Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Çılgın gençler için, en hararetli münazara konuları!

Herhangi bir konu üzerinde zıt düşüncelerin karşılıklı olarak savunulmasına Münazara denir. Münazarada önemli olan bazen saldırı, bazen “savunma” dır. Taraftarı az olan bir düşünce, iyi savunulduğu zaman çok kişi tarafından takdir edilebilir. Peki başarılı bir münazara için neler yapmalı? Çılgın liselileri için kışkırtıcı münazara konuları!

tez ve antitez, tartışma teknikleri, münazara konuları, lise münazara

Münazara Konuları ve münazara teknikleri üzerine 

Herhangi bir konu üzerinde zıt düşüncelerin karşılıklı olarak savunulmasına Münazara denir. Münazarada önemli olan “savunma” dır. Taraftarı az olan bir düşünce, iyi savunulduğu zaman çok kişi tarafından takdir edilebilir.

Münazara için genellikle üçer ya da dörder kişilik iki grup kurulmalıdır. Gruplardan birisi işlenecek konuya olumlu, diğeri ise olumsuz yönden savunmalıdır. Yani, bir grup “tez”, diğer grup ise “antitez” i almalıdır. Ayrıca, münazara yapacak kişileri değerlendirecek bir “jüri” seçilmelidir. Jüri, ya başlangıçta ya da münazara yapılacağı gün seçilebilir.

Olumlu tezin savunulması, olumsuzdan daha kolay olduğu için, konuşmaya, olumlu tezi savunan gruptan biri başlamalıdır. Konuşmacıların savunmalarının gücü kadar, taraflı ve tarafsız dinleyicilerin gösterilerinin de jüri üzerinde etkisi bulunur. Ancak, taraf tutan dinleyicilerin, karşı taraf konuşmacılarının moralini bozacak nitelikte gösteride bulunmaları doğru değildir. (K. GARİPOĞLU, Kompozisyon Bilgileri, s. 31)

Münazaraya katılacak kişilerle, jüri üyeleri münazara tekniği konusunda bilgilendirilmelidir. İki grup da kendi aralarında iş ve konu bölümü yapıp münazara gününe kadar hazırlıklarını tamamlamalıdır. Konuşmacılara, araştırma için en az 2-3 hafta süre verilmelidir.

Gruptaki her kişi savundukları konunun değişik alt konuları hakkında konuşmak zorundadır. Birden fazla kişi, aynı alt konuyu savunamaz. Münazarada yazılı metne bakarak okuma olmaz. Savunulan konu; sözlü ele alınmalıdır. Konuşmacıların, konularını bir kâğıda yazıp okumaları çok yanlıştır.
Münazarada etkili savunmanın önemli olması gibi, belli zaman içinde konuşmak da önemlidir. Bu nedenle konuşmacılara eşit zaman dilimleri verilmelidir. Bu zaman, genellikle 5-15 dakikadır.Ayrıca, münazarayı izleyen grup da çok önemlidir. Konuşmacılar; konularını savunurken izleyicilerin büyük bir sessizlikle konuları dinlemesi gerekmektedir. Konuşmacıların tutarsız bir düşüncesi, yanlış yerde yapılmış bir mimik hareketi izleyicilerde tepkiye neden olmamalıdır. İzleyiciler savunulan düşüncenin doğruluğunu ya da yanlışlığını onaylayacak davranışlardan uzak durmalıdır. Ancak, böylece jürinin doğru ve tarafsız değerlendirmesi mümkün olur.

Jürinin, değerlendirmede dikkat edeceği özellikler:

a)Türkçeyi kullanma gücü. (Diksiyon, vurgu, tonlama, kelime hazinesi, cümle kurma vb.)
b) El, kol ve yüz hareketlerini yerinde kullanma.
c) Savunmada inandırıcı olma. (Belgeler, istatistikî bilgiler, resimler, gazete ve dergi haberleri, güncel olaylarla örnekleme vb.)
ç) Konuşmacıların fizikî özellikleri. (Temiz ve düzenli kıyafet, saç, sakal tıraşı vb.)

Örnek Münazara Konuları:

Çok gezen mi çok bilir, çok okuyan mı?
İlk insanlar mı daha mutludur, günümüz insanı mı?
Savaşta bilgi mi üstündür, kılıç mı ?
Toplumun ilerlemesinde kadın mı, erkek mi daha önemlidir?
Başarıda çalışmak mı, şans mı önemlidir?
Kalkınmada köyden mi, kentten mi başlamalı?
İklim; insanın kişiliğini değiştirir mi, değiştirmez mi?
Turizmin gelişmesinde para mı önemli, eğitim mi?
Uygarlığın gelişmesinde sanat mı, bilim mi önemlidir?
Ormanların korunmasında yasalar mı, çevre bilinci mi etkili olur?
Çocuk eğitiminde aile mi, okul mu etkilidir?
Başarıya ulaşmak için zekâ mı, çalışmak mı önemlidir?
Para; her kapıyı açar mı, açmaz mı?
Çocuk eğitiminde anne mi, baba mı daha önemlidir?
Ülkenin kalkınmasında tarım mı, sanayi mi önde tutulmalıdır?
Ailede kadın çalışmalı mı, çalışmamalı mı?
İnsan mı doğaya, doğa mı insana hâkimdir?
İnsana suç işleten kendisi midir, toplum mu?
Ülkeyi kalkındıracak olan para mıdır, eğitim midir?
Ülkenin hızlı kalkınmasını sağlayan kamu sektörü müdür, özel sektör mü?
Çocuk eğitiminde çevre mi, aile mi etkilidir?
Atomun bulunması insanlık için yararlı mı, zararlı mı olmuştur?
Bir toplumun gelişmesinde sinema mı, tiyatro mu etkilidir?
Savaşlar yapıcı mıdır, yıkıcı mıdır?

(S. SARICA – M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 271)

Veliler (anne-baba) en iyi öğretmendir. Fikrine katılıyor musunuz?

Son zamanlarda yemek yapmak kolay hale geldi. Bu kolaylık insanların yaşam tarzında bir gelişme sağladı mı?

Televizyon arkadaş ve aileler arasındaki ilişkiyi bozmuştur. Buna katılıyor musunuz?

Nerede yaşamayı tercih ederdiniz? Şehirde mi yoksa, köyde mi?

Eğitim kurumlarının eğitime aktardıkları para kadar öğrencilerin spor aktivitelerine de aktarmaları gerekir. Fikrine kalıyor musunuz?

Bazıları lokantada, bazıları da evde kendisi hazırlayıp yemeği tercih ederler. Siz nerede yemek isterdiniz?

Bazıları derler ki, üniversite derslerine katılım serbest olmalı. Bazıları da üniversite derslerine devam mecburiyeti olmalı, der. Bunların hangisine katılıyorsunuz?

Evinizin hemen yanında yeni bir disko açılacakmış. Buna karşı mısınız veya destekliyor musunuz?

Devlet toplu taşıma araçlarını mı yenilemeli mi, yoksa daha güzel yollar mı yapmalı?

*

Çocuklar için köyde yaşamak şehirde yaşamaktan daha iyidir? Buna katılıyor musunuz?

Öğrenciler okurken çalışmalı mı? Buna katılıyor musunuz?

İnsanlar bazen sevmedikleri şeyleri de yapmalılar. Buna katılıyor musunuz?

Televizyon, gazeteler ve dergiler meşhurların özel hayatlarına çok fazla yer veriyorlar. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bazıları dünyaya insanlar tarafından zarar verildiğini düşünüyorlar. Buna katılıyor musunuz?

Bazı insanlar hayatlarını hep aynı yerde geçirirler bazıları da daha iyi iş için, ortam için, ev için hatta hava için değişiklerde yaşarlar. Siz hangisini tercih edersiniz?

Paranızı kazanır kazanmaz harcamak mı iyi, biriktirmek mi iyi?

Biri size bir miktar para hediye etti. Bu parayla ya bir mücevher ya da katılmak istediğiniz bir konser bileti alabilirsiniz. Siz hangisini tercih ederdiniz?

Canlı yayına katılmak televizyonda herhangi bir olayı izlemekten daha eğlencelidir. Katılıyor musunuz?

Gelişme her zaman iyidir, fikrine katılıyor musunuz?

*

Geçmişi bilmenin şimdiki yaşayanlara bir faydası yoktur. Fikrine katılıyor musunuz?

Teknoloji sayesinde öğrenciler daha iyi ve daha hızlı öğreniyorlar konusuna katılıyor musunuz?

Asla vazgeçme! Bu neyin ifadesi: Hiçbir zaman hedeflerine ulaşmak için durma daha da çok çalış demektir. Fikrine katılıyor musunuz?

Bazıları arkadaşla, bazıları da yalnız mı seyahat etmeyi severler. Siz hangisini tercih ederdiniz?

Bazıları erken kalkıp işe hemen başlamayı, bazıları da geç kalkıp gece geç saatlere kadar çalışmayı tercih ederler. Siz hangisini tercih ederdiniz?

Çok büyük bir holdingde mi yoksa küçük bir firmada mı çalışmayı tercih ederdiniz?

Yüz yüze diyalog diğer iletişim (mektup, telefon vs) lerden daha iyidir. Buna katılıyor musunuz?

Bazıları bir işi bildiği en iyi metotla yapmayı, bazıları da yeni metotlar veya riskler almayı severler. Siz neyi tercih ederdiniz?

Başarı nasıl elde edilir? Planlı çalışarak mı yoksa bazı riskler alıp hayattaki şansları değerlendirerek mi?

İnsanın dış görünüşüne bakarak asla hüküm vermemeliyiz. Buna katılıyor musunuz?

*

İnsan önemli bir kararı kendi başına vermemelidir. Buna katılıyor musunuz?

Bazı filmler insanları düşündürmek için bazıları da sadece güldürüp eğlendirmek için yapılmıştır. Siz hangisine katılıyorsunuz?

İş adamları kar sağlamak için her şeyi yapmalıdır? Buna katılıyor musunuz?

Bazıları bir işi yaparken veya yaptırırken acele eder bazıları da işi ağırdan alır. Siz hangisine katılıyorsunuz?

Oyunlar çocuklar kadar önemli olduğu kadar büyükler için de önemlidir. Buna katılıyor musunuz?

Yetişkinler çocukları adına karar verebilir mi?

Hayatta yaşadığımız bazı tecrübeler önce bize zor gibi görünse de gelecek için önemli birer ders olmuştur. Buna katılıyor musunuz?

Bazı insanlar işçi bazıları da iş veren olmayı isterler. Siz?

Şehirler eski tarihi binalarını korumalı mı yoksa, onları yıkıp yerlerine daha modern binalar mı inşa etmeli?

Çocuğun başarısında sınıftaki arkadaşlarının etkisi anne babasından daha çoktur? Buna katılıyor musunuz?

*

Eğer siz işveren olsaydınız ne tür bir işçi alırdınız? Tecrübesiz düşük ücretli mi yoksa tecrübeli yüksek ücretli mi?

Sizce bir öğrenciye her gün ödev vermek gerekli mi?

Araba insan hayatını geliştirmiş midir yoksa ciddi problemler mi meydana getirmiştir?

Yüksek ücretli, uzun mesaili, aile ve arkadaşlarınıza daha az zaman kalan bir iş mi; yoksa düşük ücretli, kısa mesaili, aile ve arkadaşlarınıza daha fazla zaman kalan bir iş mi, isterdiniz?

Notun öğrencinin öğrenmesine katkısı vardır fikrine katılıyor musunuz?

Bilgisayar hayatı kolaylaştırıp daha elverişli hale mi getirmiştir yoksa zorlaştırıp kompleksleştirmiş midir?

Grup halinde seyahat etmenin en iyi yolu rehber ile seyahat etmektir. Buna katılıyor musunuz?

Üniversitede öğrencilerin bir çok derse katılmaları mı; yoksa tek bir dalda uzmanlaşmaları mı daha iyidir?

Çocuk okula başlar başlamaz yabancı dil öğrenmeye başlamalıdır? Buna katılıyor musunuz?

Erkekler ve kızlar ayrı okullarda okumalıdır? Buna katılıyor musunuz?

*

Gruplar halinde çalışmak mı, ferdi çalışmak mı daha iyidir?

Teknoloji dünyaya faydalı mıdır, zararlı mıdır?

Reklam bir ülke hakkında bir çok fikir veya bilgi verebilir. Buna katılıyor musunuz?

Modern teknoloji dünyayı tek kültür haline getirmiştir. Buna katılıyor musunuz?

İnternet insanlara çok ve değerli bilgiler sağlar bazıları da çok fazla bilginin problem çıkartacağını söyler. Buna katılıyor musunuz?

Dans etmenin kültürde önemli bir rolü vardır? Buna katılıyor musunuz?

Bazı insanlar Hükümetlerin uzay araştırmalarına daha çok para harcaması gerektiğini bazıları da yer yüzündeki temel ihtiyaçlara para harcanması gerektiğini söylerler.

Bazı insanlar hep aynı iklimin yaşandığı yerlerde bazıları da değişken iklimlerde yaşamayı isterler. Siz nerede yaşamak isterdiniz?

Öğretmenler öğrencilerin öğrendiği kadar para almalıdır. Buna katılıyor musunuz?

Elle iş yapmayı mı, makine kullanmayı mı tercih ederdiniz? Okul öğrencilerden, öğretmenleri değerlendirmelerini istemeli mi?

*

Üniversite öğrenimi bütün öğrencilere sağlanmalıdır. Buna katılıyor musunuz?

Hayatı öğrenmenin en iyi yolu arkadaş ve ailenin tavsiyelerini dinlemek mi; yoksa kendi tecrübelerine göre hareket etmek mi?

Yabancı ülkeye göç eden birisi kendi adetlerini mi yaşamalı; yoksa göç ettiği ülkenin adetlerini mi yaşamalı?

Vaktinizi yalnız mı; yoksa arkadaşlarınızla mı geçirmeyi tercih ederdiniz?

Genç yetişkinlerde, ailenin mi yoksa arkadaşların mı etkisi daha çoktur?

İnsan boş vakitlerini geçirmek için plan yapmalı mı, yapmamalı mı?

Sizce en iyi öğrenme metodu hangisidir: Yaparak yaşayarak öğrenme mi, okuyarak mı, ya da başkalarını dinleyerek mi?

Hayatınızda hep yeni değişiklikler olmasını mı; yoksa hep aynı kalmasını mı isterdiniz?

İnsan hemen mi karar vermeli; yoksa dikkatlice düşünerek mi karar vermeli?

Bir başkası hakkındaki ilk kanı her zaman doğru çıkar. Buna katılıyor musunuz?

*

İnsan hep elindekiyle yetinmez ve hep daha fazlasını ister fikrine katılıyor musunuz?

İnsanların değişik elbiseler giymesi onların davranışlarına etki eder mi?

İnsanlar gerçek olaylar hakkında kitaplar mı; yoksa hayal ürünü kitaplar mı okumalı?

Öğrenciler için Tarih ve Edebiyat okumak Fen ve Matematik okumaktan daha mı önemlidir?

Bütün öğrenciler ortaokulda sanat ve müzik dersleri almalıdır. Buna katılıyor musunuz?

Gençler yaşlılara bir şeyler öğretebilir mi?

Roman ve kısa hikaye okuma film bakmaktan daha eğlencelidir? Buna katılıyor musunuz?

Her gün okulda jimnastik yapılmalı mıdır? Yoksa öğrenciler sadece akademik çalışmalarla mı meşgul olmalıdır?

Sadece çok para kazanan insanlar mı başarılıdır??

İnsanın çocukluk yılları hayatını en önemli yıllarıdır. Buna katılıyor musunuz?

*

Çocuklar yapabilmeye başladıkları andan itibaren ev işlerinde yardımcı olamaya başlamalıdırlar? Buna katılıyor musunuz?

Öğrenciler okullarda üniforma giymeli mi?

Oyun oynamak sadece kazandığın zaman mı eğlencelidir?

Grup üyesi olmak mı, grup lideri olmak mı daha güzel?

Öğrenciler okumak istedikleri dersleri mi okumalıdır?

Hipnozla kısa sürede yabancı dil öğrenilebilir mi?

Geleceği bugünden bilmek mümkün müdür?

Size göre insanlar ölüme çare bulabilirler mi?

Bir insanın uzun yaşaması mı, ömrünü değerlendirerek yaşaması mı daha önemlidir?

Ölümün olması mı olmaması mı daha iyidir?

*

Bazı tablolar, 10 milyon dolara kadar alıcı bulmaktadır. Bunu mantıklı buluyor musunuz ?

İnsanların herhangi bir konuda fanatik olmaları sizce doğru mudur?

Sizce hayvanat bahçelerinin olması gerekli midir?

Tabiatta mükemmel bir düzenin olduğunu söyleyebilir miyiz?

Eğer mitolojik hikayeler ve efsaneler olmasaydı, yazarlar güzel romanlar yazabilir miydi?
Dünyamızdan başka gezegenlerde hayat olabilir mi?

Gelecekten haber veren insanlara inanır mısınız?

Trafik eğitimi adılı bir desin gerekli olup olmadığını tartışınız.

Bir toplumun gelişmesinde ihtiyarların mı, yoksa gençlerin mi katkısı daha büyüktür?

Huzur evleri gerekli midir?

*

Günümüzde ihtiyarlara gereken saygı gösteriliyor mu? Gösterilmiyor diyorsanız bunun sebepleri nelerdir?

Dünya genelinde insanlar dengeli ve yeterince beslenebiliyorlar mı?

“Kainattaki her şey insanın emrine verilmiştir.” sözü doğru mudur?

Siz iki gözünüzü 1 milyar dolara satar mısınız?

Bir millet, başka bir milletin kültürünü çok kısa bir zamanda benimseyebilir mi?

Sizce gelecekte depremlerin olması engellenebilecek mi?

“Siz mi zamanı yönetiyorsunuz, yoksa zaman mı sizi yönetiyor?” Tartışınız.

Sizce suçlulara idam cezası verilmeli mi, verilmemeli mi?

Öğrencilere okuma kitaplarının seçiminde müdahale edilmeli midir, edilmemeli midir?

Kitap daha çok gençlikte mi yaşlılıkta mı okunmalıdır?

*

Çok gezen mi, çok okuyan mı daha çok bilir?

İmkânsız olsa yerli araba mı yoksa yabancı araba mı alırsınız? Niçin?

Yabancı firmaların veya yatırımcıların ülkenizde çalışmasını destekliyor musunuz destelemiyor musunuz?

Teknolojinin çok hızlı bir şekilde gelişiyor olması günümüz insanını mutlu etmeye yetiyor mu?

Bilgisayar öğretmenin yerini alabilir mi?

Zengin olmak, mutlu olmak için yeterli midir?

Kaynak: www.docplayer.biz.tr

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Para insanı nasıl değiştiriyor?

para ve insan, para insanı değiştirir mi, para, Manşet, araştırmalar

Çok para insanı değiştirir mi? Zenginlerin daha cimri ve az güvenilir olduğunu gösteren araştırmalar ne kadar doğru? İşte konuyla ilgili yapılan bir araştırmanın tüm detayları…

Bilimsel olarak araştırıldı: Para insanı bozuyor mu?

Kişinin varlık seviyesi arttıkça merhamet ve empati duygularının azaldığı, kişisel çıkar düşüncesinin ise arttığı doğru mu?

Üniversitelerin popüler konuları inceleyerek sosyal yaşantımıza ışık tuttuklarını bilirsiniz. Hayatınızda en az bir kere duyduğunuz ya da sorduğunuz bir konu üzerine Univercity of California Berkeley Üniversitesi’nde de bir grup uzun süren bir araştırma yaptı. Üniversite zengin olmanın insan üzerindeki etkilerini araştırdı ve “Para karakteri bozar mı?” sorusu deneklerle test edildi. Peki, burada ‘bozmaktan’ kasıt nedir? Amerika’daki çalışmada, insanların çok para karşısında davranışlarının değişip değişmediği araştırıldı. Paranın kurallara uyma, nazik olma ya da saygılı davranma gibi davranışları etkileyip etkilemediği incelendi. Sonuçlara bakalım…

Çalışmada önce deneklere Monopoly oynatıldı. Emlakçılık konulu ve zarla oynanan bu oyunda, tıpkı gerçek hayattaki gibi çeşitli yerler satın alarak; kiralama, inşa etme gibi ticari faaliyetlerde bulunup ekonomik olarak güçlü olmaya çalışırsınız.

Oyun bittikten 15 dakika sonra…

Oyuncuların bir bölümü yazı tura atarak, yani tesadüfi biçimde seçilerek, diğer oyunculara göre bazı avantajlara sahip oldu. Oyuna yaklaşık iki kat daha fazla parayla başladılar. Zengin seçilen oyuncular iki zar atarken, diğerleri ise tek zarla kaldı. Ve doğal olarak oyunu zengin başlayanlar kazandı. Gelelim oyun süresince gözlemlenen davranışlara… Zengin oyuncular piyonlarını oyun

tahtasına adeta vurarak ilerletti. Masadaki tabaktan daha çok kraker yediler. Abartılı başarı tepkileri gösterdiler. Fakir oyuncuya kaba ve duyarsız davranmaya ve sürekli ne kadar iyi oynadıklarını ifade etmeye başladılar.

İşin daha da ilginci ise, oyunun başında tamamen rastgele olarak zengin seçilenler, bunu bilmelerine ve oyunun hileli olduğunun açık olmasına rağmen, oyun bittikten 15 dakika sonra; nasıl başarılı olduklarını, mülkleri nasıl aldıklarını, kazanma şekillerini uzun uzun anlattılar. Yani onları başarılı hale getiren çift zar atma durumunu tamamen gözardı ettiler.

“Tüm zenginler böyledir” demek doğru değil

Başka bir deneyde; deneklere 10 dolar verilerek, isterlerse bu parayı yabancılarla paylaşabilecekleri ve bu yabancıların bir daha karşılarına asla çıkmayacağı söylendi. Yıllık kazancı 25 bin dolar olan katılımcılardan paralarını başka bir kişiyle paylaşanların sayısı, yıllık kazancı 150 bin dolar ve üstü olan katılımcıların sayısına göre yüzde 44 oranında daha fazla oldu.

Ama benim favorim, arabalar üzerinde yapılan çalışma… Araştırmacılar sokağa çıktı ve araçlarının değerine göre insanların davranışlarını inceledi.

Amerika’da yaya geçidinde yayaların geçiş üstünlüğü vardır. Yapılan çalışmada bu kural kullanıldı. Bir yaya geçidinde karşıdan karşıya geçer gibi yapan bir yayaya kimlerin yol verip vermediği incelendi. Günlerce yapılan denemelerde ucuz aracı olan sürücülerinin yasayı çiğnemediği; pahalı araç sürülerinin yarısının ise yasayı çiğnediği görüldü.

Daha birçok çalışma ve deney yapan ekibin bulgularına göre, varlıklı bireyler müzakerelerde yalan söylemek, iş yerinde kasadan para çalmak gibi etik olmayan davranışları onaylamaya ve rüşvet almaya daha yatkın. Kişinin varlık seviyesi arttıkça merhamet ve empati duygularının azaldığı ve kişisel çıkar düşüncesinin arttığı da bir başka sonuç.  Ancak “Tüm zenginler böyledir” demek doğru değil. Paul Piff’e ait bu çalışmanın detaylarını kişisel web sitesinde detaylı inceleyebilirsiniz.

Kaynak: www.milliyet.com.tr

Okumaya devam et

MAKALE

Uykuya dalarken düşme hissi yaşıyor musunuz?

uykuya dalarken düşme hissi, uyku, hipnik seğirme

Tam uykuya dalarken birden düşme hissine kapılıp vücudumuzun silkindiğini çok görmüşüzdür. Peki, bu his neden oluşur? Bu hissi yaşayanlar ne yapmalı? İşte yanıtı…

Uykuya dalarken düşme hissi neden oluşur?

Tam uykuya dalarken birden düşme hissine kapılıp vücudumuzun silkindiğini çok görmüşüzdür, ama neden?

Tam uykuya dalarken birden düşme hissine kapılıp vücudumuzun silkindiğini çok görmüşüzdür. Oldukça yaygın olan bu hisse beyindeki iki bölgenin kontrol çatışması neden oluyor.

Bunu bir rüyanın parçasıymış gibi algılıyorsak boşlukta düşüyormuş hissi oluşur; buna hipnik seğirme denir. Beynimiz uyku için çevreyle bağlantısını keserken ortaya çıkan bir çatışmanın göstergesidir bu.

Uykuda vücudumuz felç olmuş gibidir ve dış dünyadaki olaylara duyarsız hale geliriz. Ama kas kontrolümüz düğmeye basılmışçasına durmaz.

Beynimizde adlı bölge nefes alma gibi temel fonksiyonları kontrol eder ve tetikte olma duygusunu hissettirir bize.

Öte yandan görmeyle ilgili (optik sinir önündeki bölge) ise yorgunluğu düzenler.

Uykuya dalma sırasında retiküler aktivasyon sistemi vücudumuzun kontrolünü elden bırakırken ventrolateral çekirdek denetimi ele alır. Bu yavaşça kısılan bir lamba düğmesi gibidir, ama her zaman pürüzsüz işlemeyebilir.

Uyanıklığı sağlayan enerji kalıntıları ani yükselişe geçtiğinde seğirme hareketleri görülür. Fakat bunun nedeni tam olarak bilinmiyor. Hızlı göz hareketlerinin tersine bu seğirmelerin rüya gören beyinle bir ilgisi yoktur. Bundan ziyade günün son kalıntıları gibidir.

‘Patlayan kafa sendromu’ adı verilen ve insanın kafasının içinde bomba patlıyormuş gibi sesler duymasına neden olan tuhaf rahatsızlıkta da benzer belirtiler görülür. Beynin uyanık ve uykuya geçen kısmı arasında bir kontrol mücadelesi vardır ve bu şimşek çakması gibi ışıklar görmeye ve yüksek sesli patlamalar duymaya neden olur.

Bazı ileri vakalarda bu olgu aşırı uykusuzluğa ve hatta bedenin bilinmez güçler tarafından ele geçirilmesi iddialarına bile neden olmuştur.

Fakat genel olarak burada endişe edilecek bir durum yoktur. Uykuya dalma anında ortaya çıkan ilginç bir çatışma halinden ibarettir.

Kaynak: www.t24.com.tr

Okumaya devam et

MAKALE

Kağıt kesiği neden canımızı çok yakar?

Manşet, kağıt kesiği nasıl geçer, kağıt kesiği, evrim ağacı

Ufacık bir kağıt kesiği canımızı beklediğimizden çok daha fazla acıtır. Peki, bunun nedeni nedir? İşte www.evrimagaci.org yazarlarından Çağrı Mert Bakırcı açıklıyor…

Kağıt Kesiği Neden Çok Acıtır?

Standart bir A4 kağıt ortalama 0.05 milimetre kalınlığa sahiptir. Standart bir tıraş bıçağı 0.23 milimetre kalınlığa sahiptir. Bir tıraş bıçağının kestiği yaranın acısı anlaşılır; ancak ondan 5 kata kadar daha ince olan kağıdın, kimi zaman arkasında hiç kanama izi bile bırakmaksızın açtığı yaralar neden bu kadar fazla acır? 

Normalde bir kağıt, insan derisini kesebilmek için fazlasıyla yumuşaktır. Belli bir keskinliğe ulaşmak için, belli bir sertliğin de olması gerekir. Fakat kağıdı bu kadar kesici yapan, aşırı ince olmasıdır. Kesiği açan kenarın yüzey alanı çok küçük olduğu için, çok yüksek basınç uygulayabilir. Bu basınç, deri katmanını yararak “kesik” dediğimiz olaya neden olan kuvvet dağılımıdır. Basınç, uygulanan kuvvetin yüzey alanına bölümüdür. Dolayısıyla çok küçük yüzey alanı (örneğin kağıdın kestiği incecik kenarın yüzey alanı), çok yüksek basınç anlamına gelir.

Kağıt kesikleri genellikle büyük bir kağıt grubu içerisinden, tek bir kağıdın ayrılması sonucu oluşur. Yani tek bir kağıt ile elinizi kesmeniz çoğu zaman zordur. Bunun nedeni, tek bir kağıdın gerekli kuvveti kesiği açma süresi boyunca uygulayamayacak kadar esnek ve yumuşak olmasıdır. Yani kağıdın kenarı elinizi kesmeye çalışsa da, yarığı açamadan hemen bükülecektir. Fakat yeni açılmış bir kağıt destesi (kimi zaman “kağıt topu” olarak bilinir) içerisinden kıvrılarak ayrılan tek bir kağıt, destenin geri kalanından güç alarak bükülmeden durabilir. Bu da, kağıdın parmağınızı kesebilmesini sağlayacak kuvvetin yeterince uzun süre uygulanabilmesine izin verir.

Gelelim acının nedenine… Parmaklarımızın ucunda aşırı fazla sayıda nosireseptör adı verilen acı algılayıcı sinir ucu bulunur. Bir kağıt kesiği, bu sinirlerin çok fazlasını aynı anda uyarabilecek kadar geniştir. İncecik kesik kanamaya neden olmadığı için, bu sinirlerin ucu, havaya temas edecek şekilde açıkta kalır. Yani yarıktan dışarı doğru bakan reseptörler, sürekli dış ortama maruz kalır. Kağıt kesiklerinin o sinir bozucu acısı bu reseptörlerin açık hava nedeniyle sürekli beyne sinyal göndermesinden kaynaklanır.

Kimi zaman derin kağıt kesikleri de görülür. Bunlar, daha uzun bir yüzey boyunca olan, daha derin kesiklerdir. Bunlar kimi zaman dışarıya hafifçe sızan, çoğu zamansa yarığın içerisinde biriken kanamalara neden olur. Kesik sırasında kağıdın yüzeyinde ve fiberleri içerisinde bulunan koruyucu kimyasallar (örneğin beyazlatıcılar), vücuda geçer. Bu kimyasalların yakıcı etkisi, beynimizde acı olarak algılanır. Bu da, kağıt kesiklerinin neden olduğu acının yaygın görülen ikinci bir nedenidir.

Tüm yaralar gibi, kağıt kesikleri de temizlendikten sonra yara bandıyla kapatılabilir. Fakat yine de, yarık boyunca parmak etinin iki tarafının sürekli farklı hızlar ve yönlerde oynayabiliyor olması, rahatsız edici acının uzun sürekli bir şekilde devam etmesine neden olacaktır. Çoğu zaman yara 2-3 gün içerisinde tamamen iyileşir ve acı kaybolur.

Yazar: Çağrı Mert Bakırcı
Kaynak:  www.evrimagaci.org

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER11 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND