Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Ceo’lardan verimlilik formülleri

Zamanı çoğaltma gücümüz yok, ancak zamandan daha etkin olarak faydalanmak mümkün. Az zamanda çok iş başarmak istiyorsanız yapmanız gereken zamanı daha verimli kullanmanın yollarını bulmak. İşte 10 CEO’dan verimlilik formülleri…

verimlilik formülleri, kişisel verimlilik sırrı, ceo'lardan verimlilik önerileri

Verimlilik formülleri

 
10 farklı CEO’nun 10 farklı kişisel verimlilik sırrı.

Yönettikleri şirketler için daha çok değer yaratmak isteyen CEO’ların öncelikle kendi iş yaşamlarını verimli kılması gerekiyor. Bu nedenle her CEO’nun kendine has bir “verimlilik formülü” var. Kimi çalıştığı asistan sayısını artırıyor, kimi meditasyon yapıyor kimi de günlük listelerle hareket ederek işteki verimliliği en üst seviyeye çıkarmaya çalışıyor. Dengeli yaşamın verimliliği artırdığına inanan da var, Stephen Covey’in etkili insan olmak için önerdiği 7 prensibi uygulayan da… İşte 10 farklı CEO’nun 10 farklı kişisel verimlilik sırrı. 

1- ZAMANI ETKİN KULLANIYOR
DHL Express Türkiye ve Fransa CEO’su Michel Akavi, iş hayatını “Bir iş ona verilen süre kadar uzar” sözleriyle tanımlanan Murphy kuralına göre planlıyor. Bu kuralı hayatına nasıl uyguladığını da şöyle anlatıyor: “DHL Express’in hem Türkiye hem Fransa operasyonlarını yönettiğim için çok sık seyahat ediyorum. İş seyahatine çıkarken bavulumu evden çıkmama az bir süre kala, 10 dakika içerisinde hazırlarım. Bu iş için ayıracağım maksimum süre budur ve aşmam. İş hayatım için de bu prensibi benimsiyorum. Sunumlarımı olabildiğince az sayıda slayt ile sınırlı tutuyor, toplantılarımı da mümkün olduğunca kısa tutmaya özen gösteriyorum. Mail ve mesajtrafiğini ise cep telefonumdan kısa yanıtlarla yönetiyorum; böylelikle bilgisayar başında saatler harcamıyorum. Bu anlamda günümü daha verimli geçirmemi sağlayacak teknolojik gelişmelerden olabildiğince faydalanmaya özen gösteriyorum. Her akşam, ertesi gün için yapılacaklar listemi hazırlıyorum. Bu listeyi uzun tutmam, en fazla üç konu ile sınırlandırırım. Tüm iş süreçlerimi olabildiğince ekonomik kullanmaya çalışıyorum ancak diğer yandan da yönetim ekibimle olabildiğince sık aralıklarla biraraya geliyorum. Düzenli olarak onların fikirlerini almak ve kendi görüşlerimi onlarla paylaşmak benim için önemli. Bence doğru çalışan seçimi, bir iş yerinde verimli olabilmenin en önemli noktalarından birini oluşturuyor. Kaliteli ve başarılı insanları seçip onların motivasyonunu yüksek tutarak, iş yerinde verimliliğin daha da artırabileceğine inanıyorum.”

2- UZUN DÖNEMLİ PLANLAMA YAPIYORUM”
GALYA FRAYMAN MOLİNAS / COCA-COLA TÜRKİYE, KAFKASYA VE ORTA ASYA BÖLÜM BAŞKANI
EN ÖNEMLİ KAYNAĞIMIZ 
Zaman hayatta belki de en önemli kaynağımız. Bu değerli kaynağı iyi kullanabilmek için kişisel farkındalığın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kişisel verimliliğinin daha yüksek veya düşük olduğu dönemler, saatler var. Bunu bilmek büyük fayda sağlıyor.

KIYMETLİ SABAH SAATLERİ 
Günün belirli saatlerinde farklı aktiviteleri daha iyi yapabildiğimi biliyor ve buna göre hareket ediyorum. Bir örnek vermek gerekirse; sabahları daha verimli çalıştığıma inanıyorum. Bu sebeple kıymetli sabah saatlerini israf etmemek benim için önemli.
ÇOK ERKEN KALKARIM 
Çok erken kalkar, sabah saatlerini düşünmek ve zor konuları çözmek için değerlendiririm. Uzun dönemli planlama yaparım. Cuma günleri veya hafta sonunda iş ve kişisel hedeflerim ışığında bir sonraki haftanın, ayın veya çeyreğin işlerini planlarım. Verimlilikte teknoloji de çok önemli bir unsur. Teknolojiyi ihtiyaçlarınıza göre iyi kullanabilmek büyük avantaj getiriyor.

3- DAHA ÇOK SAHA VE KISA TOPLANTI
Birçok üst düzey profesyonel gibi yoğun bir iş temposuna sahip olan Efes Türkiye Genel Müdürü T. Altuğ Aksoy, zamanını verimli kullanmak için kendine özel yöntemler uyguluyor. Bu yöntemleri şöyle paylaşıyor: “Yoğun bir program öncesi enerji toplamak için güne yürüyüşle başlarım. Sabahları gazeteleri gözden geçirerek Türkiye ve dünya gündemini takip ederim. Günümüz temposunda zamanımızı verimli kullanmak önemli, bu sebeple trafiğin nispeten daha açık olduğu erken saatlerde yola çıkarım ve ofise erken ulaşırım. Bu bana gün içindeki programımı gözden geçirmek için zaman kazandırıyor. Toplantılarımı özellikle sabah saatlerinde yapmaya dikkat ederim. Sabah saatlerinde yapılan toplantıların daha dinamik ve verimli olduğunu düşünüyorum. Toplantıların süresi de çok önemli, iç toplantılarımı maksimum 45 dakika ile sınırlarım. Kısa ve gündemi önceden belirlenmiş toplantıların iş süreçlerini hızlandırdığını görüyorum. İşimde verimliliği artıran bir diğer unsurun da iş arkadaşlarımla birlikte sahada bulunmak olduğunu düşünüyorum. İş ortaklarımızın ve tüketicilerimizin nabzını ancak onlara yakın olduğumuzda tutabiliriz. 43 yıldır bu felsefe ile yolumuza devam ediyoruz ve çalışmalarımızı ortaklık kültürü ile yapmayı seviyoruz. İş dışındaki zamanımı da kaliteli geçirmeye gayret gösteriyorum. Hafta sonları olabildiğince ailemle vakit geçiriyorum. Dinlenmiş olarak yeni bir haftaya başlamak önemli, verimliliğimi olumlu yönde etkiliyor.”

5- TEKNOLOJİYİ ETKİN KULLANIYOR
GÜLDEM BERKMAN / NOVARTİS TÜRKİYE ÜLKE BAŞKANI
AKILLICA KULLANIM 
Bireysel ve şirket başarısına ulaşmak için sahip olduğumuz tüm kaynakları en verimli şekilde kullanmamız gerektiğine inanıyorum. Zamanımız ve enerjimiz en önemli kaynaklarımız. Dolayısıyla her ikisini de akıllıca kullanmamız gerekiyor.
VİDEO KONFERANS 
Teknolojinin de günümüzde verimliliğin artmasına katkıda bulunduğunu düşünüyorum. Örneğin, eskiden pek çok toplantı için yurtdışına uzun süren seyahatler yaparak katılırken, artık global merkezimizle pek çok toplantımızı gelişen teknoloji sayesinde video/tele konferans sistemi ile uzaktan yapıyoruz.

ESNEK ÇALIŞMA 
Teknolojinin de katkısıyla çarşamba günleri Novartis Türkiye merkez ofiste esnek çalışma uygulaması yapıyoruz. Mümkün olduğunca ekibimizin evlerinden ya da istedikleri herhangi bir mekandan çalışmayı seçebildikleri bugünün, sanılanın aksine bize verimliklik artışı getirdiği kesin. Trafik ve toplantılarla sıfır zaman kaybederken , konsantrasyon, yaratıcılık ve stratejik düşünmeye ekstra vakit yaratıyoruz.

5- HAFTALIK VE GUNLUK PLAN
Index Grup CEO’su Erol Bilecik, çalışma hayatımda verimliliğini artırmak için uzun yıllardır aynı yöntemi kullanıyor. Mutlaka her cumartesi veya pazar kendisi için o haftanın önemli konularını sıralayıp, kendine düzenli bir günlük iş planı hazırlıyor. Bu planını da şu sözlerle anlatıyor: “Ofis dışında bir görüşmem yoksa, 07:45’te ofisimde olup saat 08:00’e kadar günlük ‘yapılacaklar listesi’ oluştururum. Listeyi önüme koyduktan sonra hangi yönetici arkadaşlarımla görüşme yapacağımı da tespit etmiş olurum. Haftalık iş planımı o haftanın takviminde işaretleyip netleştirdikten sonra her gün spora ayıracağım zamanı da kesinleştirmiş olurum. İş listemi tamamladığımda, her sabah 08:00-08:30 arası e-postalarıma göz atar, bir gün öncesinde eksik kalan veya tamamlayamadığım yazışmaları bitirmiş olurum. Aynı zamanda o günün gerekli olan konuşmalarını da aradan çıkarma konusunda şansımı zorlarım. Böylece o günün telefon trafiğini de bir nebze azaltmaya çalışırım.
Günün verimli geçmesi, insanın işini önüne alıp yönetmesidir. Verimsizlik durumunda ise işiniz sizi yönetir. Bu durumda başarı şansınız da düşer. Ayrıca verimlilik, şirketlerdeki dinamizmi ve enerjiyi yukarıya çektiği gibi, ekiplerinizi de daha fazla motive edecek fırsatları yakalamanıza olanak tanır.”

6- COVEY’İN 7 İLKESİNİ UYGULUYOR
Siemens Türkiye CEO’su Hüseyin Gelis, 1989 yılında Stephen Covey tarafından kaleme alınan “Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı” kitabının hala geçerliliğini koruduğunu düşünüyor. “Ben de hayatımı bu ilkeleri dikkate alarak planlıyorum” diyen Gelis bunu nasıl yaptığını da şöyle paylaşıyor: “ ‘Proaktif olmak’ temel prensiplerimden biri. Üzerinde çalıştığım konuları bir sonraki güne bırakmam. Bir konuyu zamanında anlayıp, değerlendirir, sonuçlandırır başka bir konuya sonrasında odaklanırım. Bunun yanı sıra bir karar alacaksam bu kararın sonucunun ne olacağını da mutlaka düşünür, farklı bakış açılarıyla değerlendirerek aksiyon alırım. Ayrıca konuları önem derecesine göre ayırırım. Gün içerisinde yapacaklarım, bir hafta sonra ilgileneceğim konular, 3 hafta sonra değerlendireceğim konular planlıdır. İş ve özel hayat dengesinin de sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Örneğin, hafta sonları ailemize, sevdiklerimize ve yapmaktan zevk aldığımız aktivite-lere odaklanmamız iş hayatımıza da olumlu yansır. Ben de mutlaka kendime ve aileme zaman ayırmaya dikkat ediyorum. Bir yöneticinin çalışma şekli ile çalışanlarına örnek olduğu inancındayım. Ben de proaktif ve çözüm odaklı yaklaşımım ile çalışma arkadaşlarıma rol model olmaya gayret ediyorum.”

7- YETKİ VEREREK ZAMAN KAYBINI ÖNLÜYOR
DR. MEHMET AKTAŞ / YAŞAR HOLDİNG CEO’SU
4 KONU ÖNE ÇIKIYOR 
Etkin zaman yönetimi dendiğinde, dört konunun öne çıktığına inanıyorum: Öncelikler doğrultusunda zaman planını iyi kurgulamak, mümkün olduğunca bu plan doğrultusunda hareket etmek, etkin toplantı yönetimi ve doğru işte doğru yöneticiye yetki ve sorumluluk vererek zaman kayıplarını önlemek.
ZAMAN PLANLAMASI 
Ben her pazartesi önceliklerim doğrultusunda haftalık zaman planımı gözden geçiriyorum. Her sabah da güne yine o günkü programımı gözden geçirerek başlıyorum. Gün içinde gelen e-postaları ve telefonları aciliyetlerine göre değerlendiriyor, acil olmayan e-postalara akşam bakmayı, acil olmayan aramalara da uygun zamanlarda geri dönmeyi tercih ediyorum.
PLANI TAVİZSİZ UYGULAMALI 
Zaman planını doğru yapmak kadar bu zaman planına, yani önceliklere uygun hareket etmek de çok önemli. Elbette ki zaman planı da yine öncelikler doğrultusunda esnek olabilmeli, acil bir durum, bir kriz durumunda zaman planı da hızla adapte edilebilmeli.
TOPLANTI GÜNDEMİ KRİTİK 
Diğer önemli bir konu da etkin toplantı yönetimi. Bu noktada, toplantı gündeminin doğru oluşturulması, zamanlamasının doğru ayarlanması, gündem doğrultusunda tüm hazırlıkların eksiksiz yapılması, toplantının amaca uygun ve gerekli kararlar alınacak şekilde yönetimi çok önemli.

8- MEDİTASYON GÜCÜYLE YARATICILIK

Sodexo Kapsamlı Hizmet Çözümleri Genel Müdürü Sinan Fındıkoğlu, bir yöneticinin fazla çaba sarf etmeden çevresinde istediği gelişmeyi sağlayabiliyorsa verimli olduğunu belirtiyor. Bir yöneticinin en önemli görevinin öncelikle kendisine iyi bakmak olduğunu düşünüyor. “Sağlam bir beden-zihin ilişkisi yöneticinin kararlarının etki alanında bulunan paydaşlar olarak çalışanlar, tedarikçiler, müşteriler için ve kısa, orta, uzun vadede olumlu sonuçlar doğurmasıyla ölçülebilir” diyen Fındıkoğlu sözlerine şöyle devam ediyor: “Bunun için gerekli olan sakin, berrak bir zihin ve sağlıklı bir beden. Meditasyon yaparak zihnimin ve bedenimin sakinleşmesi iş yaşamımda şu faydaları sağlıyor: Yaratıcılığım artıyor. Yaratıcılığımın artması özellikle çok karmaşık iş sorunlarını çözümlememi, şirketin kısa/orta/uzun vadeli çıkarlarını doğru bir dengeye oturtmamı sağlamakla kalmayıp, bu çözümlerin istenen sonuçlara eskiye göre daha az çabayla ulaşmasını da sağlıyor. Ahlaki muhakeme yetkinliğim gelişiyor. Tüm paydaşlarla iyi ilişkiler kurmam kolaylaşıyor. Bu durumlar yönetici olarak hem şirketteki diğer yönetici ve çalışanlara örnek olmama hem müşterilerimize en olumsuz koşullarda bile bizimle çalışmanın sağladığı istikrarı anlatmama fırsat yaratıyor.”

9- BİRKAÇ ASİSTAN DAHA VERİMLİ
Astaş Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Aşçı, yoğunlaşan iş temposu içinde daha verimli çalışmak için çevresindeki ekibi iyi seçmeye çalışıyor. Üzerindeki büyük yükü onlara paylaştırmaya dikkat ettiğini belirten Aşçı sözlerine şöyle devam ediyor: Onun için, ekip çok önemli. Asistanından genel müdürüne, proje yöneticisinden proje müdürüne kadar her alanda önemli noktalardaki kişileri doğru seçmeye çalışıyorum. Onlarla daha iç içe olarak beklentilerimi, bakışımı ve hedeflerimi paylaşarak, kendi çalışma ve iş hedeflerimi onlara aşılıyorum. Birkaç asistan kullanıyorum. Birkaçı yerinde birkaçı mobil olarak benimle hareket ediyor. Önemli projelerde gittiğim yerlere asistanlarımdan ve yardımcılarımdan birkaçı yanımda geliyor. Sürekli ofis ortamını şantiye ya da seyahatlere taşıyoruz. Hatta uçakta bile birçok işimizi halledebiliyoruz. Doğada çalışmayı da çok seviyorum. Doğada çalışmak daha dinç hissetmemi ve daha verimli olmamı sağlıyor. Spor ve masaj da çok önemli… Spor sonrası her hafta SPA’da masajyaptırırım.” 

10- “YÖNETİMDE YALINLAŞIYORUM”
ŞENOL ŞANKAYA / YEŞİM TEKSTİL GENEL MÜDÜRÜ
DELEGASYONU ARTIRDIM 
Verimlilikte en önemli konu eleman seçimini doğru yapmak. En önemli gördüğüm 8-10 yöneticiyle birebir görüşmeler yapıyorum. Eskiye göre liderlik ettiğim konuları azalttım.
DEĞERE ODAKLANIYORUM 
Şirketimiz 2006 yılından bu yana hem üretimde hem yönetimde yalın yönetim sistemini kendisine model aldı. Bu sürece bağlı olarak, ben de iş yapış şeklimi yalınlaştırdım. İş yaparken her konuda değere odaklanmayı, israftan uzaklaşmayı hedefliyorum.
BİRE BİR GÖRÜŞMELERİ AZALTTIM 
Bu nedenle iş yapış tarzımda ve yöneticilik anlayışımda da yalınlaşmayı benimsedim. Daha az insanla bire bir görüşüyorum. Günün verimli olması işlerimizi hızlandırıyor ve bize zaman kazandırıyor. Daha verimli çalışma firsatım oldugu için, şirketime daha fazla değer katabiliyorum. Bu da olumlu iş sonuçlarına sebep oluyor.

Kaynak: www.capital.com.tr

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

İK bütçesi nasıl oluşturulur?

Manşet, insan kaynakları bütçesi, insan kaynakları, bütçe

İK bütçesi nedir? Nasıl hesaplanır? Bütçe oluşturulurken hangi adımları takip etmek gerekir? İşte yanıtı…

Personel maliyet bütçesi hazırlarken nelere dikkat edilmeli?

Dışarıdan bakıldığında insan kaynakları personeli sadece işe alım yapan ya da özel günlerde masanıza hediye bırakan kişiler gibi görülse de aslında çok daha önemli görevleri vardır. O görevlerden biri de personel maliyet bütçesi hazırlamaktır.

Personel maliyet bütçesi adından da anlaşılacağı üzere çalışanların bordro maliyetleri dahil tüm masraf kalemlerinin yer aldığı belgedir. Çalışanlarınızın masraflarını sıralamak kolay bir iş gibi görünebilir. Ancak bulunduğunuz sektör, çalışana önereceğiniz rol, şirketinizin konumu, çalışana ödemek istediğiniz ya da ödemekle yükümlü olduğunuz ek faydalar gibi pek çok değişkeni göz önünde bulundurmanız gerekir. Bu karmaşık süreci sizin için tamamlayacak bir insan kaynakları departmanınız varsa endişelenmenize gerek yok, ama bu planlamayı yapması gereken sizseniz o zaman bir işletme sahibi olarak üzerinizde zorlu bir görev daha var demektir. Bu noktada personel maliyet bütçesi hakkında dikkat etmeniz gerekenleri birlikte inceleyelim.

Personel Bütçesi Kalemlerinizi Belirleyin

Bordro maliyetleri: Bordro kalemi çalışanların brüt ücretini ve SGK’ya ödediğiniz primleri kapsar. Bütçenizde yer alacak bordro maliyeti bunlar ile sınırlı kalmaz. Maaş dışında çalışanlarınıza ödediğiniz:

• Mesailer,

• Ödenekler,

• Prim, ikramiye, yol ve yemek yardımı, kira ve yakacak yardımı, bayram paketi, erzak yardımı ve benzeri yan haklar,

• Şirket uygulamalarınızda yer alıyorsa çalışanlar için yaptıracağınız özel sigortalar da bordro maliyetinde göz önünde bulundurulması gereken kalemlerdir.

İzin süreleri: Bütçenizde çalışanların hak ettiği yıllık izin, ölüm izni, doğum izni gibi izin sürelerinin de maliyet kalemi olarak yer alması gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu gereğince çalışanların hak ettiği yıllık izinlerin, bulunduğunuz cari yıl içinde kullanılması ve bir sonraki yıla devredilmemesi gerekir. Ancak uygulamaya geçtiğimizde durum farklılık gösterir. Çalışanların kullanmadığı izinler bir sonraki yıla devredilmekte ya da kullanılmayan izin günlerinin ücreti çalışana ödenmektedir. Siz de bu ücreti çalışanlarınıza ödüyorsanız bu tutara maliyetinizde bütçe kalemi olarak yer vermelisiniz.

Tazminat tutarları: Çalışanların işten ayrılması durumunda ödenecek kıdem ve ihbar tazminatlarının da çalışanların kıdemlerine göre hesaplanması ve bütçeye eklenmesi gerekir.

Eğitimler: Çalışanlarınızı göndereceğiniz seminer ya da eğitim programları varsa bunlar da bütçenizde iki farklı maliyet kalemi oluşturacaktır. İlki kişi ilgili günlerde iş yapamayacağı için doğan iş gücü kaybının bordro maliyetidir. Seminer ya da eğitimin ücretleri, konaklama, yemek ve ulaşım gibi maliyetlerin toplamı da ikinci maliyet kalemidir.

Donanımlar: Çalışanlara tahsis edilen cep telefonu, tablet, bilgisayar ya da araba gibi haklara da personel maliyet bütçenizde muhakkak yer verin.

Sabit ve değişken maliyetleri göz önünde bulundurun

Bütçenizi hazırlarken dikkat etmeniz gereken noktalardan biri de bazı maliyetlerinizin sabit, bazılarının ise değişken olmasıdır. Sabit maliyetleriniz, aylık düzenli olarak ödediğiniz ve tutarı değişmeyen kalemlerdir. Her ay ödediğiniz maaş, SGK primleri ve bunlardan doğan vergiler tutarı belli olan sabit maliyetlerdir. Çalışan sayınız değişmediği müddetçe de bu kalem değişiklik göstermez. Aylık cironuza göre satış ekibinize ödeyeceğiniz primler, iş günü sayısına göre ödenen yemek ücretleri de her ay farklılık gösterdiği için bütçenizde değişken maliyetler olarak yer alabilir.

Bütçenizi hazırlarken bu noktaları da ihmal etmeyin

• Geçici personel işe alıyorsanız, bu personelin maliyetini de bütçenize eklemeyi ihmal etmeyin.

• İşe alım ve mülakat sürecinizin de bir maliyeti var ise bunları da bütçenize dahil edin.

• Asgari ücret, AGİ ve vergi yüzdelerinde gerçekleşen olası değişiklikleri de bütçenizi hazırlarken göz önünde bulundurun.

• Şirketiniz için önemli bilgiler yer aldığından personel maliyet bütçenizi şifre ile koruyun ve sadece güvendiğiniz kişilere erişim izni verin.

• Hazırladığınız bütçenin tutarlılığını mutlaka ölçün. Gerçekte harcanan rakamlar ile bütçenizde öngördüğünüz rakamlar arasında dengeyi bulmak şirketinizde bütçeleme konusuna daha fazla önem verilmesini sağlayacak ve emekleriniz boşa gitmeyecektir.

Personel maliyet bütçesini nasıl hazırlayacaksınız?

Excel üzerinde departmanlara göre personel sayısı, norm kadro planlamanız ve personelinizin maliyetine detaylı olarak yer verip, formüller yardımı ile hesaplamalarınızı yapabilirsiniz. Ancak bu işe ayıracak vaktiniz ya da insan kaynakları bilginiz yoksa süreç sancılı bir hale gelebilir.

Bütçeniz olmadan ilerleseniz de gelecekte yapacağınız harcamaları planlayamazsınız. Bu nedenle personel maliyeti bütçesi hazırlama konusunda bir dış kaynaktan yardım almak sizin için faydalı olacaktır. @WRK İnsan Kaynakları, personel maliyet bütçesi hazırlama konusundaki deneyimleri ile şirketinize en uygun danışmanlık hizmetini sunacaktır.

Yazar: Evren Süer
Kaynak: www.medium.com

Okumaya devam et

MAKALE

Doğru adayı doğru işle buluşturmak

seçme ve yerleştirme, mülakat, Manşet, iş hayatı, insan kaynakları

Şirketleri rekabette bir adım önde tutan temel kaynaklardan birisi de yüksek performans sergileme potansiyeli olan insanlarla çalışma fırsatını yakalamaktır. Peki, seçme ve yerleştirme sürecini nasıl daha etkili hale getirebiliriz? İşte sizler için hazırlanmış 10 öneri…

10 maddede etkili seçme ve yerleştirme süreci

Doğru adayı doğru işle buluşturmak İK uzmanlarının öncelikli görevi. “Seçme ve yerleştirme sürecini nasıl daha etkili hale getirebilirim?” diye merak ediyorsanız, İK danışmanı ve eğitmen Tuğba Kaplan’ın size önerileri var…

Seçme–yerleştirme süreci sonunda anlaşılan ve işe başlayan her yeni çalışanın (çalıştığı pozisyonun gerektirdiği tüm teknik beceriye sahip olsa dahi) kuruma ve iş işleyişine alışması en az 3 ay sürer. Bu demektir ki anlaşılan ve işe başlayan yeni çalışanların kurumdan ayrılmaları durumunda pozisyon en iyi ihtimalle hemen doldurulsa da yeni adaydan verim almak için en az 3 ay beklemeniz gerekir. Bu nedenle seçme–yerleştirme sürecinin her aşamasında oldukça dikkatli ve titiz olmakta fayda var.

Etkili bir seçme – yerleştirme süreci için dikkat etmemiz gereken konular aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  1. Adaylara ulaşmak amacıyla ilan açacaksanız, ilan içeriği oldukça önemlidir. Aranan özellikler bölümüne, o işi yapmak için gerekli olan minimum yetkinlikler yazılmalıdır. İlk etapta ne kadar çok adaya ulaşırsanız o kadar iyi olacağından buradaki “minimum” kısmı önemlidir.
  2. Gelen başvurular arasında yetkinlik beklentilerinizi ve ikamet, yaş vb. kriterlerinizi karşılayan tüm adaylarla ön görüşme yapmalısınız. Daha önceki dönemlerde ön görüşmeler sadece yüz yüze yapılırken, teknolojinin etkisiyle günümüzde dijital ortamlarda da yapılabilmektedir.
  3. Yüz yüze görüşeceğiniz adaylara mutlaka görüşme günü, saati, yeri gibi bilgileri önceden iletmelisiniz. Ayrıca görüşmeleri yapacağınız gün için kendi takviminizi de ayarlamalı, adayları bekletmemeli, çok önemli bir sorun olmadığı sürece görüşme saatlerini son anda değiştirmemelisiniz.
  4. Görüşme öncesinde görüşeceğiniz adayın özgeçmişini gözden geçirmeniz önemlidir. Böylece sizin için önemli olabilecek kısımları unutmamış ve atlamamış olursunuz.
  5. Görüşme esnasında adayın beden dilini gözlemlemenizde de fayda var. Fakat bunu “Burnunu kaşıdı, kesin yalan söylüyor” gibi direkt kesin yargılarla sonuçlandırmak sizi yanıltabilir.
  6. Sorularınızı doğru seçmeli ve yapılandırmalısınız. Pozisyonun gerektirdikleri ya da iş işleyişi ile ilgili olmayan sorular sormamalısınız. Ayrıca adayın cevap vermek istemeyebileceği ya da özel yaşamıyla ilgili sorular da sormamalısınız.
  7. Adayların da size sorular sorabileceğini unutmayın. Bu nedenle adaylar tarafından soru sorulduysa aktif bir şekilde dinleyin ve net cevaplar verin. Soru sormayan adaylara da görüşmenin sonlarına doğru soruları olup olmadığını sorabilirsiniz, böylece aklına takılan soruları sormaya çekinen adayların düşüncelerini de netleştirmiş olursunuz.
  8. Seçme – yerleştirme sürecinizdeki aşamaların arasında uzun zaman boşlukları var ise, adaylara ara bilgilendirmeler yapmalısınız. Unutmayın, sizin sürecinizin arayışla devam ettiği gibi, adayların arayış süreçleri de eş zamanlı olarak devam ediyor.
  9. Seçme–yerleştirme sürecinin tüm aşamalarında adaylara nazik davranmalısınız. Örneğin; “Ben stres mülakatı yapıyorum” cümlesine sığınarak adaylara kötü ve kaba davranılmamalıdır. Zaten stres mülakatı dediğimiz kavram da bu değildir.
  10. Sürecin sonucunda mutlaka tüm adaylara olumlu ya da olumsuz dönüş yapmalısınız. Sadece olumlu olan adaya dönüş yapmak etik olmamakla birlikte, diğer adayların netleşmesini de engeller ve imajınızı oldukça olumsuz yönde etkiler.

Son olarak; seçme–yerleştirme sürecinin önemi unutulmamalı, süreç bir bütün olarak sistemli bir şekilde yürütülmelidir.

Yazar: Tuğba Kaplan / İK danışmanı ve eğitmen
Kaynak: www.kariyer.net

Okumaya devam et

MAKALE

Flört şiddeti: İlişkin güvenli değilse ne yapabilirsin?

Manşet, ilişkide şiddet, ilişki, flört şiddeti, flört

Flört şiddeti, ilişkide bir tarafın diğer taraf uyguladığı kontrolcü, müdahaleci, kısıtlayıcı, zarar verici ve yaralayıcı davranışlardır. Peki, sizce bu davranışın sebepleri nelerdir? Böyle bir durumla karşılaştığımızda ne yapmamız gerekir? İşte yanıtı…

Flört şiddeti nedir?

Sevgilin kimlerle görüştüğünü denetliyor mu? Kıskançlığı sevgisinin dışavurumu gibi mi gösteriyor? Sosyal medya hesaplarını kontrol ediyor mu?

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, flörtün yeni yeni başladığı 13-23 yaş döneminde romantik ilişkilerde yaşanan şiddete dikkat çeken ve flört şiddetine dair ipuçları veren bir rehber yayınladı.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın rehberinde flört şiddetine ilişkin şu bilgiler paylaşılıyor:

Flört şiddeti nedir?

Flört şiddeti, sevgilinin sana karşı fiziksel, cinsel, psikolojik, sosyal ve dijital şiddet içeren davranışlarda bulunmasıdır. Sevgilin, sana karşı şiddet göstererek senin üzerinde egemenlik kurmayı, seni kontrol etmeyi ve gücünü göstermeyi hedefler. Flört şiddeti, bitmiş ya da sürmekte olan heteroseksüel ya da homoseksüel ilişkilerde ortaya çıkabilir. 

Fiziksel flört şiddeti 

Fiziksel flört şiddeti, sevgilinin senin bedenine kasıtlı olarak zarar vermesidir. Sevgilinin sana vurması, tokat atması, yumruk atması, bir eşya fırlatması, bıçak ya da silah çekmesi, seni itmesi, tekmelemesi, ısırması, saçını çekmesi fiziksel şiddet örnekleridir. 

Cinsel flört şiddeti 

Cinsel flört şiddeti, sevgilinin seni cinsel birliktelik veya yakınlık yaşamak için zorlaması, cinsellik konusunda “hayır”ı kabul etmemesidir. Sevgilinin istemediğin halde seni öpmesi ve sana dokunması, sen alkol veya madde etkisi altındayken ya da bilincin yerinde değilken seninle cinsel birliktelik kurması, cinsel birliktelik sırasında, öncesinde veya sonrasında sana karşı küçümseyici ve kaba bir tutum sergilemesi, doğum kontrol yöntemlerini kullanmaması veya senin kullanmana izin vermemesi cinsel şiddet örnekleridir. 

Psikolojik flört şiddeti 

Psikolojik flört şiddeti, sevgilinin sende korku uyandıracak, senin kendine olan güvenini ve saygını zedeleyecek biçimde konuşması ve davranmasıdır. Sevgilinin sana isim takması, bağırması, iftira, hakaret veya küfür etmesi, ne yapman ve ne giymen gerektiğini söylemesi, seni başkalarının önünde küçük düşürmesi, tehdit etmesi, kötülemesi ve ismini karalaması, suçlaması, yıkıcı bir biçimde eleştirmesi, “koruma altına alma” bahanesiyle yönlendirmesi, sırlarını başkalarına söylemesi psikolojik şiddet örnekleridir. 

Sosyal flört şiddeti 

Sosyal flört şiddeti, sevgilinin senin sosyal ilişkilerini kısıtlaması, kontrol etmesi ve senin sosyal çevrenden soyutlanmana, yalnızlaşmana neden olacak şekilde davranmasıdır. Sevgilinin ailen veya arkadaşlarınla görüşmene izin vermemesi, kimlerle arkadaş olduğunu kontrol etmesi, “namusunu koruduğunu” söyleyerek erkek arkadaşlarınla konuşmanı yasaklaması, kıskançlık yaparak sosyal ilişkilerini kısıtlamaya çalışması ve kıskançlığı sevgisinin dışavurumu gibi göstermesi, arkadaşlarına zaman ayırdığında seni suçlaması, eleştirmesi veya sana küsmesi, sürekli başkalarıyla flört edip etmediğini araştırması, toplum, aile veya okul karşısında seni “utandırmak” ya da “rezil etmekle” tehdit etmesi sosyal şiddet örnekleridir.

Dijital flört şiddeti  

Dijital flört şiddeti, sevgilinin teknolojik araçları seni kontrol etmek için kullanması, bu araçlar aracılığıyla seni tehdit etmesidir. Sevgilinin sosyal medya hesaplarının şifrelerini istemesi ve kontrol etmesi, sosyal medyada kimlerle arkadaş olabileceğine karar vermesi, resim ya da video göndermek için seni zorlaması, telefonunu veya bilgisayarını karıştırması, sürekli mesaj atması ve hızlı bir yanıt beklemesi dijital şiddet örnekleridir. 

Israrlı takip (Stalking) 

Israrlı takip, ayrıldığın ya da halen birlikte olduğun sevgilinin seni sürekli izlemesi ve takip etmesidir. Takip davranışı, sende korku uyandırmayı, sana gözdağı vermeyi ve güvencesiz hissettirmeyi hedefler. Eski sevgilinin haber vermeden veya davet edilmeden evine  ya da okuluna gelmesi, gittiğin yerlerde karşına çıkması, sürekli hediye veya çiçek alması veya göndermesi, arkadaş çevrenle iletişim kurması ve seninle ilgili bilgi almaya çalışması, senin eşyalarına zarar vermesi ısrarlı takip davranışı örnekleridir. 

İlişkin güvenli değilse ne yapabilirsin?

Sevgilinden farklı fikirlere, isteklere, önceliklere sahip olabilirsin. Her ilişkide farklılıkların ortaya çıkması, anlaşmazlıkların olması doğaldır. Önemli olan bunları nasıl çözdüğünüzdür. Eğer bir farklılık ya da anlaşmazlık karşısında herhangi bir şiddet türüyle karşılaşıyorsan, güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için şunları yapmayı deneyebilirsin: 

  • Şiddeti tanıman ve şiddet için kendini sorumlu görmemen çok önemli. Şiddetin sorumlusu sen değilsin!
  • Şiddeti normal bir davranış olarak kabul etmemen çok önemli. Aklından “bunu hak ettim”, “herkesin sevgilisi böyle davranıyor” gibi düşünceler geçebilir. Kendinden şüphe etme! Unutma, haklı şiddet yoktur!  
  • Sevgilinin, şiddeti bir problem olarak görüp görmediğini araştır. Sevgilin seninle güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için çabalıyor mu? Şiddetsiz bir ilişki kurmak için işbirliği yapıyor mu? 
  • Güvenli ve eşit bir ilişki kurmak için kurallar koyarak sınırlarını koruyabilirsin. Kuralları koymak, hangi tür davranışları kabul etmeyeceğini söylemek ve bu kurallara uymadığında ondan uzaklaşmak ya da ayrılmak senin güvende olmanı sağlayacak bir adımdır. Bu sayede şiddetsiz, güvenli, eşit ilişkiler kurabilirsin. 
  • Herhangi bir şiddet türüyle karşı karşıya kalıyorsan, şiddet durmadan güvende olamazsın. Sevgilin şiddeti bir problem olarak görmüyorsa ve şiddeti durdurmak için herhangi bir adım atmıyorsa, ilişkiden uzaklaşmalısın. Onu değiştirmeye çalışma. Unutma, şiddeti durdurmak onun sorumluluğu. Eğer o şiddeti durdurmazsa, şiddet artarak devam edecektir. Kendini korumalı ve ilişkiden çıkmalısın.  
  • Sevgilinden ayrılmayı düşündüğünde “Bana çok iyi davrandığı oluyor”, “Her zaman böyle sinirli değil”, “Aslında beni çok seviyor” gibi düşüncelere kapılabilirsin. Yalnız kalmaktan korkuyor olabilirsin. Daha önce ayrılmayı deneyip onu affetmiş olabilirsin. Onun istediği gibi biri olmaya çabalıyor olabilirsin. Onunla ileride çok iyi bir ilişki kurabileceğini umut ediyor olabilirsin. Bu durumda şiddet döngüsüne girmişsin demektir. Şiddet döngüsünü tanımalısın. 
  • Yakın gördüğün, seni yargılamayacağını düşündüğün bir yetişkinden yardım isteyebilirsin. Yaşadıklarını paylaşmak ve konuşmak, seni güçlendirir. 
  • Unutma, şiddet varsa, sevgi yoktur.
Kaynak: www.t24.com.tr

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER10 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND