Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Çalışmanın en riskli olduğu 20 ülke

Yurt dışında kariyer yapmak pek çok kişinin hayallerini süslüyor. Kimi daha çok kazanmak, kimi daha iyi yaşam koşulları, kimi de yeni ülkeler tanımak için yurt dışında çalışmak istiyor. Ancak yanlış ülke seçerseniz hem kariyeriniz hem de hayatınız kararabilir. İşte dünya üzerinde çalışılabilecek en kötü 20 yer…

Yurt dışında kariyer yapmak pek çok kişinin hayallerini süslüyor. Kimi daha çok kazanmak, kimi daha iyi yaşam koşulları, kimi de yeni ülkeler tanımak için yurt dışında çalışmak istiyor. Ancak yanlış ülke seçerseniz hem kariyeriniz hem de hayatınız kararabilir. İşte dünya üzerinde çalışılabilecek en kötü 20 yer…

DÜNYA ÜZERİNDE ÇALIŞILABİLECEK EN KÖTÜ 20 YER

Yaşam Koşullarının Zor Olduğu Yerlerde Çalışmak

Günümüzde çok az çalışan, işverenlerinden bir şeyler talep ederken tereddüt etmiyor. Küresel ekonomide on yıllardır gerçekleşen en kötü düşüşün uzun sürmesiyle, Amerika ve diğer ülkelerdeki birçok çalışan, bir iş sahibi oldukları için, hatta herhangi bir iş sahibi oldukları için mutlular. Fakat yaşam koşullarının o kadar zor olduğu yerler var ki; çalışanlar, yalnızca orada çalışmayı kabul ettikleri için şirketlerin kendilerine ekstra ödeme yapmalarını sağlayabiliyorlar. On yıllardır, gelişen ülkelerdeki yaşaması zor olan yerlere yayılmak isteyen çok uluslu şirketler, bu zor görevleri kabul etmeleri için yöneticilere primler teklif ederler. Bazı şirketler çalışanlarını ülke dışına sürmektense, maliyeti azaltmak için o bölgeden birilerini yönetici konumuna getirirken, birçok şirket üst düzey çalışanlarına zor bölgelerde yaşamayı kabul ettikleri için ekstra ödemeler yapmaya devam etmektedir.

Amerika, Kanada ve Batı Avrupa dışında, kirlilik seviyeleri, hastalık, politik şiddet ve hizmet ve servislerin bulunabilirliği gibi kriterlerden yola çıkarak, yaşaması zor sayılan yerler olarak kabul edilen 20 şehir belirlendi. Bu liste, koşulları açık bir biçimde zorlu olan –savaş yüzünden ya da diğer milletler tarafından soyutlandığı için- bazı şehirleri içermiyor. Bu yüzden Bağdat, Harare, Pyongyang gibi şehirleri bu listede bulamayacaksınız. Fakat Afrika, Güneydoğu Asya, Hindistan, Çin, Orta Asya ve Orta Doğu gibi yerlerde bulunan şehirler listededir. Listedeki en kötü yer hangisi mi? Lagos, Nijerya!

1. Lagos, Nijerya

Genel Kademe: Çok Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Ciddi Problemler: Altyapı Sistemi, Suç

Büyük Problemler: Kirlilik, Hastalık & Sağlık Önlemleri Tıbbi İmkanlar, Ürün ve Servislerin Bulunabilirliği

Diğer Problemler: İklim, Eğitim Tesisleri, Fiziksel Uzaklık, Politik Şiddet & Baskı, Politik & Sosyal Çevre, Kültür & Eğlence
ORC’nin listesinde Afrika’nın en büyük ülkesinin bu en büyük şehrinden daha zorlayıcı bir yer bulunmamaktadır. Lagos’ta yalnızca önemli bir suç oranı değil, aşırı derecede zayıf bir altyapı sistemi, yetersiz konut sayısı, sağlıksal ve tıbbi önlem yetersizliği de vardır. Dahası, ORC’ye göre, “tarikatların sebep olduğu bir şiddet olayına yakalanma riski ise başka bir problemdir.

2.Jakarta, Endonezya

Genel Kademe: Çok Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Ciddi Problemler: Kirlilik, Hastalık & Sağlık Önlemleri, Tıbbi İmkanlar, Politik Şiddet & Baskı, Politik & Sosyal Çevre, Suç
Endonezya, küresel durgunluk dönemiyle, gelişmekte olan diğer ülkelerden daha iyi başa çıkıyor olabilir. Fakat bu, Jakarta’daki hayatı oraya taşınan yabancılar için daha kolay hale getirmiyor. Üçüncü Dünya şehirlerinde yaygın olan pek çok probleme rağmen –hastalık riski, yetersiz sağlık koşulları ve aşırı kirlilik- ORC’ye göre Endonezya başkenti “cezp edici bir yer olabilir”. Fakat Endonezya dünyanın en büyük Müslüman ülkesidir ve bu ülke, İslami teröristler tarafından yabancılara düzenlenen birkaç büyük çaplı saldırıdan nasibini almıştır. ORC diyor ki “özellikle radikal İslamcılar tarafından çevrede bulunan şiddet tehdidi, burada yaşamak için önemli bir engeldir.”

3.Riyadh, Suudi Arabistan

Genel Kademe: Çok Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Ciddi Problemler: Politik Şiddet & Baskı, Politik ve Sosyal Çevre

Büyük Problem: Kültür & Eğlence Tesisleri

Diğer Problemler: Mesken Sorunu, İklim, Hastalık & Sağlık Önlemleri, Eğitim Tesisleri, Fiziksel Uzaklık, İletişim
Suudi Arabistan’ın başkentinde hayat kolay değildir. ORC diyor ki “terörist saldırıları, sürekli mevcut olan bir tehlikedir. Giysi, hareket, tavır, yemek, alkol, seyahat ve iletişim konusunda uygulanan geniş yelpazeli kısıtlamalar, orada yaşayan yabancıların yaşamını sınırlandırır.” Bu şehirde yaşamak özellikle yabancı bayanlar için zordur. ORC son olarak ekliyor “ülkenin katı olan ahlaki ve dini kurallarını ihlal etmek, bu tutucu şehirde özellikle daha da tehlikelidir.”

4.Almaty, Kazakistan

Genel Kademe: Çok Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Büyük Problemler: Kirlilik, Hastalık & Sağlık Önlemleri, Tıbbi İmkanlar, Fiziksel Uzaklık

Diğer Problemler: Mesken Sorunu, İklim, Eğitim Tesisleri, Altyapı Sistemi, İletişim, Kültür ve Eğlence
Kazakistan’ın başkenti olan Almaty’nın diğer şehirlerden uzak oluşu, dışarıdan gelenler için bu şehirle ilgili en büyük zorluktur. Diğer önemli zorluklar; kirlilik, hastalık tehdidi ve yetersiz tıbbi imkânlardır. “Yetersiz konut, standardın altında özelliklere sahip evler, suç ve iletişimle ilgili zorluklar da diğer zorluklardır” diyor ORC.

5.Mumbai, Hindistan

Genel Kademe: Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Büyük Problemler: Kirlilik, Hastalık ve Sağlık Önlemleri, Altyapı Sistemi, Politik Şiddet & Baskı

Diğer Problemler: İklim, Tıbbi İmkanlar

Hindistan’ın mali sermayesini oluşturan şeylere, ülkenin en iyi mimarisi, restoranları ve müzeleri de dahildir. Aynı zamanda ülkede büyük oranda gecekondu, trafik sıkışıklığı ve güvenlik problemleri bulunmaktadır. ORC “Bu kozmopolit şehrin telaşlı hareketliliği ve güzel ambiyansı bazı kişilere enerji veriyor olabilir. Ama çoğunluk, bu kalabalık ve kaotik şartlardan, zayıf sağlık önlemlerinden ve şiddetten bunalmış durumdadır.” diyor.

6.Yeni Delhi, Hindistan

Genel Kademe: Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Ciddi Problem: Kirlilik

Büyük Problemler: Hastalık & Sağlık Önlemleri, Altyapı Sistemi

Diğer Problem: İklim

Önümüzdeki sene şehirde düzenlenecek olan İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları’ndan önce (Commonwealth Games) , Hindistan hükümeti, Yeni Delhi’nin altyapı sistemini yenilemek için büyük bir kampanya düzenlemiş bulunmaktadır. Fakat “zayıf altyapı sistemi ve sıcak iklim hala şehrin bir parçasıdır” diyor ORC.

7.Nayrobi, Kenya

Genel Kademe: Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Ciddi Problem: Suç

Büyük Problem: Altyapı Sistemi

Diğer Problemler: Hastalık & Sağlık Önlemleri, Politik Şiddet & Baskı, Politik & Sosyal Çevre

ORC’ye göre, Kenya’nın başkentinde yaşamanın mutlaka bazı avantajları vardır. Mesela Nayrobi’nin iklimi hoştur. Bu şehir, Afrika’daki en kozmopolit şehirlerden biridir. Yine de “şiddet suçları önemli bir problemdir, su ve elektrik kesintileri de zorluk verici unsurlardır.”

8.Bogota, Kolombiya

Genel Kademe: Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Büyük Problemler: Kirlilik, Politik Şiddet & Baskı, Suç

Diğer Problemler: Politik & Sosyal Çevre

Bogota’da ciddi bir kirlilik sorunu vardır. Ama şehre taşınacak yabancılar için en büyük sorun güvenliktir. “Hem politik şiddet hem de suç, büyük bir tehdit unsurudur” diyor ORC.

9.Saygon, Vietnam

Genel Kademe: Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Büyük Problemler: Hastalık & Sağlık Önlemleri

Diğer Problemler: İklim, Kirlilik, Tıbbi İmkanlar, Altyapı Sistemi, Suç

Saygon’da çalışmaya karar veren yabancılar şehirdeki sıcaklık ve nem oranını bunaltıcı bulabilirler. Diğer sorunlarsa, hastalık tehdidi gibi, gelişmekte olan dünyadaki tropik şehirlerin tipik unsurlarını içerir. “Aynı zamanda burada yaşamak, kirlilik, sınırlı tıbbi imkanlar, zayıf altyapı sistemi, tehlikeli trafik koşulları ve suç gibi unsurlara katlanmak anlamına gelir” diye yazıyor ORC.

10.Chennai, Hindistan

Genel Kademe: Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Büyük Problem: İklim

Diğer Problemler: Kirlilik, Hastalık ve Sağlık Önlemleri, Tıbbi İmkanlar, Eğitim Tesisleri, Altyapı Sistemi, Fiziksel Uzaklık
Bir Güney Hindistan şehri olan Chennai’da (eskiden Madras diye de bilinirdi) “yoksulluk diğer Hindistan şehirlerindeki kadar kötü değildir” diyor ORC, fakat yine de yaygın bir sorundur. Yabancı ülkelerde çalışanlar için “Chennai’da yaşamanın en büyük zorlukları, sıcak ve nemli iklim, zayıf altyapı sistemi ve hastalık riskidir.”

11.Hanoi, Vietnam

Genel Kademe: Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Büyük Problem: Hastalık ve Sağlık Önlemleri

Diğer Problemler: Tıbbi imkanlar, Altyapı Sistemi, Politik & Sosyal Çevre, Kültür & Eğlence
Vietnam’ın başkenti Hanoi, Saygon’dan daha serin ve rahat bir iklime sahiptir ve suç problemi de Saygon’daki kadar ciddi değildir. Diğer yandan Hanoi, günümüzde çok az kalmış komünist ülkelerden birinin başkentidir. “Çünkü Hanoi, hükümetin koltuğudur” diyor ORC “ve resmi politikayla ilgili baskılar burada daha da fazladır.”

12.Guangzhou, Çin

Genel Kademe: Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Ciddi Problem: Kirlilik

Diğer Problemler: Hastalık ve Sağlık Önlemleri, Tıbbi İmkanlar, Fiziksel Uzaklık, İletişim, Kültür & Eğlence
Güney Çin’in başkenti ve bir Guangdong Vilayeti olan Guangzhou, dünyanın en önemli endüstri alanlarından birinin, en büyük şehridir. Doğal olarak şehrin en büyük problemi, bazen şehri kaplayan kirli bir sis tabakası şeklinde görülebilen ciddi boyuttaki kirliliktir. Guangzhou, dünyanın en dinamik şehirlerinden birine kısa bir tren yolculuğuyla ulaşılabilecek mesafededir. ORC diyor ki, Guangzhou’nun Hong Kong’a yakın olması, büyük bir artıdır.

13.Tianjin, Çin

Genel Kademe: Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Ciddi Problem: Kirlilik

Diğer Problemler: Hastalık ve Sağlık Önlemleri, Tıbbi İmkanlar, Fiziksel Uzaklık, Kültür & Eğlence
Diğer pek çok Çin şehrinde olduğu gibi, Tianjin’de de ciddi bir kirlilik problemi vardır. Ayrıca yabancı yöneticilerin yaşadığı diğer Çin şehirlerinden daha az kozmopolittir. “Uluslararası uçak seferlerinin sınırlı olması yüzünden Tanjin ulaşması zor bir yer hissi verir” diyor ORC’nin analisti, “Ayrıca kültür ve eğlence açısından Batılı’lara hitap eden pek bir şey yoktur.”

14.Suzhou, Çin

Genel Kademe: Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Büyük Problemler: Kirlilik, Kültür & Eğlence Tesisleri

Diğer Problemler: Hastalık ve Sağlık Önlemleri, Tıbbi İmkanlar, Eğitim Tesisleri, Ürün ve Servislerin Bulunabilirliği

Suzhou, Çinliler arasında güzel bahçeleriyle ünlüdür fakat ORC analistleri bundan pek etkilenmemişlerdir. Shanghai’ın yakınındaki bu doğu Çin şehri, kirlilik, sınırlı kültür ve eğlence kapasitesi yüzünden “yabancılar için yaşaması zor bir yer olabilir”.

15.Tsingtao, Çin

Genel Kademe: Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Büyük Problem: Kirlilik

Diğer Problemler: Mesken Sorunu, Hastalık & Sağlık Önlemleri, Tıbbi İmkanlar, Eğitim Tesisleri, Fiziksel Uzaklık, İletişim, Kültür & Eğlence Tesisleri

Batı’daki birçok kişi için Çin’in kuzeydoğusundaki bu şehir, kendisiyle aynı adı taşıyan birası Tsingtao ile ünlüdür. (şirket, şehrin Çince ismini latin harfleriyle yazmayı tercih etmiştir.) Şehre dair problemler arasında kirlilik ve sınırlı tıbbi bakım imkanları bulunmaktadır. Ayrıca Çince konuşamayan yabancılar, şehirde hayatlarını sürdürürken zorluk çekerler.

16.Shenzen, Çin

Genel Kademe: Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Ciddi Problem: Kirlilik

Diğer Problemler: Hastalık & Sağlık Önlemleri, Eğitim Tesisleri, İletişim

Shenzhen, Hong Kong sınırının hemen karşısında bulunur ve Çin’in en başarılı ihraç-bazlı firmalarına ve tabii ki ülkenin en büyük golf parkuruna ev sahipliği yapar. Aynı zamanda güney endüstri açısından Çin’in kalbidir fakat buna bağlı olarak ciddi bir kirlilik problemi mevcuttur. Yine de şehrin Hong Kong’a olan yakınlığı büyük bir artıdır ve şehrin genel şartlarını -tıbbi imkanlar, uluslar arası seyahat, kültür ve eğlence, ürün ve servislerin bulunabilirliği gibi açılardan- iyi yönde etkiler.

17.Bangalore, Hindistan

Genel Kademe: Yüksek Seviyeli Risk İçeren Bölge

Büyük Problem: Altyapı Sistemi

Diğer Problemler: Kirlilik, Hastalık & Sağlık Önlemleri, Tıbbi İmkanlar, Fiziksel Uzaklık

Batılıların çoğu için Bangalore, dış kaynak kullanımıyla eş anlamlı hale gelmiştir. Büyük sayıda Hindistanlı ve çok uluslu teknik şirketi, şehirde önemli çalışmalar gerçekleştirmektedir. Fakat “yetersiz altyapı sistemi –elektriğin sık sık kesilmesine sebep olarak- sorun teşkil etmektedir. Trafik tıkanıklığı da büyümekte olan bir endişeye sebep olmaktadır.

18.Kahire, Mısır

Genel Kademe: Orta Seviyeli Risk İçeren Bölge

Büyük Problem: Kirlilik

Diğer Problemler: Hastalık ve Sağlık Önlemleri, Tıbbi İmkanlar, Altyapı Sistemi, Politik Şiddet & Baskı

Kahire’de yaşayan yabancılar için en büyük zorluklar kirlilik ve sağlık koşullarıdır. Senelerdir düzenlenen terör saldırılarının yabancıları hedef aldığı ve tek bir kişinin otuz yılı aşkın süredir yöneticilik yaptığı bu ülkede yaşamak konusundaki bir diğer sorunsa “potansiyel politik şiddettir.”

19.Kiev, Ukrayna

Genel Kademe: Orta Seviyeli Risk İçeren Bölge

Problemler: Kirlilik, Hastalık ve Sağlık Önlemleri, Tıbbi İmkanlar, Altyapı Sistemi, Suç, İletişim

Ukrayna’nı başkentinin, ORC’nin listesinde, “görevlerini en kötü şekilde yerine getiren Avrupa şehri olmak” gibi hoş olmayan bir şöhreti var. ORC, tıbbi imkanların da yetersiz olduğunu söylemektedir. “Aynı zamanda beyazlara karşı ırkçılık içeren saldırılar gerçekleşmektedir ve genel bir suç unsuru vardır.”

20.Santo Domingo, Dominik Cumhuriyeti

Genel Kademe: Orta Seviyeli Risk İçeren Bölge

Problemler: Hastalık & Sağlık Önlemleri, Tıbbi İmkanlar, Altyapı Sistemi, Suç

Santa Domingo, ORC’ye göre, batı yarım küre üzerinde en kötü seviyedeki şehirdir. “Karayiplerin hoş atmosferi bir artı olsa da, kasırgalar, güç kesintileri, yetersiz yol yapımı, suç ve hastalık tehdidi bu bölgede bulunan sorunlardır” diyor ORC.

Kaynak: www.yeniasir.com.tr

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et

MAKALE

Podcast yapmak cesaret istiyor

Podcast son dönemde özellikle gençler arasında hızla yayılıyor. Bunda gencin özgürlüğüne imkan tanıması hiç kuşkusuz önemli bir faktör. Ancak podcast üretimi yapan uzman sayısı yeterli değil. Bunun en önemli nedeni ne olabilir?

Podcast yapmaya başlamaktan neden çekiniyoruz?

Kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen bazı şeyler var…

Podcast’ler dünyada her geçen gün artmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük podcast ağı olan Podfresh’in bile şimdiden çeşitli kategorilerde 100’e yakın yayını bulunuyor. Yalnızca ABD’de, nüfusun yüzde 75’i “podcast”in ne demek olduğuna aşina durumda. Ekim 2020 itibariyle ise 1,5 milyonun üzerinde podcastin olduğunu söylemek biraz ütopik gelse de gerçek bu.

Her gün başlanan yeni podcastler, kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen ve başlamaktan alıkoyan bazı yanlış yanlış bilinen şeyler var. Bu yazımda biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.

Podcast bir iş modelidir

Aslına bakarsanız podcast’ten hemen bir gelir elde etme beklentisi büyük bir hata ve orta vadede motivasyon düşürebilen bir şey. Çünkü Türkiye’de henüz yeni yeni büyüyen, ilginin fazla olduğu ancak reklam modellerinin henüz tam oluşturulmadığı bir ortam söz konusu. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki, ürettiğimiz her türlü içerik, yaratmamız gereken bir pazarlama planının da parçası olmalı ve o doğrultuda bir strateji üretilmeli. Podcast yayınlarını yaymanın sadece içerik pazarlamasıyla bittiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Birçok platformda çok sayıda niş podcastin olduğu bir arenada, bunu bir işe çevirme düşüncesinden önce içeriğimizi iyi oluşturmayı düşünmek daha yerinde olacaktır. Çünkü salt gelir eldetmekten ziyade podcastimizi aynı zamanda kendimize bir network oluşturmak için de kullanacağız ve podcastimizi de bu network dinleyecek. 

Profesyonel bir stüdyo olmadan başlanmaz

Ben şahsen podcastlerime ufacık bir odada, sesimdeki yankıyı kesmek için üzerime battaniye örterek başladım. Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen de hâlâ evimden yayın yapmaya devam ediyorum. Yayıncı adaylarının, profesyonel bir stüdyoya ihtiyaç duyacaklarını, stüdyo sesi olmadan podcast olmayacağını düşünmeleri ve bunun harekete geçmelerini engellemesi, acilen aşılması gereken bir konu.

Peki benim yaptığım podcastler süper kaliteli mi? Elbette evde sınırlı imkanlarla alınan herhangi bir kaydın stüdyo gibi olması imkansız ama zaten sorun burada başlıyor. Neden başlangıçta stüdyo kalitesinde bir yayın yapma zorunluluğu hissedeyim ki? Her şeyden önce içeriğimiz ve sürdürülebilirliğimiz çok daha önemli olgular. Bana soracak olursanız podcast yayınlarını benzersiz kılan şeyler, içerdiği samimiyet. Yani bir ev ortamında, belki çayınızı koyarken çıkan ses, belki arkanızdan gelen bir kedi. Nerede olursanız olun, telefon kulaklığına bile sahipseniz (ki Podfresh’te kulaklıklarla yapılan çok güzel yayınlar var) başlayın.

Podcast yapmak aşırı pahalı

Diğer bir yanlış düşünce de, ekipman fetişisti olup podcast yapmaya başlamak için pahalı ve kaliteli mikrofonlara sahip olmamız gerektiği. Örneğin, 3000 TL’ye çok kaliteli bulduğunuz ve profesyonellerin önerdiği bir mikrofon var ve almak istiyorsunuz. Durun, almayın! Bunun yerine 150 liraya bir yaka mikrofonu, aylık 50 TL’ye yayınlarıma değer katacak bir podcast barındırma platformu (ki artık size Spotify kataloğundan dilediğiniz müziği kullanma imkanı sağlayan Anchor varken ona bile ihtiyaç olmayabilir) ve 20 liraya podcastime sesli tanıtımlar yapabileceğim bir uygulama alırsam, erken dönemde yapacağım 3000 TL’lik bir mikrofondan daha mantıklı ve yayınıma değer katacak bir harcama yapmış olurum.

Demem o ki, Podcaste başlamak pahalı ve maliyetli değil. Bilgisayar ya da telefonunuzdaki ses kayıt düğmesine basın, telefonunuzun kulaklığını takın ve içeriğinizi oluşturun.

Dinleyici bulmak için ünlü olmak gerek

1,5 Milyon podcast yayını, daha fazla sayıda yayıncı, daha fazla sayıda da dinleyici var. Herhalde bu rakamların hepsi ünlü değil. Bu arada yayıncı adaylarının gözlerinin korkmasına hak veriyorum. Belki konuşmak istediğiniz konuyla alakalı onlarca podcast vardır ve endişe duyuyorsunuzdur. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, her podcast birbirinden parmak izlerimiz gibi farklı. Herkes niş bir yayın yapmaya çalışıyor ve konunun genelinden uzaklaşıp ister istemez spesifikleşiyorlar. 

Anlattığınız hikaye ve inşa ettiğiniz içeriğiniz sizin her şeyiniz. Yayınınız başka podcastlerin konusunu andıracak gibi görünse de, mutlaka kendinizden katacağınız şeylerle farklılaşacaktır. Kişisel deneyimler ve insan hikayeleri her şeyi değiştirir. Dinleyici olarak iki aynı nüanstaki podcast programından ayrı ayrı kendime kattığım birçok şey var. Eğer platformlarda var olan podcastler sizi podcaste başlamaktan alıkoyuyorsa, masada herkese bir sandalye olduğunu bilmenizde fayda var. 

Her şey kusursuz olmalı

Bir felaket olan ilk podcast bölümüme buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sesimin yetmediği, tonlamalarımın ise anlamsız olan bu bölümü çekerken ne kadar zorlandığımı ve onlarca kez baştan kayıt aldığımı hâlâ hatırlıyorum. Ancak sonuç itibariyle içeriğimi dünyaya yaymak istediğim için “yayınla” butonuna bastım. Sadece biz değil, dünyaca ünlü podcasterların da ilk yayınlarına baktığınızda kusursuz olmadıklarını görüp kervanın her zaman yolda düzüleceğini anlayabilirsiniz. Kimse mükemmel değil, olamaz da. Podcastinizin daha ilk bölümden mükemmel olması gerekmiyor. Açıkçası geliştikçe her zaman yeni şeyler öğreneceksiniz ve bir önceki bölümünüzü beğenmeyeceksiniz. Gereksiz mükemmelliyetçilik sizi engelleyen bir şey ise, bunu önemsememek en güzeli.

Bitirirken…

Yanlış bildiğimiz şeyler bizi bir şeylere başlamaktan, düşüncelerimizi yaymaktan ve başkasının hayatına bir şeyler katmaktan her zaman alıkoyan bir şey. Eğer profesyonel bir stüdyo yüzünden podcast yapmaya başlamıyorsanız bir hayalinizden vazgeçmiş olacaksınız. Ürettiğiniz içeriğin nerede, kimi ve nasıl etkileyeceğini, ne gibi izler bırakacağını bilemezsiniz. İnsanlara temas etmek ve dokunmak güzeldir. Yeter ki en başında belirttiğim süreklilik ve içerik gibi doğru şeylere odaklanalım.

Kaynak: T24
Yazar: İlkan AKGÜL

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND