalatı yapan Lamborghini bilinen hikayeye göre Ferrari’sinin bozulan debriyajı için Maranello’daki Ferrari fabrikasına gider.Fakat Enzo Ferrari Lamborghini ile görüşmek istemez. Bunun üzerine fabrikasına dönen Lamborghini debriyajını kolaylıkla tamir eder ve bundan cesaretle spor araba üretimi kararı alır.

Nokia

Şirket 1865 yılında Finlandiya’da nehir kıyısında bir kağıt-hamuru değirmeni olarak kuruldu. Zamanla kağıt ürünleri ana gelir kolunu oluşturmak üzere ilk yıllarında bisiklet, oto lastiği, ayakkabı, çizme ve bot üretti. Şirketin patronu olan Fredrik Idestam, daha sonra Finlandiya’nın Nokia isimli bir bölgesinde yeni bir fabrika açtı ve şirketin isminin de bu bölgenin ismiyle aynı olmasını uygun gördü. Daha sonra üretim sahasına kablo, televizyon ve elektrikli ürünleri ekledi.

Dünyanın en büyük mobil telefon üreticisi Nokia şu an dünya çapında kullanılan her üç cep telefonundan birinin üreticisi. 34 milyar dolar cirosu bulunan Finlandiya merkezli şirketin dünya çapında 68 bin çalışanı bulunuyor.

Sony

Koreli rakibi Samsung’a göre nispeten daha genç olan Sony, ilk kez 1946 yılında Tokyo Tshushin Kokyo ismiyle ortaya çıktı. İlk yıllarda pirinç ocağı üretimiyle satışlarını gerçekleştiren Sony, 1955 yılından itibaren Latincede ’genç delikanlı’ anlamına gelen Sonny’den esinlenerek Sony ismini aldı ve yoluna devam etti. Portatif TV’lerden Walkman’e, PS serisinden CD/DVD çalara kadar geniş yelpazede ürünleri bulunan şirket, bugün dünyanın en büyük şirketleri arasında yer alıyor.

Cisco Systems

1984 yılında kurulan Cisco Systems, adını ABD eyaletlerinden San Francisco’dan aldı.

Harley Davidson

Wiiliam S. Harley, 1901 yılında motor eklenmiş bisiklet fikrinin ilk taslaklarını çizmeye başladı. Wiliam S.Harley ve Arthur Davidson kardeşler, 1903 yılında bu fikri hayata geçirdi ve ilk Harley Davidson motorsikleti üretildi. Çalıştıkları barakanın kapısında ise “Harley Davidson Motor Company” yazıyordu.

Toshiba

Tüketici elektroniği pazarındaki bilinen en eski şirket olan Toshiba, hayatına 1875 yılında Tanaka Seizo-Sho ismi altında telefon mühendisliği firması olarak başladı. 1899 yılında Tokyo Denki ismini alan şirket, 1939 yılından itibaren ise Tokyo Shibaura Electric şirketi olarak hayatına devam etti.

İKEA

İsveçli Ingvar Kamprad 1943 yılında yaşadığı kasabayla çiftliğin isimlerinin baş harflerinden oluşturduğu IKEA markasını kurdu. Kamprad, IKEA markası altında kalem, cüzdan, resim çerçeveleri, saatler mücevherler ve naylon çorapları bu küçük barakada satmaya başladı.
Forbes Dergisi’nin 2006 ’milyarderler listesi’ne göre, 28 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin dörüncü insanı.

Seiko

Dünyanın tanıdığı bu saat üreticisi, adını Japonca’da ’zarif’ ve ’başarı’ anlamına gelen iki kelimenin kısaltmalarından alıyor.

Google

İnternet arama motoru Google iki doktora öğrencisi tarafından garajda kuruldu. Larry Larry Page ve Sergey Brin, 1’i izleyen 100 sıfır ile temsil edilen matematik terimi “googol” üzerinde yapılan bir kelime oyunuyla Google adında kullanmaya karar verir. Eylül 1998’de Google California’da şirket kuruluş kaydını yaptırır. Şirketin GooglePlex denen merkez ofisi Kaliforniya’da bulunur ve tüm dünyada 10 bin civarında çalışanı vardır. oogle’ın piyasa değeri 2007 sonu itibariyle 219 milyar Amerikan dolarıdır. Bu rakam ABD borsalarının en büyük 5. şirketi olduğunu göstermektedir.

Canon

Bir şirket olmaktan öte, Precision Optical Unstruments Laboratory şirketinin bir markası olan Canon, hayatına 1993 yılında kamera üretimiyle başladı. Kwanon adı altında üretilen bu ilk kameralar 1995 yılından sonra yerini ticari marka olarak ’Canon’a bıraktı. Benzer anlamlara gelen Kwanon ve Canon, İngilizce’de ’criterion’ olarak geçen ’kriter’ kelimesinden anlamına geliyor.

Samsung

Tüketici elektroniği pazarına aslında oldukça yeni olan Koreli şirket, hayatına 1969 yılında Samsung-Sanyo Electric Company ismi altında başladı. Aslında kökleri 1939 yılına kadar uzanan ve Byung-Chull tarafından kurulan Samsung-Sanyo Electric Company, o yıllarda sebze, meyve ve balık ihracatıyla uğraşıyordu. 1970’li yılların sonuna doğru tekstil ve inşaat endüstrisiyle daha yakından ilgilenen şirket, bunun yanında tüketicilerine renkli TV’ler de sunuyordu.

Sonraki 10 yılında uçak yapımına odaklanan Samsung-Sanyo Electronic Company, o yıllarda dünyanın en küçük video kaydedicilerini üretiyordu. Bugün ise Sony gibi dev markalarla rekabet içinde olan Samsung, milyar dolarlık satış rakamıyla dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri. İsmini Kore dilinden alan Samsung’un kelime anlamı “üç yıldız”.

Apple

1976 yılında Steve Jobs ve Steve Wozniak tarafından kurulan Apple Computer’ın ismi ise, o yıllarda Jobs’un fanı olduğu Beatles grubunun Apple Records plak şirketinden geliyor. Ancak o yıllarda Jobs’un bu girişimi Beatles cephesinde de geniş yankı buldu ve Beatles işi Apple’ı mahkemeye vermeye kadar götürdü. 30 yıl kadar süren mahkeme ise Apple Computer’ın Apple ismini gruptan satın almasıyla nihayet 2007 yılında sonuca bağlandı.

LG

LG Touchphone’ları ve TV’leriyle tanınan LG, iki şirketin birleşmesi sonucu LG ismini aldı. Ev ürünleri üreten Lucky firmasıyla ucuz elektronik cihazlar üreten GoldStar’ın birleşmesiyle ortaya çıkan LG, 1995 yılından sonra GoldStar’ın ortadan kaldırılmasıyla yerini LG Electronics’e bıraktı.

Panasonic

Matsushita Electric Industrial şirketi tarafından imal edilen elektrikli aletlerin bir markası olan Panasonic, ilk olarak 1918 yılında ortaya çıktı. Amerika pazarında o yıllar National markasının çok kullanılmasından dolayı Panasonic ismini tercih eden şirket, Japonya’da halen National markası altında faaliyet gösteriyor.

JVC

1927 yılında Yokohama’da kurulan JVC(Japanese Victory Company)’nin kökleri Victor Talking Machine Company’e kadar uzanıyor. İlk yıllar fonograf üretimiyle ilgilenen şirket, daha sonra VHS video kaydedici ve TV pazarına el attı.

Coleco

Kuruluş yıllarında bugünkünden farklı bir sektörde olan ve ayakkabı derisiyle uğraşan Coleco, adını ’Connecticut Leather Company’ isminin kısaltmasından alıyor.

Magnavox

1915 yılında Edwin Pridham ve Peter Jensen tarafından kurulan Magnavox, adını Latince’de ’yüksek ses’ anlamına gelen ’Magnavox’ kelimesinden alıyor.

Sharp

Dünyanın ünlü Japon markalarından biri olan ünlü LCD TV devi Sharp, ismini “Ever-Sharp” isimli kalemden alıyor. 1925 yılında tüketici elektroniği pazarına giren Sharp, o yıllarda Japonya’nın ilk kristal radyo üreticilerinden biriydi.

Atari

Video oyunları sektöründe adını tüm dünyaya duyuran bir diğer isim ise Atari oldu. Adını Go isimli bir oyundan alan Atari, oyuncu ya da oyuncu gruplarının sahip olduğu taşların rakipleri tarafından ele geçirilme tehdidi altında olduğunu ifade ediyordu.

Sega

Hayatına 1940 yılında Hawaii’de başlayan Sega, o yıllarda daha çok pinball makinelerinde boy gösteriyordu. 1951 yılında ise Japonya’nın başkenti Tokyo’ya taşınan Sega, ismini ’Services Games’ olarak yeniden belirledi ve Amerikan ordusu için çalışmalarını bir süre sürdürdü. 1965 yılında ise Rosen Enterprises isimli bir başka şirketle yollarını birleştiren Sega, Services Games olan ismini kısaltarak bugün dünyanın çok iyi tanıdığı SEGA ismini aldı.

Nintendo

İsmi İngilizce’den dilimize çevrildiğinde ’Şansını cennete bırak’ gibi bir anlama gelen Nintendo, günümüzde video oyun endüstrisinin en önemli aktörlerinin başında yer alıyor. 1989 yılında adını tüm dünyaya duyurmaya başlayan Nintendo, oyun konsolları pazarında da liderliğini sürdürüyor.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND